Selam beyler Burda size Nel yazarlarindan Numenan in bir yazisini sunacagim,(bir iki rutusta ben atim ama buyuk cogunlugu Numenan in dir)
Lutfen yazi hakkindaki dusuncelerinizi yaziniz.
icinde anlam kopmasi veya Turkce karakter/kelime hatasi olabilir. Bunlari umarim maruz gorursunuz.
Iyi okumalar.
-------------------------------------
* Baslangic *
Adımını ileri doğru attı.Altından geçen hiddetli su bir anlık dalgınlığı sonucu onu ölümüne rahatlikla götürebilirdi. Korkuyordu,evet korkuyordu kısa ömrünün hiçbir zaman diliminde olmadığı kadar hem de.Yagan yagmur altinda ilerisinde duran siriklara bakarak ic gecirdi.Bunlarin hepsini gecmeli ve bitirmeliydi bu saatlerdir suren isgenceyi. Ayağını soldaki sırığa attı bir an dengede durmaya çalıştı,sirigin ayaginin degdigi tarafinin islak oldugunu fark etti.Ayaklari titriyordu.Düştü....
Düşüş ona sonsuzluk gibi gelmişti,soğuk su tenine değdiği zaman azsonra ölüme kavuşacagini anladı.Sürüklenmesi hiç bitmeyecek gibiydi.Kucuklugunde bu nehrin gerilerinde cokca oynamislardi ve herzamanda merak etmislerdi bu nehirin nereye gittigini."Demekki firsat bu gunyemis" dedi icinden hala duserken....Düştü,düştü,düştü selalelerin arasindan ve sonra aynı ona yine kucuklugunde kabilenin bilgeleri tarafindan verimli bir avdan sonra aksam atesi etrafindan anlatilan hikayelerdeki gibi bir el (tanrı diye düşünmüştü oysa ki) onu kavradı. Güçlü bir el ,sağlam elini kopartacakmışçasına son gözyaşlarını tüketen bir el.Kurtulmustu.....
-Kaybettin dedi gölgeler içerisindeki elin sahibi.Basaramadin, ve artik sen bir hiçsin...
Adam yüzüne vuran yağmurdan hiç rahatsızlanmadan başını göğe kaldırdı,bazıları o an birkaç damla göz yaşının kapaklarından aşağıya süzüldüğünü söyler,yalan mıdır? Bilinmez.Oysaki bu yenilmis ama gurulu olan savasci herzaman onlarin yagmur damlalari oldugunu savunacakti
-Kabileme uygun olamadım.dedi basini ellerinin arasina koyarak..umitsiz ve aglamakli bir sesle.Karsisindaki bekci ise hicbir duyguyu disa vurmayan yuzunu artik ufuga cevirmisti.Yuzune bile bakmadan
-Yürü kararı şefler verecek... dedi.
Adam onu hunharca bir davranış biçimiyle ileri doğru ittiriyordu.Birkac saatlik bir yolculuktan sonra koylerine vardilar. Yolu biliyordu aslinda ve olacaklari. Oysaki ona en aci veren binlerce kez önünden belki sevgi belki saygı,belki de bir hüzün tanesiyle geçtigi ancak bu kez hiçbir zaman bir daha tadamayacağı bir duyguyla geçicegi binaya gelmisti.Adını koyamadı,düşünürken kapıdan içeri girmişti bile.
İçeride ateşler yanıyordu,odayı nispeten aydınlatan ateşler.İleri doğru yürümeyi denedi.Başaramayınca arkasında sivri bir mızrak ucu hissetti.Artık daha hızlıydı.Ona umut dolu gozlerle bakan ve mujdeli haberi bekliyen şeflerin önüne geldiğinde yere çöktürüldü.Artık sıra da onların konuşması vardı.Yere cokusuyle tum seflerin bir anda yuzunden kanlari cekildi.Basaramamisti.Bazilari arkalarini donduler ve karari baska seflere devrettiler.Bu sessiz protesto en cok serefi bir mizrak ucuyla kirilmis ve diz cokturulmus olan savasciya dokunuyordu.
-Namas Minarian! dedi ulu şef.Tam bir ay önce bizlere sınavdan geçmek istediğini söyledin.
Biliyorum dedi Namas sanki aklinda soyluyecegi binlerce sey varmista onlari bir hizaya sokmaya calisiyormus gibi kafasini salladi..Kabileme karşı başarısız oldum....Ama..
-Yeter dedi kabile şefinin yanında su saate kadar hic fark edilmemis siyahlı adam,"işlemler başlatılsın..."
Arutumn sonradan barbar kavimlerinin cevreleyecegi dağlarda gizli kalmış çok eski bir Nakresan kabilesiydi,Daglara cekilmelerinin ardindan ikares in Ruud da kendini gosterisiyle daglar sallanmis ve Arutumn un daglardan cikis noktalari bir bir cig altinda kalmistir,
Kabilenin erkekleri arasından en yürekli ve güçlüsünü dış dünyaya götürüp dünya ile ilgili haberler getirmesini istemişti kabile reisi.Bu asirlardir sure gelen bir gelenekti ve her yil bir erkek daglari asarak dis dunyaya ve son zamanlarda aldiklari haberle birlikte Normador a elci olarak gidiyorlardi.Bu geziye gidebilmek icin bazi testlerden gecilmesi lazimdi.Bu testler kisiye herdefasinda bir erdem ogretirdi.
Bu sebepten dolayı tüm gençler gibi Namas’da bu teste tabi tutulmuştu.Oysaki Namas hicbir zaman bu teste girmek istememisti.O hep kabilesiyle kalmak ve ozellikle son zamanlarda artan kurt ve barbar saldirilarina karsi kabilesiyle savasmak istemisti. Oysaki kabilenin sefleri tam tersini dusunuyordu,Cunku Namas kadar kabiliyetli bir savasci Arutumn icin disariya iyi bir izlenim verebilirdi,Ancak hesaba katmadiklari birsey oldu.Namas başarısız olmustu ve Bunun için kabilesinden dışlanacaktı.
Bir sopaya asılmış asit kabını taşıyan kızlar yavaşça bir masaya bağlanmış olan Namas’ın yanına geldi.Kabile törelerine göre vücudunda ki tüm dövmeler silinecekti.Her yaşgününde Arutumn’lu gençlere birer dövme yapılırdı.
Kabilenin ileri gelenlerinden biri bir tahtaya bulaştırdığı yakıcı maddeyi Namas’ın yanağına değdirdi,Namas büyük bir acıyla haykırdı ancak bu daha acının başıydı.Yüzü yanmıştı,tüm bedeni tam yirmi sekiz kere yanmıştı.Namas’ın son hatırlayabildiği kendinden geçtiği ve soğuk karlar arasında düşerek bir yere kafasını çarptığı idi.Uykuya dalarken onu kara atanlarin ona uzun bir sure baktigini hissetti,.sonrada uykuya daldi...."Cok buyuk bir kayip hemde cok!" dedi yurumeye basliyan Arutumn bekcisi.Digeride kafasini dedigine hak verirmiscesine salladi.Cunku Arutumn hemde bu zor gunlerinde hicbir sekilde kayip vermemesi gerekiyordu
*************
Elleri sol kolunun gerisinde beline dogru kivrimli olarak asilmis olan kilicina dogru gitti.Simsiyah ateslerin yandigi bembeyaz tenli insanlarin kacistigi ve bazilarininda atesler arasinda can verdigi bir magradaydi. Siyah ates etrafa daha buyuk golgeler cikarirken herbir golge birer Insanimsi vucud aliyordu, Bir anda atesler sondu. Tum Insan boyutunda ama simsiyah teni olan bu yaratiklar Namas a gorulmeyen gozlerini diktiler, Sanki okudugu kitabin 10 sayfasi eksilmiste cok onemli bir noktayi kacirmis gibi az evvel kacisan insanlarin nereye gittigini dusunmeye basladi,Ama onundeki golgeden insanlarin ona heran saldiracagindan korktugundan kipirdamaya curet edemedi,...
Tum sessizligi bozan bir ses geldi sanki magranin dahada derinlerinden.Cok kalin ve sert bir dilde,Sanki bir bogurus gibiydi kendi Nakresan diline nazaran. Biranlik bir irkilmeyle ustunde bir cisimin oldugu hissetti ve buyuk bir hizli geriye dogru dondu.Kocaman ve kapkara bir kusumsu yaratik gozlerinden kirmizi kanlar kusarak onu penceleriyle tutmaya calisti. Penceler her saniye dahada hizli gelirken namas hicbir yerini oynatamiyordu,Korku tum vucudunu kapladi.Bagirmak Kilicini onne dogru salladi ama penceleri vucudunda hissedince titremeye basladi.
Gözlerini açtı onunde dumduz ve baya bir uzun tahta duruyordu.kendiside o tahtanin karisindaki diger bir tahtaya havada civilenmisti sanki. Assagi bakmayi denedi,,bir anlik saskinliktan sonra zaten yatık durumda bir arabanın arka kısmında oldugunu fark etti.O uzun tahtada arabanin tavaniydi. Hala nefes alabiliyordum,elleri o cehennem kusunun degmis oldugu yere dogru goturdu.Yaralari hala duruyordu,Buyuk bir korkuyla ayagi kalkti ve yaralarina bakmaya calisti,Birkac bakistan sonra aslinda bu yaralarin asitle acilmis oldugunu anladi....Ama bunlarin hepsi bir ruyamiydi. Belkide evet. Bunlari dusunurken gozunun ustunden uzun ve ince golgelerin gectigini gordu. Araba bir yokusta donemec donuyordu. Arabanin kafesindeydi ve kafesin parmakliklarinin golgeleri ustune yansimaktaydi.Başını sağa ve sola çevirdiğinde kendisi gibi birkaç insanın daha olduğunu gördü. Sirtini arkasindaki parmakliklara verdi ve sol yanında gördüğü kasli zenci Nakresanlıya uzun uzun baktı.Zenci Nakresanli ise bu yeni ama sesli olan esire zaten kalktigindan beri bakiyordu.Zenci Nakresanli, Namas in akil karisikligini anladi ve ona ayni dili paylastiklarini gostermek icin Suyunu uzatti.
-Su istermisin?
Aslinda colde birakilmis kopekler kadar susamis olan Namas,suan hayatinin aslinda bir suya degilde bir cevaba bagli oldugunu biliyordu
-Neredeyim ben dedi Namas
-Köle kampına Mesuart a götürülüyorsun,Nakresan köle kampı....bilirsin,duymuşsundur.
Namas cevabin ardindan aldigi sulugu son damlasina kadar icti...Kole kampimi?? vede ozellikle Nakresanlilarca yonetilen bir Kole kampimi? Ne zamandan beri Nakresanlilar sereflerini bir kenara birakip baska bir can icin pazarlik yapiyorlardi....Kafesten disari bakti .Hala sorulmasi gereken bircok soru ve hayati kadar onemli cevaplar vardi.
-Duymadım diyebildi dusmanca ve aldigi soruyu hic sevmemis oldugnu belirtir bir tonla. Namas bilmiyordu çünkü ömründe ilk defa dışarı çıkmıştı. Sadece uzun göç sonrasında ki tarihlerde Mameth adlı bir savaşçının kaçtığını biliyordu. Ama hala inanamiyordu..Bu kucuk seref ani Namas in yaralarınin sızlamasiyla kucuk bir ara geldi. Vücudunda ki tüm yaralı kısımlar,özenle sarılmıştı.Kendini gereksiz bir tartismaya itmis oldugu icin kendini salak gibi hissetti.Cok yorgundu ve tanri bilir nekadar zamandirda uyuyordu.^gün kadar baygın kalmıştı...Derken araba durdu.
Bu ani duraksamayi beklemiyen Namas in aklina kole kampina varmis olabilecekleri geldi.Sorunun cevabini kendince bildigi halde sormaktan cekinmedi
-Neredeyiz.
Zenci Nakresanli Namas in saskinligini ve heyecanini anliyabiliyordu.Belkide tanidik bir yerdir diye arkasini dondu ve parmakliklardan olduklari yeri isimlendirmeye calisti. Su an hayatinda daha evvel hic gormedigi bir golun yanindaydilar,En azindan artik buzlarla kapli topraklarda degildiler,
-Ulutin’in kutsadığı toprakların ötesindeyiz artık buralar benim bilgimin disinda dedi Zenci.Gozlerini bayirlardan cevirdi ve kafesin parmakliklarina yeniden yaslandi.Gozlerini Namas a dikti sanki gorulmeyen bir soru sormus gibi.
Namas bu kizil ateslerle yanan gozler karsinda ne diyecegini sasirdi.
-Ben....Arutumn’dan geldim bir zamanlar cok guzel bir yerdi.Simdi ise barbar kavimlerce cevrelendi.Elleriyle kafesin parmaklarini kavri ve bir anlik ani bir kizginlikla onlari yerinden oynatmaya calisti....
-Benim insanlarimin bana ihtiyaci var,Barbar kavimler cok yaklastilar Arutumn a.Veya coktan orayi yok ettiler kim bilir,Nekadar zamandir ben burdayim??? dedi.
-3 gün önce seni dağlılar getirdi,dedi Zenci...Dua et kaslısın seni satın aldılar..şimdi ise Mesuart ta satilacaksin.
Satılmak mı?Namas a bu soz cok uzak gelmisti.Ben bir esya veya hayvan degilimki satilayim diye dusundu.Ayrica bir insani biri niye alsin.Bu sorularin hepsi Namas in kafasinin icinde hic durmaksizin donuyordular...hepsine kendi mantigiyla birer cevap vermeliydi,vermesi icinde dusunmesi lazimdi... Uzun bir sure sustu,bu hiç hoşuna gitmemişti,bir an içinde burdan çıkmalıydı.
Ilerki arabalardan bazi bagirislar yukseldi.Namas in ve Zenci Nakresanlinin da tum dikkatleri bu arabanin onune dogru cekildi.Yaklaşık iki metre boyunda bir adam o ilerki arabadan gole dogru yol almaya basladi. Orda botlarini cikarip suyun kenarina oturdu.Bir kac dakika sonra az evvel elinde belli olmayan bazi torbalarin doldurmus sekilde arabaya geri dondu ve o arabadakiler buyuk bir bagirisla birseyler anlatmaya calisti.Sonra hizli adimlarla Namas in oldgu vagona dogru geldi ve icerdeki insanlari saymaya basladi.Namasi gorunce "sonunda uyandin ha?? Yoksa seni burda birakacaktim, Mesuart a bir ceset goturmek istemiyorum kotu sans getirir" dedi bir siritisla,Namas ise bir anda kasli kollarini o parmakliklarin arasindan gecirip bu kole tacirini bir yakalayista boynunu kirmak icin kendini ileri atti.Lakin belliki hazirlikli olan kole taciri elindeki kırbacı sallayarak kafese doğru yanaştı ve cok usta bir sallayisla Namas in sol kolunun derisini bir keresinde dogradi.
-Bir daha denersen seni gercektende burda birakirim bir ceset olarak.,
Sonra yanindaki zenci nakresanliya dondu.
-Eger su icmek istiyosan sana vermis oldugum sulugu geri versen iyi olur dedi
Sinirinden titredigi belli olan adam bir kac adim geriye atti ve gole dogru gidip yanindaki birkac suluga su doldurdu.Kisa bir zaman sonra dondugunde su torbalarini arabanin icine atti.Suluklardan biri carpmanin etkisiyle patlamisti.Kole sahibi geri dondu ve patlamis sulugu gostererek
-Bu senin sulugundu dedi Namas a igrenc bir gulumsemeyle.Namas ise hicbir karsicikis belirtisi gostermeden yarali olan kolunu tutuyordu. Patlak sulugu almaya geldiginde ise zaten diger tum suluklar kapilmisti.
-Size bir hafta boyunca su ve yemek yok dige bagirdi kole taciri.O yuzden iyi kullanin su stogunuzu.
Namas patlamis olan sulukta kalan sulari yarasini temizlemek icin kullandi.ve sularin tamami bitti.
-7 günlük yok dedi adam,7 gün sonra daglara varacagiz.
Dili damagina yapismisti Namas in, Bu sirada bir el ona bir suluk uzatti,bu o zenci olan Nakresanliydi.
-Benim adim Selastharan’ dedi.
Su icmesi bittiginde Namas başının ağrılarına dayanamayarak olduğu yere yığıldı.kolundaki kanama gecmisti.
8 ay sonra...
Iyileşmişti....tam 8 ay boyunca bazi yerlerde duraksamak disinda sürekli seyahat etmişlerdi.şimdi ise satılacakları yere gelmek üzereydiler. Selastharan ile bu süre içinde arkadaş olmuşlardı.Sık sık sohbet ediyorlardı. Selastharan Namas’a Ruud ile ilgili bilgiler veriyordu.
Gidecekleri kasabanın adı Mesart-Tuarth idi. Bu sehir zamaninda orta ruud dan goc etmis olan insanlarca kurulmus bir ticaret sehriydi.Ve her ticaret sehrinde oldugu gibi burdada her turlu kacakcilik yurultulmekteydi .Ozellikle Fenc kralliginin yikilmasi ve kralligin topraklarinin simdilerde hicbir devlet tarafinda kullanilmamasi sonucu Sehir buraya kuruldu.Boylece kimsenin topraklarinda her an yakalanmak gibi bir korkulari olmayacakti.
Bazen tek sorun bu kara ticaret sehrine ulasim olmaktaydi.Cunku Kuzeyde Nakresan irkinin en buyuk ve en guclu kralligi olan Normador duruyordu.Ki neredeyse son serefini goz onunde bulunan krallikti ve hicbir sureetle kole ticaretini kabul etmiyorlardi,
Orta Ruud zaten neredeyse bir Nakresan ulkesiydi ve bazi noktalar disinda tum orta ruud Nakresanlilara ayittiAslinda hepsi Mesuart la seve seve ticaret yapabilirdi ama Duvar daglari basli basina ayri bir tehlikeydi.Bu daglar ismi unutulmus efsanelere ayit her turlu yaratiga ev sahibi yapan ve icine neredeyse birkac kralligin sigabilecegi daglardi.Kimse Duvar daglari tam anlamiyla kesif edemedi ve bu daglar tum ruud kesfedildigi halde her zaman gizemli ve tehlikeli olarak kaldi.
.Guneyde Dank Maranlarin bulunmasi genelde 3 karavandan sadece 1 inin Mesuart a varabilmesini sagliyordu ve dogudada henuz Mesuart a kadar gelememis lakin varligi kuvvetli bir sekilde bilinen Oluler ve necromancer lar vardi.Bunlarin hepsi bu ticaret sehrini aslinda bir koruma altina degilde bir tehlike altina soksada Mesuart in tuccarlari mutluydular.Cunku bir cok mali Bati veya Guney geciti limanlarinda oldugundan daha ucuza bulabiliyor ve kendi mallarini daha pahaliya satabiliyorlardi, Bu aldiklari cokca mallari tasimalari icinde bazen hayvandan da akilli canlilar gerekmekteydi.Iste bu noktada araya kole tuccarlari giriyordu.
Tum Ruud u turlayip begendigi insanlari zorla kafesliyen ve bazen kendi basina avda olan savascilari yakalayip kole eden bu tuccarlar aslinda Mesuart in en fazla kar getirdigi kisimdi.
Simdi ise kasabaya varmak uzereydiler. Namas'sa bitkin bir şekilde taşındıkları arabada yatıyordu.Araba yavaş yavaş ilerliyor kavurucu sıcak üstlerine vuruyordu.
Kasaba kapısından girmişti araba,burada yaşayan ve tüccar olmayan nadir insanlar onlara bakarak gülüyor,eğleniyordu.Buradaki halkın tümü işlerinde köle kullanırdı.Nakresan yurdunun dört bir yanından buraya akın ederlerdi eger aradiklarini Liman larda bulamazlarsa.. Köle satın almak için.
Arabalari sehirin icinde gecirdigi birkac saatlik yolculuktan sonra sonunda arena gibi biryere girdi.Namas ile zenci arkadasi artık konuşmayı bırakmıştı çünkü ikiside artık sonlarının geldiğini düşünüyordu.Kafesin kapısı yavaş bir şekilde açıldı.
-Kıçınızı kaldırın sefiller dedi elinde kırbaç olan cüce.Kahverengi bıyıklarının altında pis bir sırıtış gizliydi.Elindeki kırbacı kafesin demirlerine vurdu birkaç kere.Ağır adımlarla köleler bir bir çıkmıştı.Namas arkasında iki köleyle birlikte yürüyordu.Arkasında bir cüce ve siyahlara bürünmüş biri vardı.Cüce sürekli homurdanıyordu ancak siyahlı adam elindeki kırmızı bir bezle ağzını siliyordu.Bir ara siyahlı adam düşecek gibi oldu ancak cüce onun beline sarılarak düşmesini engelledi.
Ahşap bir platforma çıkartılmışlardı,köleleri pazarlayanlar avazı çıktığı kadar bağırıyor,satış yapmaya çalışıyordu.Namas düşünmeye başladı gaddar birinin kölesi olabilir ve dövüştürülebilirdi.Aslinda bu onu pekte rahatsiz etmedi cunku kendini cok iyi bir dovuscu olarak goruyordu.Yada sürgüne yollanabilir kaçakçılık yapardı.Bu tur dusuncelerin hepsini bir kenara birakti.Sonucta gelecegi goremez sadece sans eseri tahmin edebilirdi.
Düşüncelerini dağıtmak istedi etrafina biraz bakininca simdi o arena gibi olan yerin ortasindaki kucuk bir sahnede ,,yolculuk boyunca ayni arabayi paylastigi kolelerle birlikte duruyordu. Arabadan ciktiklari sirayla dizilmislerdi.Bu yuzden arabadan cikarken gordugu cuce ile kara cubbeli adam yaninda duruyorlardi. Yanindaki cuceyi biraz suzdu.Cunku cucede onun yaralarina bakip bakip hayret ediyordu.
Cuce uzun zamandir kesilmemis sakalini tariyarak kendi icinden bazi fikirleri ve dusunceleri gecirirken ne tur bir soru sormasi gerektigini dusundu.Uzun zamandir ortak lisan(veya Nakresan dilini) nerdeyse hic kullanmamisti.
-Kara ejderhami?? dedi cuce.
Soruyu anlamiyan Namas cuceye bakti. Bu bakista cucenin aklina yanlis bir kalip kullandigini getirdi.Ogle ya,cok uzun zamandir ortak lisani konusmuyordu.Cuce yanindaki kara cuppeli adama dondu yardim istemek icin.ama kendi salakligini anlayip hicbirsey sormadan Namas a geri dondu.
-Bu yaralari bir klemonsun mu yapti?? dedi Kirmilhan dilinden ejderha kelimesini kullanarak,.Cunku cuceye gore hepsi ayniydi.Kirmilhani ,Nakresan veya Dimator olmalari hicbirseyi degistirmezdi.
Namas buna karsin biraz kizmisti.Bu cuce kim oluyorduda kendisini Nakresan disinda baska bir irka benzetiyordu.Aslinda benzettigi irkta pek fena sayilmaz hatta baya iyidi.Zaten duyduguna gore Zamaninda Normador uda Kirmilhanlilar yapmisti..
Bu siradada cuce Namas a bakip kendi kendi ahliyor vahliyordu,Ona gore bir kirmilhamli yakalayip dilini ayni yanindaki kara cubbeliye oldugu gibi kesmislerdi.Cunku Ruudaki insan irklarindan sadece Kirmilhan bir ejderha ile savasacak kadar cesurdu.ve belliki yaralari bir kara ejderha tarafindan yapilmisti.Bu durum hayalci cuceye baya bir Uzuntu verdi.
-Ahh beyim senide demek ha....Tamam tamam ben anladim...ahh beyim sizide ha..
Ogle gunesi altinda kendinden gecmek uzere olan Namas a baya bir sikinti vermisti bu yanindaki cucenin kendi kendine hikayeler uydurup,birde dahada acikli olmasi icin hikayeye baska baska olaylar eklemesi.En son kafasini dondurdugunde gozundeki yaslari yanindaki Kara cubbeli adamin mendiline silen ve bir yandanda Namas in Gumus zirhinin nasil bir Ejdere karsi gelmis oldugunu yanindaki cuppeli adama anlatiyordu..."Simdide bana gumus zirh giydirdi bakalim nereye kadar gider bu cuce..".Dedi icinden,...Bir an durdu.Eger bu cuceyi konusmaya birakirsa kendisini bir Kirmilhan hakimi hatta ve hatta paladin beyi yapacakti,.ki bu su durumda Kolelerinin degerini arttirmak icin neden ariyan tacirler icin iyi ve namas icin baya kotu bir durum olurdu.Namas derin bir nefes aldi.
-Merhaba benim adım Namas dedi buyuk bir bezginlikle
Cüce beyaz kaşlarını kaldırarak Selam evlat! dedi ve donup aglamasina devam etti.Lakin bisiler yanlis diye dusundu cuce.Durdu ve bu dilsiz Kirmilhanlinin nasilda konustugunu fark etti.Sonra yanindaki kara cuppeli adama mendilini sanki birkac dakikaligina bu kara cuppeli adamin istegi uzerine tutuyormuscasina verdi.Az evvelki "ah"lari ve "aman tanrim" lari artik yerini muhtemelen kendi dilinde ettigi kufurlere birakmisti.Yarim saatir yaptigi sacmaliklari yeni yeni fark ediyordu herhalde diye dusundu Namas.
Ama bu cucede baskalarinda olmayan birsey vardi(cenesinin dusuk olmasi ve hayal perest olmasi disinda) Biraz daha dikkatli bakinca bu cuce tahminen ömrünün son dönemlerine giriyordu,üzerinde eski bir deri zırh vardı.Sirtinin arkasindaki biraz buyuk ve dugmeli kinida aslinda Baltası olmasi gerektigi belliydi ama kını boştu.Benim adım Darg dedi sakince.Sadece Darg.Parmağını küçük bir kıpırdatışla solunda yere çökmüş tıslayan siyahlı adama çevirdi.Oda benim dostum..........ama gel gorki adını bilmiyorum....Ama ona yıllardır Zulfarn derim.
Namas ise bazi duraksamalara ve ust uste kullanilan bazi kelimeler disinda Cucenin dediklerini anliyordu. Dediklerini anlamasi aslinda buyuk bir marifet degildi cunku Namas in sag tarafinda sirada olan Selastharan da bu kucuk konusmaya kulak misafiri olmus ve Cuceyle konusmaya baslamisti. Ama Namas aslinda konusuldugundan daha fazlasini anlamisti bu kisa zamanlik konusmalarinda.
Bu kucuk ve yasli cuce yanindaki kara cubbenin bir nevi diliydi. Bu cuppenin demek istediklerinin bir cogunu bu cuce onun yerine soyluyordu,Zaten Namas bu kara cuppenin elindeki kirmizi mendile bakinca aslinda kirmiziligin mendilden degilde kandan oldugu anlamisti.
Acaba onlari arabaya bindirirken fena bir sekilde dovdukleri icinmi kanamisti agzi diye dusundu,Yoksa (evvelki konusmalarini hatirlayarak) bu adamin dilini mi kesmislerdi.
Bu dusuncelerin hepsi Namas in beyininde donerken bir yandan da Kara cuppeli olan adami suzuyordu.
Nekadar zamandir hic bu adamin etraflarinda oldugunu nerdeyse hic fark etmemisti.
Evet diye dusundu Namas, Bu ikili birbiriyle cok uzun zamandir beraber olan ve birbirine cok sagdik olan bir ikiliydi. Ozellikle Cuceye bakinca bu kanisi dahada bir kuvvetleniyordu.Cunku cuceler ozellikle eger kaslari bile beyazlamaya baslamissa asla ama asla dis dunyaya cikmak istemezlerdi. Kaslarin beyazlamasi kendi zamanlarinin bitiminin bir isareti olarak kabul edilirdi cuceler arasi.
Bu cuceninde kaslari bembeyazdi artik.
Bir baska olasilikta bu kara cuppeli adam belkide bir soyluydu kirmilhan irkindan (Dimator gibi bir benzetme yapmadi cunku dimator olsaydi bu Kara cuppeli adam ,Mesuart a gelmeden evvel tum tuccarlari bir kayanin altina sokup kayayida ustlerine koyardi ve muhtemelen bu arabalarin hicbiri Oldis daginin etrafina gelemezdi.
Hayir dedi bu bir soylu.Yanindaki cucede bir kole.Nekadar buyuk bir ironidirki bu soyluda kolelestirilmisti, Belkide dilini yanindaki cuce kesmitir diye dusundu. Cunku su yolculuk boyunca aralarinda hic bir anlasmazlik cikmamisti. Acaba bu adam cuceden korkuyormuydu?
Birkac dakika daha bu dusunceler gitti ve Namas kendine inanamadi.Aynen cuceye oldugu gibi oda kendi kendine hikayeler uyduruyor ve o hikayelere karsin kisilerden nefret ediyor veya daha fazla seviyordu,
Simdi iste tam olarak bu cuceyi anliyorum,. Dedi Namas icinden.Meger kole olmak boyle birseymis,
Gelecegin paranoyalari kole olmus ve muhtemelen azsonra satilacagi kisinin kimligini belirlemek ugruna etrafina bakan insanlari birbir sarmisti.Yaninda durup konustugu insanlari birdaha hic gormeme gibi bir ihtimal oldugundan aslinda yalan solesende ispatliyabilecek bir kisi yoktu.
Bu dusuncelerle etrafina bakinca acaba su kendilerini sovalye gibi tanitan ama hepsinin elinde kendi elindeki gibi kelepce bulunan insanlarin nekadar dogruyu soyledigini dusunmeye basladi. Cunku bu insanlar sovalye olduklarini idda ediyorlardi ve bunun bir nedenide kendilerini iyi birer dovuscu olarak gormeleriydi., Gercekte ordaki insanlarin bir cogu ya katil yada bir zamanlar olan bir parali askerdi.Ama hic bir surretle Sovalye degil.
Cunku eger sovalye olsalardi bukadarla gururla bagiramazlardi sovalye olduklarini bu Kole pazarinda.
yoo diye dusundu namas.bu insanlar kendi egolari arkasina saklanan katil ve hirsizlar,
Bu Ahsap platforma ayak bastiklari anda artik eski hatiralarin hepsini bir kenara birakmislardi,Ve yeni hayatlarina dogru daha iyi adimlarla (ki dusununce bir kole pazarindan nekadar iyi bir sekilde hareket edilebilinirki) gitmek istiyorlardi.
Ogleden sonrasi olmaya baslamisti, ve bu Gri stunlarla kaplanmis olan sehirin gun batiminda yarattigi goruntu uzun zamandir disariya adam gibi bakamamis Namas icin paha bicilmezdi.
Yanindaki cuceye dondu ve bu cucenin yerde oturmus ve sirtinida duvara yaslamis oldugu gordu.
-Bilmiyor musun yoksa hiç sormadın mı? Dedi Namas.
Darg öksürükle karışık güldü,
-Sordum ama söylemedi " birkac oksuruk daha gecirerek "daha doğrusu söyleyemedi." Namas in hafif saskinligi na vermis olacakki bir aciklama yapmasi gerektigini dusundu"dilsizdir."
Namas siyahlı adama acıyarak baktı,Demekki dusundukleri dogruydu Namas in ve demekki su kole halindeki en kotu fantezileri bile hernekadarda gercege uzak ve salakca gorunsede dogru olabiliyordu.
Drag a dondu ve dusundu. Acaba kactane Kirmilhanli soyluyu gozleri onunde kesmis ve oldurmuslerdi. Bu kole cuce aslinda Ulutin in Adalet melegi Hephasrim in agziydi Namas a gore.Olmus olan ve olmasi mumkun olan kaderlerin birbir insan hayatinda yer almasini sagliyan bir agiz.Bu agiz ki belkide insanlara olduklari yerleri hatirlatmak ve gerekirsede sukretmesini ogretmek icin gorevlendirilmisti, Soyledigi hikayeler(veya zirvaladigi) Iskarin bu yaninda degil ama belkide baska bir kitasinda herzaman gercek olma ihtimali vardi......Hayat malasef insanlarin hayal gucune bagli kalan oyundu.Bu oyunu oynamak icinse oyunun bir oyuncusu olmak lazimdi.Bir yoneteni degil.
Namas belkide hayatinin buyuk bir kismini Nakresan klanlarindan daha sehir bile kuramamis Arutumn da gecirmisti.Ama hayati belkide bircok bilgine hayret verecek kadar gizemli ve karmasik gecmisti...
iyi ile kotunun arasindaki ince cizgiyi kavramaya calisirken arkadaslari., O Arutumn un savas saflarinda Barbar kavimlerin izci birliklerini kesmeye gidiyordu,
Peki Arutumn bir Barbar kavimmiydi?
Barbarlar gibi hala bir kabile halinde yasiyorlarsada aslinda cevap hayirdir.
Arutumn zamaninda belki Nakresan a en yakin olan insandi. Kendi kabileside Kuzeydeki Oldis dagina cekilmisti, Bunun nedeni ise aslinda kendi topraklarindan cok Nakresan topraklarini bir tepeden izlemek ve guvenligini saglamakti.Yaziktirki yaptiklari secimler onlari Oldis dagina hapsetti. Tipki yuzyillardir yasamis bir kralin mezarinda kisili kalmis Buyuculer gibi , Hem akilli hemde dikkatli hayatlarinin kapali kapi ardindaki insanlara bagli oldugunu dusunuyorlardi .Arutumn da hala birgun Nakresan in krallari Normadorlularin gelip Daglardaki barikatlari yok edecegini ve Arutumun u da ozgur birakacagini dusunuyordu.Ama haberleri olmasi gereken ise o barikatlari kaldirmak kendi isleri ve kendi testleriydi.Cunku normador malasef gucsuz bir kabileye kucak acamiyacak kadar gucsuz bir druma gelmisti. Yani Arutumn orda kaliyordu, ve hep orda kalacakti.
Son zamanlarda hep dusunceler icinde kivranan Namas artik yaptiklarinin ve iradesinin kendi hakimiyetine olmadigini gordu.. Hic birzaman kole olmamis ve kole olmayida kabul etmemisti.Artik kalbi daha bir hizli carpiyor ve 28 yildir kullandigi kaslari celikkadar sert birsekilde geriliyordu,.
Siyahlı adam yüzünü bir anda Namas’ın üzerine doğru çevirdi ve Namas sa hic beklemedigi bir anda gelen bu delici bakislari gorunce anlık bir korkuya kapıldı.
Siyahlı adamın yüzü karaydı,esmerden daha kara ancak zenci den daha ak...Anlatılamaz bir renkti bu,doğal olmayan bir renk.Yüzünün dudak ve çene çeperinde kırmızı motifli birkaç küçük dövme vardı.ve namas hic boyle bir kirmilhanli duymamisti(ki kendisine asil hayret verense bole bir Kirmilhanli olmasina karsin nasilda adinin veya saninin hic duyulmamis olmasiydi,)
Eline yüzüne götürdü,acısını tekrar hissetti izlerinin.Tüm dövmelerini kaybetmişti...Namas yakıcı bir acı hissetti sırtında tipki o kolunun derisini yuzen tuccar gibi bu kırbaç darveleride Namas Duvarin dibine cokmesine neden oldu. önce ona sonra Darg’a en sonda siyahlı adama vurdu kirbac,ancak siyahlı adam bir acı belirtisi göstermedi.
-Siz sefiller dedi "adam",satıldınız buraya gelin".Namas oldukça şaşırmıştı.Yeşil cübbeli bir suret satıcının ellerine yüklü bir miktarda altın bıraktı.Ve onunla el sıkıştı.Suret eliyle bir hareket yapmıştı.,Selastharan ,Darg,Namas ve siyahlı adam satılmıştı..
Satılanlar başları önde ama hicbir zamanda onlerinde olandan habersiz kalmayacak sekilde yurumeye devam ettiler. Ileride o kirbac ile olum kusan tuccarin eline Yeşil cüppeli bir suret koca bir kese dolusu altin birakti.Sonra cuppesinin altindan bazi koleleri daha suzerek satin almis oldugu dortlunun yanina geldi.Aslinda bu durum biraz karmasik ve bayada salakcaydi tuccarlar icin. Cunku daha bu kolelerin sirasi bile gelmemis ve ozelliklerini siralamamislardi...Hele su yasli cuce ve siyah cuppeli adam(ki tum yolculuk boyunca nekadar denedilerse cikaramamislardi o cuppeyi ustunden) hic bir ise yaramaz insanlardi tuccarlara gore...Bu ozel istegi yesil cuppeli insan(oldugunu dusundukleri ama aslinda pekte umursamadiklari) a sadece birkac yuz daha fazla altina mal oldu.
Kolelerin sirasi gelmedigi icin degil ama ozellikle onlari istedigi icindi bu yeni ucret,Sonra arkalarini donduler ve Sovalye oldugunu dusunen koleleri satmak icin yeni sloganlar bulmaya calistilar.
Namas ve diger kole arkadaslari(ki en azindan bu bir arkadasligin baslangiciydi 4 u icin)uzun uzun yürüdüler ta ki şehrin dışına çıkıncaya kadar.
-Kafamdan buyuk bir kese dolusu altini(tahminen) verecek kadar zengin olupta nasil ata sahip olmuyo bu onumuzdeki kisilik anlamiyorum. dedi Drag.Aslinda hicbiri bu durumdan pek hosnut degildi.
Sehirle olu bozkiri birbirinden ayiran kapilarin altindan gecince Drag in soylentileri biraz duraksadi.Kapının dışında 5 tane at duruyordu ve atların sırtı oldukça yüklüydü.Kimsenin bakmadığına emin olduktan sonra yeşil suret cüppesinin kukuletasını araladı ve Namas’a doğru baktı.
-Merhaba Namas dedi...
Namas şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi karşısındaki bir bayandı sarı saçlı mavi gözlü,kaşlarının ortasında çok süslü bir motif saklıydı.
-Merhaba..." su an icin soyluyebilecegi tek yanitti.Cunku icindeki ofke ve nefret okadar buyuktuki o an, merhaba demek yerine su ellerinin arasinda kalan demirden zincirleri bir hamlede Sozde yeni efendisinin bogazina baglamak istiyordu.
Kadın namas in kizginliktan kipkirmizi olan yuzunu gorunce güldü Ruud üzerinde görülemeyecek bir güzellikte,...Bu gulus Namas in yaninda(aslinda namas in kizardigini gorunce biraz uzaginda kalmayi tercih eden) arkadaslini ,Ruud uzerinde bole bir guluse sahip seytan varmidir:? sorusunu dusunmeye surdu.
Namas in gereksiz kizginligini anlayan Kadin ellerinin arasinda cikardigi kucuk bir anahtarlar Namas in demirlerini cozmeye basladi. Namas in kizginligina bir yanit verirmis gibi.
"Hayır Namas ben senin efendin değilim sen kendinin efendisisin,tipki diger 3 arkadasin gibi Özgürsün,ancak sana vereceğim görevi yapacaksın.
Iste Namas in herzaman korktugu an gelmisti... Bir buyucu eline dusmus ve Baska bir buyucunun olmesi icinde kilic kusanmasi gerekecekti.(muhtemelen)
-Ne görevi dedi Namas bir yanındakilere baktı,arkasını dönmüştü ancak bunun bir nezaketsizlik olduğunu fark ederek ani bir dönüş yaptı...Kadın ortadan kaybolmuştu.
Ve iste yine yaptin namas dedi icinden kendi kendine....Hayal kuruyorsun.
Varolus/bolum 1
-
The_Guardian
- Kullanıcı

- Posts: 14
- Joined: Tue Nov 18, 2003 10:00 am
- Location: Malezya
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests