ÖÖL RÖZGARI HANI!
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
ateşin kavuran sıcaklığında şarkı söylemek nasıl gelir sizin için bilmem ama yeni bir şey yapıyoruz şimdi. herkes yumuşak ve muhteşem minderlerimin üzerine oturacak ve harika bi gün geçircez...bi oyuufak ama eğlenceli...daha çok içimizdeki felsefi tarafı çıkarack ortaya ve şaşkılar söyleyeceğiz ardından...kabul mü saygıdeğer misafirlerim?
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
hızla kapıdan çıkmak üzere olan Wuroldar dostuma yetişebilir miyim acaba?
"Lordum...konuşmanıza gerek yok! menekşe rengi gözleriniz daim bize yeterli...yanlız varlığınız ve inanın bana siz de aradığınızı bulacaksınız...."
"Lordum...konuşmanıza gerek yok! menekşe rengi gözleriniz daim bize yeterli...yanlız varlığınız ve inanın bana siz de aradığınızı bulacaksınız...."
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Diyarın sakinleri kendilerini peş peşe bir duygu selinin ortasında buldular.. herkesin kalbinde ve kafasında sırasıyla en çok korktukları anı, en acı çektikleri olay hatırladılar... ve dünyada en çok nefret edip intikam almak istedikleri varlığı gördüler.. üst süste gelen bu duygular diyarda çok kişinin dizleri üstüne çöküp yığılmasına sebep oldu...
Sonra...
Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:
Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..
Sonra...
Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:
Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
jesterthedoommaker
- Kullanıcı

- Posts: 49
- Joined: Mon May 10, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
rp dışı: hepinizden suskunluğum için özür dilerim uzun zamandır trojanlarla savaşıyodum o yüzden cevap yazamadım umarım yanış anlaşılmamıştır sessizliğim................
rp içi: (şaklaban ortamı terk etmeden önce) etraftaki gergin vaarlıkları görünçe soytarı bir an sinirleri boşaldı sesi yülselmese bile oldukça sertti "Hey siz kavga bekliyenler bana ve şu şaklabana kaba sözleri sevliyesiz dandik bir yumruklaşmayı mı layik görürsünüzde bu kadar tedrigin olup hatta bizi durdurmak için silahınıza sarılırsınız buradaki kimsenin o kadar düşük seviyeli oluçağını sanmam sözlerim saldırgan gelmiş olabilir ama söyleyin başka nasıl karşımdakinin tam savunmasını görebilirimki ve sen şaklaban o sözlüğü nerden buldun yada daha doğrusu ne zaman YAZDIN kendi kavramların buradakiler ve dışardakiler için ne kadar geçerlidirde sen burda bunları sölersin"
o sırada içeri giren tanrıyı görür ve hisseder soytarı özlem dolu bir tiksintiyle bakar tanrıya ve "buradaki herkese iyi akşamlar ben izninizle odama çekiliyorum" der ver odasına girer taki garip bir şekilde içinde hissettiği nefret acı hüzün yani bir bakıma ruhuna yapılan işkence sonrası hanın salonuna döner bu duygu hoşuna gitmiştir..........
"şey bende şarkı sölemek isterdimde.............."
konuşurken gözlerini acının kaynağı olduğu belli olan varlıktan hiç ayırmaz ve suratında tiksindirici ve zevk dolu bir gülümseme oluşur ve gene en sakin gördüğü bir köşede mindere oturur.....
rp içi: (şaklaban ortamı terk etmeden önce) etraftaki gergin vaarlıkları görünçe soytarı bir an sinirleri boşaldı sesi yülselmese bile oldukça sertti "Hey siz kavga bekliyenler bana ve şu şaklabana kaba sözleri sevliyesiz dandik bir yumruklaşmayı mı layik görürsünüzde bu kadar tedrigin olup hatta bizi durdurmak için silahınıza sarılırsınız buradaki kimsenin o kadar düşük seviyeli oluçağını sanmam sözlerim saldırgan gelmiş olabilir ama söyleyin başka nasıl karşımdakinin tam savunmasını görebilirimki ve sen şaklaban o sözlüğü nerden buldun yada daha doğrusu ne zaman YAZDIN kendi kavramların buradakiler ve dışardakiler için ne kadar geçerlidirde sen burda bunları sölersin"
o sırada içeri giren tanrıyı görür ve hisseder soytarı özlem dolu bir tiksintiyle bakar tanrıya ve "buradaki herkese iyi akşamlar ben izninizle odama çekiliyorum" der ver odasına girer taki garip bir şekilde içinde hissettiği nefret acı hüzün yani bir bakıma ruhuna yapılan işkence sonrası hanın salonuna döner bu duygu hoşuna gitmiştir..........
"şey bende şarkı sölemek isterdimde.............."
konuşurken gözlerini acının kaynağı olduğu belli olan varlıktan hiç ayırmaz ve suratında tiksindirici ve zevk dolu bir gülümseme oluşur ve gene en sakin gördüğü bir köşede mindere oturur.....
Jester cares not,
Whatever you live or not!...
Whatever you live or not!...
Kapı yine ardına kadar açılır....içeriyi çabuk çabuk iki göz tarar. onu handan kovan (ama onun yüzünden değil hoşuna gitmediği için gitmiştir handan) "tanrı" şimdi yoktur...derin bir nefes alır ve elbisesindeki çıngırakların çıkardığı şıkırtıyla yürür. Bu sefere dikkat çekme gibi bir niyeti yoktur kendini bu yüzden garip hisseder aslında; ama ne olursa olsun görünüşü ve daha önce handa sergilediği kendine özgü davranışları yüzünden doğal olarak dikkatleri çeker. içerdekilerin tiksinti dolu bakışlarını üstünde hissederek bara oturmaya gider ve o sırada yüzünde safça bir gülümse ile merdivenlerden inen soytarıya dudaklarını kıvırarak sırıtır
bara yavaşça oturur.
Elini bar masasına vurarak birasını ister ve içerdekilerin komik sohbetlerini dinler hafif hafif gülerek: "ne kadar da aptal kimseler" diye düşünür 'içinden'.
bara yavaşça oturur.
Elini bar masasına vurarak birasını ister ve içerdekilerin komik sohbetlerini dinler hafif hafif gülerek: "ne kadar da aptal kimseler" diye düşünür 'içinden'.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
Tenlerinizi üşüten bir esintiyi hissedin. Gözlerinizi kapatın ve itiraf ein...Size en acı vereni, yalanları, kandırılışları. Hüzne en uzun zaman hükmedemeden yaşadığınız zamanları. İtiraf edin sizi yaralayanları....en kara zamanınızı!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests