Ufak bi Öadır
Ã?adırın içine ani bir sıkıntı yayıldı girişin önünde beliren siluetin ardından. Siyah bir cübbe ile sarınmış siluetin beyaz saçları dökümüştü kukuletasının ardından. Kırmızı bir Ejderha Pençesi işlenmiş cübbesinin önünde duran kum saati Tapınağın içine girdiği anda anlık bir parıldama yaşadı.
Siluet ilerledikce insanların içine sıkıntı tohumları serpiliyor ve anlık umutları söndürüyordu. Bir an kukuleta hareketlendiğinde Elf Rahibeye doğru kızıl bir göz parıldadı kukuletanın gölgelerinden. Karanlığın kokusu yayıldıkca Ã?adıra siluet Tapınağın kalbine doğru yaklaşıyordu. Lord Dragonfire'in sembolunun bulunduğu yere geldi ve dizlerinin üzerine çöktü. Kadim dilde bir çok insanın unuttuğu ve hatırlamayacağı bır dilde mırıldandı Tapınağın Koruyucusu Tanrısına dualarını.
Rp Dışı : Arkadaşlar lütfen kimse başkalarının RPsine karışan ya da yönelendirici mesajlar atmasın herkes özgüriradesi ile hareket etsin.
Saygılarımla...
Siluet ilerledikce insanların içine sıkıntı tohumları serpiliyor ve anlık umutları söndürüyordu. Bir an kukuleta hareketlendiğinde Elf Rahibeye doğru kızıl bir göz parıldadı kukuletanın gölgelerinden. Karanlığın kokusu yayıldıkca Ã?adıra siluet Tapınağın kalbine doğru yaklaşıyordu. Lord Dragonfire'in sembolunun bulunduğu yere geldi ve dizlerinin üzerine çöktü. Kadim dilde bir çok insanın unuttuğu ve hatırlamayacağı bır dilde mırıldandı Tapınağın Koruyucusu Tanrısına dualarını.
Rp Dışı : Arkadaşlar lütfen kimse başkalarının RPsine karışan ya da yönelendirici mesajlar atmasın herkes özgüriradesi ile hareket etsin.
Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
-
Elrond_Carnesir
- Kullanıcı

- Posts: 98
- Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul-Florya
- Contact:
Elrond'un gözleri bir kendere göre fazlasıyla açılmıştı... Ellerine ve ayaklarına baktı... ardından keselerine(içlerinde hiçbirzaman nereden aldığını hatırlayamayacak olsada çok önemli eşyalarının bulunduğu torbalarına)... "Tamam" dedi kendi kendine... "Ölmemişim..."(çünkü en yakın insan arkadaşı - kendisi öyle zannediyordu - elrond öldüğü zaman keselerinin ondan alınacağını söyliyip dururdu, minik kenderi korkutmak için. Gerçi kender pek korkmazdı, aslında hiç korkmazdı ama sinirlenirdi... Anlık bir sinir... Ardından eski neşeli havasına geri dönerdi...)"hem ölsem farketmem lazımdı. Ölmek, yaşamak gibi bir his olmamalı değilmi? yoksa ne heyecanı kalırki. O zaman insanlar neden ölür ki?..." ardından kendi kendi "neyse" dedi ve nasıl geldiğini bilmesede (onun için pek önemli değildi zaten) nerede olduğunu merak ettiğinden etrafını araştırmaya başladı. Bu istemli yaptığı bir hareket değildi. Bir kender refleksiydi. İşte bu yüzden yıllardır bilmediği bir nedenle keseleri ağırlaşıyordu... Kender etrafına bakındı... Ve hoplaya zıplaya beyninden aldığı refleks uyartılarını hayata geçirmeye başladı.....
"Savaş kendi ülken uğruna ölmek değil, savaştığın kişilerin kendi ülkeleri uğruna ölmelerini sağlamaktır!!!"
RP DIşI : arkadaşlar bu gün benim bu sitedeki son günüm 30 - 40 gün boyunca tatile gidiyorum we çok büyük bir olasılıkla ne tapınakla ne de site ile ilgilenebileceğim bağışlanmasını diliyorum ayrıca karakterin olan şahsiyetin de diplomatik görüşmesini tamamladıktan sonra diğer kasabalarda inanan bulma amacıyla yolculuğa çıkmış olduğunu düşünmüştüm ama Losr Dragonfire, Unholy ya da AZALIN daha ii bir neden bulabilirlerse ki bunu kesinlikle onayımla karşılarım kabulümdür we diplomatik görüşmemi tamamlayamazsam eğer azalinden benim karakterimi uygun şekilde yönlendirmesini arz ediyorum (tabii ki bahsettiğim durum kritik olaylarda geçerlilik kazanır aksi halde azalini yormak istemem)
Saygılarımla
Saygılarımla
çok zaman geçti çok şey değişti...
elf rahibe Tekrar tapınağa yeni gelen savaşçı Findor un yanına gitmek için yeltendi o sırada Tapınağın koruyucusunu gördü saygıyla tapınak koruyucusuna baktı kendi madalyonunu tuttu ve oda tanrısına sessizce dua etti. sonra tapınağın hemen girişinde meraklı ve bekleyen bakışlarla etrafına bakınan yabancıya yöneltti adımlarını
- hoşgeldiniz yabancı kişi şuanda zamanın ve büyünün tanrısı Dragonfire ın Tapınağında bulunuyorsunuz buraya geliş amacınızın sıradan olmadığını düşünüyorum
sonra bi adım geri çekildi ve yeni gelenin tapınağı incelemesine izin verdi
- hoşgeldiniz yabancı kişi şuanda zamanın ve büyünün tanrısı Dragonfire ın Tapınağında bulunuyorsunuz buraya geliş amacınızın sıradan olmadığını düşünüyorum
sonra bi adım geri çekildi ve yeni gelenin tapınağı incelemesine izin verdi
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Dev adam etrafında dönen kargaşayı gözleri kısılı bir şekilde küçümseyerek izledi ve sonra yeniden dikkatini savaşçıya verdi:Unholy wrote:Benim hayatımın amacı Tanrıma hizmet etmek ve kendi amaçlarımı gerçekleştirmek, bana vaat edilen ve Tanrımın tek hediye geçmişi ve geleceği görmemi sağlayan gözlerim... Tanrım her inanına bir hediye sunmaz ve vaat etmez...
"Tanrına yalnızca o en güçlü olduğu için mi tapıyorsun savaşçı? Bu mantığın mahallenin en güçlü kabadayısına hizmet etmekten ne farkı var? O güçlü diye hizmet edilmeyi hak mı ediyor? Tanrın amaçsızca mı var oluyor? Kafamda çok fazla soru işareti var senin dinin hakkında... Başrahibinizin bir yardımcısı filan yok muydu beni öğretilerinizden haberdar edebilecek? Ã?ünkü Tanrı'nı gördüm ama ona soru sormadım... İnananlarından onu öğrenmek istedim..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Keşiş hareketlenen olaylar karşısında sessizce izlemekle yetindi.daha çok tapınağın koruyucusu seçilmiş olanı.edindiği bilgiler doğrultusunda onun çok güçlü bir varlık olduğunu algılıyordu.ve bu güç onu gıdıklıyordu.karşısında saygı duyup bir an önce onunla konuşmak istediğini hissetti.fakat bunun ne yeri nede zamınydı.kendisinin farkında olanlara selam vererek gözleri unholy,lyasan ve findor üzerinde gezdirerek koridor boyunca bir rahip aramaya başladı.hala banyo yapmak istiyordu da.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Ah dedi bu tapınak gittikçe hareketlenmeye başlıyor sanırım diyerek güldü kendi kendine.bir an evini özlediğini hissetti.o eşsiz gücü.aklına doğanın tapınağı hakkında birkaç soru sorması gerektiğini not ederek yürümeye devam etti.arkasında ise yeni gelen misafirlerin bir birleriyle tanışma seslerini duyuyordu.
İnsanlar dedi, ne kadar garip varlıklarız.neden bir başımıza yaşamayı seçmezde tanrıların peşinden koşarız.düşüncelere dalmıştı.hayat boyu yaptığı gibi.uzun hayatı boyunca ve daha uzun olacak hayatında yapacağı gibi.aslında kendisinin ne kadar süredir yeryüzünde gezdiğini bilmiyordu.tek bildiği nice dinlerin nice tanrıların zaman içinde doğup öldüklerine şahit olmuştu.ve bilginin katlanarak geleceği şekillendirdiğini görüyordu.ne kadar garip bi denge dedi kendi kendine.iyi ve kötü.her şey ruhun özünde harmanlanmış o mükemmel dengeyi taşırken neden insanlar arayışlar içinde mum gibi erimeyi yada daha gerçek olan zamana esir olmayı tercih ederki. Ahhh dedi yüzündeki muzur gülüşle.ne mutlu ki benim gibi düşünen ruhlar çok az hemde çokkkkkkkkk.
Birden kafasını kaldırdı.sanki rahibenin seslendiğini duymuştu.arkasına baktı fakat koridor boştu.bilgece bir sırıtışla kafasını sallayarak yoluna devam etti.
nerdeydi bu rahipler ya ve bu keşiş nekadar fazla gülüyordu böyle "
İnsanlar dedi, ne kadar garip varlıklarız.neden bir başımıza yaşamayı seçmezde tanrıların peşinden koşarız.düşüncelere dalmıştı.hayat boyu yaptığı gibi.uzun hayatı boyunca ve daha uzun olacak hayatında yapacağı gibi.aslında kendisinin ne kadar süredir yeryüzünde gezdiğini bilmiyordu.tek bildiği nice dinlerin nice tanrıların zaman içinde doğup öldüklerine şahit olmuştu.ve bilginin katlanarak geleceği şekillendirdiğini görüyordu.ne kadar garip bi denge dedi kendi kendine.iyi ve kötü.her şey ruhun özünde harmanlanmış o mükemmel dengeyi taşırken neden insanlar arayışlar içinde mum gibi erimeyi yada daha gerçek olan zamana esir olmayı tercih ederki. Ahhh dedi yüzündeki muzur gülüşle.ne mutlu ki benim gibi düşünen ruhlar çok az hemde çokkkkkkkkk.
Birden kafasını kaldırdı.sanki rahibenin seslendiğini duymuştu.arkasına baktı fakat koridor boştu.bilgece bir sırıtışla kafasını sallayarak yoluna devam etti.
nerdeydi bu rahipler ya ve bu keşiş nekadar fazla gülüyordu böyle "
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Tanrısının hükmünü hissettikçe dualarının sesi hafifce yükseliyordu siyah cübbeli siluetin. Gözlerini açtığında karşısında Tanrısının sembölünü gördüğünde anlık bir ifade değişikliği yaşadı. Olduğu yerden doğruldu ve kafasını siyahlara bürünmüş iri adama çevirdi.
- Her insan gibi Tanrıma hizmet ediyorum çünkü ondan beklentilerim var. Onun yolunda ilerlediğimde dünyanın daha iyi bir yer olacağına inanıyorum. Ya sen neden bir Tanrının peşinden ilerlersin?
Sesi bir ölününmüşcesine donuk ve ürkütücü bir biçimde yayılmıştı etrafa. Bir Rahibe kendine hakim olamayarak ağlamaya başlamış odasına doğru kaçıyordu.
- Her insan gibi Tanrıma hizmet ediyorum çünkü ondan beklentilerim var. Onun yolunda ilerlediğimde dünyanın daha iyi bir yer olacağına inanıyorum. Ya sen neden bir Tanrının peşinden ilerlersin?
Sesi bir ölününmüşcesine donuk ve ürkütücü bir biçimde yayılmıştı etrafa. Bir Rahibe kendine hakim olamayarak ağlamaya başlamış odasına doğru kaçıyordu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
komutanın bağırması ve sesiyle irkilip adeta donup kalmıştı sonra kendini toparladı azönce keşişin bi koridora saptığını gördü durduğu yerde durmazmı bu diye kendikendine içinden söylendi koridorlar zamanın kendisi gibi sonuz olabilirdi o yüzden keşiş yolunu kaybedebilir diye düşündü son kez iri adama ve komutana baktıktan sonra keşişin girdiği koridordan girdi.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
koridor boyunca ilerledi keşiş .offf be ya dedi ne bitmez koridor bunlar.yoksa nereye gittiğini çok mu iyi biliyordu ?
yürüyordu loş koridorlar boyunca.düşüncelere dalmış ,bir rahip arıyordu hala.koridorun arkalarından ayak sesleri duyuyordu sanki arkasından gelen. bir an duraksadı ve geldiği yoldan geriye dönmeye başladı.anlaşılan bazı şeylerin zamanı gelmiyordu bugün diye düşündü.ağır adımlarla geldiği yoldan geri dönüyordu şimdi.aklına o iri yarı adam geldi adının raistlin olduğunu duymuştu sanırım.kimdiki o .ne güzel dedi bir tanrının peşinden koşmayan bir savaşçı.umarım yolunu kaybedipte tanrıların alevi ışığı altında yürümeyi seçmez zamanın bir anında.
Güldü ve yüzündeki gülüş çok eskilerden tanıdığı bir kiralık katilin gülüşüydü ,aynı adı taşıdığı kiralık katil Qu"el"Saruk.ah dedi genç dostum kim bilir yine hangi maceralarda hangi kahramanlarlasın.onu gerçekten seviyordu çünkü çelişkileri arasında tarafsız kalabiliyordu kendisi gibi ve mükemmel bir savaşçıydı o bir uzmandı.bir an düşündü onuda bu tapınağa çağırmalımı acaba.ahhhh ne kadar eğlenceli olurdu dünya için.olabilecekleri düşünüp kendini tutamadı ve derinden gür bir kahkaha patlattı keşiş.
Yankılar ise koridor boyunca sığınacak kulaklar aradı "
yürüyordu loş koridorlar boyunca.düşüncelere dalmış ,bir rahip arıyordu hala.koridorun arkalarından ayak sesleri duyuyordu sanki arkasından gelen. bir an duraksadı ve geldiği yoldan geriye dönmeye başladı.anlaşılan bazı şeylerin zamanı gelmiyordu bugün diye düşündü.ağır adımlarla geldiği yoldan geri dönüyordu şimdi.aklına o iri yarı adam geldi adının raistlin olduğunu duymuştu sanırım.kimdiki o .ne güzel dedi bir tanrının peşinden koşmayan bir savaşçı.umarım yolunu kaybedipte tanrıların alevi ışığı altında yürümeyi seçmez zamanın bir anında.
Güldü ve yüzündeki gülüş çok eskilerden tanıdığı bir kiralık katilin gülüşüydü ,aynı adı taşıdığı kiralık katil Qu"el"Saruk.ah dedi genç dostum kim bilir yine hangi maceralarda hangi kahramanlarlasın.onu gerçekten seviyordu çünkü çelişkileri arasında tarafsız kalabiliyordu kendisi gibi ve mükemmel bir savaşçıydı o bir uzmandı.bir an düşündü onuda bu tapınağa çağırmalımı acaba.ahhhh ne kadar eğlenceli olurdu dünya için.olabilecekleri düşünüp kendini tutamadı ve derinden gür bir kahkaha patlattı keşiş.
Yankılar ise koridor boyunca sığınacak kulaklar aradı "
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Koridorlarda yankılanan kahkaha seslerini duyunca keşişin nerde olduğunu anladı duyduğu gülüşmelerden keşişin yalnız olmadığını varsaydı ama dönemci döndüğünde keşişin tek başına olduğunu gördü şarşırmış gözlerle keşişe baktı ne kadar ilginç bir insan tek başınada olsa kahkahayı basabiliyor diye düşündü keşiş her ne kadar kibar biri olsada yinede ona karşı garip bi soğukluk hissetmeye başlamıştı bir keşiş olabilirdi ama tanrıları fazla dikkate almıyor gibi garip bir izlenime kapıldı rahibe bu ona rahatsılık veriyordu ayrıca çok yorulmuştu diğer rahipler tapınağa dönene kadar omuzlarına daha ağır sorumluklar yüklenmişti bunu kaldırabilirdi tabiki duaları ve tanrısına olan inancı onu ayakta tutmaya yetiyordu zaten, keşişin yanına hızlı adımlarla gitti ve tam önüne birden çıktı keşiş şaşırmışmıydı korkmuşmuydu bilemiyordu koridorun bu bölümleri daha karanlıktı herzamanki nazik ses tonuyla konuşuyordu " sayın keşiş burda naptığınızı sorabilirmiyim tapınağı keşfemi çıktınız yoksa birşeymi arıyorsunuz?
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Ahhh leydim ödümü koparıyordunuz.dedi eğilerek selamla karışık .korkmaktan çok şaşkınlık vardı yüzündeki ifadede. Rahibenin yüzünde sorgularcasına bir ifade vardı.keşiş devam etti.
Leydim sesinizde bir sorgulamamı seziyorum yoksa düşüncelerinizdeki gölgeler gözlerinize mi yansıyor?
Diyerek sustu. Ve hemen arkasından ekledi
Bu aralar sizi yorugun gördüm leydim .sanırım omuzlarınızdaki sorumluluklar çoğaldı galiba.umarım arzuladığınız dinlenceyi kısa zamanda bulursunuz.soluklanarak devam etti.
İşin aslında leydim kalabalıktan sıkıldım bir rahip arıyorum bana bir banyo yapmam için fırsat verebilecek .diyerek güldü"ama sizi yormak istemiyorum leydim .
Leydim sesinizde bir sorgulamamı seziyorum yoksa düşüncelerinizdeki gölgeler gözlerinize mi yansıyor?
Diyerek sustu. Ve hemen arkasından ekledi
Bu aralar sizi yorugun gördüm leydim .sanırım omuzlarınızdaki sorumluluklar çoğaldı galiba.umarım arzuladığınız dinlenceyi kısa zamanda bulursunuz.soluklanarak devam etti.
İşin aslında leydim kalabalıktan sıkıldım bir rahip arıyorum bana bir banyo yapmam için fırsat verebilecek .diyerek güldü"ama sizi yormak istemiyorum leydim .
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests