ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Cücenin ve rahibin gidişiyle biraz huzurlandı Horcoel..Yanlız kalmak istiyordu..İçi huzursuzdu..Yeni gelen dostunu yanına çağırdı..Silverhorn ufak bir kişneme ile paladinin yanına geldi..Horcoel hala elinde taşa bakıyordu..Merak ediyordu taşın gizemlerini..Taşı bir an avcuna aldı..''Büyük bir ihtimalle bir işe yarıyodur ha Silver''dedi ata bakmadan..''Bir kişneme sesi duydu..Gülümsedi..''Haklısın'' dedi.''Yoksa bizi onkasabaya göndermezlerdi..''

Horcoel avcuna aldıgı muazzam güzellikteki zümrütü neresinde saklayacagına baktı..''Canım pahasına koruyacagım..''..Kendi sözleri aklına gelmişti..Böyle değerli birşeyi cebinde taşıyamazdı herhalde..Dikkatlice bir beze sardı..Hala saklayacak güzel bir yer düşünüyordu paladin..Ancak cebinden başka bir yer yoktu..

Horcoel kendi kendine söylenerek cebine attı sarılmıs zümrütü..Yere çömeldi sessizce..Hala kendi kendine düşünüyordu..Yarının neler getirecegi belli olmazdı...Yada neler götürecegi..Gökyüzüne ve manzaraya baktı..Mutlu insanları düşündü..Birini mutlu etmek kadar güzel bir duygu olamazdı Horcoel in kalbinde..Birine edilecek yardım nelere değmezdiki..Ya binlerce insana edilecek yardım..Gülümsedi..Böyle bir görev için seçilmiş olmasından memnundu..Onkasabaya yardım edecegi için memnundu..Oren inancının yayılmasından memnundu..

Horcoel huzura kavuştu bu düşüncelerinin ardından..Sessizligi dinledi..Tapınagın dısından gelen ağaçların hışırtısı böcek sesleri..Çok huzur verici idi..Garip bir gülümsemeyle kendini huzura bıraktı.Belki birdaha böylesine bir huzur içerisinde olamayacaktı.Diğer insanlarında böyle bir huzura ulaşmasını istedi..Ve bunun için kanının son damlasına kadar mücadele edecekti...Birden tüm huzuru sesler karsısında bozulmustu şovalyenin..Kulagını sese dogru kabarttı şovalye..

''Takk..''Takk''..Oda ne idi acaba..Ayak sesleri..Oldukça güçlü seslerdi bunlar..Horcoel ayağa kalktı ve Silverhorna sakince beklemesi için zihinsel emir verdi..Gelen kim idi acaba..Bu kadar ses çıkartan birisini oldukça merak etmişti..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: Eskişehir
Contact:

Post by Slach »

Avluda elf duruyor. Nerden başlayacağımı bilemiyorum. Sonuçta tapınk şovalyesiyim ve tapınakta kimin olduğun soruyorum biraz garip geldi bana böyle bir şey sorulsa gülerdim herhalde.

''Selam elf ne düşünüyorsun?''
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel gelenin Oren rahibi oldugunu görünce rahatladı..Ağır zırhlar içerisinde..Kim olablirdiki ondan başka..Ã?ıkarttıgı sesten anlamalıydı..
Horcoel yavaşça adama doğru döndü..Başıyla selamladı..Tam sorusunu sorucaktiki Rahibin sorusu ile karşı karşıya kaldı..
''Selam elf ne düşünüyorsun..''

Horcoel cevap vermedi ilkin..Arkasına döndü ve düşünmeye başladı..Ne diyebilirdi..

''Selam Oren rahibi'' dedi..''Zümrüt konusunu düşünüyordum sorgulamaktan değil ancak onkasabaya ne gibi bir yardımda bulunacagını gerçekten merak ediyorum..dedi''Birazda kendi öz hazırlıklarımla ilgili..''

''Bu arada saygın rahip..Sizinde dinleniyor olmanız gerek..''Yarın hepimiz zihinen ve vücuden hazır olmalıyız.''dedi ve gülümseyerek rahibi inceledi..Oldukça uzun boylu ve yapılıydı.Ancak bütün bu yapısına ragmen yüzünden yılların bilgeligi akıyordu..

(rp dışı arkadaş realden tanıdık karakterini betimlemeyi unutuyor her seferinde onun da izini ile ben betimliyorum..(kendisi eve ders çalısmaya gitti :=))

''Dinlenin saygıdeger rahip'' dedi..Ve arkasını dönerek uzaklaştı..Silverhorna kendisi gelene kadar onu burada beklemesini içeren zihinsel bir emir yolladı..Tapınagın uzun koridorlarına ilerleyerek rahibi avluda bıraktı..Koridora giderken söyledigi sözler avluda yankı yapmıştı..

''Dinlenin saygıdeğer rahip..Ã?ünkü gücünüze ihtiyacımız olacak..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain şarkısına devam ederek duştan çıktı ve tertemiz vücudunu kurulamak için küvetin yanındaki havluyu aldı. Vücudunun her bir kıvrımını güzelce kurularken hâla şarkısını mırıldanıyordu.

Ağlama güçlü düşman
Bu senin sonunu geciktirmeyecek
Sen güçlüsün ama
Kalbim hep seninle gidecek
O kadar yakışıklısın ki...

Birden şarkı sözlerinin dudakları arasından olması gerektiği gibi çıkmadığını fark ederek durdu ve havluyu bedenine sararak düşüncelere daldı. Bu mantıklı değildi. Savaşın güzel şarkısı aşk şarkısına dönüşemezdi.

Yavaşça sular ayaklarından yere damlarken küveetten çıktı ve odasının kapısını açarak yürümeye başladı. Yatağının üzerinde duran portreye takıldı gözü bir an ama sonra havluyu elinden attı ve sıkıntı içinde kıyafetlerini aradı. O anda kıyafetlerinin banyo küvetinin yanında kaldığı aklına geldi ve yeniden geriye gitmesi gözüne büyük bir sıkıntı gibi geldi. O kadar yorgundu ki!

Yavaşça yatağa ilerledi ve artık kupkuru olan bedenini yorganların altına kaydırarak anında tatlı bir uykuya daldı. Günlerdir uyumuyordu. Görevini yapmak için uykuyu dahi geride bırakmıştı ama şimdi o yük üzerinden kalkınca aldığı duş bile onu uyanık tutamıyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
LordAriakas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 193
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by LordAriakas »

Ariakas da tapınakta birşeyler yapmak istiyordu sonuçta o da kendini lorduna adamış bir ölüm şövalyesiydi ve bir görev istemek için Vilthas'a gitti.


NOT:benim rpye katılamamamın sebebi evde internetim olmaması.
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel tapınagın uzun ve gizemli koridorlarından rahatça geçerek odasına doğru yöneldi..Yatağa baktı..Ve yatağın yanına katlayıp koydugu cübbe ile pelerine..Pelerinle Cüppeyi öpüp başının üstüne koydu saygı ile..Bunlar ailesinden kalan yadigarlar arasındaydı..Tapınaga gelirken tüm aile yadigarlarını yanında taşıdıgı sandıktan çıkmıstı bu giysiler..Dikkatle sandıgı açtı..Sandıgın üzerinde tıpkı yanında bulunan kısakılıcın aynısı..Elf işi rüinlerle süslenmiş kılıcı gördü..Babasının ona kalan üç kılıcından sonuncusu..Horcoel saygı ile kılıcı sandıktan çıkararak yatağının üstüne koydu...Yolculugu için aradıkları arasında bu kılıç da vardı..Horcoel yavaşça sandıgı kurcalamaya başladı..Ancak bulamadı..Yoktu..Buradada yoktu..

Horcoelin aklına tapınaga geldigi gün geldi..O gün sırtında taşıyordu..Babasının yayını..Nereye koymus olabilirdi..Sandıgı yavaşça kapadı ve etrafına bakındı..Yatagı..Ufak masa..bir çift sadak ufak masanın yanındaki bir sandalyenin üzerindeydi ancak yay yoktu..

Horcoel gülümsedi ve elini alnına doğrultarak hafif bir şaplak indirdi..Eğildi ve yatagının altına uzattı şovalye elini..Silahlarını asla göz önünde bir yerde bırakmazdı..Hep ulaşacakları bir yerde bulunmasını isterdi silahlarnının..

Özellikle aile yadigari ise bu silahlar...

Horcoel elini yatagın altından çekerken elf işlemeli oldukça göze çarpan bir yay çıktı..Horcoel yayı inceledi..Memnun olmus bir tebessümle..Telini kontrol etti..Gerginligini..''Tamamdır''dedi..Ve yayını hızlı bir şekilde sırtına astı..

Sandalyeye yöneldi ve sadakları sırtına geçirdi..Yay kullanmayalı biraz zaman olmuştu..Ancak babası küçükken ona ne derdi..''Yay kullanmak gerçek bir sanattır..Ancak bir kere ustalaştınmı..Unutmassın''..Babasının sözlerini hatırladı ve gülümsedi..Babasını fazla hatırlayamıyordu..Sadece mutlu anılarını hatırlıyordu..Sadece mutlu anılarını..

Etrafına baktı..Beklemekten başka yapılacak bir şeyi kalmamıştı.Son olarak ikinci kısakılıcı da belindeki bir kına yerleştirdi..Yanlız hissetmişti kendisini..''Silver'' ın yanına..avluya gitmeye karar verdi.şovalye bineği ona birçok kez dostu olmuştu.Zaten uykusu da yoktu uyumuştu..Hazırlıkları tamamdı..

Horcoel her ekipmanını teker teker kontrol ettikten sonra odasından avluya doğru yola çıktı..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Harbormm ıssız ve karanlıklar içinde bir ormanda kaybolmuştu...Ormanın sükunetini bozmamak için elinden geldiğince sessiz yürümeye özen gösteriyordu..

Birden karanlığın içinde iki çift kırmızı göz gördü..
''KARANLIğA GEL!SENİ Ãƒ?AğRIYORUM!!!''dedi gözler.

Dwarf ''Sen de kimsin yolumdan çekil yoksa seni öldürmek zorunda kalırım iblis!!''dedi ve savaşbaltasını sıkıca kavradı..


Gözler ormanın her yerinde yankı yapan uzun bir kahkaha attı ve birden etrafında sarı gözlü karanlık şekiller belirdi..

Birisi Harbormm'a doğru ilerledi ve pençesiyle bir hamle yaptı..Dwarf geri çekilerek bu hamleden kurtuldu ve cüce baltasıyla yaratığın koluna indirdiği sert darbeyle kolunu vücudundan ayırdı..Yaratık acı bir uğultuyla geriye çekildi ve karanlığın içinde kayboldu..

Birden bir şeyler Harbormm'un ayağına yapıştı bunlar toprağın altından çıkan ölü elleriydi.Bunun üzerine diğer yaratıklar Harbormm'a doğru hücuma geçti.
''HAYIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIRRRRRRRRRR!!!!!!!!!!!!!!!!!!''diye bağırdı dwarf uyanmıştı ve kötü bir kabus görmüştü..şafak doğmak üzereydi.. dwarf zırhını sırt çantasını ve baltalarını alarak dışarıya çıktı kimse uyanmamııştı yada ona öyle geliyordu.Dışarıda bir ağacın altında güneşin doğuşunu izleyerek diğer şövalyelerin uyanmasını ve yola koyulmalarını bekledi...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

İlyamain bir ıssız bir vadide tek başına koşuyordu ve çıplaktı. Her yeri kanlarla kaplıydı ve çıplaktı. Elindeki kılıcından başka kendisine ait olduğu belli olan hiç bir şey yoktu. O ana kadar...

Karşısında duran yaratıklara baktı ve her birisine gülümsedi. Savaşa başlamaya hazırdı. Derken yaratıklar yok oldu ve yerlerinde yepyeni bir figür belirdi. Elindeki kılıcın kavrayışını gevşetmesine ve gözlerini şaşkınlıkla sonuna kadar açmasına neden olan bir figür. "Logan!" dedi şaşkınlık içinde şövalyeye bakarak. Bakışları hızla kendi üzerine gitti. 'Ã?ıplaktı.'

Hızla yataktan doğruldu ve rüyalarından sıyrılarak üzerine baktı.

'Ã?ıplaktı.'

Hızla yataktan doğruldu ve üzerine kıyafetlerini giymek için banyo teknesinin bulunduğu odaya yöneldi. Odaya girdiği anda kıyafetlerini bulmak için etrafına bakındı ama kıyafetlerin bıraktığı yerde olmadığını gördü. Pantolon ve gömleği yerinde yoktu. Hızla odasına döndü ve etrafına bakınca dolabı gördü.

Dolap!

Daha önceden orada olmadığını bildiği dolaba yöneldi ve hızla kapaklarını açarak içine baktı. Bir çığlık patlatarak geriledi. Burada bir çok kıyafet vardı ama hiç birisi kendi kıyafetleri değildi. "Aman Oren!" diye mırıldandı dehşet içinde.

Pileli elbiseler ve beyaz geceliklerden tutun dökümlü eteklere ve kıvrmlı, dantel işlemeli pelerinlere kadar her şey...

O bunları asla giyemezdi!

Hızla tüm odayı yeniden aradı ve hiç bir şey bulamadı. Kıyafetleri yok olmuştu...

O sırada gözüne camdan giren güneş takıldı ve sabah olduğunu ilk defa fark etti. Az sonra birileri kapıya gelecekti. Hızla dolaba yöneldi ve bulduğu bembeyeaz bir etekle birlikte güzel bir dantel işlemeli gömleği üzerine geçirdi. Beyazlara büründü. Kılıcını bu kıyafetler üzerindeyken belinde taşıyamazdı ama yerde durmakta olan kılıç kılıfını gördü ve gülümsedi. Onu hızla sırtına attı ve kılıcını sırtına yerleştirdi. Bir süreliğine kılıcını bu şekilde taşımalıydı. Gerçi bu kıyafetlerle odadan asla çıkmayacaktı ama. Eteklerini tutarak ve sırtına o yürüdükçe vurmaya başlayan kılıfa alışmaya çabalayarak hızla odada eski kıyafetlerini aramaya başladı...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel avluda bekliyordu..Savaş atına sırtını yaslamış bekliyordu..Uyumamıştı..Uyumayacaktı..Avluda tüm gece olası durumlar için planlar kurmuş..Ve sadık dostu ile dertleşmişti..Neler olacaktı..Kim bilebilirdiki..

Avludaki heykellere baktı saygı ile..''Ulu Lord Oren..Bilgeliğin ve gücün Tüm şovalyeler üzerinde olsun..''diye fısıldadı..Suratına yukardan güneş ışıkları vurdu bu sırada..Farketti..Sabah oluyordu..Karanlığa alışmış gözleri anı ışıktan dolayı bir an rahatsız olsada Horcoel gülümsedi..Işık onun en çok sevdiği şeylerden biri idi..

Güneşin doğuşunu izlemeye başladı..Kuşların cıvıltısını..Yaşamın armağanıydı bunlar..Dalmıştı düşüncelere..Güzel şeyleri düşünüyordu..Canlıların mutlu olduğu ve barış içerisinde yaşadıkları bir yeri..Her ırktan..Her cinsten canlıların yaşadıgı..

Tapınagın içinde ayak seslerı duymaya başladı bu sırada..Sanırım birileri uyanmıştı..(rp dışı: Harbormm).Sesini çıkartmadı ve avluda beklemeye devam etti..Paladin savaş dostu Silverhornun başını okşadı diğer eliyle..

''Hatırlıyorsun değilmi Silver..''Sana birgün birçok insana yardım edeceğimizi ve tüm varlığımızı buna adıyacagımızı söylemiştim..Güneşin doğumunu izle Silver..''Bu sırada şovalye atının başını okşamayı bıraktı..''Ã?ünkü o gün bugün..''Gülümsedi kendi kendine..''Bugun..Onkasabaya umudu ve ışğı götüreceğiz..Ã?aresizlere çağre bulacak ve Oren adına adaleti sağlayacagız.Kalbimizdeki ışık bizi ve yanımızdakileri koruyacak..Ve bizi hiçbirşey bundan alıkoyamayacak...''

şovalye bineğinden ufak bir kişneme çıkmıştı..Horcoel gülümsemeye devam etti..Dostundan da onay alması onu rahatlatmıştı..Güneşin doğumunu ve etrafında gelişecek olayları beklemeye devam etti..O yolculugu için gereken iç huzununa artık ulaşmıştı ve o huzuru diğerlerine de yaymalıydı..Ancak su anda beklemekten başka çaresi yoktu..Beklemek..

Ve görmek...
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: Eskişehir
Contact:

Post by Slach »

Ã?ffff Biraz çabuk olsaydım belki birşeyler öğrenebilirdim ama yolculuğumuz uzun olacak belki o zaman her şeyi öğrenebilirim.

Zırhımı çıramam lazım. bu zırhla yürümem ve çıkardığı seslerden düşünmem biraz zor. odama girdim odam her zamanki gibi karanlık ve soğuktu. Bu bana eski bir şarkı sözünü hatırlattı.


Now you all know
The bards and their songs
When hours have gone by
I'll close my eyes
In a world far away
We may meet again
But now hear my song
About the dawn of the night
Let's sing the bards' song

Tomorrow will take us away
Far from home
No one will ever know our names
But the bards' songs will remain
Tomorrow will take it away
The fear of today
It will be gone
Due to our magic songs

There's only one song
Left in my mind
Tales of a brave man
Who lived far from here
Now the bard songs are over
And it's time to leave
No one should ask you for the name
Of the one
Who tells the story

Tomorrow will take us away
Far from home
No one will ever know our names
But the bards' songs will remain
Tomorrow all will be known
And you're not alone

So don't be afraid

In the dark and cold
'Cause the bards' songs will remain
They all will remain

In my thoughts and in my dreams
They're always in my mind
These songs of hobbits, dwarves and men
And elves
Come close your eyes
You can see them too


şarkıyı tam olarak bitirdiğimde içim daha iyiydi. Belki içimde yarınki yolculuğun bir heycanı vardı ve o heyecanın zararlı kısmını atmıştım.

Zırhımı çıkardım ve bir yere astım. Yatağıma uzandım uyumak için gözlerimi kapattım. Pek başaramadım. Belki 1 saat boyunca yatakta döndüm yada öyle sanıyorum.

Ã?antamdaki kitaplarımdan bir tane çıkardım. Bu kitapları okudukça uykum gelirdi. Bir kitap seçtim bu ustamin tecrübelerimden birkaçı.
Ustam zamanında çok güçlü ve sevilen bir Rahipmiş bu yüzden adına birkaç kitap yazılmış ve ona gönderilmiş. Ustamın dediğine göre tamamen palavra imiş. Derdiki insanlar bazı olayları çok abartır. Ben ufak bir kuduz köpeği iyileştirsem onlar bütün köyü vebadan kurtarır gibi yazarlar.

Bir hikayesini okudum fakat ciddende abartmışlar . Tirrm 150 yaşındayken .....diye başlayan bir yazı. Bir kahkaha attım ustam yaşlı olabilirdi dakat o kadarda değil ben hiçbir insanın o kadar yaşması imkansız. Ustamın neden bunları okumamamın nedeni bu sanırım.

Hikaye bitti ve huzurlu bir şekilde uyumaya başladım.

Rp dışı: şarkı Blind Guardianın Bard's Song adlı parçası *evil*
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin ismindeki genç bir elf ormanında adı geçen tapınağı çok merak etmişti. Tapınak görüş alanının içine girince içine huzur ve sadakat hissi dolmaya başlamıştı.Genç Calin tapınağın merdivenlerinden yukarı çıktı ve Oren'in heykelini gördü.Heykelin karşısında diz çöktü.Artık kabul edilmeyi bekliyordu...
raistlin_tole
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Tue Dec 21, 2004 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by raistlin_tole »

toledoras gecmısını arıyordu gecmısının sırlarını cozmeye calısırken ilerlerde piramıdı andıran bır bına ve cevresındekı duvarları gordu 'belkıde benım gecmısımdır'dusuncesıyle o alana dogru ılerledı onunde bır yol vardı yol o gorkemlı bınalara kadar uzanıyordu gordugu her heykelde ıcınde bır kıpırtı olusuyor ve onunde huzurla egılme ıstegı doguyordu 'belkıde gecmısımı aramayı bırakmalı ve tanrılara hızmet etmelıyım'dusuncesıyle son olarak orenın onunde saygıyla egıldı
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Sufferly wrote:Calin ismindeki genç bir elf ormanında adı geçen tapınağı çok merak etmişti. Tapınak görüş alanının içine girince içine huzur ve sadakat hissi dolmaya başlamıştı.Genç Calin tapınağın merdivenlerinden yukarı çıktı ve Oren'in heykelini gördü.Heykelin karşısında diz çöktü.Artık kabul edilmeyi bekliyordu...
İlyamain saatlerdir sıkıntı ile odasında oturmuş bekliyor ve bir yerdende kıyafetlerinin nereye gitmiş olabileceğini düşünüyordu ama artık onlardan ümidi kesmişti. "Bir yerde hiç bu kadar uzun süre kalmamıştım!" diye mırıldandı ve sıkıntı ile yerinden kalkarak kapıya yöneldi. Kapıyı açtı ve dışarıya çıktı. Tapınağın koridorlarında sessizce ilerledi ve tapınağın girişine doğru yöneldi. Biraz bahçeye çıkıp temiz hava almak istiyordu. "Ã?fff... Bu elbiselere bir türlü alışamayacağım!" dedi kendi kendisine...

Tam Lord Orenin heykelinin yanından geçiyordu ki heykelin karşısında eğilmiş yeni bir yüz gördü ve hızla o tarafa yöneldi. "Aaaa Merhaba!" dedi. Yaklaşınca adamın bir elf olduğunu gördü ve sıkıntı ile nefes verdi. Ama yinede yeni birisiydi. Yeni kişilerle tanışmak onun için her zaman güzel olmuştu.

"Tapınağa hoş geldin!" dedi. "Lord Oren seninle olsun yakışıklı elf." Sonra kızardı. Hiç bir elfe yakışıklı dememişti.

Elfe daha dikkatli bakınca onun neden Lord Orenin heykelinin karşısında eğilmiş olduğunu anladı. "Lord Oren'e bağlılığını sunmaya geldin sanırım!" dedi yeniden o eski ciddi haline bürünerek. "Ruhunda savaş ve ölüm barındırıyor musun?" diye sordu. "Lord Orenin inananı olmaya uygun musun?"

Elfe taratarak bakıyor ve onun bu vasıflara uygun olup olmadığını merak ediyordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Gorath wrote:
Sufferly wrote:Calin ismindeki genç bir elf ormanında adı geçen tapınağı çok merak etmişti. Tapınak görüş alanının içine girince içine huzur ve sadakat hissi dolmaya başlamıştı.Genç Calin tapınağın merdivenlerinden yukarı çıktı ve Oren'in heykelini gördü.Heykelin karşısında diz çöktü.Artık kabul edilmeyi bekliyordu...
İlyamain saatlerdir sıkıntı ile odasında oturmuş bekliyor ve bir yerdende kıyafetlerinin nereye gitmiş olabileceğini düşünüyordu ama artık onlardan ümidi kesmişti. "Bir yerde hiç bu kadar uzun süre kalmamıştım!" diye mırıldandı ve sıkıntı ile yerinden kalkarak kapıya yöneldi. Kapıyı açtı ve dışarıya çıktı. Tapınağın koridorlarında sessizce ilerledi ve tapınağın girişine doğru yöneldi. Biraz bahçeye çıkıp temiz hava almak istiyordu. "Ã?fff... Bu elbiselere bir türlü alışamayacağım!" dedi kendi kendisine...

Tam Lord Orenin heykelinin yanından geçiyordu ki heykelin karşısında eğilmiş yeni bir yüz gördü ve hızla o tarafa yöneldi. "Aaaa Merhaba!" dedi. Yaklaşınca adamın bir elf olduğunu gördü ve sıkıntı ile nefes verdi. Ama yinede yeni birisiydi. Yeni kişilerle tanışmak onun için her zaman güzel olmuştu.

"Tapınağa hoş geldin!" dedi. "Lord Oren seninle olsun yakışıklı elf." Sonra kızardı. Hiç bir elfe yakışıklı dememişti.

Elfe daha dikkatli bakınca onun neden Lord Orenin heykelinin karşısında eğilmiş olduğunu anladı. "Lord Oren'e bağlılığını sunmaya geldin sanırım!" dedi yeniden o eski ciddi haline bürünerek. "Ruhunda savaş ve ölüm barındırıyor musun?" diye sordu. "Lord Orenin inananı olmaya uygun musun?"

Elfe taratarak bakıyor ve onun bu vasıflara uygun olup olmadığını merak ediyordu.

Calin başını eğmiş bir şekildeyken ani gelen ses ile irkildi.Karşısındaki kendisi ile konusuyordu.Ayağa kalktı ve "Hoşbulduk" dedi. "Tapınağın Lord'una bağlılığımı sunmaya geldim. Savaş ve ölüm..Hepsi birer dengede olmalı.Elbette ruhumda savaş ve ölüm vardır" dedi. Calin konusurken arkadan kapı açılma sesini duydu.Tapınağa birinin daha girdiğini görünce o tarafa doğru baktı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

logan bir hışımla yataktan kalktı rüyasıdna en son gördüğü şey 3 şovalyenin ölümüydü...
koridordan sesler geliyordu
giyindi çıktı logan koridora,3 kişi duruyordu biri kısa etekli bir bayandı yanlarına gitti loganı suratında bir gülümse vardı'' lord orene 2 inan daha ''
kızın kim olduğunu bakmak için kafasını çevirdiğinde İlyamain dı gözlerine inanamadı içinden ''kendine itiraf et logan çok güzel olmuş yoksa ...''
döndü ve 2 kişiye baktı
''siz lord orenin yeni inanları bu tapınakta huzur bulacaksınız adalet için savaşacaksınız ,ihaneti aklınızdan bile geçirmeyin ''
logan kılıcını çekti şovalye selamı vererek, geri kınına soktu.
''adım logan tapınak şovalyesi lideriyim ,leydimle pardon leydiyle tanışmışsınız dır zaten '' İlyamain ını yüzüne baktı ve logan utanmıştı ama bunu yeni gelenlerin önünde beli etmemişti.

''burda eğitilecek bur da orenin öretilerini örenceksiniz''
logan nı karşısındaki 2 kişi logan bir gıpta bir soylu ifadesi ile bakıyordu logana bir lider olarak görüyorlardı şimdiden loganla savaşa gidebilirlermiş duygusu kaplamıştı


rp dışı :ağuralarımın etkisini yazdım...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests