Akılları LOTR le gerçek yaşam arasında sıkışıp kalmış kuzenler ve zavallı bendeniz;
-Ya yapmayın etmeyin, gecenin bir saati ne yapcaz ormanda?
-Aragorn ne yapıyordu?
-Aragornun isilduru vardı! Benim boyum kadar kılıcım olsa gözümü kırpmam dalarım ormana!
-ama sen hırsızsın, kaçmayı biliyor olmalısın.
-Kaçarım da arkamda sizi bırakırsam beni kazıp çıkarmanız gerekir-o da yaşıyosanız-çünkü annem beni öldürür!
-Korkak olma, burda ork olsa çoktan ölmüştük.
-Ne orku ya? Orklar gerçekte yok!Beni ilgilendiren ayılar!
-Legolasa ayılar vız gelir!
-Bilmem fark ettin mi ben Legolas değilim?
-Ama kitapları ezbere biliyorsun!İşimize yarayacak şeyler vardır içinde!
-Evet en sevdiğim ve en çok işe yarıyacak söz; Kaçın aptallar!
-Ama..
Bu böyle iki saat kadar devam etti, kitap olduğuna inandıramadım. Sonra bir baktık ki epey bir uzaklaşmaışız, hayır, KAYBOLMUşUZ!
-Artık dönelim mi??
-Nasıl dönmeyi planlıyorsun? Ben burda kötü karakterim, ne yaharsan yap umrumda değil!
(ne yapacaklarını belemeden, hava kararana kadar pineklediler.Hayır yani, bu arada ayağımı dala takıp yuvarlanmayı da başardım, zor yürüyorum. Her ikiside benden küçük, kız ve ağlıyorlar)
-Ya kesin şunu yoksa sizi öldüreceğim!
-Geri dönmek istiyorum! Argagorn gibi iz sürsene!
(tamam, be dedim. Ã?yle olsun. Kahramanca çiğnenirim bir ayının ağzında)
Bunlar ağlamayı kestiler. Ben cep telefonumun ışığyla geldiğimiz yere dönmeye çabalıyorum. Ve yaklaşık altı saat sonra ailelerimizi bulduk.
O sinirle içeri dalıp bütün lotr kitaplarını şöminenin içine tıktım. Tolkien beni affeder inşallah.
Sonuç olarak elimde kan revan içinde bir bacak şarjı bitmiş bir telefon, yaşayan iki kuzen ve yanık kitaplar kaldı.
LOTR..Neredeyse beni öldürüyordu.

