Olay o zaten.Daeya wrote:O zaman ben yanlış anlamışım ya da yanlış anlatmışım.
Benim için önce dostluk geliyor her zaman için. Çok taptığım adamla dostlarımı hiçe sayarak evlendim diyelim. Ve diyelim ki, 3 sene sonra da boşandık. "Keşke zamanı geriye alabilseydim" diye ağlarım. Ã?ünkü işte o zaman yanımda ne o taptığım adam olur ne de bir zamanlar herşeyimizi paylaştığımız dostlarım..
Başından beri söylemeye çalıştığım bu...
Arkadaşlık dediğimiz şey, ideal tanımının iddia ettiğinin tersine, senden hiçbir şey istemeden sana bir şeyler veren kişi değildir. Seninle birlikte olmaktan hoşlanan kişidir. Çoklukla da hoşlanma ve takdir etme birlikte yürür.
Çok yakın bir arkadaşım yakın zamana kadar(kısmen hala da) benim ve diğer yakın arkadaşlarının hiç onaylamadığı bir kızla birlikteydi. Kız bu çocukla gayet AÃ?IK AÃ?IK oyun oynuyordu. Ã?ocuğa herkes "yapma, babacım. yalan olacaksın" demesine rağmen, iplemedi. En son iki hafta önce bana gelip "abi hiç gerçek arkadaşım yokmuş, onu anladım ben" dedi. Buradaki hata sence çocukta mı, arkadaşlarında mı? Bir insanın yaptığı hata, arkadaşları tarafından bir yere kadar hoş görülür. Onun ötesinde hızla "adam değilmiş" kategorisine indirilir, oradan da "bırah yau" kategorisine indirilir vb vb.
Aşkla arkadaşlığı bir terazinin iki ucuna yerleştir. Hangisi ağır basacak? "Aşk" diyeceksin. Ama GERÃ?EKTEN emin misin?..
