BILGELIK YOLU (TANRI:YEMİNER) (BİLGİ,KARANLIK,ÖLÃ
Karanlıkların arasından calis çıktı bu adamın kim olduğunu merak ediyodu.Samwhiil dışındakiler calis i ilk defa görüyolardı calis i görenler şaşkınlıkla yüzüne bakıyordu yüzünde kadim eşf dilinde yazılmış rünler vardı ve rünler bütün vücüdunu kaplıodu.Calis in gelmesi ile kalabalık ortadan açıldı ve adam calisn önündeydi.
-Sende kimsin kimsinki bizi 10 kasabaya götürmeye kalkıosun.Burdakiler efendi yeminer den bir haber gelmeden hiçbir yere gitmiyor.Herkes calisn yaydığı aura karşısında şaşkına dönüd fakat kimsenin gücü calisn aurasını çözmeye yetmedi.Fakat tek bişey vardı herkesin tüyleri diken diken olmuştu...
-Sende kimsin kimsinki bizi 10 kasabaya götürmeye kalkıosun.Burdakiler efendi yeminer den bir haber gelmeden hiçbir yere gitmiyor.Herkes calisn yaydığı aura karşısında şaşkına dönüd fakat kimsenin gücü calisn aurasını çözmeye yetmedi.Fakat tek bişey vardı herkesin tüyleri diken diken olmuştu...
No one hears him cry so he turns to evil...
Genç delikanlı Calis'a baktı...
Sesinde hafif bir alayla birllikte çok da az olsa saygı yok değildi, ama sözlerinin saygıyla uzaktan yakından alakası yoktu.
"Karanlık komutan, komuta ettiklerini getir de ondan sonra karşıma çık.. Efendimiz rütbeye değil yaptığın işe bakar. Karargahta hiçbirşey göremedim, buradakiler bana katılmayı seçiyorsa bu onların seçimidir.. Eğer durdurabileceksen bizi, karşımıza çıkıp bizi durdurabilecek kadar büyük bir kuvvet toplayabildiysen karanlık komutan, önünde saygıyla eğilir ve "
dedi genç adam, sinirli olduğu her halinden belliydi... Gözleri hırsla karanlık komutanın gözlerine dikilmişti ve bu esnada kızıl kılıcını bir anda kınından sıyırıverdi.. Kıpkızık kılıç odanın havasını bir anda değiştirmiş ve dikkatleri üzerine toplamıştı. Genç adam kızıl kılıcı ilk önce karanlık komutana doğru tehditkar bir şekilde tuttu. Sanki kılıcın varlığı bile karşısındakinin üzerinde baskı oluşturuyordu. daha sonra kılıcı sert bir şekilde yere sapladı, kalın taşlar vuruşun gücü ile parçalanmış ve kılıç taşa yirmi santim saplanmıştı.
"bizi yönetmesine saygı duyarım..." dedi genç adam kendinden emin bir şekilde, " ama eğer öyle bir gücün yoksa karanlık komutan, eğer öyle bir gücün yoksa karanlık sana itaat etmeyecektir. Biz saçma rütbelere değil güce taparız, bizi güce götürdüğün sürece emrindeyiz." diye sözünü bitirdi ve aynı heybetle kılıcı sapladığı kayadan çıkardı.
" Evet karanlık komutan, gitmemize bir lafın var mı?" Bu esnada salonda olanlar genç adama daha yaklaşmış ve istemsiz bir savaş silahlarını hazır etmişlerdi. Hepsinin gözlerinde karanlık vardı, gaddarca Calisa bakıyorlardı... onlara kendilerinden daha büyükm gücü göstermesini bekliyorlardı. Kılıcın ezici gücü ve birlikleri karşılarındaki auranın üzerlerinde hiçbir etkisi olmamasını sağlıyordu ve acımasızca Calis'a bakıyorlardı.. daha şimdiden onu öldürürlerse yerinin boşalacağını düşünmeye başlayanlar bile vardı.
Calis kafasında ezici bir kahkaha duydu, bu sesi biliyordu... "Bazıları senden hızlı davranıyor karanlık komutan, daha hızlı olmanı beklerdim.. ama hala komutansın ve onların hiçbiri daha seni indirebilecek güçte değil tabi saçma bir saldırı girişiminde bulunmadığın sürece.." ezici kahkaha bi kez daha kafasında çınladı...
"Delikanlıyı durduracak gücün yok Calis.. fakat bulabilirsin. Ara yoksa sen de tarih olacaksın komutan, benim tapınağımda boş duranlar ve başarısız olanlar uzun yaşamaz... Daha başarısız değilsin ama yeterince başarılı olmadığın da açık..."
Sesinde hafif bir alayla birllikte çok da az olsa saygı yok değildi, ama sözlerinin saygıyla uzaktan yakından alakası yoktu.
"Karanlık komutan, komuta ettiklerini getir de ondan sonra karşıma çık.. Efendimiz rütbeye değil yaptığın işe bakar. Karargahta hiçbirşey göremedim, buradakiler bana katılmayı seçiyorsa bu onların seçimidir.. Eğer durdurabileceksen bizi, karşımıza çıkıp bizi durdurabilecek kadar büyük bir kuvvet toplayabildiysen karanlık komutan, önünde saygıyla eğilir ve "
dedi genç adam, sinirli olduğu her halinden belliydi... Gözleri hırsla karanlık komutanın gözlerine dikilmişti ve bu esnada kızıl kılıcını bir anda kınından sıyırıverdi.. Kıpkızık kılıç odanın havasını bir anda değiştirmiş ve dikkatleri üzerine toplamıştı. Genç adam kızıl kılıcı ilk önce karanlık komutana doğru tehditkar bir şekilde tuttu. Sanki kılıcın varlığı bile karşısındakinin üzerinde baskı oluşturuyordu. daha sonra kılıcı sert bir şekilde yere sapladı, kalın taşlar vuruşun gücü ile parçalanmış ve kılıç taşa yirmi santim saplanmıştı.
"bizi yönetmesine saygı duyarım..." dedi genç adam kendinden emin bir şekilde, " ama eğer öyle bir gücün yoksa karanlık komutan, eğer öyle bir gücün yoksa karanlık sana itaat etmeyecektir. Biz saçma rütbelere değil güce taparız, bizi güce götürdüğün sürece emrindeyiz." diye sözünü bitirdi ve aynı heybetle kılıcı sapladığı kayadan çıkardı.
" Evet karanlık komutan, gitmemize bir lafın var mı?" Bu esnada salonda olanlar genç adama daha yaklaşmış ve istemsiz bir savaş silahlarını hazır etmişlerdi. Hepsinin gözlerinde karanlık vardı, gaddarca Calisa bakıyorlardı... onlara kendilerinden daha büyükm gücü göstermesini bekliyorlardı. Kılıcın ezici gücü ve birlikleri karşılarındaki auranın üzerlerinde hiçbir etkisi olmamasını sağlıyordu ve acımasızca Calis'a bakıyorlardı.. daha şimdiden onu öldürürlerse yerinin boşalacağını düşünmeye başlayanlar bile vardı.
Calis kafasında ezici bir kahkaha duydu, bu sesi biliyordu... "Bazıları senden hızlı davranıyor karanlık komutan, daha hızlı olmanı beklerdim.. ama hala komutansın ve onların hiçbiri daha seni indirebilecek güçte değil tabi saçma bir saldırı girişiminde bulunmadığın sürece.." ezici kahkaha bi kez daha kafasında çınladı...
"Delikanlıyı durduracak gücün yok Calis.. fakat bulabilirsin. Ara yoksa sen de tarih olacaksın komutan, benim tapınağımda boş duranlar ve başarısız olanlar uzun yaşamaz... Daha başarısız değilsin ama yeterince başarılı olmadığın da açık..."
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
herkes karanlık gozlerle calis e bakıyodu. yalnızca o calis e saygı cercevesındekı gozlerle bakıyodu.yavas yavas calis yanına yaklastı calis sanki bunu farketmemıs gıbıydı cocugun sozlerı bıtmıs fakat calis'in kulaklarındakı sesler bıtmemıstı sankı, hala bir seyler dınlıyordu....
yanına geldıgınde dıgerlerıne dondu o da calisle bırlıkte birlikte bir cemberin ortasındaydı...
konustu sureklı gozlerı yerdekı kılıca gozlerı kayarak...
-hicbiriniz bende calis kadar ne saygı uyandırdı nede asalet eger calis in iktidarından suphe duyanlar varsa bende buradayım calis in yanında dedı yapılanların ve konusulanların karanlıgın bu kadar yıllık koruyucusuna yapılmıs saygısızlık oldugunu dusunerek...
ama sadece olanların farkında degıldı sam oylece bır kılıca bır kalabalıga bakıp durdu...
yanına geldıgınde dıgerlerıne dondu o da calisle bırlıkte birlikte bir cemberin ortasındaydı...
konustu sureklı gozlerı yerdekı kılıca gozlerı kayarak...
-hicbiriniz bende calis kadar ne saygı uyandırdı nede asalet eger calis in iktidarından suphe duyanlar varsa bende buradayım calis in yanında dedı yapılanların ve konusulanların karanlıgın bu kadar yıllık koruyucusuna yapılmıs saygısızlık oldugunu dusunerek...
ama sadece olanların farkında degıldı sam oylece bır kılıca bır kalabalıga bakıp durdu...
calise dondu cocuga verdıgı tepkıye baktı.calis e saygı duyuyor ama cocugun daha oncede yuce yemıner tarafından kullanıldıgınıda bılıyordu bır bakıma cocugun sozlerı yemıner sozlerıydı ama mantıklı gelmıyordu
o na bunların yemınerın sozlerı olması oylece bekledı orada bu sefer sadece cailisin bir tepki vermesini bekleyerek...
o na bunların yemınerın sozlerı olması oylece bekledı orada bu sefer sadece cailisin bir tepki vermesini bekleyerek...
Calis genç adamın dediklerindeoldukça hiddetlenmişti gözleri alev alev parlıyodu.
-Eğer benim bu tapınakta ve bu diyarda olmamı istemeyen , komutanlığı yapamayacağımı düşünen buyursun gelsin dedi ve tanrısının ona karanlığı yayması için verdiği kapkara kılıcı kınından çıkardı ve yere sapladı ve sözlerine devam etti
-dediğim gibi buyursun gelsin ve beni öldürsün dedi ve kara cübbesini bira yana fırlattı ve gururla göhsünü açtı.Genç adamın ona doğru yönelttiği kılıcı tuttu ve göğsünün üstüne getirdi calis okadar sinirlnemiştiki kılıcı eliyle sıkıyor ve yerleere oluk oluk kan akıyordu...
-Eğer benim bu tapınakta ve bu diyarda olmamı istemeyen , komutanlığı yapamayacağımı düşünen buyursun gelsin dedi ve tanrısının ona karanlığı yayması için verdiği kapkara kılıcı kınından çıkardı ve yere sapladı ve sözlerine devam etti
-dediğim gibi buyursun gelsin ve beni öldürsün dedi ve kara cübbesini bira yana fırlattı ve gururla göhsünü açtı.Genç adamın ona doğru yönelttiği kılıcı tuttu ve göğsünün üstüne getirdi calis okadar sinirlnemiştiki kılıcı eliyle sıkıyor ve yerleere oluk oluk kan akıyordu...
No one hears him cry so he turns to evil...
ne olursa olsun bende calisleyim diye bağırdı sam benıde ezmelisiniz
ben sadakat ile degil saygı ile baglıyımdır demek ki saygı olmasa benim için ne güç ne de baska seyler olur baskaları kadar kotü olmak yerine kendim gibi kötü olamamı sağlayanda bu ben ne sevgi duyarım ne de sadıkımdır
sadece saygı duyarak taşırım kişileri beni ben yapanda bu saten...
bu yolda ölmek de korkutmaz beni ben yeminer e sadıkım cunku saygı duyuyom ona da...
kılıç elindeydi üstündek hala zırh daha bir kırmızıydı belki üstüne damlayan kanlardan belkide samwhiil in gözlerinden cıkan alevlerden ama daha kırmızıydı...
ben sadakat ile degil saygı ile baglıyımdır demek ki saygı olmasa benim için ne güç ne de baska seyler olur baskaları kadar kotü olmak yerine kendim gibi kötü olamamı sağlayanda bu ben ne sevgi duyarım ne de sadıkımdır
sadece saygı duyarak taşırım kişileri beni ben yapanda bu saten...
bu yolda ölmek de korkutmaz beni ben yeminer e sadıkım cunku saygı duyuyom ona da...
kılıç elindeydi üstündek hala zırh daha bir kırmızıydı belki üstüne damlayan kanlardan belkide samwhiil in gözlerinden cıkan alevlerden ama daha kırmızıydı...
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Amras'ın kafası karışmıştı.Bu adamın gelişini duasına cevap olarak görmüştü fakat calis ve sam'in de yeminer'e ve karanlığa bağlı olduklarını biliyordu.Sam'in ve yeni gelen adamın sözlerini kafasında iyice tarttı. Kendi kendisine "Gerçekte ne istiyorsun,hedefin ne?" diye sordu,cevabı çabuk geldi: GÃ?Ã?
Yeminer'e bağlıydı ve karanlığı yaymaya and içmişti.Elbette karanlık tapınaktaki herkese saygı besliyordu fakat içinden bir ses "adamın yanında dur" diyordu.
Amras eski dostu soğukkanlılığının ve kararlılığının içinde uyandığını hissetti.Gözlerinde cesaret,bedeninde kudret,aklında yapılabilecek en güçlü büyüler adamın yanında yerini aldı ve "Güç için savaşırım, güç için ölürüm.Eğer dostumsanız bütün varlığımı paylaşırım,düşmanımsanız kanımın son damlasına-ruhumun son kırıntısına kadar savaşırım!" dedi.
Yeminer'e bağlıydı ve karanlığı yaymaya and içmişti.Elbette karanlık tapınaktaki herkese saygı besliyordu fakat içinden bir ses "adamın yanında dur" diyordu.
Amras eski dostu soğukkanlılığının ve kararlılığının içinde uyandığını hissetti.Gözlerinde cesaret,bedeninde kudret,aklında yapılabilecek en güçlü büyüler adamın yanında yerini aldı ve "Güç için savaşırım, güç için ölürüm.Eğer dostumsanız bütün varlığımı paylaşırım,düşmanımsanız kanımın son damlasına-ruhumun son kırıntısına kadar savaşırım!" dedi.
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
bu tür bir şeye neden gerek var ben de bilmiyorum ama birisi bana burda durmam gerektiğini söylüyor bu cocuktan cok daha etkili birisi...
benim gercekleri oluşturan kişi bu öyle hissediyorum ...
ayrıca bu yaptıklarım yeminer e karşı değil bunu yeminer in de bildiğine de eminim ama bu cocukla calis arasında bir seçim yapmak muhakeme dahi edilemez ...
calis karanlığa kattıkları karşısında ben sadece GÃ?CÃ?M YETTİGİNCE hak edeni savunmaya calısıyorum...
bence bu iş hiç kimse zarar görmeden hallolabilir...
secilmişe döndü sen sadece yeminer söylediklerini yapıyosun biliyorum ama bende bana içimdeki karanlığın soylediğini yapıyorum eğer sadakatimiz güce olmalıysa beni güce ulaştıracak olanda o karanlık...
kılıcını gögüs hizasına kaldırdı iki eliyle tutuyodu bastard ını ve yalvardı yeminer bana dogruyu göster
benim gercekleri oluşturan kişi bu öyle hissediyorum ...
ayrıca bu yaptıklarım yeminer e karşı değil bunu yeminer in de bildiğine de eminim ama bu cocukla calis arasında bir seçim yapmak muhakeme dahi edilemez ...
calis karanlığa kattıkları karşısında ben sadece GÃ?CÃ?M YETTİGİNCE hak edeni savunmaya calısıyorum...
bence bu iş hiç kimse zarar görmeden hallolabilir...
secilmişe döndü sen sadece yeminer söylediklerini yapıyosun biliyorum ama bende bana içimdeki karanlığın soylediğini yapıyorum eğer sadakatimiz güce olmalıysa beni güce ulaştıracak olanda o karanlık...
kılıcını gögüs hizasına kaldırdı iki eliyle tutuyodu bastard ını ve yalvardı yeminer bana dogruyu göster
calis biraz sakinleşir ve çocuğa sertçe bakarak...
" bu görev bana EFENDİ FİNDOR tarafından verildi ve ancak o alabilir görevide canımıda..."
calis in sesi sertleliyor ve tapınağın duvarlarında yankılanıyordu kendine olan özgüveni geri gelmişti..
"beni kızdırarak sabrımı deniyorsun ufaklık sen kimsinki buna kalkışıyorsun bu göreve seçilmiş olmam
bir ayrıcalıktır eğer sen layık görülseydin sen seçilirdin ufaklık..
1. Karargah yapım aşamasındaki olanlar
2. bittiğindeki olanlanr ın sorumluğu bende idi
senin bundan sonrasına karışman söz konusu bile olamaz...
seninle kaybedecek vaktim yok dünya üzerindeki karanlık gücünü toparlıyor ve ona
eş değer olarak iyilerde aynı durumda güçleniyor...
her zaman bir adım önde olmamız gerekli kulağıma gelenler hiçte olumlu değil ufaklık...
içindeki karanlığı algılayabiliyorum amadaha çok şey öğrenmelisin...
şuan devriyede olan askerlerim ve diğer birliklerim civarı sürekli kontrol altında tutuyorlar
onlar sadece birer piyon onlardan olmanı önermem sana ama işimede karışma...
yönetemi asker iyönetim tarafıma verilmiştir taki sensei ve findor aksini söyleyene kadar
yapılacak olanlardan ben sorumluyum haddini bil..!!!" ses duvarlarda yankılandı ve kulaklara geri döndü...
" artık zamanı gelmiştir güç büyümeye yüz tutmuşken seninle zaman kaybedemem eğer kayda alınacak
bir söyleyeceğin varsa hemen söyle birliklerimi yönetmek için karargaha dönmeliyim..." dedi ve kılıcını yerden çıkardı
kınına soktu üstünü başını topladı kesdkin bakışlarla etraftakileri süzüyordu....
" bu görev bana EFENDİ FİNDOR tarafından verildi ve ancak o alabilir görevide canımıda..."
calis in sesi sertleliyor ve tapınağın duvarlarında yankılanıyordu kendine olan özgüveni geri gelmişti..
"beni kızdırarak sabrımı deniyorsun ufaklık sen kimsinki buna kalkışıyorsun bu göreve seçilmiş olmam
bir ayrıcalıktır eğer sen layık görülseydin sen seçilirdin ufaklık..
1. Karargah yapım aşamasındaki olanlar
2. bittiğindeki olanlanr ın sorumluğu bende idi
senin bundan sonrasına karışman söz konusu bile olamaz...
seninle kaybedecek vaktim yok dünya üzerindeki karanlık gücünü toparlıyor ve ona
eş değer olarak iyilerde aynı durumda güçleniyor...
her zaman bir adım önde olmamız gerekli kulağıma gelenler hiçte olumlu değil ufaklık...
içindeki karanlığı algılayabiliyorum amadaha çok şey öğrenmelisin...
şuan devriyede olan askerlerim ve diğer birliklerim civarı sürekli kontrol altında tutuyorlar
onlar sadece birer piyon onlardan olmanı önermem sana ama işimede karışma...
yönetemi asker iyönetim tarafıma verilmiştir taki sensei ve findor aksini söyleyene kadar
yapılacak olanlardan ben sorumluyum haddini bil..!!!" ses duvarlarda yankılandı ve kulaklara geri döndü...
" artık zamanı gelmiştir güç büyümeye yüz tutmuşken seninle zaman kaybedemem eğer kayda alınacak
bir söyleyeceğin varsa hemen söyle birliklerimi yönetmek için karargaha dönmeliyim..." dedi ve kılıcını yerden çıkardı
kınına soktu üstünü başını topladı kesdkin bakışlarla etraftakileri süzüyordu....
No one hears him cry so he turns to evil...
-
Dark_WizarD
- Kullanıcı

- Posts: 51
- Joined: Tue Oct 26, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
-
blackdagger
- Kullanıcı

- Posts: 19
- Joined: Tue Oct 28, 2003 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
