- Çok geç kaldınız...Odanız hazır, yukarıda , dedi hancı...
- bi dakika önce kendinizi tanıtır mısınız? Dedi zırhlı adamsa...
Sanki bir tedirginlikleri vardı...Bir şey biliyorlardı ama ondan emin değillerdi.. BArd:
-BEn renome deyince zırhlı adam kılıcına davrandığı gibi Renome un üzeribne harekete geçti... Ama 4 adam kendilerinden beklenmeyecek bir çeviklikle adamı zapt ettiler...
Renome şaşırmış ve sıkılmıştı... Zaten yolun uzaklığı yüzünden üstüne çöken sıkıntı, son günlerdeki karmaşık yaşamı onu hayattan bezdirmişti...
Hala bağıran zırhlı adama dikkat etmeden barın üzerine bırakılmış anahtarı aldı ve merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı...
Bulutların türküsü (Bardlar hadi yaşatın bu
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Odası basit bir han odasından fazlasıydı...Ve bekli de onu rahatsız eden şey de buydu...Böyle bir hanın bu kadar lüsk olabileceğini tahmin etmemişti...Yanındaki siren'e döndü...'Buda mı senin efendilerinin işi?'dedi ama cevabın ne olacağı hakkında bir fikri vardı...Siren kafasını hayır manasında sallayınca birşeylerin ters gitmekte olduğunu,en azından yakın bir zamanda ters gideceğini anladı...
Tetikteydi...Hiç olmadığı kadar...
Tetikteydi...Hiç olmadığı kadar...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Yprgun bedenini pamuksu yatağa bir kütle gibi bıraktı... Tetikteydi Renome...Tetik nerdeydi?Ve mışıl mışıl uyudu bard Renome... Rüyası uzaklıkta sıkışmış hazin bir diyardaydı... Gözyaşları yağıyordu REnome e...
VE ıslaktı Renome... Karşısında ışık içinde yüzen güzel saçlı bir kız vardı... Arkasını dönmüş... VE Renome ona yaklaşıyordu...Büyülü saçları sanki renome un ruhunda sallanır gibiydi... Renome un ağzında telafuzunu bilmediği sözcükler oynaşıyordu... Ve bir şarkı tınısında etrafındaaki bir sis bulutuna karışıyordu...Renome elini kızın saçlarına uzattı ve aynı anda kız ona döndü... İskelet bir surat kıkırdayarak ona bakıyordu şu an ve gözlerindeki bir parlama renome u kör etmişti...
Acı ile haykırarak uyandı Renome...
Sabahı ışıkları kadifemsi yastığından ona gülüyordu sanki...
Oda boştu...
VE ıslaktı Renome... Karşısında ışık içinde yüzen güzel saçlı bir kız vardı... Arkasını dönmüş... VE Renome ona yaklaşıyordu...Büyülü saçları sanki renome un ruhunda sallanır gibiydi... Renome un ağzında telafuzunu bilmediği sözcükler oynaşıyordu... Ve bir şarkı tınısında etrafındaaki bir sis bulutuna karışıyordu...Renome elini kızın saçlarına uzattı ve aynı anda kız ona döndü... İskelet bir surat kıkırdayarak ona bakıyordu şu an ve gözlerindeki bir parlama renome u kör etmişti...
Acı ile haykırarak uyandı Renome...
Sabahı ışıkları kadifemsi yastığından ona gülüyordu sanki...
Oda boştu...
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
'Neler oldu?' dedi Renome...Rüya gördüğünden emindi...Pek sık rüya görmemesine rağmen görmüştü ve pek iyi bir zaman değildi...Üzerini giydi.Sireni bulması ve hazırlanması gerekiyordu...Ve belki de bu rüyayı ona hatırlatabilirdi...Silahlarını hazırladı...Birşeyler ona tetikte olmasını söylüyordu...
Aşağı indiğinde herşeyin normal olduğunu gördü...Rahatlatması mı gerekiyordu bu görüntü onu?Yoksa sinirlendirmesini mi?Bilmiyordu Renome ve uzun bir süre de bilmek istemiyordu...
Sirenin yanına oturdu...Sirenin bakışları birşey ifade etmiyordu...Kafasını öne eğdi bir anlığına...Sonra öyle bir hızla kaldırdı ki,ozan kafasının kırılacağını sandı sirenin...Gözlerinin rengi değişmişti...Sesi yankılanıyordu sanki sirenin...
'Sana söylenenleri yapmalısın ozan Renome'dedi ses daha kalındı...Sirenin sesi değişmişti...Tanıdık bi sesti ama farkedemedi Renome sesin sahibini...'Senin görevin bu şehrin yokoluşu hakkında bir şiir yazmak...Böylece diğer diyarlardaki canlılar bizden daha fazla korkabilir...'Bir süre durdu ses,sonra devam etti...'Umarım anlamışsındır,ozan Renome...şunu bilmelisin ki hataları affedemeyecek bir durumdayız...'
Ozan nefes nefese yatağında uyandı...Korkmuştu ama sonradan herşeyi daha belirgin olmuştu,ve ürkütücü birşey farketti...Sesin sahibi lichlerin en güçlüsüydü...
Aşağı indiğinde herşeyin normal olduğunu gördü...Rahatlatması mı gerekiyordu bu görüntü onu?Yoksa sinirlendirmesini mi?Bilmiyordu Renome ve uzun bir süre de bilmek istemiyordu...
Sirenin yanına oturdu...Sirenin bakışları birşey ifade etmiyordu...Kafasını öne eğdi bir anlığına...Sonra öyle bir hızla kaldırdı ki,ozan kafasının kırılacağını sandı sirenin...Gözlerinin rengi değişmişti...Sesi yankılanıyordu sanki sirenin...
'Sana söylenenleri yapmalısın ozan Renome'dedi ses daha kalındı...Sirenin sesi değişmişti...Tanıdık bi sesti ama farkedemedi Renome sesin sahibini...'Senin görevin bu şehrin yokoluşu hakkında bir şiir yazmak...Böylece diğer diyarlardaki canlılar bizden daha fazla korkabilir...'Bir süre durdu ses,sonra devam etti...'Umarım anlamışsındır,ozan Renome...şunu bilmelisin ki hataları affedemeyecek bir durumdayız...'
Ozan nefes nefese yatağında uyandı...Korkmuştu ama sonradan herşeyi daha belirgin olmuştu,ve ürkütücü birşey farketti...Sesin sahibi lichlerin en güçlüsüydü...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Yıllar vardır tek bir kelimede geçer, yıllar vardır tek bir satırda geçer...
Bir tepede oturmak
Ve ayaklarınızın altında olan
Büyük, devasa bir savaşı
Sanki bir tanrıymışsınız gibi izlemek
Nasıl bir duygu bilir misiniz?
Ben bu duyguyu yaşadım!
Ozan elinde tutmakta olduğu lirinini çalmaya başladı ve gözlerinde yaşlarla şarkısına başladı.
Bir kayanın üzerinde oturmuş
O devasa tepedeyim
Elimde şimdi olduğu gibi
Lirinim ve dilimde o sözlerim
Biliyorum garip ama gözümde göz yaşlarım...
Gün bitimine doğru...
Yanımda bir kız var
Görevin son ve can alıcı noktasında,
Huzurlu,
Görevini başarmaktan mutlu,
Beni getirmesi gereken yere getirdiği için...
Beni o kaosa,
şu anda söylediğim şarkıyı,
Abraksasın sonu isimli şarkıyı
Söylememi istedikleri için
Beni oraya sağ salim ulaştırabildiği için
Huzurlu...
Ve işte şarkıma başlıyorum.
Bu şarkıyı yanımdaki o güzel kıza
Ve Abraksas'ın sonu olan günü
Dikkatli dinleyen herkese adıyorum.
ABRAKSAS'IN SONU
Güneş batıyor,
Tatlı bir meltem ile
Gün son buluyor
Sessiz ayaklarımın altındaki şehir
Ama bu sessizlik
O her zaman söylenen
Fırtına öncesi sessizlik...
Bitmesin bunca dakika
Bitmesin bunca mutluluk
Bitmesin bunca çocuk
Bitmesin bunca yetişkin
Hepsi mutlu bir hayattalar
Nasıl son verebilirsiniz
Bu mutlu hayatlara?
Kaos kapıları açılıyor
Cehennem kapılardan
İçeriye dökülüyor
Ağlama korkmuş çocuk
Sen bunu hak edecek birşey yapmadın!
Bu senin kaderinde var be güzel çocuk!
Kapıdan içeriye dökülüyor ordular
Bir göz açıp kapamalık zamanda
Ama hazır cesur Abraksaslılar
Üç gün önce kim oldukları bilinmeyen
Bir ozan ve güzel bir kız
Onlara haber vermiş bu saldırıyı.
Artık beklentide ve savaşa hazırlar...
Savaş patlak veriyor
Ağlıyor bir bebek annesinin kucağında
Babası ise elinde yayı
Suraların en tepesinde
Yaydan boşalan her ok
Cehennem zebanilerinden birisine
Nasılda iniyor onca zebani yere?
Nasılda ölüyor onca cehennem yaratığı o günde!
Ağlama bebek
Böyle cesur bir baban varken ağlama!
Abraksas saldırı altında kalıyor
Abraksasın kapıları dahi yıkılıyor.
Savaşta acı, yıkıcık kayıplar veriliyor.
Ama asla,
Asla savaş bitmiyor
Cehennem yaratıkları geldikleri kapıdan
Cehennemlerine geriye dürülene,
Ã?oğu yok edilene kadar savaş sona ermiyor!
Geride ise;
Yavrusunun hayatını korumak için ölmüş bir baba
Ve yok olmuş bir şehir var!
Bebek ağlıyor
Ağlıyor yıkılan şehir
Ve ölen bunca insan için.
Artık yeni bir şehir kurulacak.
İsmi Abraksas olmayan yeni bir Abraksas kurulacak.
Ozan handa şarkısını söylerken hanın kapısı açıldı ve bir karanlık içeriyi kapladı. Tüm han o karanlıkla doldu. "Seni uyarmıştım!" dedi karanlıktan gelen korkunç ses. "Sen ise bana ihanet ettin." Karanlık handa az önce ozanın dinleyen ve bu güzel şarkı için alkışlayan insanların ölüm çığlıkları ile doldu. "Strensis'in ölümü ve bunca insanın ölümü hep senin hatan ozan. Bunu kaldırabilecek misin?"
Ozan yavaşça Lirinini yanına bıraktı ve karşısında kendisine doğru yaklaşmakta olan karanlığa bakarak "Onun ölümü bir amaç uğrunaydı!" dedi. "O insanları kurtarmak adına hayatını verdi. Aynı benimde bu uğurda hayatımı vereceğim gibi. Bu artık sonu gelmesi gereken bir hikâye ama şarkısı artık diyarın her yerinde sürecek!"
Bir tepede oturmak
Ve ayaklarınızın altında olan
Büyük, devasa bir savaşı
Sanki bir tanrıymışsınız gibi izlemek
Nasıl bir duygu bilir misiniz?
Ben bu duyguyu yaşadım!
Ozan elinde tutmakta olduğu lirinini çalmaya başladı ve gözlerinde yaşlarla şarkısına başladı.
Bir kayanın üzerinde oturmuş
O devasa tepedeyim
Elimde şimdi olduğu gibi
Lirinim ve dilimde o sözlerim
Biliyorum garip ama gözümde göz yaşlarım...
Gün bitimine doğru...
Yanımda bir kız var
Görevin son ve can alıcı noktasında,
Huzurlu,
Görevini başarmaktan mutlu,
Beni getirmesi gereken yere getirdiği için...
Beni o kaosa,
şu anda söylediğim şarkıyı,
Abraksasın sonu isimli şarkıyı
Söylememi istedikleri için
Beni oraya sağ salim ulaştırabildiği için
Huzurlu...
Ve işte şarkıma başlıyorum.
Bu şarkıyı yanımdaki o güzel kıza
Ve Abraksas'ın sonu olan günü
Dikkatli dinleyen herkese adıyorum.
ABRAKSAS'IN SONU
Güneş batıyor,
Tatlı bir meltem ile
Gün son buluyor
Sessiz ayaklarımın altındaki şehir
Ama bu sessizlik
O her zaman söylenen
Fırtına öncesi sessizlik...
Bitmesin bunca dakika
Bitmesin bunca mutluluk
Bitmesin bunca çocuk
Bitmesin bunca yetişkin
Hepsi mutlu bir hayattalar
Nasıl son verebilirsiniz
Bu mutlu hayatlara?
Kaos kapıları açılıyor
Cehennem kapılardan
İçeriye dökülüyor
Ağlama korkmuş çocuk
Sen bunu hak edecek birşey yapmadın!
Bu senin kaderinde var be güzel çocuk!
Kapıdan içeriye dökülüyor ordular
Bir göz açıp kapamalık zamanda
Ama hazır cesur Abraksaslılar
Üç gün önce kim oldukları bilinmeyen
Bir ozan ve güzel bir kız
Onlara haber vermiş bu saldırıyı.
Artık beklentide ve savaşa hazırlar...
Savaş patlak veriyor
Ağlıyor bir bebek annesinin kucağında
Babası ise elinde yayı
Suraların en tepesinde
Yaydan boşalan her ok
Cehennem zebanilerinden birisine
Nasılda iniyor onca zebani yere?
Nasılda ölüyor onca cehennem yaratığı o günde!
Ağlama bebek
Böyle cesur bir baban varken ağlama!
Abraksas saldırı altında kalıyor
Abraksasın kapıları dahi yıkılıyor.
Savaşta acı, yıkıcık kayıplar veriliyor.
Ama asla,
Asla savaş bitmiyor
Cehennem yaratıkları geldikleri kapıdan
Cehennemlerine geriye dürülene,
Ã?oğu yok edilene kadar savaş sona ermiyor!
Geride ise;
Yavrusunun hayatını korumak için ölmüş bir baba
Ve yok olmuş bir şehir var!
Bebek ağlıyor
Ağlıyor yıkılan şehir
Ve ölen bunca insan için.
Artık yeni bir şehir kurulacak.
İsmi Abraksas olmayan yeni bir Abraksas kurulacak.
Ozan handa şarkısını söylerken hanın kapısı açıldı ve bir karanlık içeriyi kapladı. Tüm han o karanlıkla doldu. "Seni uyarmıştım!" dedi karanlıktan gelen korkunç ses. "Sen ise bana ihanet ettin." Karanlık handa az önce ozanın dinleyen ve bu güzel şarkı için alkışlayan insanların ölüm çığlıkları ile doldu. "Strensis'in ölümü ve bunca insanın ölümü hep senin hatan ozan. Bunu kaldırabilecek misin?"
Ozan yavaşça Lirinini yanına bıraktı ve karşısında kendisine doğru yaklaşmakta olan karanlığa bakarak "Onun ölümü bir amaç uğrunaydı!" dedi. "O insanları kurtarmak adına hayatını verdi. Aynı benimde bu uğurda hayatımı vereceğim gibi. Bu artık sonu gelmesi gereken bir hikâye ama şarkısı artık diyarın her yerinde sürecek!"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests