++ÖLÖ RUHLAR HANI++

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
LordAriakas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 193
Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by LordAriakas »

Ariakas Dura'ya çok sinirlenmisti çünkü girmeden önce hanin ismini bir sekilde ögrenmis olmasi gerekirdi.Sonra Gorath'a döndü ve "kaosu tam olarak ne zaman görecegim?" diye sordu :twisted: .
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

etrafına küçümsemeyle bakındı.."siz kaostan ne anlarsınız ki.."dedi açıkça duyulabilen bir sesle.bu sözlerinde çok şey bilmenin küstahlığı seziliyordu."ayrıca ..kaos hanlardaki sıcak ortamlarda başlatıldığını pek duymadım..fakat,zaten burası sıradan bir han değil ha gorath?"dedi kadehini bir tebessümle cüceye kaldırdı."ah..dostlarım,kaos u ve acıyı en kötü en kalbimizde yaşarız öyle değilmi?eh tabi..gerçek bir kaos arıyorsanız..bunu kimsenin açıkça yapmadığını göreceksiniz..ama benim kendi sorunlarım var..vede kaos eğlencelidir..görmeyi isterim..lord azalin bu konuda size yardımcı olabilir..kendi kaosunuza..intikamınıza.."
rahat rahat yerinde gerindi,kendini olacakların tarafsız tanrısı gibi hissediyordu.
sonra sanki birden aklına gelmiş gibi"tapınak şövalyesi unholy..ününüz bana kadar ulaştı.sizin öykünüzü kendi ağzınızdan dinlemeye buralara kadar geldim.tapınak ta,pek heyecan yok.."acı verici düşüncelerle ürperdi"sizinle beraber savaşmak istiyorum..ortak çıkarlar doğrultusunda..ne dersiniz?"dedi
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Gorth basitce gülümserken, Unholy Gorath'a döndü. Elindeki Siyah kılıcı tüm kuvveti ile Cücenin Baltasına savurdu ve Balta binlerce parçaya ayrıldı. Baltanın üzerindeki zinet yavaşça yere düştü üzerinde Lord Oren'in sembolü vardı. Zinet yere çarptığında bir çığlık eşliğinde yok oldu. Gözleri Gorath'ın yüzüne odaklandığında şovalye artık iki gözüde kızıl birer alev gibi parlıyordu.


RP Dışı : Ã?ncelikle Gorath yapacağın hareketlerin 'Karşındaki kişinin bir Tanrının seçilmiş savaşçısına karşı olduğu' , 'Elindeki kılıcın bizzat Tanrısı tarafından kendisine bahşedildiği' olgularının varlığı ve güçleri doğrultusunda yapılmasını dilerim. Ayrıca 'NA na na na kullanıldın' gibi bir hareket tarzı güdülmediğini belirtmek isterim yazım tarzınıza dikkat.

Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

RP Dışı : 'Karşındaki kişinin bir Tanrının seçilmiş savaşçısına karşı olduğu' gibi bir cümle kurduğum için üzgünüm. Doğrusu 'Karşındaki kişinin bir Tanrının seçilmiş savaşçısı olduğu' olacaktı.


Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Araj_The_Wolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Thu Jul 01, 2004 10:00 am
Location: zuzu
Contact:

Post by Araj_The_Wolf »

O sırada yeryüzüne husurszluk yayan bir ısık vuruyordu.Kurtların ulumaları etrafı doldurmuştu.Ama kurtlar sanki ağlar gibi uluyorlardı.Ã?ünkü oydu.Efendileri.Büyük, kan yuvarlağı ile birlikte gücüne kavuşmuştu.Bir hana geldi.Henüz insandı.Kapıyı yavaşça açtı.İlk dikkatini çeken elinde büyük siyah bir kılıç utan adamdı.O da kimdi? Sesli bir şekilde güldü.Sende kimsin be ? Gülmeye devam ediyordu.Gülme sesi gittikçe kalınlaşıyor , sertleşiyordu . Gittikçe dahada sinirli bir hal almaya başlamıştı. Araj:
"Ben Araj!!! Palyaçoları burada görmekte mutluyum!!!"
Diye bağırdı.Üstündeki giysiler parçalanmaya başlamıştı.Hancının gözleri korkudan yok olmuştu.Sadece akı görünüyord.şimdi gecenin karanlığında sadece 2 büyük kırmızı göz,3 metre boyunda bir kurt ve kurtun karşısındakilerin duyduğu eşi olmayan korku vardı...
Araj_The_Wolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Thu Jul 01, 2004 10:00 am
Location: zuzu
Contact:

Post by Araj_The_Wolf »

Araj goratha doğru ilerliyordu.Araj:
"Seni ahmak kaosçu!!!İnsanlara acı çektiriyorsun!!!"
Araj Goratha doğru ilerlerken hırlıyordu.Unholy e döndü ve kurt yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Araj Gorathı tuttu ve havaya kaldırdı sen bir ahmaksın.Bir kaosçu olduğunu yüzünde görebiliyorum!!!Ahmak!!!!"
Araj yürürken yerde paçalanmış baltayı hissediyordu.Unholy e açıklayamadığı bir güvensizlik duymuştu.Gücünü topladı ve elini parçalara doğru doğrulttu.Parçalar bir araya gelmeye başlamıştı.Hepsi birbirini tamamlıyor bir şekil yaratıyordu.Ve sonunda hepsi parçalanmış baltayı biraraya getirdi.
Araj:
"Kimsenin bir silahı parçalamasına izin vermem.Silah canlının onurudur!!!"
diye hırladı Araj ve önündeki masayı tuttuğu gibi hancının kafasına fırlattı.Masanın çarpmasıyla hancı geriye savruldu.Hancı ölmüştü.Araj bağırdı:
"Lanet olası sinirime neden hakim olamıyorum!!!!!!"
Araj sinirine hakim olmaya çalışırken gene boş bulundu ve cüceyi kaptığı gibi duvara fırlattı.Burada kötü birşeyler oluyordu sezmişti bunu.Kanlı bir parçalama duygusuna kapılmıştı.Bu ise yeni ölümler demekti.Tekrar kafasını çevirdi ve unholye baktı :
"Hey paylaço sende kimsin?"
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Kapının önünde duran adamı inceledi yavaşça adamın değişimini ve kendine hitap şeklinde odaklandı. Büyüyen Kurt'u gördü. Donuk ifadesinde değişen tek şey sol yanağının hafifce gerilmesi olmuştu. Ne korku ne kin ne intikam bu gerilemye sebep olabilirdi. Yüzyıllardır ölümle kol kola yürüyen Tanrısını temsil eden savaşçı yüzyıllar önce unuttuğu bir duyguyu hisseti bir an aşağılama. Karşısında onunla alay eden basti yaratığı gördü ve gülümsemişti. Bunu yüzyıllardı ne gören ne de duyan olmuştu.
Siyah Ejderha Pulundan yapılmış zırhı gerildiğinde Zaman Tapınağının Koruyucusu biri altın ve diğeri kırmızı olan gözünü kurtun gözlerine odakladı ve siyah kılıcını geriletti.


RP Dışı : Yeni bir kullanıcı için fazlaca büyük bir giriş, aramıza hoş geldin Araj...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Araj_The_Wolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Thu Jul 01, 2004 10:00 am
Location: zuzu
Contact:

Post by Araj_The_Wolf »

Aşağılandığını hissetmişti Araj.Ortamdaki drowu yeni fark etmişti.Ona doğru baktı tam süzerken tökezledi.Havada duran balta yere düşerek tekrar binlerce parçaya ayrıldı.Erişemeyeceği bir güce erişmeye çalıştığını anlamıştı Araj.Bu siyah giyimli adamda kimdi.Nasıl böyle bir güce sahip oalbilirdi.Bu yalnızca bir tanrı tapınanına ait olabilirdi.Ama onu yenebilecek kadar güçlü olduğunu biliyordu.Hem değişmeden hemde değiştiğinde.O bir sorcerer dı.Üstelik ay ışığından etkilenen bir yapısı vardı.şu ana kadar onu kimse durduramamıştı.Ama burda daha önce hissetmediği bir güç hissediyordu.Bedenini dikleştirdi ve konuştu:
"Bir drowla karşı karşıya olmaktan onur duydum."
Araj her zaman drowları sevmişti.Ama drowdan aynı karşılığı almayacağını sezinliyordu.Nasıl bir yerdi burası.Birden bedeninin ortasından soğuk bir hava dalgasının geçtiğini hissetti.Bu lanet olası yerde neresiydi böyle?!

rp dışı : Ben böyle yerlere alışığım yiğidim. Bu arada hancı derken gorathı kastetmedim.Orada müşterilerle ilgilenenleri kastettim.
Araj_The_Wolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Thu Jul 01, 2004 10:00 am
Location: zuzu
Contact:

Post by Araj_The_Wolf »

RP DIşI : Yazdığım yazıların aşağılayıcı olduğunu sanmıyorum.Oyunculardan kimseyide öldürmedim.Unholy arkadaşıma yiğidim dediğim içinde özür dilerim.Hoşuna gitmeyeceğini düşünemedim.
User avatar
elithlarad
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 40
Joined: Fri Jun 25, 2004 10:00 am
Location: Kırklareli
Contact:

Post by elithlarad »

şarap içmede sünger gibi olduğu söylenen-ve dakikasında çıkarmada- kahramanımız her dakika bir farklı tipin geldiği ve ortalığı birbirine kattığı bu hanı pek sevmiş gibiydi.Köpeği Lassie de en az onun kadar mutluydu bu mekanda bulunmaktan .Aslında hayvanın fikrini değiştiren üç metrelik bir kuzeni olmuştu...

Lassie "kemik alışverişi", "hacet gidermek için iyi bir ağaç" gibi konularda konuşmak üzere kurdun yanına doğru koştu .Bu sırada yerinden kalkmayı başaran ozan siyahlı tipin yanına yollandı.(Yollandı diyorum çünkü son iki gününü sadece şarap içerek ve gelişim evresindeki kaos takipçilerini dinleyerek geçiren birinden beklenebilecek bir hız ve yön duygusu ile ilerliyordu.)

Hedefine ulaştığında derin bir nefes aldı ve iki fıçı şarabın verdiği inanılmaz hafiflikle drowun sırtına dostça sayılabilecek bir şaplak atıp konuşmaya başladı:

"Güzel kılıç ;yalnız bunu kim verdiyse fazlaca Melnibonélulardan etkilenmiş.Zırh da fena değil.Söylesene bunları takım olarak falan mı aldın...

şimdi cidden savaşacak mısınız?Yani tüm bu havalar falan "sen hafif gelirsin, baban gelsin" bakışları bir işe yarayacak mı yoksa öfkenizin toplandığı ve birbirinize olan düşmanlığını unutulduğu başka bir hedef mi ortaya çıkacak?
Would you like my mask?
would you like my mirror?
cries the man in the shadowing hood
You can look at yourself
you can look at each other
or you can look at the face of your god
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

ortamın kargaşasına bir anda çığlıklar ve dayanılmaz korku duyguları yerleşti. hanın içinde dayanılamaz bir baskı oluştu bütün ölümü iradeler akıllarında ve ruhlarında en büyük korkularını ve yaşadıkları en büyük acıları tekrar tekrar yaşamaya başladılar.

ortama giren varlığı drow savaşçısı elinin üstündeki dövmenin hafif ten ısınmasından hemem tanımıştı.

birden herkes beyninin içindeki görüntülerden dizlerini üstüne çöktü. handa elinden düşmeyen ve sürekli kanayan hançeri ve yüzündeki gümüşi maskesi ile Acının, Korkunun ve İntikamın Yarı Tanrısı Lord Azalin belirdi. Lord tam Unholy ve kurtadamın arasında belirmişti.

ve bir anda sağ elindeki hançer havada damlacıklarını arkasında bırakarak hiç bir ölümlünün göremeyeceği ve anlamayacağı bir hızla kurt adamın göğsüne sapına kadar saplandı.

Azalinin yüzündeki maske bir anda canı acıyan bi kişinin yüz ifadesini aldı ve ortamda hiç de doğal olmayan brutal bir ses duyuldu:

" acıyor biliyorum, kim olsa senin kadar acı çekerdi, o hançer zaten senin acılarını tazelemek ve bana güç katmak için var!! ve gene biliyorum ki şu anda ruhunu ve gücünü emiyorum kendi kaybetmek üzeresin."

kurtadam dizlerinin üstünde artık sadece Azalini n kolu sayesinde duruyordu. kendinden geçmişti. Hançerini etrafa kan saçarak çektiğinde duvarlara ve odadaki herkesin üstüne bir miktar kan sıçradı ve Lord tekrar konuştu:

"bu duvarlardaki kanlar asla çıkmayacak ve seçilmiş savaşçılara yapılan saygızılığın cezasız kalmayacağının göstergesi olacaktır."

hala yaşamakta olan kurtadamın göğsünde ise yara bir anda kapanmış ancak orda ince çizgi bırakmıştı. ve Araj bir anda normal insan görüntüsüne geri kavuşmuştu.

ve Lord Acı ve Korkuyu Handan beraberinde götürerek orayı terk etti.



rp dışı: Araj_The_Wolf dostum sitede belli bir rp düzeni var. ve bu düzen içinde daha attığın ilk mesajda bu kadar yüksek bir seviye oynaman kesinlikle aylardır burda rp ye katılan arkadaşlara bir haksızlıktır. hiç kimse kendi kafasına göre rp yapmaz ve bunu dayatmaz. herkes bir birine saygı gösterir. bu yüzden karakterinden lycantrophy özelliğini aldım. bundan sonra rp de 7 .lvl, 3e bir karakter oynatmanı bekliyoruz.

saygılarımla

Rp den Sorumlu Alt Admin AZALIN.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
galadlirim
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 975
Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by galadlirim »

olanlar karşısında,yüzünde bir zafer ifadesiyle ayağa kalktı.
"Bunu bilmeniz gerekirdi..Lord Azalin...her daim yanındayım.."dedi.ve sonra oturduğu yere zerafetle döndü yeniden..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Lord Azalin gittikten sonra Tapınağın Koruyucusu Unholy yanına gelen adama baktı. Adamın garip ve boş konuşmaları karşısında sakinliğini koruyamayarak hızla adamın elini kendi eline içine aldı ve sıkmaya başladı. Kemik kırılma sesleri hanın içinde yankılanırken komutanın dudaklarından bir kaç kelime döküldü.

- Ben Drow değilim.

Tanrısının ona bahşettiği eşyalarla dalga geçilmesi onun tüm hırsını bu adam üzerine yoğunlaştırmıştı. Kemik sesleri kesildiğinde Unholy adamı yere bıraktı ve handan dışarı çıktı. Beyaz cilt rengi üzerinde kalan kan lekelerini temizlerken Karargaha doğru yol alıyordu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Araj_The_Wolf
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 29
Joined: Thu Jul 01, 2004 10:00 am
Location: zuzu
Contact:

Post by Araj_The_Wolf »

İnanılmaz bir hırs ve kinle doluydu yerinden doğrulurken.O kadar kendinden geçmişti ki bir anda kim olduğunu fark edemedi.Sonra lanet derken ağzından çıkan hırlamadan kim olduğunu hatırladı. Arkasındakinin kim olduğunu göremediği için çok şey kaybetmişti.Her zaman yaşamasını sağlayan intikam duygusunu kime karşı besleyeceğini düşünemiyordu.
Kafasını kaldırıp etrafına baktığında handaki kanları gördü.Burada ne olmuştu.Bir an bundan kendisinin sorumlu olduğunu düşündü ve ellerini dişlerine götürdü.Ellerine baktığında ellerinin kan içinde olduğunu gördü.Kanı tattı.Kan kendisinindi.Sonra o anı hatırladı.Sonsuz acı.Katlanamayacağını sanmıştı.Oysa yeterince güçlüydü.
Doğruldu ve drowa döndü.Acıya dayanamıyorum.Bana yardım et.
Busözleri söyledikten sonra Araj bir çığlık attı.Göğüs kemikleri belirginleşmeye başlamıştı.Araj:
"Bu acı !!!! Artık bunu sevmeye başladıhırghhh!!!"
Drowa döndü :
"Drow!!! Bana yardım et!!!"
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce Gorath yanında ölen adama baktı ve ayağa kalkarak kızıl parlayan gözlerle olanları izlemeye başladı. Yeniden bütünleşmiş olan baltasını alarak adamın acı çekmesini izlemeye başladı.

Bu hanı aldığından beridir sürekli adam kaybediyordu. Kızlarından ölenler oluyordu ve hana bakması için yeni aldığı adamda ölmüştü. Bu ona sıkıntı vermeye başlamıştı. Arajın çektiği acı bile onun rahatlamasını sağlamıyordu. Zaten Unholy baltadaki ziyneti kırdığından beridir yeniden öldürmek isteği ile dolup taşıyordu. şimdi ise bu adam kendisine saldırmıştı. Acı çeken adama bakarak "Bunu sakın bir kere daha deneme!" dedi. "Yoksa ölü bedenini hanın ruhlarına vermek bana büyük bir haz verecektir." Gözlerini kısarak ekledi. "Buna emin olabilirsin!"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest