Pan ın Flüdü ( Başvurular)
Pan ın Flüdü ( Başvurular)
Oyun olabildiğince tüm ozanlara açık olacak. Mümkün olduğunca fazla insanı almaya çalışacağım. Karakterlerinizin mümkünse özgeçmişi STR DEX CONS WİS İNT CHAR Özelliklerini rahipse tanrısını büyücüyse okulunu yazmanızı rica ediyorum. Tanrının Yunan tanrısı olmasına dikkat edin. İsteyenlere tanrı tavsiye edebilirim. Zeus Ra gibi büyük tanrılar yassak. şimdilik bu kadar bana yollayacağınız özel bilgileri de yollayın.
Bi de unutmayın karakteriniz Antik Yunan dünyasında yaşıyor. Anadolulu Mısırlı ya da Babilli olabilir. Ya da mesela Kelt. Ama bir şekilde Anadoluya gelecek.
Hadi kolay gelsin.
Bi de unutmayın karakteriniz Antik Yunan dünyasında yaşıyor. Anadolulu Mısırlı ya da Babilli olabilir. Ya da mesela Kelt. Ama bir şekilde Anadoluya gelecek.
Hadi kolay gelsin.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Arkadaşlar karakter yaratmadan önce mümkünse rp bilgilendirme bölümünün ikinci sayfasına göz atın. Oradaki bilgilerle karakteriniz daha bir ete kemiğe bürünebilir.
Başvurular şimdilik pazartesiye kadar diyelim. Ama duruma göre hızlanıp yavaşlaya da bilir.
Başvurular şimdilik pazartesiye kadar diyelim. Ama duruma göre hızlanıp yavaşlaya da bilir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
mefistofeles
- Kullanıcı

- Posts: 481
- Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
- Contact:
-
FrontsideAir
- Gölge Ustası
- Posts: 1245
- Joined: Tue Aug 03, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul (İzmir)
- Contact:
Ben de katılmak isterim.
Gerçekten güzel ve iddialı olacak gibi gözüküyor.
Firble, iyi iş çıkarmışsın, tebrikler.
Karakterleri nasıl ulaştıracağız?
Gerçekten güzel ve iddialı olacak gibi gözüküyor.
Firble, iyi iş çıkarmışsın, tebrikler.
Karakterleri nasıl ulaştıracağız?
Code: Select all
Kör sabahın beşinde,
Sessiz gölge peşinde;
Her soylunun leşinde,
Hançeri saplı Erober'in.
Geçmişin sayfalarına gömülü kullanıcı..Karakterler hakkında bilinmesini istediğiniz herkesin bilmesi gereken bilgileri buraya atın. Kalanları Özel Mesaj ile bana atın. Bu arada perşembe gecesi bilgilendirme bölümüne dönem teknolojisi konusunda bir ek getireceğim bakarsanız sevinirim. Gerekirse değişebilir ama şimdilik karakterler hazırlanırken bu teknolojiyi dikkate alırsanız daha işyi olur. Eğer çok mecbur kalırsam uyarlamayı ben yaparım.
Last edited by Firble on Fri Dec 23, 2005 7:42 pm, edited 1 time in total.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dün Darkgnome la karakter sistemini oluşturduk. Ã?ncelikle Point Buy sisteminde eklenen puan sayınız 24 olacak. Bunun dışında sizden daha başka sayısal veri istemeyeceğim. Boyu ve yaşı buna dahil etmeyin tabii.
Olabildiğince bir özgeçmiş anlatmaya çalışın eğer özgeçmişiniz oyunun ana mekanları ile çakışıyorsa gerekirse size bazı ek bilgiler de verebilirim.
Olabildiğince bir özgeçmiş anlatmaya çalışın eğer özgeçmişiniz oyunun ana mekanları ile çakışıyorsa gerekirse size bazı ek bilgiler de verebilirim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
İsim: Solaron
Sınıf:Ozan
Yaş:26
Görünüm:Sarı saçlı. Kısa sakallı. Maviye yakın gözleri var.
Kendisi şiir ve şarkının yanında felsefeyle de ilgilenmektedir. Bazen biraz fazla derinlere dalar. Bu sebepten dolayı insanlar arasında her zaman normal karşılanmayabilir. Ama ozan olması geelde sevilmesini sağlamıştır. Zaman zaman kimsenin göremediği garip şeyler görebilir(diğer insanlara göre halüsinasyon da denebilir:)) Memleketi bugün didim olarak bilinen yerdir. Oradaki insanlar gibi Apollon'a sadık kaldı. Fakat onunkisi körü körüne bir bağlılık değildi. Pekçok şehri gezmişti. Pekçok tanrının tapınağını ziyaret etmişti. Pekçok şehri de gezmişti ege kıyısında. Hayatının büyük kısmı yolda geçmişti. Yolları seviyordu. Erkan yaşlarda düşmüştü yollara hayatını ozanlıkla kazanıyordu. Apollana şükürler olsun ki ozanlar saygı görüyordu. Karnı pek aç kalmıyordu(kaldığı zamanlar da olmamış değldi). İnsanlarla konuşmayı sever. Sohbetin yanında değişik sorular sorarak insanların fikirlerini de almaktadır. Hatta kaydettiği bazı çalışmaları da mevcuttur.
STR:8
DEX:10
CONS:10
INT:14
WIS:12
Char:16
Sınıf:Ozan
Yaş:26
Görünüm:Sarı saçlı. Kısa sakallı. Maviye yakın gözleri var.
Kendisi şiir ve şarkının yanında felsefeyle de ilgilenmektedir. Bazen biraz fazla derinlere dalar. Bu sebepten dolayı insanlar arasında her zaman normal karşılanmayabilir. Ama ozan olması geelde sevilmesini sağlamıştır. Zaman zaman kimsenin göremediği garip şeyler görebilir(diğer insanlara göre halüsinasyon da denebilir:)) Memleketi bugün didim olarak bilinen yerdir. Oradaki insanlar gibi Apollon'a sadık kaldı. Fakat onunkisi körü körüne bir bağlılık değildi. Pekçok şehri gezmişti. Pekçok tanrının tapınağını ziyaret etmişti. Pekçok şehri de gezmişti ege kıyısında. Hayatının büyük kısmı yolda geçmişti. Yolları seviyordu. Erkan yaşlarda düşmüştü yollara hayatını ozanlıkla kazanıyordu. Apollana şükürler olsun ki ozanlar saygı görüyordu. Karnı pek aç kalmıyordu(kaldığı zamanlar da olmamış değldi). İnsanlarla konuşmayı sever. Sohbetin yanında değişik sorular sorarak insanların fikirlerini de almaktadır. Hatta kaydettiği bazı çalışmaları da mevcuttur.
STR:8
DEX:10
CONS:10
INT:14
WIS:12
Char:16
Last edited by Efla on Tue Dec 27, 2005 5:43 pm, edited 1 time in total.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
mefistofeles
- Kullanıcı

- Posts: 481
- Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
- Contact:
Ben herimes...
Görüp görebilecekleriniz, anlayıp anlatabilcekleriniz, bilip bilebilecekleriniz... Hepiniz gelin gelin hayatımı dinlemeye.
Hep söyledim kadınları severim çok severimm bakmayım öyle haz bu dünyada, en yakın dostum epikür kadar tatlı gelir bana.Ttatmadığım haz kalmamıştır belkide bu dünyada ...Hasat zamanı ilk üzümü hep ben yedim bakire kızlar hep yatağımda uyandı ,tütünün en kalitesi oldu pipomda hep, ne zaman acıklı şarkı dinlesem ağlarım mesela durmadan mükemmeli ararım yoklukta, tanrılar bile imrenir hayatıma, neden? Neden çünkü sonsuz olmanın yada sonsuzluk içinde yüzmenin bedeli hazlardan kendini ayıklayabilmektirde ondan .Hiç bakmayın benim zengin yaşamıma.. Dedim ya her türlü hazzı denedim .Devamlı gezdim orda burda şurda, anlamsızlıkta varlıkta, yoklukta hiçlikte, soğukta sıcakta görülemeyecek neler gördü sefil gözlerim.İki büyük aşkım oldu biri narsisis gibi kendim, diğeri de ömrümde bırakamadım topuzum. Olur ya herhalde zengindim doğduğumda , sonra bıraktım sefilliği gerçekten .Ne anlamaya çalıştım nede bilmeye ama anlattım ne duyduysam ne sevdiysem anlattım ki herkes bilsin.Ama bu yaşadıklarım açtı gözlerimi sonsuzluk içinde hazzı arayan bile düşmek üzereyken belki de biz hazzı kaybedip kukla olmak üzereyken işte buna göz yummayacağım.Bakın yemyeşil ama sefil gözlerime bakın bulduklarınız yalnızca öfke olacak artık. Ne aşk ne sevgi ne de sonsuz haz....
Duy bütün anadolu, duy bütün gavur elleri, duy bütün dünya, ben herimes gelin dostlarım, gelin düşmanlarım, gelin beraber gidelim son yolculuğumuza! gelin ki o kibirli tanrılar bile şaırsın yapabileceklerimiz karşısında düşümüş titanlar bile duysun sesimi geliyoruz ey tanrılar olimpos geliyoruz Efendi pan ı kurtarmaya size musikinin gerçeğini belkide ilk defa hazzı yaşatmaya geliyoruz .........
Ozan herimes.........
Görüp görebilecekleriniz, anlayıp anlatabilcekleriniz, bilip bilebilecekleriniz... Hepiniz gelin gelin hayatımı dinlemeye.
Hep söyledim kadınları severim çok severimm bakmayım öyle haz bu dünyada, en yakın dostum epikür kadar tatlı gelir bana.Ttatmadığım haz kalmamıştır belkide bu dünyada ...Hasat zamanı ilk üzümü hep ben yedim bakire kızlar hep yatağımda uyandı ,tütünün en kalitesi oldu pipomda hep, ne zaman acıklı şarkı dinlesem ağlarım mesela durmadan mükemmeli ararım yoklukta, tanrılar bile imrenir hayatıma, neden? Neden çünkü sonsuz olmanın yada sonsuzluk içinde yüzmenin bedeli hazlardan kendini ayıklayabilmektirde ondan .Hiç bakmayın benim zengin yaşamıma.. Dedim ya her türlü hazzı denedim .Devamlı gezdim orda burda şurda, anlamsızlıkta varlıkta, yoklukta hiçlikte, soğukta sıcakta görülemeyecek neler gördü sefil gözlerim.İki büyük aşkım oldu biri narsisis gibi kendim, diğeri de ömrümde bırakamadım topuzum. Olur ya herhalde zengindim doğduğumda , sonra bıraktım sefilliği gerçekten .Ne anlamaya çalıştım nede bilmeye ama anlattım ne duyduysam ne sevdiysem anlattım ki herkes bilsin.Ama bu yaşadıklarım açtı gözlerimi sonsuzluk içinde hazzı arayan bile düşmek üzereyken belki de biz hazzı kaybedip kukla olmak üzereyken işte buna göz yummayacağım.Bakın yemyeşil ama sefil gözlerime bakın bulduklarınız yalnızca öfke olacak artık. Ne aşk ne sevgi ne de sonsuz haz....
Duy bütün anadolu, duy bütün gavur elleri, duy bütün dünya, ben herimes gelin dostlarım, gelin düşmanlarım, gelin beraber gidelim son yolculuğumuza! gelin ki o kibirli tanrılar bile şaırsın yapabileceklerimiz karşısında düşümüş titanlar bile duysun sesimi geliyoruz ey tanrılar olimpos geliyoruz Efendi pan ı kurtarmaya size musikinin gerçeğini belkide ilk defa hazzı yaşatmaya geliyoruz .........
Ozan herimes.........
Son gününün gecesinde son demlerini yaşıyorladı aşklarının, gizli klubelerinde yükselen güneşle ayrılacaklardı. Aşkın ölümlü olduğunun farkındaydılar ve bunu değiştirmeye çalışmıyorlardı. Zaten onların aşkıda imkansız bir aşkı.
Güneş çıkana kadar beklediler ışığını artık bırakana kadar ve son kez dudaklarının sıcaklığını paylaştılar birirleriyle.
İkisinin ısıttığı derme çatma yataktan kaktı Deminiones ve arkasına bakmaya korkutuğundan sadece üstünü giyindi. Adeleli bacakları dışarıda kalıyordu bu giysiyle ve ayakalrında sıkı sandaletleri olmadanda koşacakmış gibi nasırlanmış tabanları. Yüzünde hala o çocuksu ifade vardı ama 15 olmuştu artık ve 1 sene sonra evlenecek yaşa gelecekti. Ailesi onu için seçmişti evleneceği kişiyi ama bu asla olmayacaktı. Belkide bu sebeple evine bir daha asla uğramayacaktı.
"Belki daha sonra tekrar..."
dedi ve ayrıldı klübeden ve bir gecelik sevgilisinden. Tekrar işinin başındaydı ve koşuyordu, kaçarmışçasına koşuyordu tempolu koşusu artık reflekslerinden geliyordu ve düşünmeden yolunu bulabiliyordu. Bu sayede aklında hala dün gece olsada patikaya kada hiç bir şey düşünmesine gerek kalmamıştı.
"Buranın kapısı san her zaman açık olacak sevgilim"
denmişti arkasından ama duymamıştı Deminiones, işi koşmak olan biri için sürekli hızlı koşmak sorun olmazdı heleki kaçtığı şey içinde ise.
Ben bir haberciyim orduda. En kolay ve en zevkli işteyim. şehirlerden şehirlere ve kentlerden kentlere ben taşırım en acele haberleri bazılarında aklımda bazılarını yanımda taşıyarak. şehirlerden şehirlere tüm dedikodular nasıl taşınırsınız? Savaşlarımız da ordudaki haberler nasıl ulaşır?
Ölümüde bu adımlarım taşırım savaşıda, aşkıda. Ã?oğunlukla ne taşıdığımı bile bilmem. Hermes yolume ne çıkartırsa onun kanatlı ayakları ile koşarım.
Haberci olmadığımda ise ya yamaklık yaparım bir savaşçını yanında yada hizmet ederim birinin yatağında.
Demioniones
Yaş: 15
Görünüm: Evlenme çağına yaklaşmış bir genç. İnce ama sıkı bir vücudu var. Uzun bacakalrı uzun adımlar almasını sağlıyor yollarda. Düştüğünde aldığı kolundaki bir yara dışında pürüzsüz ve yanık bir teni, bitlenmesin diye sürekli kısa tutuğu siyah saçları ve güneşten en az etkilenmesini sağlayan kahverengi gözleri var. Ancak yakınından geçen bütün kızlarında belirttiği gibi çekici bir görünüşü var her ne kadar etkileyici olmasada.
Güneş çıkana kadar beklediler ışığını artık bırakana kadar ve son kez dudaklarının sıcaklığını paylaştılar birirleriyle.
İkisinin ısıttığı derme çatma yataktan kaktı Deminiones ve arkasına bakmaya korkutuğundan sadece üstünü giyindi. Adeleli bacakları dışarıda kalıyordu bu giysiyle ve ayakalrında sıkı sandaletleri olmadanda koşacakmış gibi nasırlanmış tabanları. Yüzünde hala o çocuksu ifade vardı ama 15 olmuştu artık ve 1 sene sonra evlenecek yaşa gelecekti. Ailesi onu için seçmişti evleneceği kişiyi ama bu asla olmayacaktı. Belkide bu sebeple evine bir daha asla uğramayacaktı.
"Belki daha sonra tekrar..."
dedi ve ayrıldı klübeden ve bir gecelik sevgilisinden. Tekrar işinin başındaydı ve koşuyordu, kaçarmışçasına koşuyordu tempolu koşusu artık reflekslerinden geliyordu ve düşünmeden yolunu bulabiliyordu. Bu sayede aklında hala dün gece olsada patikaya kada hiç bir şey düşünmesine gerek kalmamıştı.
"Buranın kapısı san her zaman açık olacak sevgilim"
denmişti arkasından ama duymamıştı Deminiones, işi koşmak olan biri için sürekli hızlı koşmak sorun olmazdı heleki kaçtığı şey içinde ise.
Ben bir haberciyim orduda. En kolay ve en zevkli işteyim. şehirlerden şehirlere ve kentlerden kentlere ben taşırım en acele haberleri bazılarında aklımda bazılarını yanımda taşıyarak. şehirlerden şehirlere tüm dedikodular nasıl taşınırsınız? Savaşlarımız da ordudaki haberler nasıl ulaşır?
Ölümüde bu adımlarım taşırım savaşıda, aşkıda. Ã?oğunlukla ne taşıdığımı bile bilmem. Hermes yolume ne çıkartırsa onun kanatlı ayakları ile koşarım.
Haberci olmadığımda ise ya yamaklık yaparım bir savaşçını yanında yada hizmet ederim birinin yatağında.
Demioniones
Yaş: 15
Görünüm: Evlenme çağına yaklaşmış bir genç. İnce ama sıkı bir vücudu var. Uzun bacakalrı uzun adımlar almasını sağlıyor yollarda. Düştüğünde aldığı kolundaki bir yara dışında pürüzsüz ve yanık bir teni, bitlenmesin diye sürekli kısa tutuğu siyah saçları ve güneşten en az etkilenmesini sağlayan kahverengi gözleri var. Ancak yakınından geçen bütün kızlarında belirttiği gibi çekici bir görünüşü var her ne kadar etkileyici olmasada.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Başvurunuz kabul edildi demem gerek var mı bilmiyorum. Tabii yeni başvuruları bekliyoruz. Bu arada başvuran arkadaşlar Dorleon başlığına bakabilirlerse girecekleri kenti görebilirler. Bu kente nasıl girdikleri konusunu onlara yani size bırakabilirim. Kentte geçirdiğiniz ilk bir saate kadar ki bölümü tasvir edebilirseniz hem işim kolaylaşır hem kendinize göre giriş olur. Bu giriş için belli konularda daha ayrıntılı bilgi de alabilirsiniz benden.
Mefistofeles in çağrıyı yapan ozanı oynattığını söylememe bilmiyorum gerek var mı ? O RP ye tapınaktan başlayacak. Sizin gelişinizden nasıl harekete geçileceği konusunda onun onayı ve fikirleri rol oynayacak muhtemelen.
Mefistofeles in çağrıyı yapan ozanı oynattığını söylememe bilmiyorum gerek var mı ? O RP ye tapınaktan başlayacak. Sizin gelişinizden nasıl harekete geçileceği konusunda onun onayı ve fikirleri rol oynayacak muhtemelen.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Lampros adlı bir adamla evli olan bir Giritli kadın vardı.Adı Galateia idi.Lampros çok fakitdi,karısının gebe olduğunu anlayınca ona ancak erkek bir oğlan doğurursa besleyebileceğini söylemişti.Yoksa dağa bırakacaklardı çocuğu.Kocası yokken bir kız çocuk doğurdu Galateia.Ve çocuğun cinsini kocasından sakladı,ve kızı erkek kılığında büyüttü.Adına da Leukippos demişler.
Ne varki genç kız olunca öyle güzelleşmişki Leukippos,kız olduğunu gizleyemezmiş artık.Büyük bir korkuya kapılan annesi onu Leto nun tapınağına yollamış orada onu erkek yapacaklarmış.Tanrıçaysa kıza acımıştı.Letho,Artemis ile Apollonun annesidir.Letho kıza acısada ondan bir dileğini yerine getirmesini istemiş,kurtuluşu için.Apollonun Pan ile olan yarışmasından ve Apollonun dileğinden bahsetmiş.Emretmiş Tarnrça;Apollon adına şarkılar söyleceksin ve güzel gülümsemenle Apollonun ışığınıı,bilgeliğini yayacaksın.Ve müziğinin her nağmesinde onun tınılarını vurgulayacaksın.Tanrrıça Leukippos a rüyasında gelmişti.Tapınakta dua ederken uyuyakalan genç kız uyandığında rüyasını hatırladı.Hatırladığı tek şey Apollon için yapabilecekleri ve Tanrıçanın emriydi.Leto ve Apollon bunun karşılığında onu koruyacak ve ödüllendirecekti.Buna inanarak yola çıktı...
Giritten yola çıkan genç kız elinde sadece bir filüdü ve bir ekmek parçası gezinedurdu.Ã?ocukluğundan beri alıştığı şekilde erkek gibi davranıyor ve giyiniyordu.Ama çok zarif bir oğlan olarak.Böyle böyle haftalar geçti .. Dorleondaki Artemis Tapınağına ulaşana dek...
Düzeltme ..... Apollon u Artemis yaptım. Dorleon da Apollon tapınağı yok. : ) Firble
Ne varki genç kız olunca öyle güzelleşmişki Leukippos,kız olduğunu gizleyemezmiş artık.Büyük bir korkuya kapılan annesi onu Leto nun tapınağına yollamış orada onu erkek yapacaklarmış.Tanrıçaysa kıza acımıştı.Letho,Artemis ile Apollonun annesidir.Letho kıza acısada ondan bir dileğini yerine getirmesini istemiş,kurtuluşu için.Apollonun Pan ile olan yarışmasından ve Apollonun dileğinden bahsetmiş.Emretmiş Tarnrça;Apollon adına şarkılar söyleceksin ve güzel gülümsemenle Apollonun ışığınıı,bilgeliğini yayacaksın.Ve müziğinin her nağmesinde onun tınılarını vurgulayacaksın.Tanrrıça Leukippos a rüyasında gelmişti.Tapınakta dua ederken uyuyakalan genç kız uyandığında rüyasını hatırladı.Hatırladığı tek şey Apollon için yapabilecekleri ve Tanrıçanın emriydi.Leto ve Apollon bunun karşılığında onu koruyacak ve ödüllendirecekti.Buna inanarak yola çıktı...
Giritten yola çıkan genç kız elinde sadece bir filüdü ve bir ekmek parçası gezinedurdu.Ã?ocukluğundan beri alıştığı şekilde erkek gibi davranıyor ve giyiniyordu.Ama çok zarif bir oğlan olarak.Böyle böyle haftalar geçti .. Dorleondaki Artemis Tapınağına ulaşana dek...
Düzeltme ..... Apollon u Artemis yaptım. Dorleon da Apollon tapınağı yok. : ) Firble
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
-
FrontsideAir
- Gölge Ustası
- Posts: 1245
- Joined: Tue Aug 03, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul (İzmir)
- Contact:
İsim: Hyagnis
Boy: 168
Kilo: 64
Gözler: Ela
Saç: Siyah
Yaş: 21
Dış görünüş:
Dorleon'un batısındaki bakır madeni kasabası Pessinus'da yaşayan Hyagnis, ustasının yanında bakırdan şüş eşyaları yapmaktadır. Takas için birkaç ayda bir Dorleon'a gider. Elbiseleri sıradandır ve son derece normal bir vücut yapısı var. Tıraşlı yüzünde daimi bir somurtma ifadei var. Bileğindeki bakır bilekliği tek değerli eşyası.
Boy: 168
Kilo: 64
Gözler: Ela
Saç: Siyah
Yaş: 21
Dış görünüş:
Dorleon'un batısındaki bakır madeni kasabası Pessinus'da yaşayan Hyagnis, ustasının yanında bakırdan şüş eşyaları yapmaktadır. Takas için birkaç ayda bir Dorleon'a gider. Elbiseleri sıradandır ve son derece normal bir vücut yapısı var. Tıraşlı yüzünde daimi bir somurtma ifadei var. Bileğindeki bakır bilekliği tek değerli eşyası.
Code: Select all
Kör sabahın beşinde,
Sessiz gölge peşinde;
Her soylunun leşinde,
Hançeri saplı Erober'in.
Geçmişin sayfalarına gömülü kullanıcı..isim aurora
özgeçmiş
Annem selene (ay tanrıçasına da yer var deil mi?) tapınaının bir rahibesiydi ama ben kendimi bir yerlere kapatmayı sevmiyordum onun yerine etrafta gezinmeyi insanlarla konuşmayı ve onlara birşeyler anlatmayı seçiyordum. Annem selene hakkında öyküler anlatırdı ben küçükken özellikle aşk öykülerini çok severdim, biraz büyüdüğümdü pan tanrısına ilgi duymaya başladım . Eğlenceyi severdim ve de müziği ... annem kendi kendimi eğlendireyim diye küçük de bir flüt almıştı bana, belki de pan ı dinleye dinleye ben istemiştim flütü... geceleri özellikle dolunayda çalardım flüdümü ağaçlara ve yapraklara söylerdim şarkılarımı .. gündüzleri ise yeni diyarlara gitmeyi hayal ederdim hep. "Deniz ve ay"dı bana hayat veren ama bir sabah sislerin içinde dolunayı gördüm ... ve birden artık denizden uzaklaşıp yeni yerleri görmemin vaktinin geldiğini fark ettim denizi çok özleyecektim ama ... anneme baktım, daha uyuyordu o... gittiğimi fark etmeyecekti belki, çünkü yaşamı sadece tapınaıydı onun.. o yüzden onu uyandırmadan yola çıktım.. yolda garip bir yarışma hikayesi duydum, iki tanrı arasında... ve bunlardan biri çocukluk aşkım "pan"dı. Apollo yu da duymuştum, yakında şehirde onun tapınaı da vardı.. annem oraya erzak değiş-tokuşuna giderdi zaman zaman. Yaşadıgım yerden ayrıldııma mutluydum, ilerleyen günlerde hikayelere karşılık yatacak yer buldum. az insan benim tanrımı biliyordu , hatta yolum uzadıkça artık insanlar hiç bilmemeye başlamışlardı ama genede hikayeleri seviyorlardı. aslnda anlatılacak çok fazla öyküsü yoktu selennin 3-4 aşk hikayesi gibi birşey ama yolculuk ederken devamlı yeni insanlarla tanışıordum ve bazen biraz hayal ürünü katmanın da sakıncası olmadığını düşünüyordum. yolum iyice anadolunun içlerine düşmüştü ve hayatımda hiç görmediğim kadar büyük bir şehre girdim... gördüklerim karşısında ne yapacağımı bilemiyordum etraftaki yapıların sayısı sayabileceimden fazlaydı ve bu beni korkutmuştu. şehrin içlerine doğru ilerledikçe bir meydana çıktım ağzım bir karış açık kalmıştı o arada yanıma ufak tefek bir çocuk yaklaşıp bana yolda yapılacağını duyduğum yarışmanın nasıl sonlandığını anlatmaya başladı panın kazandığını duyunca içimi hafif bir gurur kaplamıştı.. o benim de tanrım sayılırdı ve apollo ile karşı karşıyayken onu tutuyordum ancak apollo nun yaptığı affedilemez kıskançlıkları duydukça aklım başımdan gitti çocuk benim bu aşırı tepkilerimle bir hayli eğleniyordu anlaşılan... madem bu kadar ilgileniyorsun bu konuyla doğru şehirdesin bunu için mücadele edecek enayiler bu şehirde toplanacak yakında dedi...
Görünüm: ufak tefek sayılabilir, ince bir fiziği var ve güzel bir sesi, 19 yaşında. Koyu siyah saçlı ve yeşil gözlü, açık tenli bir kız. Yanında hep taşıdığı ucunda annesinin ona verdiği ay şekilli taş olan kolyesi ve evden ayrılırken nolur nolmaz diye yanına aldığı ve sakladığı minik bir hançeri var. yanında değiş-tokuş için kasabasında buşduğu renkli inciler, yolda topladığı baharatlar ve az miktarda gümüş taşıyor.
özgeçmiş
Annem selene (ay tanrıçasına da yer var deil mi?) tapınaının bir rahibesiydi ama ben kendimi bir yerlere kapatmayı sevmiyordum onun yerine etrafta gezinmeyi insanlarla konuşmayı ve onlara birşeyler anlatmayı seçiyordum. Annem selene hakkında öyküler anlatırdı ben küçükken özellikle aşk öykülerini çok severdim, biraz büyüdüğümdü pan tanrısına ilgi duymaya başladım . Eğlenceyi severdim ve de müziği ... annem kendi kendimi eğlendireyim diye küçük de bir flüt almıştı bana, belki de pan ı dinleye dinleye ben istemiştim flütü... geceleri özellikle dolunayda çalardım flüdümü ağaçlara ve yapraklara söylerdim şarkılarımı .. gündüzleri ise yeni diyarlara gitmeyi hayal ederdim hep. "Deniz ve ay"dı bana hayat veren ama bir sabah sislerin içinde dolunayı gördüm ... ve birden artık denizden uzaklaşıp yeni yerleri görmemin vaktinin geldiğini fark ettim denizi çok özleyecektim ama ... anneme baktım, daha uyuyordu o... gittiğimi fark etmeyecekti belki, çünkü yaşamı sadece tapınaıydı onun.. o yüzden onu uyandırmadan yola çıktım.. yolda garip bir yarışma hikayesi duydum, iki tanrı arasında... ve bunlardan biri çocukluk aşkım "pan"dı. Apollo yu da duymuştum, yakında şehirde onun tapınaı da vardı.. annem oraya erzak değiş-tokuşuna giderdi zaman zaman. Yaşadıgım yerden ayrıldııma mutluydum, ilerleyen günlerde hikayelere karşılık yatacak yer buldum. az insan benim tanrımı biliyordu , hatta yolum uzadıkça artık insanlar hiç bilmemeye başlamışlardı ama genede hikayeleri seviyorlardı. aslnda anlatılacak çok fazla öyküsü yoktu selennin 3-4 aşk hikayesi gibi birşey ama yolculuk ederken devamlı yeni insanlarla tanışıordum ve bazen biraz hayal ürünü katmanın da sakıncası olmadığını düşünüyordum. yolum iyice anadolunun içlerine düşmüştü ve hayatımda hiç görmediğim kadar büyük bir şehre girdim... gördüklerim karşısında ne yapacağımı bilemiyordum etraftaki yapıların sayısı sayabileceimden fazlaydı ve bu beni korkutmuştu. şehrin içlerine doğru ilerledikçe bir meydana çıktım ağzım bir karış açık kalmıştı o arada yanıma ufak tefek bir çocuk yaklaşıp bana yolda yapılacağını duyduğum yarışmanın nasıl sonlandığını anlatmaya başladı panın kazandığını duyunca içimi hafif bir gurur kaplamıştı.. o benim de tanrım sayılırdı ve apollo ile karşı karşıyayken onu tutuyordum ancak apollo nun yaptığı affedilemez kıskançlıkları duydukça aklım başımdan gitti çocuk benim bu aşırı tepkilerimle bir hayli eğleniyordu anlaşılan... madem bu kadar ilgileniyorsun bu konuyla doğru şehirdesin bunu için mücadele edecek enayiler bu şehirde toplanacak yakında dedi...
Görünüm: ufak tefek sayılabilir, ince bir fiziği var ve güzel bir sesi, 19 yaşında. Koyu siyah saçlı ve yeşil gözlü, açık tenli bir kız. Yanında hep taşıdığı ucunda annesinin ona verdiği ay şekilli taş olan kolyesi ve evden ayrılırken nolur nolmaz diye yanına aldığı ve sakladığı minik bir hançeri var. yanında değiş-tokuş için kasabasında buşduğu renkli inciler, yolda topladığı baharatlar ve az miktarda gümüş taşıyor.
Başvuru için son bir saat.
şu anda AURORA ,GALADLİRİM ,DARKGNOME ,FRONTSİDE AİR ,EFLA ve MEFİSTOFELES oyununda. Bugün saat 00:00dan sonra online olduğumuz ilk saatte ben veya mefisyofeles başlığı kitleyecek. Daha sonra rp ye katılmak isteyenler Pan ın flüdü hakkında başlığına mesaj atıp katılmak istediklerini bildirsinler. Diğer oyuncuların da itirazı olmazsa geç başvuranları uygun bir noktadan oyuna almaya çalışabiliriz. Uygun birçok nokta olacak oyun ilerledikçe yine de bir parça beklemeniz gerekecek.
şu anda AURORA ,GALADLİRİM ,DARKGNOME ,FRONTSİDE AİR ,EFLA ve MEFİSTOFELES oyununda. Bugün saat 00:00dan sonra online olduğumuz ilk saatte ben veya mefisyofeles başlığı kitleyecek. Daha sonra rp ye katılmak isteyenler Pan ın flüdü hakkında başlığına mesaj atıp katılmak istediklerini bildirsinler. Diğer oyuncuların da itirazı olmazsa geç başvuranları uygun bir noktadan oyuna almaya çalışabiliriz. Uygun birçok nokta olacak oyun ilerledikçe yine de bir parça beklemeniz gerekecek.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
