10 kasabanın eskiden olduğu yerde.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Zatara Brenneye döndü ve;
"Ne Oren ile ne de burdaki olaylarla bir ilişkim yok ancak benim Lordum da savaşı destekler..buna rağmen sizi destekliyorum Brenne. Halkı korunabileceği bir yere götürmek daha iyi olur, bence Oren rahibine haksızlık ediyorsunuz.. eminim o da bizimle aynı fikirdedir...."
"Ne Oren ile ne de burdaki olaylarla bir ilişkim yok ancak benim Lordum da savaşı destekler..buna rağmen sizi destekliyorum Brenne. Halkı korunabileceği bir yere götürmek daha iyi olur, bence Oren rahibine haksızlık ediyorsunuz.. eminim o da bizimle aynı fikirdedir...."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
İlginç bir şekilde güvenilir gözüken sarışın rahibin ve Oren rahibinin sözlerini dinleyen adamın gözleri bir anda parladı:
"Bizi kimse yönetemez rahip! Biz yönetilmek için değil hayatta kalmak için seçilmiş denen kişinin sözlerini yerine getiriyoruz! Ve ben karımın ve çocuklarımın burada soğüuktan ve açlıktan ölmesine göz yumamam! Savaş gelecekse onların güvenli, sıcak ve yemek, su ihtiyaçlarının karşılandığına emin olduğum bir yerde olmasını tercih ederim! Sonuçta ben onları korumak için yaşıyorum ve savaşıyorum. Size bizim yerimize karar verme hakkını hiç bir zaman vermedik!!!"
Adamın öfkeli sözlerini dinleyen başka bi kalabalık daha olanlara şahit olmuşlardı ve adama hak verircesine kendi aralarında homurdandılar. Hepsi şüpheli bakışlarla Oren rahibine doğru baktılar...
"Bizi kimse yönetemez rahip! Biz yönetilmek için değil hayatta kalmak için seçilmiş denen kişinin sözlerini yerine getiriyoruz! Ve ben karımın ve çocuklarımın burada soğüuktan ve açlıktan ölmesine göz yumamam! Savaş gelecekse onların güvenli, sıcak ve yemek, su ihtiyaçlarının karşılandığına emin olduğum bir yerde olmasını tercih ederim! Sonuçta ben onları korumak için yaşıyorum ve savaşıyorum. Size bizim yerimize karar verme hakkını hiç bir zaman vermedik!!!"
Adamın öfkeli sözlerini dinleyen başka bi kalabalık daha olanlara şahit olmuşlardı ve adama hak verircesine kendi aralarında homurdandılar. Hepsi şüpheli bakışlarla Oren rahibine doğru baktılar...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Halkın içinden biri etraf sesizleştikten sonra çıktı ve bana onları götürmem için izin vermesini istedi. BUnu yapamazdım en azından seçilmiş kişi gelene kadar. Bu kişiye bir karşılık vermem gerekir. Sinirliyim ama elimden geldiğince kibar bir şekilde.
1. Seçilmiş kişiye seçilmiş denilen diye hitap etmeyiniz.
2.Ailenizin güvenli bir yere götürüldüğünü nerden biliyorsunuz.
3. Haklısınız ben buraya sizi yönetmeye değil sizi korumaya geldim bu yüzden sizi ne kadar tehlikeli olduğu bilinmediği bir yolculuğa çıkartamam çünkü seçilmiş tarafından benim sorumluluğumdasınız.
4. Gönderdiklerinizin geri geleceklerini asla bilemezsiniz.
5. En yakın zamanda Lord Orenin tapınağından ve seçilmişin kişinin görevlendirdiği kişiler yemek bulmak için ayrıldılar on kasabaya girmeleri yakındır.
6. şu an su ihtiyacınız karşılanmıştır oraya kalıcı bir tesis yapmak için cüce arkadaşımı çağırdım. O size suyu eskisinden daha çabuk çıkarmanızı ve ev ihtiyaçarınızı karşılayacak.
7. Sizin için bu kadar şovalye çalışırken sizin burda boş boş durmanız on kasabayı sizin açınızdan bir adım bile ilerletmez.
8. Araştırmam doğrultusunda şu anda hastalıktan ölecek kişi yok olsa bile şehirin rahiplerini görevlendirdim onlar halledicektir halledemezlerse benden yardım isterler büyük ihtimalle.( Söyledikten sonra parmağımla yakınımızdan geçen bir rahibi göstererek.)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*Baneda*
Cücenin tamam onayını aldıktan sonra koşarak Alfredi gördüğüm yere gidiyorduk. Benim koşmama rağmen cüce geride kalmıyordu. Alfredi gördüğüm yere gittiğimizde orda değildi. Birkaç saniye çevreme baktım insanların yüzüne biraz da olsa umut vardı. Afred ilerdeydi atını üzerinde halktan birine birşeyler anlatıyordu. Sabırsız olan cüceye barmağımla Alfredi gösterdim. '' işte orda bakın gördünüz mü? '' Afredin yanına doğru gittim. Beni görmemişti bacağını çekiştirerek '' Efendim size arkadaşınızı getirdim.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
* Alfred*
Bacağımı çekiştiren kişiye baktım.Baneda '' Efendim arkadaşınızı getirdim'' Demişti. Acaba hangisini getirmişti yaşayan ölüyü mü Cüceyi mi? Arkamı döndüm. Cüce orda duruyordu elinde baltası ve ağır zırhıyla çok güçlü gözüküyordu. yorulmuş olmalıydı ona bir kaç haber vermem gerekiyordu. Bunu için kalabalığın arasından biraz uzaklaştım. Atımdan indim onun boyuna inmem gerkiyordu çünkü ona söyleyeceğim şeyler çok önemliydi. '' Logan ve diğer paladin Horcoel değil zamanın tanrısının paladini tehlike altındalarmış.Seçilmiş onları kurtarmak için yola çıktı. Kasabanın idaresini bana bıraktı. ben iyi bir idareci olmayabilirim ama görevimi elimden geldiğince yapacağıma söz verebilirim. Ama seçilmiş bana sorsaydı görevi üzerime almazdım. Bazı leş kargaları hemen üzerime üşüştüler. Seçilmişe yaptıramadıklarını bana yaptırmaya çalışıyorlar. şimdilik birlik bozmayı hedefliyor olabilirler. Sakın heyecanlanma ve onlarla konuşma.'' Arkam rahip ve diğrelerine dönüktü. Sağa kayarak '' Bak gördün mü oradaki rahip. Tapınaktan yardım istediğim mevzu sana inşaa malzemeleri böyle tek başına yapman biraz zor. Ve de insan gücü yani Lord Oren' e inananlar. Arkadaki rahibin planı insanları buradan güvenli dediği biryere götürmek fakat ben o adama güvenemiyorum. Konuşmaları bir rahibe yakışmayacak ölçüde kaba. şimdi senden yanımda beklemeni rica edecem. Kasaba için karara varmak için sürekli tartışıcaz. Hadi göster bakalım cüce inadını'' Gözümü kırptım. Topluluğun yanına giderken Baneda yanıma geldi.''Baneda şehirdeki inşa zanaatkerlarınıdan birini bul kuyuya sağlam birşeyler yapsın. Arkadaşımın çıkardığı malzemeleri kullansın.'' Cüceye döndüm '' Birşeyler kestin deme dostum.'' Baneda ordan söze atladı. '' Evet gördüm kesmiş bir insan asla bu hızda yapamazdı.'' Tama sen hadi verdiğm görevi yap.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*Baneda*
şimdi zanaatkar kim var tanıdığım. Evet buldum usta Bester o kesinlikle bu işi iyi yapar. şimdi ustayı bulma zamanı. Kasabanın içinde her yeri dolaştım. Ama bulmadım. Sanırım şu inşaa yerlerinde. '' USTA BESTER , USTA BESTER USTA BESTER!!!'' Diye bağırdım. aralarından biri çıktı. '' Ne istiyorsun evlat. Rahip şovalye Alfred zaanatkarlardan birinden şu kuyuyu daha işlevsel bir hale getirmesini istedi'' '' Hımmm Hadi gel bi şu kuyuya bakalım. '' Dedi Bester. Kuyunun yanında insanlar hala su çekmekle meşguldü.Biri bir yerden kova bulmuş iple onu sarkıtıp su çekiyorlardı.'' Malzeme bulmak lazım '' dedi Bester . '' Malzemeyi şu ormanın yanında kesilmiş ağaçlar var ordan karşılayabiliriz.'' Usta biraz kızmışabenziyordu. '' Bir bakalım onlardan birşey çıkmaz ama yinede gidip bir bakalım.'' dedi Bester. Kesilmiş ağaçların yanına gittiğimizde ustanın yüzünde büyük bir şaşkınlık vardı. '' Bunları kim böye kesti bir kaç oynamayla çok iyi malzeme olur bunlar. Ben hemen gidip işime yarayacak birkaç alet bulayım.'' dedi Baster ve hızla uzaklaştı.
Elinde birkaç malzemeyle döndü ve işine başladı. Bir süre '' Bane biraz su getirirmisin evlat dedi '' su almaya koşarak gittim.
1. Seçilmiş kişiye seçilmiş denilen diye hitap etmeyiniz.
2.Ailenizin güvenli bir yere götürüldüğünü nerden biliyorsunuz.
3. Haklısınız ben buraya sizi yönetmeye değil sizi korumaya geldim bu yüzden sizi ne kadar tehlikeli olduğu bilinmediği bir yolculuğa çıkartamam çünkü seçilmiş tarafından benim sorumluluğumdasınız.
4. Gönderdiklerinizin geri geleceklerini asla bilemezsiniz.
5. En yakın zamanda Lord Orenin tapınağından ve seçilmişin kişinin görevlendirdiği kişiler yemek bulmak için ayrıldılar on kasabaya girmeleri yakındır.
6. şu an su ihtiyacınız karşılanmıştır oraya kalıcı bir tesis yapmak için cüce arkadaşımı çağırdım. O size suyu eskisinden daha çabuk çıkarmanızı ve ev ihtiyaçarınızı karşılayacak.
7. Sizin için bu kadar şovalye çalışırken sizin burda boş boş durmanız on kasabayı sizin açınızdan bir adım bile ilerletmez.
8. Araştırmam doğrultusunda şu anda hastalıktan ölecek kişi yok olsa bile şehirin rahiplerini görevlendirdim onlar halledicektir halledemezlerse benden yardım isterler büyük ihtimalle.( Söyledikten sonra parmağımla yakınımızdan geçen bir rahibi göstererek.)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*Baneda*
Cücenin tamam onayını aldıktan sonra koşarak Alfredi gördüğüm yere gidiyorduk. Benim koşmama rağmen cüce geride kalmıyordu. Alfredi gördüğüm yere gittiğimizde orda değildi. Birkaç saniye çevreme baktım insanların yüzüne biraz da olsa umut vardı. Afred ilerdeydi atını üzerinde halktan birine birşeyler anlatıyordu. Sabırsız olan cüceye barmağımla Alfredi gösterdim. '' işte orda bakın gördünüz mü? '' Afredin yanına doğru gittim. Beni görmemişti bacağını çekiştirerek '' Efendim size arkadaşınızı getirdim.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
* Alfred*
Bacağımı çekiştiren kişiye baktım.Baneda '' Efendim arkadaşınızı getirdim'' Demişti. Acaba hangisini getirmişti yaşayan ölüyü mü Cüceyi mi? Arkamı döndüm. Cüce orda duruyordu elinde baltası ve ağır zırhıyla çok güçlü gözüküyordu. yorulmuş olmalıydı ona bir kaç haber vermem gerekiyordu. Bunu için kalabalığın arasından biraz uzaklaştım. Atımdan indim onun boyuna inmem gerkiyordu çünkü ona söyleyeceğim şeyler çok önemliydi. '' Logan ve diğer paladin Horcoel değil zamanın tanrısının paladini tehlike altındalarmış.Seçilmiş onları kurtarmak için yola çıktı. Kasabanın idaresini bana bıraktı. ben iyi bir idareci olmayabilirim ama görevimi elimden geldiğince yapacağıma söz verebilirim. Ama seçilmiş bana sorsaydı görevi üzerime almazdım. Bazı leş kargaları hemen üzerime üşüştüler. Seçilmişe yaptıramadıklarını bana yaptırmaya çalışıyorlar. şimdilik birlik bozmayı hedefliyor olabilirler. Sakın heyecanlanma ve onlarla konuşma.'' Arkam rahip ve diğrelerine dönüktü. Sağa kayarak '' Bak gördün mü oradaki rahip. Tapınaktan yardım istediğim mevzu sana inşaa malzemeleri böyle tek başına yapman biraz zor. Ve de insan gücü yani Lord Oren' e inananlar. Arkadaki rahibin planı insanları buradan güvenli dediği biryere götürmek fakat ben o adama güvenemiyorum. Konuşmaları bir rahibe yakışmayacak ölçüde kaba. şimdi senden yanımda beklemeni rica edecem. Kasaba için karara varmak için sürekli tartışıcaz. Hadi göster bakalım cüce inadını'' Gözümü kırptım. Topluluğun yanına giderken Baneda yanıma geldi.''Baneda şehirdeki inşa zanaatkerlarınıdan birini bul kuyuya sağlam birşeyler yapsın. Arkadaşımın çıkardığı malzemeleri kullansın.'' Cüceye döndüm '' Birşeyler kestin deme dostum.'' Baneda ordan söze atladı. '' Evet gördüm kesmiş bir insan asla bu hızda yapamazdı.'' Tama sen hadi verdiğm görevi yap.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*Baneda*
şimdi zanaatkar kim var tanıdığım. Evet buldum usta Bester o kesinlikle bu işi iyi yapar. şimdi ustayı bulma zamanı. Kasabanın içinde her yeri dolaştım. Ama bulmadım. Sanırım şu inşaa yerlerinde. '' USTA BESTER , USTA BESTER USTA BESTER!!!'' Diye bağırdım. aralarından biri çıktı. '' Ne istiyorsun evlat. Rahip şovalye Alfred zaanatkarlardan birinden şu kuyuyu daha işlevsel bir hale getirmesini istedi'' '' Hımmm Hadi gel bi şu kuyuya bakalım. '' Dedi Bester. Kuyunun yanında insanlar hala su çekmekle meşguldü.Biri bir yerden kova bulmuş iple onu sarkıtıp su çekiyorlardı.'' Malzeme bulmak lazım '' dedi Bester . '' Malzemeyi şu ormanın yanında kesilmiş ağaçlar var ordan karşılayabiliriz.'' Usta biraz kızmışabenziyordu. '' Bir bakalım onlardan birşey çıkmaz ama yinede gidip bir bakalım.'' dedi Bester. Kesilmiş ağaçların yanına gittiğimizde ustanın yüzünde büyük bir şaşkınlık vardı. '' Bunları kim böye kesti bir kaç oynamayla çok iyi malzeme olur bunlar. Ben hemen gidip işime yarayacak birkaç alet bulayım.'' dedi Baster ve hızla uzaklaştı.
Elinde birkaç malzemeyle döndü ve işine başladı. Bir süre '' Bane biraz su getirirmisin evlat dedi '' su almaya koşarak gittim.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Kasaba böyle bir durumdayken hala ünvanları düşünmeniz beni şaşırttı.. "
şovalye kısa bi süre duakladı ve düşünceli bir eda ileetrafabaktı..
"Burda çok açık bir hedefiz ve kadınlarla çocuklar bu kadar açık hedefken onlar için savaşan savaşcılar içgüdülerine yenik düşebilirler, ve düzen kalmaz. bu da yenilmemize sebebiyet verir...Ama savaşmayacak innsanlar güvende olduğu sürece geri kalanlar tüm dikkatini savaşa verebilecektir...."
bir an daha düşündükten sonra
"Ben kararımı verdim, eğer mağralara gelmek isteyen olursa, seve seve Branne ile onlara eşlik ederim ve kılıcımın yettiğince korurum.."
şovalye kısa bi süre duakladı ve düşünceli bir eda ileetrafabaktı..
"Burda çok açık bir hedefiz ve kadınlarla çocuklar bu kadar açık hedefken onlar için savaşan savaşcılar içgüdülerine yenik düşebilirler, ve düzen kalmaz. bu da yenilmemize sebebiyet verir...Ama savaşmayacak innsanlar güvende olduğu sürece geri kalanlar tüm dikkatini savaşa verebilecektir...."
bir an daha düşündükten sonra
"Ben kararımı verdim, eğer mağralara gelmek isteyen olursa, seve seve Branne ile onlara eşlik ederim ve kılıcımın yettiğince korurum.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Dwarf rahibe yaklaşırken rahibin atının üzerinde olduğunu gördü.
Rahip atından indi ve dwarfın yanına gelip ona birşeyler söyledi.
Dwarf bir şaşkınlık ifadesiyle ''Sanırım burda yokken birçok şey kaçırmışım.''dedi ve rahibin gösterdiği kişiye gözucuyla bir bakış fırlattı..
'' Birşeyler kestin deme dostum.''dedi rahip.Dwarf tam konuşmak için ağzını açmıştı ki banedan hemen söze atladı.
Banedanın sözleri üzerine dwarf gülümsedi ve rahibin yanında sabit durdu_yerini korudu..
Rahip atından indi ve dwarfın yanına gelip ona birşeyler söyledi.
Dwarf bir şaşkınlık ifadesiyle ''Sanırım burda yokken birçok şey kaçırmışım.''dedi ve rahibin gösterdiği kişiye gözucuyla bir bakış fırlattı..
'' Birşeyler kestin deme dostum.''dedi rahip.Dwarf tam konuşmak için ağzını açmıştı ki banedan hemen söze atladı.
Banedanın sözleri üzerine dwarf gülümsedi ve rahibin yanında sabit durdu_yerini korudu..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Konuşmasının halkın üzerinde yarattığı etkiden memnun kalan Kaosun Peygamberi bu rahibin halk önünde etkisinin azalmış olduğunu görünce cesaretlendi.
-Dostlarım ailelerini güvenli bir yere götürmediğimi düşünenler kendileri de gelebilir ve hatta buradaki savaşçılar da gelebilirler,ne de olsa şu anda burada koruyacak bir şey göremiyorum.
Rahibin bu sırada başkalarıyla konuştuğunu görür.
-Bir cüce ve sizin yardımınızla evler yapmak mı?Sizce bu ne kadar sürer dostlarım.Bir ay?...İki ay?...Peki bu süre içerisinde insanlarınızı açlıktan ve hastalıktan rahiplerin dualarıyla mı koruyacaksınız?Peki ya olası haydut saldırılarından?
-Ben burada sadece yardım için bulunuyorum ve sizden sadece karar vermenizi bekliyorum.Karar sizin dostlarım.Ya burada kalıp sevdiklerinizi sizin yöneticiniz olduğunu iddia eden rahiplerin dualarına bırakırsınız ya da bizimle gelirsiniz.Gideceğimiz yer bir gecelik mesafede,dönüş yolu için uzak sayılmaz ama güvenlik için yakın.
-Artık yola çıkma zamanıdır dostlarım hava kararmadan yolculuk etmek en iyisidir her zaman.Benimle ve bu şövalyeyle olanlar toplansın yola çıkıyoruz!
-Dostlarım ailelerini güvenli bir yere götürmediğimi düşünenler kendileri de gelebilir ve hatta buradaki savaşçılar da gelebilirler,ne de olsa şu anda burada koruyacak bir şey göremiyorum.
Rahibin bu sırada başkalarıyla konuştuğunu görür.
-Bir cüce ve sizin yardımınızla evler yapmak mı?Sizce bu ne kadar sürer dostlarım.Bir ay?...İki ay?...Peki bu süre içerisinde insanlarınızı açlıktan ve hastalıktan rahiplerin dualarıyla mı koruyacaksınız?Peki ya olası haydut saldırılarından?
-Ben burada sadece yardım için bulunuyorum ve sizden sadece karar vermenizi bekliyorum.Karar sizin dostlarım.Ya burada kalıp sevdiklerinizi sizin yöneticiniz olduğunu iddia eden rahiplerin dualarına bırakırsınız ya da bizimle gelirsiniz.Gideceğimiz yer bir gecelik mesafede,dönüş yolu için uzak sayılmaz ama güvenlik için yakın.
-Artık yola çıkma zamanıdır dostlarım hava kararmadan yolculuk etmek en iyisidir her zaman.Benimle ve bu şövalyeyle olanlar toplansın yola çıkıyoruz!
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-Peki sayın şovalye ve rahip iki düşüncenim arasını bulalım. Yani şovalye siz 3 tane kasabalı ile gece yola çıkın. öncü bir ekip gibi düşünün . Onlar sizin rehberliğinizde gidecek ve karıları ve çocukları ve tabiki yaşlılar kalabir mi diye bakacaklar. Bu sayede hem size güvenmiş olurum hem kasabalılar gidecekleri yeri görmüş olurlar. Sabaha gelir eğer kasabalılar beğenmiş iseler karıları ve çocukları için uygun görürseler sabah yola çıkabilirler. Tabiki yaşlılarda. şu süreçte erkeklerin gitmesi olanksız .Eee nede olsa kurulması gereken bir kasaba yar değil mi ?
Rahibe döndüm. '' Sayın rahip siz benimle burda kalır ve yardımda bulunursunuz nede olsa herşey halk için değil mi ? Böylelikle sizinle kasaba için yapılması gereken şeyleri konuşuruz. Ayrıca cüce arkadaşım sadece inşaa malzemeleri sağlamak için çalışıyor. inşaa için Kasabalı ustalar zanaatkarlar çalışıyorlar. Umudum en kısa zamanda Yüce Orenin tapınağından göndereceği yardımla işlerimizin hızı artıcak''
şimdi rahip ve şovalyeye hitap ederek '' Ne dersiniz bu ricalarımı yapabilirmisiniz?''
Böylesi en iyisiydi hem kendim yanlış bir karar vermemiş olurum hemde insalar gitmek isteyenler kendileri karar verirler.
Rahibe döndüm. '' Sayın rahip siz benimle burda kalır ve yardımda bulunursunuz nede olsa herşey halk için değil mi ? Böylelikle sizinle kasaba için yapılması gereken şeyleri konuşuruz. Ayrıca cüce arkadaşım sadece inşaa malzemeleri sağlamak için çalışıyor. inşaa için Kasabalı ustalar zanaatkarlar çalışıyorlar. Umudum en kısa zamanda Yüce Orenin tapınağından göndereceği yardımla işlerimizin hızı artıcak''
şimdi rahip ve şovalyeye hitap ederek '' Ne dersiniz bu ricalarımı yapabilirmisiniz?''
Böylesi en iyisiydi hem kendim yanlış bir karar vermemiş olurum hemde insalar gitmek isteyenler kendileri karar verirler.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Rahibin sözlerini dinledi Kaosun Peygamberi.
-Bakın genç rahip,neden bu insanların kısa zamanda güvenliğinin sağlanmasını geciktirmeye çalıştığınızı pek anlayamadım ama ilk olarak ben olmazsam bu şövalyenin gideceğimiz yeri bulabileceğini pek sanmıyorum çünkü gideceğimiz yerin güvenliği biraz da gizliliğinden kaynaklanıyor.Ben bu kudretli şövalye ile burada tanıştım yani biz birlikte değiliz.Ancak o büyük bir alçakgönüllülük gösterip bu insanların iyiliği ve koruması için bizimle gelmeyi kabul etti.Keşke aynı hoşgörü ve anlayışı siz Oren inananlarından da görseydik.Böylece herşey daha çabuk ve kolay olurdu.
Burada biraz duraksadı ve etrafına bakındı.
-Ayrıca şu an için birincil önceliğin bu insanların güvenliğini sağlamak olduğunu görüyorum.Onları yerleştirdikten sonra isterseniz buraya birlikte döner ve yapılması gereken işler için fikir alışverişinde bulunuruz.Ancak birincil önceliğin bu kişilerin güvenliği olduğunu unutmayınız ve burada geçirdikleri her an onların daha fazla çapulcunun dikkatini çekmesini sağlar.Bu nedenle bu nazik teklifinizi kabul edemeyeceğim bırakalım insanlar kararlarını versinler.Umarım siz de bizimle olursunuz genç rahip!
Ã?ünkü çok kısa bir zaman içinde buradan ayrılıyoruz.
Kaosun Peygamberi mevcut durumdan çok sıkılmıştı özellikle bu genç rahibe karşı bir saygı maskesi takmış olmak onun için çok zor bir durumdu.Zamanı gelince onun da hesabını görecekti ama şimdilik sabır zamanıydı efendiye hizmet için mutlak sabır zamanı.O* nun başarısızlığa tahammülü yoktu ve başarısızlık Kaosun Peygamberi için çok uzak bir olduydu.
-Bakın genç rahip,neden bu insanların kısa zamanda güvenliğinin sağlanmasını geciktirmeye çalıştığınızı pek anlayamadım ama ilk olarak ben olmazsam bu şövalyenin gideceğimiz yeri bulabileceğini pek sanmıyorum çünkü gideceğimiz yerin güvenliği biraz da gizliliğinden kaynaklanıyor.Ben bu kudretli şövalye ile burada tanıştım yani biz birlikte değiliz.Ancak o büyük bir alçakgönüllülük gösterip bu insanların iyiliği ve koruması için bizimle gelmeyi kabul etti.Keşke aynı hoşgörü ve anlayışı siz Oren inananlarından da görseydik.Böylece herşey daha çabuk ve kolay olurdu.
Burada biraz duraksadı ve etrafına bakındı.
-Ayrıca şu an için birincil önceliğin bu insanların güvenliğini sağlamak olduğunu görüyorum.Onları yerleştirdikten sonra isterseniz buraya birlikte döner ve yapılması gereken işler için fikir alışverişinde bulunuruz.Ancak birincil önceliğin bu kişilerin güvenliği olduğunu unutmayınız ve burada geçirdikleri her an onların daha fazla çapulcunun dikkatini çekmesini sağlar.Bu nedenle bu nazik teklifinizi kabul edemeyeceğim bırakalım insanlar kararlarını versinler.Umarım siz de bizimle olursunuz genç rahip!
Ã?ünkü çok kısa bir zaman içinde buradan ayrılıyoruz.
Kaosun Peygamberi mevcut durumdan çok sıkılmıştı özellikle bu genç rahibe karşı bir saygı maskesi takmış olmak onun için çok zor bir durumdu.Zamanı gelince onun da hesabını görecekti ama şimdilik sabır zamanıydı efendiye hizmet için mutlak sabır zamanı.O* nun başarısızlığa tahammülü yoktu ve başarısızlık Kaosun Peygamberi için çok uzak bir olduydu.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Murdak Etrafta olanlara oturduğu yerden anlam vermeye çalışıyordu. Tehlikeli bir şeyler oluyordu seçilmişler panik içersinde idi ama bunlara anlam veremiyordu bir tehlike sezmişti ama kayda değer bir şey değildi yada ona göre öyle geliyordu. Chug'la beraber di sürekli hiç ayrılmıyorlardı etrafı gözlüyor ve inceliyorlardı neler olucak neler gelişecek diye ama sürekli bir şeyler olması onu rahatsız ediyordu....
Kuyruklu yaratık elinde asası ile ayağa kalktı ve etrafta dolaşmaya başladı şeytansı surat ifadesi surat ifadesi ve kırmızı gözleri ile etrafı inceliyor hoşuna giden şeylere kıs kıs gülüyordu kalabalığın içinde çok güzel insan bir kadın kestirdi gözüne suratındaki bebeksi ifade onu çekici kılıyordu ama anlaşılan yardıma ihtiyacı vardı yanındaki çocuk tan anladığı kadarı ile o çocuk onun kardeşi idi ve onları süzmeye devam etti bir süre
etrafta dolanan insanlar onlardan uzaklaşıyordu chug ve murdak tan kuyrukları ve küçük boynuzları onları itici gösteriyordu lakin daha bilmedikleri çok şey vardı . Adam asası ile etrafta gezerken asasının üstündeki siyah ve kırmızımsı taş parlamaya başladı hafiften buna anlam veremiyordu neler oluyordu bu taş etrafta iblis yada o tarz bir kan taşıyan bir yaratık varsa parlıyordu aam şimdi ise ona anlam veremiyordu ve etrafını süzmeye başladı ve bir kenara çekilip insanlara doğru onları önüne alarak onları incelemeye başladı birisi vardı ama kimdi o ???
Not : Asamın üstündeki taş ın magical kategorisinemi girdiğini bilmiyorum öz geçmişimi yazdığımda böyle bir şey var geçmişte verilen bir taş bana Kunabarl tarafından bende onu asama uyarladım dm lerin insiyatifine bırakıyorum olayı tam özelliği ise Etrafta dolaşan bir İblis Demon yada o tarz bir kan yada gücü oaln biri olduğunda parlaması
Kuyruklu yaratık elinde asası ile ayağa kalktı ve etrafta dolaşmaya başladı şeytansı surat ifadesi surat ifadesi ve kırmızı gözleri ile etrafı inceliyor hoşuna giden şeylere kıs kıs gülüyordu kalabalığın içinde çok güzel insan bir kadın kestirdi gözüne suratındaki bebeksi ifade onu çekici kılıyordu ama anlaşılan yardıma ihtiyacı vardı yanındaki çocuk tan anladığı kadarı ile o çocuk onun kardeşi idi ve onları süzmeye devam etti bir süre
etrafta dolanan insanlar onlardan uzaklaşıyordu chug ve murdak tan kuyrukları ve küçük boynuzları onları itici gösteriyordu lakin daha bilmedikleri çok şey vardı . Adam asası ile etrafta gezerken asasının üstündeki siyah ve kırmızımsı taş parlamaya başladı hafiften buna anlam veremiyordu neler oluyordu bu taş etrafta iblis yada o tarz bir kan taşıyan bir yaratık varsa parlıyordu aam şimdi ise ona anlam veremiyordu ve etrafını süzmeye başladı ve bir kenara çekilip insanlara doğru onları önüne alarak onları incelemeye başladı birisi vardı ama kimdi o ???
Not : Asamın üstündeki taş ın magical kategorisinemi girdiğini bilmiyorum öz geçmişimi yazdığımda böyle bir şey var geçmişte verilen bir taş bana Kunabarl tarafından bende onu asama uyarladım dm lerin insiyatifine bırakıyorum olayı tam özelliği ise Etrafta dolaşan bir İblis Demon yada o tarz bir kan yada gücü oaln biri olduğunda parlaması
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Harbormm Alfred'in fikirini akıllıca buldu.Hem bu sayede köylülüer hiçkimsenin etkisinde kalmayarak kendi iradeleriyle karar verebileceklerdi..
Ama diğer rahip bu teklifi reddetti.Aceleleri olduğunu söylüyordu.Sonra Harbormm Alfred'in ona dediklerini hatırladı..
''Arkadaki rahibin planı insanları buradan güvenli dediği biryere götürmek fakat ben o adama güvenemiyorum. Konuşmaları bir rahibe yakışmayacak ölçüde kaba.''
Dwarf bu işin içinde garip birşeyler olduğunu anladı.''Neden bu kadar aceleci davranıyor?Bu bir tuzak olabilir mi?''diye geçirdi içinden.
Ve köylüler..
Dwarf bir an için köylülere baktı.Yüz ifadelerinden hiçte rahibin bu teklifi reddedecek gibi gelmiyordu..
Harbormm içine düştükleri bu zor duruma baktı.Rahip bir açıdan haklıydı..Burada ne kadar daha dayanabiliriz ki?.Ama rahibe ne kadar güvenebiliriz ki? dedi içinden.Kafası çok karışmıştı.Elini yüzünü kaplayan kahverengi gür sakallarını doğru götürdü..Sonra ''ama ne olursa olsun umudumuzu yitirmemeliyiz dedi'' içinden.
Ama diğer rahip bu teklifi reddetti.Aceleleri olduğunu söylüyordu.Sonra Harbormm Alfred'in ona dediklerini hatırladı..
''Arkadaki rahibin planı insanları buradan güvenli dediği biryere götürmek fakat ben o adama güvenemiyorum. Konuşmaları bir rahibe yakışmayacak ölçüde kaba.''
Dwarf bu işin içinde garip birşeyler olduğunu anladı.''Neden bu kadar aceleci davranıyor?Bu bir tuzak olabilir mi?''diye geçirdi içinden.
Ve köylüler..
Dwarf bir an için köylülere baktı.Yüz ifadelerinden hiçte rahibin bu teklifi reddedecek gibi gelmiyordu..
Harbormm içine düştükleri bu zor duruma baktı.Rahip bir açıdan haklıydı..Burada ne kadar daha dayanabiliriz ki?.Ama rahibe ne kadar güvenebiliriz ki? dedi içinden.Kafası çok karışmıştı.Elini yüzünü kaplayan kahverengi gür sakallarını doğru götürdü..Sonra ''ama ne olursa olsun umudumuzu yitirmemeliyiz dedi'' içinden.
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Seçilmişler de kim? Burada meta seziyorum. Bu ilk uyarındır... Eğer bilmemen gereken şeyleri bildiğini iddia edersen karma puanı kaybetme şansın var. Karma kaybetmemek için gözlemlerinizden yola çıkınız. Mesela "İnsanları sözleriyle etkilemeye çalışan adamlar" ya da "liderlik etmeye çalışanlar" vs. vs. şu anda hiç bir kaybın yokfindor wrote:Tehlikeli bir şeyler oluyordu *seçilmişler* panik içersinde idi ama bunlara anlam veremiyordu bir tehlike sezmişti ama kayda değer bir şey değildi yada ona göre öyle geliyordu.
Madde 7: Büyülü eşyalar adminler tarafından verilecek ya da önceden sahip olan birini öldürerek ya da benzeri bir şekilde alınabilecek..findor wrote:Not : Asamın üstündeki taş ın magical kategorisinemi girdiğini bilmiyorum öz geçmişimi yazdığımda böyle bir şey var geçmişte verilen bir taş bana Kunabarl tarafından bende onu asama uyarladım dm lerin insiyatifine bırakıyorum olayı tam özelliği ise Etrafta dolaşan bir İblis Demon yada o tarz bir kan yada gücü oaln biri olduğunda parlaması
Bknz. Karakter yaratma ve RP kuralları ( mutlaka okuyun)
Madde 2: Büyülü eşyalar ya da doğa üstü hareketler yapmamalısınız.
Ã?rnek: Pırıl pırıl parlayan kılıcımı çıkardım toprağa sapladım ve deprem ollmaya başladı.
Ya da
Tanrıma bir dua ettim ve iki tane su elementali geldi.
Bknz. RP Klavuzu (RP nasıl yapılır diye soranlara)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
İnsanların arasından bir çok kişi sarışın rahibin sözlerine hak vermiş ve ona güvenmiş gözüküyordu. Bir şovalye'nin de destekleyici sözleri üzerine kasabalılar kadınlarını ve çocuklarına seslenmeye başladılar. Provokatif köylünün "Bizi kimse yönetemez!" tarzı çıkışına pek katılan olmasa da yardıma ihtiyaç duydukları bu korkunç zamanlarda bunları tarışmak yerine onlara sevrilen her nazik eli kabul edecek gibiydiler. Acıları büyük, endişeleri daha büyüktü. Bazıları ise kadınlarının gözleri önünde olmasını tercih ediyorlardı fakat umutsuzluk denen o acı duygu, ya da önerilen iyi bir fırsatı geri çeviriyor olmanın vereceği suçluluk duygusu adamların bir kısmının ailelerini, annelerini, babalarını, yaşlılarını sarışın rahibe emanet ederek ona teşekkürlerini sunmalarıyla sonuçlanmıştı.
Brenne etrafında toplanmış bazı erkeklerin gözlerindeki karanlık ifadeyi de sezmişti. *sense motive* *wis check* Bu adamların yalnızca fırsatlardan yararlanmak isteyen ve büyük ihtimalle aklında pek de iyi şeyler olmayan adamlar olduğu belliydi. Kadınlara, çocuklara ve sahip oldukları eşyalara bakışlarından yolda başına problem çıkarmaları bile mümkün gibiydi. Brenne ya bu konuda bazı önlemler alacak ya da bu riske girecekti...
Oren rahibi insanların şüpheli fakat yine de ona güvenen tavrıyla karşılaşmıştı. *sense motive* Bu gelen adamın amacının iyi olmadığı açıktı ama kötüye de benzemiyordu. Belki öfkeli fakat yardımsever bir tapınaktı fakat bu konuda ona pek bir şey sormamış olduğu için, spekülasyondan başka bir şey yapamıyordu. Adamın sözlerinin anlaşılmaz çekiciliği şovalye Cervantes'in milliyetçi konuşmasından bile çok daha güçlüydü fakat tarz olarak provotakifti ve çok geniş çaplı ya da ilgi odağı bir hitap olmadığı için çok daha az sayıda kişiyi etkilemişti.
Yine de ailelerin bir kısmı adamın bahsettiği tapınağa gitmek için diğer örgütlenmelerden daha büyük bir grup oluşturmuştu.
Brenne etrafında toplanmış bazı erkeklerin gözlerindeki karanlık ifadeyi de sezmişti. *sense motive* *wis check* Bu adamların yalnızca fırsatlardan yararlanmak isteyen ve büyük ihtimalle aklında pek de iyi şeyler olmayan adamlar olduğu belliydi. Kadınlara, çocuklara ve sahip oldukları eşyalara bakışlarından yolda başına problem çıkarmaları bile mümkün gibiydi. Brenne ya bu konuda bazı önlemler alacak ya da bu riske girecekti...
Oren rahibi insanların şüpheli fakat yine de ona güvenen tavrıyla karşılaşmıştı. *sense motive* Bu gelen adamın amacının iyi olmadığı açıktı ama kötüye de benzemiyordu. Belki öfkeli fakat yardımsever bir tapınaktı fakat bu konuda ona pek bir şey sormamış olduğu için, spekülasyondan başka bir şey yapamıyordu. Adamın sözlerinin anlaşılmaz çekiciliği şovalye Cervantes'in milliyetçi konuşmasından bile çok daha güçlüydü fakat tarz olarak provotakifti ve çok geniş çaplı ya da ilgi odağı bir hitap olmadığı için çok daha az sayıda kişiyi etkilemişti.
Yine de ailelerin bir kısmı adamın bahsettiği tapınağa gitmek için diğer örgütlenmelerden daha büyük bir grup oluşturmuştu.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Kaosun peygamberi örgütlenen topluluğu görünce gülümsedi.Rahibe doğru baktı ve gözgöze geldikleri bir anda yavaşça eğilerek kafa selamı verdi.Gözlerini kalabalık üzerinde gezdirirken birkaç çapulcuyu hemen ayırtedebilmişti.Bunların bazı amaçlar güttüğü belliydi.Ama yanında kaosun kabi vardı ve yolda bu adamlara bazı önlemler almayı planlamıştı.Hayır hayır onlar için başka planları vardı.Gülümsedi. Topluluğun örgütlenmesini izledi.Onlara gidecekleri yönü gösterdikten sonra geride kalanlara seslendi.
-Aileleriniz ve dostlarınızın güvenliği sağlandıktan sonra buraya geri döneceğim,yanımda size oranın ne kadar güvenli olduğunu anlatacak bir dostunuzla.İşte o zaman içinizdeki kuşkularda giderilmiş olacak.Dönene kadar hepinize elveda!
Kaosun peygamberi,kaosun kalbi ve topluluk yavaş adımlarla yola çıktı.Güneş henüz tepedeydi.Kaosun peygamberi kafilenin içinde dolaşıyor orasının ne kadar güzel bir yer olduğu hakkında yalanlar anlatıyordu.Kafile kasabanın olduğu yerden uzaklaştığında Kaosun Peygamberi arkasına döndü ve geride kalan küçük noktacıklara bir bakış attı.Sarı saçları rüzgarda savruldu ve Kaosun Peygamberi yüzünde bir gülümsemeyle kafileye katıldı.
-Aileleriniz ve dostlarınızın güvenliği sağlandıktan sonra buraya geri döneceğim,yanımda size oranın ne kadar güvenli olduğunu anlatacak bir dostunuzla.İşte o zaman içinizdeki kuşkularda giderilmiş olacak.Dönene kadar hepinize elveda!
Kaosun peygamberi,kaosun kalbi ve topluluk yavaş adımlarla yola çıktı.Güneş henüz tepedeydi.Kaosun peygamberi kafilenin içinde dolaşıyor orasının ne kadar güzel bir yer olduğu hakkında yalanlar anlatıyordu.Kafile kasabanın olduğu yerden uzaklaştığında Kaosun Peygamberi arkasına döndü ve geride kalan küçük noktacıklara bir bakış attı.Sarı saçları rüzgarda savruldu ve Kaosun Peygamberi yüzünde bir gülümsemeyle kafileye katıldı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Etrafında toplanan köylülere baktı şovalye...Bu soğuk havada onları daha fazla bekletmemesi lazımdı..Hem arabalar da bulunmuştu..İşler gittikçe iyiye gidiyordu..
''Beni dinlemek için buraya gelmenizden onur duydum kardeşlerim..Konuşmadan önce kendimi taktim edeyim..Ben Oren paladini Horcoel..''Köylüler arasında bu söz üzerine mırıltılar çıkmaya başladı..
''Bir paladin..''
''Bu civarlarda nezaman kutsal şovalyeler gezmeye başladı..''
''Bakın sonunda bize tanrılar yardım gönderdi..''
Horcoel köylülerin acınası durumu karşısında derinden yaralanmıştı..Bir paladin olarak çaresiz bir köye gelişi köylülerde umut ışığını yakmıştı sanırsa..Bu ışığı muhafaza etmek için de elinden geleni yapıcaktı..Eliyle sessizlik için bir işaret yaptıgında köylüler yavaşça susmaya başladılar..Bir kısmı hala iç geçirip önüne bakıyordu..Böyle ani gelişen olaylara karşı önyargılı davranmaları normaldi..
Uzun zamandır yardım beklediniz kardeşlerim..''diye söze girişti paladin..''Beklediniz..Gelmedi...Umutsuzluga kapıldınız ve hatta aranızdan bir kısım yardım bulmak için gittiler...Ancak sonuç olumsuzdu...Ve unutuldugunuzu düşündünüz..Hayatınızdaki birçok şeyi kaybetmiştiniz..Birçok dostlarınızı...Ailenizden birçok insanları..Eskiden beri yaşadıgınız toprakları..Felaket öldürücü bir fırtına gibi üzerinize çıktı..Elinizden hep sizin olan şeyleri aldı..Ve buna karşılık yapabilecek hiçbirşeyiniz yoktu..İzlediniz ve tanık oldunuz...Ã?ocuklarınızın acı içerisindeki çığlıkları..Evlerinizin yıkılışı...Bütün o geride bıraktıgınız mutlu günler..Hepsi artık gözününüzün önünden silinip gitmişti..Karanlık sizi elegeçrmek için elindeki en büyük kozu oynadı..Ve kardeşlerim.''Sesi gittikçe daha cesaret verici ve teşvik edici bir ton haline gelmişti paladinin.(Courage aura) ''SİZ BU KARANLIGA BOYUN EğMEDİNİZ..''
'' Hala ayaktasınız...''Başını çevirdi ve gözlerini kısarak önündeki toprağa doğru bakmaya başladı..
''Bir paladin olarak size temin ederim ki elimden geldiğince size yardım etmeye çalışacagım..Ancak..Sizin yardımınıza ihtiyacı olan binlerce kişi var şu anda bu diyarda...''
Paladinin bu sözü üzerine ortayaşlı bir kadın ortaya atladı..
''Nasıl bizim yardımımıza ihtiyacı olan binlerce kişi olabilir..şurada biz bir avuç dolusu insan..''Kadın parmağı ile köylüleri gösterdi..''Birbirimize yardım edemiyoruz..Tek dayanağımız yiyeceklerimiz..Bu topraklarda çalışan..Ve bu uğurda ölen..''Kadının sesi hüzünlenmişti..''Dostlarımızın..Komşularımızın..Kardeşlerimizin..Bize bırakığı şeyler..Biz bu haldeyken nasıl birilerine yardım edebiliriz şovalye..Nasıl...''
Horcoel kadının gözlerine baktı..Acıyı gördü..Kadınının gözlerinde yangından ve çöken binalarda ölen çocukların çığlıklarını gördü..Yakınlarının ıstırabını ve acılarını...Eliyle uzanıp ama ulaşamadıgı kurtaramadıgı insanları gördü..Usulca kadına doğru yaklaştı ve mavi akıcı gözlerindeki merhametin ışıgını göstererek kadına bakmaya başladı ve..
''Bayan çektiğiniz acıları anlıyorum..Bu durumda oldugunuz için gerçekten çok üzgünüm..Keşke tek elimle tüm acılarınızı dindirebilseydim bayan..Ancak gücüm sınırlı..Bana verilen gücü elimden geldigince kullanmaya çalışıyorum..Size canım pahasına yardım edecegim..Adalet ve ışık için yaşarım ve bu uğurda seve seve ölürüm..''
''Ancak bilmeniz gerekir ki..''Sesini yükseltti paladin tüm köylülerin onu dinlemesi için..''Onkasaba da felaketten nasibini aldı..Birçok insan öldü..Birçoğu yaralandı..Ve evlerinden tamamen alıkonuldular..Artık bir ''Onkasaba'' mevcut değil..Yiyecek ve içecekleri yok..Eğer en kısa zamanda yiyecek telkin etmezlerse açlıktan ölücekler...''Horcoel eli ile köydeki yığınlarca ekini..Bahçeleri ve ağaçları işaret etti..''Ve burada size yetecek olan yiyecekten çok daha fazlası var..Belkide onkasabayı doyuracak kadar..''
Horcoel önünde duran ortayaşlı kadına doğru baktı bunları söylerken...Daha sonra Joseph ve Jorex e..Ve diğerlerinede..
''Sizden zorla birşey almıyorum..''dedi paladin..''Seçim size sunulmuş..Size bir yardım önerisi sunuyorum..Benimle gelin..Onkasabaya..Binlerce insan orada..''parmağı ile onkasabanın bulundugu doğrultuyu işaret etti bu sırada..Yüz hatları da sert bir hale gelmişti..''Orada açlıktan ölürken burada siz kendinize acıyarak yok mu olacaksınız..Hem kendinize hemde birçok insana yardım edebilirsiniz..Bir paladin olan benim..Ama benim şu anda o zavallı insanlara yardım etme imkanım sizden daha az...''
''NE DİYORSUNUZ KARDEşLERİM..ORADA İNSANLAR ACI Ã?EKERKEN YERİMİZDE Mİ SAYICAğIZ...SİZDEN OREN İN IşIğI VE BİLGELİğİ ALTINDA YARDIMINIZI İSTİYORUM..SADECE EVET DEYİN VE ONKASABAYA BURADAKİ YİYECEKLERİ TAşIYALIM..VE DÖZEN YERİNE GELENE KADAR SİZDE ONKASABALILARLA BERABER ORADA KALIN..HEM SİZİN İÃ?İN HEMDE ONLAR İÃ?İN EN İYİSİ..ARADIGINIZ YARDIMI DA ORADA BULACAKSINIZ..''
''ADALETİN TANRISI OREN E OLAN BAğLILIğIM ÖZERİNE YEMİN EDERİM Kİ..''Horcoel uzun kılıcını gecenın karanlıgı altında bir kıvılcım çıkartarak sırtından çekerek havaya doğru savurdu..''SİZE BİR ZARAR GELMEMESİ İÃ?İN CANIM PAHASINA Ã?ALIşACAğIM...''
''Ne diyorsunuz...''
Köylülerin arasında mırıldanmalar başladı..ve gittikçe kabaran bir gürültüye dönüştü..Horcoel gülümseyerek yanında duran Jorex e baktı ve gencın kafasındakı saçları okşadı..Bu sırada tüm gürültüyü bastıran bir ses duyuldu..
''İşte yardım yardım diye bağırıyordunuz..İşte yardım..Haklısınız zor günler yaşadık..Hiçkimsenin görmemesi gereken şeyler gördük..Birçok insan öldü..Kaybettik..Ve yardım getirilmesi için BABAM KENDİNİ FEDA ETTİ..Bunun içinmiydi bu..Gelen yardımı göremiyormusunuz...İşte yardım..''
Bütün bu hüzünlü ağıt genç savaşçı Joseph in ağzından çıkmıştı..Köylüleri susturan ve bir kısmının başını aşağılara eğmesine neden olan bu sözler..Birkısmı etkilenmiş gibi dursada hala birkısmı şüpheli bakıyordu..
''Siz burada kendinize acıyadurun ben şovalye ile gidiyorum..Babamın anısına ihanet edemem..''diyerek Horcoel in yanına doğru ilerlemeye başladı Joseph..Köylüler tamamen sessizleştiler..Zaten bir avuç insan kalmıştı..Jorex in konuşmasına bile gerek olmamıştı..Kardeşi nereye giderse onu izleyecekti...Her ne kadar didişselerde tanrı bilir birbirlerinden ayrılamazlardı..
''Pekala seninle geliyoruz şovalye..''Diye bir gurup çıktı aradan..Gruba gittikçe daha çok insan katılmaya başladı..taa ki tüm köy gelene kadar..
''Peki şimdi ne yapacagız..''
Horcoel gülümsedi ve gruba döndü..''Lord Orenin kutsaması üzerinizde olsun ve hiçbirzaman ışıgı kalbinizden eksik etmesin..''şimdi yapacaklarımıza gelince..Tüm ürünlerin toplanılmasını ve ''Jorex'' in''..Bu sırada genci göstererek..''Buldugu karavanlara yada arabalara doldurulmasını rica ediyorum..''Bir yandanda başka bir gurup olarak bu arabalar için at temin etmeye çalışalım''
Horcoel in sözleri üzerine köylüler dağıldı ve 5 tane kahverengi at ve 5 tane araba ile geri geldiler..Birkaç saat sonra Horcoel in de yardımı ile tüm yiyecekler arabalara doldurulmuş..İnsanlarda yiyeceklerle beraber arabalara dağılmıştı..
Yiyecek götürecek yardım karavanı hazırdı artık..Biraz geç kalsalarda başaracaklardı..Horcoel Silverhornu çağırarak üzerine bindi ve karavanın en ön kısmına çıktı..Diğer arabaları Joseph-Jorex.. Ortayaşlı kadın..Ve kasabada söz sahibi olan iki adam yönetmekteydi..
''Onkasabaya gidiyoruz''diye Gürüldedi şovalye..Ve karavanları onkasabaya doğru yönlendirerek onkasabaya doğru ilerlemeye başladı..Artık önlerindeki tek engel yoldu..''Ã?mür biter yol bitmez'' sözünü aklından geçirdi şovalye gülümseyerek..Ama durum böyle değildi..Yol bitmedigi taktirde onkasabalıların ömrü açlıktan bitecekti..
RP Dışı: 3 gün bekledim son mesajımdan sonra zaman senkronojisini bozmamak için..Kasabaya geri dönüşümü biraz zaman geçirdikten sonra yollamak daha mantıklı diye düşündüm..Geç yazdıysam özür dilerim
''Beni dinlemek için buraya gelmenizden onur duydum kardeşlerim..Konuşmadan önce kendimi taktim edeyim..Ben Oren paladini Horcoel..''Köylüler arasında bu söz üzerine mırıltılar çıkmaya başladı..
''Bir paladin..''
''Bu civarlarda nezaman kutsal şovalyeler gezmeye başladı..''
''Bakın sonunda bize tanrılar yardım gönderdi..''
Horcoel köylülerin acınası durumu karşısında derinden yaralanmıştı..Bir paladin olarak çaresiz bir köye gelişi köylülerde umut ışığını yakmıştı sanırsa..Bu ışığı muhafaza etmek için de elinden geleni yapıcaktı..Eliyle sessizlik için bir işaret yaptıgında köylüler yavaşça susmaya başladılar..Bir kısmı hala iç geçirip önüne bakıyordu..Böyle ani gelişen olaylara karşı önyargılı davranmaları normaldi..
Uzun zamandır yardım beklediniz kardeşlerim..''diye söze girişti paladin..''Beklediniz..Gelmedi...Umutsuzluga kapıldınız ve hatta aranızdan bir kısım yardım bulmak için gittiler...Ancak sonuç olumsuzdu...Ve unutuldugunuzu düşündünüz..Hayatınızdaki birçok şeyi kaybetmiştiniz..Birçok dostlarınızı...Ailenizden birçok insanları..Eskiden beri yaşadıgınız toprakları..Felaket öldürücü bir fırtına gibi üzerinize çıktı..Elinizden hep sizin olan şeyleri aldı..Ve buna karşılık yapabilecek hiçbirşeyiniz yoktu..İzlediniz ve tanık oldunuz...Ã?ocuklarınızın acı içerisindeki çığlıkları..Evlerinizin yıkılışı...Bütün o geride bıraktıgınız mutlu günler..Hepsi artık gözününüzün önünden silinip gitmişti..Karanlık sizi elegeçrmek için elindeki en büyük kozu oynadı..Ve kardeşlerim.''Sesi gittikçe daha cesaret verici ve teşvik edici bir ton haline gelmişti paladinin.(Courage aura) ''SİZ BU KARANLIGA BOYUN EğMEDİNİZ..''
'' Hala ayaktasınız...''Başını çevirdi ve gözlerini kısarak önündeki toprağa doğru bakmaya başladı..
''Bir paladin olarak size temin ederim ki elimden geldiğince size yardım etmeye çalışacagım..Ancak..Sizin yardımınıza ihtiyacı olan binlerce kişi var şu anda bu diyarda...''
Paladinin bu sözü üzerine ortayaşlı bir kadın ortaya atladı..
''Nasıl bizim yardımımıza ihtiyacı olan binlerce kişi olabilir..şurada biz bir avuç dolusu insan..''Kadın parmağı ile köylüleri gösterdi..''Birbirimize yardım edemiyoruz..Tek dayanağımız yiyeceklerimiz..Bu topraklarda çalışan..Ve bu uğurda ölen..''Kadının sesi hüzünlenmişti..''Dostlarımızın..Komşularımızın..Kardeşlerimizin..Bize bırakığı şeyler..Biz bu haldeyken nasıl birilerine yardım edebiliriz şovalye..Nasıl...''
Horcoel kadının gözlerine baktı..Acıyı gördü..Kadınının gözlerinde yangından ve çöken binalarda ölen çocukların çığlıklarını gördü..Yakınlarının ıstırabını ve acılarını...Eliyle uzanıp ama ulaşamadıgı kurtaramadıgı insanları gördü..Usulca kadına doğru yaklaştı ve mavi akıcı gözlerindeki merhametin ışıgını göstererek kadına bakmaya başladı ve..
''Bayan çektiğiniz acıları anlıyorum..Bu durumda oldugunuz için gerçekten çok üzgünüm..Keşke tek elimle tüm acılarınızı dindirebilseydim bayan..Ancak gücüm sınırlı..Bana verilen gücü elimden geldigince kullanmaya çalışıyorum..Size canım pahasına yardım edecegim..Adalet ve ışık için yaşarım ve bu uğurda seve seve ölürüm..''
''Ancak bilmeniz gerekir ki..''Sesini yükseltti paladin tüm köylülerin onu dinlemesi için..''Onkasaba da felaketten nasibini aldı..Birçok insan öldü..Birçoğu yaralandı..Ve evlerinden tamamen alıkonuldular..Artık bir ''Onkasaba'' mevcut değil..Yiyecek ve içecekleri yok..Eğer en kısa zamanda yiyecek telkin etmezlerse açlıktan ölücekler...''Horcoel eli ile köydeki yığınlarca ekini..Bahçeleri ve ağaçları işaret etti..''Ve burada size yetecek olan yiyecekten çok daha fazlası var..Belkide onkasabayı doyuracak kadar..''
Horcoel önünde duran ortayaşlı kadına doğru baktı bunları söylerken...Daha sonra Joseph ve Jorex e..Ve diğerlerinede..
''Sizden zorla birşey almıyorum..''dedi paladin..''Seçim size sunulmuş..Size bir yardım önerisi sunuyorum..Benimle gelin..Onkasabaya..Binlerce insan orada..''parmağı ile onkasabanın bulundugu doğrultuyu işaret etti bu sırada..Yüz hatları da sert bir hale gelmişti..''Orada açlıktan ölürken burada siz kendinize acıyarak yok mu olacaksınız..Hem kendinize hemde birçok insana yardım edebilirsiniz..Bir paladin olan benim..Ama benim şu anda o zavallı insanlara yardım etme imkanım sizden daha az...''
''NE DİYORSUNUZ KARDEşLERİM..ORADA İNSANLAR ACI Ã?EKERKEN YERİMİZDE Mİ SAYICAğIZ...SİZDEN OREN İN IşIğI VE BİLGELİğİ ALTINDA YARDIMINIZI İSTİYORUM..SADECE EVET DEYİN VE ONKASABAYA BURADAKİ YİYECEKLERİ TAşIYALIM..VE DÖZEN YERİNE GELENE KADAR SİZDE ONKASABALILARLA BERABER ORADA KALIN..HEM SİZİN İÃ?İN HEMDE ONLAR İÃ?İN EN İYİSİ..ARADIGINIZ YARDIMI DA ORADA BULACAKSINIZ..''
''ADALETİN TANRISI OREN E OLAN BAğLILIğIM ÖZERİNE YEMİN EDERİM Kİ..''Horcoel uzun kılıcını gecenın karanlıgı altında bir kıvılcım çıkartarak sırtından çekerek havaya doğru savurdu..''SİZE BİR ZARAR GELMEMESİ İÃ?İN CANIM PAHASINA Ã?ALIşACAğIM...''
''Ne diyorsunuz...''
Köylülerin arasında mırıldanmalar başladı..ve gittikçe kabaran bir gürültüye dönüştü..Horcoel gülümseyerek yanında duran Jorex e baktı ve gencın kafasındakı saçları okşadı..Bu sırada tüm gürültüyü bastıran bir ses duyuldu..
''İşte yardım yardım diye bağırıyordunuz..İşte yardım..Haklısınız zor günler yaşadık..Hiçkimsenin görmemesi gereken şeyler gördük..Birçok insan öldü..Kaybettik..Ve yardım getirilmesi için BABAM KENDİNİ FEDA ETTİ..Bunun içinmiydi bu..Gelen yardımı göremiyormusunuz...İşte yardım..''
Bütün bu hüzünlü ağıt genç savaşçı Joseph in ağzından çıkmıştı..Köylüleri susturan ve bir kısmının başını aşağılara eğmesine neden olan bu sözler..Birkısmı etkilenmiş gibi dursada hala birkısmı şüpheli bakıyordu..
''Siz burada kendinize acıyadurun ben şovalye ile gidiyorum..Babamın anısına ihanet edemem..''diyerek Horcoel in yanına doğru ilerlemeye başladı Joseph..Köylüler tamamen sessizleştiler..Zaten bir avuç insan kalmıştı..Jorex in konuşmasına bile gerek olmamıştı..Kardeşi nereye giderse onu izleyecekti...Her ne kadar didişselerde tanrı bilir birbirlerinden ayrılamazlardı..
''Pekala seninle geliyoruz şovalye..''Diye bir gurup çıktı aradan..Gruba gittikçe daha çok insan katılmaya başladı..taa ki tüm köy gelene kadar..
''Peki şimdi ne yapacagız..''
Horcoel gülümsedi ve gruba döndü..''Lord Orenin kutsaması üzerinizde olsun ve hiçbirzaman ışıgı kalbinizden eksik etmesin..''şimdi yapacaklarımıza gelince..Tüm ürünlerin toplanılmasını ve ''Jorex'' in''..Bu sırada genci göstererek..''Buldugu karavanlara yada arabalara doldurulmasını rica ediyorum..''Bir yandanda başka bir gurup olarak bu arabalar için at temin etmeye çalışalım''
Horcoel in sözleri üzerine köylüler dağıldı ve 5 tane kahverengi at ve 5 tane araba ile geri geldiler..Birkaç saat sonra Horcoel in de yardımı ile tüm yiyecekler arabalara doldurulmuş..İnsanlarda yiyeceklerle beraber arabalara dağılmıştı..
Yiyecek götürecek yardım karavanı hazırdı artık..Biraz geç kalsalarda başaracaklardı..Horcoel Silverhornu çağırarak üzerine bindi ve karavanın en ön kısmına çıktı..Diğer arabaları Joseph-Jorex.. Ortayaşlı kadın..Ve kasabada söz sahibi olan iki adam yönetmekteydi..
''Onkasabaya gidiyoruz''diye Gürüldedi şovalye..Ve karavanları onkasabaya doğru yönlendirerek onkasabaya doğru ilerlemeye başladı..Artık önlerindeki tek engel yoldu..''Ã?mür biter yol bitmez'' sözünü aklından geçirdi şovalye gülümseyerek..Ama durum böyle değildi..Yol bitmedigi taktirde onkasabalıların ömrü açlıktan bitecekti..
RP Dışı: 3 gün bekledim son mesajımdan sonra zaman senkronojisini bozmamak için..Kasabaya geri dönüşümü biraz zaman geçirdikten sonra yollamak daha mantıklı diye düşündüm..Geç yazdıysam özür dilerim
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Gidiyorlardı. Sanırım Rahibe ve şovalyeyle yaptığım sözcük savaşları sona erdi. Yapacak bir şey yoktu insanlar kendi seçimlerini yapmış fakat bu kadar insanın onunla gitmesi beni derinden yaralamıştı. Halkın arasında umutsuzluk dalgası geçmişti. şimdi benim onlar ile konuşmam gerekiyor cesaretlendirici birşeyler söylemem gerekiyor.
ORENİN ADALETİNE VE GÃ?CÃ?NE İNANA ONKASABA HALKI. AİLELERİMİZ KARDEşLERİMİZ GİTTİ SADECE BURDA SAVAşMAKTAN Ã?LÃ?MDEN KORKMAYAN ONURLU VE ORENİN KUTSAMASINI HAK ETMİş BİR HALK KALDI. İYİ DİLEKLERİNİZ GİDENLERİMİZLE OLSUN. UMARIM Kİ EN YAKIN ZAMANDA GERİ DÃ?NERLE. şİMDİ DAHA ÇOK Ã?ALIşMAMIZ LAZIM. HERşEYE YENİDEN BAşLICAZ BU KASABAYI ESKİSİNDEN DAHA İYİ YAPICAZ . YAPICAZ Kİ ARAMIZDAN AYRILANLAR BİR GÃ?N GERİ DÃ?NDÃ?KLERİNDE DAHA İYİ BİR KASABA GÃ?RSÃ?NLER.
SİZE EMİRLER VERMEK AMACIM DEğİL FAKAT SİSTEMLİ BİR şEKİLDE İLERLEMEK İÃ?İN SEÃ?İLMİşİN YAPTIğI GİBİ GÃ?REV DAğILIMI YAPMAK İSTİYORUM. EğER BANA SEÃ?İLMİş Kİşİ KADAR GÃ?VENİRSENİZ HEP BİRLİKTE EL BİRLİğİ İLE BU KASABAYI BAşTAN YARATIRIZ. YEMEK SORUNUNUZUN GİDERİLMESİ YAKINDIR. USTALAR ZANAATKARLAR SİZLERDEN İSTEDİğİM şU ESKİ SU KUYULARINI ESKİSİNDEN DAHA HIZLI Ã?ALIşIR HALE GETİRMENİZ. SİZLER RAHİPLER. SİZLER ZATEN GÃ?REVLERİNİZİ BİLİYORSUNUZ. SİZLER SAVAşÃƒ?ILAR GECELERİ GÃ?NDÖZLERİ NÃ?BET TUTARAK HALKIN GÃ?VENLİğİNİ SAğLAMANIZ. SİZLER ONKASABA HALKI ELİNİZDEN GELDİğİNCE GÃ?REVLİLERE YARDIMDA BULUNMANIZ.
Kasaba halkının yüzlerine umut ışığı geldi. Herkez fısıldayarak dağıldı. İşleri yoluna koymak cidden çok zor. Kesinlikle unuttuğum birşey kalmış olmalı. Cüceye döndüm. '' Gittiler. sonunda rahip halkı kullanarak yanına çekmeyi başardı. Peki şimdi ne yapmalıyız. Horcoelden haber yok Seçilmişten haber yok tapınaktan haber yok. Kasaba bu şekilde ilerleyemez. kesinlikle yardıma ihtiyacımız var . Kasabanın umudunu artık sözlerle ayakta tutmamız zor. Gidenlerinde yolda hayatta kalmaları. umarım ki yolda açlıktan ölmezler. Ben kendim yaratabilirim fakat kime yetecek ki. Bu arada elf ranger vardıya ismini unuttum onu gördün mü ? Kasabaya geldiğimizden beri onu görmedim. Umarım iyidir. şimdi kasabada yapılanları kontrol edelim hem böylelikle unuttuğum bir şey varsa giderebiliriz. Değil mi dostum.'' Sırtına vurdum.'' Hadi moralini bozma bizler Orenini tapınağının şovalyeleriyiz çevremize umut vermeliyiz.
ORENİN ADALETİNE VE GÃ?CÃ?NE İNANA ONKASABA HALKI. AİLELERİMİZ KARDEşLERİMİZ GİTTİ SADECE BURDA SAVAşMAKTAN Ã?LÃ?MDEN KORKMAYAN ONURLU VE ORENİN KUTSAMASINI HAK ETMİş BİR HALK KALDI. İYİ DİLEKLERİNİZ GİDENLERİMİZLE OLSUN. UMARIM Kİ EN YAKIN ZAMANDA GERİ DÃ?NERLE. şİMDİ DAHA ÇOK Ã?ALIşMAMIZ LAZIM. HERşEYE YENİDEN BAşLICAZ BU KASABAYI ESKİSİNDEN DAHA İYİ YAPICAZ . YAPICAZ Kİ ARAMIZDAN AYRILANLAR BİR GÃ?N GERİ DÃ?NDÃ?KLERİNDE DAHA İYİ BİR KASABA GÃ?RSÃ?NLER.
SİZE EMİRLER VERMEK AMACIM DEğİL FAKAT SİSTEMLİ BİR şEKİLDE İLERLEMEK İÃ?İN SEÃ?İLMİşİN YAPTIğI GİBİ GÃ?REV DAğILIMI YAPMAK İSTİYORUM. EğER BANA SEÃ?İLMİş Kİşİ KADAR GÃ?VENİRSENİZ HEP BİRLİKTE EL BİRLİğİ İLE BU KASABAYI BAşTAN YARATIRIZ. YEMEK SORUNUNUZUN GİDERİLMESİ YAKINDIR. USTALAR ZANAATKARLAR SİZLERDEN İSTEDİğİM şU ESKİ SU KUYULARINI ESKİSİNDEN DAHA HIZLI Ã?ALIşIR HALE GETİRMENİZ. SİZLER RAHİPLER. SİZLER ZATEN GÃ?REVLERİNİZİ BİLİYORSUNUZ. SİZLER SAVAşÃƒ?ILAR GECELERİ GÃ?NDÖZLERİ NÃ?BET TUTARAK HALKIN GÃ?VENLİğİNİ SAğLAMANIZ. SİZLER ONKASABA HALKI ELİNİZDEN GELDİğİNCE GÃ?REVLİLERE YARDIMDA BULUNMANIZ.
Kasaba halkının yüzlerine umut ışığı geldi. Herkez fısıldayarak dağıldı. İşleri yoluna koymak cidden çok zor. Kesinlikle unuttuğum birşey kalmış olmalı. Cüceye döndüm. '' Gittiler. sonunda rahip halkı kullanarak yanına çekmeyi başardı. Peki şimdi ne yapmalıyız. Horcoelden haber yok Seçilmişten haber yok tapınaktan haber yok. Kasaba bu şekilde ilerleyemez. kesinlikle yardıma ihtiyacımız var . Kasabanın umudunu artık sözlerle ayakta tutmamız zor. Gidenlerinde yolda hayatta kalmaları. umarım ki yolda açlıktan ölmezler. Ben kendim yaratabilirim fakat kime yetecek ki. Bu arada elf ranger vardıya ismini unuttum onu gördün mü ? Kasabaya geldiğimizden beri onu görmedim. Umarım iyidir. şimdi kasabada yapılanları kontrol edelim hem böylelikle unuttuğum bir şey varsa giderebiliriz. Değil mi dostum.'' Sırtına vurdum.'' Hadi moralini bozma bizler Orenini tapınağının şovalyeleriyiz çevremize umut vermeliyiz.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests