---Yeminer'in Gizli Laboratuvarı(RP Ekranı)---
İçeri giren diğer büyücüleri de selamlayan Dareth çoktan birbirine karışmış kokuların yükseldiği yöne doru gitmeye başlamıştı. Yükselen çeşit çeşit kokular arasında geçmişinin uzak koridorlarında kalmış ender güzel anılarını depreştirenler de vardı.
Annesiyle çölün küçük vahaları arasında yaptıkları yalnız yolculuklar , konakladıkları vahalarda topladıkları çeşit çeşit bitkiler , annesinin ona öğrettiği bitkisel ilaçlar , akşamları içtikleri şifalı çaylar... İç çekti. Burnunun gösterdiği yönü takip ederek küçük bir yumruyu aldı , küçük bir parça koparıp ağzına götürdü ve yavaş yavaş çiğnedi. Acı olsa da onarıcı etkisini hissettiğinde çok kaliteli olduğunu anladı.
Fryys de bitki stokları arasında hızlı hızlı uçuşuyor , dostunun zihnine fısıldadığı çeşit çeşit kökleri , yaprakları , çiçekleri ve daha pek çok garip şeyi alıp Dareth'in cüppesine taşıyordu.
Fryss toparlama işiyle uğraşırken , Dareth de bir yandan ender bazı bitkileri takdir etmekle , bir yandan da hızlı bir tedavi için gerekli birkaç bitkiyi aceleyle çiğnemekle meşguldü.
Efendi Eldarin'in kendi stoğunu kullanmasına izin vermesi çok ilginçti. Hiç de kısa sayılmayacak bir hayat tecrübesi vardı , ama daha önce kendisine hiç bu kadar çabuk güven ve dostluk gösterilmemişti. Bir tarafı alışkın olduğu güvensizlik içinde şüpheler inşa ederken , başka bir tarafı garip bir dinginlikle başa çıkmaya çalışıyordu. Bir yandan da , henüz etrafında olup bitene aldırmıyor gibi görünse de , varlığı acımasız kayalar gibi yükselen lichin sebep olduğu duygusal karmaşayla uğraşıyordu.
Tekrar iç çekti Dareth. İşi bitmişti. Odanın kuytu bir köşesindeki bu kısa nostalji anları ruhunu onarmıştı. Ve palas pandıras kullanılmış olsa da , hızla çiğnediği birkaç bitki bedeninin toparlanmasına oldukça yardımcı olmuştu.
şaşkınlık içinde sadece bir iki dakika geçtiğini ve Efendi Eldarin'in sustuğunu fark etti. Sözlerin bittiği ana gelinmişti anlaşılan. Karar zamanı gelmişti.
Belki onun da birkaç şey söylemesi gerekirdi. Yine de , Sanat'ın bu yüksek kullanıcıları arasında söze karışmak istemedi. Bu doğal bir saygıydı. Ama onu asıl engelleyen bu değildi. Hayatın ona öğrettiği , hiç kimsenin sırf yardım etmek için harekete geçmeyeceğiydi. Ve söyleyeceği herhangi bir şey ondan bir bedel istenmesine neden olabilirdi. Hayır. Bir bedel ödemek kaçınılmazdı. Ama en kötü bedeller düşüncesizce sözlerle düğümlenen bedellerdi.
Bırakalım önce kimin ne peşinde olduğu belli olsun , diye düşündü. Ve sessizce konsantre olup söylenecek ve söylenmeyecek şeyleri bekledi...
Annesiyle çölün küçük vahaları arasında yaptıkları yalnız yolculuklar , konakladıkları vahalarda topladıkları çeşit çeşit bitkiler , annesinin ona öğrettiği bitkisel ilaçlar , akşamları içtikleri şifalı çaylar... İç çekti. Burnunun gösterdiği yönü takip ederek küçük bir yumruyu aldı , küçük bir parça koparıp ağzına götürdü ve yavaş yavaş çiğnedi. Acı olsa da onarıcı etkisini hissettiğinde çok kaliteli olduğunu anladı.
Fryys de bitki stokları arasında hızlı hızlı uçuşuyor , dostunun zihnine fısıldadığı çeşit çeşit kökleri , yaprakları , çiçekleri ve daha pek çok garip şeyi alıp Dareth'in cüppesine taşıyordu.
Fryss toparlama işiyle uğraşırken , Dareth de bir yandan ender bazı bitkileri takdir etmekle , bir yandan da hızlı bir tedavi için gerekli birkaç bitkiyi aceleyle çiğnemekle meşguldü.
Efendi Eldarin'in kendi stoğunu kullanmasına izin vermesi çok ilginçti. Hiç de kısa sayılmayacak bir hayat tecrübesi vardı , ama daha önce kendisine hiç bu kadar çabuk güven ve dostluk gösterilmemişti. Bir tarafı alışkın olduğu güvensizlik içinde şüpheler inşa ederken , başka bir tarafı garip bir dinginlikle başa çıkmaya çalışıyordu. Bir yandan da , henüz etrafında olup bitene aldırmıyor gibi görünse de , varlığı acımasız kayalar gibi yükselen lichin sebep olduğu duygusal karmaşayla uğraşıyordu.
Tekrar iç çekti Dareth. İşi bitmişti. Odanın kuytu bir köşesindeki bu kısa nostalji anları ruhunu onarmıştı. Ve palas pandıras kullanılmış olsa da , hızla çiğnediği birkaç bitki bedeninin toparlanmasına oldukça yardımcı olmuştu.
şaşkınlık içinde sadece bir iki dakika geçtiğini ve Efendi Eldarin'in sustuğunu fark etti. Sözlerin bittiği ana gelinmişti anlaşılan. Karar zamanı gelmişti.
Belki onun da birkaç şey söylemesi gerekirdi. Yine de , Sanat'ın bu yüksek kullanıcıları arasında söze karışmak istemedi. Bu doğal bir saygıydı. Ama onu asıl engelleyen bu değildi. Hayatın ona öğrettiği , hiç kimsenin sırf yardım etmek için harekete geçmeyeceğiydi. Ve söyleyeceği herhangi bir şey ondan bir bedel istenmesine neden olabilirdi. Hayır. Bir bedel ödemek kaçınılmazdı. Ama en kötü bedeller düşüncesizce sözlerle düğümlenen bedellerdi.
Bırakalım önce kimin ne peşinde olduğu belli olsun , diye düşündü. Ve sessizce konsantre olup söylenecek ve söylenmeyecek şeyleri bekledi...
lil'grin'brin'
Yeminer bir kez daha Dareth'e baktı... Gerçekten ilginç bir sorundu. En az Erethan kadar incelemek istediği ama büyük ihtimalle fırsat bulamayacağı ilginç bir vakaydı fakat kendisi için birtakım avantajlar sağlamamış ta değildi. Labaratuvarını ele geçiren her ne ise zorlu birşey çıkacağına emindi. Ã?ünkü orayı gerçekten zorlu büyülerle koruyordu. Belki bu büyülerin bir kısmı o yok olduğu için varlıklarını pasifize etmişti fakat yinede hatırı sayılır seviyede büyünün aktif olduğunu ve bu varlığın onları aştığını biliyordu. Belki kendisi bile bu işi halledebilirdi fakat Yeminer varlığını büyüye adamıştı ve bu varlığın saçma bir gurur nedeniyle sekteye uğramasına izin vermezdi. Hem bu konseye yeniden adapte olmasını sağlayacaktı. Ayrıca bu büyücülerin kendisi için... Yeminer biraz düşündü.. ve sonunda bariz birşeyi kesinlikle kabul etmeliydi. Bu büyücüler kesinlikle onun için çalışmayacaklardı. Belki orayı incelemek için belki de iyileşmek için.. ama kesinlikle amaçları kendisine yardım etmek değildi... ama sonuç olarak her şeyi benim için yapacaklar. Ne düşündüklerinin şimdilik bir önemi yok diye düşündü ve içinde kopan sadist kahkahayı kendi içerisinde tuttu... Duygularını anlatan tek şey olan lanetli gözleri alaycı bir yeşille kavruluyordu.
"Eldarin haklı. olayın aslı budur" dedi Yeminer soğuk bir sesle ve bu arada odadakileri inceliyordu. Binlerce yıldır diyarları hiç aralıksız gören gözleri daha bir kaç gün önce tekrar açılmıştı ve hiç susmamış olan beyni yine o kadar zaman önce tekrar susamış bir şekilde çalışmaya başlamıştı. Neredeyse hiçbirşey değişmemişti. Hala aynı açlıkla atılıyordu büyünün üzerine ve beyni yine lanetinin gereğini yapıyordu. Yine oyunlar oynuyor ve etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalışıyordu. Bu onun büyüden sonraki en büyük zevkiydi. Canlılarla oyun oynamak. Hem de bu kez elinde oyuncakların en iyileri duruyordu ama aynı zamanda en tehlikelileri de. Ama biraz sonra bundan çekinmediğini fark etti. O buydu ve böyle olmaya devam edecekti. Lanetli varlığının dünyanın sonunu göreceğini biliyordu ve o zamana kadar çok daha büyük şeyler yapabileceğini biliyordu. Tanrılıktan bile öte şeylerin olduğunu biliyordu ve oraya doğru attığı her adımın da onu uzaklaştırdığını. Fakat asla vaz geçmeyecekti.
"Scythe yardımcı olacaktır size. Kadim ortağımı daha göremedim ama bekleyebilir. Aradığınızı bulabilirsiniz labaratuvarımda "diye ekledi Yeminer. Ã?oğu kişinin aradığı asıl şeyin ilaçlar ya da bir karşı lanet olmadığını bilmiyor olsa da bunu ima edecek hiçbirşey yapmadı.
"Eldarin haklı. olayın aslı budur" dedi Yeminer soğuk bir sesle ve bu arada odadakileri inceliyordu. Binlerce yıldır diyarları hiç aralıksız gören gözleri daha bir kaç gün önce tekrar açılmıştı ve hiç susmamış olan beyni yine o kadar zaman önce tekrar susamış bir şekilde çalışmaya başlamıştı. Neredeyse hiçbirşey değişmemişti. Hala aynı açlıkla atılıyordu büyünün üzerine ve beyni yine lanetinin gereğini yapıyordu. Yine oyunlar oynuyor ve etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalışıyordu. Bu onun büyüden sonraki en büyük zevkiydi. Canlılarla oyun oynamak. Hem de bu kez elinde oyuncakların en iyileri duruyordu ama aynı zamanda en tehlikelileri de. Ama biraz sonra bundan çekinmediğini fark etti. O buydu ve böyle olmaya devam edecekti. Lanetli varlığının dünyanın sonunu göreceğini biliyordu ve o zamana kadar çok daha büyük şeyler yapabileceğini biliyordu. Tanrılıktan bile öte şeylerin olduğunu biliyordu ve oraya doğru attığı her adımın da onu uzaklaştırdığını. Fakat asla vaz geçmeyecekti.
"Scythe yardımcı olacaktır size. Kadim ortağımı daha göremedim ama bekleyebilir. Aradığınızı bulabilirsiniz labaratuvarımda "diye ekledi Yeminer. Ã?oğu kişinin aradığı asıl şeyin ilaçlar ya da bir karşı lanet olmadığını bilmiyor olsa da bunu ima edecek hiçbirşey yapmadı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Her ne kadar dışarıya belli etmesede Erethan bu teklife kuşkuyla bakmaktan kendisini alamıyordu...
"Sen gelmeyi düşünüyormusun Yeminer..." dedi en sonunda...sonra kendi sorusuna kendisi cevap verdi...
"Hayır sanırım düşünmüyorsun"...
Her ne kadar karşısındaki varlığı ona güvenmiyecek kadar iyi tanıyor olsada...gidilecek yer merakını bu güvensiziliği aşacak kadar cezbediyordu...
"Drow'lar dedin değilmi dostum...bu ırk eğer anlaşma sağlıyamıyacak olursak,bizim için oldukça tehlikeli olacaktır...büyülerimize karşı inanılmaz bağışıklıkları var...bu tehlikeli bir yolculuk olacak...ve öğretici...yani...evet yola çıkabiliriz"
"Sen gelmeyi düşünüyormusun Yeminer..." dedi en sonunda...sonra kendi sorusuna kendisi cevap verdi...
"Hayır sanırım düşünmüyorsun"...
Her ne kadar karşısındaki varlığı ona güvenmiyecek kadar iyi tanıyor olsada...gidilecek yer merakını bu güvensiziliği aşacak kadar cezbediyordu...
"Drow'lar dedin değilmi dostum...bu ırk eğer anlaşma sağlıyamıyacak olursak,bizim için oldukça tehlikeli olacaktır...büyülerimize karşı inanılmaz bağışıklıkları var...bu tehlikeli bir yolculuk olacak...ve öğretici...yani...evet yola çıkabiliriz"
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Bir anda havada garip bir kuruluk ve anlaşılmaz bir ısınma oldu... Bir göz kırpması sonra Glasya büyücülerin arasında ortaya çıkıverdi ve bir anda Erethan'a doğru dengesini kaybetti. şıkırdayan ilginç giysisinin sesi işliğinde düşmemek için bir anda Erethan'a sarılıverdi.

Glasya...
"Aaaayyyyyyy... Neredeyse düşüyordum, çok teşekkür ederim, çok naziksiniz..." Kadının yüzünde utanmış bir gülümseme vardı.
"Deminden beri sizi bekliyorum odanızda ama sürekli beni yalnız bırakıp çıkıyorsunuz..." Elini kibarca dekolte göğsünün üstüne ve boynuna doğru koydu.
"Açıkçası burada benden daha önemli *ne* olduğunu merak ettim sayın başbüyücü..."
Lichi farketmeyen güzel kadın, korkunç varlık bir an gözlerine ilişince çığlığı basıverdi...

Glasya...
"Aaaayyyyyyy... Neredeyse düşüyordum, çok teşekkür ederim, çok naziksiniz..." Kadının yüzünde utanmış bir gülümseme vardı.
"Deminden beri sizi bekliyorum odanızda ama sürekli beni yalnız bırakıp çıkıyorsunuz..." Elini kibarca dekolte göğsünün üstüne ve boynuna doğru koydu.
"Açıkçası burada benden daha önemli *ne* olduğunu merak ettim sayın başbüyücü..."
Lichi farketmeyen güzel kadın, korkunç varlık bir an gözlerine ilişince çığlığı basıverdi...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
"evet erethan drowlar kabul edilmesi gereken yegane özellikleri bize karşı doğal bir savunmaya sahip olmaları.onlarla anlaşabileceğimizi sanmıyorum ama tabi denemekten de zarar gelmez.hele bi karşılaşalım da onlarla..."
"ah!glasya!yine glasya.bu kadın beni delirtecek en sonunda.
bu ne şehvet bu ne kurnazlık böyle..."
Eldarin glasya nın içeri _yine izinsiz ve işgüzarca_girdiğini gördü.
"bayan konseyimizi çok sevdiniz herhalde.etraftaki büyüsel dalga sizi kendine o kadar kaptırtmışki bir oraya bir buraya ışınlanıp duruyorsunuz."
Eldarin garip bir edayla hızla iç çekti.
'bana akşam geleceğini söylemişti halbuki
: ...'
ardından ereshin ve green e döndü.
"sizler ne diyorsunuz dostlarım.bu yeni çırağımızı yaralı vücuduyla kendi haline mi bırakalım."
Eldarin içinde laboratuvarı inceleme konusunda garip ve şuh bir hazzın gelişmekte olduğunu farketti.
neden olmasın ki?sadece bir araştırma.ne de olsa büyücüyüz...
"ah!glasya!yine glasya.bu kadın beni delirtecek en sonunda.
bu ne şehvet bu ne kurnazlık böyle..."
Eldarin glasya nın içeri _yine izinsiz ve işgüzarca_girdiğini gördü.
"bayan konseyimizi çok sevdiniz herhalde.etraftaki büyüsel dalga sizi kendine o kadar kaptırtmışki bir oraya bir buraya ışınlanıp duruyorsunuz."
Eldarin garip bir edayla hızla iç çekti.
'bana akşam geleceğini söylemişti halbuki
ardından ereshin ve green e döndü.
"sizler ne diyorsunuz dostlarım.bu yeni çırağımızı yaralı vücuduyla kendi haline mi bırakalım."
Eldarin içinde laboratuvarı inceleme konusunda garip ve şuh bir hazzın gelişmekte olduğunu farketti.
neden olmasın ki?sadece bir araştırma.ne de olsa büyücüyüz...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green sesizce hepsini dinle ama kimden veya neden konuştuklarını tam olarak anlamdı ""Burada ne hakkında konuşuyorsunuz bizim drowlarla ne işimiz olabilirki...""
Green arkasında gene aynı kişiyi gördü gereksizi glasya mıdır nedir.Onu her görüşünde siniri bir kat daha artıyordu.
""Ben ne mi diyorum bu hemen burdan dışarı atmadı istiyorum burada gereksizlerle zaman harcamamız lazım her ne yapacaksak bunu hemen yapalım""
Green arkasında gene aynı kişiyi gördü gereksizi glasya mıdır nedir.Onu her görüşünde siniri bir kat daha artıyordu.
""Ben ne mi diyorum bu hemen burdan dışarı atmadı istiyorum burada gereksizlerle zaman harcamamız lazım her ne yapacaksak bunu hemen yapalım""
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
AdsBot [Google]
- Posts: 0
- Joined: Sat May 23, 2026 5:29 am
Ereshin düşünceli bakışlarını kaldırdı etrafındaki herkese ifadesiz bir yüzle baktı (Yeminere belki biraz tiksinti ile)
"Elbette bu kadar tehlikeli bir yolculukta ağabeyimi ve arkadaşlarımı yalnız bırakmayacağım, hem bu denli güçlü bir mekanın drowların elinde çok büyük bir tehlike olacağınıda düşünüyorum yani ben geliyorum........."
sonra 1-2 saniye sustu ve green'e döndü "bence bir bayanla konuşurken haklı dahi olsan adabıyla konuşmalısınki konseyimize yakışır bir hareket olsun........ onu çağıran olmadı peki seni kim çağırdı buraya???"
"Elbette bu kadar tehlikeli bir yolculukta ağabeyimi ve arkadaşlarımı yalnız bırakmayacağım, hem bu denli güçlü bir mekanın drowların elinde çok büyük bir tehlike olacağınıda düşünüyorum yani ben geliyorum........."
sonra 1-2 saniye sustu ve green'e döndü "bence bir bayanla konuşurken haklı dahi olsan adabıyla konuşmalısınki konseyimize yakışır bir hareket olsun........ onu çağıran olmadı peki seni kim çağırdı buraya???"
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
""Ben buraya güç için büyü için geldim beni buraya cağıranda güç ve büyüdü sizlerdeğildi ama bu kadının buradaki amacı eğlenmek bizleri sinirlendirmek izinsiz odalarımıza girmesi karıştırması vs...Belki bilimiyorsunuzdur belki ama benim isteyerek konuştuğum tek insalar sizlersinizdir ben gereksiz varlıklarla konuşmam.Ancak bu kadın kendini değiştirip gerekli yerlerde eğlenceli gerekli yerlerde ciddi olacaksa ve amacı sade büyüyü öğrenmek ise hiç birşey demem hatta yardım bile ederim Ereshin""
Green Eldarin'e dönerek
""şimdi biz kimin için ne için Drowlarlar savaşıcaz veya konunuşucaz yada iş yapıcaz.Amacımız ne burasını anlayamadım ben yokken baya bişeler olmuş gibi""
Green Eldarin'e dönerek
""şimdi biz kimin için ne için Drowlarlar savaşıcaz veya konunuşucaz yada iş yapıcaz.Amacımız ne burasını anlayamadım ben yokken baya bişeler olmuş gibi""
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Glasya lich yeminer'e yaklaşıp üzerindeki cüppenin yakalarını düzeltti ve arkasına geçip ölmüş kemikli omuzlarına masaj yaparcasına ellerini oynattı. Gözleri yeminer'e sevgiyle bakarken:
"Giysin kırışmış şekerim. Bende simetri hastalığı var biliyosun. Her şey düzgün durmazsa rahat edemiyorum
..."
Green'in sözleri karşısında yüzünde bir hüzün ifadesi oluştu ve alt dudağı ağlamaya başlayacakmış gibi hafifçe titredi:
"Ne kadar canice... kalp kırıcı... üzücü... Ben... sadece sizinle tanışmak istemiştim... sadece... Yeminer'in meslektaşlarıyla..."
Kadın elleriyle yüzünü gizleyerek sessizce ağlamaya başladı...
"Giysin kırışmış şekerim. Bende simetri hastalığı var biliyosun. Her şey düzgün durmazsa rahat edemiyorum
Green'in sözleri karşısında yüzünde bir hüzün ifadesi oluştu ve alt dudağı ağlamaya başlayacakmış gibi hafifçe titredi:
"Ne kadar canice... kalp kırıcı... üzücü... Ben... sadece sizinle tanışmak istemiştim... sadece... Yeminer'in meslektaşlarıyla..."
Kadın elleriyle yüzünü gizleyerek sessizce ağlamaya başladı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green tekrar Glasya'ya dönüp yanına doğru gitti yüzünü kendi yüzüne doğru çevirdi tam sözü söyleyecekti ki Glasya'ı geriye doğru fırlattı
""ateşin, ateşin çok fazla tam tahmin etiğim gibi sen,sen bir insan değilsin bu imkansız sen çoktan ölmüş olman lazım senin gibi bir insan bu vücudu bu ateşte ölür ama sen yaşıyorsun hem de hem de... sen bir insan değilsin artık eminim""
Hrisskar geriye dönüp ""sizlere önceden söyledim bu insan değil bunu biliyorum ve şimdi eminim.Bir şekilde benim rüyama girdi ve sonrada çıkıp Eldarin senin odana geldi bu imkansız bu bir insan değil emin""
Green tekrar Glasya'a dönüp hiç beklemeden kılıcını çıkardı
""sen nesin nasıl bir varlıksın bizlerden ne istiyorsun""
Hrisskar sinirlenmeye başlıyordu eskiden olan gene başına gelme başladı Green'in gözleri tamamen kırmızıya benzemeye başlamıştı görünen biraz yeşilliğiydi sesi normalinden çok farklıydı etraf yavaş, yavaş kararmaya başlamıştı büyüye benziyordu ama oda biliyordu böyle bir büyü yapamayacağını
""SENİ BİR KEREDE Ã?LDÃ?RE BİLİRİM HİÃ? SORUN OLMAZ şİMDİ HEPİMİZE NE OLDUğUNU SÃ?YLE BURADAKİ AMACIN NEEEE ???YAşAMAK İÃ?İN SÃ?YLE.""
""ateşin, ateşin çok fazla tam tahmin etiğim gibi sen,sen bir insan değilsin bu imkansız sen çoktan ölmüş olman lazım senin gibi bir insan bu vücudu bu ateşte ölür ama sen yaşıyorsun hem de hem de... sen bir insan değilsin artık eminim""
Hrisskar geriye dönüp ""sizlere önceden söyledim bu insan değil bunu biliyorum ve şimdi eminim.Bir şekilde benim rüyama girdi ve sonrada çıkıp Eldarin senin odana geldi bu imkansız bu bir insan değil emin""
Green tekrar Glasya'a dönüp hiç beklemeden kılıcını çıkardı
""sen nesin nasıl bir varlıksın bizlerden ne istiyorsun""
Hrisskar sinirlenmeye başlıyordu eskiden olan gene başına gelme başladı Green'in gözleri tamamen kırmızıya benzemeye başlamıştı görünen biraz yeşilliğiydi sesi normalinden çok farklıydı etraf yavaş, yavaş kararmaya başlamıştı büyüye benziyordu ama oda biliyordu böyle bir büyü yapamayacağını
""SENİ BİR KEREDE Ã?LDÃ?RE BİLİRİM HİÃ? SORUN OLMAZ şİMDİ HEPİMİZE NE OLDUğUNU SÃ?YLE BURADAKİ AMACIN NEEEE ???YAşAMAK İÃ?İN SÃ?YLE.""
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Yeminer odaya bir anda giren varlığa bir göz attı. İlk başta biraz şaşırmıştı fakat bunu belli etmemeye çalıştı. "Zavallı insanlar için zavallı tuzaklar " diye aklından geçirdi Yeminer ve diğerlerinin konuşmasını dinlemeye devam etti. Bu esnada yeni gelen onun yanına yaklaştı. Lanetli varlığından etkilenmesi beklenemezdi zaten, fakat bundan hoşlanıyor gibi davranması da ilginç bir ayrıntıydı. Binlerce yıldır kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği kadar yakınına gelen bu varlığa ilk önce ne yapması gerektiğine karar veremedi fakat sonra ne yapması gerektiğinin açık olduğunu düşündü. Aldırmamak en iyi çözümdü tabi onu rahatsız etmeye başlayıncaya kadar.
Bu esnada Green_eye_of_devil da varlığın doğası hakkında bişeyler sezdi ve çok acele bir kararla kılıcını çekti. Gözleri kızgınlıktan adeta alev almıştı ve kadının üzerine saldıracaktı.
"Sakin ol Green_eye_of_devil... " dedi Yeminer kendinden emin bir sesle, bu pis varlığın savunucusu gibi görnmek te istemezdi fakat yine de kulede bu tür olayların olmasını hoş karşılamazdı. "Odalarınıza girmesini engelleyemiyorsanız, bu onun sorunu değil... nitekim siz de birçok kişinin odasını gözetliyorsunuzdur " dedi Yeminer bu esnada alayla odadakilerin yüzüne baktı. Neredeyse her büyücü uzgörü büyüsünü kullanır ve bundan büyük zevk alırdı. "O sadece biraz daha direk bir şekilde size müdahale de bulunmuş. Ben olsam onun doğasını inceler ve ona karşı önlem almaya çalışırdım. "
Bu esnada Glasya hala ağlıyor, hatta kafasını Lich'in omzuna gömmüş kırk yıllık dostuymuş gibi ona yaslanıyordu. "Acaba bu dişiyi nasıl kullanabilirim" diye düşünüyordu Yeminer bu esnada. Güzelliği bir ölüyü mezarından kaldırabilecek kadar harükulade idi ve Yeminer asla fırsatları tepmek istemezdi. Mutlaka böyle bir fahişeye sahip olmak isteyecekiradesi zayıf binlerce soylu yaşayan olmalıydı. Yeminer bunu düşünürken içten içe gülüyordu. Zavallı yaşayanlar... Ne kadar da zayıflar...
Bu esnada Green_eye_of_devil da varlığın doğası hakkında bişeyler sezdi ve çok acele bir kararla kılıcını çekti. Gözleri kızgınlıktan adeta alev almıştı ve kadının üzerine saldıracaktı.
"Sakin ol Green_eye_of_devil... " dedi Yeminer kendinden emin bir sesle, bu pis varlığın savunucusu gibi görnmek te istemezdi fakat yine de kulede bu tür olayların olmasını hoş karşılamazdı. "Odalarınıza girmesini engelleyemiyorsanız, bu onun sorunu değil... nitekim siz de birçok kişinin odasını gözetliyorsunuzdur " dedi Yeminer bu esnada alayla odadakilerin yüzüne baktı. Neredeyse her büyücü uzgörü büyüsünü kullanır ve bundan büyük zevk alırdı. "O sadece biraz daha direk bir şekilde size müdahale de bulunmuş. Ben olsam onun doğasını inceler ve ona karşı önlem almaya çalışırdım. "
Bu esnada Glasya hala ağlıyor, hatta kafasını Lich'in omzuna gömmüş kırk yıllık dostuymuş gibi ona yaslanıyordu. "Acaba bu dişiyi nasıl kullanabilirim" diye düşünüyordu Yeminer bu esnada. Güzelliği bir ölüyü mezarından kaldırabilecek kadar harükulade idi ve Yeminer asla fırsatları tepmek istemezdi. Mutlaka böyle bir fahişeye sahip olmak isteyecekiradesi zayıf binlerce soylu yaşayan olmalıydı. Yeminer bunu düşünürken içten içe gülüyordu. Zavallı yaşayanlar... Ne kadar da zayıflar...
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Eldarin green in glasya ya karşı agresif tutumunu görü bir anda gözleri kısıldı.
''Hrisskar...benim odamdasın.senin olduğun gibi glasya da benim misafirim.ona karşı böyle agresif bir tutum sergilemeni hiç hoş bulmadım.senden beklemezdim böyle bir hareket açıkçası.biraz daha sakin olmanı öneririm."
ağlayan glasya ya daha bir garip baktı.
'aslına bakılırsa oldukça ilginç bir arkadaş.işlerimiz bitince onun sırrını öğreneceğim' parmak uçlarına hafifçe göz attı(Raistlin sen anladın
).
tekrar green e döndü;
"ehem... laboratuvara dostumuz dareth için gideceğiz Hrisskar.onun iç parçalayan hastalığının çaresini bulmak için.ve tabiiki dibimize kadar dayanmış drowlarla yüzleşmek,belki anlaşmak belki çarpışmak için gideceğiz.
tıpkı daha önce de bahsettiğim gibi...
''Hrisskar...benim odamdasın.senin olduğun gibi glasya da benim misafirim.ona karşı böyle agresif bir tutum sergilemeni hiç hoş bulmadım.senden beklemezdim böyle bir hareket açıkçası.biraz daha sakin olmanı öneririm."
ağlayan glasya ya daha bir garip baktı.
'aslına bakılırsa oldukça ilginç bir arkadaş.işlerimiz bitince onun sırrını öğreneceğim' parmak uçlarına hafifçe göz attı(Raistlin sen anladın
tekrar green e döndü;
"ehem... laboratuvara dostumuz dareth için gideceğiz Hrisskar.onun iç parçalayan hastalığının çaresini bulmak için.ve tabiiki dibimize kadar dayanmış drowlarla yüzleşmek,belki anlaşmak belki çarpışmak için gideceğiz.
tıpkı daha önce de bahsettiğim gibi...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green sinirli halde "" pekla bu varlık sizin olsun kuleden gitmeye kararverirseniz ben odamda olucam ""
Green sonkez glasya'a batı gözleri hala kırmızı haldeydi ""karşıma çıkma yaşamı seviyorsan"" Hrisskar hızla kapıya vurarak açtı ve aynı şekilde kapattı.
Green sonkez glasya'a batı gözleri hala kırmızı haldeydi ""karşıma çıkma yaşamı seviyorsan"" Hrisskar hızla kapıya vurarak açtı ve aynı şekilde kapattı.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Glasya ağlayarak kendini Eldarin'in kollarına attı ağlamasını kontrol etmeye çalışırken... Yüzünü büyücünün ğöğsündeki yumuşak cüppesinin kumaşına bastırırken hıçkırıklar içindeydi:
"Ã?ooook korkktuummmmm..." dedi adeta çocuğa çalan cılız bir sesle. "Ben ne yaptım da o adam bana saldırdı böyle... Öldürcekti beniiiiii..."
Utanmış bir şekilde Eldarin'den biraz uzaklaştı. "şey ben... sanırım gitsem iyi olacak... Burada kendimi güvende hissetmiyorum... Her an o manyak gelip beni öldürebilir... Oysa ben bilgilerimi buradaki yüce büyücülerle paylaşmak için gelmiştim... Odalarınızda sizi aramaya gelmemin nedeni de buydu... Çok sorun yarattığım için beni affedin.. Ah sizin de cüppenizi kirlettim ağlayarak..."
"Ã?ooook korkktuummmmm..." dedi adeta çocuğa çalan cılız bir sesle. "Ben ne yaptım da o adam bana saldırdı böyle... Öldürcekti beniiiiii..."
Utanmış bir şekilde Eldarin'den biraz uzaklaştı. "şey ben... sanırım gitsem iyi olacak... Burada kendimi güvende hissetmiyorum... Her an o manyak gelip beni öldürebilir... Oysa ben bilgilerimi buradaki yüce büyücülerle paylaşmak için gelmiştim... Odalarınızda sizi aramaya gelmemin nedeni de buydu... Çok sorun yarattığım için beni affedin.. Ah sizin de cüppenizi kirlettim ağlayarak..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Bir köşedeydi yine.
Geçmişe çağıran ayartıcı aromaların arasında. Kaba asasına yüklenmiş , pejmürde cüppesinin büyük başlığıyla yüzünü örtmüş , bekliyordu.
Dareth ne kadar çok yerde aynı durumu yaşadığını düşündü acı acı. Gücü taşıyan bütün varlıklar böyle davranıyordu. Hepsi gücün parladığı her yöne kör kelebekler gibi , kendilerinden geçerek koşar.
Bundan şikayet etmek anlamsızdı tabi ki , hele de bu durumda. En azından diyarın en güçlü büyücüleri , görünüşte de olsa , ona yardım etmek için hevesli görünüyorlardı. Niyetleri bu olmayabilirdi tabi ki. Yine de kendi başına açamayacağı kapıları açacaklardı mutlaka. Hiçbir yorum yapmadan bunu kabullendi.
İnançla olmasa bile ihtiyaçla müttefiğiz , diye düşündü. Bu rahatlatıcı bir düşünce değildi. Özellikle şu an oynanan garip tiyatro göz önüne alınırsa. Büyücülerin tartışmalarını dinledi. Ve sonra Lich'in uyanan aurasını hissetti. Ve soğuk sesi kulaklarını dondurdu. Rünler lichin büyüsünün çağrısına cevap verdi. Sinsi sanatlarını icra etmeye başladılar yine. Ve Dareth , uzun süredir güçlü auraların içinde sersemlemiş imgeleminin alevden perdeler arasında netleştiğini fark etti. Dört bir yanında akan ve bükülen güç , imgeleminde ateşten iplikler gibi şekillendi.
Dikkatlerini tartışmaya ve lichin varlığına vermiş olan diğerleri onu fark etmiş görünmüyordu. Sakinleşmekte zorluk çekiyordu. Konsantre olmaya zorladı kendini. Sükunet küçük damlalarla aktı ruhuna...
Ani bir karışıklık her şeyi yerle bir edene kadar. Bir an asayı kavrayan elinin eklemleri bembeyaz kesildi. Büyük... bir şey... Kendinden geçmemek için tutunacak bir şeyler aradı ruhunda.
Fryss telaşla başını cüppeden çıkardı. Hızla bitkilerin arasına daldı. Geri geldiğinde elinde sert yaprakları olan bir çalı parçası tutuyordu. Bunu ufalayıp Dareth'in yüzüne üfledi.
Thors Kamçısı'nın keskin kokusu sardı duyularını. Sinirli bir gülümseme geçti dudaklarından. "Gıcık hayvan," diye mırıldandı. Ama hoşça gülümsüyordu artık...
Kendini biraz toparladığında yeni aura imgelemini kuşattı. Garipti... Yabancı... Ã?rtü üzerine örtü... Hayır... Yoğunlaşamıyordu... Her şey karmakarışık olmuştu...
Sesler onu kendisine getirdi. Green isimli büyücü yeni varlığa bağırıyor , tehditler savuruyordu.
Zihnini olup bitene kapatmayı denedi. Tedavi için kullandığı bitkilerin verdiği sersemlik bir yana , bunca farklı güce yoğunlaşmak onu tüketiyordu.
Toparlandığında , Green'in hışımla çıkıp gittiğini duydu. Ve yabancı varlığın cilveli sesini. Ama kelimeler anlamsız geliyordu kulaklarına. Sanki aslında kelimeler yokmuş gibi. Bu , içindeki kuşkuları yeniden alevlendirdi.
Bedeninin duyularına kulak vermeye başlayalı garip bir rahatsızlık hissediyordu. Rünlerin alışıldık işkencesini garip bir şekilde fonda bırakan yeni bir vurgu...
Sıcaklık! Isıyı hissedebiliyordu. Doğal olmayan o harareti. Yüzünü hafifçe kaldırdı. Dalga dalga alnına vuruyordu lanet ateş. Kaynağını anlamak zor değildi. Diğerleri fark etmemiş gibi görünse de hararet yabancı varlıktan geliyordu. Lichin soğuk aurasının olduğu gibi , bu da doğallıktan uzak , manevi bir sıcaklıktı. Yüzünün tüm hatları içgüdüsel bir nefret ve tiksinti ile kasıldı.
Neden olduğunu bilmiyordu , ama bu varlık içindeki bir şeyleri isyan ettiriyordu...
Geçmişe çağıran ayartıcı aromaların arasında. Kaba asasına yüklenmiş , pejmürde cüppesinin büyük başlığıyla yüzünü örtmüş , bekliyordu.
Dareth ne kadar çok yerde aynı durumu yaşadığını düşündü acı acı. Gücü taşıyan bütün varlıklar böyle davranıyordu. Hepsi gücün parladığı her yöne kör kelebekler gibi , kendilerinden geçerek koşar.
Bundan şikayet etmek anlamsızdı tabi ki , hele de bu durumda. En azından diyarın en güçlü büyücüleri , görünüşte de olsa , ona yardım etmek için hevesli görünüyorlardı. Niyetleri bu olmayabilirdi tabi ki. Yine de kendi başına açamayacağı kapıları açacaklardı mutlaka. Hiçbir yorum yapmadan bunu kabullendi.
İnançla olmasa bile ihtiyaçla müttefiğiz , diye düşündü. Bu rahatlatıcı bir düşünce değildi. Özellikle şu an oynanan garip tiyatro göz önüne alınırsa. Büyücülerin tartışmalarını dinledi. Ve sonra Lich'in uyanan aurasını hissetti. Ve soğuk sesi kulaklarını dondurdu. Rünler lichin büyüsünün çağrısına cevap verdi. Sinsi sanatlarını icra etmeye başladılar yine. Ve Dareth , uzun süredir güçlü auraların içinde sersemlemiş imgeleminin alevden perdeler arasında netleştiğini fark etti. Dört bir yanında akan ve bükülen güç , imgeleminde ateşten iplikler gibi şekillendi.
Dikkatlerini tartışmaya ve lichin varlığına vermiş olan diğerleri onu fark etmiş görünmüyordu. Sakinleşmekte zorluk çekiyordu. Konsantre olmaya zorladı kendini. Sükunet küçük damlalarla aktı ruhuna...
Ani bir karışıklık her şeyi yerle bir edene kadar. Bir an asayı kavrayan elinin eklemleri bembeyaz kesildi. Büyük... bir şey... Kendinden geçmemek için tutunacak bir şeyler aradı ruhunda.
Fryss telaşla başını cüppeden çıkardı. Hızla bitkilerin arasına daldı. Geri geldiğinde elinde sert yaprakları olan bir çalı parçası tutuyordu. Bunu ufalayıp Dareth'in yüzüne üfledi.
Thors Kamçısı'nın keskin kokusu sardı duyularını. Sinirli bir gülümseme geçti dudaklarından. "Gıcık hayvan," diye mırıldandı. Ama hoşça gülümsüyordu artık...
Kendini biraz toparladığında yeni aura imgelemini kuşattı. Garipti... Yabancı... Ã?rtü üzerine örtü... Hayır... Yoğunlaşamıyordu... Her şey karmakarışık olmuştu...
Sesler onu kendisine getirdi. Green isimli büyücü yeni varlığa bağırıyor , tehditler savuruyordu.
Zihnini olup bitene kapatmayı denedi. Tedavi için kullandığı bitkilerin verdiği sersemlik bir yana , bunca farklı güce yoğunlaşmak onu tüketiyordu.
Toparlandığında , Green'in hışımla çıkıp gittiğini duydu. Ve yabancı varlığın cilveli sesini. Ama kelimeler anlamsız geliyordu kulaklarına. Sanki aslında kelimeler yokmuş gibi. Bu , içindeki kuşkuları yeniden alevlendirdi.
Bedeninin duyularına kulak vermeye başlayalı garip bir rahatsızlık hissediyordu. Rünlerin alışıldık işkencesini garip bir şekilde fonda bırakan yeni bir vurgu...
Sıcaklık! Isıyı hissedebiliyordu. Doğal olmayan o harareti. Yüzünü hafifçe kaldırdı. Dalga dalga alnına vuruyordu lanet ateş. Kaynağını anlamak zor değildi. Diğerleri fark etmemiş gibi görünse de hararet yabancı varlıktan geliyordu. Lichin soğuk aurasının olduğu gibi , bu da doğallıktan uzak , manevi bir sıcaklıktı. Yüzünün tüm hatları içgüdüsel bir nefret ve tiksinti ile kasıldı.
Neden olduğunu bilmiyordu , ama bu varlık içindeki bir şeyleri isyan ettiriyordu...
lil'grin'brin'
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests