rp dışı: Konunun başlıkla uzaktan yakından alakası kalmadı, kesilebilirse iyi olur. Sınıflar ve aşk tartışmasından hırsız mı savaşçı mı'ya döndük. O kısımlar kesilebilirse eski yerden devam edebiliriz bu başlıkta. Diğer başlıkta da bilahare konuşuruz.
rp içi: Yazdıklarımı benim yaptığımı söylediğiniz şekilde ters algıladıktan sonra benim söylediklerinizi okumadığım ifadenizi kale almamayı tercih ediyorum.
Savaş bir sanattır dedin, barbarlar da savaşıyor (mantıksal çıkarım) demek ki barbarlar sanat yapıyor gibi bir çıkarımda bulundum hatamı gösterebilirseniz sevinirim.
Hırsızlar savaştan kaçmaz sadece yeteneklerini savaşın kaderini etkileyecek noktalarda kullanmayı tercih ederler. Ã?nünüzdeki pusuları saptayan, düşmanlara tuzaklar kuran, kilitli kapıları açan ve dostlar/düşmanlar arasında hayati istihbaratlar yapan hırsızlar hayatlarını basit bir kılıç oyununa bağlamaya ihtiyaç duymazlar. Bu durumda hırsızlar savaşların kazanılmasını sağlayan en önemli gruplardanken nasıl taktiksel davranmadıklarını iddia edebiliyorsun anlamakta cidden güçlük çekiyorum, hırsızların tabur şeklinde yanyana dizilip ellerinde mızraklarla ileri atlamalarını mı bekliyorsun?
Barbarların disiplinli savaşçılar olmadıkları ve hatta var olan güçlerini disiplinsizlerinden aldıkları bilinen bir gerçektir. Bu disiplinsiz ve savaşta kendilerini kaybeden savaşçıların savaş meydanında belli formasyon taktik ve akılcı manevralar sergilemesini beklemek akla uygun değildir. (paladin ve savaşçı örneğini nerden karıştırdın anlamadım şu anda sadece barbarlara laf atılmaktaydı tüm konuları tek başlıkta konuşabilecek olsaydık forumun kendisi olmazdı değil mi?

O yüzden daha da dağıtmadan orayı geçiyorum.)
5 barbar sadece daha fazla kas gücü demektir ancak 5 hırsız bir ekip demektir arada fark var. Aynı zamanda hırsızların yöntemleri farklıyken yüzyüze dövüşü tercih etmeleri ancak barbarca bir mantıksızlık olurdu, çok daha kolay şekillerde o 5 barbar halledilebilir, önemli olan kılıç ve bilek gücü değil zekadır.
Entreri konusundaki kaynağının güvenilir olduğunu varsayıyorum. Entreri eğer öyleyse ne olmuş? Herkesi Entreri hayranı falan mı sanıyorsun kendin Conan hayranısın diye? şahsen Entreri'nin çok çok çok çok eksik yanları olduğunu düşünürüm ve çoğunluğu bir gölge yoldaşının mantığına uymayarak yaptığı salaklıklar üzerinedir.
Hırsızlar eğer hiç silah tutmasalar da karşılarındaki ile baş edebilirler. Aynı şeyi barbarlar için söylemek ütopik (tekme ve yumruklarını da silahtan sayıyorum, şimdi o detaylara girmeyelim, ne demek istediğim ortada ve lafa iki tur fazla attırmaya gerek yok.)
Zarif birisi sert olamaz mı? Ve sert birisi zarif? Bu konuyu bir daha düşünmeni rica edeceğim.
Katilsiniz orası kesin. Anlamsız ve basit nedenlerden (şu kısa boylu içkisini üstüme döktü) insan öldürmekten hazzediyorsunuz, medeniyetin gerisinde barbarca tavırlar sergiliyorsunuz. Üstüne üstlük o basit nedenden öldürdüğünüz basit insanı öldürmeyi maharet sayıyor dahası bir de onun cesetini soyuyorsunuz. Bir o kendi halindeki insanı yemediğiniz kalmış diyeceğim ama o da yok. Bunun onurlu, gururlu erdemli yanını gösterebilir misiniz bana? Neden o insanı sadece canlı bırakmıyorsunuz? Hırsızlar çulsuz kesiminden bir şey çalmazlar çalmaya değecek bir şeyleri yoktur zaten onların, genelde zenginlerden ve üstüne üstlük çoğunlukla parasını ciddi derecede korumaya değer görmeyecek derecede sonradan görmüş zenginlerden çalar.
Peki kadınlar konusunda bana şunu açıkla. Neden kadınlar savaşa ilgi duymuyor? Neden onlar da eşit yetiştirilmiyor ve yerlerinin evleri olduğu bilgisi benimsetiliyor? Dahası neden kadınlar savaşta erkeklerle eşdeğer bir eğitim almıyor ve ön saflarda savaşırlarsa telef olacakları şekilde yetiştiriliyor? Ben size kendinizi tekrarlamayacağınız farklı sorular soruyorum ama siz kendinizi tekrarlıyorsunuz, bunun kabahatini lütfen bana atmayın.
Kadının baştan çıkarmasına kapılıyorsa ölene kadar beraber olmaya yemin ettiği karısını aldatmış olmuyor mu? Yoksa sizin aranızda buna daha güzel bir söz uydurulmuşluğu var mı?
Evet bilge barbar sözlerinize yeterince değer verebildiysem ve böylece hayatımın amacını gerçekleştirdiysem ne mutlu bana.

Taşlar unutana dek...