ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Tapınağın kapısından içeriye kara giysilere bürünmüş biri girdi. Cüzzamlı gibi heryerini sarmıştı ve gözleri bile gözükmüyordu. Kocaman boyutlarda bir adamdı ve girişteki nöbetçiye gür sesiyle sordu:
"Başrahibiniz burada mı? Bana Tanrısı ve dini hakkında bir vaaz vermesi mümkün mü?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

rp dışı: planları ben yaptım ama biraz soyut olacak tabiki hayali olacak karargahta konuşalım bu konuları orada planlar üzerinde tartışırız.
LordAriakas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 193
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by LordAriakas »

Atını hemen tapınaktan dışarı doğru sürmeye başlar.
TheoDorus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 535
Joined: Sat May 29, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by TheoDorus »

theodorus kendi icin uzun bir gün gecirmisti, yorulmustu ve odasına gidip dinlenmek istiyordu. yeminerin odasından ayrıldı ve odasına gitti. cüppesini askılıga astı, asasını duvara yaslayıp yattı.
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

Raistlin wrote:Tapınağın kapısından içeriye kara giysilere bürünmüş biri girdi. Cüzzamlı gibi heryerini sarmıştı ve gözleri bile gözükmüyordu. Kocaman boyutlarda bir adamdı ve girişteki nöbetçiye gür sesiyle sordu:
"Başrahibiniz burada mı? Bana Tanrısı ve dini hakkında bir vaaz vermesi mümkün mü?"
Kapıdaki ölmeyen nöbetçilerin, yeni gelen kişiye yanıt vermesi mümkün diildi. Karşısındaki yaşayan bedene duyduğu açlıktan başka hiçbir şey hissetmezdi onlar. Fakat burock, yeni gelen kişinin çağrısını duymuştu. Kapıya doğru yollanmak üzere yeminer ve çıraklarının yanından ayrılmaya yeltendi.

"Planların konusunda annaştığımıza göre yeminer..." grubu şöyle bir süzdükten sonra sözlerine devam etti.
"...bu konuda son kez konuşacağım. Dediğim gibi, yapacağınız hiçbir eylemde tapınağın veya lord oren'in adını kullanmayacaksınız ve bu eylemlerinizde tapınağın ne açık ne gizli hiçbir desteğini almayacaksınız."

Başıyla hafif bi selam verip yeni ziyaretçiyi karşılamak için kapıya yollandı.

Kapıya vardığında, siyahlar içindeki dev adamla karşılaştı. Muhafızların, ziyarteçiyi rahatsız etmemelerini sağlayacak bir söz mırıldandı ve dev adamı içeri davet etti.

"Hoşgeldin yabancı. Madem bu denli bir vaaz duymak istiyorsun, içeri buyur. Korkma, muhafızlar sana dokunmayacak."

Dev adamın kendisine eşlik etmesini beklemeye başladı...
War, war never changes...
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

"Yeminer sensei ye baktı.. işte anlamaya başlıyorsunuz" dedi keyifle.. eylemleriniz tamamen sizindir, bana sadece sonuçlarından faydalanmak düşer size de yaptıklarınızdan... benimle ya da tapınakla bağlantınız yok.. işinizi yapmanız için sadece sizi biraz uyarmak gerektiğini düşünmüştüm." dedi Yeminer ve arkasını döndü... Rahip çıktıktan sonra artık konuşacak birşeyin olmadığı açıktı ve Yeminer diğerlerinin de salondan ayrılmasını beklemeden gözlerden kayboldu. Amacı yeni gelene bir göz atmak daha sonra da işlerine bakmaktı... rahip labaratuvardan çıktığına göre önemli bir şey olmuş olmalıydı.. ve Yeminer ayrılırken dev adamı gördü.. yoluna devam etti.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Ölümün Tapınağının tanıdık bir ziyaretçisi vardı. Tapınağın merdivenlerini uzun süredir çıkmamış ve ziyaret etmemiş bir kişi. Tapınak çevresindeki ruhların kimileri sevgi ile ona yaklaşırken kimileri 'hain' diye fısıldıyordu. Tapınağın labirentine girmeden önce durdu ve baktı. Yavaş adımlarla tapınağın kapısına dek ilerledi ve donuk sesi ruhları rahatsız ederek yayıldı.

- Sana sesleniyorum Burock Basrahip saldırı senin emrinle mi oldu?
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

tapınağın kapısında, dev cüsseli siyahlar içindeki adamın içeri girmesini beklerken, tanıdık bir ses duydu başrahip. Bu, eskiden ölümün karargahının komutanı olan Unholy'nin sesiydi. Başrahip, iri adamın yanından geçti ve kapının dışına çıktı. Unholy'yi gördü; fakat onun neyden bahsettiği hakkında hiçbir fikri yoktu.

"hangi saldırı...?" diyebildi ancak.
Last edited by burock on Mon Jul 12, 2004 9:59 pm, edited 1 time in total.
War, war never changes...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Hiç tepki vermeden ardına döndü ve labirentten çıktı. Bineğinin alev yelelerinin ışığında geceyi yararak ileliyordu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

burock, geldiği gibi apansız ayrılan atlının arkasından bi süre baktıktan sonra tekrar yeni ziyaretçinin yanına döndü.

"Evet, buyrun, içeri geçelim..."
War, war never changes...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Dev adamın heryerini kaplayan kumaşların arasından gözleri dolunayla beraber hafifçe parladı. Kendisini içeri davet eden rahibin yanında gözlerini bakışlardan kaçırarak sessizce umursamadan ilerledi.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
calis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 738
Joined: Wed Apr 21, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by calis »

Rahibin sözlerini duyduktan sonra büyücü lord orenin bu türlü kaos saldırılarının kutsama sının olmadığını duydu ve doğruca tapınaktan çıktı ve yürümeye başladı.Yürürkende düşünüyordu
-lord orene kendimi kanıtlamak için ne yapmalıyım...
No one hears him cry so he turns to evil...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

burock, dev adamla beraber tapınağın içinde ilerledi doğruca başrahibin özel odasına yolandılar. Tahtadan yapılmış, sade bir kapının önüne geldiklerinde başrahip kapıyı açtı ve içeri girdi. İçeride ahşap, oymalı bi masa vardı. Onun arkasında yine ahşaptan, kollu bi sandalye bulunuyordu, başrahibin sandalyesi. Masanın kapıdan tarafında konuklar için konulmuş 2 sandalye daha vardı. Yan duvarlarda çok dolu olmayan kitaplıklar bulunuyordu. Başrahibin sandalyesinin arkasında, boylamasına upuzun ve arkasını göstermeyecek kadar kalın, gece mavisi renkte bi kumaştan yapılmış bi perde, çekili halde duruyordu. burock, sandalyesine oturdu ve konuğuna oturmasını işaret etti.

"Ã?ncelikle, kim olduğunuzu ve neden lord oren'in yoluyla ilgilendiğinizi öğrenebilir miyim?"

diye sordu; zira bu zamana kadar tapınağa gelen, hatta lord orene kan yeminiyle bağlananlardan bir kişi bile bu konuları merak etmemişti.
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

burock wrote:
AZALIN wrote:"başrahip, ben kaosa hizmet ederim ama asla onula böylesine bir anlaşma yapmam. beni kanımla bağlayarak, üzerimde hüküm kurmanız a izin veremem, siz elbette bir din adamı olarak bu bağlılığı verebilirsiniz ama sadece bir paralı askerim."


"ayrıca kaos adı üzerinde düzensizlik, kuralsızlık, tutarsızlıktır. ve asla sözlerini tutmaz. kanımla vereceğim bir anlaşma ilerde ruhumu bağlar. bunu veremem."
"Lord oren'in her ölümlü üzerinde hükmü vardır, hasta kişi. ama yine de, ona olan bağlılığını basit bir kan yeminiyle sembolize edemeyecek bir kişi için, yüce lordumun bana verdiği güçleri boşa kullanacak değilim. şimdi eğer bağlılık yeminini etmeyeceksen..."

eliyle yavaşça, hasta kişinin arkasında kalan çıkış kapısını göstermişti...

bi anda yanından ayrılan başrahibi süzen kemik rengi derili albino, kızıl gözlerini kapıya çevirdi ve: "ben kaosla anlaşma olmayacağını bilecek kadar çok kaos gördüm ve hissettim." diye keni kendine söylendi.

albino yavaşça geldiği tapınaktan ayrıldı. ve kasabanın diğer kısımlarını incelemeye karar verdi. tapınaktan çıkarken sırtında asılı duran kırmızı kılıç sanki bir anlığına inledi....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Yeminer sensei nin saldırısını bizzat izlemişti... İşte gerçekten birşeyler olmaya başlıyor diye düşündü Yeminer...
bazılarının düşündüğü gibi bu olay bir kaos eylemi değildi ama sonuçlarının kaosa hizmet edeceği açıktı...
Yeminer'in bunu çok da önemsediği yoktu, o sadece bu kaosun da sonuçlarını önemsiyordu... Kervanın oldukça uzağında olmasına karşın büyüsü sayesinde Sensei nin tüm hareketlerini izlemiş ve bundan uzun süredir hissetmediği bir keyif duymuştu...

Yeminer daha sonra tapınaktaki labaratuvarına döndü... İlk adım tamamdı.. şimdi ikinci adım diye düşündü Yeminer..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests