ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Starfall
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 94
Joined: Tue Aug 24, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Starfall »

Celestial
"oğlumu öldüren benim lady."

bu sözcüklerle masadan kalkmıştı yarı melek....
gözleri anlamsızca masaya bakıyordu
bu sözcükler kafasında yankılanıyordu....


Lord Azalin
leydim.....ne oldu.....biliorum bu size ters ama...bunlar gerçek

Lord Azalin
ve dediğim gibi..o an kendimde deildim

Celestial
hüzünlü bir ifade ile Azaline baktı..
"bu komployu sana kim kurdu???"

Lord Azalin
bilmiyorum..bilmiyorum......

Lord Azalin
hatırlamıyorum.....silik..sadece bir siluet...karmakarışık bir olgu....

Celestial
bir şekilde oğlunu geri getirirsem
içindeki bu acı bu nefret ve intikam duygusu son bulacakmı...
huzura kavuşucakmısın???

Lord Azalin
sanırım....

Celestial
ona ait bir saçteli bir elbise hiçbirşey yokmu???

Lord Azalin
yok leydim.....hiç birşey yok

Celestial
o zaman ölü birini nasıl bulabilirimki...

Celestial
Elis msaya tekrar oturdu
yüzünde düşünceli bir hava ile...

Lord Azalin
bilmiorum....acı dedin...neden dedin...ve bende açıkladım....
belkide ....gereksizdi...

Celestial
neden acını yönlendirmeyi denemiyorsunuz lordum..

Lord Azalin
bu kale neden var.....dışardaki savaşçılar neden burda sanıyorsun

Celestial
eminim ilginize muhtaç çocuklar vardır...
en azından onlara yardım etmeyi deniyerek içinizi bir nebze rahatlatmayı deneyebilirsiniz..
her duygu iyi yönlendirilebilir..

Lord Azalin :
bunu benim adıma sen yapmaya ne dersin...elis?

Celestial :
ben zaten hayatımı yardıma adadım Lordum

Lord Azalin
peki o zman benim bu diyardaki...yardım seven elim olmaya ne dersin????

Lord Azalin
ben sadece acı veren değil..aynı zamanda acıları dindiren de..bir lordum......

Celestial
bu kadar savaşcı varken neden ben??

Lord Azalin
çünkü onlar buraya.. intikam ve nefret dolu geldiler......

sen ise yardım ve şefkat dolu geldin....elis.....fark bu

Celestial
o zaman ilk yapmam gerekeni söyleyin Lordum....

Lord Azalin (
10 towns içindeki kimsesiz ve yardıma muhtaç çocujkarı topla....
ve bu altınlarla( 5000 gp verir) onlar için bir bakımhane aç......

Celestial
Elis bu yeni görevinden çok memnun kalmıştır....
gülümser ve altınları alır....

Celestial
teşekkür ederim lordum...

Lord Azalin
bende .sana leydim......

ama sanırım çocukalrın teşekürrü sana daha çok ii gelecek

Celestial
emin olun beni çok mutlu ettiniz...

Lord Azalin
:-)...ewt..leydim...belkide yy dır tek mutlu olan varlık sizsiniz bu diyarda

Celestial
siz yardım ettiğiniz için mutlu değilmisiniz???

Lord Azalin
ahhh...öyleyim tabbiki......


BU konuşmanın ardından melek hızla orayı terketti ve kasabaya doğru kanat açtı...
EviLDoeR
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 75
Joined: Tue Nov 04, 2003 10:00 am
Location: İstanbul/LefkoÅ?a
Contact:

Post by EviLDoeR »

Kendine geldiğinde gözlerini açmadı Gretus. Etrafı dinlemeye başladı sinsice. İki kişinin konuşması geldi kulaklarına. Soğuk havanın verdiği titremeyi gizlemeye çalıştı dudaklarından. Bir an düşündü neden endişe ediyordu? Hemen ayağa kalktı ve toparladı kendisini. Kalede ilerledi sesin geldiği yere doğru düzgün adımlarla. Lordunun bir varlıkla konuştuğunu gördü oraya geldiğinde ve varlığın orayı terk edişini büyülü gözlerle izledi. İleriye doğru attığı birkaç sağlam adımdan sonra eğildi Lord'unun önünde, büyük hevesle söylediği kelimelerin tadını çıkarıyordu:

"Gözlerimdeki alevlerle ve yüreğimdeki acıyla emrinizdeyim Lord'um, sonsuza kadar."
My DNA written in C with VIM, compiled with GCC and running on baranix (It' s a free UNIX like OS for human body platform)
User avatar
paladine
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 81
Joined: Fri Apr 09, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by paladine »

paladine karanlık altında rahibi günlerce ve gecelerce izledi burda gece ve gündüz arasında hiç fark yoktu ayırt edilemeyen zamanlarda beraber dolaştılar karşılarına çıkan orc ve goblin devriyelerini sadece burda oldukları anlaşılmasın diye katletmişlerdi daha derinlere indikce duergarlarla karşılaşmaya başladılar büyük bir devriyeydi savaşlar sırasında rahpip karanlıkaltının bir sakinindende daha çok buraya ait olduğunu kanıtladı paladine ise savaşlarda tek düşüncesini ve amacını gerçekleştirmek için acıma duygusundan yoksun bir şekilde karşısına çıkan her düşmanı yok ediyordu.kaç gün geçti yada kaç düşman yok edildi neden burdaydılar rahip bile unutmuştu sanki oda kendisini kaybetmiş içindeki bir düşmanla savaşıyordu tüm bınların arasında paladine sordu:daha nekadar derine inmeliyiz rahip.
rahip sadece ona bakıyordu ama cevap vermeden tekrar tekrar içindeki düşmanla konuşmaya devam ediyordu
paladine:galiba daha derine ha!.Pekala rahip istediğin ve sadakatimi kantlamanın yolu buysa inelim.
Daha 1 saat bile gitmemişlerdiki rahip sanki büyük bir acı yaşıyormuş gibi yüzünü buruşturdu önce sonra büyük bir öfkeyle yan geçitlerden birine baktı.
İşte sadakatini kanıtlama vakti geldi paladine bu şimdye kadar yaptıklarımızdan daha zor ve daha önemli bir savaş yanlız kimse canlı kalmamalı!
rahip yüzünde bu sefer büyük bir şevkle tünele yöneldi o sırada paladine'nin yüzündede aynı ifade olduğunu görmemişti söyediğinide duymamıştı
SEN NASIL İSTERSEN RAHİP!!!!
User avatar
paladine
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 81
Joined: Fri Apr 09, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by paladine »

savaş rahibin büyük nefreti ve beceriside eklenince beklediğinden daha kısa sürmüştü yinede çok kolay değildi 2 tane loth rahibesi onları savaşçılardan ve büyücüden daha fazla oyalamıştı herşey bittiğinde drow cennetine 8 yeni ruh kazandırdık;tabi öyle bir yer varsa diye düşündü paladine rahi yüzünde büyük bir rahatlamayla paladine ye döndü ve:
Artık geriye dönebiliriz paladine aslında bu lanet drowların soyunu tümden yok etmeden içim rahat etmiycek ama lord azalin bana sınav için buna ihtiyacımız olduğunu söylemişti tapınağı daha fazla ihmal edemem o yüzden artık dönmeliyiz hem sende bu diyarlardaki karanlıkların en şeytani olanları karşısında cesaret ve bize olan bağlılığınıda göstermiş oldun artık herşey lord azalinin isteğine bağlı
paladine artık zamanın geldiğini ve kendisi için yeni bir yuva bulduğunu bilerek yaralarının verdiği acıları bir kenara bırakarak hızla rahibi takip etmeye başladı nasılsa rahibin savş sırasında yaptığı büyü ile burdada gündüzleri görebildiği gibi görebiliyordu
User avatar
paladine
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 81
Joined: Fri Apr 09, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by paladine »

tekrar günler ve gecelerin birbirine karıştığı o uzun yolculu yaptılar fakat bu sefer paladine içinde garip bir huzursuzlukla artık uyku bile uyumadan geçiriyordu günlerini birgece dayanamayıp daldığı huzursuz uykusunda derinden gelen silah ve zırh şakırtılarıyla açtı gözlerini rahip cevresindeki duergarlarla savaşıyor ve geri çekiliyordu paladine hemen ayağa fırladıve rahibe yardım etmek için kılıcını çektirahip aldığı ağır bi kılıç darbesiyle ikibüklüm olmuştu paladine korkunç bir öfke ile öne atıldı ve rahibn önündeki duergarın kafasını omuzlarından ayırdı rahibe baktı fakat o artın nefes almıyordu içindeki öfkeye büyük bir intikam duygusu eklenip dahada güçlendirdi onu gözleri artık sadece ölen ve hiçbiri tek parça kalmaış duergarları görüyordu hepsini öldürdüğünde rahibin başında diz çöküp sesiz bir intikam yemini etti ve duergarların geldiği yöne doğru yürümeye başladı tam o sırada rahibinsesi kulaklarında cınlıyordu
paladine uyan!
paladine rüya gördüğünü farkedip rahatladı rahipse memnun bi şekilde gülümsüyordu.
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Thlyrotel kalenin koridorlarında Ares_Majere'yi arıyordu
"Altın elf bana yardım etmeli, bu lanet yerden kurtulmalıyım... ama önce Fingolfin'i bulmalıyım..."
Thlyrotel bunu der demez; önünde bir ışık patlaması oldu, anlık dengesizlik ve bembeyaz görünen dünya ile, karanlığa düşüyordu elf...
sonra sertçe sırtını bir yere çarptı, yavaş yavaş görüşüde düzeliyordu...
gökyüzündeki yıldızlar tekrar belirginleştiğinde elf kafasında net ve kükremeye benzer bir ses duydu...
"Artık burada işin yok elf"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Bedenine yayılan ısı ve o garip rahatlama hissi, sevdiğinin dudaklarına uzanırken hissettiği o hüzün...
Sonsuz rahatlama ile kendine geldi şovalye... Nerede olduğunu bilmiyordu... Aydınlığın ortasında bir karanlık gibi asılı duruyordu. Nerede olduğunu biliyordu, onun için sevgi ve huzur veren bu yer cennetti. Kendi cenneti sevdiği ile bir bütün olduğunu biliyordu.
İstemsizce mırıldanmaya çalıştı.

- Ruhumdaki karanlık...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Kadın Ã?ığlıkların Kalesindeki odasında uyuyordu..uyku..derin ve karanlık uyku..ölüm için ruhların hazırlığı..çünkü uykuda,rüyalar ve kabuslarla bambaşka şeyler bizimdir..ölümdede..ölüm..ruhun ne olur ölünce..bazıları kaybolur..bazıları acı çeker..bazılarıysa..
Kadın Ã?ığlıkların Kalesinde uyuyordu..ama çığlıkların kalesinde kimse huzurla uyuyamazdı..nitekim öyle oldu çünkü kadın kabus görüyordu..bir kabus..
karanlık bir gecede rüzgar uluyordu..yıldızlar yoktu..yıldızlar bu kalenin önünde parlamazdı..onlar geride kalmıştı..bir kale vardı..kanayan ve ağlayan bir kale..içinde çığlık atan ruhlarla..ruhlar..kalenin önünde iki ruh vardı..iki beden..kadın soylu bir yüz ve uçuşan saçları gördü..parlayan bir kılıcı..
kılıç havayı yardı ve ..kan...kılıçtan kan damlıyordu..ruhlar ağlıyordu ve kılıçtan gözyaşları gibi kan akıyordu..ve bedenden..iki ruhda,iki bedende birbirini istiyordu..ölüm alırken adamı adam kadını öpmedi..ruhu da karanlığa doğduğu yere süzüldü..
kılıçtan kan damlıyordu..ve kadın yaptığı şeye ve bedene baktı...kan ve acı..kılıca bir göz attı ve çığlık attı... kabus diyarında duyan hiçkimsenin unutmayacağı acı bir çığlık..toprak yavaş yavaş kana bulandı..ve gözyaşına..

bir çığlıkla uyandı Acının ve İntikamın Savaşçısı..Kaledeki odasında yatıyordu..ve kabusu hatırladı..yüzünde yaşlar vardı..ama bu bir kabustu..çünkü içinde barınan ruhtan emindi..Ve fısıldanan sözlerde bunu doğruluyordu.."uyu sevgilim..karanlıktan korkma..ben burdayım..senin koruyucun..."kadın tekrar uyudu..bu sefer kabus değil,rüya alemindeydi...
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

kale temellerinden titredi. korkunun kulesi bir anda değişti. üstündeki gümüş maske korku yerine artık bütün duyguları yansıtıyor. ama hiç bir ifade bir saniye bile gümüş maskede yerleşik durmuyordu.

korkunun kulesi yerini KAOS a bırakmıştı.

Ã?ığlıkların Kalesi artık sadece görüntü itibariyle kokunçtu. Kimseni ruhuna doğa üstü bir korku vermiyordu.
Last edited by Azalin on Mon Aug 30, 2004 9:47 pm, edited 1 time in total.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

kadının içini anlık bir huzur ve boşluk kaplamıştı.."tüm iyi duygularım seninle..."ondan sonra ondan geriye sadece karanlık kalmıştı karanlık..unholy nin ruhu yeniden bedenine kavuşmuş ve ölümün eli geri dönmüştü..kadın odasından çıktı ve azalinin yankılanan sesi ve kaledeki değişikliği farkederek kendine geldi..
kaos..azalin in onu alışı onu daha da güçlü yapmıştı fakat savaşçının iki şeye ihtiyacı sadece...acı ve intikam...
azalin tahtında otururken,kadın karanlıklarda onu gözledi karanlıklarda..tapındığı ve uğruna savaştığı yarı tanrının gitgide yükselişini o görüyordu sadece.."buraya ilk adım attığım gün..hiçbirşey değişmedi...hala çığlıklarımızın şarkısı sürüyor.."dedi.
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Kadın Azalin in kendi hırsı ile yükselişini gözlüyordu..ilk geldiği günden beri..Ve şimdi Azalin, onun yaşama sebebiydi.."Azalinden intikam için, intikam.."bu çok garip birşeydi..İntikam Tanrısına ondan İntikamını almak için tapmak..ama almıştıda..sadece ondan değil tüm tanrılardan hemde..Düzenbazdan,Ölümden ve Acıdan..hepsi onu aşağılamıştı..duygu denen şeyi küçümsemeyin..Unholy..onu değiştiren duyguların lanetiydi..duygusuzun maskesi ..ruhtaki karanlık..o gördüğü en karanlık ve en güzel şeydi.."Sevgi en güzel karanlıktadır sevglim..karanlıkta huzur vardır..sende karanlık sın.."bunlar kalbinde duyduğu seslerdi..ona umut veriyordu..ve ona umut veren ve yaşama bağlayan şey..İntikam ve Acı!..kılıcını eline aldı,ve yüzündeki çarpık gülümsemeyle kendinden emin..yürüdü..eğitim odasına..

Oda gölgelerle doluydu..kalenin birçok yerinden daha aydınlıktı ama..eğitim burada veriliyordu..verilecekti..İntikamın Ordusuna..kadın yumuşak adımlarla fakat kendinden emin,odanın içinde yürüdü..oda..kocaman bir han kadar büyük..karanlığın getirebileceği kadar derin.."Hizaya girin!.."diye bağırdı askerlere..askerlerin birçoğu hizaya geçmek için hareketlendi fakat bazılarının isteksiz olduğu herhallerinden belli oluyordu..Drow,askerlerin arasında yürüyor ve ittatsizlik edenlere gözlerini dikip bakıyordu..o gözlerdeki acı ve kine pek az kimse uzun süre dayanabilirdi..10 kadar adam gözüne çarptı..hizaya geçmiyor ve yerlerinde kıpırdamadan duruyorlardı..galadlirim bunlara doğru yürüdü ve otoriter bir sesle emretti"yerlerinize geçin!.."adamlardan biri;aralarında en uzun boylusu olan esmer bir adam öne çıktı ve kılıcını kavramaya gerek bile duymadan,kollarını kavuşturarak aşağı doğru baktı..aşağı..kadın bir drow elfiydi..ve askerlerin çoğundan kısaydı..fakat onların tamamından daha güçlü ve üstündü..tamamından..
adam:"Sana neden ittaat edecekmişiz ki..küçük bir kıza..biz sadece Komutan a hizmet ederiz.."adam daha lafını tamamlamaya fırsat bulamadan,kadın uzun ve parlak kılıcını sessizce ve insan gözlerinin algılayamayacağı bir hızda çekmiş ve adamın boynuna kılıcını dayamıştı..herkesin duyabileceği bir fısıltıyla;"Komutanın,artık Azalin ile anlaşma yaptı ve bende Azalin in Seçilmiş Savaşçısı yım.."dedi.adam boynuna dayalı kılıca rağmen cesaretle konuştu"biz sadece Komutan a bağlıyı.."diyemeden adamın kellesi yerdeydi..kadın bir adım geriye gitti yumuşak adımlarla ve kan damlayan kılıcını kelleyi işaret ederek ve yüzünde acımasız bir ifadeyle konuştu"Komutanın odasında uyurken ben İntikam adına iblislerle savaşıyordum.."dedi ve kelleye tükürdü..başkaldıran adamlara doğru baktı göz ucuyla ve tüm askerlere hitap ederek"İçinde intikam ve acı bulunmayan..ve..bana ittaat etmeyen herkesin sonu bu olacak..."dedi ve başka söze gerek görmeden alanın ortasında yerini aldı...

Odanın ortasında duran kadın kılıçtan damlayan kanı ellerine sürdü.."Bu kan..eğitimimizde ilk öğreneceğiniz şey intikamın ve acının Lordunun kanada hükmettiği...sizin kanlarınıza!..hepinizin içinde dolaşan kandaki intikam alevi..siz buradasınız..herbirinizin içinde buraya gelmenizi,burada bulunmanızı gerektiren intikam ve acıdır!varolmanıza sebebiyet veren,Ruhlarınızı biçimlendiren işte bu..Azalinin İradesi..size kılıç eğitimi vereceğim fakat ilk bilmeniz gereken bunlar..Siz burada Azalin adına bulunuyorsunuz..Yaşamınızın intikamı!..evet ..herbiriniz intikamınızı alabilecek güce,kendinizi tatmin ettirecek acıya sahip olacaksınız..olabilirsiniz!..eğer beni izler ve bu eğitimi başarıyla tamamlarsanız eğer!..evet..bu yüzden neden burada olduğunuzu hiç aklınızdan çıkarmayın..Azalin hepinizin içindeki intikam isteğini görüyor..bende görmeliyim..bu eğitim ne kadar kanınızda hırs olduğunu gösterecek..ne kadar intikam ve acı için isteklisiniz..unutmayın..kişisel intikamlar sizin,fakat birlikte savaşmanız bunu ortak bir amaç yapacak..her savaşçının savaşma nedeni farklıdır..savaşçılar..kılıçlarındaki kan onlara mutlaka bir sebebten haz verir..ve sizde kılıcınız her parladığında..intikamınızı düşünün..herkes bizden korkacak ve önümüze geçemeyecek!..intikam için acı vereceğiz ve alacağız.."
kadın konuşmasını yaptıktan sonra kılıç eğitimine başlamıştı..önce herkesin görebileceği şekilde biriyle örnek gösteriyordu":bu kılıç tekniğinde kollarını daha yavaş fakat adımların daha hızlı olmalı anladınmı"..ve adama hızlı davranıyor ve kılıcının yan tarafıyla onu engelliyordu..bu onun yeni kılıcıydı..bu eğitimde aynı zamanda bu katana kılıcına hakimiyet sağlayacaktı.."evet!işte bu yanlıştı..ahmak..düşman sana onurlu bir şekilde önünü mü açar sanıyorsun.."kılıcıyla yavaşça yaptığı bir hareketle adamı yaralamıştı..kan yere damlıyordu adamın elinden.."bu yüzden ilk öğrenmeniz gereken bu gibi hareketlere aldanmamak olsun..benim yaptığım ırkımın bir özelliğiydi..fakat siz çok daha acımasız olan ırkımın diğer üyelerinden daha kötüsünü alırdınız..unutmayın karşınızdakine acı verin benim yaptığım gibi..sözlerinizle ağlatın onları!kılıcınızlada intikamınızı alın!..evet her..kılıç parladığında bunu düşünün..evet kondisyon.."bu gibi örnekler çoktu..adamlara en iyi intikam alma şekillerini öğretiyordu böylece..bilinen ve bilinmeyen birçok hareket..bilinmeyeniyse..bu askerlerin içindeki intikam isteğiydi..bu eğitimin sonunda hepsi..İntikamın Ordusu olacaktı..günlerce sürdü çalışmalar..gitgide daha zor ve daha acımasız oluyordu..
Aradan uzun bir süre geçmiş adamlar eğitimlerinin son gününe gelmişlerdi..sona kalanlar..onlar galadlirimin gazabından sıyrılmış..ona itaat etmiş..intikam ateşiyle yanan acı vermek için hazırlardı..
son sözler..son bir sınav..yemin...en zoru..
galadlirim kalenin duvarına yaslanmış,ona huzur veren birşeyler düşünüyordu..sonra yerinden kalktı ve eğitim verilen odaya girdi..
"evet..eğitiminizi neredeyse tamamladınız...savaşçılar..şimdi bir yemin töreni olacak ve herkes teker teker benim gözlerime..*Azalinin iradesinin yansımasına*bakarak intikam yemini edecek ve İntikamın Ordusuna ait olduğunuzu belirten kara zırhtan üniformalarınızı alacaksınız.."
karanlıkta askerler görmüyordu ama her yeminden sonra sanki kadın yaratıyormuşçasına varolan,intikamın hırsı kadar kara..sırt kısmında gümüş bir maske ve gözyaşı bulunan,kara pelerinli üniformalar..herkes teker teker galadlirimin gözlerine bakarak söyledi yeminini ve bağladı kendini *,ruhunu ve kanını*Azalin e..sonsuza dek..herkes in yemininden tatmin olmuştu yarı-tanrı herkesi kutsamıştı yarı-tanrı..yeminler edildi üniformalar giyildi..Artık İntikamın Ordusu hazırdı..eğitim odasından çıktığında kalenin karanlık koridorlarından geçip Azalinin yanına giden galadlirimin aklında tek bir şey yankılanıyordu o an..herkesin yemin ederken sarfettiği ve herkesin en sonunda intikam hırsıyla çığlıklarla sarfettiği kelimeler..
"Bütün nefretler ihtiyaçlarımı giderecek,
Bütün acılar akıllara gelecek,
Bütün korkular hayata geçecek,
O alacak seni ve boyun eğdirecek..."
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Hellfire cehenneme ait olan atalarindan hatirladigi duyguyu icinde hissetti. Kirpilmaz olumsuz gozleri gaddarca kisildi. Korkunc vucuduna ve delirmis zihnine dolan yeni gucun zevkiyle kendinden gecti...

Korkunc sesinin fisildamasi bile derin bir gurlemeydi:
"Sonunda... evdeyim..."

Dev jiletlet gibi kara kanatlarini gerdi ve gokyuzune haykirdi:

"Azalin! Cehennemin kaosunu yeryuzune yayacagim! Her canlinin olusunu benim gozlerimden izleyeceksin!"
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
LourdesTr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 287
Joined: Sun Aug 08, 2004 10:00 am
Contact:

Post by LourdesTr »

Serserilere yakaşıcak, yırtık pırtık bir palto giymiş kişi kalenin önüne geldi.

Kılıç Bilgini hala Kılıç Bilginiydi, ama Seahriel değildi. Beyninin karanlık tarafı bedenini kontrol ediyordu. Kılıç Bilgini'nin sıratında delicesine bir sırıtış vardı, gözleri ölüm kadar cansızdı.

Yetimhane'den Lordunun tapınağına doğru gidiyordu... ki Seahriel'ın iradesi kırılmış ve karanlık tarafı onu yenmişti... Daha da kötüsü, kendine geldiğinde karanlık tarafının geri döndüğünü anlayamayacaktı...

Ve şimdi ölüm, delilik ve karanlık dolu tarafının kontrolü altında bedeni, Ã?ığlıkların Kalesi'nin önünde duruyordu.

" Aç kapıyı... " diye fısıldadı. " Nefret ve ölüm adına aç... Sana sesleniyorum, nefret ve ölüm adına aç! "
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

kalenin karanlık koridorları sessiz değildi..kalede acı çeken ruhların huzursuz mırıldanmaları ve intikam yeminlerini kendikendilerine tekrarlamaları sürüyordu..uzakta bi yerde kadının eğitimli askerlerinin kılıç çalışmaları ve komutanlarının hergün tekrarladığı intikam sözleri ve çığlıkları duyuluyordu..savaş için çığlıklar..acı için..ve..tüm bu seslerin dışında azalinin iradesine yakın fakat ona ait olmayan birşeyler hissetti Seçilmiş Savaşçı..kalenin dışında birisi vardı..yada birileri..kadının gözünün önüne bir adam gözüktü..mavi bir kılıcı olduğunu"hissetti"ve intikam ve acı..bu adam bu emellerlemi buradaydı..kadın kalenin görünmeyen ve her isteyenin giremeyeceği ve"çıkamayacağı"kapılardan geçti..ve kalenin dışına sesiz adımlarla yürüdü..son çıktığında..bir ruhla yüzleşmişti..şimdi ne olacaktı bilmiyordu..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
LourdesTr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 287
Joined: Sun Aug 08, 2004 10:00 am
Contact:

Post by LourdesTr »

Seahriel'ın iradesini yenmiş olan, kadını inceledi. Kim olduğunu bilmiyordu, umrunda da değildi zaten. Karanlık yanının tek amacı, onu iradesiyle hapseden Seahriel'dan intikam almaktı. Onun tüm dostlarından da. Ama bedeni kendisi kullanmak istiyordu. Zihninin başka bir parçasından nasıl intikam alabilirdi ki? İntikam Lordu'na bu yüzden gelmişti...

Tekrar yüzünde delicesine bir sırıtış, adeta aç bir ifade belirdi. Bu karşısındaki kadını tabii korkutmazdı, ama o da korkutmak için yapmamıştı, deliliğin ve karanlığın refleksleriydi bunlar.

" Sen... kimsin? " dedi Kılıç Bilgini kadına. Kılıcıyla hançerini bu kadına tekrar tekrar saplamak için büyük bir arzu duyuyordu (bu kadının kendi yeteneklerinin çok ötesinde olması umrunda değildi) ama bu kadına ve bu dünyada yaşayan herkese karşı duyduğu bu duygu, diğer benliğinden intikam alma duygusu kadar ağır basmıyordu.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest