ZAMANIN KARARGAHI

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Karargahın içinden Tapınağın Koruyucusu üzerinde bir eğitim zırhı ile çıktı. Basit tahtadan bir kılıç tutuyordu elinde Lysana'a baktı ve köşeyi işaret etti. Orada Tahta bir antreman zırhı ve kılıcı duruyordu. Kıza bakıp zırhı giymesini bekledi. Eğitimin yapılacağı alana ilerledi.

- Ã?ncelikle Kılıç eğitimi alacaksın Tanrımızın seçtiği silahı kullanacaksın... Unutma Rahibe savaş alanında birini iyileştirmek ya da Tanrın adına savaşmak için birini öldürmen gerekebilir... Ben sana burada 'Savaş'masını öğreteceğim...

Kafasına miğferini yavaşça taktı ve Rahibenin hazır olmasını bekledi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Tahta zırhını giydi ve tahta kılıcını eline aldı garip bir tebessümle bakıyordu

- evet şimdi napmam gerekiyor

tahta kılıcı eline alıştırmak için biraz ileri geri salladı ve sonra unholy bekledi
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
User avatar
ZorinFerador
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 33
Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by ZorinFerador »

Zorin hiç tereddütsüz, "yüce şovalyem, sizin ulu seçme yeteneğinize güvenerek uzun kılıcı seçiyorum " dedi...
kılıcının kınını sıkıca tutuyordu,hızlı bir hareketle kılıcını çekti.Ardından dostvari bir selam verdi...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Unholy iki öğrenciyi süzdü. Hızla elindeki kılıcı savurdu ve rahibeye hiç beklemediği bir acıdan bir darbe indirdi. Tahta kılıç rahibenin eğitim zırhı üzerinde patladığında Elf okçuların nefesleri bir an kesildi. Gerçek bir kılıç olsa rahibe yerde iki parça halinde yatıyor olurdu. Rahibeye indirdiği darbenin ardından diğer öğrenciye hızla kılıcı savurdu ve bileğine sert bir darbe indirdi.
Kafasını kaldırdı ve dikkatle ikisine baktı. Yavaşça kılıcını yere bıraktı ve donuk sesi yankılandı.

- şimdi elinizdeki tahta kılıçları yarın gün doğumuna dek olduğunuz yerde durarak tutacaksınız...

Yavaş hareketlerle içeriye karargaha ilerledi ve öğrencileri izlemek üzere karargahın üst odalarından birine çıktı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

unholy nin indirdiği darbeyle iki büklüm olmuştu ama sonra hemen kendini toparladı şimdi gündoğumuna kadar elindeki tahta kılıçla beklemek zorundaydı Derin bir nefes aldı unholy nin indirdiği darbenin acısı yavaş yavaş geçmeye başlamıştı
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

squan karagaha doğru yola koyulmuştu.Bulması biraz zor olmuştu.Buraları daha tam olarak tanımıyordu.Karargahın ön bahçesinde iki kişi vardı.Biri savaşçıya benziyordu.Uzaktan seçebildiği kadarıyla adam kaslıydı.Diğeri ise bir elfti.Ellerinde kılıç tutuyorlardı.Hiç yerlerinden kıpırdamıyorlardı.Kafasını karargaha doğru çevirdi.just_wiN buradaki yüce paladin Unholy den paladin eğitimi alacağımı söylemişti.Oradaki iki kişi olamazdı.Hiçbirşey yapmadan bir karargahın komutanı öylesine durmazdı.
Onu nerede bulacaktı şimdi.En iyi burada beklemekti.Gelirdi elbet. Paladinlik eğitimi alabilirdi.
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Just_wiN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 690
Joined: Wed Mar 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Just_wiN »

yüce unholy sana paladin olmak isteyen yetenekli bir kişiyi getirdim kendisi yeni Dragonfire inananı olmasına rağmen çon inançlı we en az iyi bir sawaşçı kadar da iyi ama senden ona paladinlik eğitimi wermeni istiyor we senin de onu bu eğitimden mahrum bırakacağını sanmam eğitimin bitince onu tapınağa yollarsan ona dini eğitimini de ben wereceğim. der hawada beliren pus we bunlar duyulduktan sonra da yok olup gider...
çok zaman geçti çok şey değişti...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Komutan donuk bir biçimde eğitim verdiği kişileri izlerken ardına döndü ve Rahibe baktı. Yanında getirdiği adamı süzdü donuk bir ifadesi vardı. Altın rengi gözü bir an için parıldadı ve Elf Rahibeye döndü. Eli ile kapıda duran adama işaret etti ve yerdeki tahta kılıcı gösterdi.

- Bana yeteneklerini göster ki eğitimin gereksizce uzamasın Paladin adayı...

Elf kadına bakarak homurdandı. Sesi donuk ve kesin geliyordu.

- Savaş alanında tahta kılıçlar olmayacak düşmanına ardından yaklaşamayacaksın...

İmalı ses tonu elf kadının tüm geçmişine yöneldiğinde kızıl gözü parıldadı ve elf kadının beyninde geçmişte yaptığı o hareket imgelerle gösterildi tekrar tekrar ve tekrar...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

squan komutanın direktifi üzerine tahta kılıcı eline aldı.şimdi ona yeteneklerini gösterecekti ama ne yapacaktı.Onula dövüşecekmiydi.
Yoksa başka bir şekildemi gösterecekti.Eğer onunla dövüşecekse her şeyini ortaya koyacaktı.
Squan nın babası bir ranger dı.Ona kılıç kullanmasını babası öğretmişti.
Hatta bir kaç kez babasının yanında savaşmıştı.
Komutanın karşısında omuzları dik bir şekilde duruyordu.
Ne de olsa o bir eğitmendi ve kendisini ona karşı en iyi şekilde tanıtması gerekiyordu squanın.Ama aynı zamanda tetikteydi de.Eğer komutan
ani bir harekette bulunursa anında savura bilirmiş gibi kendini hazırladı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Gündoğumuna kadar ayakta beklemek zorunda kalmıştı gözlerinden yorgunluk ve uyku akıyordu ama yinede tanrısına olan bağlılığı sayesinde ayakta kalmayı başarmıştı acaba bütün gün böle durmak bize ne kazandırdı diye düşünmeye başladı galiba bizim dayanıklılığımızı ölçüyor diye gerçirdi aklından sonra içeri giren yeni paladin adayını gördü yeni bir inananın gelmesi sevindirici bir olaydı. sonra tapınağın koruyucusunun bakışlarını kendi üzerinde hissetti Kanı buz kesilmişti o anda. tapınak şovalyesininde dediği gibi gerçek savaşta tahta kılıçlar olmıcaktı tahta kılıca tuhaf bir şekilde baktı acaba bugün bize gerçek bir kılıçla eğitim vericekmi diye düşündü
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Gün soğukla birlikte doğmuştu karagahta, Karargahın taş zemini soğuk ile birlikte ayakta duranlar için bir acı merkezine dönüşmüştü. Elf Rahibeyi süzdü Koruyucu, donuk bakışlarını Elf kızının bedeninde gezdirdi. Eli ile işaret ettiğinde içeriden bir Elf çıktı elinde deri battaniye vardı ve Elf kadının bedenini bununla sardı.

- Bugünlük eğitiminiz bitti rahibe gidin ve dinlenin... Dinlettikten sonra eğitiminizin diğer kısmına geçeceğiz...

Gözleri Paladin olmak isteyen adama odaklandı. Beyaz saçları rüzgarda dalgalandığında etrafta tek bir ses dahi kalmamıştı.

- Neden buradasın?
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

squan elf kadının battaniye ile odadan çıkışını izlemişti.şimdi komutanla
karşıkarşıyaydı.Komutan basit bir soru yöneltmişti."neden buradasın?"
Bundan basit bir soru olabilirmiydi.Kendi iç huzurunu burada bulmuştu.
Hiç istifini bozmadan akıcı bir ses tonuyla"Kendimi huzurlu ve rahat bulduğum için buradayım.Ve amacım paladin olmak.Sizin engin bilgi ve yeteneklerinizden faydalanmak için buradayım.Eğer bir paladin olacaksam bunu tam anlamıyla,bütün zorluklarıyla gerçekleştirmek gerekir.Bu durumda iyi bir eğitim şart demektir.Bu yüzden burada bulunmaktayım."squan hala dik bir şekilde duruyordu.
Komutanın bakışlarının onu delip geçmeye çalıştığını fark etmişti.Beyaz saçları onu daha fazla bir heybetli ve kararlı gösteriyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Adamın gözlerine baktı biri kızıl diğeri altın rengi olan gözleri ile. Adamın etrafında bir tur attığında mezar akdar donuk sesi yankılandı antreman salonunda

- Buraya Paladin olmak için geldin, benim engin bilgilerimden faydalanmak için, bir Paladin olmak istiyorsan ne benim engin olduğunu düşündüğün bilgilerim ne de senin iç huzurun önemlidir. Sadece Tanrın ile olan bağın ve niyetin önemlidir.

Adamın etrafında bir daire çizdi ve üzerindeki siyah cübbeyi çıkarttı. Cübbenin altında siyah ejderha pulundna yapılmış bir zırh ve kırmızı kabzalı üzerinde işlemeleri olan siyah metalden bir kılıç duruyordu belinde. Yüzünde yaşına dair hiç bir iz yoktu mermer bir heykel gibi bir yüz ifadesi ve şekli vardı. Beyaz saçları ardında toplanmıştı. Kılıcını çekti ve adama baktı.

- Kolla kendini...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

squan komutanın sözlerini dinlemişti.Ama kafası karışmıştı.Eğer iç huzur önemli değilse...
Dikkatini topladı.Suratında biraz burkulma ifadesi vardı.Kendi kılıcını dışarıda bırakmıştı ve elinde tahta bir kılıç duruyordu.Olanaklarını çabuk bir şekilde değerlendirmeye çalışıyordu.BElinde küçük bir kaması vardı.
En kötü durumda onu çekerdi.Ama o ne işe yarayacaktı ki.Komutanın elindeki kılıç fazlasıyla iyi ve keskin gözüküyordu.Kendini savunacaktı.
Babasının ona öğrettiğini uygulayacaktı.Ayaklarını yere sağlamca bastı.
Elindeki tahta kılıcı iyi bir şekilde kavradı.Gözlerini komutanın gözlerinden hiç ayırmadı.İlk onun saldırısını bekleyecek,biçağı ve kılıcı sayesinde saldırıyı savurmaya çalışacaktı.Zaten başka çareside yoktu.
Büyük bir ihtimalle kılıç parçalanacak ve kılıcın hızını yavaşlatacaktı.
bıçağıylada geri kalanı savurup hamle yapabilirdi.Ama bıçağını hızlı çekmek zorundaydı aksi halde kılıç kötü inebilirdi.
Ama bıçağını şimdi çekemezdi.Ona göre atak yapabilirdi.
Evet ilk saldırıyı o yapacaktı biliyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Komutan kılıcını sıkıca kavradı,kırmızı ejderha pençesi şeklinde işlenmiş kabzasını karşısındaki adamın gözlerine odaklandı. Dikkatle hareketlerini izledi. Koruyucu hatırlamasa da bir çok savaş bir çok ölüm görmüştü bedeni ve kan istiyordu kılıcı. Ama geride kalmış zamanlarda yaşadıkları şimdi sadece birer sisti.

Sabırla olduğu yerde savunma pozisyonund adurdu komutan karşısındaki adama bakarak.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest