ÖLÖMSÖZLÖK CEZASI

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

ÖLÖMSÖZLÖK CEZASI

Post by Gorath »

Kaptan Menfor gemisinin pruvasında bir ileri bir geir yürüyor, günlerdir hissettiği o midesindeki yakıcı acı ile boğuşuyordu. Bakışlarını yarasına indirdi ve o korkunç, derin yaraya yeniden baktı. Midesini delip geçen kılıcın bıraktığı yaraydı bu!

Hâla hatırlıyordu o ânı!

Geceydi ve korsan gemisinin gözcüsü bir ticaret gemisinin göründüğünü haykırmıştı gözcü kulesinden. Menfor zevktençılgına dönmüş ve gemisini direk olarak ticaret gemisine yönlendirmişti. Ama çok geç olmadan önce öğrenemedi bunun bir tuzak olduğunu..!
Sadece heyecanından dolayı kaybetmişti. O heyecan kendisini dikkatsizliğe sürüklemişti. Bayraklarını indiren ve yerine gerçek bayrağını, bir korsan gemisinin bayrağıonı yükselten gemi ile çatışmaya girmişti balıklama. Belliki korsan gemisinin yeni hedefi başka bir korsan gemisi soymaktı. Kaptan Menforun korsan gemisinin ismini ise o denizlerde duymayan yoktu.

Savaşı kazanmıştı yoğun bir uğraş sonucunda...

Kazanmışmıydı?

Karşı geminin kaptanı elindeki palası ile Menforu palasını kenara itip elideki palayı Menfora saplarken ve palayı Menforun sırtından çıkarırken Menfor sadece bir anlığına acı hissetmişti. Sonsında ise hiç bir şey hissetmemişti. Gözleri kayar gibi olmuştu ama ya sonra..?

Menforun kılıcı hızla savrulmuş ve düşmanının kafasını bedeninden ayırmıştı. Düşman aptanın palası kafası ile aynı anda yere düşmüştü adeta ama Menfor bundan zevk alamamıştı!

şimdi ölü olması gerekirken yürüyen Menfor pruvada bir ileri bir geri yürüyor ve üç gündür hiç hissetmediği o insanca duyguları arıyordu.

Bakışları içerek eğlenen tayfalara gitti ve içkiyi arzuladığını ama asla aynı zevki alamadığını mutsuzca hatırladı. Ne olmuştu ona? Neredeydi o insanca zevkleri? Yemek, içmek, eğlenmek ve hatta ölebilmek istiyordu ama neden bu isteklerine ulaşamadığını bir türlü bilemiyordu...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Gün geçtikçe yemekleri pişiren ahçıya yemeklerin daha az pişirilmesi emrini verdi.Artık yemek seçmeye başlamıştı sebze yemekleri yerine hep et yiyordu ve aslında pişmemiş eti daha da sevmişti.Günler geçmesine rağmen yarasında en ufak bir düzelme yoktu hala açıktı ama gariptir hiç acımıyordu.Kendisine ne olduğu konusunda herhangi bir fikri yoktu.Sonra bir gece garip bir rüya gördü.Denizde kendilerine av olabilecek bir gemi arıyorlardı ve miço yukardaki pruvadan sancak yönünü gösterdi.Hemen dümen o tarafa kırıldı ve büyük yelkenler açıldı bu av kaçmamalıydı.Geminin yanına kadar geldiler ama bu gemi garip bir şekilde kendi gemilerine benziyordu ama güvertede kimse yoktu.
Kaptan miçolara sakin olmasını söyledi ve ilk önce kendisinin karşıya geçeceğini bildirdi.Halat merdivenler atıldı ve kaptan karşıya geçti.Arkasını dönüp baktığında gördüğü tek şey uçsuz bucaksız denizdi ve önünde ise kamaranın kapısı gıcırdayarak açıldı.Ne olduğunu anlayamayan kaptan o tarafa yöneldi kapının yanına geldi ve açtı içeride gördüğü şey karşısında dehşete düştü.Tek gözü olmayan suratının yarısı dişlerini açıkta bırakacak şekilde erimiş ve vücüdunun kimi etleri sallanan hatta bazı yerlerde kemikleri görünen bir adam.Duyduğunu ise anlamlandıramadı.
-Nerde kaldın kaptan.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
astarte
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 34
Joined: Mon Aug 02, 2004 10:00 am
Location: tiran
Contact:

Post by astarte »

artık herşey kafasında yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı...hiç birşeyden zevk alamaması,aslında kapanan yarasının kapanmadığını düşünmesi..üstünde durmadığı,belki de durmak istemediği bu gerçeklikler...

insan doğası,vicdan sevgi gibi ıvır zıvıra inanmayan bu güçlü,heybetli adam yoksa zarar gördüğü zaman sığınabileceği bir yerin ihitiyacını mı duyuyrodu artık??ne olursa dönebileceği,istendiği bir yer mi arıyordu...neden hiç birşeyden zevk almıyordu...üzerindeki onca sorumluluk muydu yoksa çok yaklaştığı ölüm müydü onu bu kadar korkutan...onun gibi insanların herşeyi bırakıp gitme gibi lüksleri yoktu..hem gitmeye kalksa nereye gidecekti ki...onun ailesi...'


'hayır şimdi vakti değil bunları düşünmemin,biraz viski beni kendime getirecektir'
<div>she belied her own words</div><br />
User avatar
Burjalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2
Joined: Mon Oct 18, 2004 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Burjalin »

Viski... Belki onu bu korkunç gariplikten, değişimden biraz da olsa uzaklaştırabilecekti. Ama viski'yi nereden bulacak tı. Düşündü... Olsa olsa viskiyi ayyaş gibi gözleri çökük aşçıdan alabilirdi. Aşçının yanına kimseyi umursamadan gitti.

-Hey sen... Aşçı bana içki lazım, dedi.
Aşçı döndü ve dudaklarında az da olsa bir sırıtma ifadesi belirdi.
-Beyim, şu arkada bir tane viski olacaktı. Eğer benimle biraz gevezelik yapma şerefini bsahşedebilirsen seninle seve seve içerim.

Kaptan Menfor, bu garip adamı hiç sevmemişti ama acılarını konuşarak ve gevezelik ederek biraz da olsun atlatma fikri hoşuna gitti. Oturdu ve aşçının içkileri koymasını izledi.

-Beyim, seni bir garip görüyorum son günlerde. Sadece et yemek sana yaramıyor. Benim hanımım evde herzaman bana her türden yemek yapardı. Onun için şu günkü sağlık durumum gayet iyi. Bakın, pazularım nasıl ?

Kaptan Menfor alakasızca şöyle bir baktı. Ama bakışlarında hiç de oralı olmadığına dair kesin bir izlenim bıraktı.

Aşçı başladı ailesinden anlatmaya, şu zaman da şurda evlendik, üç çocuğumuz var vs.

Kaptan Menfor viskileri kadeh kadeh götürüyordu. Ama nedense hiç de sarhoş olmuş bir hali yoktu.
-Beyim bakıyorum iyi içiyorsunuz. Ben daha 2'inci kadehteyim ama siz 5'inciyi götürdünüz bile. Heh he...
Menfor'un bir bakışı adamın susmasına yetmişti bile.
- İçki için teşekkürler. Dedi ve Kaptan Menfor kamarasına doğru yol aldı.

Yolda yürürken ayaklarından gelen sesi duyunca şaşırdı. Hiddetle yere baktı ve tam miço'ya bağırıp onu küfür edecekken yerdeki ıslaklığın kendisinden geldiğini anladı. Karnına baktı ve bir türlü iyileşmeyen yarasının olduğu yerde kocaman bir ıslaklığın olduğunu gördü. Hemen giymiş olduğu gömleği açtı ve yaradan akan sıvının yere damladığını gördü.

Gördüğü şey onu dehşete düşürdü. Yarasından dışarı viski yavaş yavaş dışarı sızıyordu. Sanki vücudu bu içkiyi kabullenmiyor gibiydi.
Chaos is not evil, nor good, nor neutral. It is the thing that makes humans. It is the thing that we create, in which we dwell.
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Bir anda arkasından gele sesle irkildi.
-Önemli değil kaptan ben silerim.
Hızla arkasını göndü bir miço kafası önüne eğik elinde paspasla yaklaştı,yavaşça kafasını kaldırdığında suratındaki çürümüş et parçaları ışıkta görünür oldu.Gözünün bir tanesi yerinde yok gibiydi.
-Bu kadar çok içmemelisiniz,kişi öldükten sonra da yaşamsal zevkler arıyor ama bulmak çok zor.Hahahhaa.
Bu gülme sesi adeta kaptanın kanını dondurdu,duvara tutunarak dengesini sağlamaya çalıştı bir yandan da bu yaratıktan uzaklaşmaya çalışıyordu.Hızlandı koridor boyunca arkasına bakarak koştu ve bir ana ayağı yerdeki basamağa takıldı ve düştü.Ayağa kalktığında bir aynanın önünde arkası aynaya dönük duruyordu.Kafasını ovuşturdu.Arkasını döndü ve gördüğü manzara karşısında nutku tutuldu.Haykırmak istedi ama o ses boğazında düğümlendi ve garip bir hırıltı olarak dışarı çıktı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
astarte
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 34
Joined: Mon Aug 02, 2004 10:00 am
Location: tiran
Contact:

Post by astarte »

yarası..kesilen et aşağıyaa doğru sarkmış,kan akmış o yaranın etrafında kurumuştu..midesi bulandı kendi görüntüsünden..debelendi,ayağa kalkmak istedi kalkamadı...küfür edicekti ama kelimeler ağzından çıkmıyordu..panikledi..aynadaki görüntüsü gözlerini dikmiş ona bakıyordu ve ona doğru yaklaşan ayak sesleri..içinde aniden beliren bir kötü his....çığlık sesleri duydu birden her taraftan..ve de sarsıntı...

birden uyandı...gün ışımıştı..anlaşılan o kadar içkiden sonra sızmıştı..işin kötüsü yaşadığı şeylerin hangisini gerçekten yaşamıştı işte bunu ayıramıyordu..birden geceki miçonun ona doğru koştuğunu gördü..ürperdi ilk önce..gece gördüğü yaratıkla aynı miço olmadığını kendisine kanıtlamak istercesine dikkatlice baktı onun suratına..herşey normaldi ama miço bağırıyordu:

kaptan menfor,saldırı var....

şimdi kendini toplamalıydı...kişisel problemleri sonraya bıraktı..bütün gemiyi düşünerek içinden gelen bir güçle bağırdı

-geliyorum,emirlerimi beklemeden harekete geçmeyin!!
<div>she belied her own words</div><br />
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gökyüzündeki ruh hızla dünyaya yöneldi ve gemiye bir saldırı olurken tüm sürratini kaptan menfoa ulaşmak için kullandı. Bu sefer tüm engelleri yıkmaya kararlıydı.

Ruh o hız ile büyük, beyaz bir güç kalkanına çarpınca dünya yüzeyinde kaldı ve zorla kalkandan geçmeye çabaladı ama geçemiyordu. Kaptan Menfora ulaşamıyordu. Onun içinde duran diğer ruhu söküp almak için ona ulaşamıyordu. Ölüm anı çoktan geçmişti ve beden dünya üzerinde gereğinden fazla yaşamıştı.

Bir ses duydu ruh alan ruh gökyüzünün derinliklerinde ona geriye dönmesini emreden ömür tanrısının sesini. Ã?mür tanrısı Menfordan bir şey yapmasını beklediği için almasına izin vermiyordu Menforun ruhunu. Oysa artık ruhun dünyayı terk edip huzura kavuşma zamanı gelmişti. "Bırak onun ruhunu!" dedi ruh alan ruh ömür tanrısına hiddetle. "Huzur anı geldi ömür tanrısı onu neden engelliyorsun? Onunla ilgili planların nelerdir?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Bu sırada Menfor güverteye çıktı elinde palası ile birlikte.Aniden gözüne çarpan güneş ışığı gözlerini rahatsız etti.Karşılarında yaklaşık 120 metre kadar uzakta bir gemi vardı ve top atışı yapıyordu henüz isabet ettiremesede çok yakınlara düşen toplar adeta bir felaketin habercisiydi.
Ortalıkta bir curcuna vardı.Kaptan menfor hemen tüm tayfasına emirler yağdırmaya başladı.Bir kısmını yelkenleri sonuna kadar açması için yönlendirirken bir kısmını da alttaki topların başına gönderdi onun işareti ile karşı ateşe başlamaları için.Tamamen hazırlıksız yakalanmışlardı ve eğer yakındaki adanın arkasına kaçabilirlerse durumu eşitleyebilirdi.Hemen dümene geçti ve yelkenler sonuna kadar açıldı.Diğer gemide de buna karşılık olarak yelkenler açıldı.Menforun gemisinin önünü kesmek üzere harekete geçti.Durum bariz bir şekilde diğer geminin lehineydi,Menforun çabuk düşünüp doğru kararlar vermesi gerekliydi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
astarte
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 34
Joined: Mon Aug 02, 2004 10:00 am
Location: tiran
Contact:

Post by astarte »

hemen birşeyler düşünmeliydi...hareket eden gemiye doğru yaklaşılmasıını emretti...tayfalar önce şaşırdılarsa da,kaptan menforun zekasına bariz bir güven vardı,uyguladılar...

uyandıklarında gemiyi karaya oturmuş ve de bol miktarda zarar görmüş,kendilerini de kumun üzerinde yatarken bulmuşlardı..kaptan düşünmeye başladı..nasıl buraya gelmişlerdi....

menfor,rotanın düşmana doğru kırılmasını emretmşiti..çünkü düşman geminin unuttuğu bir şey vardı..adayla adanın önündeki kayalıklar arasında bu aylarda olan,medcezirden kaynaklanan kocaman bir amfora!!!düşman gemiyi amfora tarafına çekmeli,daha sonra rotayı kayalık tarafına kırarak bu doğal felaketten kurtumalıydı....düşman gemisi yavaş yavaş yaklaşıyordu..ve birden ani bir sarsıntı...diğer gemiyle birlikte amforanın içine sürükleniyorlardı....kaptan hemen rotayı kayalıklara kırdı..büyük bir çarpışma ve işte bu küçük adadalardı.......gemileri zarar görmüş,2 tayfasını kaybetmişlerdi ama yinede kurtulmuşlardı..şimdi adayı araştırmalı ve güvenli bir yer bulmalılardı
<div>she belied her own words</div><br />
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Zax ALK ormanda dolaşıyordu elinde uzun mızrağı altında sahilde bulmuş olduğu deri pantolonu ile.En sevdiği yer olan kuş gözü tepesine gelmişti,buradan tüm sahili görebiliyor ayrıca etraftaki hindistan cevizi ağaçlarındanda en sevdiği yieceği temin edebiliyordu.Mızrağını ağaca dayadı ve büyük bir çeviklikle ağaca tırmandı.En sulu olanlarından bir tanesini seçip koparttı ve aşağı indi.Cebinden çıkardığı büyükçe bir hançer ile cevizde küçük bir delik açtı.Ağzını bu deliğe dayadı ve suyunu içmek için cevizi kafasının üzerinde yükseltti.Bu sıcak havada gerçekten çok iyi gelmişti.Sahile şöyle bir gözatmak için o tarafa döndüğünde sahilde yürüyen onlarca yabancıyı gördü.İlk önce şaşırdı,hemen sonra mızrağını eline aldı ve koşar adım köyüne yöneldi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Köyde onu bir curcuna karşıladı. Zira bir çok köylü haberi ondan duyduğu anda harekete geçmişti. Tam zamanında görmüştü Zax Alk yabancıları. şimdi köylüler kendilerini çabucak savunmaya alabilirlerdi. Hızla saklandılar köylüler ağaçların arkasına ve çalıların arasına. Bir anda köy büyük bir sessizliğe büründü.

Kaptan Manfor köye doğru yürürken bu sessizliğin doğal olmaktan çok uzak olduğunu anladı. Hemen bir şeyler yapmalıydı...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Köylüler sık ağaçlar ve otlar arasında birer hayalet kadar sessiz ve farkedilmeden hareket ediyordu.Menfor ve adamlarının etrafındaki çember gitgide daralmaktaydı.Kimileri birisini gördüğünü sanıyor hatta bundan emin oluyor ama içlerinde o tarafa gidecek cesareti bulamıyorlardı.Menfor yoluna devam ediyordu artık köyün sınırlarına çok yaklaşmıştı bir kaç ağaç sonra önüne çıkacak olan patikayı izlerse köye çıkabilecekti ama tam bu sırada önündeki ağaca saplanan bir ok onu durdurdu.Okun arkasındaki tüyler siyah yeşil ve kırmızı idi.Menfor bunun bir uyarı oku olduğunu anlamıştı,daha fazla ilerlememesi gerektiğini biliyordu.Bütün tayfalar ve menfor umutsuzca etraflarına bakınıyor ama kimseden çıt çıkmıyordu.Görebildikleri ise zaman zaman etrafta dolanan küçük gölgelerden ibaretti.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Menfor iki elini havaya kaldırdı ve dudakları bir kelime şekillendirdi. "Dost!" Ama korsanlarına havada olan ellerinden birisi ile işaret vereek geriye çekilmeye başlamıştı. Burada yollarına devam ederlerse kaybedecekleri kesindi. Bir düşmanla düşmanın sahasında savaşmak her zaman en tehlikelisi olurdu.

Korsanlar yavaş adımlarla gerilerlerken gözleri etraflarındaydı. Bir korsan hızla elini belinde durmakta olan kılıcına attı ama aynı anda uçan bir ok korsanın eline saplandı ve korsan acı içerisinde yere düştü. Okun ucundaki zaehir damarlarına akıyordu.

"LÃ?NET OLSUN ATEş ETMEYİN. KİMSEYE SALDIRMAYACAğIZ. SADECE BİR Kİşİ İLE, ZİZİ TEMSİLEN BİR Kİşİ İLE KONUşALIM YETER!" Menfor sıkıntı ile yerde ölüme doğru giden adamına baktı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Sözlerinin anlaşıladığından mı bilinmez Menfor sözlerini tamamladığı sırada elinde garip tüyler bağlanmış bir sopa tutan,yüzü garip boyalarla renklenmiş,bir kurt postuna sarılmış adam tek başına ilerideki açıklıkta görünür oldu.Yüzü ifadesiz denebilecek kadar donuk bir şekilde Menfor a dönüktü.Adamı ilk önce tayfalar farketti ve menfora gösterdi.Adam hiç kımıldamadan duruyordu sağ elindeki garip sopayı yukarı kaldırdığında Menfor ve adamlarının dört bir yanından yavaş yavaş artan bir ritimle tamtam sesleri yükselmeye başladı.Bu sesler tayfaların ve açıkçası Menforun gerginliğini ve korkusunu uyandırdı.Adam sopasını sert bir hareketle yere vurduğunda tamtamlar sustu.Havada hafifçe esen rüzgarın ağaç dallarını birbirine sürtmesinden başka ses yoktu.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Zax ALK şefin denizden gelenlerin karşısına çıkmasını izledi ve aynı zamanda denizden gelenin kendisinin anlayamadığı bir dilde bir şeyler söylediğinide işitti. şef elindeki Edem asasını yukarıya kaldırdığında kendisine elinde tutmakta olduğu tamtamı çalmaya başladı ve şef elinde tuttuğu Edem Asasını yere vurduğunda tamtamı çalmayı kesti. Ellerindeki Eem asası sayesinde büyük ruh hep yanlarındaydı ve bu yüzden hiç korkusu yoktu. Köye gelenler geriye dürülecek yada büyük ruhun yardımları ile yok edileceklerdi.

şef olduğu yerde durarak ne konuştuğunu anlamadığı, sürekli konuşarak bir şeyler anlatmaya çabalayan, gelen yabancıların şefi olduğu belli olan adama baktı ve kolundan sarkmış olan etleri dikkatini çekti. Bunu büyük ruhun bir işaret olarak algıladı ve hâla konuşmakta olan ceset gibi adama elini kaldırarak susmasını işaret etti.

Elinde tuttuğu Edem asasını kaldırdı ve adama doğru tutarak "şimdi konuş yabancı!" dedi. Asanın arka ucu kendisine, ön ucu yabancıya çevriliydi. şimdi iki yaşayan ruh arasında bir bağlantı vardı. İkisi birbirlerinin dediklerini anlayabileceklerdi. Aynı dili konuşuyorlarmışcasına birbirlerinin seslerini zihinlerinde duyabileceklerdi.

Birden nefesi kesilir gibi oldu şefin ve sendeledi ama kendisini zorlukla konumunda tutarak bağını kopmaması için zorladı. Bu gelenlerin ne istediklerini öğrenmelerinin tek yoluydu. Ama artık biliyordu. Karşısındaki adamın sürekli acılar çeken ruhunda bir gariplik vardı. Ruh artık bedene ait olmadığı halde hâla orada kalıyordu. Bir engel ruhun bedenden kopmasını engelliyordu. İşte buda büyük ruhun bir işaretiydi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests