Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
Ghost_OF_A_Rose wrote:Tenlerinizi üşüten bir esintiyi hissedin. Gözlerinizi kapatın ve itiraf ein...Size en acı vereni, yalanları, kandırılışları. Hüzne en uzun zaman hükmedemeden yaşadığınız zamanları. İtiraf edin sizi yaralayanları....en kara zamanınızı!
hanın ilk müşterisi olan drow tüm bunlar olurken karanlıkta durmaktaydı..hanın güzel sahibesi ,çöl prensesinin tavsiyesi ona göre çok güzeldi..minderde oturan hanıma yaklaştı ve yanındaki mindere yavaşça oturdu..kıza içinden ne kadar harika olduğunu fısıldamak geliyordu fakar o bunu yapmadı ve arkasına yaslanarak konuştu "sayın leydi öneriniz çok hoşuma gitti doğrusu..benim en karanlık anım bütün hayatımdı,ey güzel"dedi ve devam etti"ama en karanlık anım geceleridir..anılar üstüme çullanır ve öldürmeye kıyamadığım sevgilim gelir aklıma..ah ve diğerleri..tüm aşklarım"hayatımız ,karanlıktır ve yoktur yer hayatımızda aşk a yer ..ben burada huzur görüyorum..ama demin lordum azalin in hissettirdiği şey leydim benim bir parçamdır.."ve kukuletasını geriye itti ve gülümsedi kıza
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
bir soytarının ne kadar karanlık anı olabilir ki.... Tabi kendiyle yanlız kalmıyorsa! Siz hiç güçlü olduğunuza inandırıldınız mı kendinizin iğrenç aşağlık sırf bir anlık zevkleri uğruna cinayet işliyen zayıflıklarla dolu biri olduğunuzu bildiğiniz anlarda yada tüm dünyayı iradenizle içsel gücünüzle yada sağlam kişiliğinizle tüm dünyayı inletebiliçeğinizi hissettiğinizde kimse sizi görmeyip umursamıyıp suratınıza bakıp geçip gittler mi? sırf kendin insansın diye tüm insanlardan nefret ettin mi işte bir soytarının en iğrenç en korku dolu anlarıdır bunlar her biri diğerinden daha kötü! bir soytarı asla kendisiyle yanlız kalmamalı!!..............
asla bi soytarının içindeki binlerce suratın kendisine döneceğini düşünmezdim. kendini sorgulayabileceğini aklımın ucundan geçirmedim. Anlattığınız gibiyse gerçekten zor olmalı. Karanlıkta ışıkken aydınlatamamak gibi! zor, uzun, sıkıcı bir kaç anın toplamı. Benim kendi içimdeki çelişlkilerden daha olumsuz sizinki ama yine de...güldürmek farklım hissettirmeli, öyle değil mi?
güldürmek sadece bir örtü illa bir soytarı güldürmeli mi? soytarı sadece eylendiren bi şebek mi olmalı ki? sanmıyorum bazılarıda sırf o yüzden sevmez beni ama hayır ben güldürmem insanların gülmesinide sevmem beni avutan şey krallarla soylularla kimsenin cesaret edemiçeği ve anliyamiçağı kadar çok ve acımasız dalga geçerim onlarda sırf bu yüzdeden bana para verirler bu güldürmekten emin ol çok daha fazla tathmin edici!!!!!!
karar vermenin zorluğu benim içimdeki en karanlık zaman. iki seçenek arası. dalgalrı bile göremediğim denize bakış sahnesi gibi! Durgun, sıkıcı ve bunaltıcı. ihanet kelimesi aklıma kazındığı anda sinirlerimin birbirini yok etmeye başlaması bu! Acı öylesine büyüktü ki. İki seçenek arasında ihanet edebilme ortamı. Neyi seçersen seç ihanet. Ne yaprsanm yap ihanet. yaptığın ne olursa olsun hain olursun. İşte benim en karanlık anımdı bu!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
diyara yeni gelen yabancı tek tek hanları gezip kalabileceği en konforlu yeri seçmek için çabalıyordu.. bir kapının önüne geldi ve sessizce açıverdi...
içerisi minderler ve ortalarındaki alçak masalarla donatılmıştı... ve bir cümle gözüne çarptı. "ücretlerinizi aşk için kuracağınız güzel bir cümle ile ödeyebilirsiniz"
hoşuna gitmişti... yabancının bir elf olduğu her yernden belli oluyordu.. en başta uzun boyu, sonra gümüşi yayı, beyaz uzun saçları ve tabiki kulakları... kendini diğerleri gibi pelerinlere sarıp da gelmemişti hana. sadece basit ve oldukça rahat görünen bir elbisesi vardı üzerinde... belli ki cesaretliydi. bir mindere uzandı ve şöyle bağırdı:
"geldim işte çöl rüzgarı
bıraktım oklarımı ve yayımı
bana bir elf şarabı getir
dindirsin aşkımın acısını..."
ücretini, sorulmadan ödediği için yüzüne yayılan mutlulukla yerine iyice yerleşti... her zaman olduğu gibi...
hoşgeldiniz hanıma. size kendine has rüzgarını hissettirsin ve güzel dörtlüğünüz için minnettarım...şarabıunız tüm güzel kokuısuyla kadehin en parlak hissiyle elinizde olacak!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
teşekkür ederim dedi ufak ufak şarabını yudumlarden. ama o anda şarabın sadece boş bir mideye döküldüğünü hissetti. acıkmıştı... canı güzelce kızarmış, kocaman bir et parçası çekti... ve nihayetinde istemeye karar verdi...
şarabımın yanında şöyle güzel, büyük bir kızarmış et osa hiç de fena olmazdı diye seslenir hancıya... ve ücretini ödemeyi ihmal etmez:
"han sahibi güzel bayan
aşkımı birine ettim ilan
güzelliğiyle beni mest etti
arkasına bakardı her adını duyan..."
"ha unutmadan,
biraz sohbet hiç de fena olmaz
eğer sizin için uygunsa zaman..."
diyara yeni geldiği için fazla dostu yoktu. ve düşmanı da... ama birazcık dost edinmek hiç de fena olmazdı onun için... nede olsa yeniydi. ve hala onlar için bir yabancıydı...
her an ve yerde zaman size feda. sohbete ayıracak zamanımın olmadığı hiç. olamdı şimdiye kadar. dost edinmekse amacınız her an burdayım..ve sizi cümlelerimle mutlu etmei bir görev bilirim:)
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
kapıdan içeri girerken aradığını bulabileceğinden emin değildi ama rüzgar onu çağırmıştı ve buralara kadar getirmişti...
siyah peleriniyle kapıdan ilk girdiğinde ürkütücü bir havası vardı.sessizce en tenha yeri aradı ve çöktü.rüzgar ona bir şiir fısıldamıştı ama nasıl söyleyeceğini bilemiyordu.lady i beklemeye koyuldu ve etrafı sessizce ürkütücü bir gizemlilikle süzdü....
lordum kibar gelişiniz için teşekkürler...isteğiniz gerçekleşirken sizde baylaşın en karanlık anınızı..bu handa geçen cümelleriniz rüzgarların eşlik ettiği kelimelerle oluşacak!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...