Masaüstünde Senaryomu - Serbest oyunmu

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Yok abi, en iyi denilen ZB bile doğaçlama oyunda eninde sonunda bir yerde tıkanacaktır... Bence en azından her görevde bir kaç kontrol noktası şart. Gerisi ise doğaç gidebilir. Fakat bu noktalar olmazsa olmaz şeklinde olmalı...

Mesela oyuncular her görevi başaracak diye bir şart yok. Bu yüzden oyuncular saçma sapan bir şekilde ölebilir, oyun bitebilir ve ne kadar saçma olursa olsun bu da bir sondur. Fakat illa ki istediği olsun diyen adamlar, hep oyunda ne bileyim şöyle her görevimizi başaralım mantığı ile yaklaşanlar bence "tamamen doğaçlama" oyunlardan yana olurlar...

Halbuki DM'in senaryo notları vs. vs. olmalı. Bir kere doğaçlama oyunda yapboz, labirent vs. olmuyor. Böyle oyunda ancak zar atılır. Fakat karakter kadar oyuncuları da kasmak ve zevk almalarını sağlamak gerekir...

Yukarıda bahsettiklerim konusunda size iki örnek vereceğim:

1-) Modern DnD oyunumuzda 1.5 saat karakter hazırladık ve gece vakti kafamız allak bullak olduğundan ve ev ortamının rahatlığından dolayı bunlar saçmalamaya başladı ve ben de oyunu şu şekilde bitirdim; Terörist olan bomba yaparken patladı, gerizekalı bir mutant olanı hastaneye kapadılar, iki serseriyi de hapse attılar ve böylece oyun 20 dakikada bitmek zorunda kaldı... Kısacası; karakterlerin başına her şey gelebilir. Fakat bu "senaryodan uzaklaşıldığı için" değil; "oyuncuların her istediğinin olmadığı" içindir.

2-) İki kişi; az önce grubun diğer elemanları tarafından basılmış olan taht odası boşaldığında (arkadaşlarının peşinden gitti herkes) tahtın oralarda bir yerde olan hazine odasının girişini bulmalıdır.

Uzun uğraşlardan sonra tahtın arkasında bir çevirmeli düğme olduğunu fark ederler. Bunu sağa çevirdiklerinde taht 2 parmak kadar havaya kalkmakta ve altındaki 50x65 boyutlarındaki kuyu ağzı ortaya çıkmaktadır. Fakat üzerindeki taht nasıl kalkacak onu bulmaları lazım.

Sağa, sola, ileri, geri, saat yönünde ve tersinde ilerletmeyi denediler; oynamadı. Üzerine oturdular; kapandı. Ã?evirmeli düğmeyi denediler, ancak tahtı azıcık kaldırdı. Açılan boşluğa parmaklarını vs. soktular, bir şey olmadı. Tahtın arkasında, içine saklandıkları perdeleri, duvarları, odadaki kolonları, sütunları, kapıyı, tavanı, yeri, tahtın önündeki basamakları vs. vs. her yeri aradılar... Sonuç negatifti.

Son olarak kılıcı tahtın altındaki aralığa sokup oynattılar, olmadı... Kanırtarak kaldırdıklarında tahtın çok hafif olduğunu ve ön tarafındaki menteşeler sayesinde öne doğru devrilerek altındaki girişi ortaya çıkardığını fark ettiler...

İşte bu tarz cevabı basit fakat oyuncunun kasıp da bulamayacağı (Vaz geçmek üzereydiler) ya da zor bulacağı bilmecelerde; doğaçlama oyun oynuyorsanız; (BİR) o girişin nerede olduğu en başta belli değildir. (İKİ) Bunlar bulamayınca sütunlarda vs. bir yerde bunu kaldıracak bir şey çıkardı çünkü nasıl kaldırılacağı belli değildir. (Ã?Ã?) Girişin şekli ve bilmecenin içeriği bir kere aşırı basit ve bulunması kolay olurdu çünkü içeriği belli olmazdı...

Kısacası bazı şeylerin önceden belli olması gerekir. Fakat vaz geçtiklerinde neler olacağını da belirlemeniz gerekir. Bunda da doğaçlama gidebilir neler olacağı mesela... Genel hatlar belli olmalı diyorum hala...

Saygılarımla...
Türklider...
hoptirik
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 46
Joined: Mon Oct 11, 2004 10:00 am
Location: kayıp diyarlar
Contact:

Post by hoptirik »

senaryo uygundur..!!
SamWhiil
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 181
Joined: Thu Nov 04, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by SamWhiil »

senin guzel tartısmak dedıgın kısının arap mı fransız mı yoksa sadece olaya fransız mı oldugunu tahmın etmek oldugu surece ben ve sen arasında tartısmanın cok guzel olacagı konusunda suphelerım var...



Ayrıca tanrıya ınanıgını soleyıp onun varlıgını kanıtlayamacagını soluyosun
tanrıya ınanıyosan onun ısmının gectıgı bır kac kıtap okumussundur yada en basit haliyle eger orta okul veya lıse okuduysan (tahsilin hakkında bir bilgim olmadıgı ıcın konusuyorum) o sırada dın bilgisi ve ahlak kulturu ısmıyle bır ders ıslemıs olman gerekıyor. o derste dahi allahın varlıgını ıspatları dıye bır konu vardır.eger bır konuda kendın yetersız ısen baska kaynaklardan yararlanmanı tavsiye ederım shadow master ...



benım changes ısımlı kısıyı neden kattıgım konusunu yeterınce acıklamıstım ama bır daha soyleyeyım sana benım soyledıklerımın changes ısımlı kısının ıma ettıgı seylerın hane derler hıcbır baskı altında kalmadan soylenmıs seylerdir...

verdigin orneklerın tamamı aynı seye gosterılen tepkı gosterıyomus gıbı geldı bana yada tepkıden zıyada soyledıgım sadece bır paragraf ıcın ornek gosterıldıgını goruyorum...

neyse konuyu carpıtmadan klavyemı degırmem gerektıgı konusunda bır kac kere daha uyarıldıgımı soylemek isterim :D tuslar bırıbırıne fazla yakında bu yüzden libya vatanşlıgına gecmem gerektıgını dusunmuyorum :D
neyse geyıgı bırakalım

nasıl yane ınancların yerını fıkırler aldıgında: bır ınanc olsaydı senın tanrıya ınanıpta onu kanıtlayamaman gıbı bu kadar fazla fikir beyan edememem gerekırdı

saygılar
Image
Shadowmaster
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 402
Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Shadowmaster »

Samwhiil dostum,
Ayrıca tanrıya ınanıgını soleyıp onun varlıgını kanıtlayamacagını soluyosun
tanrıya ınanıyosan onun ısmının gectıgı bır kac kıtap okumussundur yada en basit haliyle eger orta okul veya lıse okuduysan (tahsilin hakkında bir bilgim olmadıgı ıcın konusuyorum) o sırada dın bilgisi ve ahlak kulturu ısmıyle bır ders ıslemıs olman gerekıyor. o derste dahi allahın varlıgını ıspatları dıye bır konu vardır.eger bır konuda kendın yetersız ısen baska kaynaklardan yararlanmanı tavsiye ederım shadow master ...
Sence de biraz abartmadın mı? :D Tanrının varlığını ne Kuran-ı Kerim, ne bilmem din kültürü bilgisi kitabı ne de başka bir şey kanıtlayabilir. Kanıt olsaydı, inanç olmasına gerek kalmazdı. Bir ile birin toplandığında iki olduğuna inanırım, demezsin, bilirim dersin. Ã?ünkü formeldir ve kanıtlanması mümkündür, ya da su 100 derecede ısındığını bilirim dersin, inanırım demezsin.

şimdi, Tanrı gerçekten var mı? Nasıl kanıtlanmış bu? Musa'nın denizi ikiye ayırdığını mı kanıt göstermişler? Peki, asıl soru şu, Musa'nın denizi ikiye yardığını kanıtlayabilirler mi? Açıkçası biraz uçtun. :D

Peki ben sana bugün odanın içinde uçtuğumu ve Tanrı'nın bana uçma göreviyle, dünyanın etrafında dönmemi söylediğini iddia etsem ben Tanrı'yı sana kanıtlayabilir miydim? Benim söylediklerimin gerçek olduğunu nasıl bilemezsen, Hz. Musa'nın ya da Hz. Muhammed'in mucizeleri nasıl elden gerçekleştirdiklerini de bilemezsin. İspatlayamazsın.

Ama inanabilirsin. ;)

Neyse, söylediklerimin konuyla uzaktan yakından bir alakası olmadığından birkaç şey daha ekleyeyim. (Damara göre şerbet).

Turkleader'ın verdiği örneğin bir başkası da ben ZB'lik yaparken başıma geçti. Oyuncularımdan biri hücreye hapsedilmişti. Dışarı çıkmaya çalışıyordu. Bir arkadaşı gelip anahtar getirdi ve kapının kilidini açtı. Dikkat, kapıyı açtı demiyorum. Daha sonra diğer arkadaş geldi ve kapıyı açıyorum dedi. Kapıyı itti. Kapı açılmadı. Sonra iki saat uğraştılar. Kapıya Knock attılar, başka anahtarlar denediler, hatta demirleri eritmeyi denediler.

Tek yapmaları gereken kapıyı itmek değil, geri çekmek olmalıydı. ;)
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
SamWhiil
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 181
Joined: Thu Nov 04, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by SamWhiil »

sevgili shadow master oncelıkle dedıgın gıbı sanırım hıcbıyere varamayacagız sanırım cunku fıkırler degıl ınanclar uyusmuyor..

aslında ınanılan gerceklerı ve bılınen gerceklerı bırbırıne dusman eden bazı
ornekler var
İzledıgım bır belgeselde musa nın denızı yarmıs olmasının ımkansız oldugunu fıravundan kacarken denızın goc yolları uzerınde olmadıgını soyleyıp denız yardı dedıklerınde aslında hicbir gercek tarafının bulunmadıgına ınanmaya baslayacak kısıler yarattılar(kaynak discovery channel )denız goc yollarının yaklasık yuz kılometre dısında kalıyormus...
(burda anlatmak ıstedıgım aslında yardıgını kanıtlayamayabılırler ama yarmadıgını kanıtlayabılırler)

aslında belkıde tanrının varlıgını bılımsel bırkac seyle acıklama arzusu
burdan kaynaklanmıstır bence ınanıldıgı kadar bılınmesı gerektıgını dusunduler bence ve bu gereklıydı daha cok kısının ınanması ıcıın en azından...
saygılar...
Image
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Arkadaşlar lütfen konuya dönün.. bu konuyla ilgili mesaj atıldıkça cevap gelecektir ve konu tanrı'nın varlığı değil... bu iş için MSN yada türevlerini kullanmanızı öneririm..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest