Ne yapardınız?

Herkesin kürsüye çıkıp özgürce tartışma başlatabilmesi için…
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Ne yapardınız?

Post by Rhonin »

Fakir bir ülke. Salgın hastalıklar, açlık,fakirlik.. Sokaklar çamurlu ve berbat. Yağmurlu bir kış geçiyor. Ölkenin bu denli fakir olmasının nedeni ise,yıllardır süregelen bir savaşın masrafları. Ordu son savaşta imha edilmiş. şimdi ise düşmanlar, haksız istilalarını tamamlamak amacıyla son ordularını kurmuş,yürüyüşe geçmişler. Direnebilecek ordu yok. Mecburen eli silah tutan her erkek savaşa çağrılıyor. Genciyle yaşlısıyla erkekler, aileleriyle vedalaşıp birlik komutanlarının yanına giderken çocuklar ağlıyor, eşler feryat ediyor, analar ağıtlar yakıyor.

Savaşı şehirden uzakta tutmak için ordu, çayırlıklara sürülüyor. Burada, meydanda, göğüs göğüse çarpışacaklar. Hâlâ yağmur yağıyor. Ã?ayırlıklara varmaları birkaç gün alırken, sırılsıklam olan ve çoğu deri zırhlara bürünmüş, fakir kalabalık, tir tir titriyor. Yiyecekleri yok, suları yok,umutları yok... Erzak yolu kurulmamış çünkü yoldan gelecek erzak da yok.

Savaş alanına ulaşıyorlar.Cılız yaşlı titreyen eller kılıçlarda ve orduya karşı kendi son umutları cesaretleri..Ailelerine bağlılıkları.. şanslarına soğuk bir ayaz hüküm sürse de havaya, güneş açmış. En azından kaygan çamurlar olmayacak. Sadece yeşil çimenler.Askerler-her şeye rağmen-şevkle bağırarak karşılarındaki tam takım techizatlı düşman ordusuna meydan okuyorlar. Cesaretleri... Ellerinde başka hiçbir şey kalmamış.

Karşı tarafın askerleri toparlanırken, bu fakir ordunun başındaki komutanlar son bir kez yüreklendirici bir konuşma yapıyorlar. Hiçbiri umut etmiyor. Hiçbiri savaşı kazanacaklarını düşünmüyor. Tek istedikleri bu ülkeyi o askerler için cehenneme çevirmek. Düşman ordularının boruları ötüyor. Düşman ordusu düzenli bir tempo ile yürüyüşe geçiyor. Bu fakir ordunun ise öttürecek bir borusu bile yok. Ã?avuşlar hücum emrini haykırıyorlar. Düzen, nizam bilmeyen, eğitim almamış köylü ordusu, sadece cesaret ve öfkeyle böğürerek düşman ordusuna doğru son sürat koşarak saldırıya geçiyorlar.

Ve ordunun ilk safları çarpışıyor..İşte o zaman acı dolu çığlıklar ve feryatlar bütün meydanda dalgalanıyor..İnsanların ölmeden önceki acı dolu bağırışları ölmemek için çabalayan insanlar..

Siz oranın generalisiniz..Çok büyük bir emir aldınız ve gerçekleştirmezseniz belki işinizden hatta hayatınızdan olabilirsiniz..Ordunuz size ölümüne bağlı ne olursa olsun sizi hayatları pahasına koruyolar.Ama kralınıza karşı gelirseniz aileniz de tehlike altında..

Ne yapardınız?Onları öldürmeye..Sefil hayatları almaya devam mı ederdiniz yoksa kralınıza çok büyük bir ülkeye karşı mı gelirdiniz.Ölkeye karşı gelip o sefil,açlık için haykıran hayatları kurtarıp onun için savaşırmıydınız?

*Hikayenin çoğu Necros tarafından yazılmıştır.*

//FalcoN: Mesaj birleştirildi.
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by barabus »

anldığım kadarıyla bi zgüçlü ordunun generaliyiz ve oraya şavaşmak için gelmişiz ben bir generalinçok daha basitçe şavaş başlamdan bu durumu çözebileceğini düşünüyorum örneğin önce bi anlaşma önerirdim ve anladığım kadarıyla karşı taraf da benim konumumda kimse yok yeterli diplomasiyle ve dozunda ufak tehditlerle oldukça kolay çözebilirim savaş sorununu ama illede savaşmak ve ölmek istiyorlarsa va mucizeler inanıyorlarsa kellerin uçtuğunu ve çığlık çığlığa insanların öldüğünü görmek general olmuş bi fighter için çok da özel bi durum değil
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Durum özel değilde sonuçları aklından geçir.Sefil bi ülke için binlerce can alıyosun hemde ölmemek için,özgürlükleri için çırpınan insanları yokederek..

O sefil topraklar uğruna o yakaran insanları yokederek vicdanının ele vermeyeceği sonucu bilinen bi zafere mi?Yoksa onlara bir umut olup onlarla beraber o ülkeye özgürlüğü getirmek ve onların kahramanı olmak mı?Onların ailelerinin hayatını kurtarmak mı..

Gerçekten kendinizi orada hissedip düşünmenizi ve öyle mesaj atmanızı istiyorum lütfen..
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by barabus »

ben o generalin yerinde olsam belki acımasızca olabilir ama güçsüz tarafın yok oluşunu seyreder ve zaferlerim hanesine gülümseyerek bi tane daha artı koyardım bi savaşçı herhalükarda savaşmalıdır . bu insanlar özgürlüğü belki ölerek daha hızlı bulucaklar ve onurlu bir şekilde öleceklerdir.

özgürlükleri için savaşalar belki gerçek özgürlüğü ölümde bulabilirler
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Aslında bu da bir düşünce ama vicdanın el vermezdi ben sanmıyorum..O insanların çığlıklar içinde orada ölmesi vs. bunlar gerçekten kötü şeyler ve sen orda gülerek izliyceksin..

Ben sanırım şöyle yapardım.Ne pahasına olursa olsun o köylüyü savunurdum.Eğer bu uğurda öleceksem bile onların özgürlüğü için çabalardım..Kralıma karşı gelirdim..Onlara haber ulaşmadan bir birlik gönderip ailemi uzaklaştırırdım oradan..

Ama..O insanlar için ölümüne savaşırdım çünkü son umutları ben olurdum.Eğer ölseydim bile gözüm açık gitmezdi.Ama imkansız o insanları o durumda bırakmazdım bunu gerçekten söylüyorum..

Hangi biriniz bir insanı öldürebilirsiniz ki hemde o durumda bir insanı sizi afrika bölgesine alalım..O sefil insanlardan gözünüze ölmemek için bakıp yalvaran insanı öldürebileceksiniz emir gelmiş ama kimse sizi hapise atmıyacak öldürürmüydünüz?

Ben asla..Bunu da burada düşünerek söylüyorum o insanları ne pahasına olursa olsun savunurdum..Sonuç ölümle sonuçlansa bile.
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by barabus »

doğrusunu istersen bende ölmeleri gerektiğini düşünmüyorum ama şavaşmak onların seçimi gülerek izlemem tabii ki ama savaşa giden bi general bence ençok ölenlere saygı duyar . çünkü onurlarıyla ailelerin korumak ve özgürlüklerini yeniden kazanmak için ölmüş olacaklar. bunula beraber savaş hiç bir zaman çok dürüst değildir zaten

ancak ölüm daha öncede bazı yerlerde de tartıştığım gibi kolayca kabullenilecek yada hafife alanıcak bişey değildir. dolayısıyla afrikada yaşamak için savaşan insanlarla özgürlükleri için savaşanlar bir değil bu kadar aciz durumdakileri savaşa zorlamak elbetteki adaletli değil ama ben yinede bi generalin yapması gerekeni yapacağını düşünüyorum

diğer taraftan benim şahsi fikrimdir ve egoistlik olarak da düşünülebilir ama ben ailemin başına bişey gelmasindense 100 lerce insanın kafasının kesilmesini yeğlerim ben ailemi yok edebilecek kadar cesaretli değilim :oops: :oops:

benim gerçeklerim bunlar
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Bende asla ailemi ele geçirmelerini izin vermem hatta onlara bir zarar gelsin çok kötü olur zarar verenler için..

Ama orda o insanları koruyabilecekken ve aileni de en azından kurtarma şansın varken bunu yapmak kolaya kaçmak olurdu bazen bir şeyler feda edilmelidir (aileden bahsetmiorum tabiki) ama feda ediceğin şey insanların hayatları değil düşünsene onların ailesini..

Onlarda aileleri için çabalıyorlar ama sen sadece aileni çok küçük bi şans kralın eline düşücek diye onların ailelerinden özgürlüklerinden ve başka şeylerden olmasını sağlıyosun..

Eğer ailemi orda ele geçirselerdi o kralın olduğu yeri basar onlar hazırlıksız yakalar ve o kralın ailemi bırakması için baya bi pataklardım zaten hiç bir kral kendi pof poflanmış canına zarar gelmesini istemez bazı krallar hariç..

O yüzden bırakıcağını bilirdim o adamlarında böylece özgürlüklerini sağlardım hemde ailemi kurtarırdım..Belki ordan çıkınca öldürülcektim ama olsun en azından ailem ve binlerce insan kurtarılmış olacaktı..
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: Eskişehir
Contact:

Post by Slach »

Anladığım kadarıyla son teknoloji şeyler yok. Ben burda iki taraflı çalışırım. Krala tamam tamam diyip onun dediklerini yapıyormuş gibi görünürüm. Ama halkı gizlice örgütleyip taktik geliştiririm.

Böylelikle hem vatanım için savaşmış. Hem de ailemi korumuş olurdum.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
FrontsideAir
Gölge Ustası
Posts: 1245
Joined: Tue Aug 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul (İzmir)
Contact:

Post by FrontsideAir »

Eğer burada şimdiki kişiliğimde olsam nasıl davranacağımı soruyorsan o zaman zaten komutan olamazdım merhametimden dolayı.

Ama bir komutanın kişiliğine sahipsem Barabus gibi önce anlaşmaya çalışırdım. Belki ölmemeleri için yalan da söylerdim onlara. Ama başka çarem kalmazsa ölmelerine göz yummak zorunda kalırdım. Zaten bir komutanın ikinci özelliği de sadakati olmalıdır. O zavallı insanların ölmemesi için diplomasi yeteneğim yeterli olmazsa mecburen öldürürüm.

Code: Select all

Kör sabahın beşinde,
Sessiz gölge peşinde;
Her soylunun leşinde,
Hançeri saplı Erober'in.

Geçmişin sayfalarına gömülü kullanıcı..
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Bence cevap düşmanın kimliğinde yatıyor. Eğer yağmacı ve güvenilmezlerse en ufak bir kazanma ihtimali dahi gözardı edilemez. O insanlar için ölmek yıkımı görmektense bir ödül olacaktır.

Fakat adil, yağmalamaya değil de toprakları ele geçirmeye gelmiş bir orduysa diplomatik bir görüşmede daha çok şey kabullenebilirdim. Neticede kazanılamayacak bir savaşta kan dökmenin alemi yok. Fakat bunu yaparken ne kadar iyi niyetli olsa da komutan hain sıfatını alabilir. Buna da kendini hazırlayabilecek kadar güçlü olmalıdır.

Toprakların ve askerlerin durumuna göre gerilla yöntemi de belki denenebilirdi...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
erethan
Başbüyücü
Posts: 1000
Joined: Sun Feb 15, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by erethan »

Bu arkadaş Generalse büyük ihtimalle lawful bir kardeşimizdir,ve Lawfulluğuda krala bağlılık ile olur.Ha yaşlılık başına vurduysada başlarım kralına çiftçi olacam ben derse o başka tabi.Ama sen benim bu durumda ne yapacağımı soruyorsan ben bu durumda olmazdımı.Ne işim olur generallikle falan büyücü adamım,Savaşı ikinci komutana bırakır giderdim bi avuç köylüyü yenmek için Generalin ne işi var zaten ordunun başında ikinci komutan halleder,tüm karar yetkisi onda.
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Hiç bir zaman kazanamayacağım bi savaşa girmem.Burda tek yapılcak şey eğer şehrin surları varsa şehre çekilip düşmanları şehirde karşılamak yoksa da şehri boşaltırmak.Boşuna Paladinliğe gerek yok :D
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Pardon ben fakir ordunun komutanıysak zannettim.Güçlü orduysam Tabiiki de ölümüne saldırtırdım askerlerimi napıcam çulsuz köylülerimi koruycam zaten kral dan önce ordudaki askerler kafamı kırardı.Erkeklerin hepsini gebertir kadınları ve çocukları ise köle yapardım.Nede olsa ordunun morale ihtiyacı var demi :twisted:
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Karakterinin değil senin ne yapacağını sordum ayrıca ordudakiler kafanı kıramaz dediğim gibi ordu hayatları pahasına seni koruyorlar senin her kararına saygıları sonsuz..

Tek emrinle yenemeyecekleri orduya dahi saldırırlar sana bağlılıkları inanılmaz..İnançları ve güvenleri çok yüksek bir ordu ama orda karakterinin değil gerçekten o durumda sen olsaydın napardın diyorum "milleti öldürürdüm!!" bu kadar kolay değil..

Söylemek değil yapmak zordur önceki yazıların hepsini oku aynı cevabı bulursun afrika bölgesi vs.
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Darkgnome »

Zaten Barabus ilk mesajında en mantıklı olanı yazmış bence. Diplomasi ilede iş çözülmeyecekse o zaman diğer ülkenin insanlarının savaşmak için bir nedenleri var demek ki!

Ha birde başlarında hala komuanlar olduğuna göre onları kışkırtan yada korkutan bunlar demekki aslında. Onların kellelerini alırım geri kalanı zaten dağılacaktır.

Eğer canlarına değer vermiyorlarsa, anlaşma yaparak ailelerini kurtarmıyorlarsa, sadece bana o kadar bağlı askerlerimin canlarını almak istiyorlarsa, cehennemin dibine kadar yolları var!

Fakir veya değil karşımda benim insanlarımın canını almak isteyen insanlar var teslim olmadıkları sürece sadece düşmandırlar.

Tabii son bir şey daha söylemek istiyorum. Burada bizim ordumuzun ne amaçla buraya saldırıdığı da önemli. şimdi biz barış ve özgürlük için geliyoruz diyorlarsa, ordunun düşmesine, liderlerin yok edilmesine rağmen halkı mevcut düzeni korumaya çalışıyorsa bu işte bir terslik vardır. Anlayan anladı. :D
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest