10 kasabanın eskiden olduğu yerde.

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Bu gün ne kadar da çok şey olmuştu. Onca yolu yürümek bayılıp kalmak, ve o tartışmada bulunmak ve üstüneo minik tur. Bu bir büyücünün normalde katlanabileceğinden fazlaydı. Dinlenmenin zamanıydı biraz da. Kendine oturabileceği bir yer buldu yanında taşıdığı ufak çantaasını bir kenara bırakarak öylece etrafa baktı. İnsanlar gerçekten garip bir durumdaydılar hem boşluk hem doluluk... Etrafa baktığında gözüne çarpan birşey daha olmuştu. Daha doğrusu çarpmayan bişey. Neydi o tartıştığı paladinin adı. Evet "Horcoel". Nerelerdeydi o? Bırakıp da gidecek kadar sorumsuz biri gibi gözükmüyordu. İnsanların ona duyduğu güvene bakılırsa hele... Nereye gitmiş olabilirdi ki. Akşam olmaktaydı eğer görevi korumaksa bu insanları en çok ihtiyaçları olduğu zamanda yoktu ortada. Bir gariplik sezdi ama bunu araştırmaya pek niyeti yoktu. Ancak oturarak birşeyler yapabilirdi. Hava kararmadan malzemeleriyle uğraşmış birkaç nota bakmış birkaç da ufak not almıştı. Hava artık birşeyler yapmasını engelleyecek adar kararmıştı. Etraftaki herşey seçilebiliyordu ama çalışmak için pek uygun bir zaman değildi açık havada. Pek sakin olamıyordu burası onca insan vardı onca dertleri. Ufak bir karmaşa ve koşuşturmaca hakimdi sürekli. Biraz daha oturdu öylece. Hava iyiden iyiye kararmıştı. Ama meşalelerin ışığı altında hala koşuşturma hakimdi. Biraz uzaklaşacaktı buradan. Ufak bir gezinti iyi olurdu belki de...

*Ephron
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

Sensei uzaktan on kasabanın yeniden kuruluşunu izliyor ve aynı zamanda bu aciz canlıların kendisi için çok iyi kurbanlar olacağını düşünüyordu. Meşaleler şehirde hiç durmadan aralıksız hareket ediyordu , anlaşılan kasaba hala kurulmaktaydı daha hiç bir şey erine oturmamıştı. Sensei atının mahmuzlarından tutup sertçe çekti ve gecenin karanlığında hızlıca kasabaya doğru ilerledi, yaklaştıkça kasaba sdaha da büyüyor meşaleler ve çalışan insanlar seçilebiliyordu. Kasabanın kapısına yaklaştıkça atını yavaşlattaı ve en sonunda kapının önünde beklemekte olan bekçilerin seçebileceği mesafeye kadar geldi. Yukarıdaki bekçiler yaylarını doğrulltmuş ona doğru tutarken bir diğer korucu ise ona doğru sinsi ifadeyle yaklaşıyordu...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Gecenin ilerleyen saatlerinde Chug Murdak ve Selena beraber geziyor ve kasabadakileri inceliyorlardi....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Feoran
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Wed Oct 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Feoran »

Feoran, atını gezinmekte olan insanların arasından yavaşça sürüyordu. Kasabayı incelemekteydi. Ne kadar güvenli olduğunu ve daha da güvenli olması için ne yapılması gerektiği hakkında düşünüyordu.
Diğer çadırlardan biraz daha uzakta olan bir çadırdan çıkan bir sureti farketti. Buranın halkından olması imkansız görünüyordu. Yürürken devamlı etrafını inceliyordu. Feoran onun burada yeni olduğunu tahmin etmişti. Onunla konuşmak için, atından indi ve hızlı adımlarla arkasından takip etti. Onun duyabileceği bir mesafeye kadar yaklaştığında adama seslendi: "Bayım... Birini mi arıyorsunuz?"
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Sensei wrote:Sensei uzaktan on kasabanın yeniden kuruluşunu izliyor ve aynı zamanda bu aciz canlıların kendisi için çok iyi kurbanlar olacağını düşünüyordu. Meşaleler şehirde hiç durmadan aralıksız hareket ediyordu , anlaşılan kasaba hala kurulmaktaydı daha hiç bir şey erine oturmamıştı. Sensei atının mahmuzlarından tutup sertçe çekti ve gecenin karanlığında hızlıca kasabaya doğru ilerledi, yaklaştıkça kasaba sdaha da büyüyor meşaleler ve çalışan insanlar seçilebiliyordu. Kasabanın kapısına yaklaştıkça atını yavaşlattaı ve en sonunda kapının önünde beklemekte olan bekçilerin seçebileceği mesafeye kadar geldi. Yukarıdaki bekçiler yaylarını doğrulltmuş ona doğru tutarken bir diğer korucu ise ona doğru sinsi ifadeyle yaklaşıyordu...
Rp Dışı önemli not:Dm yada görevli değilim ama Onkasabanın uzun süre koruyuculuğunu yaptım..Onkasabanın kuruldugu yerde sur felan yok..Ã?adırlar tahta barakalar ve bir yandan bişiler inşa etmeye çalışan insanlar var..Savaşçı ordu felan desen yok gibi bişi..Cehennemden adamlar sadece belkide bellerinde tuttukları kılıçlarını getirmiştir..Okçu ordu çit nöbetçi felan yok..Adamlar yiyecekleri içecekleri zor buldular..Hem sen bi onkasabaya yolaçıktım bide onkasabadayım diye mesaj atmışsın Eldarin in kontrolünde şu anda düzenli turn lerle ilerleyen bir zaman sistemi söz konusu..Onkasabanın yakınında bulunan katliam tapınagından bile geliş bir gün sürdü..Oda bayagı bir turn eder..Senin geldigin yerde her ne kadar yakın olsada ortada belirli bir zaman sistemi var..Bizim arkadaş Oren tapınağından griffon sırtında gelişi yaklaşık 10 15 turn sürdü..(realde 3 4 gün)..Buraya gelişini ve detayları eldarin ile konuşmanı öneriyorum

Onkasabada devriye gezen birkaç küçük boylu cüppeli tipler var..Belki kendi aralarında örgütlenen eski kasaba koruyucuları..Birde Oren savaşçısı Feoran Fireblade..

Herhangi bir yanlışım veya yanlışımız varsa DMler tarafından müdahale edilir ve rp tamamen düzeltilirse sevinirim iyi günler..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Horcoele Katılmamak Elde Değil...


Murdak Kısa bir süre kestirdi kalktığında herkes yine beraberdi...
Zihninde bir bulanıklık hissetti ve eski bir dostunun görüntüsü canlanıverdi gözlerinin önünde ve kendi kendine "Kont " dedi...
Image
Eski günleri aklına gelmişti.. VE sürekli o zamana dönmeyi istiyordu kalabalığı süzde ve aralarından Feoran ı gördü ve yavaşça ona ilerlemeye başladı ve arkasından seslendi " Feoran horcoel den bir haber varmı " dedi ve gülümsedi gözlerinin kızıllığı geceyi yarıyordu....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Feoran
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Wed Oct 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Feoran »

Savalçı dikkatini arkadan gelen bir sese verdi. Bu sesin Murdak'a ait olduğunu anladı. Durdu ve yavaşça arkasına döndü. Kalabalığın arasından, aslında çok uzakta olmayan Murdak'ın kendisine bakmakta olduğunu gördü. Gülümsemekteydi. Feoran'da gülümseyerek Murdak'a doğru yavaş adımlarla yürüdü ve önünde durdu.
"Horcoel ortalıktan yok olduğundan beri ondan haber alamıyorum." Yüzündeki gülümsemenin yerini bir an için endişeli bir ifade almıştı.
"Eğer hayattaysa, mutlaka bizim bunu bilmemizi sağlayacaktır."
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Sensei uzakta eskiden kasabanın surlarının bulunduğunu düşündüğü yere geldi... Gecenin karanlığı ve vahşi gece hayvanların ulumaları rüzgarla beraber taşınıyordu. Uzakta yüzlerce kamp ateşinin etrafında yatan insanlar ve arada bir hareket eden nöbetçiler göze çarpıyordu. Bir kaç tane ağaçtan barınak da gözüküyordu fakat bu kadar insan için elbete kesinlikle yeterli değildi.

Kadınlarının çoğunu bir tapınağa gönderen, gün boyunca odun toplamak, su taşımak, hayvan avlamak ve çiftçilikle geçiren insanlar yorgunluktan adeta bayılmışlardı.

Ephron yorgun insanların arasında gezdi. Uzakta hastaların bakıldığı bezden beyaz bir çadır, oren rahipleri tarafından kullanılıyordu. Bu konum çadır için gayet uygundu çünkü kasabanın su ihtiyacını karşılamak için yapılan iki çıkrığın kurulduğu iki büyük kuyuya çok yakındı...

RP DIşI NOT: Kasabanın kendi askerleri, nöbetçileri ve ufak bir ordusu vardır, fakat kasabanın kendini toparlamasını sağlayacak organizasyonu kuracak girişimci adamlar değildirler. Bu yüzden kasabanın yeniden örgütlenmesi şovalyeler tarafından devir alınmıştır.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya
Contact:

Post by Sensei »

rp dışı: acaba kasabanın suyunun alındığı yer kimse tarafından korunuyormu korunuyorsa bunu bana bildirin ve tasvir edin lütfen..
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Tasvir

Dolunaysız ve rüzgarlı soğuk gecenin ilerleyen saatlerinde yıldızlar etrafı yetersiz bir biçimde aydınlatıyordu. Kasaba şovalyelerin bir tehlike olmadığına kanaat getirmesiyle biraz sakinleşmiş ve nöbetçiler yalnızca ormandan gelebilecek vahşi hayvan tehlikesine karşı ufak nöbet grupları halinde dolaşıyorlardı.

Kasabanın insanları bir kaç barınak dışında büyük kamp ateşlerinin kırmızı közlerine ve artık iyice sönmeye yüz tutmuş alevlerine iyice sokulmuş uyuyorlardı. Kasabanın "hastane" olarak görev yapan büyük beyaz çadırı da bir iki nöbetçi tarafından vahşi hayvanlara karşı korunuyordu fakat çıkrıkla donanmış su kuyularına özel bir özen gösterilmiyordu görüldüğü kadarıyla...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel gümüş atı ile savaşçıya doğru ilerlemeye başladı..Cehennemden çıkışı oldukça zorlu olmuştu şovalye için..Ancak değmişti..Değecekti..Tüm korkuları ile yüzleşmişti şovalye..Tüm testleri geçmişti..Logan için üzüldü kendi kendisine..Keske Lady İlyamaini bir daha görebilseydi..

İç çekerek yoluna devam etti şovalye..Hafif kanla lekelenmiş kızıllaşmış sarı saçlarını arkasına doğru savurdu ve ilerlemeye devam etti..Savaşçı bu sırada bir diğerine seslendmiş..Diğer savaşçılar yavaşça geriye doğru kaçılmışlardı..Aralarında en irisi..Diğerlerine birşeyler fısıldayan uzun boylu savaşçı dışında hepsi gerilemişti..

''Bir kaç saatte unutulduk ha..''dedi buruk bir ifadeyle şovalye sadece kendsiinin ve kutsal bineğinin duyabilecegi bir fısıltı ile..Ardındna manasızca gülümsedi ve bu gülümsemesi boş bir ifadeye dönüşürken duran savaşçıyı izlemeye devam etti..

Adamın yanına yaklaşana kadar sessizligini korudu şovalye..Adamın yanına doğru yaklaşırken savaşçının miğferi ardından ona gülümsediğini farketti..Adama boş boş baktı birkaç seniye..

''Yollarımız kesişiyor..''diye fısıldadı adama doğru..Horcoel in bu sırada yüz ifadesi oldukça yumuşamış gibiydi..

''Feoran Fireblade''..dedi yavaş bir biçimde gülümseyerek..

''O miğfer ve metal kaplamanın bu yarıelfi bir kez daha kandıracagını anmıyordun herhalde..''dedi sırıtarak..Bu sırada boş bir ifadeyle etrafına bakındı ve onlara doğru yaklaşan bir atlıyı farketti..

''Biri daha geliyor..Aah yabancılar..''

''Nelyse Fireblade izininle sana emanet ettiğim görevimi geri devralıyorum..Sana güvenebilecegimi biliyordum..İnsanlar oldukça iyi durumdalar..Ve ve..''

Horcoel duraksadı ve havaya baktı..

''Hava karanlık..Akşam olmuş..Ama yardım..??''diye fısıldadı sadece kendisinin duyabilecegi bir şekilde..
''Ben gideli ne kadar zaman geçti acaba''diye düşündü kendi kendisine..Bu ne demekti..Yardım hala gelmemişmiydi.. Yoksa bir aksilikmi olmuştu..

''Oren in adaleti sizinle olsun dostlarım..''diye fısıldadı tuaf bir şekilde..BU kadar çaresiz kalması kendisini kötü hissetmesine neden oluyordu..

Bu sırada diğer atlı tamamen yanlarına yaklaşmıştı..Horcoel adamı gözüyle asil bir edayla süzerken adam sorusunu sormuştu bile..

''Merhaba efendi benim ismim Hynada, Hynada Lindir. Sizlere yardım için ormanımdan çıktım geldim. Elimden gelen bir şey olursa seve seve yaparım.''


Elf..Harika..Gerçekten harika..Onkasabanın bu durumuyla artık elfler bile ilgilenit olmuş..Diye düşündü paladin..

''Benim Adımda Nimarien Celeb'thalion..Yardımsever Elf kardeşim'' dedi elfe elfçe karşılık olarak..Uzun zamandır elfçe konuşmamıştı gerçi..En azından bir beş yıl oluyor diye aklından geçirdi şovalye..

''Yanlız insan adım Horcoel..Horcoel Baator..''dedi Ortak lisanda..''Bana Horcoel demenizi yeğlerim..Yanlış anlamayın Elf kanıma saygım sonsuzdur ama bir yarımelf olarak hep insan adımı kullandım..Elf adım ise sadece anılarda saklı..Sadece anılar..''dedi garip bir hüzünle dalarak..

Aniden kendini toparlayan şovalye elfe bakınmaya başladı..

''Evet Elf beyim...Yardım etmek istediğinizi söylemiştiniz...Nuraya belirli bir amaçlamı geldiniz..Mesela kabileniz adına felan..Yoksa tamamen kendi isteğinizlemi..''

Horcoel bir an arkasını dönerek Feorana bir bakış attı..

''Bir saniye elf beyim..''dedi Horcoel adama doğru ve atını Feoran a doğru sürmeye başladı..

''Feoran..Neler döndüğünü bilmiyorum ama yardımın şimdiye kadar kasabaya ulaşmış olması gerekiyordu..Bir şeyler ters gidiyor..Murdak ı ve diğerlerini burada toplarmısın..Son durum hakkında bir toplantı yapmamız gerekiyor..Kasabayı örgütlemeliyiz..''

Bir an arkasını dönerek elf beyine baktı ve tekrar Feoran a yöneldi şovalye..

''Onkasabanın bu kadar kişinin dikkatini çekmesihoşuma gitmiyor Feo..Sence de mantıksız değilmi..Birbiri ile uyuşmayan parçalar..Garip davranan beyaz cüppeli büyücüler..aniden ortaya çıkan ''İyilik sever''kişiler..''Bir an sessizleşti..Düşünüyordu..şovalye ile Rahip''diye düşündü bu sırada..Bir an duraksadı ve elini düşünceli bir eda ile burnuna götürdü..Kısa bir sessizlikten sonra agzından bir tek laf çıktı..

''Riske giremem..''

''Ã?abuk ol Fireblade..Tez gidesin ve tez gelesin..Umarım getirdiğin haberler umut doludur..Sir Alfred mektubu almış olmalı..Belki Murdak bu konuda birşeyler biliyordur..Onu ve diğerlerini buraya getir..Muhafızları örgütle..Karşı çıkan olursa onlara bunu yapman için benim rica ettiğimi söyle..''

Horcoel bir an yiyecek erzaklarının bulundugu arabalara baktı..

''Yardım gelmeli..Ve gelene kadar da dayanacagız..''diye fısıldadı..

Etraftaki muhafızlara doğru eliyle işaret etti şovalye..Sessizce yanına çağırdı..

''Siz..Sen sen sen..Yiyecek arabalarının yanında durun..şu şekilde durmanızı istiyorum::''dedi şovalye muhafızlara doğru ve onlara kafasındaki düzeneği açıkladı..Açıkta nöbet tutan birini başkası da gözetleyecek bir şekilde adamlara yerler belirledi..

Nöbetçilerden biri kafasını kaldırarak bir soru sormuştu..

''Efendim bunun bu akşamki garipliklerle bir alakası mı var..''dedi Horcoel e doğru meraklı meraklı..

Horcoel adama doğru asil bir ifade ile baktı vce ağzından şu sözler çıktı..

''Gariplikler nedenlerden doğar..Nedenler ise belirsizlikten..Bize düşen şey ise bu belirsizlikleri ortadan kaldırıp herşeyi tamamen düzenine sokmaktır..''

Adam afallamış bir ifade ile şovalyeye baktı..Horcoel tek elini madalyonuna götürerek kaldırdı ve nöbetçi grubunu işaret etti..

''Yüce Oren adaletin savunucusu..Duy seni çağıran bu inananın çağrısını..Duy ki yüce adalet tanrısı..Duy ki cevap ver seslenişime..Adalet için..Koru bu cesur savaşçıları Adaletinin nefesi ile..Adaletini onlardan esirgeme..Onlara da dağıt..Senin adaletinin gücüyle korkmasınlar..Yılmasınlar..Yıkımı ve ölümü onlardan uzak tut..Böylece yerine getirsinler adeleti senin yerine..''

''şimdi gidin ve gözlerinizi dört açın kardeşlerim''dedi savaşçılara candan bir şekilde..''Gidin..Oren in kutsaması sizinle..''

Horcoel nöbetçilerin yiyecek arabaların yanında istediği şekilde yer almalarını izledi bir süre uzaktan..Bu sırada göz ucuyla onu beklemekte olan elf beyine baktı..

''Beyim kusuruma bakmayın..Görev beklemiyor ha..bu arada tanıştıgımıza göre merakımı bağışlarsanız bana yeteneklerinizden bahsedin..Yada geldiginiz diyardan..Böylece ne konuda yardım edebileceginizi yada nasıl yardım edebileceginizi öğrenmiş oluruz..''

Horcoel atını yavaş adımlarla Elf beyine doğru sürerken bir gözüyle de çevreyi kontrol etti..

''Alfred..Harbormm..''
''Neredesiniz..''dedi içinden..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Murdak ciddileşti ve bir kaç bişiy söledi...

Elini rob unun içine götürdü etrafı dsikkatlice süzdükten sonra mesaj kağıdını ona uzattı.
" dikkatli ol bende okudum " dedi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

findor wrote:Murdak ciddileşti ve bir kaç bişiy söledi...

Elini rob unun içine götürdü etrafı dsikkatlice süzdükten sonra mesaj kağıdını ona uzattı.
" dikkatli ol bende okudum " dedi...
Raistlin wrote: Karanlık ve rüzgarlı geceyi karanlık bulutlar kaplamış fakat yıldızlar yer yer bulutları aralamış kasabayı izliyorlardı. Yanan kamp ateşlerinin çıtırtıları ve uzaklardaki vahşi hayvanların birbirleriyle konuşmaları kulakları dolduruyordu. Gecenin ilerleyen saatleri olduğu için ve insanların çoğu yorgun olduğu için battaniyelere ya da birbirlerine sarılmış uyuyorlardı. şovalyeler ve büyücü çıkardıkları sesten sonra uyanmış karanlıkta onları hayran hayran izleyen iki tane çocuk olduğunu gördüler...
Horcoel çocuklara bir an gülümseyerek baktı ve huşu içerisinde kağıda doğru uzattı elini..Kağıdı sağ elinin avcunda tutarken bile gecenin karanlıgında esen rüzgarı hissedebiliyordu..

''Cevap kağıdı ha..''diye mırıldandı bir yandan..''Demek kendileri gelmedi..''

Sonra çocuklara doğru yöneltti paladin sevgi dolu bakışlarını..Oldukça sevecen bir yüz ifadesi ile gülümsedi ve parmağı ile kamp ateşini işaret etti..

''Genç ve cesur savaşçılar..''dedi gülümseyerek çocuklara..''Uyuyan insanların sizin gözetiminize ihtiyacı oldugunu duydum..''dedi gülümsemesi gittikçe artarak..Sempatik tavrını koruyarak devam etti konuşmasına..''Hem çok yakında herşeyiniz eskisi gibi olacak..Eskisi gibi koşturup oyun oynayabilmeniz için yorgun olmamanız ve uykunuzu almanız gerekiyor..O yüzden doğru yataklarınıza..'' dedi çocuklara doğru..Ve bakışlarını sağ elinde tutmakta oldugu parşomen parçasına kayırdı Oren in kutsal şovalyesi..Sol eli ile parşomeni yukarı doğru açarak okumaya başladı..Okurken kaşları çatılmaya ve suratı şekilsiz bir hale gelmeye başlamıştı..


'' Arkamızda benim sana anlattığım şovalye yani vampi bizim arkamızdan geldi. Kervana doğru gidiyordu... şu an geri dönemem korumam gereken bir kervan var... Dikkatli olun o bir vampir.
Kasabaya gelenlere lütfen dikkat et. Biliyorsun ki bu adamda kasabaya gelip yardım tekilifinde bulunmuştu. Lütfen herkeze karşı şüpheli ol. Orenin Kutsaması üzerinde olsun.
Alfred Coldsword


''Vampir''dedi Horcoel gözlerini açarak..''O..O kadar insan bir vampir ile mi gitti.. ''diye fısıldadı sadece kendisinin duyabilecegi bir şekilde..

Hızla arkasını döndü şovalye..''Bir vampir benimle konuştu..''dedi Murdak a doğru..''Bir vampir..''dedi ellerini suratına götürerek..Bu sırada bir kişneme sesi yayıldı havaya..Horcoel in kutsal bineği Silverhorn da sahibinin acısını hissedip kişnemişti..

''Onkasaba insanlarını korudugunu söyleyen bir vampir...'' dedi hırıltı ile..

''Sir Alfred dikkatli olmamı söylemişti..Beni uyarmıştı..Biliyordum..O adamda bir terslik oldugunu biliyordum..''dedi kendi kendisine..Yüce Oren aşkına o kadar insan..Acaba o rahip dediğide mi bir vampirdi..''diye devam etti kendi kendisine..''Belki de kendilerine besin kaynagı arayan bir gruptular ve bu vasıta ile besin kaynaklarını buldular..''diye devam etti büyük bir sinirle..

''Arrrrrrrrghhhh''diye inledi şovalye..Kanındaki karanlıgı ezme hissi gene kaynamıştı..Vücudunda kıvılcımların kıpırdanmaya başladıgını hissetti..

''Murdak bu şovalyenin..Yani vampirin kervanın oldugu yere doğru yola çıktıgını söylemiştin..Haklı çıkmıssın dostum..''dedi iblisimsi varlıga doğru..

Horcoel düşüncelere dalarken atının kemerine asılı olan haritayı çıkarttı..
Oraya gidip insanlar için savaşmayı düşündü..Ancak burası bir tuzak da olabilirdi..Nitekim bir vampir ininin yerini,bir vampir bir paladine vermezdi..Tuzak olsada umrunda değildi Horcoel in..Oraya gidip yazgısı her ne ise savaşmayı düşündü..Ama..Bu sırada etrafına baktı şovalye..

''İnsanları geride bırakamam..''diye fısıldadı şovalye..''Ancak gidersem buradaki insanları geride bırakmış olacagım..''Yüce Oren in adaleti adına..Ã?abuk karar vermem lazım..''dedi büyük bir sıkıntı ile..

''Vampirler..Karanlıgın lanetlileri..''dedi..''Lord Cervantes haklıymış..Etrafımız karanlıgın lanetlileri ile sarılı..''..İç geçirdi paladin..Sağ eliyle mektubu tutarken sol eliyle alnında biriken terleri sildi..

''Kasabayı alarma geçirmeliyiz..''diye fısıldadı Murdak a..''Güvenliği iki katına çıkaralım..Gelen yabancıları bir bir görmek isterim..''Güçlü olmalıyız..Bu kadar canlının hayatı bize bağlı iken pes edemeyiz..''

Paladinin bakışları asalette karışık bir endişe doluydu..

''Cehennemden bu kadar insanı ölüme terketmek için çıkmadım ben..''diye haykırdı bir anlıgına..Bakışlarını Murdak tan sadık dostu Feoran a kaydırdı..

''Feoran...Durum çok acil dostum..Savaş üzerindeki tecrübelerine saygım sonsuz..O yüzden ben Oren Tapınak şovalyesi Horcoel Baator..seni şu anda acil durum savaş komutanı ilan ediyorum..Git ve Oren askerlerini alarma geçir..Kılıcının gücü ve Oren in bilgeligi seninle olsun..''dedi ve diğerlerine döndü bu esnada..''Sabaha kadar kasabayı karantinaya alıyoruz..Nöbetçilerin sayısı arttırılacak ve herbiri bir bir kontrol ettirilecek..Gelen yabancılar tarafımdan kontrol edilecek..''dedi sinirle..''Eğer yardım bu esnada gelmezse sabaha Oren tapınağına doğru yola çıkmayı önereceğim insanlara..Kutsal ışık yardım etsinki başka bir umut görmüyorum..''

Horcoel gönderdiği 7 atlıyı düşündü bu sırada..Acaba onları ölüme mi göndermişti..Ya şovalyeler kaybettiyse diye düşündü kervan için olan mücadeleyi..Yoo bunu şimdilik aklından bile geçirmemeliydi..Temkinli davranıp önlemini almalı..Ancak aklından geçirmemeliydi..

Gecenin karanlıgında atlıların gittiği yöne doğru bakarken fısıldadı şovalye boşluğa..

''Lord Oren içinizi huzur ve bilgeligi ile doldursun yoldaşlarım..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Ã?ocuklar hoplayıp zıplayarak babalarının yanına giderken, Murdak güneyden esen rüzgarla gelen pis bir kokuyla bir an irkildi, ter ve pislikle karışmış garip bir kokuydu fakat insan kokusu olmadığından emindi...

Horcoel Murdak'ın garip surat ifadesine bakıp onun gözlerinin baktığı yönü takip ettiğinde karanlıkta ufak korulukta ay ışığının kara bulutların arasından bir an yüzünü göstermesiyle parıldayan bir çift göz olduğunu fark etti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Horcoel olagan üstü bir hız ile başını Murdak ın baktığı yöne doğru çevirdiğinde karanlıkta parlayan bir çift kızıl gözü görmüştü..Surat ifadesini sertleştierek bakmaya başladı oraya..

''Oren in ışığı adına bu nedir..''diye mırıldandı ve sırtındaki iki kısa kılıcını çekti olagan hızı ile..

Paladin sessizlikle duraksadı..
Sol elindeki kısa kılıcı ile arkasına dönmeden Murdak ı işaret ederek seslendi..

''Her ihtimale karşı arkada dur Adaletin dostu..'

''Adaletin bekçilerii..''diye seslendi şovalye yakında bulunan Oren savaşçılarına..Sesi oldukça gür ve sinirli idi..Ancak bu gür ve sinirli ses insanların kalbine cesaret aşılıyor..Korkularını gidermelerini sağlıyordu..
(Templer Aura İmmunty to Fear)

''Bu adamı alana girerken gördünüzmü..Buda neyin nesi..''diye seslendi cesaret verici ses tonu ile..Onu duyacak bir asker varsa etrafında duyması gerekirdi..

Feoran ın gitmemiş oldugu bilinci ile seslendi arkasına şovalye..

''Feoran..Etrafı kolaçan etmeye başla dostum..''

Elini geri çeken şovalye kısa kılıcı elinde bir tur döndürdü ve yeniden savaş pozisyonunda beklemeye başladı..''O şey nedir..''diye düşünüyordu paladin..''O şey ne idi ve nasıl buraya kadar gelmişti..''Horcoel karanlıgın ardından kızıllıga odaklandı elf gözü ile..Mavi gözbebekleri olagan gücü ile kasıldı ve ısıyı algılamasını sağlayan gözlerini karanlıga dikerken asil ve sert bir ses tonu ile seslendi..

''Ben Onkasaba koruyucusu Horcoel Baator yabancı..''diye bağırdı şovalye kızıllığa doğru bakarak..''Buraya yüce Oren in adaletini korumak ve yaymak adına gönderildim..şimdi bana sen tanıt kendini..Kendini ve nedenini..''

Paladinin sesi yankılanmıştı adeta..Kasabalıların bir vampir ile yolculuk yaptıklarını öğrenmesi şovalyenin sinirlerini çok germişti..Ve bu kızıllık..Hayır hayır diye düşündü şovalye..Bu sefer hata yapmayacaktı..Daha fazla ölüm yoktu..Daha fazla karanlık yoktu..Sadece ışık olmalıydı..

Adaletin ışıgı..

''Yada Oren in adaleti adına ben seni tanıyabilirim..''diye söylendi sadece kendisinin duyacağı şekilde..

Horcoel elf görüşünü ve kutsanmışlığını kullanacak şekilde mırıldandı içinden..

''Yüce Oren..Adaletin bekçisi..Sonsuzlugun elçisi..Sen ki bize adaleti sağlamamız için güç veren..Göster bu kuluna doğruyu eğriyi..Göster ki kutsal adaletini senin adına yayayım..Gücümü doğru yönde bulayım..''
(Elf ısı görüşü+Detect Evil)
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests