>ÖATLAK KAZAN<
"Herkese benden bir içki" bunu duymak onu çok memnun etmişti. Ã?abucak siparişleri topladı içeri girdi. Buklenenden daha kısa bir sürede hepsini hazır etmişti. Buna şaşırmamak gerekirdi aslında.
Daha sonra ozanın şarkısını dinledi. Kulağa çok hoş geliyordu. "Acaba" diye düşündü "esksi kadar iyi olabilir mi han" belki de olmuştur dedi yine kendi kendine.
Daha sonra ozanın şarkısını dinledi. Kulağa çok hoş geliyordu. "Acaba" diye düşündü "esksi kadar iyi olabilir mi han" belki de olmuştur dedi yine kendi kendine.
Firble şarkıyı odasından sdinledi. Vaktini genelde yazarak ve hazırlanarak geçiriyordu. Ama birka. dakika da olsa bir ozanı dinlemek iyi gelmişti. Ancak gitmesi gerekiyordu. Kendini toplayabilmesi ve bir de handa uzun süre kalacak parayı kazanabilmesi için bir süre köyler dolaşması gerekli idi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Mutlu olmuştu ozan,çünkü dostları da mutluydu...Gülümsedi çevresine bakındı...İNsanların alkışları hoşuna giderdi ama yeterince iyi olamadığını tahmin ediyordu...'Herneyse'diye düşündü'Sanırsam en iyisi birşeyler içip firble ın gelişini beklemek olacak...'Masaya oturdu...Efla'ya döndü'Bana içecek birşeyler getir dostum,ama ayık kalmam lazım'dedi...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
"Uyanık kalmak istiyorsan dostum sana yardımcı olacak birşeyler getireceğim" bu da benden sana ücretsiz" dedi ve güldü." şarkı için diye ekledi"
Mutfağa gitti ve sıcak bir içecek getirdi. Bir bitki çayı ya da onun gibi birşey olduğunu düşündü ozan bunun.
"Tadı çok da güzel değildir ama uyanık tutar" dedi büyücü
Mutfağa gitti ve sıcak bir içecek getirdi. Bir bitki çayı ya da onun gibi birşey olduğunu düşündü ozan bunun.
"Tadı çok da güzel değildir ama uyanık tutar" dedi büyücü
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
'Firble'ı bekliyorum'dedi büyücüye...Sonra büyük bir yudum aldı içecekten...İdare edecek bir tadı vardı ama daha iyilerini görmüştü...'O kadar da kötü sayılmaz'dedi büyücüye...'İşini tamamladığın zaman biraz laflarız umarım...firble sanırım biraz yalnız kalmak istiyor,ve ben onu beklerken yalnız kalmak istemem...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Gnom birkaç parça eşyasını topramıştı sanırım artık vakit geldi diye düşündü. Toprağın şarkısı adlı kitabını ve hayat hikayesiniyazdığı parşomenleri masaya bıraktı. Ve masanın üzerine hancıya not yazdı. Notta bunların kendisi dönünceye kadar saklanması isteniyordu. Elindeki tüm parayı masaya koydu. Aşağı inerken içeri baktı. Efla ile ozanı içerde otururken gördü. Bir a içeri girmeyi düşündü hayır gitmeli idi. Hızlı bir karar vererek dışarı çıktı ve hanı terketti.
Diyarın dışındaki köyleri dolaşacak böylece hem para kazanacak hem de bir parça olsun toparlanabilecekti. Bir süre sonra han uzaklaşmıştı . Gnom içinden gelen bir şarkıyı söylemeye başladı. Yaşamak yaşayabilmek hele yeniden yollarda olabilmek her şeye rağmen güzeldi.
RP Dışı: Eylül ortasına kadar internete giremeyeceğim. Yarın da internete girememe ihtimalim olduğu için şimdiden yazayım dedim.
Diyarın dışındaki köyleri dolaşacak böylece hem para kazanacak hem de bir parça olsun toparlanabilecekti. Bir süre sonra han uzaklaşmıştı . Gnom içinden gelen bir şarkıyı söylemeye başladı. Yaşamak yaşayabilmek hele yeniden yollarda olabilmek her şeye rağmen güzeldi.
RP Dışı: Eylül ortasına kadar internete giremeyeceğim. Yarın da internete girememe ihtimalim olduğu için şimdiden yazayım dedim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Konuştular...Sabahın ilk ışıklarına kadar...Erantel beklemiyordu bir ozanıun bu kadar uyumasını...Daha da önemlisi şafağı kaçırmasını...Efla sabah için hazırlık yapmaya başladığında ona döndü ve'Sence bu kadar uyuması normal mi?'diye sordu...İçten içe böyle olmadığını biliyordu...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Büyücü de Firble'ın şafağı kaçırmayacağını düşünüyordu. "izninle "dedi ve firble'ın odasına gitti. Oda boştu ve bir not vardı. Oradakileri saklamasını istiyordu. Pek sorun sayılmazdı. Aşşağı indi. Bir sandığı açtı ve eşyaları içine yerleştirdi. sonra kilitledi. Anahtarı cübbesinin ceplerinden birine koydu. Tam ayrılacakken hana kenderlerin de geldiğini hatırladı. Kilidin üstüne parmağını yerleştirdi bir iki kelime mırıldandı. şimdi daha güvenli sayılırdı. Tabii kenderler büyü yapmaya başlamadıysa.
Ozan dostunun yanına gitti."Özgünüm dostum gitmiş Sanırım biraz gezmeye ve kafasını toparlamaya ihtiyacı var. Bunu benden daha iyi anlarsın sen."
Konuyu değiştirmek istermişcesine:"Dinle dostum" dedi"Handa şarkı söyleyip şiir okumayı kabul edersen istediğin kadar kalabilirsin. Hem ödeme de yaparız. Ne dersin?"
Ozan dostunun yanına gitti."Özgünüm dostum gitmiş Sanırım biraz gezmeye ve kafasını toparlamaya ihtiyacı var. Bunu benden daha iyi anlarsın sen."
Konuyu değiştirmek istermişcesine:"Dinle dostum" dedi"Handa şarkı söyleyip şiir okumayı kabul edersen istediğin kadar kalabilirsin. Hem ödeme de yaparız. Ne dersin?"
Andero pencereden yeni yeni girmeye başlayan güneş ışığına baktı. Sonra eflanın erantele iş teklifini duydu. Efla'ya bakarak gülümsedi. Sabah saatlerinde tenha olan hanı göstererek;
- Bu sessiz ve boş hanı mı şarkılarla dolduracaksın. diyerek dostuna göz kırptı.
-Hadi bize kahvaltılarımızı getir. Sonrada belki erantel bize gezdiği bazı yerleri anlatır ha ne dersin? diye erantele bakarak sorar.
- Bu sessiz ve boş hanı mı şarkılarla dolduracaksın. diyerek dostuna göz kırptı.
-Hadi bize kahvaltılarımızı getir. Sonrada belki erantel bize gezdiği bazı yerleri anlatır ha ne dersin? diye erantele bakarak sorar.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Erantel'in hoşuna gitmişti bu teklif...Bir ozan için pek iyi birşey değildi bir yerde kalmak,ama o yer bir hansa veve daha önemlisi dostlarının kaldığı hansa büyük bir zevkle kabul edecekti....'Kabul'dedi...'Ama sadece şiirlerle ve şarkılarla kalamaz benim yardımım...'bir süre düşündü...'Bulaşık yıkamakta iyiyimdir,ama sanırım arkada olmam hoşuna gitmez...Biraz servis yapabilirim,ve para konusuna gelince-lavtasını okşadı-gerekmeyecektir...şarkı dinlemek isteyenlerden para kazanarak yaşadım şimdiye kadar...Ve bundan sonra da öyle yaşayabilirim...Sadece yemek ve yatak yeterli olacaktır...Ve tabi biraz da büyü,müziğim için...'Efla yemeği getirdiğinde çabucak yedi ve onlar yemeye devam ederken hoş ve sakin bir parça çalmaya başladı...Yemek yerken müzik iyi gidiyordu....
Rp dışı-teklifin için saol efla...büyük bir zevkle kabul ediyorum
Rp dışı-teklifin için saol efla...büyük bir zevkle kabul ediyorum
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Benim için bu handa ozanların özel bir yeri var ve tabii dostların da...
bütün yardımlarını büyük bir zevkle kabul ederim ortaklarım şu günlerde ortada yoklar. Ve de han dışında yapmam ereken işler de oluyor. Ve ne mutlu ki dostlarım bir arada.
Han işletmek garip bir iş. Ama fena para getirmediği gerçek. Ã?deme yapılacak istesen de istemesen de
der ve büyücü sırıtır.
bütün yardımlarını büyük bir zevkle kabul ederim ortaklarım şu günlerde ortada yoklar. Ve de han dışında yapmam ereken işler de oluyor. Ve ne mutlu ki dostlarım bir arada.
Han işletmek garip bir iş. Ama fena para getirmediği gerçek. Ã?deme yapılacak istesen de istemesen de
der ve büyücü sırıtır.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Andero koşuşturan arkadaşlarına bakar. Ayağa kalkar. Hanın kapısından dışarı çıkar. Güneşe bakar ve yeni bir gün için dragonfire a teşekkür eder.
Zırhının elverdiği ölçüde gerinerek (ki bu ona yeterlidir) rüzgarın hafif serinliğini tadar. Tekrar içeri girer ve kapının yanına yaslanarak efla ve eranteli izlemeye başlar.
Zırhının elverdiği ölçüde gerinerek (ki bu ona yeterlidir) rüzgarın hafif serinliğini tadar. Tekrar içeri girer ve kapının yanına yaslanarak efla ve eranteli izlemeye başlar.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
