ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Yeni inanan:Neldoreths wrote:Neldoreth kuralcı bır aıleden gelır.ailesinin kuralcı olmasına karsın kendısı aılesıne karsı cıkarak daha kucukken evden ayrılır.kendını karanlıgın ıcıne
bırakarak yasamı surdurur.Ancak daha fazla yapamayacagını anlar ve eve donmek ıcın hazırlanır.eve dondugunde koyu ve aılesını katledılmıs bulur.Kendisini doğru yola, tanrılara adamaya karar verir.Eskiden ailesinden duymuş olugu Oren'in tapınağına gitmeye karar verir.Tapınak uzaktan sanki insan yapımı deilmiş gibi gözükür boıbeıse taapınağa girer. Oren'in heykelini sandığı heykeli görür.Karşısında eğilir ve bildiği bir duayı okur...
İlyamain çay bardağını önündeki masanın üzerinde duran tepsiye bıraktı ve yavaşça "Kesinlikle dokunurdu sözcü!" dedi. "Ama bilinki geride bırakılarakta onlara faydamız dokunuyor. Tapınağın savunulmaya ihtiyacı var. Ya onlar yokken tapınağa karşı bir saldırı olursa?"

Kız çay bardağına bakarak derin düşüncelere dalmıştı ki bardağın üzerindeki bir titreşimi yakaladı. Bu bir işaretmiydi. Tapınaktada bir değişim mi vardı? Yeni bir inanç mı gelmişti tapınağa? Yeni bir inanç gelerek dokuda, havadaki o tatlı inanç melteminde bir değişikliğe neden olmuş olabilir miydi?

Yavaşça ayağa kalktı İlyamain ve "Sanırım yeni bir inanan var Sözcü!" dedi. "Onu birlikte karşılamaya ve ona Lordumuzun tüm inancının kudretini sunmaya ne dersiniz?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
neldoreths
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Tue Dec 28, 2004 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by neldoreths »

Neldoreths Boibeiss Dızlerı uzerıne cokmus duasını okurken kendıne gelen kısler hıssettım.ama bu ole bı hıstıkı hıc bır yerde boyle bır hıssı tatmamıstı.hıcbırseye aldırmadan duasını okumaya devam ettı.ama emındı bırılerı yaklasıyordu...-
ElvenBard
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Wed Jun 30, 2004 10:00 am
Location: Forgotten Realms
Contact:

Post by ElvenBard »

Sert bir rüzgar peydahlanıverdi ve ortalığı birbirine kattı, yapraklar uçuştu, gül ağaçlarının arasında toz toprak havaya karıştı ve gökyüzündeki kara bulutlardan yağmur inmeye başladı.

Az önce karanlık ormanın derinliklerinden gelen müzik sesi, kuşların neşeli melodileriyle birlikte kayboldu. Ulu Orman'ın üç ozanı daha önce böyle fırtınaların ve getirdiği yıkımın şiirlerini okuyup yazmışlardı fakat hiç bizzat tanık olmamışlardı. Yaşlı olan şarkıyı kesti, arpını örtüsüne sarıp titizlikle çantasına koydu ve öksüre öksüre beyaz sakallarına bulaşan tozu temizlemeye koyuldu. Yanındaki genç kızın flütünden çıkan notalar rüzgarın gürültüsünde kayboldu ve o da yaşlı dedesi gibi toparlanmaya başladı.

Ã?mrü boyunca köy köy, kasaba kasaba gezen Yaşlı Obelin hala çevik ve kuvvetli bir adamdı, genç torununun desteğine ihtiyaç duymadan ayağa kalktı. Yeri geldiğinde huysuz, yeri geldiğinde neşeli bir ihtiyardı, bu fırtına canını sıkmış olacaktı ki torununa sinirle bir şeyler söylendi. Kız atları hazırlamaya giden diğer ozana bir bakıp geleceğini söyleyip sıvıştı, kamp yaptıkları alan kısa sürede göz gözü görmez bir karanlığa bürünmüştü ki etrafta dedesinden başka kimseyi görmüyordu. Biraz ilerledikten sonra atları bağladıkları yerde atları biraz hırçınlaşmış bir şekilde ama yerli yerinde buldu. Diğer ozandan ise iz yoktu.

"Quendelin!" diye seslendi, ağzına kaçan tozları öksürüp yeniden bağırdı. "Quendelin!"

Elf ozan onu duyamayacak kadar uzaktaydı...


Quendelin pelerinini sarınmış, yüzünü başlığıyla örtmüş bir şekilde hızlı adımlarla toz dumanının içinde ilerlemeye devam etti. Atları bıraktıkları yeri bir türlü bulamıyordu, atlara ıslıkla seslendi, arkadaşlarının isimlerini haykırdı. Kimse cevap vermiyordu. Asırlar süren yolculuklarında böyle uğursuz bir fırtınaya hiç yakalanmamıştı, yine de maceraperest ruhuna hiç laf etmedi. Daha önce gördüğünü hatırlamadığı bir tepeye vardığında yaklaşık bir saat geçmişti, tedirginlenmeye başladı. Bulunduğu yeri anlamak amacıyla tepeyi aştı bir ağaca hızlı hareketlerle tırmandı, tüm ormanı kuşbakışı görebiliyordu ama her taraf tozla kaplıydı. Gözlerini kısarak etrafa bakınmaya devam etti, sonra gözleri hayretle fal taşı gibi açıldı.

Bu ormana defalarca gelmiş olmasına rağmen hiç rastlamadığı, ama ona yabancı gelmeyen bir yapıyla karşı karşıyaydı. Piramit şeklindeki bu yapıda onu kendisine çeken bir güç hissetti. "Oren Dautry..." diye fısıldadı kendi kendine.

Bu bir tapınaktı ve tanrısına aitti, öyle olmalıydı. Ağacın dallarına basa basa aşağı indi, fırtına şiddetini azaltır gibi olmuştu. Ağaçların arasından sıyrılarak önüne çıkan çalılıkların üzerinden atlayarak sonunda geniş bir alana ulaştı. Hava gayet güzel ve tertemizdi...

Aklından herşey silinmiş gibiydi, derin bir nefes aldıktan ve etrafına bakındıktan sonra meydanın ortasındaki piramide doğru bir gölge gibi ilerledi. Piramidin ihtişamına hayran gözlerle bakındıktan sonra ardına kadar açık kapılarından içeri girdi. Karşısında uzanan ve kutsal bir ışıkla parlayan merdivenin basamaklarını teker teker çıktı. İçinde endişe veya korku yoktu, onun yerine huzur vardı.

Merdivenlerin sonunda geniş bir salona vardı, Oren Dautry'nin heykeli karşısında yükseliyordu...
<em>Grave digger, when you dig my grave.. could you make it shallow? So that i can feel the rain..</em>
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gorath wrote: Yavaşça ayağa kalktı İlyamain ve "Sanırım yeni bir inanan var Sözcü!" dedi. "Onu birlikte karşılamaya ve ona Lordumuzun tüm inancının kudretini sunmaya ne dersiniz?"
İlyamain sözcüye baktı ve adamın hayallere dalıp gitmiş olduğunu düşünmeye başladı. Sözcünün bu şekilde hayallere dalga gibi bir huyu olup olmadığını merak ederken acaba inanan bizi daha fazla bekler mi düşüncesi zihnini sardı ve hızla kapıdan çıkarak tapınağın girişine yöneldi. Sözcü hayallerinden kurtulduğunda elbette ona katılırdı.
Noldereths wrote:Neldoreths Boibeiss Dızlerı uzerıne cokmus duasını okurken kendıne gelen kısler hıssettım.ama bu ole bı hıstıkı hıc bır yerde boyle bır hıssı tatmamıstı.hıcbırseye aldırmadan duasını okumaya devam ettı.ama emındı bırılerı yaklasıyordu...
İlyamain sıkıntı içinde ana salona girdi ve orada inananın dua etmekte olduğunu görerek rahatladı. Lorduna bağlılığı şaşmaz gibi görünüyordu. Yanına yaklaşırken "Hoşgeldiniz efendim!" dedi saygı içinde. Uzun saçları deri kıyafetlerinin üzerine dökülmüştü ve inca kılıcı belinde duruyordu. Derin bakan mavi gözler ise adeta karşısındakinin ruhunu okuyordu. "Ah Logan!" dedi kız kendi kendine "Ne zaman geriye döneceksin?" Ama düşüncelerini hızla geriye getirdi ve yeniden yeni gelene ve ne diyeceğine odaklandı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: İthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

Vilthas ilyamainin çay bardağını yerine koyduğunu ve avluya doğru hareketlendiğini görünce onu takip etmeye başladı.. İlyamain tapınakta yeni bir inananın olduğunu ima etmişti sözleriyle ama Vilthas hissetmemişti kimsenin geldiğini.. Acaba elf duygularım mı köreliyor diye geçirdi içinden. Neyse karşımdakine güvenmem gerekir.. Ayrıca eğer yeni birisi geldiyse, bu da bizim için iş demektir ki boş oturmak kadar beni sıkan bir şey yok...

Ana salona vardıklarında yere çömelmiş bir adam gözüne çarptır.. Yüzünde aydınlık, huzur gördü adamın. Tapınağın düşmanlar hariç herkesi kabul ettiği kendine tekrar hatırlattı..

Vilthas ilyamainin yeni geleni selamlamasını izledi, sonra adamı rahatsız etmeyecek bir şekilde omzuna elini koydu ve fısıltı halinde konuşmaya başladı.. Konuşmasını sürdürürken yavaşça ilyamainin ne yaptığını da takip ediyordu tek gözüyle:

"Kalk yabancı, Oren seninle olsun.. Ben Lordumun sözcüsü Vİlthas Eralinder.. Kendini tanıt yeter.."

Vilthas bu sözcükler ağzından çıkarken tapınağa yeni birisinin daha geldiğini gördü.. Biraz daha dikkatlice bakınca adamın bir elf olduğunu gördü.. İlyamaine bir bakış attı ve "Onla sen ilgilenir misin?" diye sordu nazikçe..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Viltahas wrote:Vilthas bu sözcükler ağzından çıkarken tapınağa yeni birisinin daha geldiğini gördü.. Biraz daha dikkatlice bakınca adamın bir elf olduğunu gördü.. İlyamaine bir bakış attı ve "Onla sen ilgilenir misin?" diye sordu nazikçe..
ElvenBard wrote:Merdivenlerin sonunda geniş bir salona vardı, Oren Dautry'nin heykeli karşısında yükseliyordu...

İlyamain Sözcüye saygı ile selam verdi ve yavaşça arkasını dönerek merdivenlerin başında durmuş heykele bakmakta olan elfe doğru ilerledi. "Tapınağa hoşgeldiniz!" dedi. "Lord Oren adına sizi burada görmekten mutluluk duyarım.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
neldoreths
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Tue Dec 28, 2004 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by neldoreths »

omzunda bırının elını hısseden neldoreths yavasca gozlerını actı ve ayaga kalktı .karsısındakını gorunce huzur buldugunu anladı.ve selamlarını ılettı ve ''merhaba sozcu ben buraya orene kendımı kanıtlamak ve onun hızmetkarı olmak ıcın geldım.Aılemı vahsıce katledenlerden oc almak ıcın yıllarca calıstım savastım ama sımdı oren ıcın savasmak ıstıorum''dedı.
raistlin_tole
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Tue Dec 21, 2004 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by raistlin_tole »

Sufferly wrote:Calin ahıra gitti ve büyük beyaz bir at aldı.Atın eyerini taktı ve rahatlıkla bindi.Atın kafasını okşadı ve ahırda dışarı çıkıp Harbormm'un yanına gitti."Yardım edeyim istersen"dedi ve Harbormm yardımı kabul etti.Calin biraz arkaya kaydı , Harmormm'u elinden tuarak kaldırdı ve önünee oturttu.Kendisi 57 kilo olan Calin , heralde Harbormm benden en fazla 5 kilo fazladır diye düşündü.Atda hiçbir rahatsızlık belirtisi yoktu.Eyerleri tuttu ve grubun temposuna katılarak , arkalardan yolu izelemeye başladı.Bu onun ilk mecarasıydı...
elfin bır yere gıttıgını ve beyazır atla cıktıgını gordu etrafına baktı herkes sabırsızlıkla beklıyordu toplulukta bır hareketlenme vardı ne oldugunu anlıyamamıstı ama bırseylerın cıddı bırseylerın olmak uzere oldugunu hıssedıyordu.elfe baktı elf gozuyle sanki gel dıyordu 'atım atıma bınmelıyım ormanda kaybolmamıstır ınsallah dusuncesıyle guclu bır ıslık caldı'topluluk harekete gecmıs hızla ılerlıyordu 1-2 dakka sonra sıyah bır at sahlanarak tapınaga gırdı 'ıste burdasın kızım ' dıyerek atına atladı ve tozu dumana katmıs kalabalıga yetısmek ıcın 4 nala kosturmaya basaldı.tapınaktan cıktıgında arkasına baktı asasını kaldırdı bır anda kırmızı bır ısık saçmaya basladı asasından 'OREN ıcın ' dıye bagırarak kalabaloga yetıstı
Toledoras
ElvenBard
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 360
Joined: Wed Jun 30, 2004 10:00 am
Location: Forgotten Realms
Contact:

Post by ElvenBard »

Quendelin gözlerini heykelden indirebildiğinde karşısında birinin durduğunu fark etti, bu onu cömertçe karşılayan bir bayandı bu. Ã?nünde eğilip reverans yaparak karşılık verdi, bir yandan da nasıl bir yola adım attığını düşünmeye dalıp bir süre sessiz sessiz bakındı. Sonunda, "Buraya nasıl geldim? Bu bir rastlantı değildi..." dedi. "Dostlarım... Onları bulmalıyım."
<em>Grave digger, when you dig my grave.. could you make it shallow? So that i can feel the rain..</em>
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain karşısında dalgınca dostlarım diyen adama gülümsedi ve "Burada dostlar arasındasınız efendim!" dedi. "Tapınak sizin ruhunuzu yansıttığı için buraya geldiniz." Kenera çekildi ve eli ile içeriyi, az ilerideki heykeli göstererek "Lordum Orenin huzuruna hoş geldiniz efendim!" dedi.

Image
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain içinde bir huzur dalgası ile Lord Orenin heykeline doğru ilerledi ve önünde saygı ile eğilerek heykele baktı. Her nedense günlerdir kendisini çok huzurlu hissediyordu. Sanki büyük, dehşet dolu bir anı geride bırakmış ve hatta ölümden dönmüş gibiydi ama asla böyle bir şey olmamıştı. Neden bu kadar huzurluydu. "Lordum!" dedi. "Bundan sonra tapınak benim tek evimdir Lordum. Burada yaşamak ve burada yaşlanarak sizin yolunuzu ve doğruluğunuzu yeni gelen herkese göstermek istiyorum.

Belinde duran kılıcı çekti ve ona parlayan gözlerindeki büyük bir saygı ile baktı. Lordu adına bu kılıcı taşıyordu. Lordu adına savaşıyordu ve zamanı geldiğinde de lordunun adı ile ölecekti.

Yavaşça ayağa kalktı ve bakışlarını etrafında gezdirdi. Artık evi olan yere, Lord Orenin tapınağına baktı ve derin bir iç çekti.

Image

Kılıcını yeniden beline yerleştirirken onu daha hafif, her zamankisinden çok daha hafif hissediyordu. şimdi kutsandığını hissediyordu. Belinde duran kılıcı ve o kutsanmıştı. Yaşam ellerinin arasında, çevresinde, ruhunda kısacası her yerdeydi. Bu onun yaşamıydı ve artık tapınak ile bağlanmıştı.

Yeniden bakışlarını kapıda durup kendisini izlemekte olan adama çevirdi ve yüzünde bir gülümseme ile saçlarını arkaya atarak "Buyrun!" dedi. "Bu tapınak, lordum sizi kabul etti. şimdi öğrenmek istiyor, sizde onu kabul ediyor musunuz?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: İthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

neldoreths Tarih: Pzr Oca 02, 2005 5:33 am Mesaj konusu:
--------------------------------------------------------------------------------

omzunda bırının elını hısseden neldoreths yavasca gozlerını actı ve ayaga kalktı .karsısındakını gorunce huzur buldugunu anladı.ve selamlarını ılettı ve ''merhaba sozcu ben buraya orene kendımı kanıtlamak ve onun hızmetkarı olmak ıcın geldım.Aılemı vahsıce katledenlerden oc almak ıcın yıllarca calıstım savastım ama sımdı oren ıcın savasmak ıstıorum''dedı.
Vilthas karşısındaki kişinin kendini tanıtmasını dinledi ve yüzünde hafif bir gülümsemeyle cevap verdi. "Tapınağa kabul edildin yabancı.. Ailenin intikamı.. Adalet bir gün yerini bulacak.. Ama öncelikle sana nasıl hitap edebileceğimi öğrenebilir miyim?"
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Murdak tapınağın önüne yaklaştı ve önünde duraral onu süzdü uzun bir süre boyunca ve giriş kapılarına doğru ilerlemeye başladı...
hızlı ve seri adımlarla kapının önüne geldi ve beklemeye başladı kapıların açılması için bekliyordu ve bir kaç söz mırıldandı...
"Lord oren işte Burdayım ve gerekeni yapmaya geldim...."
kapının önünde lord oren in huzurunda saygı ile eğildi....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Image
Not : görünüşüm budur bi kaç değişiklik var silahlar feln ama böyle sayılır büyük oranda
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
high_elf
Başbüyücü
Posts: 398
Joined: Thu Apr 15, 2004 10:00 am
Location: İthaca, ABD
Contact:

Post by high_elf »

Vilthas yeni inananla konuşurken dışarıdan başka birinin orene seslendiğini duydu.. Seri adımlarla giriş kapısına yöneldi ve kapıya vardığında dışarıda sıska birinin durduğunu gördü.. Kendisine tekrar tekrar tapınağın herkese açık olduğunu hatırlatarak adamın yanına yaklaştı ve sakin bir ses tonuyla "Tapınağa hoş geldiniz, içeri buyurmaz mıydınız??" dedi..
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests