ZAMANIN KARARGAHI

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
FreyaImplorer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 408
Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by FreyaImplorer »

Freya olanları herzamanki soğukkanlılığıyla izliyordu.Eline aldığı hançeri sıkmaktan eli kanamaya başlamıştı.Açıkça,komutanına katılıyordu.Sahroş bir bard'ın ve kardeşinin yaptıklarına sabretmesi gerekmiyordu,komutanının.Ama içinde azda olsa acıma duygusu vardı o sebeple en azından Lorduna yararlı olabilecek Paladin adayının ölmesini istemiyordu.Ama gidipte Unholy'i engelleyecek değildi...İzlemeye devam etti.Belki Komutan onlarla işini bitirdikten sonra,Freya'yla ilgilenirdi...
Jacta alea est.
User avatar
ZorinFerador
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 33
Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by ZorinFerador »

"O da neydi öyle" düşüncesi vardı kafasının içinde eğitim alanına çıktığında. Ardından Freyanın yanına doğru yürüdü, deminki saçmalıkda neydi öyle...bir yandan şaşırmış bir yandanda dehşet içinde kalmış olmasına ramen bu ona oldukça da komik bi durum gibi gelmişti, hayatı boyunca böyle bir rezillik görmemişti ne tür bir mantıktı bu Feryatın ki...
Ardından yere diz çöktü belki bir süre sonra komutanı onlarla ilgilenirdi...
kılıcının kınını sıkıca tutuyordu,hızlı bir hareketle kılıcını çekti.Ardından dostvari bir selam verdi...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Komutan karşısındaki adama baktı. Sendeleyerek yürüyen sarhoş adamın ardından gidişine ve gözlerindeki o pişmanlığı gördü. Bir an tüm zaman onun için durduğunda bir parlama yaşandı beyninde geçmişten bir görüntü.
Bir kadın gördü sislerin ardında sisler kadının yüzünü kapatıyor ve sesi geçmişten geliyordu.

- Gözlerindeki Karanlık beni Korkutuyor sevgilim...

Komutan bir an için geçmişten gelejn bu görüntü ile duraksadı ve kafasını kaldırdı. Karargaha gelen AZALIN savaşçısını gördü. Elf Okçular gelen savaşçıyı karşılamak için hızla aşağıya ilerlediler ve savaşçıyı karşışladılar. Komutan ardını dönüp odasına doğru ilerlerken mırıldandı.

- Gözlerimdeki Karanlık...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
FreyaImplorer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 408
Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by FreyaImplorer »

Freya yanına gelmiş olan Zorin'e baktı ona döndü,:

-şimdi ne olacak,bu kim? dedi...
Jacta alea est.
User avatar
ZorinFerador
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 33
Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by ZorinFerador »

"emin ol, hiçbir fikrim yok" dedi Zorin, gözlerini komutanı unholly'den ayırmayarak...
kılıcının kınını sıkıca tutuyordu,hızlı bir hareketle kılıcını çekti.Ardından dostvari bir selam verdi...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

yavaşça gülümsedi..duyduğu sözler uzun süredir beklediği şeydi,şaşırmamıştı...
"Ã?nünüzde saygıyla eğiliyorum şövalye.Buraya geldim,çünkü Azalin seni kutsasın karşımdaki her kişinin korkusunu,nefretini,ve duygularını..hissediyorum!Senin karanlık anıların şimdi boğuyor beni..Buraya bana nasıl hislerimi belli etmememi söyleyebileceğini umarak geldim.Ve seni anlamak için..elimdeki Azalinin işaretidir gümüş maske ve gözyaşı.Ona dokunurmusunuz ..Gözlerindeki karanlık..bilmem gerek..Ve göreceksin..Sana yardım etmeye geldim..İntikam için.."
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Komutan olduğu yerde durdu ve geriye döndü. Gelen Drow savaşçıya bakıyordu. Yavaş adımlarla kadın savaşçıya doğru ilerlerken etrafındaki Elfler yavaşça açıldı. Korku ile karışık nefret dolu gözlerle bakıyorlardı Karargahın Komutanı Seçilmiş Savaşçıya diyardaki diğer Elflere ne yaptığını biliyorlardı.
Komutan Drow kadının yanına geldiğinde gözlerden hızlı bir hareket ile kadının elini tuttu. Bir buz tanesi kadar soğuk elinin parmaklarını sembölün üzerinde gezdirdiğinde kızıl gözü bir an parıldadı.
Drow kadının beyninde imgeler oluştu. Geçmişin sislerinden yayılan imgeler.
'Genç bir adam duruyordu karanlık mağarnın ortasında. Etrafında onlarca Drow savaşçı ona atılmak için bekliyordu. Siyah zincir zırhının bir çok kısmı yırtılmış, iki elinde tuttuğu kılıclardan birinin yarısı kırılmıştı. Tam durduğun yerin ardında bir Drow Kadının cansız bedeni ve genç adamın ayakları dibinde Drow Rahibelerin cansız bedenleri yatıyordu. İntikamın savaşçısı gördüğü görüntüdeki adamın intikam hissini bulunduğu yerden hissediyordu. Geçmişin sislerine ramen onun intikam ateşini hissetti.
Genç adamın kahverengi uzun saçları kan ile kızıla boyanmış yüzü öldürğü Drowların kanının ardından seçiliyordu.
Savaş sona erdiğinde bedeni onu artık taşıyamıyordu. Aldığı yaralar onun yaşamını yavaşça içinden alıyor bedeni huzurlu ölümün kollarına sevdiğinin ölü bedenini kucakladığında kavuşuyordu. Genç adamın kalp atışları zayıflarken bir kaç söz döküldü dudaklarından...

- Gözlerimdeki karanlık sönüyor Sevgilim korkmana gerek yok...

Ağızından süzülen kanlarla birlikte bedenide mağaranın taş zeminine çarptı. Ruhu huzur bulmak için bedenini terk edecekken. Siyah cübbeler içindeki siluet yanında Drow savaşçıları ile beraber geldi. Kırmızı Ã?rümcek sembölünün işlenmiş olduğu cübbesi Başrahibeyi ele veriyordu. Başrahibe kadim sözlerini söylemeye başladığında adamın cansız bedeni anlık bir hareket ile kasıldı. Başrahibenin önünde açılan geçidin içinden kızıl bir sis yayıldı. Başrahibe yüzüne doğru yayılan sıcak hava dalgası ile konsantrasyonunu kaybettiğinde beden kıpırdanmayı bırakmıştı. Kızıl geçidin önünde oluşan siluetin şekil bulması ile Başrahibenin gozlerının ardında dek acılmasına neden oldu. Savaşçı Drowlar Başrahibelerinin yaptığını sandığı büyünün aslında bir başkaın ait olduğunu fark ettiğinde çok geçti. Beden bulan şeytani güç Başrahibe ve Drow savaşçıları parçalarına ayırdığında ardında döndü.

- Oğlum...

Kızıl pençeli el genç adamın kafasını yavaşça kaldırdığında huzursuz bir inilti duyuldu. Bir kaç sözcük çıktığında ağızından siluetin beden kıpırdandı. Tüm canlılığı bir yaprakmışcasına sönerek cildi ve saçları beyazladı. Gözleri ardında dek açıldığında ciğerlerine hava gitmiyordu. karşısında duran siluete baktı. Korku dolan yüreğinin atışının sesi yükseldikce karşısındaki varlığın yüzündeki sevgi ifadesi bile onu korkutuyordu.....

Birkaç saat geçmiş genç adam Drow kadının cesedi ile olduğu yerde duruyordu. Kadının beyaz saçlarını okşarken bir an mırıldandı. Sesi mezar kadar donuktu duyguları ölmüş bir insan artığı gibi...

- Babam sensin demek... Küçükken lanetler yağdırdığım beni terk ettiği için kızdığım babam... şimdi ben bile ne olduğumu bilmiyorum. Tek istediğim intikam ve kan...

Kızıl siluet gürlediğinde mağaradan Karanlık altına sözcükler yayıldı.

- ALACAKSIN...'

Görüntüler silikleştiğinde Tapınağın Koruyucusu karşısındaki Drow kadına baktı. Hiç değişmemiş ve hiç değişmeyecek yüzü ile Dorw kadına bakıyordu sislerdeki genç adam. Mezar kadar donuk ses yankılandı tekrar...

-Beni anlayamazsın...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

Ona ait olmayan hatıralar beyninde bir büyücünün büyüsünü algılayacağı şekilde yanıyordu.Bu Azalin in dövmesinin yarattığı temasla oluşan bir büyüydü.Azalinin yanında hissettiği türden bir şeydi.Bir savaşçı olabilirdi ama Azalinin ona verdiği gücü kılıcına taşımak için bunlara alışmalıydı.Ve birde bunlar beyninin derinliklerinde bomboş kaygılarıyken,onun aslında düşündüğü tek şey-ve hissettiği-Unholy nin hatırlarıydı.
"Beni anlayamazsın..."
Bu sözle birlikte birlikte yeniden görebildiğini hissetti;karşısındaki adama bakıyordu dosdoğru ve şimdi ona dikilmiş olan duygusuz acımasız bakışların demin gördüğü görüntülerdeki gözlerden ne kadar farklı olduğunu fark etti.Duygusuz ve acımasız görünen bir savaşçının altında aslında bunlar yatıyordu.Ona dikdiği bakışlardaki aynı ifadesizliği görmek onun için soğuk bir darbe olmuştu ama şimdi nedenini biliyordu.Bir an gözünde o nefret dolu bakışlarıyla biri geldi.Beyaz bir şey parıldıyordu.Bu Unholy nin saçları olmalıydı
?şimdi bu parlaklık bir cübbenin rengine aitmiş gibi görünüyordu!
"Sana buradan gitmeni söylemiştim!.."sözlerini duydu,tam kalbinde acısı tortop olmuş duran berrak bir sesti bu.Rüyalarında Azalinin ona gösterdiğinden çok daha fazla gerçekti.Unholynin görüntüsü bir an için başkasının görüntüsüne dönüşmüştü.Bir adım geriye tökezledi ve tekrar baktığında sadece Unholy nin beyaz uzun saçlarını ve ifadeden yoksun yüzünü gördü"
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Dikkatle kadna baktı Tapınağın Koruyucusu. Beyaz donuk elini düşen kadına uzattı. Donuk beyaz parmaklar kadının eli ile buluştuğunda bir an ifade değişikliği yaşandı yüzünde. Geçmişindeki hatılaralar yakaladı tekrar savaşçıyı ama o her zaman ki gibi duygusuz ifadesine kavustu ve anılardan kurtuldu.
Bir Drow kadını sevmiş ve bedelini ödemişti. Yüzyıllardı yürüdüğü yaşamda o sıcak eli ona kimse anımsatamamıştı. Bu ana dek...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

elini tutan Unholy nin bir anlık değişikliğini farketmemişti.yerden kalktı ve kendini düzeltip konuşmaya başladı;"saygıdeğer şövalye...sizde bütün uygun şeyleri görüyorum..güç,cesaret,nefret ve intikam isteği!siz burada harcanıp gidiyorsunuz..en son istediğim şeyi de demin görmem bundan emin olmamı sağladı:sizi Azalin adına savaşmaya davet ediyorum!o size intikam konusunda inanılmaz bir güç verecek..ve saygıdeğer şövalye..ben...Azalin in diyardaki Temsilci Savaşçısı olarak size beraber çalışmayı öneriyorum.."
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gecenin karanlığından çıkan Cüce Gorath bir an için zamanın karargahının kapılarında durdu sonra ilerlemeye devam ederek karargaha girdi. "Unholy!" diye bağırdı içeriye girerken. "Seninle konuşmam gerekli."

Göğsünde duran gümüş maske ve gözyaşı bir an için parladı ve sonunda "Unholy!" dedi yeniden karargaha seslenerek. "Bilmem gereken bir şey var." Etrafına bakındı. "Bazı cevaplara ihtiyacım var!"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Kadının yüzüne baktı, anlık anı yoğunluğunu atlatmanın verdiği donukluğu kazandığında kapıda sesi duydu ve bir an yüzü hiddet ile kasıldı. Kılıcını çekti ve yavaş adımlarla kapıya ilerlemeye başladı. Kılıcının üzerindeki kızıl rünler parıldadığında savaşçı kapıda duran Cüceyi gördü. Kılıcını hafifce geriletti ani bir hareketle cüceye doğru fırladığında göğüsü üzerinde duran gümüş maske ve göz yaşını gördü. Kılıc Cücenin hareket etmesine fırsat vermeden indiği boynunun bir kaç santim yanında durdu.
Tapınağın Koruyucusu kılıcını geri çektiğinde donuk sesi yayıldı.

- Ne istiyorsun?
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gorath suratında büyük bir sırıtışla karşısında duran Unholy'e baktı ve diyarlarda ki en güçlü savaşçılardan birisi olarak gördüğü eski dost ve eski düşmana sırtını döndü. Bakışları etrafta dolaştı ve karargahın eskisine göre hiç değişmemiş olduğunu gördü. "Burası hiç değişmemiş!" dedi ve yeniden Unholy'e döndü. Unholy'nin elinde tuttuğu kılıca bakarak yeniden sırıttı. "Sadece senin bildiğin bir soru için burdayım Unholy!" dedi sırıtışı suratından silinirken. "Bana kervanlara saldıranların ismini ver." Bakışları komutanı Galadlirim üzerinden geçit ve yeniden Unholy'e döndü. "Bana o isimleri ver ki Lordumun bana vermiş olduğu görevi yerine getirebiliyim."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

"bırak onu!"sözüyle Unholy ye doğru yürüdü.Kendi kılıcını çekerek cücenin boynundaki kılıcın üstüne koydu,"bırak onu Saygıdeğer şövalye,o artık Azalin in emri altında,ve benim.."
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Rp Dışı : Kılıcımı geriye çektiğimi belirttiğim kısımı okumadınız sanırım...

Dikkatle Drow kadına baktı. Sözlerindeki emir tonu donuk yüzünü çarpıttı Tapınağın Koruyucusunun ona sadece Tanrısı emir verebilirdi. Karşısındaki Cüceye baktığında Cücenin geçmişinde yaptıklarını gördü. Tanrılara bile bağlı kalamayan bir Cüce ve güven. Dikkatle Drowa baktı tekrar yüzündeki ifade artık donuk değil ve saygı içermiyordu.
Dikkatle tekrar Cüceye baktı ve donuk sesi yayıldı.

- Eğer nefes almak hoşuna gidiyorsa buradan uzak dur Cüce...

Kafasını kadına çevirdi ve gözlerini kadınınkilere odakladı. Geçmişi gösteren gözü parıldadı bir an. Donuk sesi tekrar yankılandı Tapınağın koruyucusunun.

- Emirlerinizi kendi adamlarınıza verin. şimdi ikinizde karargahı terk edin ve Lord Azalin'e iletin ki Cüce savaşçısı bir daha bu karargaha girerse sağ çıkamaz...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest