YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Bloodlight sonunda çektiği acı ve duyduğu korkudan kurtulmuş hissetti kendini.O müthiş yaratık ortalıkta görülmüyordu.Evet şimdi ne yapacağız? diye sordu cüceye doğru.
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Kaosun baş rahibesi shi'el'Elesia, hiçbir şey söylemeden gözlerini kapadı ve karşısında duran adamların cübbesinin altın yaldızlı şeritlerden oluşanını hayal etti ve bir yandan da Tanrısına dua etti. "Ey Kaos'un Lordu! Baş rahiben olarak inancımızı daha da güçlü kılmak amacıyla yetiştireceğim kişiler üstünde konumumu belirtecek ve hiçbir şeklide bana karşı gelemeyeceklerini bilmeleri amacıyla senden istediğim bu altın yaldızlı şeritlerden oluşan cübbeyi almama izin ver. İzin ver ki; önümde bana meydan okuyan bu kişiler gücün karşısında tekrar eğilsin!"

Derin bir nefes verdikten sonra gözlerini açtı.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Shi'el'Elesia gözlerini açtığında karşısındaki adamın şaşkınlıkla kendisine baktığını gördü. Shi'el'Elesia'nın üzerinde siyah bir cüppe belirmişti. Siyah cüppenin üzerinde sol omzundan belinin sağ yanına kadar siyah bir şerit vardı. şeritin kenarları altından yıldız sıralarıyla süslüydü ve şeritin ortasında da bir kaç yıldız vardı. şeritin ve cübbenin koyulukları aynı olduklarından yıldızlar sanki cübbenin üzerinde duruyormuş gibi bir görüntü veriyordu. Diğerlerinden farklı olarak Shi'el'Elesia'nın yıldızlarına bakmasını bilen bir göz tarafından bakıldığından iki K harfinin ve bir C harfinin iç içe geçtiği görülebilirdi.

Başrahibe üstün tavrını takınırken karşısındaki adamın canının bariz bir şekilde sıkıldığını fark etti. Ardından adam Shi'el'Elesia'ya selam vererek,

- Hoşgeldiniz başrahibem. Kabalığımı bağışlayın ama takdir edersiniz ki üzerinizde rütbenizi belirten bir şey yoktu. Kardeşlerimiz dışarıdan içeri çok sayıda kurban getiriyorlar. Onlardan biri olduğunuz sandım. Bağışlayın. dedi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karşıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Andero wrote: Xeyna Inferno Dorian'ın yanında duruyor ve kendisine verilecek komutları bekliyordu. Dorian'ın gözleri ise kalabalığın arasını süzüyor. İşine yarayabilecek kişiler arıyordu. şimdiden 25-30 kişi bulabildiği söylenebilirdi.
Dorian insanların arasında gezinerek gözüne kestirdiği kişileri aklına kazımıştı. İlk ders için bu sayının yeterli olduğuna karar verdi ve seçtiği kişilerin yanına kendinden emin bir şekilde yaklaşarak, hepsine aynı cümleyi kurdu "Yeteneğin keşfedildi ve savaş eğitimi görmeye hak kazandın. Benimle birlikte gel."

Dorian önde, seçtiği öğrencileri arkada, kaos boyutunun kalabalık olmadığı bir alana doğru yürümeye başladılar. Dorian karanlığın yoğunlaştığı noktaları göz ucuyla kesiyor ve kendine eğitim için gerekli alanı yaratmaya çalışıyordu. Yeterince uzaklaştığını düşündüğü an bunu nasıl yapacağı aklından hiç çıkmıyordu. Rahibe ona hayal ettiklerinin gerçekleşeceğini söylemişti. Zihnini boşalttı ve önce herkese yetecek kadar hafif zırh ve silahların dizili olduğu küçük bir kulübe düşünmeye çalıştı. Bir meydana ihtiyacı vardı birebir ve toplu eğitimde kullanabileceği çok büyük olmayan yerden en fazla 5 cm yükseklikte daire biçiminde bir sınırı olan en az 30 m çapında bir arena hayal etti. Düşünceleri sürekliliğini koruyor ve tüm gereksinimlerini aklına getirmeye çalışıyordu yavaş yavaş gözlerini kapattı ve askerlerin kalacakları küçük kulübeler hayal etti. Kendine ait bir barınak düşündü ardından içinde ihtiyaç duyacağı silahlar ve giysilerin olduğu iki ayrı dolap ardından yeterince kitap alabilecek bir kitaplık ve içinde öğrenmek istediği kitaplarında olduğunu düşündü. Ve neyle karşılaşacağını görmek için gözlerini açtı.
...........................S.D.W...........................
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Dorian'ın yanına gidip konuştuğu gençler şaşkınlıkla ona bakmışlar ve karşılarında bir kaos savaşçısını görünce heyecanla onu takip etmeye başlamışlardı. Dorian gözüne kestirdiği gençleri toplamış ve tapınan kalabalığından uzaklaştırmıştı. Gençlerin tamamında aynı heyecan vardı.

Dorian yeteri kadar uzaklaştıklarını düşündüğünde zihnini tam bir eğitim kompleksi için dizayn etti. Düşünceleri hızla akıyordu ve sadece saniyeler içinde boyut içinde mükemmel bir kompleks oluşturmuştu. Dorian'ın durduğu alanın sağ tarafında tek katlı geniş bir bina vardı. Kapısındaki flamada bütün kaos müritlerinin sol omuzlarında taşıdıkları balorun yaptığı aslanımsı kafa izi vardı. Dorian burasının kendi barakası olduğunu anlamıştı.

Dorian'ın barakasının arka tarafında İkişer katlı birkaç baraka daha oluşmuştu. Bunlarda muhtemelen askerlerin kalması için yerler olmalıydılar. Sol taraflarında kutu gibi tahtadan bir yapı vardı. Açık kapıdan içeri bakıldığında her çeşit zırh ve silahın içeride var olduğu görülebilirdi.

Kompleksteki belki de en etkiletyici şey hemen karşılarındaki çalışma alanıydı. Geniş çalışma alanı yaklaşık 65 m lik çapa sahip bir çember şeklindeydi. Ã?emberin üzerinde kızıl çizgiler normal bir insan boyundan bakıldığında bir şey ifade etmeyecek şekilde geçiyordu ama biraz yükselinip bakılırsa bu çizgilerin Dorian'ın kapısındakiyle aynı kaos simgesini oluşturduğu görülebilirdi.

Askerler bir anda meydana gelen bu oluşum karşısında heyecanlanmış görünüyorlardı. Hiç biri hareket edememişti.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Glasya nın çekik gözleri bir kez daha Andero nun zırhlı maskesi ile buluştu. Söyledikleri gerçekten çarpıcıydı ve Krashmer de onu ölümden çekip kurtaran lich in kendisine söylediklerini doğrular nitelikteydi. Yine de Glasya nın esas sorunu Kaos grubu ya da O* değildi. Diyarları kırıp geçen kozmik felaketin gerçek sebebinin iniltili olduğu bilgilerdi. Bu bilgilere ulaşmalıydı ve lich in kendisine söylediklerini araştırmaya devam etmeliydi.

İlk aşamada lich in kendisine yapmasını söylediklerini yapması yeterli gibi duruyordu. Kurulu planın ilk aşamasında insiyatifini ortaya koyması yanlışlarla sonuçlanabilirdi. Hm zaten elinin altında olan grubu istediği zaman kendi yönüne çekebilirdi, bu konuda kendisine güveniyordu.

"Demek O* na ne olduğunu bilmiyorsun Andero. İstersen ben söyleyyim. Sizi kurtarmak üzere Ã?ığlıkların Kalesine girdikten sonra Azalin ile müthiş bir çarpışmaya girdi. Fakat kale, Azalin in diyar üzerinde en güçlü olduğüu bölge. Bunun sağladığı güç ile Apocalypse i fiziksel yönden altedebilmesi hiçte zor olmadı. Kadim lichin büyüsel üstünlüğü ve ilahi yükselişi de buna eklenince O* için herşey altüst oluverdi.

Azalin işini bitirdiğinde O*, Astral düzlem üzerinde bir demiplane e hapsedilmişti."

Glasya burada durdu. Andero nun durumu iyi idrak etmesini bekledi. Tek elini yandan beline atmış ve samurayı izliyordu.

"Kaos mabedine gelmemin sebebi, O* yu bu düzlem üzerinde kurtarabilecek gücü biraraya getirmektir Andero. İnananları O* ya tam olarak neler olduğunu öğrenmeli ve duruma uygun çözümlemelerde bulunmalıdır.
Bununla beraber sen, Andero, O* nun diyar ve düzlemler üzerinde yolaçtığı yıkımı, bu yıkımın Apocalypse e etkilerini ve yine çözüm yollarını bulmalısın.

Nitekim O* nun yarattığı kaos ve yıkım öyle büyükki, tüm düzlemler kozmik bir felaketin eşiğinde. Dağlar yerinden oynayacak, okyanuslar anakaraların üzerine binecek, düzlem altüst olacak ve şu anda varolan herşey yokolup gidecek."

Glasya durumun ne kadar büyük bir felakete tekabül ettiğini Andero ya anlatmak istiyordu, bunun en basit yolunu denemişti. Ama daha ince bir durumda sözkonusuydu.

"Kaos mabedi..." diye devam etti succubus.
"O* nun yeraltındaki mabedi de tüm diyar gibi ince iplikler haline gelip dağılarak yokolacak. Madde formunda hiçbirşey kalmayacak ortamda.
Mabedi de kurtarmanız gerekli. Yahut düzlem üzerinde önemli gördüğünüz başka bir yer varsa, ki şu durumda daha önemli bir yer göremiyorum..."

Yavaş yavaş Andero dan uzaklaştı.

"En kısa süre içersinde organize olmanız gerek Andero. Zaman oldukça kısıtlı ve yapmanız gereken işler de oldukça zorlu...

Diyecek başka sözün yoksa bu mabeden ayrılacağım. Mabedi kurtaramazsanız eğer, bu O* nun dev mabedine eson gelişim olacak..."

Glasya durdu ve dinledi...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Shi'el'Elesia gözlerini açtığında karşısında duran adamın yüz şeklinin değiştiğini gördüğünde duasının kabul edildiğini anladı ve küçük bir tebessüm yayıldı yüzüne. Sol omzunun üstünden kendine şöyle bir baktı ve karşılaştığı görüntüden memnun kaldı. Artık başrahibe olduğunu herkes bilecek ve ona göre hareket edeceklerdi.

Shi'el'Elesia'nın karşısındaki adam saygıyla eğilerek selam verdi, konuştu. Ve baş rahibe "Özrün bu seferlik kabul edildi. Umarım aynı küstahlığı tekrar göstermezsin yoksa bu sefer ki gibi hoş karşılanmazsın" dedi ve " *O* daha fazla inanan istiyor. Onları kurban etmek yerine eğitmelisiniz. Ben kütüphanede biraz araştırma yaptıktan sonra diğer rahibelerin eğitimleriyle ilgileneceğim." diyerek sonlandırdı sözlerini.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero efendiyi sessizce dinliyordu. Yarı iblisin dinledikleri üzerine kaşları çatılmıştı ve sivri yüzü gerilmişti. Ne çeşit bir oyundu bu? Apocalypse'i hala güçlü bir şekilde hissedebildiğine göre ruhani varlığı zarar görmemişti. Peki problem neydi? Andero zeki bir savaşçıydı ama olayları bağlaması zaman alabiliyordu. Üzerinde kafa yorduğunda sonuca ulaşacağını düşündü. Yine de succubusun anlattıkları canını sıkmıştı.

Tapınağın tehlikede oluşu, Apocalypse'in rezil bir varlığa yenilişi, diyarın ve yaşamlarının tehlike de oluşu bilgilerinin bir anda kendisine yüklenilmesi devasa savaşçıyı sarsmıştı, var oluş nedenlerinin yok oluş tehlikesinin bu kadar açık yüzüne vurulmasının herhangi bir varlığı çarpabileceği gibi.

Yarı iblis yavaşça ayağa kalktı. Succubusun yanında devasa boyutlarıyla kocaman duran seçilmiş savaşçı sinirden kısılmış sözlerle succubusa konuştu. Ses tonu saygısından ödün vermiyordu. Sağ eli alışkanlık olarak katanasının kabzasına gitmişti ama herhangi bir tehditkar duruşu yoktu. Daha çok, Andero'yu rahatlatmaya çalışan bir hareketti bu.

- Efendi, verdiğiniz haberler elem verici. Bu diyar üzerinde en kuvvetli olduğum yerde, bu odada bile beni derinden sarsabilen şeylerden bahsettiniz. Kaos tapınağını korumak, *O*na olan amaçlarımızdan sadece biri ve daha şimdiden aklımda bir şeyler beliriyor ama evrensel bir felaket. Bizden bilgeliğinizi esirgemeyin efendi. Siz ki Apocalypse'in bu diyardaki temsilcisiniz. Bizlere buyuracağınız başka bir şeyler veya vereceğiniz tavsiyeler var mı? Yoksa biz seçilmişleri değerimizi kanıtlamak için başbaşa mı bırakıyorsunuz?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Rahipler Shi'el'Elesia'nın üzerinde oluşturduğu başrahibe armasını görünce oturdukları masanın başından kalktılar ve yanına gelerek eğilmek suretiyle onu selamladılar. Her biri belinden eğilerek kendisine nazik bir selam veriyor ve dinlerinin bu en yüksek temsilcisine gereken saygıyı göstermeye çalışıyorlardı. İçten içe ise onu kıskandıklarını anlamak zor değildi.

Shi'el'Elesia ile ilk geldiğinde konuşan adamın hareketleri bariz bir biçimde sıkılganlaşmıştı. Adam eliyle cübbesinin sağ kol bileğini kırıştırıyor, dişlerini birbirlerine sürtüyordu ama o da Shi'el'Elesia'nın önünde saygıyla eğilmişti.

Shi'el'Elesia diğer rahiplerle selamlaşmak için arkasını döndüğünde arkasından kopan bir çığlık duydu. Hemen dönüp bakınca, onu ilk karşılayan adamın kendisine sapladığı hançeri fark etti. Ama herhangi bir acı hissetmiyordu. Ortada kan da yoktu. Sanki hançer içinden geçip gidiyordu. Hançer oradakilerin şaşkın bakışları altında yavaş yavaş silikleşerek kayboldu.

Adam olan bitene bir anlam verememişti ve girişiminin başarısızlıkla savuşturulmasına korkuyla karışık bir şaşkınlıkla karşılık vermişti. Shi'el'Elesia bu boyutta gerçek bir kaos inananına zarar verilemeyeceğini biliyordu. Bu sebeple adamın hançeri hiçbir işe yaramamıştı.

Adam stratejisinin boşluğunu görünce dizleri üzerine çöktü ve,

- Affedin rahibe. Hataydı. Onun kaosunu içimde öylesine hissediyorum ki, aksi halde davranamadım. Onunla bağım o kadar güçlü ki, içimdeki o sese karşı duramadım. Siz gelmeden buradaki en yüksek rütbeli bendim. Bizzat saygıdeğer peygamberimiz Brenne beni görevlendirmişti. Lütfen beni affedin leydim. Lütfen.

Shi'el'Elesia biliyordu ki, Azalin'in Tapınağın'dan dönen iki seçilmiş vardı. Efla ve Andero... Brenne onlarla değildi. Bunun nasıl bir anlamı olabilirdi? Ve bu adamla ne yapacaktı?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karşıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Karşısındaki manzara Dorian'ın hoşuna gitmişti. Özellikle kendine ait olan kısmına adeta hayran kaldı. Gözlerini yapıdan ayırıp insanlara baktığında şaşkın yüzler buda nerden çıktı dercesine Doriana dönmüştü. Aldırmadı ve ekledi.

- Adım Dorian **O**'nun lejyonlarının komutanıyım. Size **O**'nun adına sonsuz güç vaad ediyoruz eğer bunu haketmek istiyorsanız bundan sonra benim emrimdesiniz. Saygısızlıga ve disiplinsizliğe tahammülüm yoktur. Bu yüzden şimdilik sizden sadece bunları bekliyorum. Beklentilerim becerilerinize göre yönlenecektir. şimdi (barakaların sol tarafındaki tahtadan yapıyı göstererek) herkez kendi bedenine ve ağırlığına göre olan silah ve zırhlarını alsın. Ve herkez ben çağarıncaya kadar barakalarına.

- Xeyna. Sen silah ve zırhların dağıtımını ve barakalara yerleşmelerini sağla ve yanıma gel. Ben etrafa bakıyor olucam.

İnsanlar hala şaşkınlıklarını üstlerinden atamamış ne olup bittiğini anlamaya çalışırcasını etrafa bakıyor ve aralarında konuşuyorlardı. Dorian önce aldırmamıştı fakat sesler gittikçe uğultuya dönüşmeye başladığını anladığı anda gür bir sesle - Sessizlik. Diye bağararak insanların birden ilgisini çekip onları susturmayı sağladı.

- Size disiplinsizlik hakkındaki düşüncelerimi belirttim uygulamalı bir gösteri istiyorsanız bunu sizi çağardığımda sizlere gösterebilirim şimdi dediğimi yapın. Hemen!!!

Kalabalığın yanından gecerek sağa doğru ilerledi. Biraz etrafa göz gezdirdikten sonra kendine ait yapının kapısına kadar gelerek durdu. Bir yandan Flamaya bakıyor bir yandanda sol omzunu ovuşturuyordu. Birlkaç saniye geçtikten sonra kapıyı açarak içeri girdi.
...........................S.D.W...........................
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Dorian barakasından içeri girerken arkasından gelen ve silah ile zırhların olduğu barakaya doğru yönelmiş sesleri duyabiliyordu. Barakanın tahta kapısını itti ve içeri girdi.

Kapı eşiğinde bir an durdu zira içerisi dışarıdan göründüğünden çok daha genişti. Dışarıdan küçücük görünen barakanın içi büyüsel bir şekilde son derece büyüktü. Dorian'ın sağ tarafında perdeli bir yatak duruyordu. Yatağın baş kısmının sağ ve sol tarafında kılıçlar için birer kın haznesi vardı. Dorian'ın karşısında bir çalışma masası vardı. Üzeri şu anda boş olan masanın arka tarafında ise bir sandalye duruyordu. Sol tarafta duran geniş bir masa da odayı tamamlıyordu. Koca oda şu an boş görünüyordu. Odayı gereksinimleriyle doldurmak Dorian'ın göreviydi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

XEYNA INFERNO VE DAFNET İÃ?İN,

EğER PAZARTESİ SABAHINA KADAR HERHANGİ BİR AKTİVİTEDE BULUNMAZSANIZ KARAKTERLERİNİZ Ã?LDÃ?RÃ?LMEK SURETİYLE OYUNDAN Ã?IKARTILACAKTIR.

BİLGİLERİNİZE
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Andero wrote:- Efendi, verdiğiniz haberler elem verici. Bu diyar üzerinde en kuvvetli olduğum yerde, bu odada bile beni derinden sarsabilen şeylerden bahsettiniz. Kaos tapınağını korumak, *O*na olan amaçlarımızdan sadece biri ve daha şimdiden aklımda bir şeyler beliriyor ama evrensel bir felaket. Bizden bilgeliğinizi esirgemeyin efendi. Siz ki Apocalypse'in bu diyardaki temsilcisiniz. Bizlere buyuracağınız başka bir şeyler veya vereceğiniz tavsiyeler var mı? Yoksa biz seçilmişleri değerimizi kanıtlamak için başbaşa mı bırakıyorsunuz?
Glasya Andero nun harketlerine önce temkinle baktı, sonra tekrar tavırlarını rahatlığa bürüdü. Andero enteresan bir kişilikti. Belki komik bir görüntü çiziyordu, yine de işe yarar birisi olduğu kesindi.

"Bildiklerimin kesinliğinden şüpheliyim Andero. bu yüzden seni de yanlış bilgilendirmek istemem. Ã?ünkü henüz hiçbirşey şekillenmemiş durumda.
Ama bilmen gereken şimdilik Savaşçıların tepesinde, yüzeyde toplanacak grupla birleşmen ve onlarla araştırmalara katılman. Onlar boyutlararası bir yolculuğa çıkacaklar, sende onlara katılmalısın. Apocalypse e neler olduğunu öğrenmelisin, kurtuluşun yollarını aramalısın. Onların araştırmaları mutlaka ki eninde sonunda Apocalypse in durumunu ilgilendiren potaya çekilecektir. O zaman kesin insiyatifini kullanacaksın işte.

Kaos mabedinde kalanlar ise bu tapınağı ve düzlemi yıkacak gücü araştırmalılar. Bunun için çeşitli çözüm yolalrı türetmelisiniz...

Ben bilgi topladıkça sizlere iletmeye devam edeceğim..."

Ardından Glasya kısa bir iki sözcük mırıldandı. Andero nun karşısında yokoluverdi. Gittiği yeri kestirmek mümkün değildi...

NOT: Glasya--->Spellcraft-teleport without error.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Kaos Seçilmişi Efla'nın Azalin'in Laneti'ni Bozuş Denemesi PART-2

Andero says:
boyut kapısının çıkışındasın

Andero says:
napıyorsun

Efla says:
şişeyi doldurup bu sefer odama gidiyorum aynı şekilde başlamadan Apocalipse dua ediyorum maskeyi boş çalışma masasına koyuyorum

Efla says:
Daha sonra şişeden kanı maskenin üzerine boşalttı

Andero says:
kan ilginç bir şekil alarak masanın üzerinde yayılıyor

Andero says:
efla bir süre kan damlalarının hareketini izliyor

Andero says:
kan damlaları kısa bir süre hareket ettikten sonra bir düzen içinde diziliyorlar

Andero says:
kendi içlerindeki düzenleri dışarıdan bakıldığında herhangi bir şeye benzemiyor

Efla says:
(bu arada bişey sorcam bahsedilen rünlerdeki büyü maskenin kurbana bıraktığı lanet mi yani kırılması için 5 aşama gereken meni üstümdeki lanet mi maskedeki mi yoksa ikisi de zaten aynı şey mi?)

Andero says:
(kırılması için araman sonucu diğerini bulamadın)

Efla says:
yani benim üstümdeki mi

Andero says:
efet

Efla says:
Efla kanı bu kez kendi suratına dökerek yayılmasını bekledi gördüğü manzara gerçekten ilginçti.

Andero says:
kan yüzünden akarak yere damlıyor

Andero says:
kanının yüzünü ılık bir şekilde ısıtışı hoş bir şey

Efla says:
yere damlayan kanlarda benzer bir şekil olup olmadığını inceliyor

Andero says:
yere damlayan kanlar odanın eğimsiz yapısı içinde oldukları yerde kalıyorlar

Efla says:
Efla bir an için sonuçları kafasında değerlendiriyor. Ve masanın üstündeki oluşan şekillere bir anlam vermeye çalışıyor. Daha önceden gördüğü birşey.. herhangi bir yerde. Belki de bu şekle gelebilmesi için henüz yeterince şey yapmadığını düşünüyor

Andero says:
şekil sana bir şey ifade etmiyor

Efla says:
Zamanı geldiğini düşünerek önce yüzüğüne bakıyor. Doğrdan kullanmak için bir yöntemi olmamasına rağmen Efla işe yarayabileceğini umut ediyordu. Aslında bu umut bir beklenti sayılmazdı. Ve 5 aşamalı bu lanetin ilk aşamasını başlamak için büyüsüne başladı. Süreyi mümkün olduğunca uzatarak

Efla says:
büyüyü kolayştırmayı umuyordu tabii gelecek bir ilahi yardımı da...

Andero says:
efla uzun bir süre konsantrasyonunu koruyarak üzerindeki lanete odaklanıyor ve laneti kaldırmak için içindeki büyü enerjisini yüzünü kaplayan magical auraya yönlendiriyor

Andero says:
son derece kolay bir şekilde eflanı suratından ufak bir karıncalanma hissiyle beraber siyah bir şerit şeklinde bir büyü kolu çıkıyor ve eflanın yüzünün karşısında dönmeye başlıyor efla o an anlıyor ki, eğer konsantrasyonunu bozarsa büyüyü kaybedecektir

Efla says:
Aklını olduğunca temizlemeye çalıştı. ZAten her büyü yapışında bunu yapıyordu. yeterince tecrübe de kazanmıştı bu konuda...

Efla says:
aklını sadece çevresinde dönen saf kaosa odakladı. Büyüsel tasarımlarda önlemler statik büyülere göre alındığı için şanslı sayılabilirdi. Kaos büyüsü diyarda yeni birşeydi ve o tek ustasıydı. Ama neticede büyüyü yapan bir tanrıydı. İşlerin gitgide zorlaşacağının farkındaydı fakat geri dönülmez bir noktaya gelmişti ikinci aşamada büyüyü bozmak içinenerjiyi yekrar yoğnlaştı

Efla says:
havaya yünler çiziyor ve gerekli sözcükleri mırıldanıyordu

Andero says:
efla siyah şeridin yüzünden çıkışının ardından büyüsüne uzun bir süre daha devam etmişti

Andero says:
mükemmel konsantrasyonu ona her bir saniyenin büyü ile geçmesini sağlayabiliyordu

Andero says:
bir süre sonra eflanın suratından sarı bir şerit çıktı ve eflanın yüzünün karşısındaki siyah şeridin etrafında dans etmeye başladı, efla büyüyü yaparken zihninde ufak bir engel hissettiğini zannetmişti

Efla says:
büyüyü bozarken büyünün nasıl işlediğini daha iyi anlayabiliyordu. Tıpkı bşr aleti çözmek için içini açıp bakmak gibi birşeydi. Yapması gerektiği gibi devam etti. 3. aşamaya geçmeliydi uzun süre büyü yapmak ve konstanrasyon sağlamak onun için pek zor değildi. şu an için...

Andero says:
efla büyüsünü dokumaya devam ediyordu

Andero says:
korumayı başardığı konsantrasyonuna rağmen kafasında hissetttiği bariyer büyümeye başlıyordu

Andero says:
bir süre sonra tam karşısındaki siyah-sarı büyü kollarına doğru hareketlenen kırmızı bir şerit daha gördü yüzünden ayrılmış olan şerit diğer iki şerite katılmıştı. büyü kolları iç içe geçip birbirlerinden ayrılıyorlardı

Efla says:
büyüsünü yüzüne ve iradesel kuvvetini zihnindeki bariyere yönlendirdi. Bir bariyerin onun başarısızlığına sebep olmasına izin vermemeliydi bir tanrının büyüsü bile olsa... Büyü bozmak her zaman yapmaktan kolaydı. Lanetin sahibi bir tanrıdı fakat kendisi de bir seçilmişti. şartlar kefeyi dengeliyor gibiydi. Fakat bunu zaman gösterecekti. bir sonraki aşama için devam etti

Andero says:
efla konsantrasyonunu yaklaşık 4 dakikadır bozmadan korumayı başarabilmişti

Andero says:
kendisi ile bozacağı lanet arasında yükselmeye başladığını artık anladığı bariyer gittikçe büyüyordu ve eflanın büyüyü bozmak için bu bariyeri aşması gerekiyordu efla kendisini verebildiğince büyüsüne verdi ve kendisini ayakta tutan kaos gücüne sıkı sıkı sarıldı kısa süre sonra yüzünden çıkmış koyu yei

Andero says:
koyu yeşil bir büyü kolu daha diğerlerine katılıyordu

Andero says:
eflanın zihni donmuş gibiydi

Andero says:
bu seferki için tüm gücünü kullanmak zorundaydı

Efla says:
eğer canlı olsaydı derin bir nefes almak ve dişlerini sıkması gerekirdi. yüzünden muhtemelen terler akardı. Fakat şu an için bunlar gerekli değildi.

Efla says:
bu sefer şartlar farklıydı

Efla says:
fakat yine de zor

Efla says:
sona yaklaşmıştı

Efla says:
geri dönemezdi

Efla says:
devam etti...

Andero says:
eflanın zihninde adeta bir duvar yükseliyordu o kadar yüksek bir duvar ki idrak edilmesi bile imkansız... efla içindeki tüm kaos enerjisini aklındaki engele kanalize ederek onu geçmeye çalışıyor ve büyüsünün son parçasını da üzerinden atmaya çalışıyordu

Andero says:
aklındaki engel eflayı geriye itti ve eflanın karşısındaki farklı renklerden oluşan büyü kolları birbirlerinden bir miktar ayrılarak yeniden eflaya doğru hareketlendi

Andero says:
efla bu büyüden kurtulmak zorundaydı apocalypse'in bir seçilmişi üzerinde azalin'in lanetile dolaşamazdı

Andero says:
efla tüm gücüyle engele yüklendi ve engeli zihniyle tekrar tekrar dövdü gittikçe zayıflıyordu ama son bir saldırı için hala güçlüydü efla engele tüm gücüyle saldırdı

Andero says:
içinde taşan kaos engele tüm çıplaklığıyla vurdu ve engeli paramparça etti serbestliğin zevkine varan kaosun eşsiz gücü eflanın zihni boyunca eşsiz bir zevk verircesine ilerledi efla yüzünden çıkan mavi şeridi görebiliyordu

Andero says:
mavi şerit gitti ve diğer büyü kollarıyla birleşti

Andero says:
siyah-sarı-kırmızı-yeşil-mavi şeritler bir arada çılgınca dönmeye başladı ve gümüş renkli küresel bir şekil oluşturdu küre etrafa çılgın ışıklar saçıyordu

Andero says:
bir anda

Andero says:
gümüş küre kendisiyle aynı renkteki maskeye yöneldi ve maskeye geri girdi

Andero says:
makse masada zıpladı ve arından sekerek tekrar durdu

Andero says:
lanet efladan ayrılmış ama maskeye geri dönmüştü

Efla says:
Efla bariyeri kırdığında kendini çok iyi hissetmişti. Zincirlerini kırmış bir vahşi hayvan gibi çevresindeki bütün kaos enerjisini emiyordu ve işte oluyordu birkez daha başarıordu. Bedeni değil ama ruhu yordun düşmüştü. Bütün zorluklara rağmen yaşanan zafer büyük zevk veriyordu

Andero says:
maskenin etrafındaki kan yavaş yavaş kaynamaya başladı

Andero says:
etrafa herhangi bir sıcaklık yayılmıyordu ama kan kaynayarak maskenin üzerinden kalkıyordu

Andero says:
apocalypse in gücü seçilmişine gereken yardımı yapmıştı

Efla says:
Efla daha iyi anlıyordu Apocalipse'in yardımı doğrudan değildi. olması gerekmezdi de... Sonuçlar önemliydi ve zafer. Büyüsü bitince ruhsal bir yorgunluk yaşıyordu. Bedeni yere yığılmasını önlüyordu fakat bir süre meditasyon yapması gerekebilirdi. Fakat maskedeki lanetin kalkıp kalkamayacağını merak ediyordu acaba rünlerde herhangi birşey değişmiş miydi

Andero says:
efla laneti oluşturan rünlerin olduğu bölgeye bakarak büyüsel oluşumu kavramaya çalıştı

Andero says:
lanet maskede olduğu gibi duruyordu

Efla says:
bunula başka zaman uğraşabilirdi. şimdi ise biraz kendini toparlayabilirdi. Ama kanın buharlaşması ilgisini çekmişti. Birşey denemek istiyordu

Efla says:
şişede kalan kanı tekar maskeye döktü

Andero says:
kan maskenin üzerine döküldüğünde yeniden bir önceki şekli almaya başladı

Andero says:
ama diğer şekle ulaşmadan önce durdu

Andero says:
ardından buharlaşmaya başladı

Efla says:
Efla bir an için elinde ne olduğunu düşündü

Efla says:
2 tanrıya ait iki eşya bir yüzük ve bir maske

Efla says:
ve o bile bunları kullanamıyordu. Tanrısal eşyalar hakkında çalışmalıydı. Ã?oğunlukla faydadan çok zarar getirdiklerini kabul etmeliydi...[/i]

-----------------------------------------------------------

Kaos seçilmişi Efla (lvl12) Azalin'in lanetinden kurtulmuştur.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero efendinin sözlerini saygıyla dinledi. Savaşçıların tepesi... Efendi ona diğerlerine katılmasını söylemişti. Diğerleri kimlerdi? Onları daha sonra tanıyacağını kabul edebilirdi. Ã?ncelikli görevi tapınağı kurtarmak olmalıydı. Aklında şimdiden oluşan bir şeyler vardı. Ama bunu diğerleriyle paylaşmalıydı. Odasının ona verdiği güçleri kullanmanın zamanıydı. Tapınaktaki seçilmişlere birer zihinsel mesaj gönderdi.

- Sizleri taht odasında bekliyorum kardeşlerim...

Ardından odadan çıkmak üzere hareketlendi.

----------------------------------------------------------------------------------------
DM

Sunak odalarında tanrısına ibadetini yapmakta olan Morien kendisini kaptırmışken zihnine fısıldanan sesleri duydu.

Sizleri taht odasında bekliyorum kardeşlerim...

Ses, Andero'nun sesiydi.....

...............................................................................................................
DM

Üzerindeki laneti çözerek Azalin'in üzerine bıraktığı izi yok eden Efla ruhsal yorgunluğunu geçirmek üzere dinlenmek üzereydi ki aklına fısıldanan sözcükleri duydu.

Sizleri taht odasında bekliyorum kardeşlerim...

Sesin sahibini tanıyordu, Andero....
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest