ÖÖL RÖZGARI HANI!
Kapı içeriye kum tanecekleri dolduran bir rüzgarın eşliğinde açılıverdi.İçeri üstü başı paçavra halinde,dudakları kurumuş,saçları kirden birbirine yapışmış biri girdi.Halinden perişen olduğu belliydi.Handakiler büyük ihtimalle bakışlarını bu yeni gelen paçavra insana çevirmişti.bakmamıştı ama bakışların ona çevrildiğni biliyordu.Her gittiği yerde hor görülüp aşşağılanmıştı çünkü.İnsanların yüzüne bakmaya bile üret etmeden en yakınındaki masa siniverdi.Hancıya seslenmek bir yana ,hancının gelmesini bile istemiyordu.çünkü büyük ihtimalle elindeki parayla sadece kuru bir ekmek parçası alabilirdi...
kapı tekrar açıldı ve içeri tozların arasından -iyi yapım olduğu belli olan -siyah deriler içinde olan bir yabancı girdi, bir yanında rahatça elini üzerine dayadığı süvari kılıcı asılı durmaktaydı, siyah saçlarını istemdışı geriye attı ve içerdekileri incelemeye koyuldu...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Hanı dışarıdan gözleyen yabancı, hanın tam karşısındaki evin çatısında pusuya yatmıştı. şöyle bol savunmasız ve bol malzemeli bir tüccar için yolları dikizliyordu lavanta rengi gözleri. Fakat beklemekten sıkılmıştı. Drow'lar sabırsız şahıslardır, hele Wuroldar gibi hırsız olanları. Yavaşça evin çatısından yer toprağa süzüldü ayakları yere bastığında kendini güvensiz hissetti. Artık gölgelerde ve pusuda değil halkın gözünün önündeydi (yani en azından). Boğazını yakan sıcak güneşe meydan okumak için Han'a yöneldi...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
aşka dair söz ha aşka dair ne söylememi istersin güzel dilber ne dememi beklersin
sadece çok güzel mi diyeyim yoksa öldürebildiğini mi söyleyeyim yoksa bana olanı yapar deyip sana rahip olduğumu mu söyleyeyim?
soğuk bir buzdur canını yakmaz ama inan bana içindeki ateşi de söndürmeye kalkmaz sadece bir duygudur ama duygu diye adlandırılmaz
sadece çok güzel mi diyeyim yoksa öldürebildiğini mi söyleyeyim yoksa bana olanı yapar deyip sana rahip olduğumu mu söyleyeyim?
soğuk bir buzdur canını yakmaz ama inan bana içindeki ateşi de söndürmeye kalkmaz sadece bir duygudur ama duygu diye adlandırılmaz
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
bu handa herkes dikkatimi çeker lordum ama düello han için güzel olabilir... en kibar erkeklerle, en nezih söleri bir araya getirmek zordur!
tekrar hatırlatıyorum....bir ekmek için bile parası olmayanlara....burada ücretler aşka dair güzel bir cümleyle ödenir...
tekrar hatırlatıyorum....bir ekmek için bile parası olmayanlara....burada ücretler aşka dair güzel bir cümleyle ödenir...
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
İçeri önce güzel bir melodi geldi.Güzel bir flüt sesi.Sonra melodinin ortasında kapının tekmelenerek açılmasının gürültüsü.... İçeri giren ozan melodisini bozmamak için karşısına çıkan kapıyı tekmelemişti.Flüdü indirdi ve salondaki herkese eğilerek selam verdi.Ardından şarkısına başladı.
Bir han duydum adı çöl gülü dediler
Yemekleri güzel sohbetleri eşsizdir
Bir giren bir daha gelir
Ne olduğunu anlamadan içeriye kilitlenir
Param yok o yüzden geldim buraya
Olsaydı giderdim kralın karşısına
Bir iki güzel söz söylerim sana
Kraldan daha iyi yemek verirsin bu deli ozana
Boş bir masaya oturdu.Gözleri heran gülmeye hazır gibi bakıyordu."Bu ozanın karnını doyurursanız size bir iki kelime söyleyecek.Aşka dair..." Etraftakilere baktı.Onlar da genç insana bakıyorlardı.Kumral saçları ve hafifçe uzamış sakalları vardı.Bu sakalları kaşıyarak garsona baktı.Ne yiyeceğini düşünüyordu büyük ihtimalle.
Bir han duydum adı çöl gülü dediler
Yemekleri güzel sohbetleri eşsizdir
Bir giren bir daha gelir
Ne olduğunu anlamadan içeriye kilitlenir
Param yok o yüzden geldim buraya
Olsaydı giderdim kralın karşısına
Bir iki güzel söz söylerim sana
Kraldan daha iyi yemek verirsin bu deli ozana
Boş bir masaya oturdu.Gözleri heran gülmeye hazır gibi bakıyordu."Bu ozanın karnını doyurursanız size bir iki kelime söyleyecek.Aşka dair..." Etraftakilere baktı.Onlar da genç insana bakıyorlardı.Kumral saçları ve hafifçe uzamış sakalları vardı.Bu sakalları kaşıyarak garsona baktı.Ne yiyeceğini düşünüyordu büyük ihtimalle.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Olduğu yerde zıpladı.Kız konuşunca, hayal ettiği geyik budunun konuştuğunu zannetmişti.Ağzının suyunu sildi."Peki hanımefendi..."Kollarını sıyırdı, boğazını temizledi.Aniden masaya zıpladı.Dengesini kaybetti.Kızın üzerine düşüyordu ki elini kolunu sallayarak son anda dengesini sağladı.
"Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de aşkı yazmaya yetmezdi.Aşk işte o kadar büyüktür.Kutsaldır da.Bir deli tarafından açıklanamayacak."
Aniden aşağı atladı ve sandalyesine oturdu."Yeterliyse güzel bir geyik budu ve şarap alabilir miyim?"
"Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de aşkı yazmaya yetmezdi.Aşk işte o kadar büyüktür.Kutsaldır da.Bir deli tarafından açıklanamayacak."
Aniden aşağı atladı ve sandalyesine oturdu."Yeterliyse güzel bir geyik budu ve şarap alabilir miyim?"
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Palisdan da boş durmayıp güzel leydisine yardım etmesi gerektiğini düşündü. Az önce ödenmiş olan geyik budu ve şarap için mutfağa girdi ve beş dakika kadar sonra çıkıp majenta'ya servis yaptı. "Gene bekleriz, daha tatlı yemek de isteyebilirsiniz." dedi ve gülümsedi.
Dayanamayıp ekledi: "Gerçi buranın en meşhur tatlısı aşktır. Yersiniz tadına doyamadan sonra da içinizi kavurur, söndürmek için o aşkın sahibini ararsınız. O da alevi artırır."
Dayanamayıp ekledi: "Gerçi buranın en meşhur tatlısı aşktır. Yersiniz tadına doyamadan sonra da içinizi kavurur, söndürmek için o aşkın sahibini ararsınız. O da alevi artırır."
Taşlar unutana dek...
-
Ghost_OF_A_Rose
- Site Yazarı

- Posts: 338
- Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
- Contact:
Zamanın ötesinde bir şiir,
Arasam da bulamam ben, bir sihir!
En yeni aşıklar bile bilir,
O birdir...ve hatırlanmazsa silinir!
Ã?öl rüzgarı bir umut yeri olsun size,
Aşkı burada hatırlayın,
O sizin için imkansız olsa bile!
Tek bir cümle daha söyleyin,
aşka dair en uzunu olsun, güzel ve uzun ezgilerle...
Konuklarım dansları beklesinler...çöl rüzgarını estirecek olanı, o kokuyu yayacak olanı! Han büyür dostlarım, siz aşkın güzelliğini içinizde büyüttükçe!
Arasam da bulamam ben, bir sihir!
En yeni aşıklar bile bilir,
O birdir...ve hatırlanmazsa silinir!
Ã?öl rüzgarı bir umut yeri olsun size,
Aşkı burada hatırlayın,
O sizin için imkansız olsa bile!
Tek bir cümle daha söyleyin,
aşka dair en uzunu olsun, güzel ve uzun ezgilerle...
Konuklarım dansları beklesinler...çöl rüzgarını estirecek olanı, o kokuyu yayacak olanı! Han büyür dostlarım, siz aşkın güzelliğini içinizde büyüttükçe!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
leydim şarkım sizin için;
BİR GÖZELLİğİ TAHAYYÃ?L ETMEK
Hanidir, gözlerinin ışığı
Soğuk ve berrak tenin hayalimde hala;
Yıldızları anlatır gibiydi sanki
Gözlerin parlak,tenin soğuk şafakları.
Saçların sanki;
Sonsuzluğa doğru akan, dalgalanan altın bir nehir
Mehtapta parlayan
Perfasız rüzgarda akan
Bir zarif tabloda gördüğüm
Fildişi gibi omzuna koyduğun ellerin;
Apak!
Yüzünde bir nur yatıyor sanki;
Güneşin altın ışığı,
Yıldızların ve ayın gümüşü.
Gülüşünle bahar olur sanki dünya.
Ã?ınlayan sesin kulaklarımda hala
Bülbülün gül dikenine oturuşu gibi
Ã?ylesine içten,öylesine berrak ki
Bülbül adını taktım o gün sana
Danseden ayakların ne çabuk
Yakalayamadım seni gönlümle
Ã?ylesine tezdin ki,hemen çaldın kalbimi
Hayalin bile ışık benim için şimdi
Sonbaharda dökülen altın yapraklar gibi
Sen solmayacak,düşmeyeceksin hiç
Benim gönlümse hep yanacak
Aşkının ateşi ile kavrulacak
Yağmurda dökülen damlaların şırıltısı
Bna hep seni hatırlatıyor
Gözlerinin ışığını unutabilirmiyim
Seni kalbimden silebilirmiyim hiç?
BİR GÖZELLİğİ TAHAYYÃ?L ETMEK
Hanidir, gözlerinin ışığı
Soğuk ve berrak tenin hayalimde hala;
Yıldızları anlatır gibiydi sanki
Gözlerin parlak,tenin soğuk şafakları.
Saçların sanki;
Sonsuzluğa doğru akan, dalgalanan altın bir nehir
Mehtapta parlayan
Perfasız rüzgarda akan
Bir zarif tabloda gördüğüm
Fildişi gibi omzuna koyduğun ellerin;
Apak!
Yüzünde bir nur yatıyor sanki;
Güneşin altın ışığı,
Yıldızların ve ayın gümüşü.
Gülüşünle bahar olur sanki dünya.
Ã?ınlayan sesin kulaklarımda hala
Bülbülün gül dikenine oturuşu gibi
Ã?ylesine içten,öylesine berrak ki
Bülbül adını taktım o gün sana
Danseden ayakların ne çabuk
Yakalayamadım seni gönlümle
Ã?ylesine tezdin ki,hemen çaldın kalbimi
Hayalin bile ışık benim için şimdi
Sonbaharda dökülen altın yapraklar gibi
Sen solmayacak,düşmeyeceksin hiç
Benim gönlümse hep yanacak
Aşkının ateşi ile kavrulacak
Yağmurda dökülen damlaların şırıltısı
Bna hep seni hatırlatıyor
Gözlerinin ışığını unutabilirmiyim
Seni kalbimden silebilirmiyim hiç?
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Firble kısa ayakları ile yolu bir çırpıda almıştır. Ve içeri girer doğrusu güzel bir han gibidir ve cürretkar da bir ismi vardır. Han hoşuma gitti dorusu der ayakta duran noobu han sahibi sanarak. Sizi tebrik etmek için gelmiştim de.. Benim de bi hanım var yanda ufak bi han ama adı buyday tanesi şey vaktiniz olduunda sizi de beklerim. Hataa baya da sevinirim gelirseniz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests