YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Malhevian ayağa kalkabilecek gücü kendinde buldu sonunda, kesin olmasada ölüm tehlikesi görülmüyordu şimdilik, yavaşça ayağa kalktı, ilk defa Balor'u dikkatli gözlerle izliyordu ve Malhevian ile o, birbirlerine benziyorlardı...
"o atalarımdan biri!!.." diye haykırdı içinden, bu efsanevi yaratığın kudretini kalbinde hissediyordu.. bu ona güç ve cesaret verdi.. Balor'a bir adım daha yaklaştı.. sesinin biraz daha gür çıkması için bağırdı...
"Lordum!! tek istediğim güç.. ama Malhevian yalnızca fiziksel güç istemiyor.. o her şekilde güçlü olmak istiyor.. ve bunun karşılığında lord ne emrederse yaparım..."
Malhevian'ın sesi bir aslanın kükreyişini andırıyordu şu an...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Balor yanan pençesiyle Malhevian'a dokunmak için eğildi ve adamın omzuna dokundu...
Malhevian'ın zihni bir anda acıyla çarpıldı.

Kara alevlerin arasındaki yanan bir çift gözü gördü ve kalbi adeta duracak gibi oldu. Cehennemin alevinde yanarmışçasına kolunda bir acı vardı fakat omzundaki acıyı engelleyemiyor ve yanan gözlere bakmaktan kendini alıkoyamıyordu.

"Lanetlilerin ilki... Lanetliler lejyonu adına savaş... Tapın ve yandaş topla... Kara duaların dudaklarında kurumadan oraya geleceğim ve eğer bana hizmet etmeye layıksan, ödüllendirileceksin..."

Malhevian, korkunç görüntünün dehşeti zihnine işkence yaparken bir anda omzunda Balor'un dokunmuş olduğu yerin dağlanmış olduğunu farketti. Kırmızı-siyah yanmış etinde hala kıvılcımlar saçan bir sembol vardı, bir daha asla iyileşmeyecek bir yara...

Legion of the Damned (Lanetliler Lejyonu)
Last edited by Raistlin on Sat Nov 27, 2004 12:15 am, edited 1 time in total.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Malhevian dehşet ve acıyı birarada hissetti.. Balor'un sesi hala şiddetle aklında yankılanıyordu.. omzunda acıyla zonklayan yarasını kavradı, acısı o kadar şiddetliydi ki, yarı şeytan dengesini kurmakta zorlanıyordu, gözleri yaşarmıştı.. görüşü puslanmıştı.. herşey, herşey beklediğinin dışında gelişmişti...
"Beni sınıyor.. beni test ediyor!!!" diye haykırdı.. bunu sesli söylediğinin farkında bile değildi, aklı, gözleri bir anlık karanlığın hükmüne girdi.. dev bedeni yavaşça yere düşerken aklında tek birşey yankılanıyordu...
" Tapın ve yandaş topla "
Malhevian uyandığında her taraf karanlıktı, sessiz koridorda tek duyduğu şey kendi hırıltılı nefes alışverişiydi yanlızca.. sonra yavaşça çevrede acıyla haykıran ruhların sesini duymaya başladı....
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Reda tepede bulanan oturduğu Kayalığın üstünden kalktı ve yer yer kurumuş kan lekeli olan siyah zırhına baktı,elini kan lekesinin ve zırhının üzerinde gezdirdi bu kan lekelerinin kime ait olduğunu çok iyi biliyordu.Babasının!.babasını öldürdüğüne dair ne bir acı ne bir pişmanlık hissediyordu.Babası küçük bir asker topluluğunu idare ediyordu,Reda'da bu asker topluluğuna dahildi..Ama babasının bitmek tükenmez luzümsüz emirlerine katlanamıyordu,Reda'nın daha büyük amaçları olmalıydı bu sefil küçük birliğin gölgesinde kalamazdı,içindeki bitmez tükenmez hırsı ve babasına duyduğu nedensiz intikamı dindiremedi ve Babası Reda'nın kılıcının ucunda can verdi.öldürürken büyük bir haz almıştı öldürme duygusu bir nevi içinde oluşan açlığı dindiriyordu ama yeterli değildi daha fazlasına ihtiyaç vardı.Bulunduğu askeri birliği ve babasının cesedini arkada bırakarak Kendi kaderinin peşinden gitti onun bu öldürme duygusunu bitmek tükenmek bilmeyen açlığını tatmin edicek daha büyük amaçlar bulmalıydı...
Bulunduğu tepeden seri adımlarla aşağıya indi,gece kadar koyu olan gözlerini açarak etrafına baktı hisleri onu bir yere yönlendiriyordu bundan emindi bu kadar yolu boşu boşuna yürememişti,adımlarını yavaşlatarak etrafı dinlemeye başladı,birbirine karışmış garip çığlıklar işitiyordu "Birileri yeterince acı çekiyor" diye düşündü ve yüzünde çarpık bir gülümseme belirdi.Ã?ığlıkların seslerini takip ederek yürüdü.Ã?ığlıklar onu bir mabed'e getirmişti,Mabed'den yayılan dehşeti ve kaosu algılayabiliyordu onun duygularına yabancı olmayan olgulardı bunlar "şanslı günümdeyim" dedi fısıltı halinde.Kılıç tutmaktan yer yer nasır olmuş ince ellerini siyah saçlarında gezindirdi ve mabedin içine terüddüt etmeden girdi.
Mabedin görüntüsü elinin kılıcının kabazasına gitmesine neden oldu..Daha önce bu kadar korku saçan bi yerde bulunmamıştı ama girdiğine pişman değildi belkide burası tam onun aradığı bir yerdi.Ã?rkütücü sesler ve bir kükremeyi andıran konuşmalar işitti,adımlarını konuşmaların geldiği yöne çevirdi, giydiği topuklu çizmeler bu mabed'de rahatsız edici bir yankı yaptığı için yavaş yürümeye gayret ediyordu,Temkinli olmalıydı neyle karşılaşıcağını bilmiyordu.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Malhevian sessizce yerde yatıyordu, omuzunda hissettiği acı o kadar derindi ki ve bu histen kurtulmadan yerden kalkmayı düşünmüyordu... Balor her nerde ise şu anda görünmüyordu.. ama Malhevian onun varlığını içinde ve omuzunda hissedebiliyordu, yavaşça olduğu yerden doğruldu.. geldiği yol boyunca yavaş yavaş geri yürümeye başladı ilerledikçe.. bu mabed'in huzursuzluğu içinde belkide huzurlu gelecek sesler duymaya başladı...
tak tak tak...
Sert bir topuğun sesiydi bu, seri adımlarla bu tarafa doğru yaklaşıyordu..
"başka bir test??" diye geçirdi aklından yarı şeytan.. neyseki gözleri ona karanlıktada görebilme imkanı sağlıyordu.. ve ilerde kendine doğru yaklaşan bir insan, dişi bir insan görüyordu,
"Atalarımın yolunda yürüyen biri, onda özel birşey olmalı" diye iç geçirdi, ama başka bir test'de olabilirdi bu, Malhevian ne olursa olsun onurundan vazgeçmezdi, onun onur anlayışı diğerlerinden biraz daha faklıydı.. ona göre onur, diğerlerinin ona saygı göstermesiyle olabilirdi, ve bu dişi her neyse Malhevian'a saygı göstermeliydi.. evet Malhevian bunu sağlamalıydı..
"Arrr!!.. sende kimsin.. burda işin ne..."
Yarı şeytanın kükremeyi andıran sesi.. koridor boyunca binlerce eko eşliğinde yol aldı...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Karşısında dev bir yarı şeytan duruyordu,konuşmadan korku içinde bir süre bakakaldı.Soğukkanlı olmalıydı,Korkmamalıyım! diye içinden bir kaç defa geçirdi,ama kılıcının kabzasını daha sıkı kavramasına engel olamıyordu "Buranın efendisi kim?" dedi şeytanın deminki sorusunu yanıtlamadan.Gözlerini devasa yaratıktan ayırabildiğinde etrafını inceledi duvarlara işlenen acı çeken surat figürlerine baktı.Burda yoğun bir güç vardı ve bu güce şimdiden saygı duymaya başlamıştı..
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

"Buranın sahibi benim atalarım!!!"
Malhevian'ın kızıl ve karanlıkta parıldayan gözleri, kaşlarının gerilmesiyle çatallaştı...
"benim atalarım!!" dedi yeniden.. ikincide sesi bir gürleme gibi çıkmıştı, dev ayaklarını sertçe yere vurdu.. bir kaç kez.. zeminin titrediğini, bir zafer edası ile karşıladı.. şimdi ürkütücü olmuş olmalıydı.. bu kadın ona saygı göstermeliydi...
"Buraya neden geldiğini söyle.. geçmene izin vereyim.."
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Kıpırtısız şeytanın karşısında dimdik duruyordu.Tüylerinin diken diken olduğunu hissetti.Ama hiç aksi bir tepkide bulunmadı,zaten böyle devasa bir yaratığa karşı çıkmak gibi bir niyeti yoktu..Burası tam istediği gibi bi yerdi belkide amaçlarına içindeki hırsa,kine ve kaosa karşılık verebilecek tek yerdi.Tabi böyle şeylerin karşılıksız olmayacağını biliyordu eğer karşılığı neyse vermeye hazır hissetti kendini. "Burda bulunma amacım buraya gelenlerin çoğundan farklı değil burdaki gücü ve kaosu yeterince hissediyorum" dedi net bir ses tonuyla "Ve bu güce hizmet etmek istiyorum" diyerek devam etti.Gözlerini kısarak karşısındaki iblise baktı iblisin ürktücü görüntüsüne alışmaya başlamıştı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Tapınağın ileri koridoru bir anda yükselen alevlerle aydınlandı... şaklayan kırbaç sesi korkunç çığlık eşliğinde yankılandı... Ruhlar acıyla kaçışırken, duvarlardaki ölüler ve kafatasları adeta hareket ederek titrediler. Garip çığlık Reda'nın zihninde anlamlı sözcüklere dönüştü:
"Yaklaş ölümlü... ve öğren..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Zihnindeki tüyler ürptertici sese sorgusuz itaat ederek mabedin sonundaki koridora doğru yürümeye başladı.Kim konuşmuştu? bilmiyordu o ses yaklaşmasını söylüyordu tek bildiği buydu.Yarı iblisin yanından geçerken uzun olmasına rağmen iblisin yanında ne kadar küçük kaldığını dahi farketmemişti,koridorun sonundaki odaya yaklaşırken şaklayan kırbaç sesleriyle irkildi burdaki ürkütücü ahenk heyecanlanmasına ve kanının kaynamasına sebep oluyordu,buranın havası korkunçtu ve bu korkunçluk hoşuna gitmeye başlamıştı.
Koridorun sonundaki odaya girdiğinde deminki gördüğü yarı iblisin bu gördüğü şey karşısında hiçbirşey olmadığını anladı.Kimbilir belkide cehennemin tam ortasına gelmişti,farkında olmadan elini kılıcının kabzasından çekti.Konuşmaya bile cüret edemedi bi anlığına..
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Tapınağın ölümsüz gardiyanı Balor insanı algıladığında uzun tınılı bir çığlık attı *abyssal*. Fakat bu çığlık her canlıya anlayabileceği dilde bir mesaj veriyordu.
" Buraya gelerek çok şeyi riske attın savaşçı. *O*nun topraklarındasın. Kendini tanıt... Eğer cesaretin varsa bana yaklaş ve *O*nunla konuş..."

Dev iblis sağ avucundaki kara alevi oluşturarak, yeniden ateşten kılıcını yoktan var etti.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Devasa Yaratığa doğru yaklaştı kalbi hızlı hızlı atsada yüzünde korktuğuna dair bir belirti yoktu,adımlarını durdurdu ve tek dizinin üstüne çöktü "lordum İsmim Reda kendilerine kara fırtına diyen bir birlikte askerdim,ama onlar beceriksiz ve zayıf bu yüzden onları terkettim" koyu gözlerini Dev iblisten ayıramıyordu.Daha önce bu kadar kudretli bir gücün huzurunda bulunmamıştı, derin bir nefes verdi iblisden yayılan ateş tenini kavurmaya başlamıştı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Etkileyici ölümlü... şimdi Efendiyle yüzleş. Eğer değerliysen ona hizmet etme şerefine sahip olacaksın, değilsen cehennemde seninle özel olarak ilgileneceğim..." ve Balor alevler içindeki avucunu Reda'nın omzuna değdirdi. Reda acıyla yer ve zaman kavrayışını yitirdiğinde kendini cehennemin karanlık dehlizlerinde buldu...

Ã?nünde duran gökyüzüne kadar uzanan varlığı farketti. Vücudundan fırlayan dev dikenler neredeyse kalbini durduracaktı. Dehşet içerisinde karanlıkta parlayan alevli gözleri farketti...

"İçindeki karanlığı gördüm Reda... Ölümsüzlüğü ve gücü bulmak için Lanetliler lejyonunda savaş... Güce ve katliama tapın ve yandaş topla... Kılıcında babanın kanı kurumadan kara rüyalarını gerçekleştirmek için oraya geleceğim... Eğer bana hizmet etmeye layıksan..."

Reda, cehennem varlığının dehşeti zihnine sonsuza dek kazınırken, omzundaki korkunç acıyı hissederek uyandı. İblis'in koluna dokunduğu yer zırhı giysiyi umursamadan etine değmiş ve onu dağlamıştı. Sonsuza kadar Reda'nın iyileşmeyecek yarası asla tükenmeyecek hırsının ve iradesinin bir sembolü gibi kıvılcımla parladı...

Legion of the Damned(Lanetliler Lejyonu)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Malhevian, sessizce kadının attığı acı çığlıkları dinledi, odada dalgalanan alev kümesi bir yükselip bir alçalıyor, koridoru çeşit çeşit kızıl tonlarda boyuyordu.. sesler azalıp, ortam sakinleştiğinde geride sadece acı içinde inleyen kadının yorgun sesi kalmıştı...
"Sınavı geçti.." diye mırıldandı içinden yarı şeytan, belkide bu cılız kadında tahmin ettiğinden daha fazlası vardı, sonuçta ataları onun varlığına tahammül etmişlerdi, onu kabul etmişlerdi..
Yarı şeytan yavaşça kadının yerde yattığı tarafa doğru ilerleri, ilerde yerde yatıyordu, kasılmış eli umutsuzca omzunu kavramaya çalışıyordu, ama avuçlayabildiği tek şey, metal omuz zırhı idi.. Malhevian artık bu kadın ile benzer bir kader taşıdıklarına yemin bile edebilirdi.... belkide bir yoldaş bulmuştu, neden olmasındı, ataları kabul edebiliyorsa, Malhevian çok daha kolay kabul edebilirdi.. ayağı ile yavaşça yerde uzanan kadını itti.. sesi eskisi kadar gürlemiyordu şu an...
"Hey kadın!! ayağa kalk.. kendindemisin??"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Gözlerini açtığında hatırladıkları attığı çığlık,Gördüğü o güçlü varlık ve omzundaki yara.Yarasına dokunduğunda tekrar acıyla yüzünü buruşturdu.Kendisine bir fırsat verilmişti içindeki karanlığı ve katliamı yayma fırsatı,Yeni efendisine hizmet edicekti artık bir amacı vardı..
Gözlerini karanlığa dikmiş kafasında neler yapabilceğinin planını kurarken Dürtüldüğünü hissetti,ilk karşılaştığı iblis duruyordu yanında.Siyah gözlerini iblise dikerek ayağa kalktı iblisde buranın bir parçasıydı mabed'de karşılaştığı tek canlıda oydu."evet kendimdeyim gördüğün gibi iblis" dedi üzerindeki zırhı düzelterek.İblisin omzundada kendi yarasına benzer bir işaret gördü.Aynı amaca hizmet ediyorlardı,duvara yaslandı ve kollarını birleştirdi "İkimizde aynı efendiye hizmet edicez,başlangıç için bir önerin varmı" yüzünde şeytani bir gülümseme belirmişti.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest