Bulutların türküsü (Bardlar hadi yaşatın bu

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Bulutların türküsü (Bardlar hadi yaşatın bu

Post by feryat »

Yağmur yavaş yavaş değmeye başladı tenine.Saklanacak bir yer var mıydı acaba bu evsiz gezgin için. Uzaklarda bir yerde bir ağaç kavuğu gördü. Gayet genişti.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Karanlık gökyüzü ani yıldırımlarla aydınlanıyordu ve evsiz gezgin hızla ağaç kavuğuna yöneldi. Ama oraya ulaşamadan bir yıldırım ağaca düştü ve onu ikiye ayırdı. Adam yine yağmur altında ve açıkta kalmıştı. Kesinlikle yalnızdı. Yalnızlık onun yaşamı olmuştu. Gözlerini ikiye ayrılmış ağaca dikti ve onun bile kendisine bir ev olmak istemediğini kabullendi. Gözlerinde nefret dolu bir an vardı.

Koşmaya başladı yapğmur bardaktan boşalırcasına yağarken. Kendisini yağmurdan korumak için hiçbir teşebbüste bulunmadı. Kaçmıştı. Kaçıyordu ve hayatı boyunca kaçmaya devam edecekti. O hayatı boyunca yalnız kalmaya devam edecekti.

Yalnız adam koştu, koştu ve koştu. Ormanın derinlerine doğru koştu ve yağmur dinene kadar koştu ama yağmurdan saklanacak tek bir yer bulamadı. Sanki tüm orman onun bir an önce oradan gitmesini istiyor gibiydi. Tek bir korunak yoktu koskoca ormanda...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

En sonunda ağaç dallarından kendine çadır benzeri bir şey yaptı.İçinee geçip oturdu sonra.Yalnızlık kursağında kalmış bir lokma gibiydi. Neden sonra gözlerindeki isyanı Gökyüzüne aktarıp:
Tanrının gözyaşları, diye yağmuru tanımladı kendine göre.
'Benim için ağlıyorlar'
Renome ağlayanları katiyen sevmezdi.Ã?ünkü o hiç ağlayamazdı. Onun yerine genellikle sadık lavtası ağlardı. Oysa tüy hafifliğindeki gözyaşlarını cıva zannederdi küçüklüğünden beri.
Ve sonra uyudu. şşşşt yavaş ol yağmur. Renome uyudu
celestial
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 92
Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
Location: bursa
Contact:

Post by celestial »

tekrar yağmurun sesiyle uyandı renome.fakat dışarda yağmur yoktu."olsa olsa rüyamdan kalmıştır" diye düşündü.bütün gece boyunca kabus üstüne kabus görmüştü.Bu yüzden uyumayı pek sevmezdi zaten kabuslarının içinde boğulacağını sanardı.dışarı çıktığında o huzur verici ormanın tanrı'nı göz yaşlarıyla sulanmış hoş kokusu doldu ciğerlerine.
bu koku ona güzel günlerini hatırlattı,fakat biraz düşünüp hemen kendisine geldi.O günler geride kalmıştı onları düşünmemeliydi şimdiki acı dolu hayatı da o yaratmıştı zaten.gözlerinde o kin tekrar belirdi ve etrafıdaki taşlar ile etrafına yaydığı öfkeyi hissede bilirdi.tekrar meteliksiz yuvasına girdi ve gözlerini lavtasına dikti onu içini dökmek istercesine
çalmaya başladı.
GÃ?L BAHÃ?ESİNE BÃ?LBÃ?L YARAşIR.
PİSLİK BÃ?CEğİ GÃ?LDEN NE ZEVK ALIR!
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

Ah şu sözler...
Ah bu yaratılışın,
Telafuzu eksik sözleri.
Bir bedenden yakarışlar,
Bin dygudan gözyaşı gibi.
Ah şu sözler...
Kaosun kanadı kırık kuşları gibi.

Artık zevk yoktu lavtasının tellerinde.
Derken Bir at üstünde gelmekte olan cüppeli bir adam gördü. Yanında da yarı çıplak bir kadın vardı.Bu garip durumdan huylanıp renome kılıcını çekti. Gizli bir köşeye çekildi ve yavaş yavaş gelen bu iki kişiyi izlemeye başladı.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

atların sesleri iyice yaklaşmıştı...Cüppeli kişi atından indi kadınaysa atta kalmasını söyledi...kadının itaat etmekten başka bir şansı yoktu...
"Lütfen onu bulamasın,lütfen..."ve cüppeli kişi renome un yattığı yeri gezmeye başladı...Taki renomu un saklandığı yerin önüne gelene kadar...
"Lanet olsun"diye düşündü renome..."Umarım beni farketmez"
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

'SElam sana yabancı çık dışarı ben düşman değildim.'

Renome bunu neden yaptığını bilmiyordu ama kendini adamın karşısında bulmuştu birden.ADam yaşlıca, geniş omuzlu, sağlam kalıplı birine benziyordu.

'kılıcını yerine sokabilirsin. Biz dostuz.'...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

dikkatliydi renome..bi o kadar da meraklıydı...olmadık bir anda çıkmışlardı karşılarına.ama sebepleri hakkında hiçbir fikri yoktu...sonra kafasında bir "meşale" yandı..."ben ozan ım benim işim kelime oyunları" die düşündü..
dikkatliydi..ve dikkati onun at üzerindeki dilberi farketmesini sağladı...dili tutuldu
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

-Selam dostum benim tyerimi nasıl buldun oysaki gölgelerde saklanırım ben.
-Ã?yle deme sevgili dostum ben karanlıkları sevmem.
VE deli dolu bir kahkaha ile gülmeye başladı yabancı.Gülerken o büyük göbeği bir aşşağı bir yukarı oynuyordu.
Az sonra kadın da yanlarına geldi.Uzun saçları, çekik gözleri, kaslı bir vücudu ama çok nazik bakışları vardı. Saçlarını tepede bağlamış, Gözlerinin altını boya gibi girşeyle boyamıştı.
Renome hayatında böyle birşey görmemişti.
Gözlerini neredeyse ondan ayıramıyordu.
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Kadın Renome'un bakışlarını üzerinde hissedince gülümsedi. Artık bu bakışlara alışmıştı. Renome ise kızararak bakışlarını kaçırdı. Ama kadında onu çekmeye devam eden başka bir şey vardı.

"Ona fazla bakmamaya çalış!" dedi diğer adam ama Renome bu sözleri zorlukla duydu. "Onda Siren kanı vardır!" Renome bu sözler üzerine bakışlarını zorlukla kaçırdı. Bir Sirenden kaçınması gerektiğini bilecek kadar bilgiliydi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Gözlerini kaçırmaya çalışıyordu ve her seferinde ona takılıordu...Büyücü bunu farketmiş olacak ki renome un ona bakmasını sağlamak için konuşmaya başladı...
'Seni büyücülük kulesinin başbüyücüsü çağırdı...Niye diye sorma hiçbir fikrimiz yok...Gelmeni umuyoruz...Ve hatta ısrar ediyoruz...'bu noktadan sonra siren e bir göz kırptı...Ama renome gende kıza kendini kaptırmıştı...Büyücünün yaptığını görmedi...yarım saat içerisinde yola çıkmışlardı
Rp dışı-beyler eğer abartı olduğunu düşünüyosanız moderatörlerden rica edip sildirin lütfen ben bu herife kendini kurtarması için verilecek bir görevi mantıklı gördüm
feryat
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 366
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Mordasket
Contact:

Post by feryat »

Rp dışı: burda herkes yazabilir nerey sürüklenirse oraya gidicez.

Yola koyuldular. KAdın renome atına almıştı ve aslında bu tam bir işkenceydi renome için. Renome arasıra büyücüye bakıyordu ve her seferinde büyücüyü onlara bakıp sırıtırken yakalıyordu.
Uzun ve garip ayrıca sessizde bir yolculuktan sonra dağın tepesine dikili beyaz kuleyi gördü renome...
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Rp dışı-içimden birses fazla eğlencez dio...

Kuleye bakınca daha önce bu kula hakkında duydukları geldi aklına renome un...ama kafası o kadar karışıktı ki...gözleri önündeki dilbere döndü...daha fazlasını yapacak gücü bulamıyordu kendinde...tek yapabildiği bakmaktı...taki başbüyücünün karşısına çıkana kadar

Rp dışı-beyler görevi size bırakıom...bu arada gorath senin gibi tecrübeli birinin bu rpde olması çok hoş saol
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Siren kuleye baktı ve suratına büyük bir gülümseme yayıldı. Ellerini havaya kaldırdı ve önünde birleştirdi. Dudaklarından büyüleyici bir şarkı dökülmeye başladı. Sözler etrafa bir dalga halinde yayıldı ve Siren sadece bir aşk perisi gibi göründü bir anda. Ã?nlerinde duran müthiş kulenin görünüşü değişti hızla. Büyük kulenin şekli dalgasal bir değişikliğe uğradı ve bir an içinde kristalen bir kule halini aldı. Binlerce kristalden oluşmuş, bembeyaz bir kule...

Sirenin ellerinde altın bir arp belirdi ve narin parmaklar altın arpın üzernde gezerek kuleye yeni melodiler yolladı. şarkının sözlerindeki tek bir satırda 'Bana gerçek hâlkini göster' diyordu ve bu Renome'a oldukça garip geliyordu. Kule gerçek şeklini alıyordu.

Bir anda Sirenin altın saçları ile kulaklarında bariz bir değişiklik olmaya başladı ve saölar ile kulaklar bir bütün haline geldi. Devasa iki altın kulak kanat gibi iki yana açıldı ve havaya doğru kalkarak notaya eşlik etti. Ã?ıplak vücutta notalara uyan bir ahenk vardı.

Bir anda güzel Sirenin görüntüsü dalgalandı ve yerine Renome'u dehşete düşüren devasa bir görüntü oluştu. Vücudu kapkara ve şeytani bir surata sahip bu görüntü Sirenin gerçek hâliydi. şarkı ile birlikte kulenin beyaz kristalleri aniden kapkara oldu ve karanlıklarla çevrili kule gökyüzüne yükseliyordu. Burası efsanelerde geçen kristal karanlık kulesiydi.

Siren yeniden eski h3aline döndü ve yorgunlukla dizlerinin üzerine çöktü. Gücü azalmıştı. O sadece bir yarı sirendi... Sadece bir yarı siren...

Renome dehşet içinde ondan uzaklaştı...

Hikaye dışı: Arkadaşlar bende sizinle hikaye sürdürdüğüm için mutluyum ama sakın kesmeyin... Ne olacağını hep birlikte görelim....
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Rp dışı-eminim renome kızın gerçek halini görmek istemezdi.

Renome korkmuştu,ama merak da etmeye başlamıştı...Bu kuleyi efsanelerde duymuş ve içindeki güçü öğrenmişti...Kulenin efendisi onu ne için çağırmış olabilirdi...
Büyücüye döndü...'Gel' dedi büyücü 'Efendi seni bekliyor'...Renome da gerçekten efendiyi bekliyordu...
Kuleye girdiler...Girmeden önce acı çeken yarı-sirene bir kez daha baktı...Ona acıdığını ve bu acıyışta bir parça sevgi olduğunu farketti....
Kulenin içi büyüyle aydınlatılmıştı...onun dışında tamamen karanlıktı...Bu renomu u rahatsız etmedi...Elindeki lavtasına ışık büyüsü yapmayı düşündü...Ama düşünürken bile büyü yapma fikri onu rahatsız etti...Düşüncelerini kule hakkında duyduklarına çevirdi...Bir yandan da yürüdüğü yerleri ezberlemeye çalışıyordu...Kulenin efendisi...Kule hakkında herşeyi hatırlamıştı...Ama efendisi hakkında hiçbirşey hatırlayamıyordu...Bir kapıya geldiler...'Efendi içerde seni bekliyor'dedi büyücü....
İçeri girdi renome...'tabi ya kulenin efendisi...'....'Hoşgeldin renome'dedi bir ses...Renome kafasını kaldırdı...Hatırlamıştı...Kulenin efendisi bir lichti...

Rp dışı-söylediğim gibi beyler görevi siz belirliceksiniz ben değil hehehe
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest