10 kasabaya giden yol üzerinde

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Eldarin wrote:Morien in Pazarlığı...

Minotaur sertçe Morien i süzmekteydi,yavaş zekasını sinirli ruh haliyle örtmeye çalışıyordu.

kol eklemlerinin birleştiği yerde iri damarları dışarıdan rahatça görülebiliyordu.patlarcasına kan pompalanıyordu kollarına,sıradan birisi için dehşet verici bir sahneydi bu!

Morien ise dev yaratığı ikna etmerye uğraşmaktaydı.bu Kaos yaratığının kendisine sağlayacağı yardım hatrı sayılır olacaktı...

Minotaur un kızıl gözleri hırsla karşısındakini izliyordu.

"Yardım ha!!!Gergh yardım etmeyi sevmez fazla!ama seçilmiş olmakta istiyorum,güçlü bir baltam olsun ve sonsuz insan yığını karşımda,hepsini kesip biçeyim.nıahahahhahaah!!!"

Minotaur bir süre gülüşüne ara vermedi .sonra devam etti.

"sana nasıl yardım edeceğim kişi.bana iyilik dolu şeyler vaadetme sakın.o zaman seni de..."
ayağının altını gösterdi.Dev toynaklar havaya kalktı,sertçe yere indi.demin öldürdüğü ayağının hemen yanındaki bir barbarın çenesine indiriverdi!morien kemik sesini duymuştu.barbarın çene kemiğinin -hatta daha fazlasının- kırıldığını farketti.Minotaur yeniden sırıttı,Morien e bakmaktaydı...

Morien gülümsemeye karşılık verdi sinsi bir sırıtışla ve ardından ezilen kemiklerin melodik sesini sindirerek dinledi...

"Öldürmeyi seviyosun demek, ben de zaten senden öldürmeni isteyecektim..acımadan dinlemeden düşünmeden öldürmeni..birsürü insan birkaç da şovalye. kibirli aptal kendilerini soylu zanneden işeyaramaz şovalyeler...

ileride bir kervan var, orda biraz katliyam yapmanı istiyorum..serbestce öldürebilirsin.. eminim hoşuna gidecektir.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

'' Bana bu kitabı neden veriyorsun ejderha.? Yada daha iyi sormak gerekirse neden büyücü buradayken ona vermedin.? Ve ayrıca bildiğim kadarıyla hazinen ejderlerin hazinesi ejderler için çok değerlidir.Neden kendin için değerli olanı bizlere veriyorsun. Yoksa karşılığında bir şey mi isteyeceksin.''

Alfred kitaba yada ejderhaya doğru tek bir hareket bile etmemişti. Sesinde şüpheci bir tını vardı. Ciddende çok şüphelenmişti. Aklındaki bu ejderha ile bir çok soru gelmişti. Ama en önemlisi vampire ne olduğuydu.

'' Ejderha vampire ne yaptın.Yoksa kaçtı mı?''

Aklına bir büyü yapmak geldi. Ejderha üzerinde işe yarayıp yaramayacağını bilmiyordu. Ama bir denemeliydi. Bakışlarını direk ejderin gözlerinin bulunduğu kara noktalara dikti. Bakışı direk ve kesindi. Gözlerine bakarken Oren e dua etti. Doğru sözleri sadece Orenin inancıyla bulabilirdi.

YÃ?CE OREN BU YARATIğIN BANA SÖZLERİNİN DOğRULUğUNU GÃ?STER. İÃ?İNDEKİ SÖZCÃ?KLERİ YALANDAN ARINDIR.

Cast Spell : Detect Lies
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

Reltar artık nihayi gerçeği anlamıştı.Artık kabul ediyordu.Korktuğu şey karşısında duruyordu.Derin bir nefes alıp verdi.Ardından elindeki anahtara baktı.Güneşte parlıyordu.Üzerinde-enterasan bir şekilde-hiç kan lekesi yoktu.Ama Reltar bunu düşünmemişti.Anahtarı boynuna astı.
Ardından hüzünlü bir şekilde-kederi çok büyüktü- gölge ateşi nin yanına gitti.Atından geceleri konaklmak için taşıdığı çadırı aldı.Küçük bir bıçakla dikiş yerlerini kesti.Ã?adırı büyük bir bez haline getirdi.
Bezi yere sererek squan ın bedenini ve kafasını bezin içine koydu.Ardından köşelerini kavrayararak tepede düğümledi. Squan ın atını getirerek squan ın bedenini atın üzerine yükledi.Bunu yaparken baya zorlanmıştı.Zira squan ın zırhı baya ağırdı.3 denemede anca koyabilmişti.

Reltar soluk soluğa kalmıştı.Baya efor sarf etmişti.Ardından squan ın silahlarını yerden aldı.Bunları kendi atına koyacaktı.Squan gömülürken mezarına konacaktı bu silahlar.
Silahları alıp gölge ateşinin yanına doğru ilerledi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin düşman elfin boğazına sapladığı oku görünce içten içe sevinmeye başladı.Irkını yok sayan , kurallarını çiğneyen bu elfi öldürmek için uğraştı bayağı.Ve sonunda sonuca vardı.

Koşarak düşmanın yanına doğru koştu.Yayını sırtına astı ve kılıcını çekti.Rakibinin ölmesinden emin olmaya çalıştı.Aslında ölmesini istemiyordu.Yargılamak , neden ırkını sattığını ortaya çıkarmak , belkide onu doğru yola getirmek daha iyi olurdu.Gözleriyle bir yaşam belirtisi aradı.Kılıcıyla tetikteydi.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Eldarin wrote:Morien...

Minotaur Morien i hırsla ve derin soluk alıp vererek dinliyordu.ona ölümden ve kaostan bahsetmişti.katliamdan...

"Nhaaaaaaaaaaa!!!" sert bir nara ortalığı inletti...
"Evetttt.Gergh bunu istiyorrrr!Gergh savaş istiyorrrr!"

Morien coşkun yaratığın ölüme bu derece susamış olmasından büyük memnuniyet duymuştu.Minotaur dev pençeli ellerini Morien e uzattı.

"O zaman anlaştık.beni seçilmiş yapacaksın Seçilmiş kişi!"(Oren_Dautry succesful Diplomacy check)
morien sert ve güçlü ele karşılık verdi.mutlak biçimde yararına olacak bir anlaşmaydı bu.kesin bir zafer kendisi için.

Onu doğru yönlendirebilirse herşeyi yoluna koyabilirdi,kendi istediği şekilde...

NOT:MORİEN +1 RP PUANI...

"pekala güçlü savaşcı git ve bana hünerlerini göster.. seni izliyor olacağım...."


Morien atını kervanın üstünde kalan tepelere doğru sürmeye başladı....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Eldarin wrote: Ardından Freya Cervantes in yanına yaklaştı.

"Kervan artık emniyette diyebiliriz.biz görevimizi yaptık,Lord Dragonfire ın tapınağına geri dönüyoruz."
birliğiyle beraber bir arada toplandı Freya mızrağını kaldırdı Cervantes e bakmaktaydı.

"İzleyen efendi Lord Dragonfire ın selamı sizinle olsun!"

Ardından hiçbirşeyi dinlemek istemeksizin arkalarını döndüler.geldikleri tepeliklerden aynen geri döndüler...
Adamın umursamaz tavrı karşısında Cervantes çok öfkelenmişti fakat kendine hakim olmayı bildi. Demekki Dragonfire tapınağı iyilik yapmaya çalışırken göz çıkaran inananlarla doluydu. Zamanın Tanrısı'nın müritlerine kervan yardımı için minnettardı fakat olayları çözmek için kullandıkları yöntemler... tartışmaya açıktı kutlu din savaşçıcı için...

Kılıcını silahsız esirlerine tehditkar bir şekilde tutarken onların hatalı bir hareketini izliyordu.
"Teşekkürler kardeşlerim, bundan sonrasını biz hallederiz. Yardımlarınız için kasaba size minnettardır."
Din savaşçısı çok ağır yaralanmış ve arka arkaya süren uzun bir kavgaya girmişti.
"Dinlenecek vaktim yok..." diye kendi kendine söylendi. Kervana başka saldıran yok gibiydi. Hayatta kalmış birilerini aradı gözleri.
"Artık güvendesiniz dostlarım! Esirleri bağlamak için bana ip ya da zincir getirebilecek birisi var mı?"

Cervantes bu sırada aklına iyileştirici dualarını getirdi... fakat başka yaralılar da olabilirdi. Ã?nce onlar iyileştirilmeliydi... şüpheci bakışları silahlarını atmış ve ellerini yukarı kaldırmış hırsızların üzerinde dolanıyordu halen, yine hatalı bir harekete kalkışıp kalkışmayacaklarını anlamak için delici bakışları hırsızların ruhlarındaki amacı anlamak için yoğunlaştı.
*Detect Evil: Herhangi bir saldırı girişimleri olup olmadığını anlamak için açık tutuyorum*
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Hırsızların bir kısmı esir düşüp bir kısmının öldüğünü görünce bir seçim yapma kararı aldı ya burda kalmaya devam edicekti yada varlığı öğrenilmeden bir an önce gidicekti.İki seçiminde tehlike oranları eşit gibiydi,Kervanın ne zaman hareket ediceği belirsizdi yaralanan ve ölen insanlar vardı belliki ilk önce onların icabına bakılıcaktı,Giydiği kırmızı pelerinin başlığını iyice önüne çekti.Gizlendiği kasaların arasından etrafı tekrar kolaçan etti.şimdilik kendisine tehdit oluşturucak bir şey yok gibiydi herkes kendi derdiyle uğraşıyordu.Yük arabasından yavaşça aşığıya indi.Tepeler bulunduğu yere yakın gibiydi sırtını kamburlaştırarak bir solukta tepelere doğru gidiyordu,kendisine çarpan insanlara aldırış etmeden tepelere yürüdü.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests