10 kasabaya giden yol üzerinde
Calin , "Fallen Elf"'in omzunu yaraladığını görünce yüzüne hafif bir sırıtış Yayıldı.Hiç beklemeden bir ok daha aldı sadağından ve yayını hızlıca gerdi , hedef olarak elfin bacağını seçti. Tekrar dan okunu serbest bıraktı. Bu elfi öldürmeyecekti , ona acı çektirecekti.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Cervantes hırsızların arkasından gelen ok atışlarının onları gafil avladığını farketti. Yine o okçular ateş açmıştı... Adaleti yerine getirmek için cinayet mi işleyeceklerdi!!! Hemen bir şeyler yapmalıydı. Tüm gücüyle bağırdı:
"Kaçacak yeriniz kalmadı! Eğer karşı koyarsanız bu kavgadan canlı çıkamazsanız! Silahlarınızı atın ve teslim olun!"
Cervantes kendini yeterince savunmuştu yaralanmamış bir hırsızı gözüne kestirdi ve kılıcının düz tarafıyla (subdual damage) onun karnına vurmak için kılıcını savurdu. Bu sırada yaralanmamış başka bir adamı gözleri aradı. Canı yanmış olanlar teslim olmaya daha yatkın olacaktı, fakat hiç zarar görmemiş olanları bayıltırsa işbirliği yapmaya daha kolay zorlayabilirdi yaralı adamları. İkinci hamlesi kılıcının düz tarafıyla(subdual damage) adamın alnının tam ortasına inecekti ve kuşkusuz onu öldürmeden yere serecekti.
Deneyimli savaşçı savaş alanında yüzlerce kişinin canına kıymış, kötülüğün yaratıklarının kanını defalarca kez dökmüştü. Savaşta bile teslim olunan askerlere merhamet gösterilirdi ve Cervantes de Oren'in merhametinden nasibini almıştı. Bu adamlar yargılandıktan sonra kanunlara göre cezalandırılmalıydı. Bir kaç öfkeli saniye bir insanın canını almayı haklı çıkaracak kadar değerli değildi...
Ve o okçulara da gerekli hesabı kervanın güvenliği sağlandıktan sonra soracaktı...
"Kaçacak yeriniz kalmadı! Eğer karşı koyarsanız bu kavgadan canlı çıkamazsanız! Silahlarınızı atın ve teslim olun!"
Cervantes kendini yeterince savunmuştu yaralanmamış bir hırsızı gözüne kestirdi ve kılıcının düz tarafıyla (subdual damage) onun karnına vurmak için kılıcını savurdu. Bu sırada yaralanmamış başka bir adamı gözleri aradı. Canı yanmış olanlar teslim olmaya daha yatkın olacaktı, fakat hiç zarar görmemiş olanları bayıltırsa işbirliği yapmaya daha kolay zorlayabilirdi yaralı adamları. İkinci hamlesi kılıcının düz tarafıyla(subdual damage) adamın alnının tam ortasına inecekti ve kuşkusuz onu öldürmeden yere serecekti.
Deneyimli savaşçı savaş alanında yüzlerce kişinin canına kıymış, kötülüğün yaratıklarının kanını defalarca kez dökmüştü. Savaşta bile teslim olunan askerlere merhamet gösterilirdi ve Cervantes de Oren'in merhametinden nasibini almıştı. Bu adamlar yargılandıktan sonra kanunlara göre cezalandırılmalıydı. Bir kaç öfkeli saniye bir insanın canını almayı haklı çıkaracak kadar değerli değildi...
Ve o okçulara da gerekli hesabı kervanın güvenliği sağlandıktan sonra soracaktı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Gizlendiği yük arabasından etrafında yaşanan olayları izledi hırsızlar esrarengiz paladini oyalamaya başlamıştı,Diğer elfle Rhonini göremiyordu,Yük arabasından dışarı çıkacaktıki bacağındaki burukluk durmasına neden oldu.Ayağından hafif kan sızıyordu hoşnut olmayan bir ifadeyle yüzünü buruşturdu "Hah bir bu eksikti kötülere hiç dinlenme yok" giydiği beyaz gömleğin bir parçasını yırtarak sızıntının olduğu kısmı sardı.ayak bileğini bir kaç defa oynattı en azından yürümesine fazla engel olmıyacaktı.
Siyah gözler tedbirli bir şekilde ortalığı tekrar taradı,Etkiliyici şovalye kendisine fazla yakın olmayan bir mesafede hala hırsızlarla mücadele ediyordu,bu adamın performansıda nerdeyse mabedekki kendi komutanlarına eşdeğerdi hafife alınmıyacak biriydi orası kesindi.Yük arabasından ayrılma fikrinden vazgeçti burda kalırsa dikkat çekmezdi eğer yürürse ayağındaki yara kanamayı artırabilirdi.Arabanın içindeki büyük kasalar gizlenmesine dahada yardımcı oluyordu hem.
Siyah gözler tedbirli bir şekilde ortalığı tekrar taradı,Etkiliyici şovalye kendisine fazla yakın olmayan bir mesafede hala hırsızlarla mücadele ediyordu,bu adamın performansıda nerdeyse mabedekki kendi komutanlarına eşdeğerdi hafife alınmıyacak biriydi orası kesindi.Yük arabasından ayrılma fikrinden vazgeçti burda kalırsa dikkat çekmezdi eğer yürürse ayağındaki yara kanamayı artırabilirdi.Arabanın içindeki büyük kasalar gizlenmesine dahada yardımcı oluyordu hem.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Uzaktan 3 atlı tepelerde dolaşıyordu.En önde Reltar siyah,zırhlara bürünmüş atıyla önde ilerliyordu grubun.Arkadaki 2 kişi ise etrafı izliyorlardı.Reltar yollarını kaybetmişti.Yıllardır görmediği-hatta öldü sandığı-kardeşini bulmaya,görmeye gidiyordu.En son aldığı haber zamanın karargahındaydı.Ama Reltar burada kaybolmuştu.Ellerinde harita yırtılmış ve parçalanmıştı.Kafa karıştırıyordu.Zaten harita onları buraya getirmişti. Ama Reltar yanlış yönde olduklarını hissediyordu.Ama içinde bir his onu devam etmesi için zorluyordu.Ama tam olarak nedenini bilemiyordu.Arkasındaki iki yoldaşıda mızmızlanmaya başlamışlardı. Reltar en sonunda yanındaki yoldaşlarına buraya kadar kendilerine eşlik ettiği için teşekkür etti.Onları geri göndermişti.Artık tek başına yola devam edecekti.
Reltar belli bir süre devam ettikten sonra önüne bir anda açıklık bir alan açıldı.Açıklığın ortasında yerde yatan insanlar duruyordu.Etrafta yanık izleri vardı.Uzaktan seçilebildiği kadar ancak bunlar gözüküyordu.Reltar atı Gölge ateşi nin hızını biraz arttırdı.Alanın ortasına geldiğinde burada bir savaş yaşandığını anladı.Hepsi bir arada duruyordu.Bir kaçı yanmıştı.İleride 1 2 kişi okla öldürülmüştü.Ölenlerin arasında bazı kişilerin üzerinde ağır zırhlar vardı.Diğer ölenler ise anladığı kadarıyla hırsız olmalıydılar. Burada fazla kan dökülmüştü.
Alanın ortasında beyaz bir at vardı.Bir süvarinin başında duruyordu. Etraftaki tek canlı varlık oydu.Reltar atın başında durduğu kişinin,atın sahibi olduğunu düşündü. Atından inerek beyaz atın yanına geldi. Atın üzerinde metal yay ve bir sadak bulunuyordu.Atın kafasını okşadı.Sanki onu teselli ediyordu.Ama atın teselli olmayacağını biliyordu.Ardından yerdeki cesede baktı. Cesedin kafası gövdeden ayrılmıştı.Sırt üstü düşmüştü.Ama arkasındaki beyaz pelerini seçiliyordu. Adamın kolundaki kalkanı baya ezilmişti.Ama vücudundan omzundan ve karnından darbeler aldığı belli oluyordu.Adamın sağ tarafında garip ejderha kabzalı bir kılıç duruyordu.Reltar fazla adamı incelemek istemedi.Yine çok kederlenmişti.
Adamın kafası ileride duruyordu.En azından suratını görmek istemişti Reltar.Anladığı kadarıyla bu adam yiğitçe savaşmıştı.Ama sadece beyninde böyle diyordu.Aslında içinden bir ses ona bakmasını söylemişti. Adamın kafasının yanına gitti.Saçları kandan dolayı keçe keçe olmuştu. Suratı kurumuş kanla yapış yapıştı.Ama Reltar a adam çok tanıdık geliyordu. Ama çıkartamıyordu.Yada çıkartmak istemiyordu.Hayır bu o olamazdı.Reltar bir an telaşa kapıldı.Gövde ile kafa arasında kalan boşlukta yerde bir parıltı gördü.Orada bir madalyon vrdı.Üzerinde daha önce gördüğü bir resim vardı.Yanlış hatırlamıyorsa bu bir tanrının sembolüydü.Kardeşide bu tanrıya tapıyordu.Ã?yle bir duyum almıştı. Reltar ın endişesi 1 kat daha arttı. Ardından yerde başka bir şey daha gözüne ilişti.Hayır bu olamazdı.Bu bir anahtardı.Babasının anahtarı.Squan ın anahtarı...
Reltar belli bir süre devam ettikten sonra önüne bir anda açıklık bir alan açıldı.Açıklığın ortasında yerde yatan insanlar duruyordu.Etrafta yanık izleri vardı.Uzaktan seçilebildiği kadar ancak bunlar gözüküyordu.Reltar atı Gölge ateşi nin hızını biraz arttırdı.Alanın ortasına geldiğinde burada bir savaş yaşandığını anladı.Hepsi bir arada duruyordu.Bir kaçı yanmıştı.İleride 1 2 kişi okla öldürülmüştü.Ölenlerin arasında bazı kişilerin üzerinde ağır zırhlar vardı.Diğer ölenler ise anladığı kadarıyla hırsız olmalıydılar. Burada fazla kan dökülmüştü.
Alanın ortasında beyaz bir at vardı.Bir süvarinin başında duruyordu. Etraftaki tek canlı varlık oydu.Reltar atın başında durduğu kişinin,atın sahibi olduğunu düşündü. Atından inerek beyaz atın yanına geldi. Atın üzerinde metal yay ve bir sadak bulunuyordu.Atın kafasını okşadı.Sanki onu teselli ediyordu.Ama atın teselli olmayacağını biliyordu.Ardından yerdeki cesede baktı. Cesedin kafası gövdeden ayrılmıştı.Sırt üstü düşmüştü.Ama arkasındaki beyaz pelerini seçiliyordu. Adamın kolundaki kalkanı baya ezilmişti.Ama vücudundan omzundan ve karnından darbeler aldığı belli oluyordu.Adamın sağ tarafında garip ejderha kabzalı bir kılıç duruyordu.Reltar fazla adamı incelemek istemedi.Yine çok kederlenmişti.
Adamın kafası ileride duruyordu.En azından suratını görmek istemişti Reltar.Anladığı kadarıyla bu adam yiğitçe savaşmıştı.Ama sadece beyninde böyle diyordu.Aslında içinden bir ses ona bakmasını söylemişti. Adamın kafasının yanına gitti.Saçları kandan dolayı keçe keçe olmuştu. Suratı kurumuş kanla yapış yapıştı.Ama Reltar a adam çok tanıdık geliyordu. Ama çıkartamıyordu.Yada çıkartmak istemiyordu.Hayır bu o olamazdı.Reltar bir an telaşa kapıldı.Gövde ile kafa arasında kalan boşlukta yerde bir parıltı gördü.Orada bir madalyon vrdı.Üzerinde daha önce gördüğü bir resim vardı.Yanlış hatırlamıyorsa bu bir tanrının sembolüydü.Kardeşide bu tanrıya tapıyordu.Ã?yle bir duyum almıştı. Reltar ın endişesi 1 kat daha arttı. Ardından yerde başka bir şey daha gözüne ilişti.Hayır bu olamazdı.Bu bir anahtardı.Babasının anahtarı.Squan ın anahtarı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
Eldarin
Cervantes ikinci çağrısını yaptı.yine kimse bana mısın dememişti(Raistlin Diplomacy yapmaya çalışmışsın da ilkini başaramadıktan sonra denemenin pekte bir anlamı yok.ayrıca hırsızların hayat görüşlerini tersliyorsun.bu onlara sunulmuş bir öneri değil.dolayısıyla diplomasi de değil.)
Ardından Bloodseeker dalgalanarak önündeki yaralı hırsızın önünden eçti,arkadan üzerine gelen başka bir hırsıza savruldu.kılıcın aynı anda geriye savurduğu hırsız yerde kan kusmaya başladı,ölmüştü.
Ardından bir diğerinin alnını hedef aldı cervantes.Mavi ışıltılı kılıç hırsızın alnını bulduğu anda diğeri de yere kapaklanıverdi.Cervantes şaşırmıştı.ikisini de öldürmek istememişti ,lakin ikisi de yerde cansız yatıyorlardı.(NOT:Bloodseeker ın özelliklerini biliyorsun Raistlin,gerisini anlatmaya gerek yok sanırım)
Okçular birkez daha yaylarını gerdiler, nişan aldılar ve aynı anda bıraktılar.(4 success 1 fail)
Oklardan ikisi bir hırsızı vurmuştu ,o da yere kapaklandı,son çırpınışlarını sergiliyordu.
diğer bir ok Cervantes in solundaki yaralıyı bulmuştu.o da yere yığılıverdi.
5 hırsız Cervantes i çevrelediler.korkulu ,bir o kadar da nefret uyandıran gözlerle Oren in seçilmişini izliyorlardı.Cervantes in etrafa yaydığı koruma aurası onların kılıçlarını kaldırdıkları anda geri itiyordu.lakin arkadan hırsla şövalyeye doğru hamlede bulunan bir başkası,kılıcın koruma aurasını ,zırhı ve eti delen bir saldırı yaptı.Longsword Cervantes in karnına girmişti.hırsız ise kana susamış gibiydi sızan ince kanı gördü,gözleri büyüdü.(Cervantes -12 dmg,Critical hit)
Aynı anda ortama varan atlılardan biri Cervantes i yaralayan hırsızı kılıcıyla geri uçurdu.(-6 hp ,dead)şimdi Atlılar saldırıya geçmemişler Cervantes in etrafını sarmışlardı.onu korumaya çalışıyorlardı.Cervantes in bükülmez inancı onları da etkisine almıştı.kendilerini onun yanında savaşma konusunda istekli hissediyorlardı.
Calin bir ok daha çıkarmıştı ve tam gönderecekti ki bir ok böğrüne salanıverdi.Rhonin ondan daha hızlı davranmış ve kara okunu elfe nişanlamıştı.(Calin - 7 hp)
Atının üzerinde dengesini bir an yitirdi Calin ama toparlanması uzun sürmedi.yayını tekrar doğrulttu ve atışını yaptı.bu sırada Rhonin in ikinci oku da hedefine gitmekteydi.(Calin success,Rhonin Success.Calin -6 hp,Rhonin -5 hp)
İki okçu da fena halde yaralıydı.birbirlerine nefret kusmaktaydılar...
Ardından Bloodseeker dalgalanarak önündeki yaralı hırsızın önünden eçti,arkadan üzerine gelen başka bir hırsıza savruldu.kılıcın aynı anda geriye savurduğu hırsız yerde kan kusmaya başladı,ölmüştü.
Ardından bir diğerinin alnını hedef aldı cervantes.Mavi ışıltılı kılıç hırsızın alnını bulduğu anda diğeri de yere kapaklanıverdi.Cervantes şaşırmıştı.ikisini de öldürmek istememişti ,lakin ikisi de yerde cansız yatıyorlardı.(NOT:Bloodseeker ın özelliklerini biliyorsun Raistlin,gerisini anlatmaya gerek yok sanırım)
Okçular birkez daha yaylarını gerdiler, nişan aldılar ve aynı anda bıraktılar.(4 success 1 fail)
Oklardan ikisi bir hırsızı vurmuştu ,o da yere kapaklandı,son çırpınışlarını sergiliyordu.
diğer bir ok Cervantes in solundaki yaralıyı bulmuştu.o da yere yığılıverdi.
5 hırsız Cervantes i çevrelediler.korkulu ,bir o kadar da nefret uyandıran gözlerle Oren in seçilmişini izliyorlardı.Cervantes in etrafa yaydığı koruma aurası onların kılıçlarını kaldırdıkları anda geri itiyordu.lakin arkadan hırsla şövalyeye doğru hamlede bulunan bir başkası,kılıcın koruma aurasını ,zırhı ve eti delen bir saldırı yaptı.Longsword Cervantes in karnına girmişti.hırsız ise kana susamış gibiydi sızan ince kanı gördü,gözleri büyüdü.(Cervantes -12 dmg,Critical hit)
Aynı anda ortama varan atlılardan biri Cervantes i yaralayan hırsızı kılıcıyla geri uçurdu.(-6 hp ,dead)şimdi Atlılar saldırıya geçmemişler Cervantes in etrafını sarmışlardı.onu korumaya çalışıyorlardı.Cervantes in bükülmez inancı onları da etkisine almıştı.kendilerini onun yanında savaşma konusunda istekli hissediyorlardı.
Calin bir ok daha çıkarmıştı ve tam gönderecekti ki bir ok böğrüne salanıverdi.Rhonin ondan daha hızlı davranmış ve kara okunu elfe nişanlamıştı.(Calin - 7 hp)
Atının üzerinde dengesini bir an yitirdi Calin ama toparlanması uzun sürmedi.yayını tekrar doğrulttu ve atışını yaptı.bu sırada Rhonin in ikinci oku da hedefine gitmekteydi.(Calin success,Rhonin Success.Calin -6 hp,Rhonin -5 hp)
İki okçu da fena halde yaralıydı.birbirlerine nefret kusmaktaydılar...
-
Eldarin
Relak altın anahtardan kolyeyi avuçları arasına aldı.Dragonfire ın bir sembolüydü bu.karşısında yarıyarıya kopmuş yüzün kime ait oldğunu kestirebiliyordu sanki.düşünmemeye çalıştı,bu onun kardeşi Squan olamazdı.böyle bir katliama kurban gidemezdi.
ister istemez gözleri buğulandı,biricik kardeşi ise bu deforme yüzün sahibi kendisini hiç mi hiç affetmeyecekti.kolye elinde öylece sallanıyordu.
Ve kenarda parıldayan kızıl kabzalı bir kılıç gördü.Blade kısmı ejderha işlemeleri ile süslenmişti.büyülü olduğu aşikardı.
ona sesleniyordu.
"Kanını hissediyorum.bana tanıdık geliyorsun."(Not:kılıcın Egosu)
Bu da neydi böyle.kılıç konuşuyor muydu?
"Usta...ölmediğini biliyordum.hadi savaşalım.Hahahaha"
Relak kılıcın büyüsüne kapılmıştı sanki.bu ceset ise ona bilmek istemeyeceği kadar tanıdık geliyordu...
ister istemez gözleri buğulandı,biricik kardeşi ise bu deforme yüzün sahibi kendisini hiç mi hiç affetmeyecekti.kolye elinde öylece sallanıyordu.
Ve kenarda parıldayan kızıl kabzalı bir kılıç gördü.Blade kısmı ejderha işlemeleri ile süslenmişti.büyülü olduğu aşikardı.
ona sesleniyordu.
"Kanını hissediyorum.bana tanıdık geliyorsun."(Not:kılıcın Egosu)
Bu da neydi böyle.kılıç konuşuyor muydu?
"Usta...ölmediğini biliyordum.hadi savaşalım.Hahahaha"
Relak kılıcın büyüsüne kapılmıştı sanki.bu ceset ise ona bilmek istemeyeceği kadar tanıdık geliyordu...
-
Eldarin
Morien epelikten düzlüğe doğru ilerlemeye başlamıştı.Kyriltheas ın söyledikleri hala aklında gibiydi.atı son sürat ilerlerken ileride başka bir görüntü_ bu çölümsü yolda hemen farkedilebilen_ onun dikkatini çekti.3 adam görüyord.kasları terlemiş ve yakan güneşte koyulaşmıştı.Tepeliklerde yaşayan barbar kabilelerinden olmalıydılar.yanlarında ise çok daha korkunç bir yaratık vardı.
-------------
--------------
dev minotaur _büyük olasılıkla_ 3 barbarın elinden kurtulmuş ve saldırmak için boynuzunu önüne almıştı.Kızıl gözleri kan istiyordu.delice böğürüyordu.
Morien ise tepelikten hızla aşağı ilerliyordu.zeki gözleri bir an parıldar gibi oldu.
ne yapacağı ise merak konusuydu?
-------------
--------------dev minotaur _büyük olasılıkla_ 3 barbarın elinden kurtulmuş ve saldırmak için boynuzunu önüne almıştı.Kızıl gözleri kan istiyordu.delice böğürüyordu.
Morien ise tepelikten hızla aşağı ilerliyordu.zeki gözleri bir an parıldar gibi oldu.
ne yapacağı ise merak konusuydu?
Calin atından düşünce yüksek sesle bir küfür savurdu.Yavaşca ayağa kalkmaya çalıştı.Atına tutunarak ayaklandı , dengesini yeniden kazandı.Biraz kafasını salladı ve bedenine giren oku kırdı."Zehir..."diye sessizce söylendi. Bu elfi tutsak almayacaktı , onu öldürecekti!
Atını savunma kalkanı gibi kullanarak , yayını bir kez daha gerdi.Hedefi , düşmüş elfin kafasıydı.Mümkünse alnının tam ortasına.
Yayını gerdi ve okunu bir kez daha serbest bıraktı...
Atını savunma kalkanı gibi kullanarak , yayını bir kez daha gerdi.Hedefi , düşmüş elfin kafasıydı.Mümkünse alnının tam ortasına.
Yayını gerdi ve okunu bir kez daha serbest bıraktı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Morien atını hızla barbarlara yöneltti...bir planı vardı.. Minatorlar birer kaos yaratığıydı ve yandaş sayılırlardı, her ne kadar kötü de olsalar onların da kendilerine göre bir onurları vardı....bundan yaralanabileceğini düşünen Morien kılıcını çekti ve barbarlara doğru son hız atını sürmeye başladı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Eldarin
Morien aşağıya doğru hızla inerken dev minotaur un sert boynuz darbesinin barbarın birini uçuruşuna tanık oldu.yerde yatan barbarın göğsünden kanlar boşalıyordu.bu sırada dönen yaratık bir diğerine sert yumruğunu indirmek için koca ellerini sıktı.
Morien in gözü kaosun verdiği zevkle açılmıştı.bu minotaur gerçekten çok güçlüydü.
Aşağı doğru devam etti.
bu sırada minotaur bir diğer barbara güçlü bir yumruk patlattı.öbürünü de omzundan kavradı,boynuna dişlerini geçirdi.
Morien in bu katliamdan aldığı zevk muazzamdı.aşağı inene kadar 3 barbarın da işi görülmüştü.Kızıl gözleriyle manyator ,Morien i izliyordu.Ona bulaşmadığı sürece sorun olmayacaktı.Boğazından sert hırıltılar çıkıyordu.toynaklarının biri her duruma hazırıklı olması amacıyla geride beklemekteydi.
Morien in gözü kaosun verdiği zevkle açılmıştı.bu minotaur gerçekten çok güçlüydü.
Aşağı doğru devam etti.
bu sırada minotaur bir diğer barbara güçlü bir yumruk patlattı.öbürünü de omzundan kavradı,boynuna dişlerini geçirdi.
Morien in bu katliamdan aldığı zevk muazzamdı.aşağı inene kadar 3 barbarın da işi görülmüştü.Kızıl gözleriyle manyator ,Morien i izliyordu.Ona bulaşmadığı sürece sorun olmayacaktı.Boğazından sert hırıltılar çıkıyordu.toynaklarının biri her duruma hazırıklı olması amacıyla geride beklemekteydi.
-
Eldarin
Harbormm ve Vilthas at ile beraber büyük bir hızla ilerlediler.atın nallarının yere değmediğini hissediyorlar,neredeyse uçuyorlardı.
bir başka tepeliği hızla katetmişlerdi.Mağaranın olduğu yerden oldukça uzaklaşmışlardı.
atın hızının aniden kesildiğini gördüler.Atın üzerindeki müthiş yorgunluk gözlerine çarptı.Attan inen ikili onu geriye doğru gönderdiler.ardından Vilthas ın yeni büyüsüyle beraber yeni bir binek oluştu.büyünün bu eşsiz yaratımı kişneyerek iki Oren inananının önüne yaklaştı.
NOT:light pony buna sadece biriniz binebilirsiniz.ikincisi için yeni bir büyü gerekli.haberiniz olsun.
bir başka tepeliği hızla katetmişlerdi.Mağaranın olduğu yerden oldukça uzaklaşmışlardı.
atın hızının aniden kesildiğini gördüler.Atın üzerindeki müthiş yorgunluk gözlerine çarptı.Attan inen ikili onu geriye doğru gönderdiler.ardından Vilthas ın yeni büyüsüyle beraber yeni bir binek oluştu.büyünün bu eşsiz yaratımı kişneyerek iki Oren inananının önüne yaklaştı.
NOT:light pony buna sadece biriniz binebilirsiniz.ikincisi için yeni bir büyü gerekli.haberiniz olsun.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Rp dışı not:
Lv:4 ve 7'den sonra bir büyücü ''mount'' büyüsünü yapınca warhorse çıkarılabiliyor..DM wrote:NOT:light pony buna sadece biriniz binebilirsiniz.ikincisi için yeni bir büyü gerekli.haberiniz olsun.
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest