Kesinlikle katılmıyorum. Benim yarattığım(ve üzerine eklemeye devam ettiğim) bütün dünyalar da en büyük sorunum haritayı sonra çizmekten oldu. Hele ki bir hikaye veya roman içinse, kesinlikle harita ilk iş olarak çizilmeli. Yoksa kafanızda ki düşücelere haritayı uydurayım derken acayip zorlanıyorsunuz...Blasted wrote:Ben olsam haritayı en son çizerim ilk önce karalamalarla temel şehirleri belirlerim falan..
Dunya yaratma asamasi
-
winterwolf
- Kullanıcı

- Posts: 268
- Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
-
winterwolf
- Kullanıcı

- Posts: 268
- Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
-
jesterthedoommaker
- Kullanıcı

- Posts: 49
- Joined: Mon May 10, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
ben kendi dünyamı yaratırken kendi özlemlerime belli hayat görüş ve felsefeme göre yaratırım kabaca kendi egolarımı tathmin için yaratırım o dünyayı (bu oyuncuyu ezmek gibi değil nasıl bir dünyada yaşamak istersin sorusuna cevaben denilebilir) bi kere ilk önce kesinlikle dünyanın yaratılış ve işleyiş mantığını bulun mesela benim dünyamda en büyük en güçlü her şeyin babası olan tanrı sırf çoçuklarına oyun alaını olsun diye veiri dünyayı yani aslında benim dünyam ufak tanrıların oyun bahçesidir...
bir kere işleyiş mantığını yerleştirdikten sonra her şeyi kendi keyif ve zevkinize göre oluşturabilisiniz baktınız bi yerde çok kasıyosunuz değiştirip bi kaç şeyi kolaylaştırın gerekirse yok edin tüm ırkları yada yeni ırklar doğurun..
özgünlük denmiş kesinlikle ana şeylerden taviz verilmemeli bunların üstüne kendi kişiliğinizi ve zevklerinizi eklerseniz kesinlikle özgün olur o dünya sonuçta kimse birbirine benzemez yani aşırı bi kasmaya gerek yok o zman hem size hem dünyanıza yazık olur..........
sölediğimi her şey bencedir belirtiyimde............
bir kere işleyiş mantığını yerleştirdikten sonra her şeyi kendi keyif ve zevkinize göre oluşturabilisiniz baktınız bi yerde çok kasıyosunuz değiştirip bi kaç şeyi kolaylaştırın gerekirse yok edin tüm ırkları yada yeni ırklar doğurun..
özgünlük denmiş kesinlikle ana şeylerden taviz verilmemeli bunların üstüne kendi kişiliğinizi ve zevklerinizi eklerseniz kesinlikle özgün olur o dünya sonuçta kimse birbirine benzemez yani aşırı bi kasmaya gerek yok o zman hem size hem dünyanıza yazık olur..........
sölediğimi her şey bencedir belirtiyimde............
Jester cares not,
Whatever you live or not!...
Whatever you live or not!...
peki sence ana şeyler ne?özgünlük denmiş kesinlikle ana şeylerden taviz verilmemeli bunların üstüne kendi kişiliğinizi ve zevklerinizi eklerseniz kesinlikle özgün olur o dünya sonuçta kimse birbirine benzemez yani aşırı bi kasmaya gerek yok o zman hem size hem dünyanıza yazık olur..........
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
jesterthedoommaker
- Kullanıcı

- Posts: 49
- Joined: Mon May 10, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
yaaa çok basit bir örnekle dragon olmayan bir dünya olmaz yani "abi benim elflerim salak varmı" diyenlerle karşılaştım özgün oluçam derken! mesela ana şeyler derken her şeye belli standartlar konulmuştur o standartlardan çıkmak yadırganma getiriçektir. şimdiye kadarki tüm mitoslara bakın hepsi özgündür ama hepsi aynıdır bilmem anlatabildim mi?
Jester cares not,
Whatever you live or not!...
Whatever you live or not!...
Unutulmaması gereken en temel konu tüm dünyaların, tüm evrenlerin birşekilde birbirlerine bağlı olduğu. Her dünyanın kendine özgü bir kozmolojisi olsa da aslında hepsi aynı şeylerden bahseder. Ama illaki bir farkı vardır diğerlerinden
Yeni bir dünya yaratılırken de ilk düşünlecek olan bu dünyada yada settingde özel olan ne? Niye yeni bir setting gereksinimi duyuyorum? Neyi farklı yapacam? Ki bu da setting in özü olur zaten. DL de kahramanlık, romantizm gibi duygular öne planda iken FR da büyü ön plandadır. Greyhawk ise hemen hemen herşeyin olduğu ve dengeli bir şekilde bulunduğu bir yerdir (sonuçta ilk tasarlanan setting). Ravenloft da kötülük, call of cthullu da korku ön plandadır. Ghostwalk tamamen undead üzerine tasarlanmış bir settingdir...
Özetle setting in bi özelliği olmalı yoksa greyhawk dan pek farklı olmaz...
Yeni bir dünya yaratılırken de ilk düşünlecek olan bu dünyada yada settingde özel olan ne? Niye yeni bir setting gereksinimi duyuyorum? Neyi farklı yapacam? Ki bu da setting in özü olur zaten. DL de kahramanlık, romantizm gibi duygular öne planda iken FR da büyü ön plandadır. Greyhawk ise hemen hemen herşeyin olduğu ve dengeli bir şekilde bulunduğu bir yerdir (sonuçta ilk tasarlanan setting). Ravenloft da kötülük, call of cthullu da korku ön plandadır. Ghostwalk tamamen undead üzerine tasarlanmış bir settingdir...
Özetle setting in bi özelliği olmalı yoksa greyhawk dan pek farklı olmaz...
"Lovefull Evil"
harita konusunda size yardımcı olabilirim yaratırken anam ağlamıştı.bu konuda sizi sonuna kadar destekliyorum.girişilen iş gerçekten zahmetli bir iş.her şeyden önce dünyamızın geçmişini araştırmakla başlamayı yiğeylerim.ben dünyamı oluşuturuken gerçek dünyamızı örnek almıştım.küçük bir dünyaydı ama güzeldi.en azından iyi ve kötü kesin bir çizgiyle ayrılmıyor ve oluşan hikaye daha bir felsefi oluyordu.yani günümüz tabularından uzak,kavramların anlamlarında klişe olgular bulundurmayan bir hikaye çıkmıştı orataya.ben derimki fantasy demek sınırsız bir düş demek.tanrısı sen olmalısın dünyanın hikayedeki karakterler değil.klişeleri bile farklı dillerle farklı sistemlerle oturtmalısın dünyana.
tek bir işleyiş olmamalı ,değişim olmalı çağlarında tabiatında.hadi bunlar genel konular.ırkları yaratmak okadar çok detey istiyorki,toplumları,sosyal yapıları dilleri offffffff offff bitmez bu dünyalar .
ama azimle herşey yerine oturuyor.
elimden geldiğince bende katılmak isterim sizlere.
tek bir işleyiş olmamalı ,değişim olmalı çağlarında tabiatında.hadi bunlar genel konular.ırkları yaratmak okadar çok detey istiyorki,toplumları,sosyal yapıları dilleri offffffff offff bitmez bu dünyalar .
ama azimle herşey yerine oturuyor.
elimden geldiğince bende katılmak isterim sizlere.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
hatta bir örnek sunayım size ;Mat La Tarril adında bir ülke hatta lanetlerle hapsedilmiş bir diyar.gizli...büyülü boyutların ardında başka bir boyutta.
derinliklerinde sadece tanrıların tanıdığı büyücülerin iletişim kurabilceği iblisler,yaratıklar.ve bu diyarın en alt sınıfı ;bir barbarın iki katı cüssesiyle ,alev rengi uzun saçlarıyla ve ateş kızılı gözleriyle hizmetçiler.iblislerin ,kötülüklerin hizmetkarları.
peki ya bunlardan bazıları,asileri ordan kaçıp topraklarınızda yürüdüğünü düşünseniz ya.
bir barbardan daha güçlü,bir drowdan daha hızlı,bir cüceden daha öfkeli.bir necromancerdan daha kudretli aslından görünen herşeyiyle diğer ırklardan daha üstün olan Nin-Dara ırkı.tanrılarından nefret eden bir ırk.
detaylarınıda yolluyayımmı bunlar sadece artılarıydı eksileride var tabiki
derinliklerinde sadece tanrıların tanıdığı büyücülerin iletişim kurabilceği iblisler,yaratıklar.ve bu diyarın en alt sınıfı ;bir barbarın iki katı cüssesiyle ,alev rengi uzun saçlarıyla ve ateş kızılı gözleriyle hizmetçiler.iblislerin ,kötülüklerin hizmetkarları.
peki ya bunlardan bazıları,asileri ordan kaçıp topraklarınızda yürüdüğünü düşünseniz ya.
bir barbardan daha güçlü,bir drowdan daha hızlı,bir cüceden daha öfkeli.bir necromancerdan daha kudretli aslından görünen herşeyiyle diğer ırklardan daha üstün olan Nin-Dara ırkı.tanrılarından nefret eden bir ırk.
detaylarınıda yolluyayımmı bunlar sadece artılarıydı eksileride var tabiki
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Birkaç yeni ırk yada yeni yer ile setting kurmaya çalışmayın. DL sadece Kenderler, FR da sadece Drowlardan ibaret değildir. Dünyanın daha sağlam bir temeli olmalı. Bu dünyanın olması için bir fikir, bir amaç olmalı.
Mesela bir örnek vereyim. Oynattığım farklı temalara sahip oyunlardan birinde bir gezegen tasarlamıştım. Kitaplarda bulunabilecek herşey bulunuyordu. Dünya adalardan oluşuyordu. En büyük toprak parçası amerika kıtası kadardı. Nedeni de dünyanın çöplük yada atık olarak kullanılmasıydı. Tanrılar yarattıkları evrenlerdeki işe yaramadığını düşündüğü çalışmaları veya örnek olacağını düşündüğü çalışmalarını bu gezegendeki bir adada topluyordu. Yani bir nevi deney odası olarak kullanıyorlardı. Belli bir yere kadar herşey tanrıların istediği gibi gidiyor olsa da dünyadaki canlılar rahat durmadığından dünyada binbir türlü karmaşa çıkıyordu.
Özetle setting in özünde karmaşa vardı ama altta ise yönetilme, tanrı oyunları ve yönetilenlerin kendi aralarındaki diplomatik çekişmeri vardı. ne bir yeni bir ırk ne de yeni başka birşey tasarlamıştım, çünkü gerek yoktu, setting in özü bile birçok oyuna yetecek kadar büyüktü...
Yani setting tasarlarken ona temel olacak bir düşünce, bir olay bulmak gerekir. Set setting in özünde bu vardır.
Mesela bir örnek vereyim. Oynattığım farklı temalara sahip oyunlardan birinde bir gezegen tasarlamıştım. Kitaplarda bulunabilecek herşey bulunuyordu. Dünya adalardan oluşuyordu. En büyük toprak parçası amerika kıtası kadardı. Nedeni de dünyanın çöplük yada atık olarak kullanılmasıydı. Tanrılar yarattıkları evrenlerdeki işe yaramadığını düşündüğü çalışmaları veya örnek olacağını düşündüğü çalışmalarını bu gezegendeki bir adada topluyordu. Yani bir nevi deney odası olarak kullanıyorlardı. Belli bir yere kadar herşey tanrıların istediği gibi gidiyor olsa da dünyadaki canlılar rahat durmadığından dünyada binbir türlü karmaşa çıkıyordu.
Özetle setting in özünde karmaşa vardı ama altta ise yönetilme, tanrı oyunları ve yönetilenlerin kendi aralarındaki diplomatik çekişmeri vardı. ne bir yeni bir ırk ne de yeni başka birşey tasarlamıştım, çünkü gerek yoktu, setting in özü bile birçok oyuna yetecek kadar büyüktü...
Yani setting tasarlarken ona temel olacak bir düşünce, bir olay bulmak gerekir. Set setting in özünde bu vardır.
"Lovefull Evil"
-
Bunises
- Site Yazarı

- Posts: 139
- Joined: Tue Jun 15, 2004 10:00 am
- Location: istanbul,Ankara,Kayseri,kibris, Berlin
- Contact:
...Bence yapılanmayı ve analizi iyi yapmak gerekir.Ã?yleki sizler veya ben bir dünya (veya ne diyorsanız o olsun) üretmeye(yaratmak kelimesi daima saçma gelir üretmek daha mantıklı ve doğru bir kullanım) karar verdiğinizde ilk önce dünyanın ait olacağı sistemi ve bu sistemle ilgili sorunları düşünmeniz gerekir. Daha sonra sizin dünyanızın sistem içindeki yerini gözleyip bu orjinal sistemdeki diğer dünyalarla ilişiği olup olmadığını değerlendirin.Bu ilk adımdır...
İkinci adımımız ise sizin kurguladığınız dünyanın yaratım mantığından önceki halidir;yani siz dünyayı yaratmadan önce onun çevresinde neler olup bitiyordu veya dünya ne tarafından nasıl o hâle geldi.Bu gibi şeyler başlıklar halinde çalışma grubunuz veya şahsınızın anlayabileceği bir şekilde başlıklar altında toplanır. Daha sonra konuşulan veya düşünülen konuları detaylı bir şekilde yazıya geçirebilirsiniz.
Üçüncü adımda ise dünya tarihi başlar.Tarih, herkesin bildiği gibi o dünya üzerindeki yazınsal külte sahip varlıklarla başlar ve bu illakide insan,elf vb.. türde bilinen yaratıklar tarafından ortaya konulmuş olması gerekmez. Lakin sizin bir tarihiniz yoksa, o dünya üzerinde yazınsal notlar tutulana kadar o dünyanın bir geçmişi olmaz.Olsa bile düşünen canlıların kafasında yer etmiş ve belli bir zamandan sonra sapmaya veya unutulmaya yüz tutmuş düşünsel ve sözsel tarih kalacaktır. Belkide bu tarih kısa bir süre sonra şekil değiştirerek o dünyanın ilk sözsel alandaki efsanelerini oluşturacaktır...Bkz *ayı boğan goblin destanı*.
Diğer bir adım ise o dünya üzerindeki krallık veya daha değişik versiyonuyla o dünya üzerindeki sabitliğini korumuş halk düzenleri ve buna bağlı olarak krallıklar vs...Burada dikkat edilmesi gereken husus krallığın veya kralıkların veya diğer değişimizle sabitliğini korumuş halk düzenlerinin çoğu kişinin yaptığı gibi bir harita yapıp onun üzerinde "şurada insanlar olsun,şurada cüceler olsun" gibi tabirlerle yapılmaması gerektiğidir;lakin siz yazınsal bir tarihi yapmadan bu tür şeylere bulaşmışsanız sizin yaptığınız krallık(veya...) göçebe bir kavmin yerleşik düzene geçmesinden başka bir şey değildir..ve buna binanen sizin krallıgınızın sonuda aynı örneğimizdeki göçebe krallık gibi bulundukları ortamdaki şartlar elverdiğince devam edecektir... Bu tür durumlarla karşılaşmamak için düzeni tuturmak ve mümkünse bunları kademeler halinde bbeli yüzde oranlara bölerek, kısım kısım ilerlemektir.
Tüm bunları yaptığınızda dünyanızı playerlara daha da açık olmak gerekirse player testerlara denemeli aksaklıkları ve gerekleri aylık süreçler halinde kontrol etmelisiniz....
Bu kadar detay sizi (sizlerden bazılarını) sıkmıştır sanırım.Buna son vermek için yazımı burada sonlandırıyor ve bir kaç tembihle huzurlarınızdan ayrılıyorum(yoksa patron beni öldürecek
).
---Siz bir dünya yaratıyorsunuz.Dünyanıza sahip çıkın o dünyanın içindeki öznelliklere değil.
---Sevdiğiniz şeyler o dünyada olabilir;ama onların o dünya tarihindeki yerleri asla sevgiyle devam ettirilmemelidir.
---O dünyayı asla kendinize mâl etmeyin.O bireyselliğin yanında sizin hayatınızdaki herkesin ve her nesnenin etkilediği bir üründür.Onu böyle sevin ve böyle onu tanıtın.O zaman o dünyanın kıdemi biz (inceleyen veya okuyan veya oynayan kişiler olarak) yaşayanlar için daha güzel bir yerde olacaktır.
...Yazacaklarım çoktur...ama zaman.- ¿sen nelere kadirsin?
İkinci adımımız ise sizin kurguladığınız dünyanın yaratım mantığından önceki halidir;yani siz dünyayı yaratmadan önce onun çevresinde neler olup bitiyordu veya dünya ne tarafından nasıl o hâle geldi.Bu gibi şeyler başlıklar halinde çalışma grubunuz veya şahsınızın anlayabileceği bir şekilde başlıklar altında toplanır. Daha sonra konuşulan veya düşünülen konuları detaylı bir şekilde yazıya geçirebilirsiniz.
Üçüncü adımda ise dünya tarihi başlar.Tarih, herkesin bildiği gibi o dünya üzerindeki yazınsal külte sahip varlıklarla başlar ve bu illakide insan,elf vb.. türde bilinen yaratıklar tarafından ortaya konulmuş olması gerekmez. Lakin sizin bir tarihiniz yoksa, o dünya üzerinde yazınsal notlar tutulana kadar o dünyanın bir geçmişi olmaz.Olsa bile düşünen canlıların kafasında yer etmiş ve belli bir zamandan sonra sapmaya veya unutulmaya yüz tutmuş düşünsel ve sözsel tarih kalacaktır. Belkide bu tarih kısa bir süre sonra şekil değiştirerek o dünyanın ilk sözsel alandaki efsanelerini oluşturacaktır...Bkz *ayı boğan goblin destanı*.
Diğer bir adım ise o dünya üzerindeki krallık veya daha değişik versiyonuyla o dünya üzerindeki sabitliğini korumuş halk düzenleri ve buna bağlı olarak krallıklar vs...Burada dikkat edilmesi gereken husus krallığın veya kralıkların veya diğer değişimizle sabitliğini korumuş halk düzenlerinin çoğu kişinin yaptığı gibi bir harita yapıp onun üzerinde "şurada insanlar olsun,şurada cüceler olsun" gibi tabirlerle yapılmaması gerektiğidir;lakin siz yazınsal bir tarihi yapmadan bu tür şeylere bulaşmışsanız sizin yaptığınız krallık(veya...) göçebe bir kavmin yerleşik düzene geçmesinden başka bir şey değildir..ve buna binanen sizin krallıgınızın sonuda aynı örneğimizdeki göçebe krallık gibi bulundukları ortamdaki şartlar elverdiğince devam edecektir... Bu tür durumlarla karşılaşmamak için düzeni tuturmak ve mümkünse bunları kademeler halinde bbeli yüzde oranlara bölerek, kısım kısım ilerlemektir.
Tüm bunları yaptığınızda dünyanızı playerlara daha da açık olmak gerekirse player testerlara denemeli aksaklıkları ve gerekleri aylık süreçler halinde kontrol etmelisiniz....
Bu kadar detay sizi (sizlerden bazılarını) sıkmıştır sanırım.Buna son vermek için yazımı burada sonlandırıyor ve bir kaç tembihle huzurlarınızdan ayrılıyorum(yoksa patron beni öldürecek
---Siz bir dünya yaratıyorsunuz.Dünyanıza sahip çıkın o dünyanın içindeki öznelliklere değil.
---Sevdiğiniz şeyler o dünyada olabilir;ama onların o dünya tarihindeki yerleri asla sevgiyle devam ettirilmemelidir.
---O dünyayı asla kendinize mâl etmeyin.O bireyselliğin yanında sizin hayatınızdaki herkesin ve her nesnenin etkilediği bir üründür.Onu böyle sevin ve böyle onu tanıtın.O zaman o dünyanın kıdemi biz (inceleyen veya okuyan veya oynayan kişiler olarak) yaşayanlar için daha güzel bir yerde olacaktır.
...Yazacaklarım çoktur...ama zaman.- ¿sen nelere kadirsin?
-
Bunises
- Site Yazarı

- Posts: 139
- Joined: Tue Jun 15, 2004 10:00 am
- Location: istanbul,Ankara,Kayseri,kibris, Berlin
- Contact:
Zamanında yazılmış bu başlığa tekrar dönmemizin sebebi güzel,başarılı bir dünya çalışmasını internette rast gelmem ve sizinle bunu paylaşmak istemem. Bu konuyla ve forumla hala ilgilenen arkadaşların işine yaraması dileğiyle.
http://www.sulerin.com/
http://www.sulerin.com/
<a href="http://bunises.deviantart.com/"><strong>Hayat, ölüm anında görülen bir düş değil midir? Kim bilir?<br></strong></a>
arkadaslar ben cok calıstım tek basıma tarihçesiyle genel haritasıyla dini orfu adeti,zolu sozleri,tarihsel degişkenleri ve kahramanlarıyla bir dunya yarattım her turlu ask nefret ihtiras ,hiyerarşi ve baglantılarını kurdum buyusuydu savas dinamiğiydi hallettim
KESMEDİ yeni bir sistem yarattım daha az zar daha cok rp iceren.myth ler legendlar gizli passage lar yeni birkaç ırk vs...
ANCAK;
şehir içi çizimleri yapamadım bir turlu bazı programlar var ama cok pahalı geldi bana ben bu oyunu oynattımda arkadaslara cok guzel oldu eksiklerini hala gideriyorum hala ama harita icin program arıyorum hala arkadaslara npc lerden haritalara kadar bilgisayarda hazır ama şehir haritalarını bir turlu elle çizemedim olmadı bana bu konuda yardım ederseniz oyunu bitirip internetten yayınlamayı dusunuyorum.katkılarınız için teşekkürler.
HA Bİ DE oyunun sistemi dm'e cok yuk getiriyor bir bilgisayar cok işe yarıyordu bu yuzden bir de c++ programı yazacagım işler bayagı bir kolaylasacak ozaman dm daha cok zaman daha az işlem le ugrasacak saygılar SYLVIUS
KESMEDİ yeni bir sistem yarattım daha az zar daha cok rp iceren.myth ler legendlar gizli passage lar yeni birkaç ırk vs...
ANCAK;
şehir içi çizimleri yapamadım bir turlu bazı programlar var ama cok pahalı geldi bana ben bu oyunu oynattımda arkadaslara cok guzel oldu eksiklerini hala gideriyorum hala ama harita icin program arıyorum hala arkadaslara npc lerden haritalara kadar bilgisayarda hazır ama şehir haritalarını bir turlu elle çizemedim olmadı bana bu konuda yardım ederseniz oyunu bitirip internetten yayınlamayı dusunuyorum.katkılarınız için teşekkürler.
HA Bİ DE oyunun sistemi dm'e cok yuk getiriyor bir bilgisayar cok işe yarıyordu bu yuzden bir de c++ programı yazacagım işler bayagı bir kolaylasacak ozaman dm daha cok zaman daha az işlem le ugrasacak saygılar SYLVIUS
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest