Yaratılışın Ã?yküsü
Evren, Tanrı’nın güzelliğinin ve kusursuzluğunun bir yansımasıdır derler. İşte burada evrenin nasıl meydana geldiğinden kısaca bahsedilmiştir:
Tanrı kusursuzdu
Onun hep yanında olan melekleri ve sonradan yaratılmış olan cinleri vardı başlangıçta
Sonra uzun süredir yapmadığı bir şeyi yaptı
Yeni bir boyut oluşturdu
Muazzam bir enerjiyle evreni meydana getirdi
Enerji parçalara bölünüp yıldızları oluşturdu
Yıldızlar kendilerine yakın gezegenleri etraflarına topladı
Ama sadece bir gezegen Tanrı tarafından kutsandı
Orada yaşaması için daha akıllı canlıları yaratmaya karar verdi
Ã?ünkü melekleri yanından ayıramazdı
Zaten onlar da bunu istemezlerdi
Ama cinlere göre o kusursuzluk dolu yeni boyutta kendileri yaşamalıydı
Ve bunu hak ettiklerine inanıyorlardı
Cinlerin en soylusu olan kleanların başı aynı zamanda Tanrı’nın sevgili kulu Kertper sözü aldı
Sözleri inandırıcıydı
Melekler dahi inandı
Sadece üç melek ona inanmadı
Biri ki meleklerin en yücesi ve en merhametlisiydi
Adı Cebrail’di
Tanrı’nın Kertper’in içindeki gerçek düşünceleri anlaması çok sürmeyecekti
Sonunda Kertper gerçek yüzünü gösterdi ve yeni boyutta hak talep etti
Daha da ileri giderek kendini Tanrı’nın yerine koymaya başladı
Kertper’i kızdıran asıl şey Tanrı’nın cinlere bile haber vermeye gerek duymadığı başka şeyler de yapmasıydı
Yeni bir varlık yaratmıştı
İnsanlardı bu varlıkların adı
Cinler kadar bile uzun yaşamıyorlardı ve melekler kadar sadık da değildiler
Kertper’in etrafına öğrencilerini topladı ve ilk öğrencisine bir görev verdi
Ã?ğrencisi aslında bir melekti
Ama diğer melekler gibi zarif ve renkli gözlü değildi
Kapkara saçları ve simsiyah gözleri vardı
Kertper’in kendine eş olarak insanlardan Lilith’i seçmesi üzerine
Kertper’in öğrencisinin de ilk yaratılan Adem’i kandırması uzun sürmeyecekti
Yasak bahçede yakalattırmıştı ve böylece insanlar sürgüne gönderilecekti
Ama istedikleri gibi olmayacaktı bu sürgün
Tanrı sürgün yeri olarak yeni boyuta yollamıştı insanları
Kertper böylece savaş ilan etti sonunda
ve melekler iblislerin babası manasına gelen şeytan ismiyle onu anmaya başladılar
Cebrail kılıcını kuşandı ve meleklerin oluşturduğu ordunun başına geçti
Cinler bozguna uğrarken şeytan’ın da başka sorunları vardı
İlk öğrencisi gerçekleri görmüştü ve şeytan’a ihanet etmişti
şeytan da onu cezalandırmıştı
Yüzünü tanınmayacak bir hale sokmuştu
Ama öğrencisi öfkelenerek saldırmaya devam etmiş ve şeytan’ı alt etmeyi başarmıştı
Tanrı da bu meleği affederek ona yeni bir görev vermişti
Hatta evreni oluştururken yarattığı gizemli taşlardan birini ona emanet etmişti
İsmi Azrail olan bu meleğe aynı zamanda biçim değiştirebilme yeteneği de bahşedilmişti
Böylece eski görüntüsü gitmiş yerine mavi gözlü ve daha genç gözükür olmuştu
Ã?oğu söylentiye göre meleğe o gücü veren Tanrı’nın ona verdiği gizemli taştan kaynaklanmaktaydı
Ama asıl önemli olan şeytan’ın taşları öğrenmesiydi
Tekrar içine dolan hevesle tutulduğu hapisten kaçıp kendine yeni bir kale yaptırttı
Böylece zaman aktıkça insanlar geçmişi unuttular
ve Dünya’da kendilerinden başka üstün bir güç olmadığına inanmaya başladılar
Not: Rehber’in Kitabı’ndan alıntıdır. Kısaltılmıştır.
Rehber'in Kitabı'ndan Alıntılar
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Güzel başladı, çabuk bitti. 
Böyle bir hikaye için bu kadar satır az gelmiş catboy efendi. Bu, "akış" dediğimiz o ilginç şeyin kesilmesine sebep olmuş. Tarzınız her zamanki gibi güzel fakat bu hikayeyi parçalara bölerek uzun uzun anlatsanız daha güzel olurmuş bence.
Tabi birde şöyle birşey var. Eğer bu kısım zaten kısaca anlatılıp geçilmesi gereken bir kısımsa (nede olsa bu bir alıntı.) gayet hoş olmuş. Kaleminize nazar değmesin.
Böyle bir hikaye için bu kadar satır az gelmiş catboy efendi. Bu, "akış" dediğimiz o ilginç şeyin kesilmesine sebep olmuş. Tarzınız her zamanki gibi güzel fakat bu hikayeyi parçalara bölerek uzun uzun anlatsanız daha güzel olurmuş bence.
Tabi birde şöyle birşey var. Eğer bu kısım zaten kısaca anlatılıp geçilmesi gereken bir kısımsa (nede olsa bu bir alıntı.) gayet hoş olmuş. Kaleminize nazar değmesin.
Been there. Seen that. Got the scars.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
