ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
theodorus dinlendigi odasının kapısından cıktıktan sonra kendi kendine bir labarutuvar bulması gerektigini söyledi. sonra aklına bir isim gelmisti. ama hatırlayamıyordu. ve sessizce fısıldadı "yeminerrrr" bu ismi daha önce duymustu. icinden byuk bir saskınlıkla "o bir lich." daha önce bir lich le hic konusmamıstı. fakat görmüstü. ama bu sefer konusması gerktigini biliyordu. bir kaç dakika sonra labaruvutaru bulur. derin bir nefes alır, kapıyı eliyle calar.fakat ses gelmez. kapıyı sessizce açar. içeri girdiginde lichin arkası dönük oldugunu görür. ve yine derin bir nefes alır. fakat bir sey söyliyemez. theodorus donup kalmıstır. cunku hayatında bir liche bu kadar yaklasmamıstı.
Yeminer labaratuvarına gireni sırtı dönük bir şekilde karşılamıştı... Varlığını daha buraya yaklaşmadan fark etmişti fakat araştırmasını yarıda bırakmamıştı... İşi bitene kadar bekledi ve yeni gelenin doğasını anlamak için bir yarım saniye daha harcadı ve arkasını döndü...
Üzerindeki parçalanmış mavi cüppesi uzun asası ve çürümüşlüğü ile... etrafa yaydığı korku ile Yeminer yeni gelenin karşısındaydı... denizlerin mavisi gözlerinde oynaşıyordu yeni geleni artık tanıyordu.
"Neden buraya geldin TheoDorus" dedi Yeminer'in dehşet verici sesi, sesin doğal bir kaynağı olamdığı ve büyü gücü ile oluşturulduğu açıktı zaten kimse de bir lichten konuşmasını beklemezdi ama yine de kafasında dehşet verici seslerin ve acı imgelerinin oluşması TheoDorus'u rahatsız etmiş ve Lich'in yaydığı korku da kanının donmasını sağlamıştı fakat bu bir lich'in karşısına bir ölümlü çıktığında olabilecek en az şeydi... Yeminer nisbeten dostça davranmış bile sayılabilirdi...
"Büyüsel bir doğan olduğu açık..."diye geçirdi aklından Yeminer.. her büyücüde olan ve olması gereken ve bu büyücü de de fazlası ile bulunan güç açlığı.
Yeminer bunun üzerine etrafı acı bir kahkaha ile doldurdu. Bu Yeminer'in gülüş şekliydi ya da 8000 yılın ardından o kahkahanın buna benzer birşey olduğunu hatırlıyordu ama bu gülüşten çok cehennemin en çok azap çekenlerinin acı çığlıklarına benziyor ve karşısındakinin beynine acı imgeleri göndermekten ve onun kanını dondurmaktan başka bir şey yapmıyordu..
Üzerindeki parçalanmış mavi cüppesi uzun asası ve çürümüşlüğü ile... etrafa yaydığı korku ile Yeminer yeni gelenin karşısındaydı... denizlerin mavisi gözlerinde oynaşıyordu yeni geleni artık tanıyordu.
"Neden buraya geldin TheoDorus" dedi Yeminer'in dehşet verici sesi, sesin doğal bir kaynağı olamdığı ve büyü gücü ile oluşturulduğu açıktı zaten kimse de bir lichten konuşmasını beklemezdi ama yine de kafasında dehşet verici seslerin ve acı imgelerinin oluşması TheoDorus'u rahatsız etmiş ve Lich'in yaydığı korku da kanının donmasını sağlamıştı fakat bu bir lich'in karşısına bir ölümlü çıktığında olabilecek en az şeydi... Yeminer nisbeten dostça davranmış bile sayılabilirdi...
"Büyüsel bir doğan olduğu açık..."diye geçirdi aklından Yeminer.. her büyücüde olan ve olması gereken ve bu büyücü de de fazlası ile bulunan güç açlığı.
Yeminer bunun üzerine etrafı acı bir kahkaha ile doldurdu. Bu Yeminer'in gülüş şekliydi ya da 8000 yılın ardından o kahkahanın buna benzer birşey olduğunu hatırlıyordu ama bu gülüşten çok cehennemin en çok azap çekenlerinin acı çığlıklarına benziyor ve karşısındakinin beynine acı imgeleri göndermekten ve onun kanını dondurmaktan başka bir şey yapmıyordu..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Cüce Gorath tapınaktan içeriye girdi ve "Lordum!" diye haykırdı. "Olanlara bakın. Unholy çadıra gitti ve bunu öldürüleceğini bilerek yaptı. Gitmeden önce kendisine bir şey olması durumunda karargâhı bana bıraktı ve saatlerdir ortada yok. Belki ölmüştür bile. Bu durumda ne yapmalıyım. Onun arkasından çadıramı girmeliyim?" Cüce Gorath Lordundan gelecek emirleri beklemeye koyuldu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
theodorus lich in yuzundeki donuklugu gözlerindeki boslugu haytında ilk defa görmüstü. lich ona baktıkca daha da acı cekiyordu.ama konusması gerktigini biliyordu. hayatında hic bu kadar kormamıstı. butun gucunu topladı ve "efendim ben buraya" theodorus braz yutkundu "sizin gücünüzden ve bilgeliginizden faydalanmaya gelmistim. düsünmüstümki bana istedigim gücü bahşedersiniz. düsünmdümki beni bu dünynoın en kudretli en bilge buyucusu yaparsınız. bunu icin size herseyimi veririm." dedi. konusmasını bitirdikten sonra cok rahatladı fakat lichin o sonsuzluga bakan gözleri hala ona acı weriyordu.
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Kendisine verilen selamı görüp saygıda kusur etmemek için hemen başını eğerek selamını oda verdi. Ellerini cüppesinin kollarının içine sokarak Başrahibin gösterdiği tarafa doğru ilerlerken kendisine tabiatın oğlu denmesi kişiliğini okşamıştı...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Tapınaktaki bütün heykeller gökyüzüne bakıp acı bir çığlık attılar,
ve hepsinin suratına bir şaşkınlık ifadesi yerleşti..
Tapınak kapısını bekleyen çocuk heykellerinin ikiside kan ağlamaya başladılar. ve yavaş yavaş bahçedeki bitkiler soldu....
RP DIşI=
iüzülerek söylemeliyim ki birkaç ay aranızda olamayacağım..
Okuldan kaynaklanan bir takım problemler nedeni siteden uzak kalmam gerekmekte ve aranızdan geçici olarak ayrılıyorum ve inanın bu beni çok üzüyor...
Fırsat buldukça bakarım diyesim geliyor ama pek fırsat bulacağımı zannetmiyorum...
Siteden uzak kalmak zorunda kaldığım dönemde Görevlerimin paylaşılmasını RP ye ise Azalinin bakmasını rica ediyorum
GÃ?RÃ?şMEK ÖZRE nın çok üzgünüm..
Unholy hissetti heralde
İnancın devamını Burock getirebilir ya da istemeyen benim yandaşlığımdan ayrılabilir Geri döndüğüm zaman çok daha güçlü ve sinsi geleceğim
3 ayda benim kafamda ne planlar olur siz düşünün...
şimdilik hoşçakalın
ve hepsinin suratına bir şaşkınlık ifadesi yerleşti..
Tapınak kapısını bekleyen çocuk heykellerinin ikiside kan ağlamaya başladılar. ve yavaş yavaş bahçedeki bitkiler soldu....
RP DIşI=
iüzülerek söylemeliyim ki birkaç ay aranızda olamayacağım..
Okuldan kaynaklanan bir takım problemler nedeni siteden uzak kalmam gerekmekte ve aranızdan geçici olarak ayrılıyorum ve inanın bu beni çok üzüyor...
Fırsat buldukça bakarım diyesim geliyor ama pek fırsat bulacağımı zannetmiyorum...
Siteden uzak kalmak zorunda kaldığım dönemde Görevlerimin paylaşılmasını RP ye ise Azalinin bakmasını rica ediyorum
GÃ?RÃ?şMEK ÖZRE nın çok üzgünüm..
Unholy hissetti heralde
İnancın devamını Burock getirebilir ya da istemeyen benim yandaşlığımdan ayrılabilir Geri döndüğüm zaman çok daha güçlü ve sinsi geleceğim
3 ayda benim kafamda ne planlar olur siz düşünün...
şimdilik hoşçakalın
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Başrahibin feryadı
Lord Oren_Dautry'nin diyarlardaki varlığının kaybolmasını en önce hisseden başrahibi burock olmuştu. Dragonfly ile birlikte tapınakta özel odasına doğru ilerlerken, birdenbire içinde bir boşluk hissetti. Bu, başrahip ile tanrısının arasında olan o ilahi bağın kopmasından kaynaklanıyordu. burock, bir anda sendeledi. O anda yanında yürümekte olan Dragonfly'ın şaşkınlık dolu bakışları üzerindeyken, düşmemek için duvara tutundu. İçinde oluşan derin boşluk, bir karadelik gibi başrahibin ruhunu içine çekmek, yutmak, belki de yok etmek istiyordu. Bu, başrahibin başına ikinci kez geliyordu. Diyarlara ilk geldiğinde tanrısını kaybetmiş fakat imanını kaybetmemiş bir savaş rahibiydi. Lord Oren'in yükselişinden ve SAVAş portfoliosunu ele geçirmesinin ardından ona bağlılığını gösteren ilk kişi olmuştu. Bunun ödülünü de almış, başrahipliğe yükselmişti. Kısacık insan hayatı boyunca bu kadar büyük bir ızdırabı hem de iki kere çekmesine neden olan neydi? Başrahip doğrulmaya çalıştı, başını arkaya attı ve göğe doğru seslendi:
"NEDEN? Neden bu ızdırabı ikinci kere yaşıyorum? Her zaman imanıma, tanrıma saygılı bir savaş rahibi oldum. Yiğit savaşçılarla omuz omuza da savaştım, karşı karşıya da, onurumla hem de. Mağlup olmadım ve bu günlere geldim. şimdi tüm sahip olduklarımın elimden gitmesi bir lanet mi? İMANIN Ã?DÃ?LÃ? BU MU?..."
Son cümle ağzından çıkarken gözyaşlarına hakim olamadı ve hıçkırıklara boğuldu. başını tekrar öne eğdi, aceleci bir hareketle gözyaşlarını sildi, boğazını temizledi ve sessiz bir dua fısıldadı Lord Oren için.
Dualarını duyacak kimsenin olmadığını bile bile...
"NEDEN? Neden bu ızdırabı ikinci kere yaşıyorum? Her zaman imanıma, tanrıma saygılı bir savaş rahibi oldum. Yiğit savaşçılarla omuz omuza da savaştım, karşı karşıya da, onurumla hem de. Mağlup olmadım ve bu günlere geldim. şimdi tüm sahip olduklarımın elimden gitmesi bir lanet mi? İMANIN Ã?DÃ?LÃ? BU MU?..."
Son cümle ağzından çıkarken gözyaşlarına hakim olamadı ve hıçkırıklara boğuldu. başını tekrar öne eğdi, aceleci bir hareketle gözyaşlarını sildi, boğazını temizledi ve sessiz bir dua fısıldadı Lord Oren için.
Dualarını duyacak kimsenin olmadığını bile bile...
War, war never changes...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
diyara yeni gelmişti ve geldikten kısa bir süre sonra sanki kalbindeki herseyin bir yansıması olan lord oren'e sıkı bir imanla baglanmıstı...
Bu kadar cabuk mu olması gerekiyordu?diye dusundu..hayır ama bu sefer ölümlü hali kadar zayıf degildi...imanını kaybetmeyecekti...O sırada lord oren'in su sözlerini duydu:GERİ DÃ?NECEGİM....eğer etten bir vücudu olsaydı su anda yanagından bir damla gözyası akıyor olacaktı...Lord Oren icin bir dua mırıldandı ve her zaman dusmanına korku salan gözleri simdi ne olacak dercesine bos bos basrahip burock un arkasından bakmaktaydı....
Bu kadar cabuk mu olması gerekiyordu?diye dusundu..hayır ama bu sefer ölümlü hali kadar zayıf degildi...imanını kaybetmeyecekti...O sırada lord oren'in su sözlerini duydu:GERİ DÃ?NECEGİM....eğer etten bir vücudu olsaydı su anda yanagından bir damla gözyası akıyor olacaktı...Lord Oren icin bir dua mırıldandı ve her zaman dusmanına korku salan gözleri simdi ne olacak dercesine bos bos basrahip burock un arkasından bakmaktaydı....
Caradoc The DeathKnight
Lord Oren'in diyarlardan ayrılışı Yeminer'i üzmüştü fakat bunu belli etmedi. Her zaman olduğu gibi daha güçlü geri dönecekti. Bu konuyu bir kenara bıraktı ve TheoDorus'a cevap verdi..
"Ben kimseyi dünyanın en güçlüsü yapmam inanan... ama eğer istersen senin, Lord Oren'in bir inananının büyü bilgilerimden faydalanmasına izin verebilirim. Tabiki bunun birçok getirisi ve götürüsü olacaktır sana ama sen de bilirsin ki diyarlarda bişey götürmeden getiren hiçbirşey yoktur. Dilersen labaratuvarımı kullanabilirsin... Burada gördüğün her şeyi kullanabilirsin." dedi Yeminer. Sesinde ki imadan bazı şeyleri göremeyeceği anlaşılıyordu ama bu bile yeterince kışkırtıcıydı. İstemeden de olsa "görebileceğim her şey ha.." diye düşündü TheoDorus ve tekrar Yeminer'in gözlerine baktı... Parlak bir mavilik hakimdi Yeminer'in göz boşluklarına ve bu daha sonra kendisinin de anlayacağı gibi Yeminer'in bir planı var demekti.. hemde sinsi bir plan..
"Ben kimseyi dünyanın en güçlüsü yapmam inanan... ama eğer istersen senin, Lord Oren'in bir inananının büyü bilgilerimden faydalanmasına izin verebilirim. Tabiki bunun birçok getirisi ve götürüsü olacaktır sana ama sen de bilirsin ki diyarlarda bişey götürmeden getiren hiçbirşey yoktur. Dilersen labaratuvarımı kullanabilirsin... Burada gördüğün her şeyi kullanabilirsin." dedi Yeminer. Sesinde ki imadan bazı şeyleri göremeyeceği anlaşılıyordu ama bu bile yeterince kışkırtıcıydı. İstemeden de olsa "görebileceğim her şey ha.." diye düşündü TheoDorus ve tekrar Yeminer'in gözlerine baktı... Parlak bir mavilik hakimdi Yeminer'in göz boşluklarına ve bu daha sonra kendisinin de anlayacağı gibi Yeminer'in bir planı var demekti.. hemde sinsi bir plan..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Lord Oren'in bu açık güç gösterisi, başrahibin içinde tekrar umutların filizlenmesini sağladı. O sırada yanında bulunan Dragonfly'a eliyle kendisini takip etmesini işaret etti ve tekrar tapınağın bahçesine yürüdü.Oren_Dautry wrote:"başrahibin yanındaki heykeller kendilerini parçalayarak yere yıkıldılar ve tapınağın içinde şu sözcükler yankılandı"
GERİ DÃ?NECEğİM.......
"şu anda lord oren'in yolundan gidenler! Sesimi duyun! Lord Oren, diyarları terk etti; fakat bunun geçici olacağı, lordumuzun geri döneceği muhakkak. Bu zor zamanlarımızda kimseye imanını koruması için yalvaracak değilim. Fakat imanını kaybetmeyenler, lordumuzun dönüşünde yanında olma, onu karşılama şerefine erecek olanlardır."
War, war never changes...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Dragonfly yürüdüğü yoldaki taşları dalgınlıkla takip ediyordu kafası önünde ilerlerken,Baş rahibin sendeleyerek çıkarrtığı sesten dikkati dağıldı,ona yardım için ona doğru eğildi ama bir anda içinden bir şeylerin eksildiğini hissetti şaşkın bakışlarla başrahibe bakakaldı.olanlara anlam verememekle beraber ona en yakın durabileceği mesafede yanından tapınağa doğru ilerledi.
Son bir haftadır olanları düşünüyordu ve aklı diyara geldiğinde sadece bir druiddi şimdi ise bir savaş rahibiydi,ve o eskilerden beri tabiatın oğluydu.
Gülümsedi bir yanda gidenler bir yanda gelenler,yeni inandığı tanrısı artık onu terk etmişti ,bunu düşünürken beyninin tüm kıvrımlarında GERİ DÃ?NECEğİM....... sözleri yankılandı.Gülümsemesi ağlamaya dönüştü,genç rahip içinden ağlıyor ama önündeki baş rahibine saygısı yüzünden belli etmemeye çalışıyordu...
Son bir haftadır olanları düşünüyordu ve aklı diyara geldiğinde sadece bir druiddi şimdi ise bir savaş rahibiydi,ve o eskilerden beri tabiatın oğluydu.
Gülümsedi bir yanda gidenler bir yanda gelenler,yeni inandığı tanrısı artık onu terk etmişti ,bunu düşünürken beyninin tüm kıvrımlarında GERİ DÃ?NECEğİM....... sözleri yankılandı.Gülümsemesi ağlamaya dönüştü,genç rahip içinden ağlıyor ama önündeki baş rahibine saygısı yüzünden belli etmemeye çalışıyordu...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest