ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Ares Majere, drowa sırtını dönmedi, içindeki öfke gözlerinden okunuyordu ama Lord' una hizmetini sunmaya gelmiş bir drowa birşey yapamazdı.Hele bu drow kendi ırkından intikam almak istiyorsa..Gözlerini drowdan ayırmadan ona eliyle kale duvarını gösterdi..
"Eğer bana söylediklerinde samimiysen drow, bu duvarlardan geçersen"
"Eğer samimi değilsen, duvar ve benim kılıcım arasında can verir, kale duvarlarını kanınla süslersin..tabii ben bu duvarlara drow kanı bulaşması fikrinden pek hoşlanmıyorum ama..."
Drow kale duvarına doğru yürüdü ve bedeninin duvarda kaybolduğunu gördü.Duvardan sonra ortasında bir sunak bulunan geniş bir alana geldi.Tam karşısında ise bir taht durmaktaydı. Hemen ondan sonra Darkslayer' ın bedenininde kale duvarlarında içeriye geçtiğini gördü.
Darkslayer tahta doğru işaret etti.
"Eğer bana söylediklerinde samimiysen drow, bu duvarlardan geçersen"
"Eğer samimi değilsen, duvar ve benim kılıcım arasında can verir, kale duvarlarını kanınla süslersin..tabii ben bu duvarlara drow kanı bulaşması fikrinden pek hoşlanmıyorum ama..."
Drow kale duvarına doğru yürüdü ve bedeninin duvarda kaybolduğunu gördü.Duvardan sonra ortasında bir sunak bulunan geniş bir alana geldi.Tam karşısında ise bir taht durmaktaydı. Hemen ondan sonra Darkslayer' ın bedenininde kale duvarlarında içeriye geçtiğini gördü.
Darkslayer tahta doğru işaret etti.
Gorath son bir kez önünde kaybolan flüde baktı ve sunağa doğru ilerledi. Sunağa dikkatle baktı ve "Beni kabul ettin lord Azalin!" dedi. "Bana doğruları gösterdin." Dizlerinin üzerine çöktü ve sunağa baktı. Gorath o güne kadar hiç dizlerinin üzerine çökmemişti. Hatta lord Orene bağlılığını sunarken bile dizlerinin üzerine çökmemişti şimdi ise gerçekten ruhu ile hayatında ilk defa bir tanrıya bağlılığını sunuyordu. Lordu için bir dua mırıldandı ve yeniden kalkarak rahibe doğru ilerledi. "Firble'ın ruhu ne olacak Rahip Ares?" diye sordu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
AresMajere wrote:Kalenin dışındaki haykırışlar Ares Majere' nin kafasında yankılandı. Kale duvarlarına doğru yürüdü ve dokunuşuyla bir geçit açtı.Just_wiN wrote:AZALIN sana sesleniyorum girmeme izin wer kalene ben Dragonfire'ın şu andaki en yetkili tapınak mensubu Yüce Ruhban Just_wiN, rahibin Ares Majere görüşmeye geldim cesaretimi bağışla we kalenin surlarından geçmeme izin wer ey acıların we intikamın efendisi...
Karşısında bekleyen ziyaretçiye:
"Tapınağa hoş geldiniz saygıdeğer rahip. Lütfen içeri buyrun"
sağ olun rahip dostum ama sizinle konuşmam gereken çok özel bi sebeple geldim buraya diyarımızda terör kol gezmeye başladı kervanlar kesiliyor kadınlar tecavüze uğruyor insanlar korkuyor we katliam adı koyulmamış olsa da başlıyor yaşanan olayların kesinlikle mantıklı bi açıklaması yok we ortada kalan acizlerin de hakkını sawunan yok bütün bunların sorumlusu cezasız mı kalacak azalin bunlara göz mü yumacak intikam ne zaman alınacak sewgili rahip lütfen cesaretimi bağışlayın ama bir an kendimi kaybetmiş kanım beynime sıçramış olmalı çünkü olanlardan we yaşananlardan öylesine tiksindim iğrendim we nefret ettim ki bunun cewabını bulmak için size kadar geldim olanlara karşı birlikte daha sıkı bir şekilde dayanmakmızı sağlamaya çalışmak için geldim ey ares majere cewabınızı bekliyorum...
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Evet saygıdeğer rahip, bu olayların bir kısmına bende kulak misafiri oldum.Tanrımın gücüne güc katan olaylar bunlar.Saldırılar önce yaşayanların içine acıyı getirdi, sonra korkuyu şimdi ise intikamı.Lordum güçleniyor çünkü onun duygularını paylaşanların sayısı artıyor.
İntikam bu yolda ilerlemek isteyen ve yarı tanrıma bağlılığını sunan kişiler tarafından alınır rahip dostum.Ben drow ırkından intikamımı alırken tanrımın sadece yanımda olmasını isterim, kılıcımla kestiğim etlerin ve öldürdüğüm drowların haykırışlarını ise bizzat ben kendim görmek ve duymak isterim.O haz bana ait olmalı her zaman.
Lord Azalin bu civarlarda olan olaylarla ilgili acı çekmiş ve intikam almak isteyen herkesin bağlılığını kabule ve onlara destek vermeye hazırdır saygıdeğer rahip..
İntikam bu yolda ilerlemek isteyen ve yarı tanrıma bağlılığını sunan kişiler tarafından alınır rahip dostum.Ben drow ırkından intikamımı alırken tanrımın sadece yanımda olmasını isterim, kılıcımla kestiğim etlerin ve öldürdüğüm drowların haykırışlarını ise bizzat ben kendim görmek ve duymak isterim.O haz bana ait olmalı her zaman.
Lord Azalin bu civarlarda olan olaylarla ilgili acı çekmiş ve intikam almak isteyen herkesin bağlılığını kabule ve onlara destek vermeye hazırdır saygıdeğer rahip..
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Rahip, Gorath duasını ederken büyük kapıların hemen sağında yer alan ve kalenin iç taraflarına giden bir kapıdan girdi.Bir süre sonra Ares Majere elinde eski bir kağıt parçasıyla geri döndü.Flüdü Firble' in ruhunun yanına koyduktan sonra büyük bir konsantrasyonla kağıdı okumaya başladı...Gorath wrote:Gorath son bir kez önünde kaybolan flüde baktı ve sunağa doğru ilerledi. Sunağa dikkatle baktı ve "Beni kabul ettin lord Azalin!" dedi. "Bana doğruları gösterdin." Dizlerinin üzerine çöktü ve sunağa baktı. Gorath o güne kadar hiç dizlerinin üzerine çökmemişti. Hatta lord Orene bağlılığını sunarken bile dizlerinin üzerine çökmemişti şimdi ise gerçekten ruhu ile hayatında ilk defa bir tanrıya bağlılığını sunuyordu. Lordu için bir dua mırıldandı ve yeniden kalkarak rahibe doğru ilerledi. "Firble'ın ruhu ne olacak Rahip Ares?" diye sordu.
İlk başlarda bir fısıltı gibi başlayan dua sözcükleri gittikçe yükselmeye ve havada belirgin bir tını oluşturmaya başladı.Sunağın dibinde yer alan kan gölü yerden yükseldi ve Firble' a et ve kemik olmak için onun ruhunu sarmaya başladı.
Dua sözleri bitipde Ares Majere yere yıkıldığında Firble etten ve kemikten eski olduğu şekliyle ayaktaydı.Ama artık çok farklı hissediyordu çünkü özünü çığlıklar kalesini besleyen kandan almıştı.Acıyı, intikamı ve korkuyu besleyen kandan...
Rahip yerde hareketsiz baygın bir şekilde yatmaktaydı..
Gorath önünde yere yığılmakta olan Rahip Ares'e baktı ve sıkkın bir şekilde yardım etmek için ilerledi. Ama zihninde bir baskı hissedince durdu ve rahibe baktı. Ona yardım etmemeliydi. Acıları ile kendisi savaşmalıydı. Bakışları Firble'ın yeniden şekil alan bedenine gitti ve öldürdüğü görüntüyü karşısında görünce hızla bakışlarını kaçırdı. Ona bakmak kendisine acı vermişti. Yeniden sunağa doğru ilerledi ve bir dua daha ettikten sonra "Lordum!" dedi. "Beni tapınak için savaşan bir savaşçı yap. Bana kudretini taşımam için güç ver." Bakışlar yerde yatan rahibe döndü. "Beni kutsa lordum. Beni intikam için yaşayan bir savaşçı olmam için kutsa."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Yerde yatan rahip hafifçe kıpırdanmaya başladı.Yapmış olduğu büyü onu hayli yorgun kılmıştı. Ayağa kalkıp düzeldiğinde değişmeyen yüz ifadesindeki tek değişiklik yaşça eskisinden daha olgun gözüktüğüydü.
Ares hafifçe doğruldu ve sunağın önünde duasını mırıldanan cüceye baktı.
Bir süre sonra rahibin kafasında Lord Azalin" in sesi yankılanmaktaydı.
"Onu görünmez olanı ver, onu savaş için hazırla ve diyarlarda intikam,korku ve acının tanrısının ayak sesleri hissedilsin"
Ares cüce savaşçıya hiçbir şey söylemeden kalenin iç taraflarına yöneldi ve gözden kayboldu. Aradan bir kaç dakika geçmişti ki bir anda Gorath" ın önünde bir ışık kümesi belirdi..Işık kümesinin içinden bir silüet ona doğru yaklaşmaya başladı.Işık parlaklığını yitirmeye başladığında Gorath bunu Darkslayer olduğunu anladı. Elinde çaprazlama bedene asılan bir silah askılığı bulunuyordu.
Ã?apraz askılığın bedenin önünde birleşen yerinde tam ortada bir figür vardı.Dikkatli bakıldığında bunun gümüşi bir maske ve göz yaşı damlası olduğu anlaşılıyordu. Arka tarafta yani silahın olması gerektiği yerde ise boşluk dışında hiçbirşey yoktu.
Ares çapraz askılığı cüce savaşçıya uzattı.
Ares hafifçe doğruldu ve sunağın önünde duasını mırıldanan cüceye baktı.
Bir süre sonra rahibin kafasında Lord Azalin" in sesi yankılanmaktaydı.
"Onu görünmez olanı ver, onu savaş için hazırla ve diyarlarda intikam,korku ve acının tanrısının ayak sesleri hissedilsin"
Ares cüce savaşçıya hiçbir şey söylemeden kalenin iç taraflarına yöneldi ve gözden kayboldu. Aradan bir kaç dakika geçmişti ki bir anda Gorath" ın önünde bir ışık kümesi belirdi..Işık kümesinin içinden bir silüet ona doğru yaklaşmaya başladı.Işık parlaklığını yitirmeye başladığında Gorath bunu Darkslayer olduğunu anladı. Elinde çaprazlama bedene asılan bir silah askılığı bulunuyordu.
Ã?apraz askılığın bedenin önünde birleşen yerinde tam ortada bir figür vardı.Dikkatli bakıldığında bunun gümüşi bir maske ve göz yaşı damlası olduğu anlaşılıyordu. Arka tarafta yani silahın olması gerektiği yerde ise boşluk dışında hiçbirşey yoktu.
Ares çapraz askılığı cüce savaşçıya uzattı.
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Gorath askılığı aldı ve anlamsız gözlerle rahibe baktı.
Ares
"Onu kuşan ve eğer Lord Azalin" e bağlılığın tam ise iki elini sırtına doğru uzat ve onu hisset"
Gorath şaşkınlığını korudu ama rahibin tepkisizce kendisine bakmayı sürdürmesi üzerine çapraz askılığı bedenine geçirdi..Göğsünün tam ortasında Lord Azalin" in sembolü durmaktaydı.
Ares Gorath"a "Haydi silahını düşün ve onu yerinden çek" diyerek bağırdı.
Gorath inancına sarıldı ve iki elini arkaya attı..İnanılmaz bir şekilde Gorath" ın iki elinde bir sap belirdi ve kollarını önüne indirdiğinde büyük bir balta savaşçının elleri arasındaydı.Gorath" ın göğsündeki gümüş maske ve göz yaşı damlası baltanın çekilmesiyle birlikte ışık yaymaya başladı ve Ares Majere hayretler içinde kalmış Gorath"a bakarak konuşmaya başladı.
"Lord Azalin" e sadık kaldığın sürece bu balta ihtiyac duyduğun anda yerinde belirecektir. Onu yerinden çıkardığın an etrafındaki belli mesafedeki canlılar Lord Azalin" in korkusunu içlerinde hissedip senden kaçmaya başlar..Sen ise içinde korkusuzluğu hissedeceksin.Bir ejderha bile sana korkuyu yaşatamaz. Unutma Gorath düşmanlarının senin silahsız olduğunu sanmaları, kafalarını gövdelerinden ayırman için sana zaman kazandıracaktır.Elinde silah olduğunu gördüklerinde ise aynı zamanda yıkılmak üzere olan kafasız bedenlerinide göreceklerdir."
"Gorath civarda konvoylara yapılan saldırılar var.Bunların üzerine git.İntikam almak isteyenleri yolumuza çağır, acıyı hissedenlerin acısını paylaş ve korkuyu onların üzerine kus"
"Senin gördüklerini görmemi sağlayacak bir büyü yapacağım.Uzun bir süre senin ve benim gözlerimiz bir olacak.Yolun açık olsun."
Sonrasında Ares Majere bir kaç büyü sözü mırıldanıp Gorath" ın omuzuna dokundu ve sonra bir ışık kümesinin içine girerek gözden kayboldu.
Ares
"Onu kuşan ve eğer Lord Azalin" e bağlılığın tam ise iki elini sırtına doğru uzat ve onu hisset"
Gorath şaşkınlığını korudu ama rahibin tepkisizce kendisine bakmayı sürdürmesi üzerine çapraz askılığı bedenine geçirdi..Göğsünün tam ortasında Lord Azalin" in sembolü durmaktaydı.
Ares Gorath"a "Haydi silahını düşün ve onu yerinden çek" diyerek bağırdı.
Gorath inancına sarıldı ve iki elini arkaya attı..İnanılmaz bir şekilde Gorath" ın iki elinde bir sap belirdi ve kollarını önüne indirdiğinde büyük bir balta savaşçının elleri arasındaydı.Gorath" ın göğsündeki gümüş maske ve göz yaşı damlası baltanın çekilmesiyle birlikte ışık yaymaya başladı ve Ares Majere hayretler içinde kalmış Gorath"a bakarak konuşmaya başladı.
"Lord Azalin" e sadık kaldığın sürece bu balta ihtiyac duyduğun anda yerinde belirecektir. Onu yerinden çıkardığın an etrafındaki belli mesafedeki canlılar Lord Azalin" in korkusunu içlerinde hissedip senden kaçmaya başlar..Sen ise içinde korkusuzluğu hissedeceksin.Bir ejderha bile sana korkuyu yaşatamaz. Unutma Gorath düşmanlarının senin silahsız olduğunu sanmaları, kafalarını gövdelerinden ayırman için sana zaman kazandıracaktır.Elinde silah olduğunu gördüklerinde ise aynı zamanda yıkılmak üzere olan kafasız bedenlerinide göreceklerdir."
"Gorath civarda konvoylara yapılan saldırılar var.Bunların üzerine git.İntikam almak isteyenleri yolumuza çağır, acıyı hissedenlerin acısını paylaş ve korkuyu onların üzerine kus"
"Senin gördüklerini görmemi sağlayacak bir büyü yapacağım.Uzun bir süre senin ve benim gözlerimiz bir olacak.Yolun açık olsun."
Sonrasında Ares Majere bir kaç büyü sözü mırıldanıp Gorath" ın omuzuna dokundu ve sonra bir ışık kümesinin içine girerek gözden kayboldu.
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
tapınak ın içine,"buraya ilk kez intikam ateşi içinde gelmiş olan kara elf savaşçı"girdi.."geri döndüm!"diye ilan etti tüm tapınak a yüzünde alaycı ve umursamaz bir ifade vardı"artık gerçekten kendimi kanıtladım yolumu aydınlatan Azalin sayesinde..ruhum beni karanlık koridorlardan çokardı..artık bu tapınakta ve diyardaki herkes bilsinki İntikamın Savaşçısı,bir Seçilmiş Savaşçı yım artık..buna itirazı olan varmı ve Azalin sen içimde hep onurlandırıyorsun beni zaten.."dedi.
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Kara cüppeli adam ağır adımlarla Kale'ye doğru ilerledi. Üzerindeki giysiler rüzgarda savrulurken umursamadı bile. Dağ adamı öldürücü soğukta büyümüştü ve hayatta kalmasının tek nedeni müthiş dayanıklı vücuduydu...
İki metreden uzun adam kalenin korkunç görüntüsü karşısında ürperse de artık seçimini yapmıştı. Onu yolundan hiç bir ölümlü ya da ölümsüz artık döndüremezdi. Diyarın üç büyük ilahi gücünün tapınaklarını gezmiş, dinlerini öğrenmişti... İki tapınağın öğretileri ya da amaçları onunkilerle çakışmamıştı.
Oren'in başrahibi Burock ona masumların ve silahsızların korunması gerektiğini söylemişti. "Lanet olsun masumlara!" diye öfkesini kontrol edemeyerek bağırdı. O da bir zamanlar masumdu... Fakat her insan gibi o da kendisine kötülük yapmıştı. İsteyerek de olsa istemeyerek de olsa o artık amsum değildi... Ve her insan masum ya da değil bir gün suç işleyecekti ve yine kendisinin canı yanacaktı...
Dragonfire'ın savaşçısı Unholy, daha kendi amaçlarından ya da Tanrısına neden iman ettiğinden bile emin değildi. Dile getirdiği nedenler ve fikirler yalnızca birer kalıptan ibaretti ve Corax için bir anlam ifade etmiyorlardı. Dünyanın daha iyi bir yer olması... ne kadar da aptalca bir fikirdi. Her şeyin belirsiz olduğu dünyanın daha iyi bir hale gelmesi Corax öldükten sonra Corax'ın umrunda bile değildi. Bir kere ölmüştü ve bir daha ölmeyecekti...
Barbar savaşçı kalenin önüne geldi ve üzerindeki cüppeyi elleriyle parçalayarak kopardı. Korkunç kaslı vücudu savaş yaralarıyla kaplıydı. Bacaklarını olan ayı postundan bir pantalon sarıyordu. Uzun kırmızı saçları ve sakalları rüzgarda alevler gibi dansediyordu. Yüzü nefretle kırışırken sırtındaki hiç bir insanın kolay kolay taşıyamayacağı dev kılıcı sağ eliyle havaya kaldırıp kalın bariton sesiyle adeta kükredi:
"Azalin! Sana geldim! İntikam ve nefret zihnimde yanıyor! Bana ölümsüzlük ve güç bahşet! Bana intikam bahşet!"
Barbar öfkesiyle kendinden geçerken gözleri bir delininki gibi açıldı... Ã?elikten yapılmış dev kapıya tüm vücuduyla omuz atmak için delirmiş bir şekilde koşturdu...
İki metreden uzun adam kalenin korkunç görüntüsü karşısında ürperse de artık seçimini yapmıştı. Onu yolundan hiç bir ölümlü ya da ölümsüz artık döndüremezdi. Diyarın üç büyük ilahi gücünün tapınaklarını gezmiş, dinlerini öğrenmişti... İki tapınağın öğretileri ya da amaçları onunkilerle çakışmamıştı.
Oren'in başrahibi Burock ona masumların ve silahsızların korunması gerektiğini söylemişti. "Lanet olsun masumlara!" diye öfkesini kontrol edemeyerek bağırdı. O da bir zamanlar masumdu... Fakat her insan gibi o da kendisine kötülük yapmıştı. İsteyerek de olsa istemeyerek de olsa o artık amsum değildi... Ve her insan masum ya da değil bir gün suç işleyecekti ve yine kendisinin canı yanacaktı...
Dragonfire'ın savaşçısı Unholy, daha kendi amaçlarından ya da Tanrısına neden iman ettiğinden bile emin değildi. Dile getirdiği nedenler ve fikirler yalnızca birer kalıptan ibaretti ve Corax için bir anlam ifade etmiyorlardı. Dünyanın daha iyi bir yer olması... ne kadar da aptalca bir fikirdi. Her şeyin belirsiz olduğu dünyanın daha iyi bir hale gelmesi Corax öldükten sonra Corax'ın umrunda bile değildi. Bir kere ölmüştü ve bir daha ölmeyecekti...
Barbar savaşçı kalenin önüne geldi ve üzerindeki cüppeyi elleriyle parçalayarak kopardı. Korkunç kaslı vücudu savaş yaralarıyla kaplıydı. Bacaklarını olan ayı postundan bir pantalon sarıyordu. Uzun kırmızı saçları ve sakalları rüzgarda alevler gibi dansediyordu. Yüzü nefretle kırışırken sırtındaki hiç bir insanın kolay kolay taşıyamayacağı dev kılıcı sağ eliyle havaya kaldırıp kalın bariton sesiyle adeta kükredi:
"Azalin! Sana geldim! İntikam ve nefret zihnimde yanıyor! Bana ölümsüzlük ve güç bahşet! Bana intikam bahşet!"
Barbar öfkesiyle kendinden geçerken gözleri bir delininki gibi açıldı... Ã?elikten yapılmış dev kapıya tüm vücuduyla omuz atmak için delirmiş bir şekilde koşturdu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
koca savaşçı kapılara omuz atmak için koşturduğunda hiçbir şey hissetmeden hiçbirşeye çarpmadan kendini Ã?ığlıkların Kalesinde buldu.burada kapı diye birşey yoktu Azalin in kalesine sadece intikam ve acı içindekiler girebilirdi ancak..Savaşçı Galadlirim içeri gelen barbara önce hayretle bir an baktı ama hemen kendini toparladı.corax ın yanında ince ve küçük kalıyordu ve bu savaşçıyı duymuştu"Corax hoşgeldin.."sözü duyuldu karanlık koridorda...
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Gorath elindeki silaha büyük bir hayranlıkla baktı ve şaşkınlığını gizleyemeden bakışlarını rahip Arese kaldırdı. şimdi içinde en ufak bir korkuya yer yoktu ve lordunu sürekli yanında hissediyordu. İntikam onunlaydı.
Rahip Aresin dediklerini dinledi ve başını sallayarak onayladı. Artık intikam adına savaşan bir savaşçıydı.
Rahip Ares önünden kaybolurken Gorath arkasını döndü ve yeni gelenlere aldırmadan tapınaktan çıktı. Ondan isteneni yerine getirmek için yola koyuldu. şehir dışındaki konvoylara saldıranları bulmak ve onlara karşı durmak için yola koyuldu.
Rahip Aresin dediklerini dinledi ve başını sallayarak onayladı. Artık intikam adına savaşan bir savaşçıydı.
Rahip Ares önünden kaybolurken Gorath arkasını döndü ve yeni gelenlere aldırmadan tapınaktan çıktı. Ondan isteneni yerine getirmek için yola koyuldu. şehir dışındaki konvoylara saldıranları bulmak ve onlara karşı durmak için yola koyuldu.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Barbar Corax kan şehvetiyle kendinden geçmişti. Parçalamak için saldırdığı kapıdan aniden geçiverdiğinde bunu garipsemedi bile ve tüm gücüyle koşarken karşısına ilk çıkan figürü farketti. "Düşman... Öldürmek..." diye düşündü. Galadrilim'in "Corax hoşgeldin" sözlerini anlamadı bile... Aynı hızla koşmaya devam ederek kılıcını kadına doğru öfkeyle bağırarak savurdu. Galadrilim saldırıyı son anda fakettiğinden bir anda yuvarlanarak yana atladı.
Barbarın kalın çelikten dev kılıcı korkunç kuvvetiyle havada ıslık çalarak yere indiğinde mermerler parçalanarak etrafa saçıldı... Ã?ürümüş kalenin mermer zemininde büyük bir delik açan barbar yana kaçmış rakibine göz bebekleri ufalmış bir halde bakarken yeniden kılıcını savurmak için arkasına aldı... Galadrilim yuvarlanarak sol dizi ve sağ ayağı üzerinde dengesini bularak hızla kılıcını çekti ve kalkanını sırtından çıkarıp barbarla yüzleşti.
Kalenin iskelet muhafızlarından ikisi saldırgan savaşçıya doğru koşturdular fakat barbar onları umursamadı bile o avını seçmişti ve kan dökmeden kendine gelemezdi...
Üstü çıplak Corax nefes bile almadan yeniden harcadığı müthiş kuvvet yüzünden bağırarak gücünü arttırdı ve ağır kılıcı Galadrilim'e bu sefer sağdan sola doğru savurdu. Kara Elf kadını yaklaşan barbara bir büyü okuyup vücudunun parlamasını sağladı ve savurduğu darbeyi kalkanıyla karşılamaya hazırlandı. Kılıç adeta bir balyoz gibi kalkana indi...
Galadrilim kolunun kopacağını zannetti fakat kopan şey kalkanın yarısı olmuştu. Yere düşen rakibini parçaladığını düşünen barbar kendisine yaklaşan iskelete kılıcını savurdu ve kemik tozu etrafı sardı.
"Azalliiiiiiiiiiiiiinnnnn" diye böğürdü Corax dövüşürken... "Sana geldim! Bana intikam bahşeeeet!"
Galadrilim barbarın tam altında duruyordu ve kılıcını hızla adamın midesine doğru savurdu. Corax o anda hayvani güdüleri ile biraz yana çekildi ve darbe kaburgasına çarptı. Göğsünde büyük bir yara daha açılan adam bağırmaya devam ederek kılıcını Galadrilimi ikiye bölecek şekilde kaldırdı. O anda rahip Ares Majere büyüsünü fısıldamışsa da çarpışan çeliklerden sesini kimse duymamıştı. Barbar öldürücü darbeyi tam indirecekken havada uçarak sütunlardan birine doğru savrulup sütunun yıkıntıları altında kaldı.
Galadrilim büyülü sözleri ve eğitimini zihninde canlandırarak bir anda havaya kalktı ve yerden bir kaç metre yukarıda süzülmeye başladı.
Yıkıntılarda ufak bir sessizlikten sonra barbar enkazı basitçe kenara fırlatarak ayağa kalktığında elindeki sütunun dev bir parçasını hunharca havadaki galadrilime doğru fırlattı ve bağırdı: "Azaaaalllllllliiiiiiiiinnnnnn!"
Ares Majere o anda galadrilimi koruyacak bir büyü okuduysa da Galadrilim çevik vücuduyla uçan sütundan uzaklaşmıştı...
Corax bilinçaltında bir şeylerin doğru olmadığını düşünüyordu ve zihnini yüzeye çıkması için zorlamaktaydı. Yeniden kılıcını çekip bağırarak saldırırken bir anda duraksadı ve tek dizi üzerine çöküp yorgunluktan kılıcını yere bıraktı. Nefes nefese kalmış olan adam gözlerini yeniden uçmakta olan Galadrilim'e ve Ares Majere'ye çevirdi...
"Azalin..." dedi nefes nefese... "Azalin için geldim..."
Yıkık dökük kale girişinde diğer iskelet savaşçı da tehditkar yeni bir hareketi sessizce bekliyordu...
Barbarın kalın çelikten dev kılıcı korkunç kuvvetiyle havada ıslık çalarak yere indiğinde mermerler parçalanarak etrafa saçıldı... Ã?ürümüş kalenin mermer zemininde büyük bir delik açan barbar yana kaçmış rakibine göz bebekleri ufalmış bir halde bakarken yeniden kılıcını savurmak için arkasına aldı... Galadrilim yuvarlanarak sol dizi ve sağ ayağı üzerinde dengesini bularak hızla kılıcını çekti ve kalkanını sırtından çıkarıp barbarla yüzleşti.
Kalenin iskelet muhafızlarından ikisi saldırgan savaşçıya doğru koşturdular fakat barbar onları umursamadı bile o avını seçmişti ve kan dökmeden kendine gelemezdi...
Üstü çıplak Corax nefes bile almadan yeniden harcadığı müthiş kuvvet yüzünden bağırarak gücünü arttırdı ve ağır kılıcı Galadrilim'e bu sefer sağdan sola doğru savurdu. Kara Elf kadını yaklaşan barbara bir büyü okuyup vücudunun parlamasını sağladı ve savurduğu darbeyi kalkanıyla karşılamaya hazırlandı. Kılıç adeta bir balyoz gibi kalkana indi...
Galadrilim kolunun kopacağını zannetti fakat kopan şey kalkanın yarısı olmuştu. Yere düşen rakibini parçaladığını düşünen barbar kendisine yaklaşan iskelete kılıcını savurdu ve kemik tozu etrafı sardı.
"Azalliiiiiiiiiiiiiinnnnn" diye böğürdü Corax dövüşürken... "Sana geldim! Bana intikam bahşeeeet!"
Galadrilim barbarın tam altında duruyordu ve kılıcını hızla adamın midesine doğru savurdu. Corax o anda hayvani güdüleri ile biraz yana çekildi ve darbe kaburgasına çarptı. Göğsünde büyük bir yara daha açılan adam bağırmaya devam ederek kılıcını Galadrilimi ikiye bölecek şekilde kaldırdı. O anda rahip Ares Majere büyüsünü fısıldamışsa da çarpışan çeliklerden sesini kimse duymamıştı. Barbar öldürücü darbeyi tam indirecekken havada uçarak sütunlardan birine doğru savrulup sütunun yıkıntıları altında kaldı.
Galadrilim büyülü sözleri ve eğitimini zihninde canlandırarak bir anda havaya kalktı ve yerden bir kaç metre yukarıda süzülmeye başladı.
Yıkıntılarda ufak bir sessizlikten sonra barbar enkazı basitçe kenara fırlatarak ayağa kalktığında elindeki sütunun dev bir parçasını hunharca havadaki galadrilime doğru fırlattı ve bağırdı: "Azaaaalllllllliiiiiiiiinnnnnn!"
Ares Majere o anda galadrilimi koruyacak bir büyü okuduysa da Galadrilim çevik vücuduyla uçan sütundan uzaklaşmıştı...
Corax bilinçaltında bir şeylerin doğru olmadığını düşünüyordu ve zihnini yüzeye çıkması için zorlamaktaydı. Yeniden kılıcını çekip bağırarak saldırırken bir anda duraksadı ve tek dizi üzerine çöküp yorgunluktan kılıcını yere bıraktı. Nefes nefese kalmış olan adam gözlerini yeniden uçmakta olan Galadrilim'e ve Ares Majere'ye çevirdi...
"Azalin..." dedi nefes nefese... "Azalin için geldim..."
Yıkık dökük kale girişinde diğer iskelet savaşçı da tehditkar yeni bir hareketi sessizce bekliyordu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Ares Majere, bir büyü mırıldandı ve tek dizi üzerine çökmüş olan savaşçıya seslendi. Yaptığı büyününde etkisiyle Ares Majere" nin sesi bütün kale duvarlarında inleyen ilahi bir tını gibiydi. Kalede olan ve Azalin" e bağlılığını sunmuş herkes büyülenmiş şekilde rahibe kafalarını çevirip dinlemeye başladılar.
"Bu kale acı,intikam ve korkuyu barındırır Corax ve emin ol, sizlerin bu yolu seçmesiyle diyarlarda intikam, acı ve korku çığlıkları kesilmeyecek..Kan dökülecek ama bunlar Azalin" in yolunda olanların değil, başkalarının kanı olacak"
"Emin ol Corax eğer bu kale içinde kan dökülecek olsaydı o drow kadının kanını ben dökmek için senden çok önce davranırdım.Drow ırkına olan nefretim ve intikam duygum senin çılgınlığın karşısında kıyas bile kabul etmez."
"Lord Azalin" in yolunu kabul etmiş senin gibi bir savaşçıya yerde çökmek yakışmıyor. Kalk ve sunağın başında Azalin" e benimle birlikte dua et ve sunağın dibindeki kanla bedenini yıka"
"Bu kale acı,intikam ve korkuyu barındırır Corax ve emin ol, sizlerin bu yolu seçmesiyle diyarlarda intikam, acı ve korku çığlıkları kesilmeyecek..Kan dökülecek ama bunlar Azalin" in yolunda olanların değil, başkalarının kanı olacak"
"Emin ol Corax eğer bu kale içinde kan dökülecek olsaydı o drow kadının kanını ben dökmek için senden çok önce davranırdım.Drow ırkına olan nefretim ve intikam duygum senin çılgınlığın karşısında kıyas bile kabul etmez."
"Lord Azalin" in yolunu kabul etmiş senin gibi bir savaşçıya yerde çökmek yakışmıyor. Kalk ve sunağın başında Azalin" e benimle birlikte dua et ve sunağın dibindeki kanla bedenini yıka"
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests