Büyü Konseyi (RPG)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Eldarin

Post by Eldarin »

yeminer wrote:"Konseyde yüce seslerini duyamayacağımız yücelerimiz adına üzüldüm ama bahsi geçen ustaların varlıklarından bile emin olmadığımız halde böyle bir zamanda konsey üzerindeki sözlerini hem de fiziksel bir bağlantı olmadan başkalarına aktarmaları çok anlamsız ölemeyen. Bu kabul edilemsi zor bir durum, sesin üstadın Eldarin'in sesi kabul edilecektir fakat bundan fazlası konusunda fazla ümitlenme." diye seslendi lich ve salona yeni giren kişiye bir göz attı.
Zakhurr' un bakışları yerdeydi, lich in sözleri kesinlikle hoşuna gitmemişti. Soluk dudaklarını birbirine sımsıkı kapatmış düşünmekteydi.

Yeminer, Zakhurr'un diğer başbüyücülerin sözcülüğünü yapmasını kabul etmemişti. Halbuki Zakhurr ona açıklanabilecekleri açıklamıştı. Ve eğer yine sözü dinlnmiyorsa;

O halde konseyde şeffaf olmayan birşeyler var demekti.

Yeminer'in amacı açık kollamak mıydı? Evet olabilirdi.

Peki ya verileceğini söylediği kararlar... Acaba ne tür kararlardı...

şimdi Yeminer in bu son hareketine tepki olarak konseyden ayrılmak isterdi. Bu hem haklı tepkisini ortaya dökerdi hemde insanları uyandırırdı.
Ama Yeminer'in böyle birşeye olanak tanımayacağını biliyordu.

Bununla beraber Zakhurr un buraya gelme amacı da belliydi. İşini görmeliydi...

Bekleyip konsey kararlarını, diğer bir deyişle, Yeminer in siyasi kaygılarını dinlemeliydi...

Ters bakışlarla odayı süzdü Zakhurr, ardından pelerinini çekerek kendisi için ayrılmış bölgeye geçti, söylenenleri dinlemeye başladı...
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Habis Lich gelenleri karşılıyor ve de bu esnada yapılacaklar hakkında düşünüyordu. Eldarin'in çırağı durumdan hoşnut olmamış gibi görünüyordu. "Olmak zorunda da değil zaten" diye düşündü... Çok az hareketini başkalarını memnun etmek için yapardı lanetli varlık ve bu gün de bir değişiklik yapmayı düşünmüyordu.

Ã?evresine yaydığı lanetli aura çoktan kütüphaneyi sarmış adeta tüm yaşamı, çevredekilerin kalplerindeki sıcaklığı sömürüyordu. Kendisine yaptığı lanet binlerce yıldır onu ayakta tutuyordu ama bedenini değil. Bunu çok umursadığı da söylenemezdi lich in. Sadece kafatası herkesin görüşüne açıktı. Bir zamanlar kafatasını saran çürümüş etten bile çok az kalmış ve sırıtır şekilde duran kafatası apaçık ortaya çıkmıştı. Yırtık pırtık cüppesi üzerinden dökülüyor ve fonksiyonu binlerce yıl önce yitirmiş olan göğüs kafesini, daha doğrusu göğüs kafesi yerinde duran kemik ve çürümüş et yığınını sarıyordu. Yaşayanlar için adeta lanetliliğin bir ifadesi durumunu almış lich çok nadir zamanlarda gerçek suretini karşısındakilerden saklamıştı. Eğer saklasa işleri çok daha kolay halledilirdi ama binlerce yıllık laneti onda bu tür saplantılara neden olmuştu.

Büyü haricinde hiçbirşeye inanmayan, güvenmeyen ve saygı duymayan varlık tüm tanrılara nefretle doluydu ve şimdi olnaları da onların saçma hareketlerinin sonucu olarak görüyordu.

"Hepsi çöplükten öteye değiller " dedi kızgınca Lich, sesini herkes duymuştu fakat bunu kazara yapmış gibi göstermişti. Her ne kadar herkes gelmemiş olsa da yavaş yavaş ısınmakta bir beis görmemişti, hatta önceden gelenleri hazırlamak çok daha avantajlı olurdu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Necros gördükleri karşısında hoşnutlukla gülümsedi. Gözlerinin önünde olan anlaşmazlık onu çok memnun etmişti. Normal şartlar altında böyle bir kulenin büyücülerinin birbirlerine sımsıkı sarılan bir aile gibi olmalarını bekleyebilirdi; ama deli lichin hüküm sürdüğü bir yerde bu imkansızdı. Tıpkı gözlerinin önünde olanlarla gördüğü gibi, lichin yumruğu azıcık gevşerse tüm bu tarikat dağılırdı. Ve bir gün mutlaka yumruğu gevşeyecekti. Bu tarikatın o kadar da uzun ömürlü olacağını düşünmüyordu Başbüyücü.

"Toplantı kısa sürse iyi olur." diye mırıldandı Necros. Aklı odasında bekleyen çocuklarla, şu anda muhtemelen yatağını kirletmekte olan büyücüde kalmıştı. Yapacağı ayinler için o çocuklara ve kızlara ihtiyacı vardı. Eğer o büyücü onlara herhangi bir zarar verirse...eh, o zaman sonuçlarına katlanmak zorunda kalırdı.

"şimdiye kadar gelecek olan gelmiştir Kule Efendisi" dedi Başbüyücü oturduğu yerden sesini yükselterek. ünvana bilerek alaylı bir vurgu yapmıştı. "Ve hiçbirimiz işsiz güçsüz kişiler değiliz. Toplantıyı ne kadar önce başlatırsanız, biz de işimizin başına o kadar erken döneriz."
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
zignarutsilver
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 27
Joined: Sat Jul 23, 2005 10:00 am
Contact:

Post by zignarutsilver »

Zignarut sesini çıkartmaya korkuyordu. Kendisini bir anda koskoca bir konseyin içinde bulmuştu. Etrafı güçle doluydu ve bu güce olan açlığı ile büyük bir zevke dönüşüyordu. Sessizce izlemeye devam etti...
İsim: Zignarut Silver
Yetenek:Büyücü
Irk:İnsan
Chaos Tapınağı
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

"Büyücülerin yıllar içerisinde kazandığı önemli erdemlerden birisidir sabır büyücü" dedi lich sakince, gözleri hala çürük yeşilimsi renkte parlıyor, çevredekileri gözetliyordu.

"Başlaması gerektiği zaman başlayacaktır toplantı, ne erken olmasını ne de gece kalmasını dileriz. Ama bildiğiniz birşey varsa " dedi lich alayla bakan göz çukurlarını bir kez daha yeni başbüyücüye çevirmişti "sizden bunları duymak bizi memnun edecektir " diye bitirdi lich. Adeta ciddi ciddi dinler pozuna geçmiş Necros'un birşeyler söylemesini bekliyordu ama daha sonra bu hareketinin kendine birşey kazandırmayacağını düşünmüş olmasından mı yoksa buna değmeyeceğini düşündüğünden midir bilinmez aceleyle ekledi.

"Konseyin birkaç üyesi gelene kadar daha birsüre bekleyeceğiz." dedi lich ve de eskisi gibi düşünceli bir şekilde salonda beklemeye devam etti.

"Ben düşünmek ya da dinlenmek için sizin gibi yer ve zamana bağlı değilim ölümlü, eğer bu zamanı daha iyi değerlendirmek istiyorsan odana çıkabilirsin tabi " diye bitirdi lich. Bu esnada onu odasından apar topar çağırmanın belki de eğlenceli bile olabileceğini düşünüyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
mefistofeles
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 481
Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mefistofeles »

Eru çağrıyı hissetmişti.Yıkılmış mabede girmeye çalışırken yeminer in çağrısını hissetmişti.Büyüsü dışında umursadığı tekşey varsa oda ölülerdi lich bir ölüm büyücüsü için olabilecek en heyecenlı şey sayılırdı tabi hayyatta kalabilirse.Sınavı geçtikten sonra okulunu seçmiş ve çağrının geldiği büyücülük kulesinde sınav dışında çalışmamıştı. o da çalışmak sayılırsa tabi.Kendisini başka bir yere taşıyacak büyülerde hem becerikli değildi hemde o kadar güce daha kavuşmamıştı.Ustasının ona verdiği yüzüğü çıkardı yavaşça parmaklarından birine geçirdi.Ölüm büyücüsünü sadece yüksek büyücülük kulelerine yada kendi okuluna taşıyabilecek bu yüzük büyücünün en son çare olarak sakladığı silahı sayılırdı.Eru gözlerini kapattı vücudunu disiplen altına aldı ardından yüksek büyücülük kulesini gözlerinin önüne getirdi.Gözlerini açtığında yüksek büyücülük kulesinin kapısındaydı.Elini sakalına götürüp.
şimdi dedi ve düşünmeye başladı......
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Necros liche tebessüm etti ama gözleri buz gibiydi.

"Sabır, işinizin olmadığı bir zaman daha rahat karşılayacağınız bir davranıştır Kule Efendisi..." dedi Necros. "Oysa bizler sabırın her ne kadar sahibi olsakta şu anda sabredilecek zamanı değildir ve bildiklerim sadece benim bağlamımda etkilidir... Ayrıca..." Ã?ne doğru eğildi oturduğu yerden. "Ayrıca bu kimselerin geleceklerine ne kadar emin olduğunuz da beni hayrete düşürdü doğrusu..."

Necros memnun bir şekilde tekrar yaslandı ve pis pis gülümsedi. Sonra da bir anlık hayret belirtisi gösterip devam etti.

"Ah elbette ki odama çıkabilirim. Ama işlerimi sizin toplantınız için zar zor ayarladım. Ve odama çıkarsam deneylerime devam ederim ve bu durumda da hiçbir şekilde toplantıya katılamam. Herhalde kulenin başbüyücülerinden daha fazlasının..." gözlerini devirerek vampire baktı Başbüyücü "...toplantıdan mahrum kalmasını istemezsiniz. Yanılıyor muyum Kule Efendisi?"
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
mefistofeles
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 481
Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mefistofeles »

Kapıyı yavaşça araladı kütüphane yukarda biryerlerdeydi pek hatırlayamıyordu.Başbüyücü lich i düşünerek ilerledi merdivenlerden tırmanırken diyarın geleceğinden çok lich gibi kuvvetli olabilmenin yollarını düşündü hiç bir çıkış yolu yoktu.Ayrıca konseyin bir liche daha izin vermeyeceğini adı gibi biliyordu.Ã?yle bir nalet insanın kendini o şekilde naletlemesi çok zor olmalıydı.Sonunda bir katta tek bir kapı buldu.Burası olmalı diye söylendi.İçeride muazzam bir büyü aurası vardı.Lich in soğuk aurasından korunmak için bir şeyler yapabilirdi ama ya baş büyücü bunu hakaret olarak algılayabilirdi.Güç güç için neler vermezdi ki.Derin bir nefes aldı kapıyı uzandı..
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Lich içten bir kahkaha attı ama bunu dışarıya bell etme niyetinde değildi. Demek başbüyücü karşısındaki sülük gibi düşünmüyordu.

Sülüğün diğer başbüyücüeri neden temsil etmesini istemediği konusundan şüphelenmediği açıktı. "Bu iyi " diye düşündü lich ama tepkisi bunun tam aksiydi. Bir an duraksadı lich ve başbüyücüye sözlerine hak verirmiş gibi baktı.

"Evet başbüyücü, sanırım haklısınız. Yeterince bekledik." dedi lich. Başbüyücüde onayladığına göre toplantıda aldıkları kararların lich in şahsi amaçları olduğunu kimse idda edemezdi. Kurul toplanmış! ve karar alınmış olacaktı.

"Ã?ncelikle bilmek istediğim sizin dikkatinizi çekenler. Ne kadar fazla bilgiye sahip olursam anlatacaklarıma o kadar geniş bir yön verebilirim büyücü kardeşlerim. " diye giriş yaptı lich. Samimi bir giriş yapmıştı ve de büyücülerin de konuşmaya katılmalarını bekleiği kesindi.

"Malesef toplantımıza birçok büyüustamız katılamadı fakat bu tür durumlarda olanla idare etmek durumundayız. Son zamanlarda sizin de dikkatinizi çekmiştir. Üzerinde yaşadığımız diyar temellerinden sarsılıyor. Diyarda birtakım değişiklikler oluyor ki bu bizim ve tüm diyarın gelecekleri ile ilşgili çok büyük bir hüsrana sebep olabilir." diye durumu kısaca özetledi habis lich.

"Bu konuda ne tür bilgileirniz var merak ediyorum konsey üyeleri. Beni aydınlatırsanız sevinirim. " dedi lich ve beklentiyle kütüphanedekilere bakmaya başladı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Necros dikkatleri çekmek için sertçe boğazını temizledi. Herkesin onu dinlediğine emin olduğu zaman doğrularak derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı.

"Daha bugün, bir hafta önce çıktığım bir yolculuktan yeni döndüm. Yolculuğa çıktığım yer..şey..."

