ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
Oren_Dautry ölümlü bedeninden ayrıldığı yere geldi. eskiden kulesinin durduğu yere baktı ve gülümsedi.
"burası bir dönüm noktasına şahitlik etti, neden bir kez daha olmasın"
bu sözlerle bir likte topraktan basamaklar halinde piramidi andıran bir bina yükseldi ve çevresindeki genişce bir alanı çevreleyen duvarlar belirdi...
Oren Dautry duvar kapısından geçti ve kapı arkasından kapandı. O yürüdükçe bahçe şekil alıyordu...önce ayaklarının altında taştan bir yol uzandı binaya kadar. yol bir yerde genişledi ve o kısımda kuş banyosuna benzer küçük bir süs havuzu belirdi. yolun her iki yanı insaın omuzuna gelecek uzunluktaki çalılıklarla kaplandı.yol havuzu geçtikten sonra 5 e ayrıldı ve çalılıklar yolları bir koridorun tavanı ve duvarları misalı kapladı ve yollar karanlığa gömüldü.
sıra tapınağın merdivenlerine gelmişti. merdivenler ince ve yüksekti , aynı anda en çok 2 bilemedin 3 kişi kullanabilirdi.
tapınak kapıları uzun geniş ve ağırdı..
kapının iki yanında diz çökmüş dua eden iki çocuk heykeli duruyordu ve bu heykeller sürekli ağlıyordu...
kapının üzerinde Oren dautry nin sembolü durmaktaydı.
Oren tapınağa şöyle bir baktı...
" artık bu tapınak içeri girecekleri kendi seçicek"
"sadece amacında kararlı olanlar bu sınawı geçecek içinde en küçük bir tereddüt olan asla girişi bulamıyacak, onun için her yol çıkışa varacak."
"bu koridorlara giren hayatının en büyük korkularıyla yüzyüze gelecek..."
oren dautry yüksek bir kahkaha attı ve ağlayan heykellerden biri gülümsedi ama diğeri hala ağlıyordu.
"burası bir dönüm noktasına şahitlik etti, neden bir kez daha olmasın"
bu sözlerle bir likte topraktan basamaklar halinde piramidi andıran bir bina yükseldi ve çevresindeki genişce bir alanı çevreleyen duvarlar belirdi...
Oren Dautry duvar kapısından geçti ve kapı arkasından kapandı. O yürüdükçe bahçe şekil alıyordu...önce ayaklarının altında taştan bir yol uzandı binaya kadar. yol bir yerde genişledi ve o kısımda kuş banyosuna benzer küçük bir süs havuzu belirdi. yolun her iki yanı insaın omuzuna gelecek uzunluktaki çalılıklarla kaplandı.yol havuzu geçtikten sonra 5 e ayrıldı ve çalılıklar yolları bir koridorun tavanı ve duvarları misalı kapladı ve yollar karanlığa gömüldü.
sıra tapınağın merdivenlerine gelmişti. merdivenler ince ve yüksekti , aynı anda en çok 2 bilemedin 3 kişi kullanabilirdi.
tapınak kapıları uzun geniş ve ağırdı..
kapının iki yanında diz çökmüş dua eden iki çocuk heykeli duruyordu ve bu heykeller sürekli ağlıyordu...
kapının üzerinde Oren dautry nin sembolü durmaktaydı.
Oren tapınağa şöyle bir baktı...
" artık bu tapınak içeri girecekleri kendi seçicek"
"sadece amacında kararlı olanlar bu sınawı geçecek içinde en küçük bir tereddüt olan asla girişi bulamıyacak, onun için her yol çıkışa varacak."
"bu koridorlara giren hayatının en büyük korkularıyla yüzyüze gelecek..."
oren dautry yüksek bir kahkaha attı ve ağlayan heykellerden biri gülümsedi ama diğeri hala ağlıyordu.
Last edited by Oren_Dautry on Thu Aug 19, 2004 8:16 am, edited 2 times in total.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Yeorda yakınından geçerken orada yükselen yeni tapınağa baktı. Demek doğruymuş dedi. Ona derslerinde öğretilen yüzlerce tanrı ve yarı tanrının hiçbiri değildi bu tapınağın sahibi. Bunu biliyordu çünkü diğer tanrılar onun en iyi olduğu konulardan biri idi. Onları tanıdıkça tanrıçasının güzelliğini daha iyi algılıyordu. Ancak bildiği bir şey daha vardı bu tapınak yeni bir yarı tanrınındı. Ve söylentiler bunun yakın zaman önce kaybolan onkasaba ordularının ikinci komutanı olduğunu söylüyordu. Lord Oren Dautry dedi içinden. Acaba o olabilir mi? Sonra içindeki ürpertiyi yok edemedi. Sonra ise tapınağı geride bırakarak güvenli evine ormana geri döndü.
Ormanın gücü sizi kutsasın


yeminer yeni yarı tanrının ne olduğunu merak etmişti ve araştırmaları sonucunda bu tapınağı buldu. içeride karşı konulmaz bir çekim yayan varlık vardı. sonunda örenebileceğim diye düşündü yeminer ve uzuzn zaman çalışarak hazırladığı kopyasını yeni yarı tanrının tapınağına gönderdi. genelde kopyalarını önemsemezdi fakat bu kez neredeyse kopyası kendinden daha fazla kendiydi.
ve yeminer in kopyası tapınağa yöneldi ilride olacakları düşünerek
ve yeminer in kopyası tapınağa yöneldi ilride olacakları düşünerek
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Yeminer yaklaştıkça Tapınağın kapıları açıldı... ve içeriden kısık bir ses konuştu..sanki rüzgara benziyordu..bir yandan da rüzgar esiyordu içerden dışarı... ölü dilinde konuşan bu ses
"Yanlızca Eminsen Gir" diye fısıldadı Yeminere...
Yemineri önünde Bitkilerden oluşmuş karanlık bir koridor beklemekteydi....
Yeminer koridorun sonuna doğru bakınca( göz kapakları olsa sonuna kadar açılırdı)
kısa bir süre önce cehennemde anlaştığı iblisi gördü ve iblis gerileyerek gölgelere katıldı...
"Yanlızca Eminsen Gir" diye fısıldadı Yeminere...
Yemineri önünde Bitkilerden oluşmuş karanlık bir koridor beklemekteydi....
Yeminer koridorun sonuna doğru bakınca( göz kapakları olsa sonuna kadar açılırdı)
kısa bir süre önce cehennemde anlaştığı iblisi gördü ve iblis gerileyerek gölgelere katıldı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
gece...izleri sürüyordu Anayis... elf köyündeki katliamdan bir iz kalmışmıdır diye... belki tek bir "beyaz saç teli" bile oNa yetEcekti.. yada zehirli bir "bolt" hemen tanıyacaktı avını.... tanrısına tekrar yakarmak için kafasını kaldırdığında gördü piramide benzeyen yapıyı...açıkçası dün gece bu bina yoktu orada... ve yaklaştı...
yaklaştıkça bunun bilmediği bir tanrının tapınağı olabileceğini düşünerek eli sırtındaki iki uzun kılıca gitti... ve yaklaşmaya devam etti...
sheverash lead my way...
yaklaştıkça bunun bilmediği bir tanrının tapınağı olabileceğini düşünerek eli sırtındaki iki uzun kılıca gitti... ve yaklaşmaya devam etti...
sheverash lead my way...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"gittiğim yolda yönün önemi yok" dedi... fighter-priest... buralarda bakmadığım tek yön bu diye düşündü.... ve önündeki sembol e daha dikkatlli bakıp kime veya neye ait olduğunu anlamaya çalıştı... önündeki kapıyı yavaşça ittirdi.......
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Kapılar ittirdiği yönün tersine açıldı ve
her girmek isteyenin karşılaştığı görüntü onu da bekliyordu.
bitki örtüsünden oluşmuş karanlık bir koridor ve ilerisinde duran biri,
dikkatlice baktı ve bu kendisiydi... değişik olan birşey wardı ama..artık gözlerinde inancın ışığı yoktu.. bedeni eskisi gibi dik durmuyordu...
yüzünde bir umutsuzluk ifadesi vardı...
anlamsızce bir bakış attıktan sonra arkasını döndü ve gölgelerde kayboldu
her girmek isteyenin karşılaştığı görüntü onu da bekliyordu.
bitki örtüsünden oluşmuş karanlık bir koridor ve ilerisinde duran biri,
dikkatlice baktı ve bu kendisiydi... değişik olan birşey wardı ama..artık gözlerinde inancın ışığı yoktu.. bedeni eskisi gibi dik durmuyordu...
yüzünde bir umutsuzluk ifadesi vardı...
anlamsızce bir bakış attıktan sonra arkasını döndü ve gölgelerde kayboldu
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
içerideki görüntü biran ensesindeki bütün tüyleri dimdik yaptı elfin...
bu ona asla olamayacak... inanıcını asla kaybetmeyecek... dünya ya küsmesine neden olan nefreti biliyorduki onu inançlı tutacaktı..... ve nerede olusa olsun.. seldarine in black archer ı yüce shevarash onu asla yalnız bırakmayacak... eğer bu o hain lerin işi ise ... cezalarını çekeceklerdi...
bir adım içeri attı anayis... gölgelere doğru...biliyordu yanlış olan bişi vardı... ama yürümeye devam etti.... sonunda herkes hak ettiğini bulurdu...
bu ona asla olamayacak... inanıcını asla kaybetmeyecek... dünya ya küsmesine neden olan nefreti biliyorduki onu inançlı tutacaktı..... ve nerede olusa olsun.. seldarine in black archer ı yüce shevarash onu asla yalnız bırakmayacak... eğer bu o hain lerin işi ise ... cezalarını çekeceklerdi...
bir adım içeri attı anayis... gölgelere doğru...biliyordu yanlış olan bişi vardı... ama yürümeye devam etti.... sonunda herkes hak ettiğini bulurdu...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Anayis içeri girdi ve kapılar arkasından kapandı.. içerisi zifiri karanlıktı.. durdu ve dinledi.. çıt çıkmıyordu. birkaç adım daha attı. ve durdu
birden arkasından iki el tarafından sertce itildi ve yere yuvarlandı...
toparlandı ve kalkarken arkasını döndü...
yine aynı görüntüyle karşılaştı ve 2 si aynı anda kılıçlarına davrandılar..
bu tapınaktan sadece güçlü olan çıkacaktı..
birbirlerine doğru atıldılar ve kılıçlar çarpıştı... uzun bir boğuşmadan sonra Anayislerden biri yerde kaldı ve bir daha kıpırdamadı...
ayakta duranın gözlerinde inancın ışığı hala parlamaktaydı..
anayisin arkasından bir ses geldi
"pişşt pişşşt" anayis arkasını döndü ve bu bir drow du beyaz saçları ve mor gözleri ile karşısında duruyordu..
drow döndü ve koşmaya başladı
anayis de canını almak için peşinden
koştu koştu .....
bir anda karanlık açıldı ve kendini çok huzur verici bir bahçede buldu...
önünde bir fıskiye havuz vardı ama su ters akıyordu.. ileride ise basamaklar ve büyük bir bina ...
etrafa baktı drowdan iz yoktu...
anayis basamakları tırmandı ve kapıya geldi..
kapının yanında gerçekten ağlamakta olan 2 tane diz çökmüş çocuk heykeli vardı.. biri gülümserken dieri surat asmıştı...
gülümseyen heykel anayis e kafasını çevirdi
"kendini yenmişsin, gelmeye hak kazandın peki senin gibi bir rahibin burda işi ne?"
birden arkasından iki el tarafından sertce itildi ve yere yuvarlandı...
toparlandı ve kalkarken arkasını döndü...
yine aynı görüntüyle karşılaştı ve 2 si aynı anda kılıçlarına davrandılar..
bu tapınaktan sadece güçlü olan çıkacaktı..
birbirlerine doğru atıldılar ve kılıçlar çarpıştı... uzun bir boğuşmadan sonra Anayislerden biri yerde kaldı ve bir daha kıpırdamadı...
ayakta duranın gözlerinde inancın ışığı hala parlamaktaydı..
anayisin arkasından bir ses geldi
"pişşt pişşşt" anayis arkasını döndü ve bu bir drow du beyaz saçları ve mor gözleri ile karşısında duruyordu..
drow döndü ve koşmaya başladı
anayis de canını almak için peşinden
koştu koştu .....
bir anda karanlık açıldı ve kendini çok huzur verici bir bahçede buldu...
önünde bir fıskiye havuz vardı ama su ters akıyordu.. ileride ise basamaklar ve büyük bir bina ...
etrafa baktı drowdan iz yoktu...
anayis basamakları tırmandı ve kapıya geldi..
kapının yanında gerçekten ağlamakta olan 2 tane diz çökmüş çocuk heykeli vardı.. biri gülümserken dieri surat asmıştı...
gülümseyen heykel anayis e kafasını çevirdi
"kendini yenmişsin, gelmeye hak kazandın peki senin gibi bir rahibin burda işi ne?"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
yüce shevarash... bunlar gerçekmi... sen beni kutsa... diye dua etti...elf...
olanlara inanmıyor... kendisiyle dövüşüp..kendini öldürdüğüne inanamıyordu....
ve o hain köpek... nerden gelmişti oraya... ve nereye kaybolmuştu.....
anayis kafasını aşağı eğdi ve kıza baktı.. "neresi burası... kime ait....."dedi "bu kapının arkasında ne var?" diye sordu..
ve sonra bunların bir önemi olmadığın anladı... bir an ümitsizlik dalgası bütün benliğini kapladı... acaba... nerdeydi.. shevarash onu duyuyormuydu....
"burda ne işim olduğnu artık bilmiyorunm"dedi... ama o kara köpeği bulursam gelişimin bir anlamı olacak.......diye iç geçirdi kendi kendine....
olanlara inanmıyor... kendisiyle dövüşüp..kendini öldürdüğüne inanamıyordu....
ve o hain köpek... nerden gelmişti oraya... ve nereye kaybolmuştu.....
anayis kafasını aşağı eğdi ve kıza baktı.. "neresi burası... kime ait....."dedi "bu kapının arkasında ne var?" diye sordu..
ve sonra bunların bir önemi olmadığın anladı... bir an ümitsizlik dalgası bütün benliğini kapladı... acaba... nerdeydi.. shevarash onu duyuyormuydu....
"burda ne işim olduğnu artık bilmiyorunm"dedi... ama o kara köpeği bulursam gelişimin bir anlamı olacak.......diye iç geçirdi kendi kendine....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Kapılar açıldı ve anayis tapınaktan içeri girdi...
ve beklediği gibi arkasından kapandı..
yan taraftan
"hoşgeldin yabancı" diye bir homurtu benzeri ses geldi
Anayis başını döndürünce nutku tutuldu 2 metre 10 15 cm civarında boya sahip kırmızı derili kafabından dirseklerinden dikenler çıkmış korkunç görünümlü bir iblis durmaktaydı. kanatları kapalıydı ve kollarını kavuşturmuştu....
"Ben Malhavoc Hellbringer, Yarı Tanrı Oren Dautry nin başrahibiyim,..... seni buraya getiren ne???"
ve beklediği gibi arkasından kapandı..
yan taraftan
"hoşgeldin yabancı" diye bir homurtu benzeri ses geldi
Anayis başını döndürünce nutku tutuldu 2 metre 10 15 cm civarında boya sahip kırmızı derili kafabından dirseklerinden dikenler çıkmış korkunç görünümlü bir iblis durmaktaydı. kanatları kapalıydı ve kollarını kavuşturmuştu....
"Ben Malhavoc Hellbringer, Yarı Tanrı Oren Dautry nin başrahibiyim,..... seni buraya getiren ne???"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
"shevarash adına".... diye fısıldadı kendi kendine... ne tür bir bela burası....
"hoşbulduk"dedi anayis sesinin titremesini engellemeye çalışarak...
"ben sadece bir avcıyım".. "ve avımın burada olabiceğini düşünmüştüm"dedi..sesi hala titriyordu....
"aslında bu konuda pek de yanılmış sayılamam. onlardan birini biraz garipte olsa burada gördüm.. ama kayboldu"
"drowlar... sana tekrar yemin ederim shevarash... eğer buradan çıkarsam.. hepsini öldüreceğim.. ama burası onlarla alkalı değilse aptallığım için se kendimi asla affetmeyeceğim..." düşündü...
"hoşbulduk"dedi anayis sesinin titremesini engellemeye çalışarak...
"ben sadece bir avcıyım".. "ve avımın burada olabiceğini düşünmüştüm"dedi..sesi hala titriyordu....
"aslında bu konuda pek de yanılmış sayılamam. onlardan birini biraz garipte olsa burada gördüm.. ama kayboldu"
"drowlar... sana tekrar yemin ederim shevarash... eğer buradan çıkarsam.. hepsini öldüreceğim.. ama burası onlarla alkalı değilse aptallığım için se kendimi asla affetmeyeceğim..." düşündü...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"evet.. korkular ve nefretler" dedi genç elf...... "ama benim için dünya daki en önemli şey nefretim...bu inancımdan ...bile daha güçlü"... hidddetinden neredeyse gözleri yanacaktı anayis darkseeker ın....
iblis e döndü ve başını mümkün olduğunca dik tutup...gururlu bir biçimde...
"eğer senin lordunun benim nefretimin kaynağıyla ilişkisi yoksa benim de ona söyleyecek bir şeyim yok " dedi...
iblis e döndü ve başını mümkün olduğunca dik tutup...gururlu bir biçimde...
"eğer senin lordunun benim nefretimin kaynağıyla ilişkisi yoksa benim de ona söyleyecek bir şeyim yok " dedi...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest