Ben sana Dışsallık konusu anlatayım.(iktisat okuyorum-çok bilmem-ama bildiğimden anlarım)
İnsan hayatı üzerinde her mutluluk unsuru ekonomik olarak fayda temelleri üzerine dayandırılmıştır. İnsan, cebindeki paranın azlığında veya yokluğunda mutsuzlaşır. Ekonomik sistemler içerisindeki her fayda süreci insanın belli bir oradan mutsuzlaştığına delalettir. Bu işin sağlık kısmına geldiğimizde, insan hayatına etki eden bazı sağlık harcamaları vardır. Sağlık sorunlarına ödemeyi kabullendiği otonom harcamalar ise insanı en belirgin şekilde "hem hasta olduğu için, hem bu sorunun çözülmesinde en iyisini dilediği" ve buna göre çabaladığı için kazandığı bir mutsuzluk paydası vardır. Ancak bazı olaylar vardır ki insan hayatında direkt olarak kişilerin ceplerindeki alım gücüne etki etmez. Bunun en büyük örneği amerikadır. Amerikada kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla(GDP) 25.000 dolar seviyelerindeyken bunun 10.000 doları sağlık harcamlarına gider(cilt koruyucu, vitamin hapları vs). Peki bu büyük insanları dolaylı yoldan etkileyip, ceplerindeki parayı tüketen unsur nedir?
Buna dışsallık denmektedir.
Bunu ilk defa ortaya atan kişi ise Pigou'dur. Pigou'ya göre tüm insanların kabullenmeseler bile (sağlık konumuz olduğundan dışsallığı sağlık olarak inceleyeceğim) ceplerindeki alım gücünü azaltan bir unsur vardır. Bunu daha iyi anlatmak için şu örneği vereceğim.
Fabrikalar, fabrika artıklarını denize dökerler. Bu dökülen artıklar ekolojik çevreye zarar verir ve balıklar zehirlenir. Bu balıkları tutan balıkçılar, bunları tezgaha koyar. Tezgahdan alırız ve tüketiriz. Akabinde sağlıksız balık yediğimizden dolayı dolaylı olarak sağlık harcamalarımız artar;ama biz bunun farkına varamayız. Balıkçılarda bunun farkında değildir...ama bu farkındasızlık paftası üzerinde en sonda yer alan "tüketici" daima zarar görür. Böylece fabrikaların denize döktüğü artıklar, bizi dolaylı yoldan etkiler.
Bu sorunun çözülmesi için "pigocu" yaklaşım devlet müdehalesini ön görmüştür. Devlet olayın aktörlerinden Tüketici ve sanayiden vergi toplayarak, arıtma tehsisi kurar ve görürnen şekliyle kişilerin ceplerindeki paraya direkt müdehale etsede, uzun vadede refah seviyesinin artmasına sebep olur.
Pure Capitalist ülkelerden Almayanda yağmur sonucu oluşan çatı sularında oluşan "sulardan" vergi alınmasının temel sebebi budur.
Detaylı şeyler isterse:
callofbunises@hotmail.com dan ulaşabilirsin.