Yüksek Büyücülük Kulesi (RPG) / Sınava Gir
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
''Pekala hanım efemdi herkezi lan kim ve burası neresi?Size yardım ememi istiyosanız sorularıma cevap vermeniz gerek ve bu arda bu ormanın yaratıcısı olduğunu idda eden bir elf var bunun onula alkası olabilirimi?''Hrisskar kadının yüzündeki endişeyi korkuyu fak etti buraya gelen herne idi ise baya büyük ve güçlü olmalıydı koca kasabay yıkabilecek kadar bu ne olabilirdi.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
Ereshin
- Başbüyücü
- Posts: 171
- Joined: Wed Aug 04, 2004 10:00 am
- Location: 35,5 KARŞIYAKA, İstanbul
- Contact:
Ereshinin aklından binlerce düşünce geçiyordu. İlk aklına gelen soru "KİM??" oldu, sonra "NASIL??", daha sonra da "NE YAPACAğIM şİMDİ??"".. durdu "sakin olmalısın" dedi kendi kendine "bikere neredeyim ve bu gerçek mi?? Daha az önce Erethan yanımdaydı ve şimdi bu toplu mezarda!!! Ne zaman öldü ne zaman gömüldü?? Ya zamanda bir atlama yapmış olmalıyım ki buna ihtimal vermiyorum ya da bu bir görü"" fakat bu görü gerçek gibiydi". Fazla gerçek gibi. Kalktı iki damla gözyaşı inanmasa dahi abisinin ölüm fikri üzerine gözlerinden aktı".. sonra arkasını dönüp uzaklaştı , rastgele bir yöne yürümeye başladı"""
I break the silence now because I want the facts known. If I am to be judged let me be judged by the truth.
Kadın anlatmaya başladı daha sonra aceleyle kelimeleri yutarak konuşuyordu,Hrisskar birçok defa kadına cümlesini tekrarlatmak zorunda kaldı...Bu yer Tekyol kasabasıydı...ormana giren herkesin gelebileceği tek yer burası olduğu için,ormandaki elf'i ise hiç duymadığını söylüyordu...gelen yaratığıda görmemişti oysa geliyor insanları alıyor ve gidiyordu,köy bakımsızlıktan harebeye dönmeye başlamıştı..."...ve lordum biz konuştukça oğlum ölümüne yaklaşıyor...lütfen acele etmeliyiz...aklıma gelen tek yer,batıda akarsuyu takip ederseniz bulabileceğiniz mağara..." ve kadın hıçkırıklara boğuludu...
arkasını dönmüştü ve ilerlemeye devam ediyordu.fakat içinde garip bir huzursuzluk vardı.bir adım dahi atmak istemiyordu.attığı her adım onu amacından uzaklaştırıyormuş gibi hissediyordu.şimdi farkında olmadan durmuştu ve boş boş önüne bakıyordu.kıpırtısız.ve içinde hakim olmakta güçlük çektiği büyük bir huzursuzluk.Ereshin wrote:Ereshinin aklından binlerce düşünce geçiyordu. İlk aklına gelen soru "KİM??" oldu, sonra "NASIL??", daha sonra da "NE YAPACAğIM şİMDİ??"".. durdu "sakin olmalısın" dedi kendi kendine "bikere neredeyim ve bu gerçek mi?? Daha az önce Erethan yanımdaydı ve şimdi bu toplu mezarda!!! Ne zaman öldü ne zaman gömüldü?? Ya zamanda bir atlama yapmış olmalıyım ki buna ihtimal vermiyorum ya da bu bir görü"" fakat bu görü gerçek gibiydi". Fazla gerçek gibi. Kalktı iki damla gözyaşı inanmasa dahi abisinin ölüm fikri üzerine gözlerinden aktı".. sonra arkasını dönüp uzaklaştı , rastgele bir yöne yürümeye başladı"""
aniden arkasında birşeylerin kıpırdadığını hissetti!adrenalinin verdiği hızla arkasına dönüverdi birden ve gördükleri karşısında hissettiği dehşeti gizleyemedi!bir çığlık patlatıverdi!ufku olmayan sonsuz mezarlıkta hertarafa yayılan bir çığlık.bir iki adım sendeledi,ayağı hemen dibindeki mezartaşına çarparak düşmesine neden oldu.
''olamaz!'' deyiverdi önce...
bu kadarı da bir görü olamazdı.
''hayıııııııııııııııııııııııırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr!!!!!!!!!!!''
topraklar birbiri ardına yarılıyor ve bütün vücutları deforme olmuş ölüler ayağa kalkıyorlardı!
hissettikleri tek canlı ereshin di ve ona doğru inleyerek yaklaşıyorlardı...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Hrisskar kadından daha fazla birşey elde edimyeceğini anlayınca onu orada bırakarak yola koyuldu yol boyunca tek birşey düşündü neden?Neden bukadına yardım ediyordu onu tanı mıyordu bile bekide gideceği yerde ölecekti kadın ve oğlu onun umrunda bile değildiama ona yarıdım etmesi gerektiğini düşünüyordu neden?Soruları ile meşkul olduğundan nekadar yol aldığını tahmin edemiyordu kadının dediğini yapmış ve batıdaki akarsuyu takip edip maranın girişine kadar gelmişti ve kararını verdi içeri girecekti neden olduğunu bilmiyordu ama kadına yardım etmek istiyordu ama iş cıkarları doğrultusunda değişebilirdi.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Mağaraya girdi Hrisskar,içerisi zifiri karanlıktı ,mağaranın girişini nispeten rahat ilerledi,dışardan gelen ışık şimdilik yeterliydi ama birkaç metre sonra bir ışık kaynağına ihtiyaç duyacağı kesindi,hem bu kokuda neydi...ah küf kokusu çürümüşlük kokuyordu heryer...rüyasını hatırladı koku o kokuya benziyordu ama bu çok daha ağır çok daha dayanılmaz bir kokuydu,hem bu mağaranın zemininde ne vardı böyle yürümek çok zordu zemin taştan değildi,daha yumuşak birşeylere basıyordu..."ah lanet ışık,ışık..."dedi kendi kendine...hımm büyü,basit bir büyü...çantasından kullanabileceği birşey aradı bıçağı oldukça uygundu bu iş için...konsantre oldu Hrisskar sözleri düşündü karmaşık kelimeler bir bir netleşmeye başladı kafasında,bir yandanda ağzından dökülüyordu kısa bir süre sonra bıçağı soluk bir ışıkla parlamaya başladı,"ahh...bu daha iyi şimdi bakalım bu mağara neden yapılmış böyle..." ve gördü Hrisskar köydeki insanlara ne olduğunu gördü mağara duvarları zemini heryer insan uzuvlarıyla doluydu, koku lanet kokunun kaynağı buydu...derken ilerden gelen sesle irkildi,korkunç bir kükremeydi,yaratığı gördü 2 metrelik obez bir insan gibiydi...ama sadece uzaktan yüzü,gözleri kötülüğün odağıymış gibiydi,ağzı göğsüne kadar sarkmıştı ve çevredende daha kötü kokuyordu...
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Hirsskar dehşete kapılmış bir şekilde geriledi gözlerine inanamıyordu karşısında haya bile etmediği bir yaratık duruyordu devdi ne yapacağını şaşırmış bir şekilde etrafa bakındı bu yaratıkla mücadele edebilrimiydi emin değildi ya kadın onun cocuğu?Umrında bile değildi kendi yaşamı onlarınkinden daha değerliydi o sefil insalar için buraya geldi için bile kendine kızdı ve mağranın dışına doğru hızla koşmaya başladı arkasına bile bakmıyordu.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
Ereshin
- Başbüyücü
- Posts: 171
- Joined: Wed Aug 04, 2004 10:00 am
- Location: 35,5 KARŞIYAKA, İstanbul
- Contact:
Genç büyücü hemen kendini topladı ilk anlık korkuyla aklına ilk gelen şeyi koca bir ateştopunu zombilerin üzerine gönderdi.......... patlamanın ardından hata yaptığını hemen anladı "kahretsin yaklaşıyorlar ve çok fazlalar" konsantre oldu ve kendisinin uçmasını sağlayacak büyünün sözlerini söyledi.......... yerden yükselmeye başladı. yükseldi....yükseldi.........sonra ilerledi ve kaçtı kaçabileceği son hızla ve gidebileceği kadar uzağa.............
I break the silence now because I want the facts known. If I am to be judged let me be judged by the truth.
ereshin fly büyüsünü yapmış gökte ilerliyordu.bu büyünün süresi belliydi.bu yüzden olabildiğince hızlı bir şekilde yol katetmeyi planlamıştı.bulunduğu yükseklikten aşağıya baktığında görebildiği başka hiçbirşey yoktu.sonsuzluğu takip edercesine uzanan mezarlık...Ereshin wrote:Genç büyücü hemen kendini topladı ilk anlık korkuyla aklına ilk gelen şeyi koca bir ateştopunu zombilerin üzerine gönderdi.......... patlamanın ardından hata yaptığını hemen anladı "kahretsin yaklaşıyorlar ve çok fazlalar" konsantre oldu ve kendisinin uçmasını sağlayacak büyünün sözlerini söyledi.......... yerden yükselmeye başladı. yükseldi....yükseldi.........sonra ilerledi ve kaçtı kaçabileceği son hızla ve gidebileceği kadar uzağa.............
işte bu durum onun umudunun iyice kırılmasına yol açtı.kaçacaktı ama nereye kaçacaktı.
sonra arkasından ürpertici birşeyin ona yaklaştığını hissetti!dönerek kavis aldı ve arkasından ona doğru yaklaşana doğru yöneldi.
ve tüyler ürpertici bir yaratığın_bir spectre_ ona doğru yaklaştığını gördü.
ve asıl kanını donduran şey ise spectre nin solgun suratının abisi erethan ın suratı olmasıydı!
''ereshin!bana yardım et!''
ses erethan ın sesinin aynısıydı.aynı derinden gelen bilge ses tonu.
''burada kapana kısılmış durumdayım.kurtulmama yardım et!''
ereshin şaşkınlığını üzerine atmaya çalışmıştı.ama ne yapacağını bilmiyordu.abisine yardım etmeli miydi etmemeli miydi?
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Kaçtı Hrisskar,arkasına bile bakmadan ve önünü bile görmeden,lanet karanlık diyordu içinden...büyüsüne ne olmuştu böyle zifiri karanlıkta hiçbirşey göremiyordu...sonra sonra ışığı gördü...ışığa doğru yöneldi,ve oraya ulaştığında karşısında Erethan vardı...yine kuledeydi..."Hoşgeldin genç büyücü sana cübbeni takdim etmek benim için onurdur..." dedi Erethan,ellerinde kırmızı bir cübbe vardı...Hirsskar dehşete kapılmış bir şekilde geriledi gözlerine inanamıyordu karşısında haya bile etmediği bir yaratık duruyordu devdi ne yapacağını şaşırmış bir şekilde etrafa bakındı bu yaratıkla mücadele edebilrimiydi emin değildi ya kadın onun cocuğu?Umrında bile değildi kendi yaşamı onlarınkinden daha değerliydi o sefil insalar için buraya geldi için bile kendine kızdı ve mağranın dışına doğru hızla koşmaya başladı arkasına bile bakmıyordu.
-
Ereshin
- Başbüyücü
- Posts: 171
- Joined: Wed Aug 04, 2004 10:00 am
- Location: 35,5 KARŞIYAKA, İstanbul
- Contact:
Gözleri faltaşı gibi açıldı Ereshin"in ölüm korkusundan öte birşeydi bu, umutsuzluğun ve abisinin ona ihtiyacı olmasının hissettirdikleri üzerindeki korkuyu almış daha önemli hiçbir şey bırakmamıştı" ölüde olsa abisiydi ve yardıma ihtiyacı vardı ba_ka hiçbir_ey önemli deildi o anda"".. tedbiri bıraktı genç büyücü ve spectreye doğru ilerlemeye başladı gözlerinden boşalan yaşların farkında bile değildi ağzını açtığında sesi titrek ve zayıf çıkıyordu" "Neler oldu sana ağabey, nasıl yardım edebilirim sana???"
I break the silence now because I want the facts known. If I am to be judged let me be judged by the truth.
ereshin bu sözleri söylemesinin ardından spectre nin gözlerinde ani bir parıltı belirdi.ellerini ereshin in bedenine doğru yöneltti.ereshin bundan kaçamıyordu.karşısındaki abisi de olsa bu hareket onun için oldukça ürperticiydi.Ereshin wrote:Gözleri faltaşı gibi açıldı Ereshin"in ölüm korkusundan öte birşeydi bu, umutsuzluğun ve abisinin ona ihtiyacı olmasının hissettirdikleri üzerindeki korkuyu almış daha önemli hiçbir şey bırakmamıştı" ölüde olsa abisiydi ve yardıma ihtiyacı vardı ba_ka hiçbir_ey önemli deildi o anda"".. tedbiri bıraktı genç büyücü ve spectreye doğru ilerlemeye başladı gözlerinden boşalan yaşların farkında bile değildi ağzını açtığında sesi titrek ve zayıf çıkıyordu" "Neler oldu sana ağabey, nasıl yardım edebilirim sana???"
sonra aniden spectre nin suratı değişiverdi!iğrenç ve şekilsiz bir ifade ona bakmaktaydı şu an.elini ani bir hamleyle ereshin in göğsüne soktu ve suratını ona santinler kalana kadar yaklaştırdı.
ereshin bu yeni gördükleri karşısında gözlerini kapadı ve çığlığı bastı.
sanki bir an sanki yüzlerce yıl.ne kadar süre geçtiğini bilmiyordu.kendini soğuk mermerden koridorda yatarken buldu.ayağa kalktı .yol ilerideki hole açılıyordu.temkinli bir şekilde hole doğru ilerledi.
koca bir taht onu karşıladı.tahtın önünde cüppeli bir kişilik duruyordu.
''selamlar ereshin.ben Chemosh.''
bu sözler ereshin in ruhunda yankılanıyordu.karşısındaki olağanüstü güçlü birisiydi.bunu hissedebiliyordu.
korkutucu bir güç,kendini hiç güvende hissetmiyordu.
Chemosh parmaklarıyla ona sağına bakmasını söyledi.ereshin o yöne doğru baktı.büyüsel bir enerji küresi içine birisini hapsetmişti.
''içindeki cevheri gördüm büyücü.ve bu oldukça ilgimi çekti.ayrıca seni buraya getirmekte de hiç zorlanmadım.''
ereshin ruhun kürenin içinde umutsuzca savruluşunu izledi.
''tanıdık bir sima senin için büyü kullanıcısı'' diye araya girdi Chemosh.
ereshin tam o anda tanımıştı.
''Erethan!!!...''
''seninle pazarlık yapacağız genç büyücü.paarlığın kimin üzerine kurulu olacağını da anlamışsındır herhalde.''
ardından tüm holde yankılanan bir kahkaha geldi Chemosh tan.
''HAHAHAHAHAHA .ne düşünüyorsun genç büyücü.pazarlık teklifimi kabul ediyormusun?''
derinden bakan gözleri tehdit edercesine ereshin i izliyordu.onun gözlerinde yanan intikam ateşini...
bundan zevk alıyordu Chemosh.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
Ereshin
- Başbüyücü
- Posts: 171
- Joined: Wed Aug 04, 2004 10:00 am
- Location: 35,5 KARŞIYAKA, İstanbul
- Contact:
Ereshin başını önüne eğdi sakin olmalıydı sinirli yapısı Ereshin"in en zayıf yönüydü"".. ama karşısındaki bir tanrı dahi olsa bunu yapmaya hakkı yoktu yani abisine bu acıları çektirmeye, şimdi anlam verebiliyotrdu birazcık olanlara bunlar ancak bir tanrının parmağı işin içindeyse gerçek olabilirdi"". Başını kaldırdı kaşları çatık fakat kendini kontrol ederek "Ne istiyorsun???" sesinin güçlü çıkmasını istemişti ama biraz titremişti elinde olmadan.. korkuyormuydu evet ama kendisi için değil abisi için"""""
I break the silence now because I want the facts known. If I am to be judged let me be judged by the truth.
ereshin in yüzü buruk bir şekilde karşılamıştı karşısındakini.ereshin korkarak karşısındakini daha çok güçlendirdiğini hissediyordu.sert bir ifadeyle ona karşılık vermek istemişti fakat daha da başarısız olmuştu.
Chemosh ona gülümseyerek karşılık verdi.kurnazca bir sırıtıştı bu...
''ruhunun derinliklerinde aradığın şeyi hissedebiliyorum büyücü.aslında basit bir pazarlık yapacağız seninle.''
suratında bariz bir ifade vardı.sanki ereshin i önemsemiyormuş gibi.bunun pazarlığı daha da kolaylaştıracağına inanıyordu.sözüne devam etti.
''gücü elbetteki seversin değil mi büyücü''
''bu bana gücün nasıl geleceğine bağlı.''
Chemosh bu cevabı beğenmişti.cüppesini düzeltti gözlerini tam olarak üzerinde yoğunlaştırmıştı.
''tabii ki...'' dedi.
''istersen sana güce nasıl kavuşacağından bahsediyim önce...''
ereshin dinlemeye başladı.
''abinin ruhunu sana teslim edebilirim.lakin benim yardımcılarım arasında yer alacaksın.benim için yürüyecek benim için savaşacaksın.''
ereshin pür dikkat kesilmişti.tapınılası bir güç onun ruhunu kavramaya çalışıyordu.bu güç karşısında büzülen bedeni dizleri üzerine çökmesine neden oldu.başını kaldırıp karşısındakinin yüzüne bakmaya çalışıyordu.
''ancak ben istersem yüzüme bakabilirsin büyücü!''
''gücüme karşı koymaya çalışma!yoksa yapacaklarım hiç hoşuna gitmez!''
ereshin in zihninde kopan fırtınalar düşünme yetisini engelliyordu.sanki bildiği hiçbir büyü yoktu.
''teklifim budur.bende sana müritlerimin yanında yer alman için abinin ruhunu teslim edeceğim.''
ereshin gücün üzerinden biraz daha kaldırıldığını hissetti.
Chemosh cevap bekliyor olmalıydı...
Chemosh ona gülümseyerek karşılık verdi.kurnazca bir sırıtıştı bu...
''ruhunun derinliklerinde aradığın şeyi hissedebiliyorum büyücü.aslında basit bir pazarlık yapacağız seninle.''
suratında bariz bir ifade vardı.sanki ereshin i önemsemiyormuş gibi.bunun pazarlığı daha da kolaylaştıracağına inanıyordu.sözüne devam etti.
''gücü elbetteki seversin değil mi büyücü''
''bu bana gücün nasıl geleceğine bağlı.''
Chemosh bu cevabı beğenmişti.cüppesini düzeltti gözlerini tam olarak üzerinde yoğunlaştırmıştı.
''tabii ki...'' dedi.
''istersen sana güce nasıl kavuşacağından bahsediyim önce...''
ereshin dinlemeye başladı.
''abinin ruhunu sana teslim edebilirim.lakin benim yardımcılarım arasında yer alacaksın.benim için yürüyecek benim için savaşacaksın.''
ereshin pür dikkat kesilmişti.tapınılası bir güç onun ruhunu kavramaya çalışıyordu.bu güç karşısında büzülen bedeni dizleri üzerine çökmesine neden oldu.başını kaldırıp karşısındakinin yüzüne bakmaya çalışıyordu.
''ancak ben istersem yüzüme bakabilirsin büyücü!''
''gücüme karşı koymaya çalışma!yoksa yapacaklarım hiç hoşuna gitmez!''
ereshin in zihninde kopan fırtınalar düşünme yetisini engelliyordu.sanki bildiği hiçbir büyü yoktu.
''teklifim budur.bende sana müritlerimin yanında yer alman için abinin ruhunu teslim edeceğim.''
ereshin gücün üzerinden biraz daha kaldırıldığını hissetti.
Chemosh cevap bekliyor olmalıydı...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
Ereshin
- Başbüyücü
- Posts: 171
- Joined: Wed Aug 04, 2004 10:00 am
- Location: 35,5 KARŞIYAKA, İstanbul
- Contact:
Ereshin ya bu teklifi kabul edeceğini yada öleceğini biliyordu...... ama ne olursa olsun bu çürümüşlüğe ve ölüme hizmet edeceğine ölmeyi tercih ederdi....... kafasını kaldırmadı korku tüm bedenine işlemişti ama artık umurunda değildi...... cevapmı istiyordu cevabını alacaktı başını hafifçe kaldırdı chemoshun yüzüne bakmaya zorladı kendisini ve konuştu "Abimimn ruhunu serbest bırak seni çürümüş zavallı bırak çünkü onu boşuna tutuyorsun asla bana karşı kullanamazsın asla sana hizmet etmeyeceğim"................. aklında bunun üzerine bir iki büyü yapmak vardı ama vazgeçti, nasılsa birşey yapamazdı.........
I break the silence now because I want the facts known. If I am to be judged let me be judged by the truth.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests