Raistlin wrote:Kılıç buzu parçalayarak yararken buz parçaları ve duman püskürdü ve Cervantes'in demir zırhında tangırdadı. Methanetini bozmayan şovalye bıuza vurmaya devam ettiyse de duvarın gittikçe kalınlaşmakta olduğunu farketti.
"Lanet olsun!"
Bu tür bir yaratığı daha önce görmemişti fakat adamların amacının kötü olduğunu sözlerindeki neferet ve hırstan ve buzun arkasından bile parçalayan korkunç kırmızı auralarından anlayabiliyordu.
"ADALET TANRISI YÃ?CE OREN ADINA TESLİM OLUN!" diye bağırdı. Adamların kötü bir şey yapıp yapmadığından henüz emin değildi ama agresif davranmış olsa bile adamların onları durdurmak istemesinin arkasında karanlık bir amaç olduğuna emindi. Tanrısının gösterdiği imgelemler de bunu doğrular nitelikteydi. Yanına rahibi de almış olmayı diledi. O zaman büyüle daha rahat başa çıkabilirdi...
Buzu kırarak geçmenin mümkün olmadığını anlayan şovalye bir dağ patikasına doğru yöneldi. Bütün dağı arşınlanmak zorunda kalsa bile yılmayacaktı ve oraya ulaşacaktı. "Beni izleyin ve mümkün olduğunca sessiz olun..."
Din Savaşçısı öbür tarafa geçmek ve yine aynı duvarla karşılaşmak istemiyordu. Bu yüzden gizliliğe başvuracaktı.
Cervantes dağ patikasına yöneldi ve ilerlemeye başladı... sessizlik onu biraz yavaşlatıyor olsa da bi ihtimal kervanı korumaya yetişebilirdi...