Necros sustuve elini cebinde katlı duran haritaya attı. Haritanın katlarını hızla açtı ve kasabanın adını okumaya çalıştı ama ismi kargacık burgacık yazlmıştı ve okuyamıyordu. Aceleyle tekrar katlayıp cebine koydu haritayı.

"İsmini okuyamadım. Her neyse, druid korularının batısında bulunan bir kasaba burası.

Yaptığım yolculuk sırasında bu kasabada dönen ilginç şeyler fark ettim. Doğa ve büyü bu arazide tam anlamıyla zıvanadan çıkmıştı. Fazla sıklıkla sağanak yağmurlar oluyor, çok kısa süre sonra geçiyordu. Yağmurlar o kadar şiddetliydi ki toprak kabarmıştı ve bu yüzden kasabadaki bazı evler yıkılmıştı. Yine büyü son derece dengesizdi. Görünmez olmak için yaptığım büyü üzerimden sekti ve bir kayayı görünmez yaptı. Denemek için bir taşın üzerine kendi rünümü çizmeyi denedim ama aniden çevremdeki tüm taşlar benim rünümle doldu. Daha fazla büyü yapmayı göze alamadım.

Bu tip sebepler dolayısıyla halk kasabayı terk etmeye başlamış. Kasabada kalmayı tercih eden halk ise kendilerini doğanın ve büyünün dengesizliğinden korumak için teknolojiye vurmuş. İcatlar yapmışlar ve bunlarla hayatlarını idare etmeye çalışmışlar. Büyücüleri pek sevmiyorlar. Onların sempatisini kazanmak için fiziksel işlere girmem gerekti."

Necros anıyla ürperdi. Kürek işini bir türlü içine yedirememişti. Ama ürpermesini sonunda bastırdı ve devam etti.

"Buraya kadarki tek önerim o civarlara gitmeniz doğrultusunda dikkatli olmanızdır. Ama durum bundan biraz daha farklı.

Duyduğuma göre son zamanlarda çok sayıda büyücü civarda görülmüş. Hepsi de druid korusuna girmişler ve dönmemişler. Benzeri bir şekilde kasabadaki elfler de korunun iç kısımlarına girmişler. Druidler ve kolcular ise artık ortalarda görülmez olmuşlar.

Mecvut durum konusundaki ilk düşüncem, koruya giren nehirde yapılan altın arama çalışmaları olmuştu. Kullanılan zehirli maddeler yüzünden su kirleniyordu. Ã?nce druidlerin, korucuların ve elflerin-ki hemen hepsi Dragonfly'a tapınıyorlarmış-bu durumu protesto etmek için ortadan kaybolduklarını düşündüm. Hatta belki de bu yağmurları druidler ayarlıyordu. Peki o zaman büyünün bu hale gelmesinin sebebi neydi?

Bunları araştırmayı düşünmüştüm ama malesef ki toplantı için geri dönmek zorunda kaldım. İlerleyen tarihlerde bu durumu detaylıca araştırmayı düşünüyorum. Bu konuyu da sizlere açmayı uygun buldum. Özellikle acemi büyücüler o civardan kaçınsalar çok iyi olur."

Necros sustu ve bir an büyücüleri inceledi. Gözleri bir an vampirin üzerinde oyalandıktan sonra liche odaklandı.

"Sözüm bu kadar Kule Efendisi. Sahip olduğum bilgiyi sizle paylaştım. Eğer başkalarının söyleyecekleri şeyler yoksa sizin açıklamanızı duymak isterim."
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Lich beklenti ile vampire baktı. O kadar fazla ustanın adına konuşmak istediğine göre söyleyecek oldukça fazla şey olmalıydı.

"Sizi dinliyorum ölemeyen, birçok ustamızın sesini istediğinize göre söyleyecek çok şeyiniz vardır. Yoksa sadece oy hakları için istemezsiniz sanırım" deli lich. Bu ufak dokundurtma onu biraz ateşler diye düşünüyorsu ama çok da ümitli değildi. Sonuç olarak o da ölememeye mahkum olmuşlardandı, bu tür şeylerden fazla etkilenmezdi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Eldarin

Post by Eldarin »

Zakhurr liche baktı. İlk sözü ona vermişti anlaşılan.

"Bağışlayın beni başbüyücüm. Söyleyecek sözüm yok şu durumda Diğer ustaların sözcüsü olmamın sebebi söyleyecek çok şeyin olması değildir efendimiz, bunu sizde biliyorsunuz. Sizin sözlerinizi dinlemek için buradayım. Sözlerinizi değerlendirmek ve uygun bir kararla sözlerimi dile getirmek isterim. Sözcü olarak katıldığım konsey toplantısında yorumda bulunmak yahut görüşlerimi dile getirmek bile fazla gelir benim için.

Dinlerim ve görüşümü bildiririm..."

Keskin gözler Yeminer in soluk bakışlarıyla bir anlığına buluştu,
Ardından Zakhurr gözlerini tekrar aşağı indirdi.
mefistofeles
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 481
Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mefistofeles »

eru yavaşça kapıyı açtı içerideki büyü aurası inanılmazdı.Konseye diyardaki bütün büyücüler çağrılmıştı orada bulunmak onunda hakkıydı.Sakince içeri girdi.Büyücüler resmi bir selam verdikten sonra kulenin efendisine döndü.Ã?ağrınızı hissettim başbüyücü isteğiniz üzere geldim emrinizdeyim....
Lichler üzerine çok şey okumuştu bir ölüm büyücüsü olarak o bile bu auraya dayanmakta zorluk çekiyordu..
Kudretli ölünün cevabını bekledii....
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Lich etrafa son bir kezdaha bakındı, görüldüğü kadarı ile büyücülerarasında bu konuda fazla bilgili olan yoktu.

"Son zamandlarda diyarda çok şey değişiyor büyücü yoldaşlarım... Çok emekharcadığımız,kurmak için çabaladığımız konseyimiz de dahil diyardaki herşeyi tehdit eden gelişmeler sözkonusu. Tanrılar affedilmez şeyler yaptılar,bu diyarla asla oynamamaları gerektiğikadaroynadılar." dedi Lich ve bir süretepkileri izlemek için nutkuna ara verdi.

"şimdiyse bizi bu sorunla başbaşa bıraktılar. Kendi saçma kuralları yüzünden bizi yüz üstü bıraktılarve bizim kendi başımızakurtulmamızı bekliyorlar. Bu konuda yapabileceğimizçok fazla şey yokmuşgibi görünüyor, sadece kendi varlığımızı devam ettrimenin dışında tabi.. " dedi lich ve konuşmasına devam etti.

"Bu diyarla ilgili birçokşey sanırım sizin için bile muammadır, neredeolduğumuz,nasılvar olduğumuz gibi konular. şu anda bulunduğumuz diyarı çok inceledim ve bulgularımaslında bizim gerçekten varolmadığımızı, en azından maddedüzlemindevar olmadığımızı kanıtlıyor. Burdan çıkaracağımızeğeryokolmakistemiyorsak bir şekildemaddedüzleminegeçmeliyiz. " dediLich ve büyücüleredüşünmekiçinsürevermek üzerekonuşmasına ara verdi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Lichin söyledikleri Başbüyücü'ye bir yumruk gibi çarpmıştı. Demek burası madde düzlemi değildi. Yok olmak üzereydi! Bu diyarı acilen terk etmeliydi Başbüyücü. Ama bunu nasıl başarabilirdi ki? Ã?evresindeki büyücülere göz attı. Hiçbirisi boyutlararası dolaşmamış gibiydi. Burada tek tecrübeli olan kendisi miydi? Eh, o büyücüler burada kalıp ölebilirlerdi. Necros'un kendisini kurtarması gerekecekti. Başbüyücü yavaşça ayağa kalktı.

"Bilgilendirmeniz için minnettarım Kule Efendisi. Sanırım bu konu benim uzmanlık alanıma girmekte. İzninizle odama çekilip konu üzerinde çalışmaya başlayacağım."

Başıyla selam verip liche bir şey söyleme fırsatı vermeden rafların arasında kayboldu Başbüyücü ve hızla kütüphaneden çıkıp merdivenlere yöneldi.

"Madde düzleminde değiliz. Ama bu diyarın yapısı... O halde burası bir yarıboyut olmalı. Buradan çıkmam zor olmamalı."

Kendi kendisine mırıldanırken Başbüyücü en sonunda odasının önüne geldi. Dalgınca kapıyı açtığında çocukların kıkırdamalarıyla karşılaştı, ve bir de kızgın bakışlı bir elfle.

"Ah, uyandın demek. İnan bana elf, seni odama alma konusunda cömert davrandığım için kendini şanslı saymalısın. Koruların yabancı büyücüler için ne gibi dehşetler barındırdığını ancak tanrılar bilebilir. Evet, adını ver bana."
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests