Minatorun etrafı sarılmıştı ve kendini savunması artık çok zordu. Cervantes kan içerisindeki yaratığa ölümcül darbeyi indirmeyi umarak hazırlandı. "Açacağım yara diyarı kasıp kavuran karanlığı dağıtan ışık olsun..." diye kendi kendine Tanrı'sına dua etti...
"Yüzleş benimle yaratık! Canını almaya geldim!"
Cervantes yaratığın gırtlağını hedefleyerek çift eliyle tuttuğu kılıcı minatorun kafasını uçurmak için aşağıdan yukarı savurmaya hazırlandı *called shot: boyun bölgesi* ve kılıç bir kez yukarıya çıktığı anda yaratığı karnından yere mıhlamak için bu kez aşağı doğru kılıcını saplamaya çalışacaktı.
10 kasabaya giden yol üzerinde
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Minator yapması gerekeni yapıyordu, ölüyordu..
"Güzeeel" dedi Zatara ve arkasından gelen 2 kişiye döndü...
"Adi ejder anlaşmaya uymamış, onun canını orda almalıydı...sümsük hayvan..Demekki kendi işimi kendim görmem gerekicek.."
Zatara gelenlere dorğu ilerleyerek gülümsedi,
"Ejderin elinden kurtulabildiğinize çok sevindim.."
"Güzeeel" dedi Zatara ve arkasından gelen 2 kişiye döndü...
"Adi ejder anlaşmaya uymamış, onun canını orda almalıydı...sümsük hayvan..Demekki kendi işimi kendim görmem gerekicek.."
Zatara gelenlere dorğu ilerleyerek gülümsedi,
"Ejderin elinden kurtulabildiğinize çok sevindim.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
"Demek ejderhayla anlaşma yapan adi sendin, eh pek de beklediğin gibi davranmadı bize, yoksa seni güvenilir biri olarak görmedi mi acaba??" diye cevap verdi yüzünde bir gülümseme ama içinde bir endişeyle. Bu şövalyede içini ekşiten bir şey vardı, kanını soğutan, gülümsemesiyle içini ürperten..
Vilthas atından çevik bir hamleyle indi ve karşısındaki yabancının ona doğru ilerlediğini göz ardı ederek büyüsünü yapmaya başladı.. "Estarogath olelos enolu et monulemos.... Lefebicz visagith mone sith etatih......." diye başladı kanının ılık bir bade gibi damarlarında süzüldüğünü hissettiği sırada.. Kollarını göğsüne yerleştirdi ve gözlerini tamamen kapadı, ardından kollarını hızlıca iki yana açtı, ruhunun sayısız kopyasının sağa sola dağıldığını hissedebiliyordu kapalı gözleriyle... Bir anlığına zihninde bir görüntü oluştu, kendi görüntüsünün kopyaları etrafını kaplıyordu.. Etrafında dalgalanan enerji halkasına sımsıkı yapıştı ve son sözleri söyledi..
"Gerçekle yalanı ayırt et ve bu yargıcın hükmüne tanık ol...."
(büyü: mirror image)
Vilthas atından çevik bir hamleyle indi ve karşısındaki yabancının ona doğru ilerlediğini göz ardı ederek büyüsünü yapmaya başladı.. "Estarogath olelos enolu et monulemos.... Lefebicz visagith mone sith etatih......." diye başladı kanının ılık bir bade gibi damarlarında süzüldüğünü hissettiği sırada.. Kollarını göğsüne yerleştirdi ve gözlerini tamamen kapadı, ardından kollarını hızlıca iki yana açtı, ruhunun sayısız kopyasının sağa sola dağıldığını hissedebiliyordu kapalı gözleriyle... Bir anlığına zihninde bir görüntü oluştu, kendi görüntüsünün kopyaları etrafını kaplıyordu.. Etrafında dalgalanan enerji halkasına sımsıkı yapıştı ve son sözleri söyledi..
"Gerçekle yalanı ayırt et ve bu yargıcın hükmüne tanık ol...."
(büyü: mirror image)
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Reltar atının yanına doğru gitti.Kanaması kesilmişti.Ama tehlike her yerde her an olabilirdi.Ne yapacağını bilmiyordu.Zaten kamp yeri hala hareketliydi.2 atlının ileri doğru gittiğini gördü.Kendisi ne yapacaktı şimdi?
şu an yatıp dinlenemezdi.Bu olmazdı.Burada yabancıydı ve kimseyi tanımıyordu.Hiç bir şey yapamazdı.En iyisi bu kamp yerinde tanıdığı tek kişinin,Cervantes in-adını askerlerden öğrenmişti- yanına gitmekti.En azından ne yapması hakkında bir bilgi verebilirdi.en azından etrafta boş durmaktan daha iyi olurdu.
Hızla savaşçının yanına doğru seğirdi.Minatouru karşılayan cesur savaşçı cervantes in yanındaydı.Belli bir mesafede durarak onların konuşmasının bitmesini bekledi...
şu an yatıp dinlenemezdi.Bu olmazdı.Burada yabancıydı ve kimseyi tanımıyordu.Hiç bir şey yapamazdı.En iyisi bu kamp yerinde tanıdığı tek kişinin,Cervantes in-adını askerlerden öğrenmişti- yanına gitmekti.En azından ne yapması hakkında bir bilgi verebilirdi.en azından etrafta boş durmaktan daha iyi olurdu.
Hızla savaşçının yanına doğru seğirdi.Minatouru karşılayan cesur savaşçı cervantes in yanındaydı.Belli bir mesafede durarak onların konuşmasının bitmesini bekledi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Harbormm acıdan yere düşmüştü..Tüm bedeni acı içinde kıvranıyordu..
Adam ayağını sağ omuzuna bastırıyordu..
Aldığı darbeler ile acılar içinde kıvrılan tapınak koruyucusu hiçbir tepki göstermeden bekledi...
Adam ayağını sağ omuzuna bastırıyordu..
Aldığı darbeler ile acılar içinde kıvrılan tapınak koruyucusu hiçbir tepki göstermeden bekledi...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
şovalye tepenin üstüne geldiğinde karşılaştığı manzara büyükçe bir adamın üstüne basan bir şovalye görmüştü. Adamın kılıcı vardı ve slahları çekiliydi. Atının üzerinde dengesini sağladı, fakat mükemmel bir binici olmadığı için serinkanlı ve dikkatli olmaya çalışırdı. Yayı elinde atının üzerinde yatarken, sadağından bir ok alıp yayının kirişine sürdü. şovalye henüz nişan almamıştı çünkü gelişen olayları bir bakışta anlaması mümkün değildi.Eldarin wrote: Zatara ileriden kendilerine doğru gelen 5 savaşçıytı farketti.Teki çıplaktı ve at üzerindeydi.diğer 4 ü zırhlıydı (biri en önde,atlı ve çok daha soylu bir görünümü var).
Cervantes için ise yeni bir savaş başlıyordu.Olan biten anlayabileceğinin ötesine geçmişti neredeyse.Yüzünün sağ kısmı sapsarıydı, sol kısmı ise terden ve kirden kararmıştı.Göğsü ise sargılarla sarmalanmıştı.Yine kirli gömleği birçok yerinden yırtılmıştı ve sert rüzgarla beraber dalgalanmaktaydı.Reltar ın yüzünde ise çok daha sert bir ifade vardı...
Atıyla adama yaklaşmaya devam etti böylece yakından olayı daha iyi değerlendirebilirdi.
Yerdeki figürün üzerine basan adamın soylu bir görünümü vardı fakat düşmanının üzerine basması saygılı bir davranış değildi. Yine de savaş, öfkeyle kavrulan insanlara bazen saygısızlık yaptırabilirdi. Adamın bir şeyler söylediğini fark etti ama bu mesafeden duyamıyordu. Atıyla yaklaşırken şovalye adama seslendi:
"Hey Yolcu! Kimsin? Neden o adamın canına kastedersin?"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Reltar koşarken soluk soluğa kalmıştı.Yarası onu koşarken baya zorlamıştı.Ama hiç duraksamadan teklemeden tepeyi çıkmıştı.Hemen yanında Cervantes te yetişmişti.Reltar atına binmediği için bir an pişmanlık duydu.O zaman daha çabuk gelebilirdi buraya.Ama bunları kafasından atı.Hızlı bir şekilde ilerleyerek kılıcını çekip herşeye hazırlıklı olarak bekledi.İlerideki insanları çok geç fark etmişti.Bir anda cervantesin sesini duydu.İşte o an önünde gördüğü kişinin ayakları altında birinin olduğunu anlamıştı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Harbormm yerden biraz kafasını kaldırdı ve atla ilerleyen birini gördü..
İlk başta tam olarak göremedi yüzünü ama daha fazla yaklaşınca atlının Cervantes olduğunu gördü..Onu ilk kez kasabada görmüştü ve sonra Cervantes oradan ayrılmıştı..
"Cervantes!"
Vücuduna aldığı kılıç darbeleriyle her yeri kanlar içinde olan dwarfın sesi acıdan tiz ve boğuk olarak çıkmıştı..Demek ki kervan yakınımızda olmalı diye düşündü..
Logan..O da yaşıyordur demekki dedi dwarf içinden..Kervan güvende olmalı..Elinden geleni yapmıştı tapınak koruyucusu.
Üzerindeki adamdan kurtulmak için debelenmeye çalıştı şovalye..
İlk başta tam olarak göremedi yüzünü ama daha fazla yaklaşınca atlının Cervantes olduğunu gördü..Onu ilk kez kasabada görmüştü ve sonra Cervantes oradan ayrılmıştı..
"Cervantes!"
Vücuduna aldığı kılıç darbeleriyle her yeri kanlar içinde olan dwarfın sesi acıdan tiz ve boğuk olarak çıkmıştı..Demek ki kervan yakınımızda olmalı diye düşündü..
Logan..O da yaşıyordur demekki dedi dwarf içinden..Kervan güvende olmalı..Elinden geleni yapmıştı tapınak koruyucusu.
Üzerindeki adamdan kurtulmak için debelenmeye çalıştı şovalye..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest