Alternatif Son... Yazar:Yeorda

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Locked
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

Grup uzun bir süre yol aldı Arada bir Utrik ağlamaklı bir şekilde dinlenmek istiyor ama yeorda izin vermiyordu.. Elinde mielikki nin kılıcını ondan güç alır gibi tutuyordu... Tanrıçasının çok az insana bahşettiği bir şeref kendisine bahşedilmişti.. Vadilerin arasından Ufak ağaçlık bir alandan bir ırmağın üzerinden (yeorda hepsini tek tek sırtına alıp geçirdi...) böylece geçtiler.. Hiç durmadan ilerliyor ve ilerliyorlardı.. Güneş batıp yıldızlar çıkınca bile devam ettiler.. Ancak ay tam tepeye vardığında yeorda yol arkadaşlarının yorgunluğunu farkedebildi.. Utrik bayılacak gibi idi. Estebin nefes nefese idi Nodaril bile azimle karşı koymaya çalışsa da yorgunluğunu saklayamıyordu.. Yeorda tapınağa az kaldığını biliyordu bir iki saat ama grup bunu bile kaldırabilecek gibi değildi... Gruba dönüp peki dinlenelim dedi ve böylece ara verildi... Beş dakika sonra estebinle utrik uyumuştu bile.. Nodaril bir süre uyanık kaldı ve kamp düzeninin kurulmasına yardım etti ... Sonra bir süre oturup sohbet ettiler... Tanrılardan konuştular Hala onların var olup olmadığından ve bu olayı nasıl karşıladıklarından... Yeordanın neşesi nodarili de kendine getirdi ama sonra Nodaril de dayanamadı ve uykuya yenik düştü.... Sonra Nodaril gecenin bir yarısında kendini yapayanlız buldu.. Sonra birden çevresi ışıkla sarılmaya başladı.. Nodaril gözlerine inanamıyordu.. Azuth dedi kendi kendisine ... Bu o olmalı ama bir şey görmedi sadece ses duydu.. Ey müridim en büyük sınavına hazır mısın??? Evet dedi nodaril... Yarın coraxın durdurulmasını ancak sen sağlayabilirsin yalnız sen... Senin acı çekmen gerekecek.... Onun seni görmesi... Bir an için nodaril terreddüt etti ne kadar acı diye sordu... Bu yarın belli olacak ama .... Nodaril bir an korktu ama sonra hazırım eyy azuth dedi senin bilgeliğine ulaşmak için her şeyi göze alırım.. Ey cesur Nodaril dedi azuth sözünü tut diyarların geleceği sana bağlı.. Coraxı ele geçiren canavar kord tapınağı ile yetinmeyecek.... Bana güvnebilirsin dedi nodaril... Coraxın beni acı çekerken görmesini sağlayacağım....
Bir an sonra ortalık tekrar karardı ve uyandığında nodaril yeordanın sert sesini duydu hadi kalkın tanrım tanrım geç kallmış olmalıyız .. Ama gerilerden duyulan bir ses daha vardı iç ürperten bir ses bu dünyaya ait olmayanbir ses Bir anda Nodaril de telaşa kapılda geç kalıyorlardı.. Hadi gidelim diye bağırdı Nodaril Estebin de sesi duymuştu tanrı aşkına ilerde bir şeyler oluyo... dedi.. Evet oluyor dedi yeorda ve bunu durdurmalıyız... Neden diye sordu estebin yoksa bu ..... herşeyi yok edecek... Tanrım diye düşündü estebin sonra aklına geldi bu maskın görevi idi ve bu şey ne olursa olsun bir tanrının öfkesinden kötü olamazdı ya da estebin öyle sanıyordu.. Böylece yola çıktılar... Onlar ilerledikçe ses yaklaşıyordu... Yeorda bir ormanın ortaya çıkması için dua etti Sonra duası kabul edilmiş gibi ağaçlı bir araziye çıktılar Sonra bir yandan yürürken uçan bir kartalla bir şeyler konuştu arada bir ona bakanlara siz yürüyün diyerek onların durmasını engelledi.... Sonunda birden ağaçlık arazi bitti... Ve karşılarındaki manzara hepsinin nefesini kesti kanatlı yaratıklar ordusu tapınağı örümcekler gibi kuşatmış saldırıyorlardı.. Başlarında da havada duran bir zamanlar corax olan yaratık vardı.. Nodarilin gözleri yaşardı.. Yerde de kaleyi zorlayan başka yaratıklar vardı.. Zaman zaman kaleden dökülen kızgın yağlar bir iki yaratığı yakıyordu.. Rahiplerin güçleri tükenmiş olmalı idi ki artık büyü yapılmıyordu... Büyük bir gürültü duydular birden kalenin üstündeki yaratıklar dört bir yana saçıldı.. Orada sıradan bir insan olmayan birisi duruyordu... Cordun oğlu dedi nodaril bu tapınakta olduğunu duymuştu... yaratıklar geri çekildiler... Sonra liderleri ilerledi... Negultar... Suratındaki çarpık ifade gülümsemeye benziyordu.. Kılıcını kaldırdı.. Cordun oğlu corax içine bak dedi senle dövüşmek istemiyorum.. Negultar güldü... Sefil yaratık bu tür numaralara başvuracak hale geldin demek.... Cordun oğlu dişlerini sıktı... Sen böyle bir yaratık değilsin dedi Tanrına zarar verme... Aptal dedi negultar sen ve senin aptal tanrın kimin umurunda bakalım beni ne kadar eğlendirebileceksin... Hayıııır dedi cordun oğlu bunu yapma... Çok konuştun paladin dövüş bakalım dedi negultar ve hızla uçarak bir kılıç darbesi indirdi Paladin darbeyi rahatlıkla karşıladı ama yandan gelen yumruğu son anda farkedin yuvarlanarak kaçtı... Sonra bir an sonra kanatları ile hareket eden negultar yine yanında idi... negultarın çevresinde kılıçla dönerek ve darbelerden kaçıp diyerlerini karşılayarak mücadele etti... Bütün alan adeta donmuş dövüşü izliyordu.. Estebin bir anda fısıltı il yanındakilere aşağı inmek istiyorsak tam sırası dedi.. Estebinin gösterdiği yerlere basarak sessizce aşağı indiler yukarıda dövüş sürüyordu.... Sonra estebinin isteği ile utrik hepsini görünmez hale getiren bir iluzyon büyüsü yaptı... Dövüş devam ediyordu.. Negultar da paladin de çok büyük bir güce sahipti ama negultarın tanrısal gücü ne olursa olsun insani bir güç olan paladinin üzerinde idi. Paladin güç kaybediyordu.. Risk almak zorundaydı.. Elinde birden beliren bir bıçak negultara yöneldi... Bıçak negultara zarar vermezdi ama açık hedefti.. Negultarın kılıcı iştahla açık kola atıldı kolun kesilmesinden bir an önce paladinin kılıcı negultarın karnına saplandı ama derine inemeden kolundaki sıyrık yüzünden kılıcı çekti ... İkisi de darbeleri istedikleri gibi yapamamışlardı... Dövüş çok kısa bir süre durdu.. Sonra negultar çığlık atarak saldırdı... Paladinin kolunu kullanamama avantajından yararlanmak istiyordu ama paladin darbelerden ustaca kaçıyordu.. Ama artık gücü tükeniyordu... Paladin son bir çaba ile korda yalvardı gücünü bana veeeeer diye... Bir anda kılıcı iki eliyle kavradı ve negultarın üzerine indirdi negultar darbeyi karşıladı ama kılıç yavaş yavaş ilerliyordu. Bir an sonra kılç dönüp başka noktadan atıldı... Negultar ancak uçup kılıcın yolundan çekilerek kurtulabildi.... Bir süre hasmından uzaklaştı ve tekrar saldırdı... hasmı bu saldırıya koşup saldırarark cevap verdi bunu bekliyorduson anda hasmının hemen üstünde durud ve o geçtikten sonra kılıcı sırtıla sapladı... Paladin acı hissetmedi tek bir düşünce vardı aklında başarısız olmuştu son umut da bitmişti.... Sonra gözleri karardı ve herşey bitti.. Bir an sonra yaratık ordusu çığlıklarla kaleye saldırmaya başladı. Taşları söküyorlar pencereleri pençelerini sokup içerdekilere saldırıyorlardı.. Nodaril çok geç kaldık dedi yeorda ise hayır dedi... Birden tepelerin altından bir düdük sesi duyuldu... Saldırgan ordu başını kaldırıp yukarı baktı güçlü bir ses duyuluyordu saniyeler sonra bir ormanın aşığı inişi görüldü.. Ordu üyeleri ağaçları ilk başta yakabilirdi ama yapamadılar.. Sonra ağaçlar aşağı indi.... Efsanevi ağaç ordusu.. Mielliki demek senle de başa çıkacağız diye bir ses duyuldu... Negultarın sesi.. Ormanın inişini izleyen saniyede ise ortalığı bir kartal sürüsü sardı ... Artık ortalıkta gerçek bir savaş vardı.. Ordu ateş güçlerini garip bir şekilde kullanmıyor ve ağaçlarla kanatları ve kaba güçleri ile başetmeye çalışıyordu.. Kahramanlarımız ise ağaçların ortasında manzarayı izliyorlardı... Kartallar tepelerdeki canavarlara saldırdılar.. Ve kıyasıya bir savaş başladı.. Canavarlar daha güçlü idi ama kartallar daha çevik bir şekilde farklı noktalardan saldırıyorlardı.. Birkaç canavar öldü yine de kartallar çok daha fazla kayıp veriyordu.. Negultar tepede sahneyi keyifle izliyordu.. Ona saldıran birkaç kartalı kolaylıkla hakladı... Sonra bir den artık kırık olan kale kapıları açıldı.. Kordunu son müridleri savaşa katılmaya gelmişlerdi... İşte dedi negultar şimdi geçek savaşı görüceğiz.. Sonra birden oldu ağaçla dövüşen bir yaratık ateş gücünü kulandı.. Ağaç kendi çevresinde döne döne yanmaya başladı.... Birkaç saniye sonra her yer yanan ağaçlarla dolmuştu bazı yaratıklar ağaçlara çarpıp ölüler ama çok yoğun olmadıkça ateş onlara zarar vermiyordu.. Daha çok çıkan insanlar bundan zarar gördü... Ve yaratıklar girişteki boşluktan tapınağa girmeye başladılar... Öatıdaki savaşta da artık kartallar arasıra çevik hareketlerle kaçma çabalarına rağmen savaşı kaybetmiş gibi idiler...
Kahramanlarımız savaşın tam ortasında kalmışlardı. Utrik in büyüsü birden bozuldu.. Aman tanrım dedi nodaril.. Artık her şey bitmiş gibi idi.. Estebin hızla harekete geçip bir yerlere saklanmaya çalıştı.. Pek bir yer yok gibi idi belki sönmüş bir ağaç gövdesi.. Yeorda kılıçla saldırıya girişti...
User avatar
yeorda
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 219
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am
Contact:

Post by yeorda »

Kılıç son derece iyi kesiyordu yeorda birçok rakibi dövüşürken arkadan onları yakalayıp kesti.. Yanan ağaçlardan da kolaylıkla kaçtı .. Yaratıklar bir süre sonra onu yakmaya çalıştı ama o kaçmaya çalışırken nodarilin büyüsü onu bu saldırılardan korudu. Negultar ufak dengesizliğin farkında idi Yavaşça aşağı indi.. Bu arada estebin saklandığı ağaç yığınından savaşı izliyordu Bir anda bir homurdanma duydu arkasında küçük bir yaratık vardı tırnağı Estebinin karnının üzerinde idi ve gülüyordu.. Bir anda Nodarilin bir darbesi ile yaratık sendeledi.. Sonra döndü tırnağını nodarile salladı.. Nodaril ölümcül darbeden kaçmayı başardı ama yüzü boydan boya çizildi... Estebin bir an durdu hayııır diye bağırdı ve arkasından yaratığı haçerledi.. Sonra nodarile döndü iyi misin dedi.. Nodaril bir an sendelese de ayağa kalkmayı başardı. Aman tanrım dedi estebin sen hayatımı kurtardın.... Nodaril önemli değil dedi sen dostum değilmisin Bir anda bir ses duydular ve ileri baktıklarında negultarın çığlıklar atarak yeordanın yanına indiğini gödüler sıra yeordada idi... Yeorda döndü ve rakibi ile yüzleşti... Nodaril ve estebin negultarı düşmenlarının yüzündeki eğlenceli ifadeyi görebiliyorlardı.... Sonra negultarın çevresi ilüzyonlarla kaplandı. Ve negultar onların hepsi ile dövüşürken biraz sendeledi kısa bir süre sonra utrik in çığlığını duydular.. Bir yaratık utriik i tırnağına batırıp havaya kaldırıyordu.. Utrikin karnı deşilmişti... Nodaril soğukkanlılığını kaybetti... Hiç denemediği kadar büyük bir büyüye başladı bir yandan azuth a dua ediyordu.. Ama sol yanından gözüne yaklaşan pençeyi farkedemedi...
MASK
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 276
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Contact:

Post by MASK »

Bir an sonra pençe gözüne girdi ve nodaril yere düştü

Gölgeler tanrısı MASK doğru anın geldiğini farketmişti gülerek
kızın hasarının kalıcı olacağını düşündü bir azuth rahibi
olan bir kız bunu kabul edecek ve tedaviye bile yanaşmadan bunla
yaşayacaktı ama asıl acıyı corax çekecekti.... O anı
negultarın kafasında defalarca canlandırdı hayııııııııır
diye bağırdı negultar yERE DÖşTÖ VE YUVARLANMAYA BAşLADI...
Görünt kafasında canlanmaya devam ediyordu Biraz daha kan dedi
biraz daha kan sonra boynuzlar yok oldu ve yerde çıplak bir şekilde
yatan corax duruyordu... Oradaki tüm yaratıklar bir an durup savaşa
baktılar ve sağ kalmış birkaç kord müridi kalenin içinden zafer
çığlıkları geliyordu... Ama evet diye düşündü Mask sonunda
negultar tekrar kılıcın içinde idi... Birden Coraxın
kalktığını farketti dev sendeliyordu.. Ama çığlıklar onu
ayağa kaldırmıştı sonra yerde yatan nodarili ve yanındaki
yaratığı gördü içinde zayıf bir ses saldır diyordu.. Kılıcı
kavradı ve bağırarak saldırıya geçti yaratık hiç direnmedi
hatta kıpıprdamadı bile.. Kılıç ona saplandı ve kanını emdi
ihtiyaç duyduğu son kanı ... Sonra bir anda kıpırdamaya
başladı.. Corax kılıcı elinden düşürdü ve dehşetle ona
bakmaya başladı.. Negultarın esirliği kesin olarak sona
eriyordu.... Kılıç titredi ve bir ışık silsilesi yaratarak
patladı Corax kendini nodarilin üzerine atmıştı... Sonra ortaya
çıkan yaratık bir öncekinden çok daha büyük on metreye varan
boyu kalın derisi ve boynuzları ile negultardı... Gücü coraxla
mücadelesinden dolayı çok azalmıştı ama oradaydı işte... Sıra
mielikide diye düşündü MasK... Mieliki bir anda bir ilahi
başlattı diyarların dört bir yanındaki rahipleri ayine eşlik
ettiler yaratıklar ve negultar ortaya çıkan güce direndiler.. Bir
an sonra Mask kendisine bağlı rahiplerinin güçlerini emerek onlara
katıldı.. Diyarlardaki yüzlerce rahip belki birkaç gün bitkin
yatacaktı ama önemi yoktu... şu anda bu savaşın kazanılması
gerekli idi çünkü.. Ortaya çıkan enerji muazzamdı ama negultar
ve ordusu direniyordu... Mask cord dedi telepatik yolla bize katıl

Basamaklarda cord savaşın gidişatını şaşkınlıkla izlemişti
tam kaybedilmişken yeniden bir ümid doğmuştu.. Negultarın ordusu
aslında üç tanrının gücüne bile direnebilirdi ama bu insanın
iradesi onu bu birçok tanrının yapamayacağı kadar
zayıflatmıştı... Kord ilahiye tüm gücü ile katıldı..
Yaratıklar açılan boyut kapılarından birer birer sese
dayanamıyor ve parçalanıyorlardı.. Yeorda ilahiyi hayranlıkla
dinliyordu.. Hepsi tüm yaratıklar birer birer yok oldu.. Ama
negultar direniyordu... Dakikalarca süren bir ilahinin sonuda
şarkını gücü zayıfladı ve bunu yardımı ile miellikiye sesin
geldiği yere pençesini savurmayı başardı.. Mielliki negultarın
yanında etkiyi güçlendirmeye çalışıyordu ama beklenmedik
hareketin yarattığı darbeyi yedi Mavi bir parıltı nın
sendelediği görüldü sonra melodi durdu.Evet dedi negultar kendini
yavaşça toparlayıp şimdi yüzleşme zamanı pislik tanrıça
kılıcı ileri atıldı ama mielliki çekildi bıçakları ahenkle
negultara doğru yaklaşıyor ama negultar onları çok net bir
şekilde karşılıyordu.. Deliriyor muyum dedi yeorda bu tanrıçası
idi eminidi ama..... Kaybediyordu... Sonra gri bir parıltı
yeryüzüne indi... Bir annegultar durakladı ve kord dedi bıçak
koluna saplanmıştı ama hemen dönüp kuyruğu ile mielikkinin
koluna darbe indirdi tanıça darbeninetkisi ile yere yığıldı..
Negultarın kılıcı havada dönüp kordu karşıladı.. sONRA
TANRIÖADA SENDELEYEREK AYAğA KALKTI. Ve bıçakları ile dövüşe
katıldı. Negultarın karşısındaki ikilinin kendi kılıçları
yoktu bu nedenle ikisi de zorlanıyordu.. Özellikle miellikinin
darbeleri çok ağırşlaşmıştı... Bir an sonra negultar kılıcı
korda saldıracak gibi kaldırdı gücü ile kılıca hamle yapan
kordun darbesinden sıyrılıp miellikinin kalbine vurdu tanrıça
için çok ağır bir darbe idi sendeleyip düştü dövüş
dışında kaldı.. Ancak bu darbenin sonunda kordun dev kılıcı
sırtına girdi Negultar nefessiz kaldı ANCAK BİR çELME İLE KORDU
SENDELETTİ sonra geri dönüp kılıcını korda sapladı... Sonra
birden hataını anladı bir tanrı daha vardı aslında hep biliyordu
ama dövüş heyecanı onu unutturmuştu arkasında Maskın
kılıcının acısını hissetti. Seni de götüreceğim MASK dedi ve
tanrının üzerine yığıldı Maskla negultar bir süre boğuştular
Negultara göre epey güçsüz olan MaskIN PEK şansı yoktu sonunda
negultar son darbeyi indirecekken mielliki ve kord aynı andanegultara
darbe indirdiler(ikisi de son birçaba ile ayağa kalkmışlardı..)
geri dönen negultar bir de Mask tan darbe yedi.. Mask sendeleyip
ayağa kalktı Negultar güsüz ama son darbeyi indirebilecek üç
tanrının önünde yatıyordu.. Ama darbe gelmedi Orada bulunanlar
alttaki yerin açıldığını gördüler sonra bir şey negultarı
içeri çekti ve yer kapandı...
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
MASK
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 276
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Contact:

Post by MASK »

MASK kırmızı bir bulut yeniden ayaa kalktı vucudu kırmızı bir
bulut halini aldı... Corax tüm olanları şaşkınlıkla seyretmiş
olan corax birden hiddete kapıldı hırsızların tanrısı herşeyin
sorumlusu ordaydı... Koşarak ona doğru saldırıya geçti
kılıcını bulutun içine savurdu birden her yer kırmızı bir
sisle kaplandı.. Nerdesin MASK diye bağırdı corax.... Buraya
seninle savaş için gelmedim corax hesabımızı ödedik.. Öık
ortaya diye bağırdı corax.. Yeorda el yordamı ile coraxın yanına
geldi dur dedi onaCorax biraz olsun duruldu ve kılıcını beline
taktı Konuş dedi... Savaş bitmedi... Daha büyük bir düşman...
Bununla kıyaslanamayacak kadar Yeorda bir an ürperdi üç tanrının
zorlukla öldürdüğü düşmandan daha büyüğü.... Onungelmesini
önlemek için reynelde gitmelisiniz gizli asanın ülkesi... Nerde bu
reyneld dedi corax.... Uzak bir ülke yerini cyric gizliyor
göremiyoruz.. Cyrice hizmet eden bir tarikat bu ama onu da
kandırıyorlar... Kahretsin dedi corax öyleyse nasıl ulaşacağız
bu ülkeye Malowanı bulun ... Kim dedi corax ülkenin prensi gizli
asayı kız kardeşi yönetiyor.. En son geldiğiniz kasabada
buçıkluğu arıyordu hırsız bir buçukluk... şu yakaladığım
mı?? diye sordu corax evet dedi Mask O... o HALDE DÖNELİM DEDİ
CORAX... Durun dedi Mask üçünüzün de tanrısı güçsüz ve
yanınızda olamayacak Gücümüzü toplamamız zaman alacak o zamana
kadar diyarlar sizin kontrolünüzde Bir anda kordun sesi gürledi
sana kılıcımı veriyorum corax sen bundan sonra seçilmişimsin..
Corax kılıca baktı Ben bunu haketmiyorum dedi korda Kord negultarı
sen olmasan yenemezdik sen onu hiç düşünemeyeceği bir kuvveti
kullanarak zayıflattın bunu herkesten çok hakediyorsun corax....
Corax elindeki kılıca baktı
Bu arada Mask SAKLANMIş ESTEBİNİN YANINDA İDİ . estebinin
yüzüne baktı ve hata yapmadığını bir kere daha anladı....
Estebin ellerindeki kılcı farkettiğinde sessizliğin fısıltısı
dedi Estebin kılıca hayranlıkla baktı MASK ilk defa kılıcını
bir müridine veriyordu.... Sonra sis yavaşça ortadan kalktı ve
üç tanrı yavaşça kayboldular görevinizi yerine getirin dedi
tanrılar biz gücümüzü toplayana kadar overseerın gelmesini engelleyin... Ve sonra yok oldular.. Bunun hemen ardından Corax estebinin boğazına yapıştı... mask dedi demek mask müridisin.. Estebin sesinde en ufak bir korku olmadan müttefik dedi ve bu son olacak.. Yeorda coraxın omzuna vurdu ve bırk dedi haklı bu görevde maskın gücüne ihtiyacımız var.. Corax estebini bıraktı ve tamam o zaman pislik dedi yaşamana izin vereceğim ..... Bu son olacak diye söz verdi estebin sonra kılıcı vereceğim ve herşey bitecek.. Birden bir çığlık duydular bir şey estebinin beline sarılmıştı daha arkaya bakınca bir kapının farkına vardılar corax koştu ama ancak elin parmağını kesebildi sonra kapı kapandı ve nodaril kayboldu Hayıır diye bağırdı corax ve diz çöktü.. Bir an sonra estebinle yeorda da oradaydılar... Yeorda elleri ile sanki açabilecekmiş gibi kapıyı yokluyordu.. Kesili parmaktaki yüzüğü ancak estebin farkedebildi bu bahsedilen tarikatin simgesi... Yeorda birden aman tanrım dedi ona kapıyı açtıracak büyüyü yaptıracaklar Corax bir süre çaresizce ne yapacağını düşündü... Sonra gidelim dedi şu malowanla buçukluğu bulalım.. Yeorda bir an geriye baktı tapınak dedi belki sağ olan.. Hayır dedi corax sertçe kord tapınağı kendini toparlar vakit kaybedemeyiz.. Nodarilin hayatını kurtarışını hatırlayan estebin evet dedi edemeyiz... Hadi o zaman dedi yeorda yola çıkalım Kasabanın ilerisinde malowanın izini bulabileceğini düşünerek... Böylece üç kahraman yola çıktı... Arkalarında artık tanrıları yoktu sadece onları sembolize edilen kılıçlar veonların seçilmişi olmanın verdiği güç. Karşılarındaki düşmana karşı ne işe yararsa... Karanlığın gelişini gelmek için böyle yola çıktılar... Geride kalan kord tapınağındaki vahşetse başarısızlıkları durumunda gelecek karanlığın habercisi gibi idi....
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest