gerçekten şiirin çok güzel olmuş galadlirim.dediğim gibi.içinde kaybolup gidiyorsun.....
Midnight Poete Meydan Okuyorum
şimdi paldyneey'le atışmamızda niye biz ozan değiliz diye direttiğimi anlıyor musunuz???!!! yukardaki gibi şiirler yüzünden.
paldyneey okumuyor bunun gibi içinde kaybolup gittiğin şiirleri sonra karşıma geliyor "ben ozanlık da yaparım" diye laf atıyor. 
gerçekten şiirin çok güzel olmuş galadlirim.dediğim gibi.içinde kaybolup gidiyorsun.....
gerçekten şiirin çok güzel olmuş galadlirim.dediğim gibi.içinde kaybolup gidiyorsun.....
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
: ) ozanlığın alt sınırı da üst sınırı da yoktur bu bir yoldur girersin ve gidebildiin kadar gidersin eer sevdalısı isen bu ömür boyu sürer. şu an Galadlirim benden daa ilerde mesela ama bu benimde ozanlık yolunun üstünde olduum gerçeini deiştirmiyor. Sizde o yola girdiniz majenta ve şimdi ilerleyişinizi ilgi ile izliyom ve hakkaten de epey hızlı ilerliyosunuz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Aynen aslında şimdi düşünüyorum da hatırlayabildiğim ilk şiir 23 Nisan şiiriydi, bana bir şiir bul getir okulun önünde okuyacaksın demişlerdi ben de bir odaya kapanıp oturup 4-5 saatte 6-7 kıtalık falan bir şiir yazmıştım. Evet öyleydi, sonra okumuştum. Beğendik de demişlerdi ama o yaşta çocuğa başka ne diyeceklerdi ki? 
Zamanla değişik yaşlardan geçerken bir ara rap tarzı şeyler yazmaya başlamıştım. İlk atışmam da o zamana denk geliyor. Komando lakabındaki rap tarzı stile sahip duvar yazıcısına sinir olmuştum ve bana hiçbir şey dememesine rağmen her tarafa kağıtlar üzerinde ona meydan okuduğumu belirten tonla rap tarzı laf sokma- sinirlendirme şiirleri dağıtmıştım. Sonra komando ile atışmıştık.
Sonra bir Cahit Sıtkı kitabı alıp ondan etkilenmiştim. Bu süre boyunca şiir tarzım gene değişmişti. fuzuli'yi, Yunus Emre'yi, Karacaoğlan'ı, Aşık Veysel'i okuyunca onlarda da hayran olunacak yanlar buldum.
Daha sonraları frp'yle ve şiirim içinde kullanabileceğim sonsuz yaratım anlamına gelen fantastik öğelerle karşılaştım.
şu an geldi ve böyleyim. şiirimde tüm bu etkileri az veya çok barındırıyorumdur kesin. İstesem de istemesem de. Yazdıkça insan kendini yazdıklarını daha çok hissederken buluyor. Kalem- kağıtla barıştıkça duygularını daha rahat dökebilir hale geliyorsun. Biraz istek, heves işi, yazmayla da rahatlık artıyor.
Ha ben yolumun gelinebilecek son noktasında mıyım? Hiç sanmam daha önümde çok yol var, daha şiirlerimde galadlirim'deki kadar derinliği vermem hiç kolay değil.
Zamanla değişik yaşlardan geçerken bir ara rap tarzı şeyler yazmaya başlamıştım. İlk atışmam da o zamana denk geliyor. Komando lakabındaki rap tarzı stile sahip duvar yazıcısına sinir olmuştum ve bana hiçbir şey dememesine rağmen her tarafa kağıtlar üzerinde ona meydan okuduğumu belirten tonla rap tarzı laf sokma- sinirlendirme şiirleri dağıtmıştım. Sonra komando ile atışmıştık.
Sonra bir Cahit Sıtkı kitabı alıp ondan etkilenmiştim. Bu süre boyunca şiir tarzım gene değişmişti. fuzuli'yi, Yunus Emre'yi, Karacaoğlan'ı, Aşık Veysel'i okuyunca onlarda da hayran olunacak yanlar buldum.
Daha sonraları frp'yle ve şiirim içinde kullanabileceğim sonsuz yaratım anlamına gelen fantastik öğelerle karşılaştım.
şu an geldi ve böyleyim. şiirimde tüm bu etkileri az veya çok barındırıyorumdur kesin. İstesem de istemesem de. Yazdıkça insan kendini yazdıklarını daha çok hissederken buluyor. Kalem- kağıtla barıştıkça duygularını daha rahat dökebilir hale geliyorsun. Biraz istek, heves işi, yazmayla da rahatlık artıyor.
Ha ben yolumun gelinebilecek son noktasında mıyım? Hiç sanmam daha önümde çok yol var, daha şiirlerimde galadlirim'deki kadar derinliği vermem hiç kolay değil.
Taşlar unutana dek...
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
ozanlar birliği bu işe ne der!
valla duymasınlar çok kızarlar bu olaylara!!!
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Gerçekten ben de anlamadım NOOB, ozanlar birliği burda yaptığımız neye bir şey diyecekmiş? Son derece güzel bir şekilde tartışıyoruz, eğer okuduysan yazılanları tabi. Mümkünse kendini açıklamanı rica edeceğim ya da ozanlar birliği sözcülüğünden vazgeçersen ondan da memnun olabilirim tabi. Bu kadar alakasız bir mesaj atman biraz garip kaçıyor da.
Bu arada şaka maka burası da tam ozan kardeşliği gibi olmuş.
Bu arada şaka maka burası da tam ozan kardeşliği gibi olmuş.
Taşlar unutana dek...
Hmm Lords of the Songs desek sanırsam daha şirin olur, müziği çoğul olarak kullanmak zor olabilir.
Ozanlar zaten oldukça birleşik sayılabilir, inançlarından ve ırklarından bağımsız bir şekilde dünyayı farklı bir açıdan görüp resmetme konusunda birleşmişler. Bir ozanlar birliği ne yapar ama merak ettim şimdi.
En güzel şarkıyı seçmek için mi çabalarlar, etrafta ozansız yerlere ozan mı yollarlar, orkestra mı yaparlar bu ozanlar birleşse ne yaparlar?
Ozanlar zaten oldukça birleşik sayılabilir, inançlarından ve ırklarından bağımsız bir şekilde dünyayı farklı bir açıdan görüp resmetme konusunda birleşmişler. Bir ozanlar birliği ne yapar ama merak ettim şimdi.
Taşlar unutana dek...
Ozanlar birliği ne mi yapar tabii ki müziği tüm diyarlara yaymay çalışır hatta bence vakti geldi sizce de bir ozan akademisi kuralım mı kardeşler benim kafamda ana planlar oluştu vallah.. Ozan yetişmek isteyen de gelir ölesine bir iki şarkı sölemek isteyen de.. Güzel olur gibime geldi benim vallah.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Yaa şimdi şöle isteyen gelip bir defa orada şarkı söler isteyenler için duellolar düzenlenebilir. Hatta bunun için ayrı bir arena da kuabiliriz. Ayrıca kesin tescilli ozan olmak isteyenlere yardımcı olur hatta yeterli olduklarını düşündüklerinde onları akademi eğitmenliğine girme hakkını tanrırız. Daha önce dediğim gibi herkesin içinde ozenlık vardır ama bunu daha bi ne desem hayat biçimi haline getirecek kardeşler fedakarlıklarda bulunmalı bence ve bu fedakarlıkların anlaşılmasını da biz saalayacaz tabii ki.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bence hoş fikirler bunlar. Atışmalar, ozanlığa geçiş sürecinde yardımcı olmak. Hatta onların diğer ozanları yetiştirmede rol aldığını görmek zaten apayrı bir zevk unsuru olurdu. şu an itibariyle bize ozanlıklarından ufak tatlar veren kişilerin yarın diğer kişileri ozanlığa teşvik ettiğini görmek güzel, çok güzel bir şey. Tam anlamıyla -burda tescilli dediğimiz şekilde- ozan olacaklara da bunun anlamını ve farkını göstermekte tabi ki yardım etmek gerekir.
Ozanların birbirlerini yetiştirmesi ve az önce mitozla dediğimiz ozan artması olayının gerçek olması benim çok hoşuma gider açıkçası.
Yaşasın diyarda müzik!
Ozanların birbirlerini yetiştirmesi ve az önce mitozla dediğimiz ozan artması olayının gerçek olması benim çok hoşuma gider açıkçası.
Yaşasın diyarda müzik!
Taşlar unutana dek...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
