YARIşMA-HAYALİNİZEKİ GÖN
Hadi bakalım eğer vaktin varsa senden de bir şeyler bekliyorum dostum.. İstersen şehir konusunda yardımcı olabilirim. Nairobi Kenya olabilir. Ya da Bakü Azerbaycan.. Aklıma gelenler. bunlar şimdilik. Jakarta endonezya da labilir. Ya da Hong Kong da olabilir belki..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Başlıyoruz firble ile beraber bir maceranın peşinde yine yeni uykusuz günler ve gecelere..
Jeep lerle geldiğimiz doğu beyazıtta kalıyoruz ( doğubeyazıt ağrı dağında bir yerleşim birimi )
doğubeyazıt insanı oldukça hoş karşılıyorlar bizi ama orda kalamıyoruz dağlar bizi çekiyor..
yüklendiğimiz çantalarımızla başlıyoruz kasabanın çıkışına doğru ilerlemeye..
Saatler boyunca kavurucu kış güneşinin altında ilerlerken fırtınanın etkis ile bir ağaç kavuğuna sığınıyoruz ama fırtına hemen diniyor. Yürüme koşulları iyice zorlaştığında uzaklarda olan devasa bir yapıyı fark ediyorlar.
ben bir anda hatırlıyorum " İshak Paşa Sarayı diye mırıldanıyorum

( karlı Resmini Bulamadım)
saraya yaklaştıkça görüntüsü ile büyüleniyoruz ama soğuk bedenemize işlerken sığınacak bir yer arıyoruz..
Saraya girmek istiyoruz fakat bir giriş bulamıyoruz kapıdan tam dönerken kapının kendiğiniden açıldıığnı fark ediyoruz "bu bir davet " diyor firble
içeri giriyoruz sesleniyoruz kimseler yok ama içerkedi bütüm meşaleler yanıyor anlam veremiyorum " bu bir büyü olmalı" diye söyleniyorum sarayın derinliklerine indikçe kaybolma korkusu kaplıyor içimizi ama aşağıda neler olduğunuda merak ediyoruz sonra vaz geçip dinlendikten sonra karlı tepelerde 2 kişilik bir gruba rastlıyoruz..
Hemen yamaçlara giden bugruba katılıyoruz

beraber ilerleren aşağıya doğru bakıyorum sisler bulutlar şehrin ve dağın üstünden kaybolmuş gülümsüyor ve firble ye sesleniyorum " işte ovalar " diyorum oturuyorum ve uzaklara dalıyorum...
Ã?ağrı Paçin...
Jeep lerle geldiğimiz doğu beyazıtta kalıyoruz ( doğubeyazıt ağrı dağında bir yerleşim birimi )
doğubeyazıt insanı oldukça hoş karşılıyorlar bizi ama orda kalamıyoruz dağlar bizi çekiyor..
yüklendiğimiz çantalarımızla başlıyoruz kasabanın çıkışına doğru ilerlemeye..
Saatler boyunca kavurucu kış güneşinin altında ilerlerken fırtınanın etkis ile bir ağaç kavuğuna sığınıyoruz ama fırtına hemen diniyor. Yürüme koşulları iyice zorlaştığında uzaklarda olan devasa bir yapıyı fark ediyorlar.
ben bir anda hatırlıyorum " İshak Paşa Sarayı diye mırıldanıyorum

( karlı Resmini Bulamadım)
saraya yaklaştıkça görüntüsü ile büyüleniyoruz ama soğuk bedenemize işlerken sığınacak bir yer arıyoruz..
Saraya girmek istiyoruz fakat bir giriş bulamıyoruz kapıdan tam dönerken kapının kendiğiniden açıldıığnı fark ediyoruz "bu bir davet " diyor firble
içeri giriyoruz sesleniyoruz kimseler yok ama içerkedi bütüm meşaleler yanıyor anlam veremiyorum " bu bir büyü olmalı" diye söyleniyorum sarayın derinliklerine indikçe kaybolma korkusu kaplıyor içimizi ama aşağıda neler olduğunuda merak ediyoruz sonra vaz geçip dinlendikten sonra karlı tepelerde 2 kişilik bir gruba rastlıyoruz..
Hemen yamaçlara giden bugruba katılıyoruz

beraber ilerleren aşağıya doğru bakıyorum sisler bulutlar şehrin ve dağın üstünden kaybolmuş gülümsüyor ve firble ye sesleniyorum " işte ovalar " diyorum oturuyorum ve uzaklara dalıyorum...
Ã?ağrı Paçin...
Madem başladık Ã?yleyse devam edelim mi?? Ã?nce senin iznini alayım... Evet dersen devam edeceğim..
Bir güney amerika şehri arıyorum.. Değişiklik olsun..
Bir güney amerika şehri arıyorum.. Değişiklik olsun..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Sağolasın Hadi decam edeyim.. Türkiyeye girdik demek o halde Mardin...
Uzun ve terletici bir yolun sonunda Aresle birlikte Taş evlerle kaplı tepyi görüyoruz. Mardin.. Güneydoğunun en büyüleyici şehri..
Sıcak korkunç düzeyde şehre doğru hızla koşuyoruz hayır şehir serap değil gerçek..
Taş evlerin arasında bir otel bulup yerleşiyoruz. Yıkaıp bölgenin yöresel serinletici giysilerini giydikten sonra dışarı çıkıyoruz.
Ã?ölün deniz gibi uzanan dümdüz güzelliğini izliyoruz .. İlerde Suriye uzanıyor.
Sonra acıktığımızı hissediyoruz. Ve güneydoğu kebaplarını yiyebileceğimiz bir yere gidiyoruz. İçecek olarak da tabii ki şALGAM SUYU istiyoruz.
Artık akşam olmuş.. Ã?ölün gökyüzünün muhteşemliği altında güneydoğunun hüzünlü müziklerini dinliyoruz. Ardından da geç olduğunu farkediyoruz. Otelin damında yıldızları seyrederek yatıyoruz.
Nasıl oldu Ares sen kızma diye seninle gitmiş olduk : ))
Uzun ve terletici bir yolun sonunda Aresle birlikte Taş evlerle kaplı tepyi görüyoruz. Mardin.. Güneydoğunun en büyüleyici şehri..
Sıcak korkunç düzeyde şehre doğru hızla koşuyoruz hayır şehir serap değil gerçek..
Taş evlerin arasında bir otel bulup yerleşiyoruz. Yıkaıp bölgenin yöresel serinletici giysilerini giydikten sonra dışarı çıkıyoruz.
Ã?ölün deniz gibi uzanan dümdüz güzelliğini izliyoruz .. İlerde Suriye uzanıyor.
Sonra acıktığımızı hissediyoruz. Ve güneydoğu kebaplarını yiyebileceğimiz bir yere gidiyoruz. İçecek olarak da tabii ki şALGAM SUYU istiyoruz.
Artık akşam olmuş.. Ã?ölün gökyüzünün muhteşemliği altında güneydoğunun hüzünlü müziklerini dinliyoruz. Ardından da geç olduğunu farkediyoruz. Otelin damında yıldızları seyrederek yatıyoruz.
Nasıl oldu Ares sen kızma diye seninle gitmiş olduk : ))
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
