Gözlerindeki yaşlar karanlık parıldayan yıldızlar gibiydi. Etrafına bakındı. Karanlık istediği için vardı. Geri git demesi ya da kibrit yakmaya çalışması çok saçmaydı. Yere çöktü. Zifiri karanlıkta tek ışık noktasına baktı. Minicik bir delik vardı. Tam yüzüne yansıtıyordu ışığı. Yüzünden inci gibi damlalar düşüyordu. Ã?öktüğü yerde ayaklarını topladı. Gözlerini silmekten bıkmıştı artık.
" Ben yapabilirdim. Fırsat verseydin eğer .. Seni sevmeyi başarabilirdim .. ya da seni bana aşık edebilirdim .."
Sesi karanlık tarafından yutulmadan önce bir kaç kez yankılandı. Ellerine baktı o kendi gibi güçsüz ışığın izin verdiği ölçüde.
Nerden geldiğini bilmediği bir müzik çalmaya başladı. Gözleri gene doldu kızın. Melodi hafif başlamıştı. Hafif ve ruha işleyen bir ritim.
" Her şeyimi müziklerinle elde etmedin mi zaten ? Kalbimi onlarla almadın mı ? şimdi her şeyim elindeyken neden çalıyorsun ? Neden o lanet parmaklarını yoruyorsun. Ne kaldı? Aklımı mı istiyorsun ? O da sende . Biliyorsun .. "
Ritim hafifliğini sürdürdü. Arada dalga geçer gibi kesintiler oluyordu. Bu anlarda kız kafasını kollarına vuruyordu. Müzik bir kaç saniyeliğine durdu. Ama öyle bir tınısı vardı ki sanki müzik durunca hayatta bitmişti. Kız hıçkırdı.
" Durma. Buna deli olduğumu biliyorsun. Lanet olsun sana ve o güzel notalarına"
Müzik tekrar başladı. Bu sefer daha sert ve kararlı bir şekilde çalınmaya başladı.
Delikteki ışık biraz daha güçlenmişti. Kızın tüm bedeni görülebiliyordu. Topladığı ayaklarını kollarıyla tutmuştu. Kafası deliğe doğru dönük gözleri damlalardan hiç bir şey göremiyordu.
Müzik artık hafiflik ya da kararlılık derecelerini aşmıştı. Akıllara durgunluk veren bir orkestra tarafından çalınıyormuşçasına hızlanmış ve sertleşmişti. Tüm algıların ötesinde bir şeyi anlatmaya çalışan ama anlatmayı başaramayan bir beden gibiydi.
Delikteki ışık bir anlığına kesintiye uğradı.
" İşte gene başladın. " dedi kız.
Küçük delikten şeffaf bir şey süzüldü kıza doğru. Kız süzülen şeye bakma ihtiyacı bile duymadı çünkü onun bir nota olduğunu biliyordu. Nota kıza doğru yaklaştı. Bir kaç santim ötede müzikle aynı anda durdu.
" Devam et lanet olası ne yapacaksın ? Devam et sessizliğin beni öldürüyor.. "
Kızın haykırışları karanlık tarafından bir anda yutulmuştu. Kız söylemesi gerekenleri biliyordu. Son sözleri olacağını da biliyordu.
" Baktım sana ve sen benim gözlerimi aldın. Seve seve verdim. Notalarını duydum, beynimde işlediler ve beni şaşırttılar. Ve sen kulaklarımı istedin. Onları da verdim. Sen bana inat olarak ikisini geri verdin ve kalbimi istedin. Zaten senindi. Her şeyim senindi. Lanet olsun sana!..
Olmasın.
şimdi hayatımı istiyorsun.. O da en başından beri senindi sevdiğim. Yaşamım yaşamın olsun, sana verdiğim altıncı yetenek olsun. Seni notalardan kurtarıp hayata geçirsin, bir bedene soksun. Yaşamım senindir... "
Nota kıza doğru süzülmeye başladı, müzik tekrar başladı. Bu sefer bir ağıttı çalan. Hüzünlü ve iç parçalayan bir ritim. Nota kızın gözlerinin önüne geldi. Kız hıçkırıklarla ağlarken kendini notaya bakmaya zorladı. Nota kızın gözlerinden girdi. Müzikte bir anlık kesinti..
Bir kaç saniye içinde kızın derisi şeffaflaştı ve kalbi göründü. Küçük ışık şimdi tüm odayı sarmıştı. Nota kalbe gitti ve onu çocuğunu kucaklayan bir anne gibi sardı. Kız nefesini verdi.
Dakikalar sonra kızın cansız bedenin yanında zifiri karanlık ve sessizlik içinde bir çift ayak durdu. Bir erkeğe ait olduğu belli olan eller, kızın pürüzsüz yüzünde gezindi, göz yaşlarını sildi...
Mesajınız düzenlenmiştir.// Editör.
Notaların Bedeni ~
Notaların Bedeni ~
Zamanı geldi...
Rüzgar tekrar esti...
şafakla gelen yeniden oğdu...
Ejder yeniden doğdu...
Rüzgar tekrar esti...
şafakla gelen yeniden oğdu...
Ejder yeniden doğdu...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
