Ay Kasabası....(Frp)

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
winterwolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 268
Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by winterwolf »

Saorilbor, tüm bu konuşmalar geçerken bir kenara çekilmiş sakince izlemişti. Elbetteki çıkmak üzere oldukları yolculuğun ona yeni arkadaşlar -ve yeni düşmanlar- getireceğini öngörmüştü. Ama bu kadar kısa sürede bu kadar çok yoldaş...

Korucu tüm her nasılsa tüm tarışmaların ortasına oturmuşş durumdaki Findor'a baktı. Kadim dostu, bu durumu kabullenmiş, hatta onaylamış görünüyordu.

'Bu onun yolculuğu.'diye karar verdi elf içinden 'Bu tip kararlarda onun olmalı.'

Korucu yüzünde bir gülümsemeyle, elini, şu anda kınında durmakda olan Yolcu'nun kabzasına koydu.

"Yol arkadaşları iyidir..."diye sessizce, yıllar önce kaybettiği dostu Noed'in bir söylemini mırıldandı "...arkadaş kalındıkları sürece."
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

AğAçta oturmuş... Tehlike mi geldi? deseniz hoşgeldi dicek... Sıkıntıdan avuçları terlemiş... Lavtası sessiz bugün... Ama hala mırıltılar var dudaklarında...

Derin bir uykuydu dostum...
Bir veda öpücüğü içermeyen bir kovuluştu o...
Ama neyse geride kaldı umudum...
Bir yıldızın kayarken ki haykırışı bu şarkı...
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
Dragonfly
Kutsanmış Kişi
Posts: 1262
Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
Location: Doğu Limerik
Contact:

Post by Dragonfly »

Ağaçların arasından bir hışırtılı bir ses ile yükselen kartal gökyüzüne doğru ileledi.Gidişindeki hışırtılı sesi gurptaki herkes fark edebilecek seviyedeydi.

yükseldi yükseldi ve ağaçların yüksek ucundan itibaren görünmez oldu.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Findor ağaçların arasından gelen iğne darbesi ile hafif bir sarsıntının ardından sersemleşti ama kendini hemen toparladı ve yoldaşlarıona dönerek "dikkatli olun fark edemediğimiz birşey bizi takip ediyor" demesine kalmadı ağaçların arasından birşey uçup gitti ve "artık daha dikkatli olmamız gerekli "dedi ve yolun ortasına bir anda çıkan birini gördü dostuna hemen "Saorilbor ilgilenirmisin "dedi ve düşüncvelere daldı artıkj iyice kalabalık olmuşlardı buda daha çok bela ama güç demekti....
ve findor bir anda o iğrenç boru sesleri ve çığlıkları duydu bunlar orc sesi idi ve çalanda orc savaş boruları idi ve haykırdı "Dostlarım Davranın zaman ozan dostumuzun intikam zamanıdır" dedi ve arkadaşı Saorilbor a seslendi bırak onu şimdi hazırlanın intikam günüdür "dedi
ve "anladığım kadarı ile bizden uzakta birisi yada birileri ile savaşıyorlar onlarla savaşan ı dost bilirim ben gidiyorum kimler gelicek gelmek ister "dedi ve kılıcını çekti beklemeye başladı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan gülmeye başladı...biraz önce ona saldırmış olan orclara karşı saldıracaktı...'Düşündüğümden de eğlenceli olacak'diye geçirdi içinden...Sonra sırtında asılı duran yayı aldı...Beline yerleştirilmiş oklardan-sanki birini arıyormuş gibi baktı bir süre oklara-seçti...İlginç bir renkteydi...Oku kirişe yerleştirdi...Gülmesi kesilince druide doğru döndü...'Partiyi kim başlatıyor?'
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
winterwolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 268
Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by winterwolf »

Saorilbor dostuna cevap vermeye yeltenmedi bile. Yılar önce Neod'un canına alan orklar, artık Saorilbor'un her daim düşmanları olmuştu artık. Korucu, çok az dövüşe bu kadar istekli olarak giderdi...

"Ben!"diye duyuldu Saorilbor'un her zaman huzur dolu olan sesi, şimdiyse derin bir öfkeyle yanıyordu.

Yolcuyu kınından çıkarıp sağ eline geçirdi. Sol elindeyse, çelik kısmı bileklerinden, dirseklerine kadar uzanan uzun, ince ve ucu kıvrımlı bir hançer belirmişti.

"...katılmak isteyen gelsin..."dedi ve az önce çıktığı ormana daldı...
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Findor bu haberlere sevindi savaşa sevdiği ve daha önce büyük savaş meydanlarında hayatını kurtardığı dostu ile gidiyordu kılıcı elinde idi sağ elinede kalkanını aldı ve "bağırdı haydi dostlaarım biz gidiyoruz 3 kişi gelmek isteyen vahşetin seslerini izleyerek yerimizi bulabilir sağlıcakla kalın" dedi ve koşmaya başladı druid olmanın verdiği özellikle ormanda çok rahat koşabiliyordu ve havada turlayan kartalı Drusta ya seslendi haydi gün bugündür dostum dedi ve bunu duyan kartal bir anda ormanın üstünden hızla geçti orcların arasına dalıp bir orc u parçalamak için havaya almıştı bile bu devasa yaratığa her gün bir kez daha aşık oluyorum die geçirdi içinden findor...
ormanın içinde 200 metre ilerledikten sonra iğrenç sesler artık daha net olmuştu birileri orc lara fena kızmıştı ve kan döküyordu....

ormanın arasından 3 dost bir anda biş meydana fırladılar ve etraflarına baktıklarında her yerde orc lar olduğunu fark ettiler
"işimiz çok zor ama başarabiliriz "dedi findor ve onlarla savaşan adama baktı anlam veremedi ne yapmaya çalışıyordu...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan dostunun bu sözüne güldü ve bir ağaca tırmandı...Yakın menzilden fazla birşey yapamazdı çünkü-sadece 2 hançeri vardı-...Dostları orcları kesmeye başladığında,o da hızla ok atmaya başladı...Bir ok diğerini takip ediyor,bir ölüm diğerini izliyordu...
Sapkınca bir zevk duymaya başladı bundan...Oklarını daha hızlı atmaya başladı...Ve daha fazla ölüm saçmaya başladı...Bi grup orc onu farketmişti ve ona doğru geliyorlardı...
'Lanet olsun'diye düşündü ozan belindeki oklardan birini çekti...Ve ona doğru gelmekte olan orcların tam ortasına attı...Orclar önce oka sonra birbirlerine baktılar...Güldüler...Bir tanesi 'şunu çabuk öldürelim'dedi ve koşmaya çalıştı...Ve sonra farketti ki-ya da farkettiler-hepsinin ayak bileklerine ağaç kökleri sarılmıştı...Bacaklarını kurtarmaya çalışırken hepsinin son hatırladığı nefes kesen bir acı olmuştu...
Biraz yorulmaya başladı ozan...O kadar yorulmuş olmaması gerekiyordu.'Neyse'dedi içinden...Ok atış hızını yavalattı...Ve sadece dostlarına arkadan yaklaşanları öldürmeye başladı...Bu bile onu yoruyordu...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
winterwolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 268
Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by winterwolf »

"işimiz çok zor ama başarabiliriz "

Saorilbor dostuna bir bkış fırlattı "Belki. Ama başarıp başaramamak önemli değil."

Bu sözlerle birlikde saldırıya başladı. Drusta ikinci kez saldırıya geçmişti. Dev kartal kanatlarının rüzgarıyla zemindeki çimenleri yan yatırarak bir dalış daha gerçekleştirdi. Dev kartal yeniden yükseldiğinde, ölümcül pençelerinde başka bir ork daha bulunuyordu.

Aşağıda üç orksa dev kartalın pençelerinden kaçabilmek için kendilerini yere atmaya çalışmıştı. Bu onların yaşamak için bir şans daha vermişti. Kısa bir süre için...

Saorilbor tereddüt etmeksizin yerdeki orklara yöneldi. Hantal yaratıkları kalmaya çılışırken üzerleine gelen korucuyu fark etmemişlerdi bile. Ama bu da uzun sürmedi. Zira yolcu, henüz yarı ayaklanmış orklardan birinin kafasını bedeninden ayırınca hepside aralarına dalan bu elfin fazlasıyla farkına varmışlardı. Geriye kalan ikiliden biri ayaklanmaya çalışırken, diğeri yeniden savrulan Yolcu'nun menzili dışına attı.

Hamlesi boşa giden elf, kılıcının hareketini devam ettirip bir yarım çamber çizdi. Bu sırada uzun hançeri ayaklanmayı hele şükür başarmış olan orkun gırtlağında derin bir yarık açmıştı.

Saorilbor, kendisinden yuvarlanarak uzaklaşmış ve bir şekilde ayaklanmayı becermiş orka doğru kılıcını öne uzatarak bir dalış gerçekleştirdi. Karşısındaki ork kendi kılıcıyla hamleyi geçirtirmeyi başardı. Halesinin savuşturulmadıyla dengesi bozulan korucu hançeri ileri uzanmış vaziyette orkun üzerine devrildi.

Ayaklandığında uzun hançer orkun karnına saplanmış, orkun kılıcıysa, korucunun sağ kolunun dış kısmında ince bir yara açmıştı...

Elf başka bir kurban aramakda gecikmedi...

Korucu il düşmanıyla işini bitirdikten sonra, hançe
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kara Sovalye gokyuzunden yeniden asagiya indi ve kalin bariton sesiyle ofkeyle bagirmaya devam etti:
"Pislikler! Kendinizi degerli mi snaiyosunuz! Kaosun ruzgarlarini ellerinizde tutmaya mi calisacaksiniz? Pes edin ve irademe teslim olun! Ya da hepiniz oleceksiniz!"

Orklardan bazilari yaklasmak icin cesaret ararken, yeterince cesur ya da aptal olanlar Sovalyenin dev kilici karsisinda canlarini kaybediyorlardi.

"Sefiniz kimse ortaya ciksin! Saklanma korkak! Seni de bulutlardan asagi atacagim!"

Sovalye bir anda arkasindan gelen savas sesleriyle irkildi. Insan seslerini duydugunda orklara saldiran baska birilerinin de oldugunu anladi... GArip korkunc bir dilde bir kufur fisildadi...

Sovalye bagirmaya devam etti:
"Hahahaha! Iste dostlarim da geldiler. Ya teslim olun ya da hepiniz oleceksiniz!"

Sovalye yukselerek orklarin uzerinde hizla ucmaya basladi... Korkup kacmakta olan bir tanesini kapti ve bacaklarini yaratigin vucuduna sarip kolunu bukerek kopardiginda igrenc cigliklar yesil-kara ork kani ile suslenmisti...

Sovalye kendisine atilan oklar ve arbalet oklari karsisinda ellerindeki orku kalkan olarak kullaniyordu... Kacmaya calisan orklarin disinda hala digerlerine moral vermeye calisanlarin da ellerinden hicbirsey gelmedigi icin yenilgiyi kabullenmek uzereydiler...

Findor, Saorilbor ve ozan arkadaslari kara sovalyeyi agaclardan dolayi fazla goremiyorlardi... Fakat garip buyulu bir ruzgarla uctugunu anlamistilar...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Findor bu şovalyenin yaptıklarını gördü ve kendisinin bir eksiği olmayacağını düşünde saldırmaya katliam a başladı kılıcı ile orclara girişmişti bile...
Kartal la sürekli telepati halindeydi ve kartaldan havada uçan bir yaratık olduğu haberini aldı bu raistilin değildi çünkü o sadece zıplıyordu bu ise uçan bi yaratıktı anlam veremedi ama ondan uzaklaşmasını söyledi kartalına...
çok ateşli geçen bir savaştı kılıcını savuruyor her savuruşunda bir tane orc u indiriyordu ama bunlar bitmek bilmiyordu ve şovalyeye bağırdı ben bağlıyorum diye

bir kenera çekilip büyülü sözler mırıldanmaya başladı hemen ardından yerden çıkan ağaç kökleri orc ların bir çoğunun ellerini ayaklarını bağlayıp etkisiz hale getirmişti artık çok korkucak bi durum yoktu "şovalye liderine gidelim " die bağırdı raistilin e "haydi "dedi dostlarım diğerlerine bakar ilgilenirler dedi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
FreyaImplorer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 408
Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by FreyaImplorer »

Freya hızla koşuyordu,hızla ve ölümüne...Arkasından gelen,loncanın adamlarının atları vardı...Ama ormanlık alanda atlar dezavantaja dönüşmüştü..Hala yakındılar,daha hızlı daha hızlı dedi,ama önüne bakmıyordu...Atlardan birinin ağaca çarptığını gördü,bir tane kalmıştı...Düşündü,elinde kılıç vardı,ağaca çıkarsa vuramazdı lonca üyesi,hemen bulduğu ilk dallı ağaca tırmandı,etrafına baktı,ileride birkaç adam vardı hemen elinden geldiğince bağırdı:

-Hey!Lütfen bana yardım edermisiniz!Bu hain beni öldürmeye çalışıyor!
Jacta alea est.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kabilenin ana cadirinin oldugu acikliga geldiklerinde Sovalye yerden bir metre suzuluyordu. Sirtindaki pelerin sanki bir ruzgar vuruyormus gibi hizla dalgalaniyordu... Adam elindeki dev kiliciyla ayagini isaret ettiginde orklarin hepsi coktan yere kapanmis suratlarini topraga dayamis bildikleri kadar ortak dilde merhamet dileniyorlardi.

Orklardan bir tanesi sovalyeye arkasindan saldirdigi anda sovalye hizla donerek orkun balta darbesinden rahatca kurtuldu. Bir anda sol eliyle hizla Orkun boynuna dokundu... Ork acilar icinde yere yigildi. Nefes almakta zorlaniyordu. Bir anda vucudunu bir titreme aldi ve ter damlalari her yerini sardi. Kalbi duran orkun nefes almaya calisarak bogulmasi 20-30 saniye kadar surdu. Bu korkunc sahneyi izleyen diger orklarin merhamet dilekleri daha yuksek sesli ve acili bir tonda olmustu...

Sovalye gozlerini kaldirip bakmaya yeltenenlere ofkeyle yeri isaret etmeye devam ediyordu... Uc yol arkadasi sovalyenin oldugu yere geldiklerinde yerlere kapanmis orklardan baska hic bir tehdit yoktu. Sovalye havada donerek onlara dogru yoneldi ve yuzunde karanlik bir siritma belirdi:

"Hosgeldiniz dostlarim... Her sey kontrol altinda..."

Sovalye ile aralarinda 5-10 metre mesafe vardi... Orklarin kafalarini kaldirmaya niyetleri olmadigi apacik ortadaydi...

Adam 35-40 yaslarindaydi. Kisa dalgali siyah, adeta mavi saclari vardi. Kara gozleri kirpilmiyordu ve hic bir duygu barindirmiyorlardi. Yuzundeki gulumseme olmasa adeta adam onlari oldurmek istiyor zannedebilirlerdi...

Uzerinde simsiyah garip bir metalden kalin bir full plate vardi. Adami zaten iki metre kadar boyu ve genis vucudu dusunulunce krokunc derecede buyuk gorunuyordu. Boynunda gozleri parlak kirmizi emerald tasindan yapilmis mermer gibi bir tastan kurukafa seklinde bir kolye sarkiyordu. Elindeki kilic da zirhiyla ayni metalden yapilmisti ve uzerindeki garip bir dildeki runler mavi bir isikla parliyordu. Garip siyah bir tutsu kilicin kabzasinin etrafinda suzuluyordu...

Kara Sovalyenin eldivenleri ve omuzluklari parlak siyah dikenlerle kapliydi. Adamin kilsiz yuzu ve yakisikli hatlari giysileriyla tam bir tezat olusturuyordu... Yerden bir metre kadar havada suzulurken yavasca yere indi...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Starfall
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 94
Joined: Tue Aug 24, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Starfall »

melek birden ileri atıldı ve henüz koınına girmiş olan kılıcı tekrar ellerindeydi.., keşke hiç çekmek zorunda olmasa ne güzel olurdu...

kılıcından günışığı parlaayn melek adamların duraklamasına neden oldu (sınırsız daylight çekebilir half celestiallar)

"aklınız varsa geri dönün..."
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

BArd feryat hala oturduğu yerden etrafı izliyordu... Ã?nceleri umrunda değildi olup biten... TA ki bir ok oturduğu dalı sıyırana kadar...
Birden yerinden atladı bard... Okunu çekti... Ve nereye gideceğini fısıldadıktan sonra oka, boşluğa doğru bıraktı onu...
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest