KATİL

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
mguzel
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Wed Nov 21, 2007 10:00 am
Contact:

KATİL

Post by mguzel »

KATİL

Düşünüyordu Ozan.
Ne yazması gerektiğini düşünüyordu.
Bir türlü karar veremiyordu ne yazması gerektiğine. Düşünüyordu ama hiçbir fikir gelmiyordu aklına.
Bir vahşet romanı yazıp kendisini edebiyatçılara ve arkadaşlarına kanıtlamalıydı. Ama nasıl yazacaktı ve ne yazacaktı.
Daha önce çok güzel öyküler yazmıştı ve hepsi çok beğenilmişti. Ama hepsi çiçek, böcek, aşk öyküsüydü.
Bir şey yazamıyordu Ozan. Ama yazması gerekiyordu. Yazmalıydı.
Birden aklına bir fikir gelmişti. Düşündü. Vazgeçer gibi oldu. Ama bunu yapmalıydı. Kendisini kanıtlamalıydı Ozan.
Bilgisayarını masanın üzerine bıraktı.Telefonunu eline aldı ve numarayı çevirdi.
"Alo"
Karşısındaki ses bir erkek sesiydi.
"Mert" dedi Ozan. "Nasılsın?"
"İyiyim toprağım sen nasılsın?"
"İyi. Oğlum benim çok canım sıkılıyor. Ã?ıkıp dolaşalım mı?"
"Neden canın sıkılıyor acaba. Bir öykü yazamadın mı hala beceriksiz."
Gülüyordu Mert. Ozan'ın sinirleri bozulmuştu.
"Bu gün yazacağım" dedi içinden Ozan.
"Efendim Ozan"
"Yok bir şey Mert. Seni almaya geliyorum. Birlikte dolaşalım biraz."
"Tamam,olur" dedi Mert. "Bekliyorum."
Ozan telefonu kapattı ve yerine bıraktı. Evin ve arabanın anahtarını masanın üzerinden aldı. Ceketini giydi ve kapıdan dışarıya çıktı.
"Bu gün yazacağım" dedi yine.
Apartmanın çıkışına gelmişti. Sisli havada bir süre arabasını aradı Ozan. Buldu. Arabaya yöneldi.Arabayı çalıştırdı ve yola koyuldu.
Kısa süre sonra Mert'in evine varmıştı. Mert onu dışarıda bekliyordu.
Mert'in beklediği kapının önünde durdu ve Mert'e kapıyı açtı.
Mert hızlı bir şekilde arabaya bindi.
"Gazla" dedi.
"Geceye akalım dostum. Kızlar bizi bekliyor."
Ozan:
"Tabi ki" dedi.
Yola koyuldu.

***

Boş bir araziye girmişlerdi. Dışarısı karanlık olduğu için pek fazla bir şey göremiyordu Mert. Sonradan fark etmişti buraya girdiklerini.
"Dostum ben buralarda bar olduğunu sanmıyorum" dedi Mert.
Ozan öfke dolu gözlerle Mert'e bakıyordu. Mert Ozan'ın bakışlarından korkmuştu.
"İn!" dedi Ozan.
Ozan'ın sesi Mert'i ürkütmüştü. Yavaşça arabadan indi Mert.
Ozan bagaja yöneldi. Bagajdan bir balta çıkarttı.
Mert ürkmüştü.
"Ne yapıyorsun dostum. Hiç komik değil." dedi Mert.
"Kes sesini!" dedi Ozan.
Ozan elindeki baltayla Mert'in üzerine doğru yürüyordu. Mert bir an için kaçmayı denedi fakat bir ağaç dalına takılıp yere yuvarlandı.Mert korku dolu gözlerle Ozan'a bakıyordu
"Yapma!"dedi.
"Ne olursun yapma Ozan. Biz arkadaşız."
Ozan'ın daha fazla beklemeye niyeti yoktu.
Mert'i düştüğü yerden kaldırdı ve bir ağaca yasladı. Elindeki baltayı hızlıca Mert'in kafasına vurdu. Kafası darmadağın olmuştu Mert'in.
Baltaya baktı Ozan. Mert'in beyni baltaya yapışmıştı.
Midesinin bulandığını hissetti Ozan. Kustu. Ama devam etmeliydi.
Mert'in başı olmayan bedenini toprağa yatırdı.
Elindeki baltayı havaya kaldırdı ve hızlıca indirdi. Bir bacağı tamamen kopmuştu Mert'in.
Atar damarı kesilmediği için hala can çekişiyordu Mert.
Ozan önemsemedi bu durumu. Baltayı tekrar kaldırdı ve hızlıca tekrar indirdi. Diğer bacağı da kopmuştu Mert'in. Sonra sağ eli. Daha sonrada sol eli.
Geriledi Ozan. Mert'in son durumuna baktı. Arkadaşını altı parçaya ayırmıştı. Yüzünde istemsiz bir gülümseme belirdi.
Tekrar arabanın bagajına yöneldi Ozan. Bagajdan bir kürek çıkardı. Altı ayrı çukur kazdı ve arkadaşının altı ayrı parçasını bu çukurlara yuvarladı.
Daha sonra çukurları kapattı ve en son olarak da avucuna aldığı toprakla kan izlerini örttü.
Arabaya yöneldi. Kapıyı açıp oturdu arabaya. Bir süre hiç kımıldamadan oturdu. Ölüm sessizliğini dinliyordu.
Arabayı çalıştırıp gaza bastı. Kısa süre sonra gözden kaybolmuştu.
***
"Gelin. Gözlerini açtı."
Ã?evresine bakındı Ozan. Gözleri tam açılmamıştı daha.
"Oğlum."
Ozan başını sesin geldiği yöne çevirmişti. Annesini gördü. Gülümsedi.
"Korkuttun bizi oğlum."
Yattığı yerden kalktı. Vücudu sırılsıklam olmuştu.
"Ne oldu anne."
Ozan hala gördüğü rüyanın etkisindeydi.
"Rüya görüyordun herhalde. Çok korkuttun bizi."
Annesi Ozan'ın başucuna geldi. Bir süre başını okşadı.
"Ateşin var. İstersen doktora gidelim oğlum."
"Hayır anne, gerek yok."
"Hep okuduğun garip öyküler yüzünden bu rüyaları görüyorsun dostum. Bir de yazmaya kalktın. Bırak artık şu korku öykülerini. Bak rüyalarına giriyor. Bünyen kaldırmıyor oğlum işte."
Ozan başını kapıya doğru çevirdi.
Mert'i gördü. Gülümsedi. En çok buna sevinmişti.

Hikaye post sahibinin kaynak gösterdiği siteden alınıp buraya konmuştur, kaynak sitenin adı forum kuralları yüzünden mesaj içeriğinden silinmiştir. (Bogus)
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest