Sizce hangisi daha zor ve hagisi gibi davranılmalı?
evt dm ve player'lar parmaklarınıza kuvvet
(kendi oynadığınız ve oynattığınız oyunlardanda örnekler bekliyorum

Bu görüşe tamamen zıt düşünüyorum. Bence oyuncu kendi karakterinin her ayrıntısını belirlemeli ve ona göre rolünü yapmalıdır. DM bence pek bir şeye karışmamalı ki oyuncu, oyuncu olduğunu anlasınyalniz_insan wrote:bence dm karakterleri kendi yaratmalı, her yönüyle. takıntısı, beğenisi, beklentileri dm tarafından belirlenmeli. oyuncuya ise sadece ROL YAPMAK kalmalı. senaryonun kusursuzlugu açısından ,ki bu oyunun zewkini direkt olarak etkileyecektir, bu nokta çok önemlidir.

şimcik şöyle oluyor. ben sadist, megaloman ve aynı zamanda manik depresiflik belirtileri gösteren bir rogue hazırlasam ve bunu oynatmayı düşünsem, aklımdaki karakteri, yaptığım eylemleri, arkasındaki sebepleri teker teker dm'e açıklamak zorunda kalırım. neden yoldan geçen kücük bir cocugu sokak arasına çekip bogazını kestiğimi, ardından sapıkça kahkahalar atarken bir anda cesedine sarılıp ağlamaya başladığımı ancak dm'e basitçe anlatabilirim; benim karakterim sadist, hede hödö diye. karakterdeki tüm detaylarımı, tüm beklentilerimi mümkün değil dm'e yansıtamam. ayrıca player her zaman kötüdür, potansiyel suçludur çünkü hayatta kalmaya çalışır, ne kadar umursamıyorum dese de bunları. bu da karakterin gerçekçiliğini son derece zedeler.Türklider wrote:Bu görüşe tamamen zıt düşünüyorum. Bence oyuncu kendi karakterinin her ayrıntısını belirlemeli ve ona göre rolünü yapmalıdır. DM bence pek bir şeye karışmamalı ki oyuncu, oyuncu olduğunu anlasınyalniz_insan wrote:bence dm karakterleri kendi yaratmalı, her yönüyle. takıntısı, beğenisi, beklentileri dm tarafından belirlenmeli. oyuncuya ise sadece ROL YAPMAK kalmalı. senaryonun kusursuzlugu açısından ,ki bu oyunun zewkini direkt olarak etkileyecektir, bu nokta çok önemlidir.DM'in işi oyun oynamak değil, oyunu hazırlamaktır.
;) Tek başına oynasın madem her şeyi kendisi belirleyecek
Onun haricinde, araştırmamızdan bahsedecektim fakat fikir babası bi konuşsun da ona göre yazayım diye bekledim...
Saygılarımla...
ve bunları gayet de oynayarak, istemsiz bir organizasyonla filan anlatıyolar, espiriler bişiler... Madem abuk subuk tiplemeler oynamak istiyolar, nasıl biraraya geldiklerini sorun. Basit ama gayet etkili bir Emine Beder tarifidir.Barbar: Ya işte bi gün dağda giderken ben, hem kendim biraz yalnız bi insanımdır, bu halfling geldi, "Abi abi," dedi, "dev kovalıyo yardım et" dedi, gittim baktım hakkaten de dev... Biraz benden uzunca bişey... Vurdum baltayı öldürdüm. Sonra ikimiz takıldık.
Rogue: Derken şehre indik, orada bu fighterı bulduk handa meğer dövüşebiliyomuş filan, iş arıyomuş, biz de arayalım dedik üç kişi olduk.
Elf Ranger: Biz de tam ormandan çıkmışız böyle "aa şehir" deyip daldık, insanlarla muhabbet ederken filan bunlara rast geldik. Üç beş hoş sohbetten sonra...
Elf Sorcerer: tanıştık filan. Sonra da tapınakta bi işimiz çıktı, orada da bizim işleri gören ruhban arkadaşımızı da yanımıza aldık...
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest