10 kasabaya giden yol üzerinde

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Squan ının endişesini yüzünde okuna biliyordu
''ewet efendim bu kervan 10 kasaba halkı için hayati önemi var... ''
sonra
enkazalara baktı
''kervanlar yamalanıyor, biraz tahlikeli bir yolculuğa olacagı benziyor...
eyer sizde kabul ederseniz. kervanla beraber kasaba halkının olduğu yere kadar eşlik etmek istiyorum,sonra diyer kervanlar için dönerim geri''
''bu 10 kasaba halkı için son şans olabilir... ''
Squan gözlerinin içine bakarak sölemişti bunu..
logan eli ile atını okşamaya başladı... atın kulağın eyildi ...
''bir tehlike zamanında seninde dövüşmeni istiyorum,sen benim savaş ortağımsın beyaz adalet.''
at anladığını ifade etmek kişneme ile karşılık verdi

tekrar Squan cewabını beklemek için ona baktı...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Emirden sonra kısa bir zaman dilimi içerisinde kamp toparlanmış, çapulcular silahlarını bilemişti. Katliamın eli sıradakinin ne olduğunu biliyordu ve bunun için mutluydu. Hırsızlardan biriyle tapınaktan getirdiği askerleri çadırına çağırttı. Askerlerin gelmesini beklerken düşünüyordu. Sonunda bir kaç kişi öldürebilecekti. Uzun zamandır yapmadığı bir eylem, bir kaç gün...

Askerlerin çadıra girişini ve selam verişlerini izledi ilk olarak. Daha sonra onlara emirlerini vermeye başladı. Bitirdiğinde;

-şimdi yürüyün bakalım zayıflar. Yakmaya, yıkmaya, yok etmeye, çalmaya gidiyoruz dedi.

Ã?adırdan çıktı.

-Toplanın... diye bağırdı bariton sesiyle. Sesi duyan çapulcu grubu ellerinden geldiğince hızlı toplandı. "Korku insancıklara neler yapıyor" diye düşündü.

-İnsancıklar... diye seslendi gruba. Onları aşağılamak hoşuna gidiyordu zira onlar zayıftı. Onlara yaklaştı arada ufak bir mesafe kalana kadar. Yaydığı korku adamların büzüşmesine neden olmuştu. Sırayı bozarlarsa başlarına neler geleceğini biliyorlardı o yüzden ne kadar korksalarda sırayı bozamıyorlardı. Bu, hem hoşuna gitti hem de canını sıktı. Ã?ünkü adamların sırayı bozamamasının tek nedeni ölüm korkusuydu ve kendi korkusunun ölüm korkusundan az olması canını sıkmıştı.

-şimdi tekrar yağmalamaya, yakmaya, yıkmaya gideceğiz. Bu seferki kervandan her birinize pay verilecek insancıklar. Ona göre savaşın, ona göre katledin. şimdi yürüyün. Yola yürüyün, yok etmeye yürüyün, katletmeye yürüyün, alacaklarınızı düşünerek yürüyün. dedi ve kimsenin duyamayacağı kısık bir sesle;

-*O*nun için yürüyün. diye ekledi. Bu insancıklara *O*ndan bahsetmemişti daha, zira yeni bir tanrı onlara ağır gelebilirdi şu an. Ayrıca bu zayıfların efendiye layık olup olmadığını sorgulamıştı ve yanıtı "değiller" olmuştu. Kullandıktan sonra bu çapulcuları atabilirdi.

Katliamın eli grubun önüne geçti ve sert adımlarla ilerlemeye başladı. Arkasından tapınaktan getirdiği dört kişi hilal şeklinde dizilmiş onu takip ediyordu. En arkada da on altı kişilik çapulcu grubu dörderli dört sıra halinde ilerliyordu. Güneş dağların arasından sarı yüzünü gösterir, diyarı ışığa boğar, umutsuzlara umut dağıtırken. Katliamın eli ve grubu bu umudu almaya gidiyordu ve karşılarına çıkanları ezmeye....
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

Squan etrafına bakındı.İçinde anlamadığı bir sıkıntı vardı.Bunu yorumlayamıyordu.Ama bu kervanın ne olursa olsun 10 kasaba halkına ulaşması gerekliydi.Ve bunun için daha fazla güvenlik iyi olurdu. Logan ın önerisini kafasında tarttı.Ardından Logan a dönerek "Teklifiniz güzel komutan Logan.Bu kervana biz zarar gelmemesi gerekir.İnsanlar için önemli.Bu kervanı oraya sağ sağlim ulaşırsa hiç bir sorun olmaz. Ama..."
squan tekrar enkazlara baktı."...İçimden bir ses kervanın rahat bırakılmayacağını söylüyor.Bu yüzden bizimle kervanı korumaya eşlik ederseniz memnun olurum.Daha sonra bende sizinle kervan bulmak için burada beklerim."Squan nazik bir şekilde konuşuyordu.Ama surat ifadesi yine ifadesizdi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

logan etrafına baktı görüş acısı kısıtlı oldunu fark etiii
birden elfe baktı ve sırıtı logan ...
logan calına doğru baktı ...
'elf dostu sen bir arabanını üstüne cık ,uzaktan gel bilcek tehlikeler karşı bizi uyarısın ,senin sayende bu kervan sağ sağlım 10 kasaba halkına ulaşa bilir ''

Squan a döndü logan ....
''sizinle geliyorum komutan Squan ,öncedende bir df inannı ile sırt sırta bir kötülüğü yok etme saşmıştık... şimdi başkası ile aynı ama ca hizmet etimize göre sizide kardeşim gibi görmemde bir sakınca olmaz heralde, ve ben her zaman kardeşlerimi korumuş,kolamışım ve yanında savaş mışımdır''
logan atı ile Squan yanına gitti ve elini omuzuna koydu
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Katliamın grubu on kasabaya giden yolun üzerinde hedefledikleri yere ulaştığında güneş iyice doğmuştu ama kapalı hava yüzünden etrafta karanlık vardı. Bulundukları yer on kasabaya gidecek her şeyin ve herkesin geçmesi gereken bir yerdi ayrıca kasabadan yada yolun diğer ucundan yardımın yetişemeyeceği kadar uzaktı... Kervan buradan geçecekti. Katliamın elinin canı bir an önce savaşmak istiyordu. Ama önce yapması gerekenler vardı.

Arkasına dönüp küçük gruba baktı. Bir kısmı ölecekti bugün ama bu onun için önemli değildi sadece *O*na katılacak daha fazla can, *O*na akacak daha fazla kan... Yüzüne hafif bir sırıtış yerleşti. Adamlar korkuyordu ama bağlıydılar. Korkuyla bağlanmışlardı. Karşı gelirlerse neler olacağını biliyorlardı.

Tapınaktan getirdiği askerlerle arkadaki sünepelere baktı. Arada bir fark vardı. Tapınaktan getirdikleri elbette daha güçlüydüler ama başka bir fark... O zaman anladı katliamın eli, arkadakiler de düşmana bu dört kişinin duyduğu kini, nefreti duymalı, ona dolayısıyla *O* na onlar kadar bağlı olmalıydı. Katletmeyi yürekten istemeliydi.

-Katliamın askerleri.... Askerlerim.... Bir süre önce, komutama girmeden önce, hepiniz küçük gruplarınızda güç ve hazine peşinde koşan ufacık şeylerdiniz. Sadece kendinizi zenginleştirmeyi düşünüyor, kendinizi kabul ettirmek istiyor, toplumun size yaptığını onlara ödetmek istiyordunuz ama yapabildiğiniz tek şey onlara ufak rahatsızlıklar vermekti. Bu sizi tatmin ediyor muydu?

-HAYIR... diye toplu bir ses duyuldu çapulculardan.... Katliamın eli devam etti.

-Ama komutama girdiğinizden beri kervanlar yağmaladık. Mideniz taze et, damaklarınız taze şarap tattı. İnsanların sizden esirgediklerini onlardan alabildiniz. Onların, sizden korktuğunu gördünüz. Ama bu size yeterli mi, sizin onlara kininiz sadece bu kadar mıydı?

-HAYIR... diye topluca cevap verdiler yeniden ve katliamın eli tekrar devam etti.

-İşte şimdi askerlerim, işte şimdi öcünüzün en büyüğünü almanın zamanıdır. İşte şimdi sizi dışlayanalara bunu ödetme zamanıdır. O şehirdekilere bunu ödetme zamanıdır. Yiyecekleri geliyor, yardımları geliyor ve biz bunların yolunun üzerinde şu an şu saniye duruyoruz. Onlara gidenleri kendimize alalım, bizim midelerimiz doysun onların ki değil. Onlara, dışlanmanın, aç kalmanın, acı çekmenin ne olduğunu gösterelim. İşte şimdi gelenlere acınızın hesabını sorma zamanı. Acımayın, zira onlar size acımayacak, korkmayın, zira onlar sizden korkmayacak, katledin, yok edin, uzuvlarının uçmasını, kafalarının kopmasını seyredin. Zayıf kafalarını ezin. Onlara acıyı tattırın.

Ã?apulcu grubundan yükselen ses vahşiceydi. Savaşçıların ellerindeki uzun kılıçları kalkanlarına vurmalarının çıkarttığı çınlama belli bir mesafede yayılırken iki hırsızda ellerindeki arbaletleri havaya kaldırmış coşkuyla sallıyorlardı.

-BENİMLE MİSİNİZ? diye duyuldu katliamın elinin sesi.

Ã?ınlamalar daha da arttı.

-BENİMLE MİSİNİZ? diye tekrar duyuldu aynı ses gürleyerek çınlamaların üzerinden...

"Evet, katliam, yakalım onları, mahvedelim" gibi daha bir çok ses çapulcu grubunun arasından çıkıp kulaklara ulaşıyordu.

-Bu söylediklerinizi unutmayın askerler. Ã?ünkü ihanetin ödülü intikamdır. Katliamdan ve kaostan kaçamazsınız. O sizi her yerde bulur. dedi ve devam etti;

-Ben size askerlerim diyorum. Onlarsa size hırsız diyor, yağmacı diyor, çapulcu diyor. Onlara bunun bedelini gösterin. diye bağırdı.

Elini sırtındaki double axe'a götürüp silahı çekti ve sağ eline alıp havaya kaldırdı. Sonra indirdi sonra tekrar kaldırdı. Aynı anda adamları coşturmak için bağırıyordu. Silahı elinde sallarken saptaki rünler vahşi kızıl ışıklarını etrafa yayıyor, katliamın elinin tuttuğu yerde ise elinin altından kızıl ışınlar adeta saçılıyordu. Baltalardaki katliam simgeleri etrafa soğuk bir beyazlık yayıyordu. Katliamın eli bağırışlardan zevk aldı.

-KATLİAM.... KATLİAM..... KATLİAM......

Sonra double axe'ını sırtındaki mahfazaya geri koyarak gurubun önüne, konvoyun geleceği yöne geçti. Arkadan hala çapulcuların sesi geliyordu. Evet, çapulcuların ayarı tamamdı. Ona bağlıydılar artık ve katletmek için diğerleri kadar istekliydiler.

Katliamın eli yolun ortasına geçti. Bacaklarını açarak ellerini beline koydu ve kendini öylece sabitledi. Devasa cüssesiyle konvoy yaklaştığında görülmemesi imkansızdı. İstediği de buydu. Gelsinlerdi bakalım....... sonlarına doğru.....
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Konuşulanları dikkatle dinleyen Calin , Lord Logan'ın emri üzerine hemen bir arabaya tırmandı ve üstüne çıktı.

Yerden enfazla 2-2.5 metra yüksekteydi.Ã?nce ayakları üstünde etrafa göz gezdirdi.Birşey göremeyince çömeldi ve etrafa o şekilde göz kulak olmaya başladı.

Bu kervan çok önemli diye geçirdi içinden.Mademki bu kara önemliydi , oda kendisine verilen görevi en iyi şekilde yapacaktı.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Darenn El Gothe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 17
Joined: Thu Jan 06, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Darenn El Gothe »

Darenn seçilmişin sözlerini işitti ve arkasından Reda nın sözlerini ... Etrafı topluyordu ... Ta ki o kendi özgürlüğü için ölmüş adamı görünceye kadardı ... Aslında o bir çapulcuydu . Kendi menfaatleri üzerine hareket eden biriydi , nasıl işine gelirse öyle yapardı bi bakıma fakat birinin emri altına girdiğinde iş değişirdi . Grup olan çapulcular kendileri için yaşarlardı ... Adama baktı ... Etrafa göz gezdirdi , eşyaları toplayan bir yığın adam vardı , Darenn bir yandan şaşkın bir yandan mutluydu . şaşkındı çünkü kısa süre içinde bu kadar adamı topladıklarına şaşırıyordu , mutluydu çünkü eziyet , acı ve hazin son artık yayılıyordu ... Adamın yanına eğildi ve suratına baktı ... Üzerini aradı , ona ait herhangi birşey aradı ama bulamadı ... Ayağa kalktı ve " Aptal yaratık , zaten özgür değilsin neden özgürlüğün için kendinden daha güçlü insanlara dalaştın ki .! " dedi . Kılıcındaki kana baktı ... Parmağıyla birazını sıyırıp kokladı ... Merak etmişti nasıl birşey diye çünkü şu ana kadar çok az kanı akmıştı ki bu başka birinin kanıydı ... Parmağını ağzına götürerek kanı emdi ... İğrençti ... Nasıl oluyordu da vampirler veya başkaları bundan zevk alabiliyordu ... Kılıcını temizledi ve kınına geri soktu . Aleste bir şekilde hazırlandı ve gelecek başka emirler için hazır ve olarak bekledi
Non Nobis Domine Non Nobis , Sed Nomini Tuo Da Gloriam ....

Boy : 1.85
Kilo : 70
Irk : Elf
Uzun sarı saçları , özel deri zırhı belindeki elf kılıcı , sol kolunda küçük bir kalkan ve elindeki özel Elf büyÃÂ
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Seçilmişin askerleri yürüklendirmek amacıyla söylediği sözlerde Reda çoşmuş heyecanlanmıştı,anlaşılan bu kervan daha büyük ve kalabalıktı. muhtemelen bu kervanlar 10 kasaba halkı için gönderilen kervanlardı ve çoğu yakılıp yağmalanmıştı bu düşünce yüzünde hafif gülümser bir tebessüm oluşturdu,ellerini siyah saçlarında gezindirdi ve sonra kılıcının kabzasını sıkı sıkı tutmaya başladı yüz hatları sertleşti,ortalık birden çok sessizleşmişti belkide bu sessiz ortam yerini yakında savaşın gürültülerine bırakabilirdi.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Sufferly wrote:Yerden enfazla 2-2.5 metra yüksekteydi.Ã?nce ayakları üstünde etrafa göz gezdirdi.Birşey göremeyince çömeldi ve etrafa o şekilde göz kulak olmaya başladı.
Calin kervan ilerlerken coşmuş bir kalabalığın naralarını işitti. Hassas duyularını atların ve kervanların sesi bozmaya çalışırken, yükselmekte olan güneşin savdığı sis de ortadan kalkmıştı. Calin birkaç kilometre ilerde birbirine geçmiş kalın seslerin garip bileşimini hayal meyal duymuştu. Calin biraz sonra seslerin dindiğini farketti ama dağlarda yankılanan sesin yönünü tam olarak kestirmek de mümkün değil gibiydi. Bunun bir tehlikenin habericisi olup olmadığına emin değildi fakat karar verebilecek tek kişi de Calin'di...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin , seslere karşı dikkat kesildikten sonra daha fazla duyamadı.Birçok engel vardı. Lord Logan'la göz göze geldi ve bir el hareketiyle yanına gelmesi gerektiğini söyledi.

Lord Logan sorar bir ifadeyle yanına geldiğinde "Efendim , birkaç kilometre ileride sesler , kaba , kalın sesler duyuyorum.Ama yerini kestiremiyorum.Dikkatte olmak en iyi olur bence.Nöbette kalmaya devam edeceğim"dedi.

Yerine tekrar çömeldi ve duyduğu sesin yerini kestirmek , ne kadar uzakta olduğunu anlamaya çalışmak için gözlerini kapatıp , kulaklarını çalıştırmaya başladı.

Bir kez duymuştu.Tekrar duyabilirdi.Konsantrasyon oldu ve dinlemeye başladı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Darenn El Gothe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 17
Joined: Thu Jan 06, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Darenn El Gothe »

Bütün olanlar Darenn in çok hoşuna gitti . Suratında pis bir gülümseme vardı , gözleri kısılmıştı çünkü ileriye bakıyordu . Bakıyordu çünkü ileriden gelecekleri gözlüyordu , halen devam eden bağırışmalar yüzünden pek birşey duyamasada konsantre olup ileriye yöneldi ... Eli o güzel işlemeli kılıcının kabzasındaydı ... Sonra birden düşündü ... Yayını sırtına zırhına ve tenine deymeyecek şekilde koymuştu ... Yayını eline aldı ... Sonunda alabildi , uzun zamandır kullanamamıştı ... Sırtından bir de ok çıkarıp hazırladı ... Herhangi birşey olursa ilk kişiyi o öldürmüş olacaktı , tabi herhangi bir karmaşa çıkar iki grup birbirine girerse ...
İleriye bakıyordu .... İleriye ...
Non Nobis Domine Non Nobis , Sed Nomini Tuo Da Gloriam ....

Boy : 1.85
Kilo : 70
Irk : Elf
Uzun sarı saçları , özel deri zırhı belindeki elf kılıcı , sol kolunda küçük bir kalkan ve elindeki özel Elf büyÃÂ
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Cervantes yanındaki atlılarla beraber gece boyunca tüm hızıyla at sürdü. Sonunda güneş yükselmeye başladığında çok yakınlarda bir yerlerde gürleyen kalabalığı duydu. "KATLİAM... KATLİAM... KATLİAM..." diye bağırıyorlardı. Bir anda atını şaha kaldırarak durdurdu ve elini diğerlerini durdurmak için kaldırdı.

"Yoksa geç mi kaldık?". Adamların kalabalık olduğu belliydi ve amaçlarının iyi olmadığı daha da belliydi.
Tanrısının sembolünü aldı ve gözlerini kapatarak öptü. "Sayamadığım çok kez senin adına ölüme at sürdüm yüce Oren... Bana dayanıklılık ver ki, ben de sana bitmeyen zafer ve göklerde yankılanan duaları armağan edeyim..." *Bear's Endurance*

Nöbetçilerden birine kararlılıkla döndü "Kasabadan destek iste... Bu adamlar bizim beklediğimizden daha güçlü olabilir... 20 kişilik bir grup göndersinler... Geri döneceğiz merak etme, ama her ihtimale karşı birinin haber yollaması gerekiyor..."

Nöbetçi sessizce asker selamını vererek hızla oradan uzaklaşmaya başladı. Cervantes kararlı bir şekilde sesin kaynağına doğru at sürdü... Yanındaki cılız adam anlayışla ve kabullenmiş bir şekilde onun yüzüne baktı...

Bir anda müthiş kalabalık bir asker grubunun karşısına geldiler. Cervantes kara alevlerle yanan adamın double-axe'iyle diğer savaşçılara moral verdiğini görünce gözlerindeki kararlılık daha da arttı. Bu adam şovalyelerin canlarını alacak olan, hatta belki de almış olan adamdı belli ki... Her halükarda etraftaki karavan kalıntılarının "KATLİAM... KATLİAM..." diye bağıran adamların eseri olduğunu anlamak için çok da zeki olmaya gerek yoktu. Tanrı'sının öfkesi içini alev alev yakarken. Adamlara doğru bağırdı.

"Siz eşkiyalar! Adalet'in kılıcıyla ezilmeye hazır olun!"

Cervantes gözlerini kapattı ve Tanrısı'na fısıldadı... "Yüce Oren bu savaşçıları son nefeslerini vermeden önce adaletinle kutsa" *Bless*
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Rhonin bütün olayları izledi ve bunları izlerken çok büyük bir zevk alıyordu... bir ara darenn'e baktı ne yaptığını tam olarak anlamadı daha sonra elini yayına götürdü ve oku da alarak yayını gerip gelecek emirleri bekledi...Artık caos yayılıyordu bu çok güzel bir şeydi ama Rhonin bu kadar çabuk adam bulacaklarını sanmıyordu...
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

logan küçük bir grup görüyordu ne olduklarını şeçemiyor...
birden bire bir ardam bunların önünde duru ve şaha kalktı
ilk önce liderleri zaneti logan ... sonra büyük bir parlam oldu o en baştaki adama birden logan içinde bir huzur hiseti...
lord orenin etrafında olduğunda hisetiği huzur gibi...bir anda atlının Cervantes oldunu anladı lord orenin kutsaması buralardaydı ...
bvu kadar kişiye etek başına karşı koya bilecek tek bir kişi tanıyordu diyarda logan oda Cervantes
logan Squan a döndü
''benim üstüm ,benim komutan dediğim kişi, abi yerine koyduğum kişi yani Cervantes , orda savaşıyor... benimde gitmem lazım '' dedi '' kervanı komuta edecek birleri lazım burda''

''hadi beyaz adalet koş ,adalet için koş , oren adına koş''
logan kolaşaken
''lord oren bana bu hayinleri,katileri,bu onursuzları yemem için güç ve sabır ver ,senin kutsaman üzerimizde olsun...''

rp dışı:son 20 m filan kala şarja geçiyorum...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Raistlin wrote:
Sufferly wrote:Yerden enfazla 2-2.5 metra yüksekteydi.Ã?nce ayakları üstünde etrafa göz gezdirdi.Birşey göremeyince çömeldi ve etrafa o şekilde göz kulak olmaya başladı.
Calin kervan ilerlerken coşmuş bir kalabalığın naralarını işitti. Hassas duyularını atların ve kervanların sesi bozmaya çalışırken, yükselmekte olan güneşin savdığı sis de ortadan kalkmıştı. Calin birkaç kilometre ilerde birbirine geçmiş kalın seslerin garip bileşimini hayal meyal duymuştu. Calin biraz sonra seslerin dindiğini farketti ama dağlarda yankılanan sesin yönünü tam olarak kestirmek de mümkün değil gibiydi. Bunun bir tehlikenin habericisi olup olmadığına emin değildi fakat karar verebilecek tek kişi de Calin'di...
Sufferly wrote:Calin , seslere karşı dikkat kesildikten sonra daha fazla duyamadı.Birçok engel vardı. Lord Logan'la göz göze geldi ve bir el hareketiyle yanına gelmesi gerektiğini söyledi.

Lord Logan sorar bir ifadeyle yanına geldiğinde "Efendim , birkaç kilometre ileride sesler , kaba , kalın sesler duyuyorum.Ama yerini kestiremiyorum.Dikkatte olmak en iyi olur bence.Nöbette kalmaya devam edeceğim"dedi.

Yerine tekrar çömeldi ve duyduğu sesin yerini kestirmek , ne kadar uzakta olduğunu anlamaya çalışmak için gözlerini kapatıp , kulaklarını çalıştırmaya başladı.

Bir kez duymuştu.Tekrar duyabilirdi.Konsantrasyon oldu ve dinlemeye başladı...
RP DIşI: Bunlar Senkronize olaylardır ve zaman kronolojisine göre gerçekleşiyor. Henüz logan ve squan'ın grubu olayın olduğu yeri göremediler ya da yerini saptayamadılar...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests