Ufak bi Öadır
" mektbunuz aldım sayın Thlyrotel ama ortada bilmediğiniz olaylar gelişti bu yüzden benim ve tanrım hakkında çabuk yorum yapmayın neyse dediğiniz gibi bunları tartışmaya gelmediniz" biraz ortamın sakinleşmesini bekledi sonra yeniden konuşmasını sürdürdü "evet yanınızdaki kişiyi tanıyorum aslında son bir kaç gündür onun gelmesini bekliyordum" bu kişiyle yaşadığı günler aklına geldi gözlerinde değişik bir kıpırtı belirdi sonra Thlyrotel in yanında sessizce duran kumaşlarla kaplı böcayıya yöneldi "merhaba Ezakiel gelmene sevindim".
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Bu sözleri duyan elf sessizce başını sallar..anladığını belirten bir ifadeyle, Lysana ile konuşması gerekenler vardı.. daha doğrusu ona ihtiyaçları vardı.. ama bu beklemeliydi.. öncelikle bu Böcayı işini halletmeliydi...
Elf sessizliğini koruyarak.. geriye dostu Hrisskar'ın ve Logan'ın yanına çekilir...
Elf sessizliğini koruyarak.. geriye dostu Hrisskar'ın ve Logan'ın yanına çekilir...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
squan efla'nın gidişini mazur karşılamıştı.Araştırma yapmaya gitmişti.
Tam lysana ya bir şey söyleyeceği zaman içeri bir kaç kişi girmişti.Anladığı kadarı ile lysana yı arıyorlardı.Squan kenara çekildi.Olup bitenleri izlemek için.
Ã?nde duran elf lysana ya ve dragonfire a suçlamalar yağdırmıştı.squan soğuk kanlılığını koruyordu.Belliki kendisini fark etmemişlerdi.
Lysana elf i sakinleştirici bir laf söylemişti.
Squan lysana nın yanına giderek "Hayırdır lysana önemli bir şey mi var??
Yoksa savaşa katılman için mi geldiler??"
Lysana nın duyabileceği bir seste söylemişti.Sorgular bir şekilde lysana nın gözlerine bakıyordu...
Tam lysana ya bir şey söyleyeceği zaman içeri bir kaç kişi girmişti.Anladığı kadarı ile lysana yı arıyorlardı.Squan kenara çekildi.Olup bitenleri izlemek için.
Ã?nde duran elf lysana ya ve dragonfire a suçlamalar yağdırmıştı.squan soğuk kanlılığını koruyordu.Belliki kendisini fark etmemişlerdi.
Lysana elf i sakinleştirici bir laf söylemişti.
Squan lysana nın yanına giderek "Hayırdır lysana önemli bir şey mi var??
Yoksa savaşa katılman için mi geldiler??"
Lysana nın duyabileceği bir seste söylemişti.Sorgular bir şekilde lysana nın gözlerine bakıyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green sessizliği bozarak şimida tanrıların neyapı ne yapmadığını taratışacak vaktimiz yok savaş çok yakın ve birşeyler yapılmalı tanrılar yanımızda olsun yada olmasın.Senin sorunuda cevaplayayım insan, evet Lysana'yı onu savaşa çağırmaya geldik ama sadece onu değil tüm diyarı bu savaşa cağırıyoruz ve anladığım kadarı ile komutansınız o zaman orduların hazırlanması gerek bu savaş bizi ilgilendirdiği karda size ilgilendiriyor.Belki bu savaş son savaş olmiyacak ama en azında kayıbı az kazancı bizden yana olna bir savaş olmalı.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Saygılarımla...Yanında çocuk gibi kalan insanlara ve elflere bakan kocaman kumaş yığını hiç bir şey söylemeden yere oturdu. Kendinden emin bir görüntüsü vardı. Kumaşın altından görünmeyen gözlerinin rahibeye baktığını anlamak için onları görmeye gerek yoktu...
Yavaşça başını ve yüzünü açan böcayı goblinsi kulaklarının ve iri, garip başının ortaya çıkmasını sağladı. En tepkisiz kalan kişi bile bir kaşını kaldırmıştı.
"Ã?ağırdın, geldim... şimdi herkesin neden bu kadar telaşlı olduğunu bana anlatacaksın. Ne bu? Dünyanın sonu mu geldi? Hayatta ney insanları bu kadar ümitsiz gösterebilir?"
Rahatsız edici hırıltılı bir kahkahadan sonra konuşmasına devam etti;
"En son insanları böyle gördüğümde köylerinde hiç evlenecek genç kız kalmamıştı..."
Türklider...
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
evlenecek genç kız kalmamışmıydı ??
yani o kadar ümitsizmi görünüyoruz ?
yani o kadar ümitsizmi görünüyoruz ?
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan oturdugu sandalyeden kalktı ve benim gitmem lazım dedi ve elf dostlarına elini sıkarak yol koyuldu
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
RP DIşI NOT: Arkadaşlar çok özür diliyorum, Cilveli keçi hanında buraya gelmemizin öncesinde "karakterin karizması düşük" demiştim ama yeniden hesapladım dün, yanlılık yaptığımı fark ettim. Karizmamdan herhangi bir eksi almadığımı fark ettim. Bu konuda çok özür diliyorum...
Saygılarımla...
Saygılarımla...
Türklider...
böcayının laflarına karşı gülmemek için kendini zor tuttu " hayır merak etmeyin bu diyarda yeterince kız vardır zaten sorunumuz da o değil uzun bi süredir diyarda savaş söylentileri var bu yüzden telaşlı ve tedirgin görünüyoruz henüz bazı kararlar almadık ama bunlar sadece söylenti henüz savaşın başladığına dair pek belirtiler yok ama tabi tedbiri elden bırakmamak gerek" böcayının yerde oturduğunu görünce ayağı kalkması için işaret etti " yerde oturmana gerek yok burdaki sandelyelerden birine kurulabilirsin" Thlyrotel in ve büyücününde ayakta durduğunu görür onlarında oturması için işarette bulunur sonra tekrar böcayıya döner " bana borcunu ödemek istiyorsun ezakiel ama ben sana o iyiliği bir borç olarak yapmamıştım ama yinede borcunu ödemek sana kendini iyi hissetircekse birşey söylicem dediğim gibi savaş söylentileri var ezakiel eğerki savaş olursa dragonfire dan dilerimki olmaz savaşta bizim yanımızda yer alırmısın"
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Sessizce beklemişti... Herkesin kendi kararını kendi alması için. Gözleri onu izleyecek olanlara takıldı. Karşı çıkanlaraysa sadece kısa bir süre baktı. Sonra kimin dinlediğine aldırış etmeden konuştu. " Diyarda bir kötülük varsa, ki gerçekten çok fazla var, bunu bir şekilde engellemeliyiz." Derin bir nefes aldı. Sanki bilinen bir gerçeği söylüyordu. Evet bazı kimselerin dediği gibi ölümler olabilir. Ama denilen gibi bu kötülük olmaz. Amaçsızca ölümler olsaydı kötülük diyebilirdik buna. Bizimkiler amaçsız olmayacak." Kapıya doğru hızla ilerlerken cübbesi savruldu. "Denilen gibi hana gidiyoruz. Ve bir karar verdiysek ne olursa olsun bunu uygulamalıyız."
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Paladin çadırın önüne gelmişti. Etraf bıraktığı gibi görünüyordu. Kapıya doğru ilerledi. İçeri girdi. Daha önce görmediği rahip elbiseli biri kendisine doğru geliyordu.
-Selamlar rahip deyip, başını eğerek selam verdi.
-Selamlar rahip deyip, başını eğerek selam verdi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Saygılarımla...Böcayı Lysana'ya bakarak sakince sırıttı. Sırtında asılı bohçaya elini uzatır gibi yaparak gülümsedi;
"Buralarda kötü birileri vardır?" sırıtması, bir goblinsiye göre anormal temiz ve düzenli dişlerini ortaya çıkarırken bir insanın başını rahatça çiğneyebilecek kadar büyüdü ağzı gülüşü nedeni ile; "Acıktım..."
Ağır ağır ayağa kalktığında sırıtması en geniş haline gelmişti "şu savaş çabuk çıksa da bari, karnımızı doyuralım... Bu tapınakta yiyecek bulamayacağız..." Ardından hırıltılı bir kahkaha atıp çadırın kapısına yöneldi majenta'nın ardından...
Türklider...
Andero rahibin tepkisini ilginç karşıladı. İçinden bir rahibin bu tarz bir davranışta bulunmasına neyin neden olabileceğini merak etti. Daha sonra boşverip tapınağa girdi.
İçeride daha önce konuştuğu rahibeyi gördü. Adını hatırlamaya çalıştı. "Lysana idi sanırım". diye düşündü. Etrafındaki insanlarla konuşuyordu. Biraz dikkatli bakınca komutanında onların yanında olduğunu gördü. Oraya doğru ilerledi.
İçeride daha önce konuştuğu rahibeyi gördü. Adını hatırlamaya çalıştı. "Lysana idi sanırım". diye düşündü. Etrafındaki insanlarla konuşuyordu. Biraz dikkatli bakınca komutanında onların yanında olduğunu gördü. Oraya doğru ilerledi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Kutsal paladin gruba doğru ilerlerken bir anda durdu. İlerleyemiyordu, acı çekiyordu. Dizlerinin üstüne çöktü. Ellerini göğsünün üstünde birleştirdi. Ã?ksürmeye başladı. sanki ruhu çekiliyordu. Vücudunun her yeri aynı anda acı çekiyordu. Düşünemiyordu. Acı çok büyüktü. Ondan bir parça kopuyordu sanki. İç organları dışarıçııyormuş gibi hissetti yada bu olayın hissi böyle olurdu herhalde.
Paladin kusmaya başladı. Ã?nce beyaz olan kusmuğu yavaşça kırmızıya döndü. Kanı çekiliyormuş ve ağzından kan kusuyor gibiydi. Sonra durdu. Bir an için öylece kalakaldı. Sonra yavaşça yana devrildi. Fal taşı gibi açılmış gözleri hiç kırpılmadan boşluğa bakıyordu. Bir süre hiçbir şey söyleyemedi. Sonra yavaşça fısıldadı.
- Beni kandırdı...
Dragonfire... İnandığı tanrısı, ona çağrısını veren tanrısı amacına en çok yaklaştığı o anda, ona kendini adamaya en yakın oluğu o anda ondan çağrısıı geri almıştı. Andero'nun hayatının geçmiş 24 yılını kaplayan çağrısı artık yoktu.
-Beni kandırdı... dedi tekrar hafifçe. Hala yerdeydi. Dizlerinin üstüne kalktı sonra. Başını kaldırdı. Daha yüksek bir sesle
-Beni kandırdı... dedi. sonra tekrar yere düştü.
Paladin kusmaya başladı. Ã?nce beyaz olan kusmuğu yavaşça kırmızıya döndü. Kanı çekiliyormuş ve ağzından kan kusuyor gibiydi. Sonra durdu. Bir an için öylece kalakaldı. Sonra yavaşça yana devrildi. Fal taşı gibi açılmış gözleri hiç kırpılmadan boşluğa bakıyordu. Bir süre hiçbir şey söyleyemedi. Sonra yavaşça fısıldadı.
- Beni kandırdı...
Dragonfire... İnandığı tanrısı, ona çağrısını veren tanrısı amacına en çok yaklaştığı o anda, ona kendini adamaya en yakın oluğu o anda ondan çağrısıı geri almıştı. Andero'nun hayatının geçmiş 24 yılını kaplayan çağrısı artık yoktu.
-Beni kandırdı... dedi tekrar hafifçe. Hala yerdeydi. Dizlerinin üstüne kalktı sonra. Başını kaldırdı. Daha yüksek bir sesle
-Beni kandırdı... dedi. sonra tekrar yere düştü.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest