Doğanın Bahşettiği [kısa hikaye]

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Aredheliquas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1039
Joined: Sat Apr 23, 2005 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Doğanın Bahşettiği [kısa hikaye]

Post by Aredheliquas »

Karlı bir geceydi…Bulutlar karlı bir geceye göre hiç olmadıkları kadar açıktılar… İnsanlar köylerinde rahatça uyurlarken bunun güzel bir gece olduğunu düşünebilirlerdi, cüceler zaten hava şartlarını umursamazlardı, nemli karanlık dağların ve madenlerin içersinde kim güneşe yada kara ihtiyaç duyardı ki. Ama elfler biliyorlardı,bu gecenin normal olmadığını ve büyünün doğaya ayak bastığını.
Elfler kendilerinden olmayanları pek umursamazlardı, birisi hariç. Haxar adındaki insan yolcusu hariç. Haxar elfler tarafından aralarına kabul edilmişti. Elf kıralı Zaynaroth ona acımış,yanına almış ve tıpkı bir elf gibi yetiştirmişti. Onu bulduğunda yalnız savunmasız bir çocuktu Haxar. Haxar; ona bu ismi Zaynaroth koymuştu. Elfçe’de “doğanın bahşettiği” anlamına gelirdi. Onda birşeyler olduğunu anlamıştı kral ve tüm itirazlara rağmen yanına almıştı. Aradan yıllar geçmişti. Elfler için kısa, insanlarda bir dakikanın önemsizliği kadar önemsiz bir zaman ama Haxar için yaşamının yarısıydı. 30 yaşında bir adam olmuştu artık. Yaşından fazla savaşa katılmış, yaşından fazla galibiyet almıştı. İnsanlarla elfler arasında nasıl bir ittifak olursa olsun elfler insanları sevmiyorlardı. Haxar’a gelince, elfler artık ona alışmışlardı ve Haxar insanların ve elflerin arasında bir bağ olmuş, ama karanlık tarafı seçmiş elflerin arasında hırsızlar loncası olarak bilinen loncaya katılmıştı…
Partosyan, şehrinin sokaklar bomboştu o gece… ne sarhoşların naraları nede rüzgarın sesi duyulmuyordu. Sessizlik! Hiçbir şey yoktu o gece sokaklarda. Haxar sessiz bir küfür salladı içinden. En ufak çıtırtısında şehir gardları tepesine bineceklerdi. Soyulacak kimse yoktu insanların en zengin ve en işlek şehrinde. Bırakın soyulacakları soyulamayacak kadar fakir olan ve sokakta yatanlar bile o gece etrafta yoktular. Haxar şüphelerine sahip olamıyordu. Loncaya bu saatte hiç geri dönmemişti ama buna mecburdu.
Zyna ormanları şehirden yarım saat uzaklıktaydılar. Lonca ise ormanın en uç bölgelerindeydi. Yeri gizliydi. İspiyonlayan ölür ispiyonlananınsa dili kesilirdi, başka kimselere söylemesin diye. Haxar uzun bir yürüyüşün ardından lonca binası olarak kullanılan dev ağacın dibine uzanmıştı. Erken gelirse ona sataşacak olan daha fala elf olabileceğini düşündü ve otların içine sessizce uzandı. İnsan güdüsü. Samca ama işe yarar. Gözleri ağırlaştı ve uykuya daldı.
Bir sesle uyandı. Uyuyalı ne kadar olduğuna dair hiçbir fikri yoktu. Sessizleşti ve dinledi. Bunu ona elfler öğretmişlerdi. Ses tereddütlü çıkıyordu, görünüşe göre bu Zaynaroth’du yanındakini tam göremiyordu. Koyu yeşil cüppesi tün suratını kapatıyordu. Adam konuşmaya devam etti. “Lordum bir saniye durup beni dinlerlerse daha iyi olacağı görüşündeyim” Kral durdu,adam durdu. Adam devam etti ”Lorduma üzülerek belirtmeliyim ki Haxar bilerek gönderildi, bildiğiniz gibi kaçmadı!” lord afalladı ,bir an duraksadı ve sinirle döndü “Ne demek bilerek gönderildi?” kan beynine sıçramıştı, Haxar’ı oğlu gibi severdi. Haxar yerinden hiç kıpırdamadı, nefesini tuttu ve dinlemeye devam etti. “Haxar’ın yeni görevi sizi öldürmekti lordum” ses bu sefer daha kurnazca yükselmişti, Lord donakaldı. Haxar donakaldı. Bir anlık sessizlikten sonra adamın alinin arkasına gittiğine dikkat etti Haxar. Adam bir hançeri kavradı ve Haxar bunu görünce hiç beklemedi, hançerine asıldığı gibi adamın boynuna fırlattı. Adam yere yığıldı. Kral ne olduğunu anlayamadı bir anda afallamıştı. Haxar’a kuşkuyla baktı ama Haxar ona dikkat etmedi. Yerdeki adamın ölüp ölmediğini kontrol etti ve sonrada adamın cüppesinin başını açtı. Onu tanıyordu. Bu adam lonca başkanın en iyi adamıydı. Ve işte o zaman olan biteni daha iyi anladı. Kral ona sordu “Burada neler dönüyor hemen öğrenmek istiyorum” ve Haxar ona cevap verdi; “ Bu adam lonca başkanı tarafından sizi öldürmek için yollanmıştı, sizin yalnız kalmanız içinde bu yalanı uydurdu lordum.” Kral anlamaya başlamıştı. Peki sen?? Sen burada ne arıyorsun?? Kral kuşkuyla sordu ve Haxar ona olan biten her şeyi anlattı.”Senin şehir boşken gönderilmen istendi” dedi kral olayın tamamını kavrayarak. “Böylece kimse çıkmazken çıktığın bilinecek ve erken döndüğün görülünce de senden kuşkulanılacaktı. Senden nasıl şüphelendim” ve ona sevgi dolu bir şekilde sarıldı… Eğer sen burada uyumasaydın ve beni kurtarmasaydın ben çoktan ölmüştüm.
Kral içinden geçirdi bir kez daha ona verdiği isim,i Haxar’ın gözlerine bakarken ve gurur duydu bir kez daha doğanın bahşettiği bu ihtişamla!!...
<div>Duvarlar renkli olsada, karanlıkta ne görebilirsinki?... Bir köre rengi, nasıl anlatabilirsinki?</div><br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest